17 Mart 2019, 16:43

Bahçeli: Çanakkale'de Yendiklerimiz, İzmir'e Kadar Kovaladıklarımız Tekrar Karşımızda

Bahçeli: Çanakkale

MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin tarihin hiçbir döneminde rahat bırakılmadığını belirterek, "Hiç kimse 'Beka sorunu yok' demesin, Yeni Zelanda'da bir cani tarafından sıkılan kurşunlar hepimize isabet etmiştir.

MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin tarihin hiçbir döneminde rahat bırakılmadığını belirterek, "Hiç kimse 'Beka sorunu yok' demesin, Yeni Zelanda'da bir cani tarafından sıkılan kurşunlar hepimize isabet etmiştir. Kanı dökülen sadece masum ve mazlum kardeşlerimiz değil, hepimiziz. Şimdi anlaşıldı mı beka niye önemli? Şimdi yerine oturdu mu 31 Mart seçimlerinin niçin beka seçimi olduğu? Çanakkale'de yendiklerimiz, İzmir'e kadar kovaladıklarımız tekrar karşımızdalar. Bu nedenle yegane güvence Cumhur İttifakı'dır. Tek çözüm Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Mahalli idareler yönetimleri de yeni hükümet sistemine uygun olmalıdır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği ilk ortak mitingde, İzmir Gündoğdu Meydanı'nda halka seslendi. Bahçeli, mitinge katılmaktan onur duyduğunu söyledi. Türkiye'nin tarihin hiçbir döneminde tehlike ve tehditlerden mahrum yaşayamadığını belirten Bahçeli, "31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri'ne iki haftalık bir süre kala Cumhur İttifakı'nın Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen İzmir Açık Hava Toplantısı'na katılmaktan onur duyuyorum. Şükürler olsun ki İzmir'deyiz, İzmirli kardeşlerimizle hasret gideriyoruz. Aziz İzmirliler, tarihin hiçbir döneminde rahat bırakılmadık. Tarihin hiçbir döneminde tehlike ve tehditlerden mahrum yaşayamadık. Devamlı üzerimize geldiler. Sürekli çevremizde dolaştılar" dedi.

"Su uyudu, düşman uyumadı. Yıllar yılları kovaladı, asırlar birbirine eklemlendi, ancak ne husumet bitti ne hain tükendi" ifadeleriyle konuşmasına devam eden Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

"Anadolu'yu fethedişimizin üzerinden 948 yıl geçti ama yankısı hala geçmedi, hesabı hala bitmedi. Bu hesap, Müslüman Türk milletiyle Haçlı emellerinin hesaplaşmasıdır. Bu hesap, mukaddesatımızın münkir, müşrik ve müptezel hedeflerle hesaplaşmasıdır. Bu hesap yüzünü Hakk'a dönenlerle, yolunu batıla çevirenlerin çetin hesaplaşmasıdır. Bu hesap İlay-ı Kelimetullah aşkıyla yanıp tutuşanların ihanet ve melanetle tutuşup kavrulmuşların ezeli ve ebedi hesaplaşmasıdır. Bu hesap 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal edenlerle, 9 Eylül 1922'de müstevlileri denize süpüren milliyetçi iradenin hala bitmemiş hesaplaşmasıdır. Bu hesabın bir tarafında Türk-İslam medeniyeti ve büyük Türk milleti vardır; diğer tarafında zalimler, hainler, emperyalistler ve maalesef içimize kadar sızmış yerli iş birlikçileri vardır ve bütün niyetleriyle karşımızdadır. Biz var olmak için tarihten feyzimizi aldık. Biz bekamız için ecdadımızdan gücümüzü aldık. Biz bağımsız yaşamak için şehidimizden şühedamızdan duamızı aldık."

