09 Kasım 2017, 16:18

Dha Yurt Bülteni-11

Fabrikadaki facia, buhar kazanı yakılırken meydana gelmiş (EK)1)CENAZELER TOPRAĞA VERİLDİBursa'nın Gürsu ilçesinde yaşanan patlamada hayatını kaybeden 5 işçiden biri olan Suriye Uyruklu Muhammed Baddih toprağa verildi.

Fabrikadaki facia, buhar kazanı yakılırken meydana gelmiş (EK)1)CENAZELER TOPRAĞA VERİLDİBursa'nın  Gürsu ilçesinde yaşanan patlamada hayatını kaybeden 5 işçiden biri olan Suriye Uyruklu Muhammed Baddih toprağa verildi.  Bursa Adli Tıp Kurumu'nda otopsisi yapılan evli ve 1 çocuk babası olan Muhammed Baddih'in cenazesi yakınları tarafından buradan alınıp Merkez Yıldırım ilçesine bağlı Selçukbey Mahallesi'ndeki Fatih Camii'ne getirildi. Cenaze töenine, Baddih'in eşi, çocuğu, akrabaları ve vatandaşlar katıldı.  Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mhammed Baddih'in kayınbiraderi Abdulfattih Idlibi, "Eniştem Halep'te Radyoloji teknikei olarak çalışıyordu. 2 yıl önce Türkiye'ye geldi. Geçen senede bu fabrikada işe başladı." dedi.  Muhammed Baddih, öğlen kılınan cenaze namazının ardından,  Erdoğanköy Mezarlığı'nda toprağa verilirken aynı olayda yaşamını yitiren Suriye uyruklu Sadık Huceyce Gürsu ilçesi'nde kılınan cenaze namazının ardından lçe mezarlığında defnedilirken Samir Haşom'un cenazesi ise ailesi tarafından Mezarlıklar Müdürlüğü'nden alıpın Suriye'ye getirildi.TÖRENE BURSA VALİSİDE KATILDIGürsu'daki buhar kazanın patlamasında yaşamını yitiren Yasir Saraç'ın, patlama anında, çay molası için fabrikanın bahçesinde bulunduğu öğrenildi. Yasir Saraç'ın cenazesi  bugün jöğlen, Adli Tıp Kurumu'Ndan alınarak Osmangazi ilçesi  Demirtaş Mahallesi'ndeki Mimar Sinan Camii'ne getirildi. Cenaze törenine, talihsiz gencin ailesi, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Bursa Vali İzzettin Küçük "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı  müfettişleri tarafından soruşturma devam ediyor, olay adli boyutuyla da inceleniyor, bundan sonra böyle hadiselerin olmaması için ne gerekirse yapılacaktır, kim can yaktıysa canı acıyacaktır, iş yeri sahibi gözaltında bulunmaktadır, bölgede inceleme devam ediyorö diye konuştu. Yasir SAraç'ın cenazesi daha sonra Demirtaş Mezarlığı'nda toprağa verildi. Görüntü Dökümü---------------------Bursa valisi cenaze törenindeVali açıklama yaparkenCenaze törenlerinden görüntülerBURSA/DHA====================================================2)ÇOCUĞUNA HORTUMLA İŞKENCE YAPTIŞANLIURFA'nın Suruç ilçesinde, bir kişinin evde elini ve ayağını iple bağladığı küçük oğluna hortumla işkence yaptığı sırada çekilen ve sosyal medyada yayınlanan görüntü tepkilere yol açtı. Suruç'ta çekildiği ileri sürülen görüntülerde; evde yaramazlık yapmasına sinirlenen baba, 8 yaşındaki çocuğun el ve ayağını iple bağladı. Ardından eline hortumu alan baba, gözyaşlarına boğulan oğluna vurmaya başladı. Canı acıdıkça çığlık atıp babasına vurmaması için ağlayarak seslenen çocuk, dayaktan kurtulmak için oturma odasına zıplayarak kaçtı. Elinde hortumla oğlunu döve döve diğer odaya kadar takip eden baba, yere yatırdığı oğluna hortumla acımasızca vurmaya devam etti. Görenlerin tepkisine yol açan dayak olayını cep telefonu kamerasıyla kaydeden kişi ise sosyal medyada paylaştı. Kısa sürede yüzlerce kişinin paylaştığı ve tepki çeken görüntünün nerede çekildiği ve oğlunu döven babanın kimliğinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığı öğrenildi.Görüntü Dökümü-----------------------------------Eli