Açığa alınan savcının soruşturma dosyaları inceleniyor

İstanbul Adliyesinde cumhuriyet savcısı iken görevden uzaklaştırılan İsmet Bozkurt hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. Bozkurt'un tüm soruşturma dosyaları incelemeye alınırken dosyasını ayırdığı bir ismin BankAsya raporu ortaya çıktı.

06.11.2019 07:08 | Son Güncelleme: 06.11.2019 07:08Açığa alınan savcının soruşturma dosyaları inceleniyor

Adliyesinde cumhuriyet savcısı iken görevden uzaklaştırılan Lütfi Karabacak ile İsmet Bozkurt hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. 2 savcının 5 suçtan 28 yıl 6 aya kadar değişen oranlarda hapis ile cezalandırılması talep edildi.

Hazırlanan iddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince "Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak", "Rüşvet", "Nitelikli dolandırıcılık", "görevi kötüye kullanma" ve "Soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçlarına ilişkin soruşturma yürütüldüğü, soruşturma esnasında elde edilen deliller ve dijital materyallerden yargı mensupları Lütfi Karabacak ve İsmet Bozkurt'un aleyhinde tespitler yapıldığı belirtildi. İki şüpheli savcının, sorumluluklarında olmayan soruşturmalar hakkında sorgulamalar yaptıkları, edindikleri bilgileri paylaştıkları ve maddi menfaat temin ettikleri iddia edildi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin soruşturma izni vermesinin ardından düzenlenen raporda görevden uzaklaştırılan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Lütfi Karabacak hakkında, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren davranışlarda bulunduğu açıklandı. Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma dosyasında şüpheliler M.A. ve A.K. ile yakın irtibatta olduğu, bu şahıslar ile birçok soruşturma dosyası hakkında yazışma yaptığı bu kişilerin bilgi ve taleplerini karşıladığı ve makam odasında şüpheliler ile görüştüğü, M.A. ile WhatsApp görüşmelerinde 'hemen devreye girelim' 'bitirelim' '50 bin hazır' demek suretiyle iş takibi yaparak menfaat temin etmeye çalıştığı, yine M.A. ile mesajlarında bir şahsın ceza almaması için yardım talep ettiği, 'ceza almamalı' şeklinde mesaj gönderdiği açıklandı. M.A. ile arasındaki bir başka mesajında ise 'abi tamam çarşamba bitermiş fakat rakam az', 'rakam ne diyorlar' 'Ankara usulü' 'yüzde 10' '150.000 bin mi' 'talep gibi istiyoruz' şeklinde mesajlaşarak iş takibi yaptığı ve anılan dosyanın davasından 75 bin 500 TL maddi menfaat temin ettiği iddianamede belirtildi.

İddianamede şüpheli savcı Lütfi Karabacak'ın İsviçre'de şirketi olan ve Türkiye'de yatırım yapmak için gelen bir kişinin FETÖ suçlaması ile ilgili soruşturmanın durumunu rica ile sorgulattığı, dosyanın işlemlerinin hızlandırılması için soruşturma savcısına tavassutta bulunduğu da belirtildi.

Lütfi Karabacak HSK Müfettişine verdiği savunmasında iş takibi yapmasının söz konusu olmadığını, Cumhuriyet Savcısının avukat olmayan, resmi bir sıfatı olmayan M.A. isimli şahıstan tanıdıklarının işleri için hukuki konularda yardım istemesinin olağan olmadığını söylediği aktarıldı.

Cumhuriyet Savcısı İsmet Bozkurt'un ise, bir dosyanın şüphelilerinden F.T. ile yakın ilişki içinde olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınması karşılığında 100 bin TL menfaat temin ettiği, karar örneğini onay olmadan paylaştığı ve maddi menfaat karşılığında dosyada adı geçenler lehine işlem yaptığı açıklandı.

İsmet Bozkurt HSK Başmüfettişine verdiği savunmasında mesajlar ile kendisine isnatta bulunulmasının hakkaniyet ve temel hukuk ilkeleri ile bağdaşmadığını, adı geçen F.T.'ye bilgi vermediğini, iddiaların hiçbirisinin gerçeği yansıtmadığını söylediği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Lütfi Karabacak hakkında 'rüşvet', 'görevi kötüye kullanma' ve 'nüfuz ticareti' suçlarından 27 yıl 6 aya kadar, şüpheli İsmet Bozkurt'un ise 'rüşvet', 'görevi kötüye kullanmak', 'göreve ilişkin sırrın açıklaması' ve 'gizliliğin ihlali' suçlarından 28 yıl 6 aya kadar hapis ile cezalandırılmaları talep edildi.

Son soruşturmanın açılmasına izin verilmesi ve iddianamenin kabul edilmesiyle şüphelilerin yargılanmasına Yargıtay'da başlanılacak.

Savcıların soruşturma dosyaları inceleme altına alınırken dosyasını ayırdığı bir ismin BankAsya raporu ortaya çıktı.

