Ankara: CHP Grup Toplantısı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Fransa'da, "Ermeni Soykırımı Yoktur" Demeyi Suç Sayan Yasa Teklifini, Ermeni Soykırımının Doğru Olmadığını Birileri Söylemeye Kalkacak, Kanıtlayacak Korkusuyla Parlamentodan Geçirilmeye Çalışıldığını Söyleyerek, Bu Telaş ve Korkunun Şimdi Fransa'yı Çok Acıklı Bir Manzaranın İçine Çektiğini Söyledi.

10.10.2006 16:09 | Son Güncelleme: 10.10.2006 16:09Ankara: CHP Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Fransa'da, "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi suç sayan yasa teklifini, Ermeni soykırımının doğru olmadığını birileri söylemeye kalkacak, kanıtlayacak korkusuyla parlamentodan geçirilmeye çalışıldığını söyleyerek, bu telaş ve korkunun şimdi Fransa'yı çok acıklı bir manzaranın içine çektiğini söyledi.

Baykal, bir düşünce söylemeyi, bir düşünceyi iddia etmeyi suç haline getiren bir anlayışın akılla, mantıkla, özgürlükle, insan haklarıyla, demokrasiyle ve medeniyetle bağdaşır bir yanı olmadığını ifade ederek, "Rosseu'nun, Mentesqueu'nun, Walter'in çocuklarının bu hale düştüğünü görmek gerçekten bizim yüreğimizi dağlıyor" dedi.

CHP Grubu bugün TBMM'de toplandı. Kuzey Kore'nin gerçekleştirdiği nükleer silah denemesine işaret eden Baykal, "Korkarım bir süre sonra İran da bir nükleer güç olarak ortaya çıkacaktır, bu durum Ortadoğu'da dengeleri etkileyecektir. Bu durumu, dünyanın daha güvensiz, tehlikeli hale geldiği bir yeni dönemin başlangıcı olarak üzüntüyle tespit ediyorum" dedi.

Konuşmasında hükümetin politikalarını da eleştiren Baykal, son 6 yıllık dönemde Türkiye'nin 803 milyar dolar borç ana para ve faiz ödemesi yaptığını söyledi. Bu ödemeye rağmen o zaman 148 milyar dolar olan borcun 356 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Baykal, "Bu tablo sürdürülebilir bir tablo değildir, bu adil, kabul edilebilir bir tablo değildir. Bu, vahim bir manzaradır. Bunun altında tabi Türkiye'nin yanlış bir ekonomi politikası izliyor olması yatıyor" diye konuştu.

Baykal, son zamanlarda Türkiye'nin bir takım saldırılara maruz kaldığını dile getirirken, "Bir bakıyorsunuz Ermeni soykırımı, bir bakıyorsunuz PKK'ya af, Kıbrıs'ta Maraş'ı verin, kiliselerin vakıflarını daha güçlü hale getirin talepleri" dedi.

FRANSA'YA TEPKİ

Sözde Ermeni soykırımı meselesi konusunda 2 yıl önce hükümeti özel olarak uyardıklarını ifade eden Baykal, "Yurt dışından bu alanda çalışmış bir bilim adamını Jasmin Mccartney'i çağırdık. Biz bu konunun irdelenmesini istiyoruz. Türkiye'nin Ermenistan'la ortak bir komisyon kurması önerisini getirdik. Ama girişimlerimiz gerekli ilgiyi görmedi. Bundan kaygı duydular. Belli aradan sonra konu kaba şekilde gündeme getirilmeye başlandı. Yıllarca önce Fransa'da Ermeni Soykırım Anıtı dikildi. Bernay Levis gibi bir Ortadoğu uzmanı 'Ermeni soykırımı olmamıştır' dedi. Fransa'da mahkum edildi. Telaş var. Ermeni soykırımının doğru olmadığını birileri söylemeye kalkacaklar telaşı var. Ermenistan'a gelin bakalım diyoruz, konuşmayız diyorlar. Ben belgelerimi koyuyorum, senin iddialarının, sözde dayanaklarının hiçbirisi geçerli değildir. Bunun insan hakları ve medeniyetle bağdaşır yanı yoktur. Walter'in, Montesque'nin, Rosseu'nun çocuklarının bu hale düştüğünü görmek bizim yüreklerimizi dağlıyor. Bunun altında bir telaş yatıyor. Bu da gerçeğin ortaya çıkmasıdır" değerlendirmesini yaptı.

Baykal, bu olayın TCK'nın 301. maddesiyle ilişkilendirildiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

"301'i bizim niye kaldırmamızı istiyor, fikir özgürlüğüne saygısı olduğu için. Fikir özgürlüğüne saygısı varsa 301'i bıraksın, kendi ülkesindeki yasayı kaldırsın. Türkiye'de 301 ile ilgili bir loca var. Fransa yasa teklifini verince bu loca boşlukta kaldı. Bunu görünce ezberi bozuldu. Türklüğe hakaret etmek birilerinin düşünce özgürlüğünü kısıtlıyormuş. Bu madde İtalya'da İspanya'da, pek çok Avrupa ülkesinde var mı? Var. Bende cezalandıracağım. 'Ben cezalandıracağım sen cezalandıramayacaksın' diyor. Benim 301'imle uğraşacağına İtalya'nınki ile uğraş. Diyorlar ki; 301'i kaldırın ki rahat rahat Ermeni soykırımı var diyerek Türklüğe hakaret edelim".

Baykal, son dönemde uluslararası bir senaryonun yürürlüğe konduğunu, AB yetkililerinden Talabani'ye, ABD yetkililerine, Türkiye'deki PKK ile irtibatlı siyasi partinin sözcülerine kadar herkesin "PKK silah bıraksın" diye çağrı yaptığını anımsatarak, "Bir senaryo yürürlüğe konmuş durumda, bunun içinde pek çok uluslararası aktör var. Bu senaryonun merkezinde Başbakan Tayyip Erdoğan var. Bu senaryonun içinde, özünde Tayyip Erdoğan var. Ondan güç alarak bu götürülüyor. Şimdi bu senaryo yeni bir noktaya geldi. Kendi ifadeleriyle 'ateş kestik, silah bıraktık' diyorlar. 'Hadi siz de harekete geçin' diyorlar. Ne yapacağız? Bir şeyler yapın, mesela yavaş yavaş af çıkartın. Bunu yaparken 'silah elimin altında ateş etmeyi bıraktım' diyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar ortalık karışmasın diye çok fazla telaşın varsa onu veririm. Ama sende bunun karşılığını ver. Sen silahı bırakmayı bırak da, o İmralı'da çizilen haritayı bırak, Türk milletini bölme iki devlet haline getirme iddianı bırak. Onu bıraktın mı? Hayır onu bırakmadım. O noktaya getirecek aşamaların peşindeyim. Önce af. Sonra diyeceğim ki devletin resmi dili, eğitim dili Türkçe olmaktan çıksın. Ayrışmanın altyapısını, kültürel ortamını oluşturalım. AB bize bu hakkı vermiyor diyorlar. Merak etmeyin yakında verirler. Bu gidişle bu iktidarın bu yaklaşımıyla yakında verirler. Şimdi af projesine acaba muhalefetten birini katabilir miyiz arayışı içindeler. Katılan katılır ama CHP'yi hiçbir zaman bunun içine katamayacaksınız" şeklinde konuştu.


Kaynak: İHA

20.11.2019 13:26:54