08 Kasım 2017, 14:17

Erdoğan, İstanbul'daki Betonlaşmayı Eleştirdi: Yeşillik Arıyorsanız Mezarlıklarda Bulursunuz

Beştepe'deki Şehircilik Şurası'nda konuşan Erdoğan, İstanbul'daki betonlaşmayı "Yeşillik arıyorsanız mezarlıklarda bulursunuz. Maalesef, bu sıkıntıları yaşıyoruz." sözleriyle eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Kürsüye elindeki cami maketiyle çıkan Erdoğan, "Yeşillik arıyorsanız mezarlıkların olduğu yerde bulursunuz. İstanbul'da da selviyi bulacaksan Karacaahmet Mezarlığı'nda bulursunuz. Yeşillik arıyorsanız mezarlıklarda bulursunuz, bunun dışında maalesef, bu tür sıkıntıları yaşıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları:

"Şehircilik Şurası Genel Kurulu'nun şehirlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 27 Ocak'ta yine bu salodan şura çalışmalarının açılışını yapmış, alınacak kararların geleceğimiz için de çok önemli olduğunun altını çizmiştim.

"EMEKLERİN BOŞA GİTMEYECEĞİNE İNANIYORUM"

Ortaya bugün ve yarın üzerinde nihai tartışmaların yapılacağı birbirinden kıymetli raporlar çıktı. Teklifleri, tespitleri ve tenkitleri ile çalışmalara katkı veren tüm hocalarımıza, sektör temsilcilerine, bürokratlarımıza teşekkür ediyorum.

İnşallah emeklerinin boşa gitmeyeceğine, bu çalışmaların geleceğin şehirlerinin inşasında adeta bir pusula vazifesi göreceğine inanıyorum.

"AYLAR SÜRECEK YOLCULUKLAR BİRKAÇ SAAT İÇİN GERÇEKLEŞTİRİLİYOR"

Hayatın hızla aktığı, sınırların anlamının değiştiği böyle bir dönemde yaşıyoruz. Bu yeni dönem, ulaşımdan iletişime pek çok farklı alanda bize büyük imkanlar sunuyor. Daha önce aylar sürecek yolculukları birkaç saat içinde artık gerçekleştirebiliyoruz.

"İNSAN HEVESLERİNİN BU DERECE KUTSANDIĞI BAŞKA DÖNEM YOK"

Modern dönemle birlikte gelişmeye başlayan makina, çelik teknolojisi tahayyül edilemeyecek bir güç veriyor. Diğer varlıklara ve canlılara saygı anlayışı, paylaşma kültürü yerini tahakküme bıraktı. Bu güç adeta bir güç zehirlenmesine dönüştü. Beraberinde de yabancılaşmayı getirdi. Böyle olunca da insan sadece kendine değil, ailesinden çevresine, içinde yaşadığı toplumdan dünyadaki diğer varlıklara kadar her şeye yabancılaştı.

Tüm varlıklar yaradılışta sınırsız güç mücadelesinde kontrol altına alınması gereken rakiplerdir. İnsanın heveslerinin bu derece kutsandığı bir başka dönem bu derece vaki değildir.

"ZİHİNSEL YOZLAŞMANIN MENFİ ETKİSİNİ EN ÇOK ÇARPIK ŞEHİRLEŞMEDE GÖRÜYORUZ"

Zihinsel yozlaşmanın menfi etkisini en çok çarpık şehirleşmede görüyoruz. Belediye başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak da önümde bir tespit var. İstanbul'un şehirleşme tarihi ile alakalı, 4. yüzyıl ve 6. yüzyılda İtalyan mimarın İstanbul'a bakışını görüyorum. Kaçak yapılaşma ve gecekondu gibi noktasal bazı durumları görüyorsunuz. Süre geçtikçe, 94'te belediye başkanı olduğumda, göreve geldiğimde ne yazık ki, İstanbul'daki gecekondu sayısı 640 bindi. İstanbul'un nüfusu da o zaman 8 milyondu. Görevi bıraktığımda gecekondu sayısı 110 bine düşmüş, bunların içinde kaçak yapılaşma da ayrıca var. O günden bugüne ne yazık ki gerek gecekondulaşma ve gerek kaçak yapılaşma devam ediyor. Az önce şehrin mimaride ruhunu okumanın, gönülle ilişkili olduğunu okuduk.

"YEŞİLLİK ARIYORSANIZ MEZARLIKLARDA BULURSUNUZ"

İnsan bir yere yerleşeceği zaman, önce mescidini yapar, yanına hamamını kondurur sonra da mezarını seçerdi. Böylece toprak imana gelirdi" diyor. Yeşillik arıyorsanız mezarlıkların olduğu yerde bulursunuz. İstanbul'da da selviyi bulacaksan Karacaahmet Mezarlığı'nda bulursunuz. Onun dışında bulamazsınız. Bizim kültürümüzde şehirler böyle kurulur.

Yeşillik arıyorsanız mezarlıklarda bulursunuz, bunun dışında maalesef, bu tür sıkıntıları yaşıyoruz. Şehir kurmak için gönül bağı gerekir. İnsanın var oluş gayesini unutarak yer yüzünde mutlak hakimiyeti hedefleyen mevcut paradigma var. Bugünkü şehirlerimiz maalesef bireysel hırsları merkeze alan bir bakış açısıyla inşaa ediliyor. Bu sebeple günümüz şehirleri insana huzur vermiyor. Orada ruh yok, huzur yok, bu huzuru yeniden bulmak için biz yöneticiler başta olmak üzere belediyelere çok ciddi işler düşüyor. İnşallah hazırlanacak projelerde ve planlarda bunlar ihmal edilmezse inanıyorum ki şehirlerimiz çok daha farklı olacaktır."