09 Kasım 2017, 18:37

Rezidanstaki Cinayet Davası

Başakşehir'de bir rezidansta Yavuz Anuk'un dövülerek öldürülmesine ilişkin, 1'i tutuklu 6 kişinin yargılanmasına başlandı.

Başakşehir'de bir rezidansta Yavuz Anuk'un dövülerek öldürülmesine ilişkin, 1'i tutuklu 6 kişinin yargılanmasına başlandı. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuksuz sanık Kenan Özdemir, müştekiler ve avukatlar hazır bulundu. Tutuklu sanık Evren Gürsoy ile tutuksuz sanık Yavuz Değirmenci de duruşmaya SEGBİS sistemiyle katıldı.Duruşmada savunma yapan sanık Gürsoy, gemilerde makinist olarak görev yaptığını, olaydan 20 gün önce Türkiye'ye geldiğini, olaydan 2-3 gün önce de olayın yaşandığı evde kalmaya başladığını anlattı.Gürsoy, olay günü alkol aldıkları için arkadaşlarının kendisini eve bıraktığını ve arkadaşlarının içki alıp geleceklerini söylediğini dile getirdi.Yaklaşık 15 dakika sonra kapının çaldığını belirten Gürsoy, "Kapıyı açıp, içeri döndüm. Birisi bana 'şişt baksana bana' dedi. Tanımadığım, daha önce görmediğim bir şahıstı. Bu şahsın maktul olduğunu sonradan öğrendim. Şahıs içeri girdi, ben de Receplerin arkadaşı zannettim. İçeri bakıp, 'kim var?' diye sordu, 'yeni gelen sen misin?' diyerek, küfredip kasıklarıma vurdu. Bunun üzerine benim nefesim kesildi, yere çöktüm. Maktul bana küfür edip, kemerle vurdu. Ayağa kalkıp, beline sarıldım, ittirdim, birlikte yere düştük. Maktul sürekli küfür ediyordu, 'sen kimsin?' diye sordum, cevap vermedi." diye konuştu.Bağırarak apartman boşluğuna kaçtığını, yardım istediğini ancak yardımın gelmediğini savunan sanık Gürsoy, kemerle maktule vurduğunu, eve kaçtığını, yere düşen maktulün başı ile yüzünde yaralar gördüğünü, balkona çıkıp nefes aldığını, bir süre sonra alkolün etkisiyle yatakta sızdığını iddia etti.Sanık Gürsoy, dış kapının önünde sesler duyarak kapıya baktığında polisin geldiğini belirterek, maktulü daha önceden tanımadığını ileri sürdü. Gürsoy, hayatının mahvolduğunu ve çok pişman olduğunu ifade etti.SEGBİS ile savunması alınan tutuksuz sanık Yavuz Değirmenci de savunmasında, arkadaşları Evren ve Recep'i eve bıraktıktan sonra siteden çıktığını, olayla hiçbir alakasının olmadığını, can güvenliği bulunmadığı için duruşmaya gelmediğini belirtti.Sanık Kenan Özdemir ise asansörden inince yerde maktulü gördüklerini, diğer sanıklara maktulü tanıyıp, tanımadıklarını sorduğunu, onların da bu kişiyi tanımadığını söylediklerini anlatarak, "(Polisi, ambulansı arayın) dedim, 'ben sabıkalı olduğum için burada duramam' dedim, yanlarından ayrıldım. Maktulü tanımazdım." ifadelerini kullandı."İnternetten mesaj attı"Duruşmada ifade veren müşteki Bacı Anuk da ölen kişinin ağabeyi olduğunu, 4 aydır aynı dairede kaldıklarını ve ağabeyine karşı herhangi bir tehdit duymadığını aktardı.Sanıklardan Kemal Yurttürk, Recep Yılmaz, Özkan Türker ve Yavuz Değirmenci'yi, apartmana girip çıkarken gördüğünü belirten Anuk, Değirmenci'nin kendisine hoşlandığına dair mesajlar attığını savundu. Anuk, Değirmenci'ye olumsuz cevap verdiğini ifade ederek, bu konuyla ilgili bir sorunun çıkmadığını dile getirdi.Anuk, sanıkların gerçekleri sakladığını düşündüğünü ve sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.Müşteki Refiya Anuk da maktulün oğlu olduğunu söyleyerek, oğlunun kavgacı ve alkol alan biri olmadığını ifade etti. Olayın planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü aktaran Anuk, sanıkların cezalandırılmasını istedi.Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Evren Gürsoy'un bu halinin devamına hükmederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Bacı Anuk'un, 28 Ocak'ta rezidanstaki daireye çıktığında kardeşi Yavuz Anuk'u ölü olarak bulduğu kaydedildi.?Anuk'un karşı dairesinde şüpheli Recep Yılmaz'ın kaldığı, Yılmaz'ın diğer şüpheli Özkan Türker'in yanında çalıştığı ve dairenin Özkan Türker adına kiralandığı belirtilen iddianamede, şüpheli Yavuz Değirmenci'nin de olay tarihi itibarıyla yaklaşık 1 aydır geçici olarak bu dairede Recep Yılmaz ile kaldığı anlatıldı. İddianamede, şüpheliler Kenan Özdemir ile Kemal Yurttürk'ün de Özkan Türker ile arkadaş olduğu ve bu vesileyle dairede vakit geçirdikleri kaydedildi.?Olay günü şüphelilerin birlikte alkol aldıkları, tartışma yaşadıkları ve siteye gittikleri anlatılan iddianamede, bir süre sonra şüpheliler Özkan Türker, Kemal Yurttürk, Recep Yılmaz, Kenan Özdemir ve Yavuz Değirmenci'nin siteden çıktığı, sonrasında Yavuz Değirmenci'nin şüpheli Yılmaz'a ait ceketi almak için siteye gittiği ancak koridordaki görevlilerin izin vermediği, kolluk görevlilerinin olay yerine geldiği vurgulandı.İddianamede, Yavuz Anuk'un karşı dairesinde bulunan ve alkollü olduğu tespit edilen şüpheli Evren Gürsoy'un kapıyı açarak, "Bu kim? Ne olmuş burada?" şeklinde sorular sorduğu, Gürsoy'un gözaltına alındığı, dairesinin salon ve banyo kısmının dağınık olduğunu, salonda bulunan koltuk kenarında kanlı pantolon, kanlı ayakkabı izleri, balkon korkulukları yüzeyinde kan lekeleri ile banyoda lavabo üzerinde kanlı atlet bulduğu, Gürsoy'un sağ işaret parmağındaki tırnak arasında maktule ait DNA profilinin tespit edildiği anlatıldı.Yapılan soruşturmada, kan izlerinin Yavuz Anuk'a ait olduğunun belirlendiği ifade edilen iddianamede, Anuk'un ayak uçlarına yaklaşık bir metre mesafede pantolon kemer tokası bulunduğu, kemerin ise şüphelilerin dairesinde ele geçirildiği belirtildi.?Şüphelilerin savunmasında, suçlamaları reddettiğine yer verilen iddianamede, öldürülen Anuk ile şüpheliler arasında herhangi bir husumet veya tanışıklığın tespit edilemediği, şüpheliler Kemal Yurttürk, Kenan Özdemir, Özkan Türker, Recep Yılmaz ve Yavuz Değirmenci'nin olay yerinden kaçtıkları, maktulün öldürülüş biçimi dikkate alındığında maktulün tek kişi tarafından darbedilerek ve kemerle birden fazla şüpheli tarafından iştirak halinde öldürüldüğü kanaatine varıldığı değerlendirilmesinde bulunuldu.İddianamede, tutuklu Evren Gürsoy, tutuksuz şüpheliler Kemal Yurttürk, Kenan Özdemir, Özkan Türker, Recep Yılmaz ve Yavuz Değirmenci'nin "kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.