'MİLLİ MÜCADELENİN DURUŞUYLA CUMHUR İTTİFAKI'NI KURDUK'

Bahçeli, Cumhur İttifakı'nda AK Parti ile milli beka için bir araya geldiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk ve İslam düşmanlarının yeni komplolarına, yeni saldırı ve imha girişimlerine karşı göğsümüzü siper ettik. Cumhur İttifakı, İzmir'in sinesinden çıkıp işgalcilere ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin'in gelecek umududur. Cumhur İttifakı, Konak Hükümet Meydanı'na al bayrağımızı gururla çeken Yüzbaşı Şerafettin'in özlemidir. Cumhur İttifakı, Kudüs'te, Mescid-i Aksa'nın kapısında on yıllar boyunca nöbet bekleyen Iğdırlı Hasan Onbaşı'nın engin feragati, büyük ferasetidir. Cumhur İttifakı tam bağımsızlık hamuru, fedakarlık numunesidir. Cumhur İttifakı, 104 yıl önce düşman gemilerini Çanakkale'nin derin sularına sırtındaki 215 okkalık mermiyle gömen Seyit Onbaşı'nın dileğidir. Cumhur İttifakı, cumhurla cumhuriyeti en üst ve müstesna düzeyde kucaklaştıran iradenin simgesidir. Cumhur İttifakı, Mete Han'dan Attila'ya, Bilge Kağan'dan Osman Gazi'ye, Fatih'ten Abdülhamid Han'a, Mustafa Kemal'den bugüne ve nice gelecek asırlara kadar çarpan yürek, devleşen cesaret, yükselen bayraktır. Niyetimiz halis, himaye edenimiz Allah, destekçimiz ise aziz Türk milleti, cumhurun bizzat kendisidir."

'ŞIMARANLARA İZMİR SIRTINI DÖNMELİ'

Konuşmasını İzmir Marşı'nın sözleriyle şöyle sürdüren Devlet Bahçeli, "Gündoğdu Meydanı'ndaki muazzam heyecan ve coşku sahibi kardeşlerim sayesinde İzmir'in dağlarında çiçekler açacak. Altın güneş orada sırmalar saçacak. Bozulmuş düşmanlar sel gibi kaçacak. İzmir'i hiç kimse çantada keklik görmesin. İzmir'i hiç kimse arka bahçesi zannetmesin. Güzel İzmir'de bir şey değişecek, bu surette her şey değişecektir. Şımaranlara, yolunu şaşıranlara, 12 Eylül zulmünün mirasçılarına İzmir sırtını dönmeli, daha müreffeh bir geleceğe, daha müşfik bir yönetime, daha iyisini ve daha fazlasını yapacak bir iradeye kucağını açmalıdır. Bu irade Cumhur İttifakı'dır. Cumhur İttifakı'nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı da tecrübe ve birikimiyle öne çıkan Sayın Nihat Zeybekci'dir. Büyükşehir Belediye Başkan Adayımızla birlikte, Cumhur İttifakı'nın bütün ilçe belediye başkan adaylarına başarılar diliyorum. Milliyetçi Hareket Partisi bütün gücüyle, bütün imkanlarıyla, bütün teşkilat mensuplarıyla Cumhur İttifakı'nın başarısı için çalışacak, inşallah birlikte başaracağız, inşallah İzmir ağırlıklarından kurtulacaktır" ifadelerini kullandı.

YENİ ZELANDA SALDIRISINI KINADI

Yeni Zelanda'da camiye saldıran teröristin silahında yazan 'Türk yiyici' yazısına dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:

"Yeni Zelanda'da geçtiğimiz cuma günü vuku bulan vahşet verici katliam, hiçbir Türk ve İslam düşmanında tarihi hezimetlerin unutulmadığını teyit etmiştir. Bir vandal, bir barbar, din kardeşlerimizin cuma namazı kıldıkları bir esnada iki camiyi hedef alıp kurşun yağmuruna tutmuş, sonuçta 49 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kanlı olayda pek çok kardeşimiz de yaralanmıştır. Bir kez daha hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyor, yaralılara şifalar temenni ediyorum. Bu şerefsiz teröristin katliam silahının üzerinde, dikkat buyurunuz, 'Türk yiyici' ifadesi gözlerden kaçmamıştır. Ayrıca 2'nci Viyana Kuşatması'na atıf yapılmış, Kosova'da 1'inci Murat'ı şehit eden caninin yanı sıra bazı Türk ve İslam düşmanlarının isimlerine yer verilmiştir. Haçlı seferleri sırasında kullanılan 'Tanrı bunu istedi' sözü bir kez daha gündeme getirilmiştir. Karşımızda bir manyaktan, bir sapıktan, bir teröristten daha ötesi, daha fazlası vardır. Şahsi sosyal medya hesabından 70 sayfalık kirli bir manifesto yayımlayan bu Haçlı kalıntısı Türk milletine tehdit dolu mesajlar yazmıştır. Boğaz'ın batı yakasında bir yerde yaşamayı deneyip Avrupa'ya gidersek bizi öldüreceklermiş. İstanbul'a 'Konstantinopolis' diyen bu alçak, tüm cami ve minareleri yıkacaklarını, Ayasofya'nın minarelerinden kurtulacağını, İstanbul'un bir Hristiyan kenti olacağını şerefsizce iddia etmiş. Ey Haçlılar, biz buradayız, hadi gelin de görelim. Ey Haçlılar bekliyoruz sizi, hadi gelin de kanınızda boğulun."