ayağı iple bağlı çocuğunu hortumla döven baba       Çığlık atan çocuk başka bir odaya zıplayarak kaçmaya çalışması      Oğlunu acımasızca döven baba  Genel ve detay görüntüler( Haber-Kamera: ŞANLIURFA-DHA)====================================================3)BOLU'DA ÖĞRENCİLERİ AĞLATAN KOŞUBOLU'da, '10 Kasım Atatürk'ü Anma Koşusu' yapıldı. Koşuyu güçlükle tamamlayan öğrencilerden bazıları ağladı, bazıları baygınlık geçirdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen koşuya 7 okuldan 66 kız, 115 erkek öğrenci katıldı. Karaçayır Mahallesi'ndeki parkurda küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde yapılan koşuya katılan öğrenciler, 1200, 1500 ve 2000 metrelik parkurda mücadele etti. Kız ve erkek öğrenciler, dereceye girebilmek için ter döktü. Soğuk havada yapılan koşuda öğrencilerden bazıları bitiş çizgisini geçtikten sonra fenalaştı, bazıları da ağladı. Ağlayan öğrencileri öğretmenleri teselli etti. Dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.Görüntü Dökümü----------------------Yarışın başlaması-Ağlayanlar-Fenalaşan öğrenci-Koşudan görüntüler-DetaylarDosya adı: blkosuSüre: 01.43 Boyut: 193 MBHaber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU, =======================================================4)MERÇED, BALIK ÇİFTLİKLERİ SORUNUNU YARGIYA TAŞIDIMERSİN Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED), balık çiftlikleri kuracak firmaların çeşitli yöntemlerle ÇED raporundan kaçtığını öne sürerek Bölge İdare Mahkemesi'ne dava dilekçesini verdi.  Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlenen basın toplantısında, dernek adına konuşan avukat Semra Kabasakal, Mersin'de çok sayıda balık çiftliğine onay verildiğini söyledi. Verilen onayların ÇED Yönetmeliği gereği ilgili kurumlarda ilan edilmediğinin tespit edildiğini kaydeden Kabasakal, şöyle dedi: "70'e yakın firma, 1 milyar dolarlık yatırım için Mersin kıyılarını hedef seçmiştir. Muğla'da denizi kirletip turizmi olumsuz etkilediği gerekçesiyle tepkilere neden olan balık çiftçiklerinin şimdi de Mersin'de kurulması planlanıyor. Bu firmaların Muğla'da geri dönülmez tahribatlar yaratmasından sonra Silifke ve Aydıncık civarında balık çiftliği kurmayı planladığı ortaya çıkmıştır."35 FİRMAYA İZİN VERİLDİYapılması planlanan çiftliklerden 35 firmaya izin verildiği kaydeden Kabasakal konuşmasına şöyle devam etti:  "ÇED raporlarının alınmaması için yönetmelikte belirtilen tutarın altında kalacak şekilde, parçalar halinde izin verildiği ve ÇED Raporundan kaçırıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu olayımızda da aynı yöntem uygulanmıştır. Danıştay'ın bir çok kararında belirtildiği üzere kümülatif etki değerlendirmesi dikkate alınarak, civardaki tüm balık çiftliklerinin gözden geçirilmesi ve Mersin Valiliği tarafından izin verilen Aydıncık İlçesi Soğuksu Mevkii'nde Turan Turizm Şirketi tarafından yapılması planlanan çipura ve levrek yetiştiriciliği ile ilgili 18 Eylül tarihli ÇED gerekli değildir kararının planlama ilkeleri, kamu hukuku ve yasaya aykırı olma sebebiyle, ileride telafisi güç zararlar doğması ihtimaline binaen işlemin iptali, dava sonuna kadar yürütmenin durdurulması talebiyle dava açılmıştır."Konunun takipçisi olacakları mesajını veren dernek üyeleri, İdare Mahkemesi'ne gitti.Görüntü Dökümü-----------------------Gazeteciler Cemiyeti tabelası-MERÇED üyeleri bir arada-Şirket avukatı Semra Kabasakal'ın konuşması-Genel ve detay görüntülerSÜRE: 02: 52  BOYUT: 94 MBHaber-Kamera: İbrahim MAŞE/ MERSİN, ==================================================5)YAŞAR KEMAL DOĞDUĞU KÖYDE ANILDITÜRK Edebiyatı'nın önemli isimlerinden olan Yazar Yaşar Kemal, doğduğu Osmaniye'nin eski adıyla Hemite, yeni adıyla Gökçedam Köyü'nde eşi Ayşe Semiha Baban'ın da katılımlarıyla anıldı.  