AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Göksel'den "Türban" Değerlendirmesi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar Göksel, Çalışmaları Son Aşamaya Gelen Anayasa Taslağında "Herhangi Bir Nedenle Eğitim Kısıtlanamaz, Engellenemez" Şeklinde Bir Düzenleme Yer Aldığını Belirterek, Öncelikle Üniversitelerdeki Türban Yasağının Kaldırılmasını Hedeflediklerini Söyledi.

28.12.2007 14:55 | Son Güncelleme: 28.12.2007 14:55AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Göksel'den
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar Göksel, çalışmaları son aşamaya gelen Anayasa taslağında "Herhangi bir nedenle eğitim kısıtlanamaz, engellenemez" şeklinde bir düzenleme yer aldığını belirterek, öncelikle üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasını hedeflediklerini söyledi.

AK Parti muhabirleriyle sobhet toplantısına katılan Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Göksel, Pakistan muhalefet lideri Benazir Butto'nun suikast sonucu hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, böyle bir saldırının kabul edilemez olduğunu kaydetti. Benazir Butto yanlılarının üzüntüsünü paylaştıklarını kaydeden Göksel, "Bence önemli bir liderdi. Canı pahasına ülkesine katkı vermeyi istiyordu. Ancak ülkesi için canını verdi. Kardeş ülkemiz olan Pakistan'a bu dileklerimizle

destek vermek istiyorum. Son derece acı, kabul edilemez ve üzücü bir olay" diye konuştu.

AK Parti Sosyal İşler Başkanlığı'nın çalışmalarına ilişkin bilgi veren Göksel, Türkiye'deki göç sorununun önüne geçmek için bir proje üzerinde çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda en çok göç veren 10 pilot il belirlediklerini belirten Göksel, bu illerin neden göç verdiğini ve göçün engellenmesi için yapılacak çalışmaları araştırdıklarını kaydetti. Pilot il olarak Sinop, Siirt gibi illeri seçtiklerini dile getiren Göksel, çalışma kapsamında söz konusu illerdeki sivil toplum örgütleri, üniversiteler, vali,

belediye başkanı ve teşkilatların da görüşlerini aldıklarını söyledi. Göksel, "Göç sorununu yüzde 10-15 azaltsak bile ciddi başarılar hedefliyoruz" dedi. Göksel, bazı illerde turizm alanında atılımlar yaparak, göç sorununu çözmeyi amaçladıklarını da bildirdi.

"ÖNCELİK ÜNİVERSİTELERDEKİ TÜRBAN YASAĞININ KALKMASI"

Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Göksel, başörtüsünü kız öğrencilerin eğitiminin önünde bir engel olarak gördüklerini ifade ederek, bu engelin kaldırılmasının toplumsal mutabakatla mümkün olacağını kaydetti. Herkesin bunun kaygısını taşıması gerektiğini belirten Göksel, toplumsal mutabakatla konuya çözüm getirilmesi gerektiğini söyledi. Göksel, "Anayasa ile mi aşılır, başka şekilde mi aşılır, kimse söyleyemez. Anayasa çalışması olabilir, yönetmelik çalışması olabilir ya da insanlarda bilinç

oluşturabilir. Temel olarak eğitimde her türlü engelin, yasağın kaldırılmasından yanayız. Öncelikli hedefimiz üniversitelerde yasağın kalkmasıdır" şeklinde konuştu.

Yeni anayasa çalışmasında türban düzenlemesi olup olmadığının sorulması üzerine Göksel, "Bizim baktığımızda 'Herhangi bir nedenle eğitim kısıtlanamaz, engellenemez' bağlamında genel bir ifade vardı" dedi. Göksel, bir gazetecinin "Şu anda türban sorununun çözümü için toplumsal mutabakat var mı?" şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:

"Seçimlerde çok fazla gözlem yapma imkanımız oldu. Toplumda fazlasıyla var. Akademisyenler arasında da var. Öğretim üyeleri de böyle bir şeyi çoğunlukla kabul etmiyor. Hem akademisyenler arasında hem halk arasında mutabakat var. Ama önemli olan siyasi mutabakatın da olması. Ya toplumsal bilinç sağlanmalı ya da düzenleme yapılmalı".

DOĞULU VEKİLDEN "TÜRBAN" ÇIKIŞI

AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan da, türbanla ilgili ilginç bir değerlendirme yaparak, "Bir çelişki doğuyor. Türkiye'nin değişik bölgelerinde 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası düzenlenirken, bir yandan da türban nedeniyle kızların üniversitelere alınmaması büyük bir çelişkidir" dedi.

Orhan, "Türban sorununun çözümü Doğu ve Güneydoğu'da okula gitme oranını arttırır mı?" sorusuna ise şu karşılığı verdi:

"Bence olumlu yönde etkiler. Türkiye demokratik, laik bir hukuk devletidir. Bu çatı altında birleşen, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle bu insanlar bin yıllardır birlikte yaşıyor. Bu milletin, bu memleketin evlatları ve bunu özümsemiş insanlardan bir şekilciliği talep etmek haksızlıktır. Yani tek tip insanlar olmak Türkiye'ye yakışmayan bir olgudur. Türkiye böyle zengindir. Böyle dünyada söz sahibidir. Bu zenginliktir."

(DA-CC-CC-ÖK-Y)


Kaynak: İHA

21.02.2020 22:20:49