FETÖ Borsası soruşturması kapsamında görevden alınıp hakkında dava açılan savcı İsmet Bozkurt'un görevde olduğu dönemde Zaman gazetesi soruşturmasından ismini çıkardığı TUSKON üyesi ve Zaman Gazetesi hissedarı Nurettin Eroğlu'nun Bank Asya hesabında 17-25 Aralık sonrası ciddi artışlar tespit edildi.

18 Ağustos 2016 tarihinde FETÖ'nün iş dünyasına yönelik TUSKON davası kapsamında baklavacı Faruk Güllü, İBB eski Başkanı Kadir Topbaş'ın tutuklu damadı Ömer Faruk Kavurmacı gibi isimlerle birlikte gözaltına alınıp serbest bırakılan, Zaman Gazetesi iddianamesinde de ismi geçtiği halde dosyası savcı İsmet Bozkurt tarafından ayrılan Eroğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Eroğlu'nun Bank Asya hesabı, bilirkişi tarafından incelendi. İnceleme sonucu Eroğlu'nun 17-25 Aralık 2013 sonrası FETÖ'nün "para yatırın" talimatına uyarak hesabında ciddi artışlar yaptığı, 2015 tarihinde de bankaya kayyum atanınca tüm parasını çektiği kaydedildi.

TUSKON VE ZAMAN İDDİANAMESİNDE YER ALMADI

Zaman Gazetesi hissedarlarından olan TUSKON üyesi Nurettin Eroğlu, 18 Aralık 2016 tarihinde FETÖ'ye finansal destek vermek suçlamasıyla TUSKON operasyonları kapsamında gözaltına alındı. 187 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 15 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda Aydınlı Grup, Eroğlu Holding ve Güllüoğlu Baklavaları'nda da arama yapıldı. Gözaltı listesinin bir numarasında TUSKON Başkanı Rızanur Meral yer aldı. Ancak Meral hakkında yurtdışı yasağı olmadığından Meral'in soluğu yurtdışına aldığı ortaya çıktı.

Gözaltına alınan Eroğlu Holding'in sahibi Nurettin Eroğlu, iki gün sonra serbest bırakılırken Aydınlı Grubun sahiplerinden Ömer Faruk Kavurmacı ve Güllüoğlu Baklavalarının sahibi Faruk Güllü tutuklandı.

187 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Üç yıllık yargılama sonunda TUSKON'cu işadamları birer birer tahliye edilirken davada Kavurmacı ve Güllü dışında tutuklu kalmadı. Eroğlu ise hazırlanan bu iddianamede yer almadı. Yine aynı yıl Eroğlu, Zaman Gazetesi yazarlarına ve hissedarlarına yönelik operasyonda da soruşturma kapsamında ifade verdi. Ancak 2017 yılında savcı İsmet Bozkurt (FETÖ Borsası soruşturması kapsamında görevden alınıp hakkında iddianame hazırlanan savcı) tarafından hazırlanan Zaman Gazetesi iddianamesinde Eroğlu ismi yer almadı. Dosyası ayrılan Eroğlu hakkında ise savcı Bozkurt Zaman gazetesi iddianamesinde "suçsuz" olduğuna dair "tespitlerde" bulundu.

İddianamede savcı İsmet Bozkurt, Fettah Tamince ve Eroğlu Holdingin sahibi Nurettin Eroğlu ile ilgili, "Medya ile ilgisi olmayan, bu saha hakkında yeterli bilgisi bulunmayan ve dolayısıyla 'üst akıl' tarafından daha kolay yönlendirilebilecek ehliyetsiz şahıslara FETÖ/PDY yayın organlarının yönetimlerinde görev verilmiştir. Bu sayede yönetim kurulu üyeleri ve hatta yöneticiler 'kukla' durumunda kalmışlardır. Nitekim tekstil işi ile uğraşan Nurettin Eroğlu ifadesinde, hiç bir bedel ödemeksizin Feza Gazetecilik A.Ş'ye % yüzde 2.83 payla ortak edildiğini, şirket toplantılarına katılmadığını ancak zaman zaman kendisine gönderilen evrakları imzaladığını, bu şirketten kar dağıtımı adı altında herhangi bir ücret almadığını ve 17-25 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen sözde operasyonların ardından 31 Aralık 2013 tarihinde bu hisselerini yine hiçbir bedel almaksızın devrettiğini, şirket yetkililerinin oyalamaları neticesinde devir işleminin ancak 28 Ocak 2014 tarihinde resmiyet kazandığını ifade etmiş, devir sırasında Mehmet Akif Avşar'ın kendisine 300 bin TL gönderdiğini ve daha sonra bu bedeli geri aldığını sözlerine eklemiştir. Sektörle ilgisi olmayan Tamince'nin de benzer şekilde Feza Gazetecilik A.Ş.'ye ortak edilip sonradan hisselerini devrettiği ifadelerinden ve şirket kayıtlarından anlaşılmaktadır" iddiasında bulundu.