Yaşar Kemal Vakfı ve Adana Seyhan Belediyesi birlikteliğinde başlayan 'Yaşar Kemal Sanat Günleri' etkinlikleri kapsamında, sinema ve sanat dünyasının önemli isimleri Gökçedam Köyü'nü ziyaret etti. Yaşar Kemal'in eşi Ayşe Semiha Baban, Sanatçı Zülfü Livaneli, Gazeteci- Yazar Nebil Özgentürk, Film yönetmeni Arif Keskiner, Film yapımcısı Abdurrahman Keskiner, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile birlikte çok sayıda misafir, Yaşar Kemal Parkı ziyaretlerinde davul zurna eşliğinde, öğrenciler ve köylü vatandaşlar tarafından karşılandı. Yaşar Kemal'in eşi ve dostları ilk olarak park içerisindeki "Yaşar Kemal Kültür Evi"ni gezdi. Ünlü yazar Yaşar Kemal'in yakınları ile görüşüp sohbet eden konuklar, daha sonra 'İnce Memed' anıtını ziyaret etti. Basın mensuplarına ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan Ayşe Semiha Baban, en son Yaşar Kemal ile birlikte park ve kültür evinin açılışına geldiğini belirterek, "O gün gerçektende çok heyecanlı bir gündü ve bugün de yine çok heyecanlı bir gün. Adana'da da çok yoğun bir program yaşandı. Tam Yaşar Kemal'in istediği gibi dolu dolu, çocuklarla, gençlerle, onun heyecanını da hala yaşıyoruz" dedi.ANISINI ANLATTIKöyde yaşadığı bir anıyı paylaşan Baban, "Buraya girerken, son geldiğimizde İnce Memed heykeli var. Yaşar Kemal kendi heykelinin yapılmasını hiç sevmezdi. Burada heykel yapacağız denilice 'İnce Memed'in heykelini yapın' dedi ve çokta güzel bir heykel yapıldı. Onun önünde resimlerler çekilmişti ve hemen yanımızda da sarı saçlı bir çocuk vardı. Bir geldim ki büyümüş o ve bugün o çocuk çiçek verdi. Çok heyecanlandım" dye konuştu.SANKİ ÇIKIP GELECEK GİBİSanatçı Zülfü Livaneli ise Yaşar Kemal'in Türkiye'nin ve hatta dünyanın her yerinde anıldığını belirterek, "Onu kendi toprağına, kendi insanlarının arasında, kendi doğduğu büyüdüğü insanların arasında anmak bambaşka bir şey. Sanki şuradan bir yerden gülerek çıkacakmış gibi geliyor şakacı haliyle. O yüzden hepimiz heyecanlıyız. Yaşar Kemal hep böyle hep aramızda kalacak, bizden sonraki kuşaklarda da" dedi.Gazeteci- Yazar Nebil Özgentürk ise şöyle konuştu: "Her zaman çok söylüyorum, bence Yaşar Kemal yaşıyor aramızda, yaşaması gerekir. Yeni kuşaklar bir büyük romancının bu köyde yetişmiş, destan gibi bir kahramanın, nasıl değerlendirildiğini, nasıl ülkenin kahramanı haline geldiğini görüyor. Bence 'Bende Yaşar Kemal gibi olmak istiyorum, onun gibi vicdanlı, onun gibi insan haklarıyla ilgilenmiş, onun gibi dünyaya açılmış bir insan olmak istiyorum' diyecektir belki 17 yaşındaki bir genç delikanlıya. Bu yüzden Yaşar Kemal her yıl, her gün her saat anılmalı. Yaşar Kemal Türkiye'nin bir halk kahramanı olarak binlerce yıl yaşayacak."Konuşmaların ardından Sanatçı Zülfi Livaneli kısa bir eser seslendirdi. Program, parkın ve 'İnce Memed' anıtının gezilmesi ile son buldu.Görüntü Dökümü---------------------Yaşar Kemal büstünden detayYaşar Kemal Kültür Evi'nden genel görüntü Fotoğraf kitaplarından detay görüntülerZülfü Livaneli'nin gelişi, davul zurna ile karşılanmasıAyşe Semiha Baban'ın gelişi, köylülerle selamlaşması, detaylarYaşar