'BEKA SORUNUNA İNANMAYAN ÇULSUZLAR'

"Beka sorununa inanmayan çulsuzlar, beka sorununu görmeyen çapulcular nasılsınız, iyi misiniz?" diye sözlerini sürdüren Devlet Bahçeli, şöyle dedi:

"Türk ve İslam düşmanlarının emellerini hala fark edemediniz mi? Beka düzeyindeki tehlikeleri ve kaynağı yüzlerce yol geriye giden husumetleri hala idrak ve ifade etmeyecek misiniz? Hiç kimse beka sorunu yok demesin, Yeni Zelanda'da bir cani tarafından sıkılan kurşunlar hepimize isabet etmiştir. Kanı dökülen sadece masum ve mazlum kardeşlerimiz değil, hepimiziz. Şimdi anlaşıldı mı beka niye önemli? Şimdi yerine oturdu mu 31 Mart seçimlerinin niçin beka seçimi olduğu? Biliniz ki, yedi düvel iş birlikçileriyle düşmemizi bekliyor. Biliniz ki, zillet İzmir'i her gün zehirliyor. Çanakkale'de yendiklerimiz, İzmir'e kadar kovaladıklarımız tekrar karşımızdalar. Bu nedenle yegane güvence Cumhur İttifakı'dır. Tek çözüm Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Mahalli idareler yönetimleri de yeni hükümet sistemine uygun olmalıdır. Bir olursak, Çanakkale'de olduğu gibi, bu milleti geçemezler. El ele verirsek, güç birliği içinde olursak Türkiye'yi yenemezler. Cumhur İttifakı'nda kucaklaşırsak Cumhuriyeti asla yıkamazlar."

'ÇANAKKALE'Yİ YORUMLAMAK İÇİN BUGÜNE BAKMAK GEREKMEKTE'

Bahçeli, Çanakkale Savaşı'nı örnek vererek, milletin bekasının tehdit altında olduğunu belirtti. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Ülkemizin geleceğinin, milletimizin bekasının çok yüksek risk ve tehditlerle karşı karşıya kaldığı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Türkiye'miz, tıpkı Çanakkale Savaşları'nda olduğu gibi, derin ve sinsi bir kuşatma ve manevi bir abluka ile karşı karşıyadır. Çanakkale'de tarih yazarak düşmanlara geçit vermeyen, Milli Mücadele'de yüksek irade göstererek ihanete fırsat tanımayan kutlu ceddimiz gibi bugün de Cumhur İttifakı halinde benzer tehditlerle mücadele ediyoruz. Ancak bu kez maruz kaldığımız yüksek tehdit ve ileri tehlikeler daha sinsi, daha kapsamlı, daha zorludur. Çünkü kökü dışarıda, ucu ve uzantıları içeridedir. Bu nedenle bugünkü tehdit ve tehlikeleri iyi analiz edebilmenin en önemli yolu tarihten ders çıkarmak, yaşanması muhtemel gelişmeleri tahmin ederek tedbir almaktır. Türk tarihi, tekerrür eden bir vakıalar zinciridir. Karşılaşılan yer ve zaman, çatışan unsur ve düşmanlar değişse bile emeller aynı, yöntemler benzer, iş birlikçiler tanıdıktır. Cumhur İttifakı olarak, bir tarihi gerçeği vurgulamaktan öte, gelecek nesilleri teyakkuz halinde bulunmaları için samimiyetle uyarıyoruz. Bin yıldır yaşadığımız Anadolu coğrafyası üzerindeki doğal ve stratejik tehditleri bilmek, bu topraklarda binlerce yıl daha var olabilmenin sırrını da yakalamış olmak demektir. Tarihi bilmeden bugünü anlamaya ve gelecek üzerinde isabetle düşünmeye imkan yoktur. Bugünü anlamak için Çanakkale'ye, Çanakkale'yi yorumlamak için bugüne bakmak gerekmektedir."