BANKASYA RAPORU ÖYLE DEMİYOR

Ancak TUSKON ve Zaman Gazetesi iddianamesinde sanık olarak ismi geçmeyen Eroğlu hakkında bilirkişi tam tersi "FETÖ için çalıştı" raporu hazırladı. Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun hazırlattığı bilirkişi raporuna göre; 17-25 Aralık 2013 sonrası Eroğlu'nun, FETÖ'nün "Bank Asya'ya para yatırın" talimatına uyarak hesabında ciddi artışlar yaptığı kaydedildi. Grafiklerle anlatılan hesap hareketlerinde, "Tüm dönemler itibariyle dikkat çekecek ve şüphe uyandıracak büyüklüklerde değişimler ve gelişimler olduğu tespit edilmiştir. Nurettin Eroğlu'nun finansal eylemleri ve davranışları analiz edildiğinde banka işlemlerindeki tek tek işlem özelinde şüpheli işlemlerin varlığı nedeniyle olaylara uygun para yatırma hareketinin varlığının tespitinden hareketle olaylarla illiyet bağının kurulması mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır. Ticari faaliyetlerini başka bankalarda da sürdürürken eş zamanlı olarak Bank Asya'ya kaynak aktardığı ve fon ve müşteri karlılığı yarattığı tespit edilmektedir…" denildi.

17-25 ARALIK SONRASI TEK SEFERDE BANKASYA'YA MİLYON DOLARLAR AKTARDI

Grafiklerdeki havale ve EFT rakamlarına bakıldığında ise FETÖ'nün talimatıyla 17-25 Aralık sonrası Nurettin Eroğlu'nun çalıştığı bir bankadan bir seferde 4 milyon doları (24 milyon TL), 09.04.2014 tarihinde Bank Asya'ya gönderdiği tespit edildi. Yine 26.12.2013 tarihide 1.5 milyon TL (10 milyon TL), 20.02.2014 tarihinde 2.5 milyon dolar (15 milyon TL), 26.09.2014 tarihinde de 2 milyon doları (12 milyon TL) Bank Asya'daki hesabına aktardığı tespit edildi. Ancak Bank Asya'ya kayyum ataması sonrası ise para aktarımlarını durduran Eroğlu'nun tüm parasını bankadan çektiği tespit edildi. Ayrıca raporda şu önemli tespitlere yer verildi:

"FETÖ TALİMATIYLA HESABA PARA YATIRDI, TMSF BANKAYA EL KOYUNCA PARASINI ÇEKTİ"

"30 Mayıs 2015 tarihinde TMSF, bankaya tamamen el koyduğunda ise FETÖ'cüler, 'Kayyum bankayı batırıyor' densin diye 'Örgütlü olarak paralarını çekmiştir' eylemine uygun bir finansal davranışın olup olmadığı denetlendiğinde ise; Mayıs 2015 tarihinde hesaplardaki bakiyenin zirve yaptığı Haziran 14'ünden itibaren başlayarak izleyen aylarda ise hızlı bir düşüş yaşandığı tespit edilmiştir. Böylelikle kaynak aktarımı ve FETÖ'nün talimatlarına istinaden bankaya para giriş-çıkışı sağlanması destek nitelikli şüpheli işlemler olabileceği tespit edilmiştir."

FETHULLAH GÜLEN'İN BANK ASYA HESABI ÇIKMAMIŞTI

FETÖ'nün TUSKON davasında sanıkların Bank Asya hesaplarının incelenmesi talimatını veren 23. Ağır Ceza Mahkemesine hazırlanan bilirkişi raporu ise geçtiğimiz ay ulaşmış FETÖ' ye destek amacıyla 17 Aralık 2013 tarihinde "Bank Asya'ya para yatırın" talimatı veren FETÖ lideri Fethullah Gülen'in Bank Asya'da hesabının olmadığı ortaya çıkmıştı.

Rapora göre; 17 Aralık 2013 itibariyle TUSKON Başkanı Rızanur Meral, TUSKON Genel sekreteri Muhammet Günday, iki kardeşiyle birlikte TUSKON'da yargılanan Mustafa Zenginer, Salih Zeki Azak ve Cahit Durmaz gibi isimlerin Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde Fethullah Gülen'in "Para Yatırın" talimatı sonrası hesaplarında ciddi artışlar olduğu tespit edilmişti. Bilirkişi, bu artışların da Bank Asya'ya kaynak aktarımı amacıyla yapıldığını belirtirken İBB eski Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı'nın Bank Asya hesabının olduğu ancak 2011-2016 yılları arasında hesap hareketinin gözlemlenmediğine dair rapor ise şaşırtmıştı. Kavurmacı ile birlikte davanın tutuklu kalan diğer sanığı baklavacı Faruk Güllü için ise okul taksitleri nedeniyle Bank Asya hesabını kullandığı belirtilerek, "ABD'ye bir miktar para transferi yapmıştır. Yapılan para transferinin ise gerçek mahiyeti anlaşılamamıştır. Bu konunun değerlendirilmesinin sayın mahkeme tarafından yapılması daha uygun olacaktır" denilmişti.


Bank Asya, Başsavcı, İstanbul, Güncel

Kaynak: İHA

28.01.2020 18:42:33