13 Nisan 2018, 01:02

Trump'ın Yeni Bakanı Pompeo: Başkan, İzin Almadan Suriye'ye Saldırabilir

ABD Başkanı Trump'ın Dışişleri Bakanı adayı Pompeo, Trump'ın kongre izni almadan Suriye'ye saldıracak yetkiye sahip olduğunu söyledi.

Eski Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın görevden alınması sonrası yerine aday olarak gösterilen eski Merkezi İstihbarat Dairesi (CIA) Başkanı Pompeo, Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde soruları cevapladı. Pompeo, Suriye'de hedefin "bir gün (Beşşar) Esad sonrası dönemin oluşması" olduğunu kaydetti.

OTURUM ÖNCESİ PROTESTO

Senatörler, Rusya, İran, Suriye, Kuzey Kore ve ABD'deki Müslümanlar hakkında Pompeo'ya sorular yönelterek bu konulardaki görüşlerini kayıtlara aldı. Pompeo konuşmasına başlamadan önce ise oturumun yapıldığı oda içerisinde küçük bir grup Pompeo'yu protesto etti. Protestocular güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkartıldı.

"SURİYE'DE HEDEF ESAD SONRASI DÖNEMİN OLUŞMASI"

Suriye konusunda son gelişmelere ilişkin yorum yapmaktan kaçınan Pompeo, Suriye'de hedefin "Esad sonrası dönemin oluşması" olduğunu belirtti.

Pompeo, "Diğer amaç ise daha istikrarlı, şiddeti sona erdirebileceğimiz bir diplomatik sonuca ulaşmak gerekiyor. Bu sayede Suriye'de halk kendi kendini yönetebilir." dedi.

"BAŞKANIN SURİYE'Yİ VURMA KARARINI KENDİSİNİN ALMA HAKKI VAR"

Suriye'yi "başarısız devlet" ifadesiyle tanımlayan Pompeo, Suriye'nin insan hakları, bölgesel istikrar ve ABD'nin ulusal güvenliği anlamında tehdit olduğuna dikkat çekti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'yi vurma kararı alması durumunda Kongre'nin onayını alıp almaması gerektiği yönündeki bir soru üzerine ise Pompeo, başkanın Suriye'yi vurma kararını kendisinin alma hakkı olduğunu söyledi.

"RUSYA'NIN AGRESİF TAVIRLARININ SEBEBİ YUMUŞAK POLİTİKALAR"

Pompeo, Senato'daki açılış konuşmasında ise Rusya hakkında değerlendirmeler yaptı. Rusya'nın agresif tavırlarının sebebinin bugüne kadar Rusya'ya karşı izlenen "yumuşak politikalar" olduğunu belirten Pompeo, "Artık bu bitti. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in verdiği hasara dair yönetimimizin uzun bir listesi var. Hali hazırda zaten güçlü olan ordumuzu yeniden yapılandırıp nükleer caydırıcılığımızı arttıracağız." ifadesini kullandı.

Pompeo ayrıca bir soru üzerine Rusya'ya karşı ABD'nin "sert politikalarına" örnek olarak terör örgütü DEAŞ'a karşı koalisyon güçlerinin Şubat ayında Suriye'nin Deyrizor kentinde düzenlediği hava saldırısı hakkında konuştu.

Pompeo, "Birhafta önce Ruslar kendi ölçekleriyle karşılaştı. Birkaç yüz Rus öldü." dedi.

"KUZEY KORE KONUSUNDA BAŞKAN'I DESTEKLİYORUM"

Kuzey Kore konusunda ise Pompeo, eski Bakan Rex Tillerson'a göre Başkan Trump'a daha yakın olduğunu gösterdi.

Başkan Trump'ın Kuzey Kore hakkında yaptığı açıklamaları desteklediğini kaydeden Pompeo, şunları kaydetti:

"Başkan tavrını çok açık bir şekilde belirtti, ve ben onu destekliyorum. Nükleer silah güçleri kapasitelerinin bir gün Amerika Birleşik Devletleri'ni vuracağı günü göreceğimiz günler gelebilir. Başkan bunun önüne geçmek için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve bunun önüne geçmek için diplomatik araçların ve Amerika'nın dış politika gücünün yetersiz olduğunu açık bir şekilde söyledi."

Pompeo ayrıca, Kuzey Kore'ye karşı diplomasinin ötesinde tavır alması gerekebileceğini söyledi.

"İRAN'LA YAPILAN ANLAŞMAYI DÜZELTMEK İSTİYORUM"

Pompeo İran'ın "tehlikeli tavırlarına" karşılık ise çok az bir bedel ödediğini söyledi. İran'a karşı "uzun vade" planlar yapılması gerektiğini belirten Pompeo, Tahran'la yapılan nükleer anlaşmanın ise "düzeltilmesi" gerektiğini söyledi.

Pompeo, "İran'la yapılan nükleer anlaşmayı düzeltmek istiyorum. Eğer düzeltemezsek, Başkan'a yeni bir anlaşma yapmayı önereceğim." ifadesini kullandı.

İran'la yapılan anlaşmanın İran'a karşı farklı konularda alınacak tavırların önüne geçtiğini belirten Pompeo, "İran'la olan nükleer dosyamız İran'nın siber saldırılarına, ya da Suudi Arabistan'a saldırması için Husilere füze vermesi gibi konulara müdahale etmemize neden olmamalı." diye konuştu.

Pompeo konuşmasına şöyle devam etti:

"İran'ın Suriye, Irak ve Lübnan'daki aktiviteleri İsrail'in varlığını ve Hizbullahın küresel tehlikesi bizim kendi ülkemizi tehdit ediyor. İran elinde bulundurduğu Amerikalı rehineleri anlaşmanın hatırına serbest bıraktı ve daha sonra yenilerini tuttu. Bunların serbest bırakılması için her gün çalışacağım."

MÜSLÜMANLAR HAKKINDAKİ YORUMLARI

Pompeo'nın Senato'da en fazla muhatap olduğu sorulardan birisi ise Müslümanlara karşı daha önce yaptığı açıklamalar oldu.

Pompeo, kendisinin daha önceki görevlerinde de çok sayıda farklı inanç ve görüşten insanlarla çalıştığını, kimseye ayrımcılık yapmadığını ileri sürdü.

ABD Kongresindeki Müslüman temsilciler Keith Ellison ve Andre Carson ise yazılı bir açıklama yaparak Pompeo'nun çok sayıda "İslam karşıtı" ve "ayrımcılık" içeren açıklamaları olduğunu" ve Senato Dış İlişkiler Komitesinin Pompeo'nun Dışişleri Bakanlığına engel olması gerektiğini belirtti.

Müslüman temsilciler, yayınladıkları yazılı açıklamada, "Pompeo Müslüman ülkelerle ve liderleriyle özellikle çekişmeli bölgelerde görüşmeler yapacak. Bizim daha güvenilir bir dışişleri bakanına ihtiyacımız var, geçmişinde Müslüman karşıtlığı ve ayrımcılık olan birine değil." ifadelerine yer verdi.