01 Kasım 2018, 11:32

Nöbetçi Kütüphane Okurların Katkısıyla Büyüyor

Adana'da evini kütüphane olarak okuyuculara açtıktan sonra daha çok kişinin kitaplara ulaşabilmesi için gece geç saatlere kadar ve tatil günlerinde de açık olan "nöbetçi kütüphane" açan Cemil Sobacı, ilginin artması üzerine 2 olan şube sayısını okurların da desteğiyle 3'e yükseltmeyi hedefliyor.

YUSUF KOYUN - Adana'da evini kütüphane olarak okuyuculara açtıktan sonra daha çok kişinin kitaplara ulaşabilmesi için gece geç saatlere kadar ve tatil günlerinde de açık olan "nöbetçi kütüphane" açan Cemil Sobacı, ilginin artması üzerine 2 olan şube sayısını okurların da desteğiyle 3'e yükseltmeyi hedefliyor.İnsanlarla etkileşimde olabileceği ve akşamları da hizmet veren kütüphane kurma kararı alan Sobacı, 2014 yılında evini bu amaçla kütüphane olarak okuyuculara açarak, hayalini uygulama fırsatı buldu.İlginin artması üzerine Cemil Sobacı, "nöbetçi kütüphane" adını verdiği projesini ilk olarak Çukurova Üniversitesinin de desteğiyle 2014'ün sonunda üniversite yerleşkesindeki küçük bir mekanda hayata geçirdi.Sobacı, nöbetçi kütüphaneye ilginin her geçen gün artmasıyla kütüphaneyi 2015 yılında kent merkezindeki Mahfezsığmaz Mahallesi'nde kiralanan mekana taşıdı.Artan talebi karşılayabilmek için 2016 yılında Yenibaraj Mahallesi'nde yeni bir kütüphaneyi daha okurlarla buluşturan Cemil Sobacı, tek odalı olan "okur yuvası" adıyla anılacak, ziyaretçilerin kitap okuyup ders çalışabilecekleri farklı konseptteki 3'üncü kütüphaneyi de Kurtuluş Mahallesi'nde faaliyete geçirmek için kolları sıvadı.Sobacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tek odalı kütüphanenin de yakın zamanda faaliyete geçeceğini belirtti.Her yaştan okurun ziyaretine açık olan bu kütüphanelerden düzenli olarak yararlananların aylık abone olduğunu aktaran Cemil Sobacı, ödünç kitap almak isteyenlere ise yıllık belirli bir ücret karşılığında bu imkanı sunduklarını ifade etti.Kütüphanelerinin sabah saat 10.00'da açılıp, gece saat 02.00'de kapandığını aktaran Sobacı, şöyle devam etti: "Bu kütüphaneleri temelde, akşam gidip ders çalışıp kitap okunan bir yere olan ihtiyaçtan ziyade, dostça, arkadaşça, keyifle ve daha inovatif şeyler yapabilecek bir zemine taşımaya çalıştım. Biz, 'Şehirdeki diğer kütüphaneler kapalıyken açık olan kütüphane' sloganıyla kendimizi duyurmuştuk. Burasının çok talep görmesinin sebebi, izin günlerinde, resmi tatil ve bayramlarda da açık olmasındandır. İnsanlar o günlerde de kütüphaneye gidip vakit geçirmek istiyorlar."Ziyaretçilerin katkısıyla gelişiyorCemil Sobacı, genelde kütüphanelerde çay ve kahve tüketilmediğini ancak okurlarının yeme-içme konusunda rahatsızlık vermeyeceğini düşünüp, onlara sorumluluk vererek bu konuyu esnettiklerini belirtti.Ziyaretçilerden elde edilen gelirin yine kütüphanelerin giderlerinin karşılanması için kullanıldığını vurgulayan Sobacı, şunları söyledi: "Buralar okurların katkısıyla dönüyor ve arkasında başka bir sermaye yok. Kar amacı gütmeyen bir yapıda burası. O paralarla borçlar ödeniyor. Eğer para artarsa, yeni bir kütüphanenin kurulumuna veya başka sosyal girişimin desteklenmesine ayrılıyor. Bu kütüphaneler kendi kendini besleyen ve büyüten bir yapıya doğru dönüşüyor."Projenin uygulanabilirliğini gösterdiği için kendisini şanslı hissettiğini vurgulayan Cemil Sobacı, projenin kamu tarafından sürdürülebilir ve geliştirebilir hale getirilmesini istediğini dile getirdi."Burada kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz"Ziyaretçilerinden Beyza Efe de kütüphanenin kitap okuyup, ders çalışmak için iyi bir ortam olduğunu ve ziyaretçilerine gerekli imkanı sunduğunu belirtti.Efe, okurların birbirlerinin hakkına saygı gösterdiğini kaydederek, "Burada kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. Uykum geldiğinde buradaki koltukta uyuyabiliyorum. Buraya ilkokula giden öğrenciler de gelebiliyor. Burası onların kendilerini geliştirebilmesi ve öz güven kazanımı için uygun bir ortam." dedi.Ziyaretçilerden Ergin Paksoy ise kütüphanenin ders çalışmanın yanı sıra sosyalleşme açısından da büyük katkı sunduğunu bildirdi.Paksoy, arkadaşlarıyla birlikte kütüphanede sohbet edip ders çalışabildiklerini kaydederek, "Benim fazla ders çalışma alışkanlığım yok. Arkadaşlar olarak bir araya geldiğinizde ders çalışma konusunda birbirinizi motive ediyorsunuz, anlamadığınız kısımları aynı ortamdaki arkadaşınıza sorabiliyorsunuz. Böyle olunca hem sıkılmıyorsunuz hem de ders anlamında eksiklerinizi gideriyorsunuz. Burası bir ev ortamına sahip ve herkes bir aile gibi. Sıkıldığınız zaman dinlenebileceğiniz bir alanı da var. Gece geç vakte kadar açık olması da büyük avantaj. Tüm gününüzü sıkılmadan geçirebiliyorsunuz." diye konuştu.