12 Eylül 2018, 12:06

12 Eylül Darbesinin Üzerinden 38 Yıl Geçti! İşte Tarihe Kara Leke Olarak Düşen Olaylar

12 Eylül 1980 tarihinde cuntacılar Türkiye'de yönetimi ele aldı. Bu süreçte, 517 insanın "ölüm cezasına" çarptırıldığı dava sürecinde, 50 kişi idam edildi. İşkence ve faili meçhullerin çokça yaşandığı dönemde, yüzlerce gazeteci için de binlerce yıla varan hapis cezaları istendi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, idam, kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle zihinlerdeki yerini koruyor. TRT'de, 12 Eylül sabahı İstiklal Marşı'nın sonrasında çalınan Harbiye Marşı ve dönemin Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi "bir numaralı" bildirisinin okunması darbenin başlangıcı oldu. Türkiye tarihinin kara lekesi olarak bilinen bu başlangıç sayısız işkenceye, sürgüne ve yasağa beşiklik etti.

KENAN EVREN DARBENİN NEDENİNİ VE AMACINI AÇIKLADI

Orgeneral Kenan Evren'in okuduğu darbe metninde TSK'nın kendini kendini kontrol edemeyen demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak ve kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koyduğunu söylemişti. Evren bu sözleriyle darbenin nedenini ve amacını açıkça ortaya koymuştu.

DÖNEMİN SİYASİLERİNE YASAK GETİRİLDİ VE SÜRGÜN EDİLDİ

Darbecilerin ilk işi dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'i görevinden almak veMeclis'i yetkisiz bırakmak oldu. Ardından yine bir cunta anayasası olan 1961 Anayasası uygulamadan kaldırıldı, asker kendi kurallarını kendisi belirledi.

Darbeciler ülke genelinde ilan ettikleri 13 sıkıyönetim bölgesine 13 generali komutan olarak atadı. Türk Hava Kurumu (THK), Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerini geçici olarak tamamen durduruldu.

Siyasi partileri kapatan cuntacılar, Başbakan Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'i Hamzakoy'a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş'i ise Uzunada'ya sürgüne göndererek, siyasi yasaklar getirdi.

Darbeye liderlik eden 5 generalin oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Ulusu'ya kurdurulan hükümet, 21 Eylül'de göreve başladı.

17 YAŞINDAKİ ERDAL EREN'İN YAŞI BÜYÜTÜLEREK İDAM EDİLDİ

Yönetime el koyan cuntacı askerler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek idam kararlarının da mimarı oldu.

12 Eylül sonrası ilk idam, 9 Ekim'de gerçekleşti. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, sonrasında sağ görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.

Darbe öncesinde bir askeri öldürdüğü gerekçesiyle ceza alan 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkum edildi.

Darbeci Kenan Evren'in 17 yaşında astırdığı Erdal Eren için söylediği "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü ise hafızalardan hala silinmedi.

Eren'in idam kararı, Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmesine rağmen, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Ulucanlar Cezaevi'nde infaz edildi.

DARBENİN RAKAMLARI

Darbe dönemi süresince milyonlarca kişinin hayatını etkileyen kararların altına imza atan cunta yönetimi, yıllarca sürecek tartışmalara yol açan kararlara imza attı.

Darbe sürecinde 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam cezası talep edildi. 517 insanın "ölüm cezasına" çarptırıldığı dava sürecinde, 50 kişi idam edildi.

Vatandaşlıktan 14 bin kişinin çıkarıldığı bu dönemde, yaklaşık 100 bin kişi "örgüt üyesi olma" suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldı.

İşkence ve faili meçhullerin çokça yaşandığı dönemde bine yakın film yine sakıncalı bulunduğu için yasaklandı, 4 bine yakın öğretmen, çok sayıda üniversite görevlisinin işine son verildi. Yüzlerce gazeteci için de binlerce yıla varan hapis cezaları istendi.

12 Eylül,Eylül
12 Eylül 2018 Çarşamba 12:06