23 Öğrencinin Taciz İddiası Protesto Edildi

23 öğrencinin taciz iddiası protesto edildiEĞİTİM ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muğla Şube Başkanlığı ile Veli-Öğrenci Derneği (Veli-Der) üyesi bir grup, Ortaca'da 23 kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla hakkında başlatılan adli ve idari soruşturma sonrası açığa...

21.11.2018 12:41 | Son Güncelleme: 21.11.2018 12:4123 Öğrencinin Taciz İddiası Protesto Edildi
23 öğrencinin taciz iddiası protesto edildi

EĞİTİM ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muğla Şube Başkanlığı ile Veli-Öğrenci Derneği (Veli-Der) üyesi bir grup, 'da 23 kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla hakkında başlatılan adli ve idari soruşturma sonrası açığa alınan Memur-Sen Konfederasyonu'na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muğla Şube Başkan Yardımcısı ve felsefe öğretmeni 53 yaşındaki S.Y.'yi düzenledikleri eylem ve basın açıklamasıyla protesto etti.

Ortaca Yunus Emre Anadolu Lisesi'nde felsefe öğretmeni olan, Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkan Yardımcısı S.Y. hakkında, iki hafta önce öğrencilere cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla çok sayıda veli tarafından şikayet dilekçesi verildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün durumu bildirmesi üzerine Ortaca Cumhuriyet Savcılığı tarafından evli, 2 çocuk babası, 25 yıllık öğretmen S.Y. hakkında soruşturma başlatıldı. Çeşitli tarihlerde 23 kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu ileri sürülen S.Y., hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma kapsamında 13 Kasım'da açığa alındı. Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanlığı ile Veli-Der, olayın uusal ve yerel basında olarak yer almasının ardından Sınırsızlık Meydanı'nda bir araya gelip, öğretmen S.Y.'yi rotesto etti. 'Çocuk susar, sen susma, istismara sessiz kalma' pankartının açılığı protesto gösterisinde, 'Çocuğuma, geleceğime dokunma', 'Tecavüzü aklama, suça ortak olma', 'Rıza yok, tecavüz var', 'Çocuklarımızın düşleri için, çocuk katillerinin peşindeyiz', 'Sorumlular bir kereden bir şey olmaz diyen zihniyet' dövizleri taşındı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Nurhan Aldan, şunları söyledi

Birkaç gün önce, Ortaca ilçesinde felsefe öğretmeni olarak çalışan ve bir sendikada başkan yardımcısı olarak görev yapan S.Y., 23 öğrenciyi taciz ettiği iddiası ile savcılık talebi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından açığa alındığını basından öğrendik. Şaşırdık mı Elbette hayır. Çünkü toplum olarak bu tür istismar, taciz ve tecavüz vakalarının neredeyse normalleştirip sıradanlaştırıldığı bir tarihsel dönemde yaşıyor ve kabul edilemez bir insan ve çocuk hakları ihlaline planlı bir şekilde alıştırılmaya çalışıyoruz. Bizler, Türkiye toplumunun çağdaş, ilerici, aydınlık örgütleri olarak böylesine utanç verici hak ihlallerine alışmayı da alıştırılmayı da kabul etmiyoruz. Çünkü yeryüzünün her köşesinde 18 yaşın altında bulunan herkes çocuktur ve çocuğa yönelik cinsel istismar, bireysel bir sapkınlık ya da hastalık değil tıpkı kadın istismarı ve kadına yönelik şiddet gibi toplumdaki erkek egemen kavrayış ve uygulamaların sebep olduğu ve meşrulaştırdığı bir şiddet suçudur.

'CİNSEL İSTİSMARIN HİÇBİR GEREKÇE İLE CEZASIZ KALMAMASI SAĞLANMALI'

Nurdan, Türkiye toplumunun çağdaş, ilerici, aydınlık örgütleri olarak utanç verici hak ihlallerine alışmayı da alıştırılmayı da kabul etmediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü

Toplumun alıştırılmaya çalışıldığı kadın ve çocuk düşmanı söylemler ve kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar sona ermelidir. Her yaşta ve her alanda toplumsal cinsiyet eğitimi yaygınlaştırılmalı, eğitim müfredatında zorunlu ders olarak yer almalıdır. Yasa gereği 18 yaşın altındaki her birey çocuktur. Tüm yasalar buna göre düzenlenmelidir. Çocuklar için etkili, kolay ulaşılabilir, güvenilir ve hak temelli başvuru mekanizmaları oluşturulmalı, çocuklar güçlendirilmelidir. Çocukların örgün eğitime katılım oranları yükseltilmeli, çocukların özellikle kız çocuklarının eğitim dışında kalmasına sebep olan 4+4+4 gibi uygulamalarına son verilmelidir. Bilimsel, laik ve kamusal eğitime aykırı uygulamalar son bulmalıdır. Eğitimi cemaat ve tarikatlara devreden protokoller iptal edilmelidir. Sübyan mektepleri kapatılmalıdır. Çocukların en temel hakkı olan barınma hizmeti kamusal hale getirilmeli ve çocukların toplu yaşadığı bu kurumlar uzman kişilerce denetlenmelidir. Cemaat ve tarikat yurtları kapatılmalıdır. Özellikle sağlık çalışanları ve eğitimciler başta olmak üzere, kamuda çocuklarla çalışan tüm bireylere cinsel istismarı önleme ve tanıma sorumluluğu üzerine eğitimler gerçekleştirilmelidir. İstismarı gerekli kurumlara bildirme yükümlülüğünün tüm toplumca benimsenmesi sağlanmalıdır. Cinsel istismarın hiçbir gerekçe ile cezasız kalmaması sağlanmalı, etkili yargılama yapılmalıdır. Mevcut yasalar ve uluslararası sözleşmeler işletilmeli ve bu süreçlerin şeffaflık kazanması sağlanmalıdır. İstismar suçunda, gerekli önlemleri almayanlar, istismarı gizleyenler, istismara zemin açanlar, istismarcıyı koruyanlar, çocuğu güçsüzleştirenler de faildir. Tüm faillerle ilgili yaptırımlar gerçekleştirilmeli, adalet sağlanmalıdır. Çocuklarımızın hayatlarını çalan bu karanlığı aydınlatacağız! Çocuklarımızın yaşamları için, gelecekleri için, gülüşleri için hep birlikte ses verelim.

Gruptakiler, açıklamanın ardından olaysız dağıldı.

Eğitim Sen, Ortaca, Güncel

Kaynak: DHA

12.12.2019 08:15:43