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANDI

Yarın Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü olduğunu hatırlatan diyen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle devam etti:

"Çanakkale Zaferi; Türk milletini, yurt edindiği Anadolu'dan atmak ve yok etmek üzere yola çıkmış zalimlerin hüsran ve kesin bir yenilgi ile defedilmesinin adıdır. Türklerin son direnme noktasıdır Çanakkale. Çanakkale, dönemin küresel güçlerinin, milletimizi en zayıf olduğunu zannettikleri bir dönemde başlattıkları büyük saldırının, yüksek bir iman ile püskürtülmesi demektir. Bugün karşımıza tekrar çıkanlar, dün Çanakkale'den püskürtülenlerdir. Bugün karşımıza yeniden çıkanlar, dün İzmir'den denize dökülenlerdir. Biz, bunlara asla müsaade edemeyiz. Biz, bu zillete asla izin veremeyiz. Rengini şehitlerimizin kanından almış al bayrağımızın düşmesini,  bağımsızlığımızın haykırışı olan İstiklal Marşı'mızın susmasını, inancımızın mukaddes çağrısı olan ezanımızın kesilmesini, nifak ile bin yıllık kardeşliğimizin bozulmasını asla sineye çekemeyiz. Çünkü biz Cumhur İttifakı'yız, biz Türk milletiyiz, biz Türkiye'yiz. Dün ecdadımız reddetmişti, bugün Cumhur İttifakı. Dün 57'nci Alay şehadete hazırdı, bugün Cumhur İttifakı. Biz, zilletin dayatmalarını bozmak için varız. Var olmaya da devam edeceğiz. Ne büyük bir gurur kaynağıdır ki, Türk milleti bağrından kahramanlar yetiştirmekte ve tarihe damgasını vurmakta en önde yer almıştır. Cesaret, yaradılışla beslenen bir erdemdir. Oysa ki kahramanlık olağanüstü erdem ve cesaretin, şuur ve fedakarlıkla beslenerek, ölüme meydan okuma halidir. Tarih Çanakkale'ye kadar topyekün kahramanlık yapmış millete hiç rastgelmemiştir. Biz Çanakkale ile milletçe kahraman olduk ve kahraman millet unvanına kavuştuk. Tıpkı 15 Temmuz gecesinde topyekün 'gazi' olduğumuz gibi. Bu nedenle, Çanakkale, bizim için bir coğrafi bölgenin adından önce, her karış toprağına bir yiğidin uzandığı dünyanın en büyük şehitliğidir. Çanakkale, binlerce yılda yoğrulmuş asil Türk milletinin, maddi ve manevi bütün güçleri ile gerçekleştirdiği bir var oluş savaşıdır. Çanakkale, dönemin en büyük küresel gücüne karşı, kanı ve canı ile vatan topraklarını mühürleyen Türk milletinin asalet mücadelesidir. Çanakkale, ruhun maddeye, imanın insan iradesine, vatan sevgisinin işgal zihniyetine üstünlüğünü haykıran ve ilelebet haykıracak olan bir menkıbenin  adıdır. Çanakkale barutun inanç, çeliğin itaat, silahın millet, topun cesaret karşısındaki iflasının ilanıdır. Manevi huzurlarında, bütün kahramanlarımızın, bütün şehitlerimizin mukaddes hatıralarını yad ediyor, en derin hürmet, hayranlık ve sadakat hislerimle Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Onlara ve emanetlerine layık olmak gayretiyle Cumhur İttifakı diyoruz. Bu ihtişamlı ve inanılmaz zaferin yaşaması için Cumhur İttifakı diyoruz. Zillete düşenler, teröristlerle yol yürüyenler, PKK'ya, FETÖ'ye tutunanlar bilsinler ki, son siper Cumhur İttifakı'dır. Son kale Türkiye Cumhuriyeti'dir. Beka için milli karar, cumhur için istikrar, beka için milli karar, İzmir için istikrar."

- İzmir Türkiye, İzmir, Çanakkale, Güncel
Kaynak: DHA