Kemal Parkı girişinde fotoğraf çekilmesiKültür evinin gezilmesi                                                                                                                    Ayşe Semiha Baban'ın fotoğrafları anlatmasıAyşe Semiha Baban ile röportajZülfü Livaneli ile röportajGazeteci- Yazar Nebil Özgentürk ile röportajZülfü Livaneli'nin kısa bir eser seslendirmesiBOYUT: 158 MB   SÜRE: 04' 58"Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/OSMANİYE, ======================================================6)ÇORUM'DA DAMAT HIZAR İLE TIRAŞ EDİLDİÇORUM'da geçtiğimiz hafta sonu dünya evine giren 28 yaşındaki torna ustası Resul Nacar'ı arkadaşları hızarla ile tıraş etti. Olay Çorum'un Kale Mahallesi Ata Caddesinde meydana geldi. Dünya evine giren Resul-Ayşe Nacar çifti için düğün töreni düzenlendi. Damat Resul Nacar'ı tıraş etmek için arkadaşları hazırlık yaptı. Arkadaşları Nacar'ı bir sandalyeye oturtarak hızar ile tıraş etmeye başladı.  Damadın zaman zaman zor anlar yaşadığı bu tehlikeli tıraş cep telefonuyla da kaydedildi.   Damat Resul Nacar yaptığı açıklamada, "Arkadaşım Fatin Özkan sanayi sitesinde römork işleri yapar. Bana hep şunu söylerdi. 'Senin düğününde seni kılıç ve hızar ile tıraş edeceğim' diye. Bende inanmazdım. O gecede Fatih elinde kılıç ve hızar ile gelince şok oldum. Beni tıraş etmeye başlayınca da korttum. Şükürler olsun sakatlık olmadan da halledildiö dedi.Görüntü Dökümü: ----------------------Cep telefonuna çekilmiş düğün görüntüsüDamadın hızar motoru ile tıraş edilmesiDamadın başına gelenleri anlatması- Detaylar(SÜRE: 2.30 -BOYUT  60MB)Haber : Yusuf ÇINAR-ÇORUM-DHA===================================================7)SİGORTA SEKTÖRÜ, 40 MİLYAR TL PRİMİN YÜZDE 70'İNİ HASARLARA ÖDÜYOR AKSİGORTA'nın üst düzey yönetiminin Antalya'daki toplantısında sektörle ilgili değerlendirmede, Türk sigorta sektöründe yıllık yaklaşık 40 milyar TL primin 25-30 milyar TL'sinin hasarlara ödendiği açıklandı. Önümüzdeki süreçte iklim değişikliğine bağlı risklerin en çok konuşulan konu başlığı olacağı ve özellikle kuraklığın önemli bir risk haline geleceği vurgulandı. Sabancı Holding'e bağlı Aksigorta'nın üst düzey yönetimi, Antalya'da sektör ve şirket çalışmalarıyla ilgili değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya Sabancı Holding Sigorta Grup Başkanı ve Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen, genel müdür yardımcıları Tolga Tezbaşaran ve Fahri Altıngöz ile Antalya Bölge Müdürü Ender Yarar katıldı.HAZİRAN SONU AKTİF TOPLAM 47.2 MİLYAR TLTürkiye büyüdükçe ve zenginleştikçe sigorta sektörünün de hızla büyüdüğünü belirten Haluk Dinçer, "Oldukça kalabalık, yüksek rekabetin yaşandığı bir sektör. Fakat Aksigorta'nın yeri ayrı, 56 yıldır sektörün en köklü markalarından biridir. 2017 Eylül sonu itibariyle hayat dışı prim üretimi 27.3 milyar TL. Hayat dışındaki üretim geçen senenin aynı dönemine göre reel olarak yüzde 3 artış gösterdi. Haziran sonuna göre sektörün aktif toplamı 47.2 milyar TL. Ülkemizde sigorta sektörünün gelişim ve büyüme potansiyeli çok yüksek" dedi.PRİMLERİN YÜZDE 70'İ HASARLARA GİDİYORAksigorta'nın 2020'de 60'ıncı yılını kutlayacağını belirten Genel Müdür Uğur Gülen, Türk sigorta sektöründe yüzde 70'i yabancı sermayeden oluşan 40 oyuncu bulunduğunu söyledi. Türkiye'de toplanan primin yaklaşık yüzde 65-70'inin hasar olarak ödendiğini belirten Gülen, "Ürün gruplarına göre miktarlar değişiyor. Türk sigorta sektörü yaklaşık 40 milyar TL prim topluyor ve 25-30 milyar lira arasında bir bantta yıllık hasar ödemesi gerçekleştiriyor. Toplam ödemelerin yüzde 35'i zorunlu trafik sigortaları, yüzde 20'si kasko, yüzde 10'u sağlık, yüzde 35'i de yangın, mühendislik, nakliye gibi diğer endüstriyel-ticari sigortalar diyebiliriz" dedi.DASK ORANI YÜZDE 43-44Aksigorta'nın bu yılı 2.5 milyar TL civarında prim üretimiyle tamamlayacağını dile getiren Uğur Gülen, 130 milyon TL de net kar hedefi olduğunu söyledi. Türkiye'de zorunlu olmasına rağmen deprem sigortası DASK oranının yüzde 100 seviyelerine ulaşamadığını anlatan Gülen, "DASK oranı Türkiye'de yüzde 43-44, Antalya'da ise yüzde 49-50 civarında. Her iki evden birinde DASK var. Antalya Türkiye'ye göre 5 puan iyi ama esasında her iki evden biri olması düşük. Türkiye'de yüzde 20'lerdeki bu oran 3-4 yıl önce başlatılan yeni aboneliklerdeki zorunluluk nedeniyle yüzde 40'lara geldi" dedi.İSTANBUL'DA DOLU, 150 BİN ARAÇTA 700 MİLYON TL HASAR OLUŞTURDUFırtına veya hortum gibi risklerin eskiden çok fazla konular değilken son yıllarda artan riskler olduğuna işaret eden Gülen, "Şehirleşmeyle birlikte dolu etkisi arttı. İstanbul'da temmuzda çok büyük bir dolu afeti yaşadık. 150 bin civarında araç etkilendi ve toplam 650-700 milyon TL'ye yakın dolu hasarı gerçekleşti. Antalya'da 20'nin üzerinde dere var. Yoğun yağışlar ve sel tehlikelerine de açık bir bölge. Sigorta bilincinin yükseltilmesi gereken afetlere açık bir bölge" dedi.TRAFİK SİGORTALARINDA HASAR PRİM ORANI YÜZDE 100'ÜN ÜZERİNDEÇok önemli bir konunun da zorunlu trafik sigortası ve kasko şeklindeki araç sigortaları olduğuna dikkat çeken Gülen, "Türkiye'de zorunlu trafik sigortası oranı yüzde 82-83'ler civarında, fakat kaskoda Antalya'da örneğin yüzde 20'ler civarında. İki evden birinde zorunlu deprem sigortası, 5 araçtan birinde kasko var. Türkiye'de 20 milyon araç var ve 15-16 milyonu sigortalı. Hasar prim oranı trafik sigortalarında yüzde 100'ün üzerinde. Onun için bugünkü fiyatlardan geriye gitmeyi beklemiyoruz" dedi.İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIKGenel Müdür Yardımcısı Fahri Altıngöz, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı sel, fırtına, dolu, hortum, kuraklık, verim düşüklüğü gibi risklerde ciddi artış gözlendiğini vurguladı. Bu risklerdeki artışın sadece Türkiye değil tüm dünyada gözlendiğini anlatan Altıngöz, "En önemli risk faktörü deprem, Türkiye'nin yüzde 98'ini kapsıyor. Ondan sonra sel riski geliyor. Dere yataklarında yapılaşma var çok yoğun şehirleşme nedeniyle altyapı yetersizliğinden kaynaklanan taşkınlar yaşanıyor. Gelecek dönem baktığımızda özellikle bu iklim değişiklikleri, küresel ısınma ister istemez Türkiye'yi de çok fazla etkileyecek. 20-50 yıl ileriye baktığımızda kuraklık çok daha önemli bir risk haline gelecek ülkemizde. Yağış ve taşkınlar, yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri gibi birçok risk beraberinde gelecek. İndirekt hasarlarda ise mahsuller yeterli verime ulaşamayacak. Önümüzdeki dönemde iklim değişiklikleri ve hava koşullarına bağlı birtakım riskler artacak. Gelecekte iklim değişikliğine bağlı direkt veya indirekt hasarlar çok daha fazla konuşacağımız konu başlığı olacak" diye konuştu.Görüntü Dökümü: ----------------------Toplu görüntüHaluk Dincer'in konuşmasıUğur Gülen'in konuşması372 MB /// 03.19"(Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, ================================================