"Bakana Dava Açmak Haddine Düşmez"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Zürih savcısının şu anda yaptığı ambargonun engizisyon dönemine geri dönmekten başka bir anlam ifade etmediğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanına fikrini ifade ettiği için dava açmak da"...

06.02.2012 15:55 | Son Güncelleme: 06.02.2012 15:55

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Zürih savcısının şu anda yaptığı ambargonun engizisyon dönemine geri dönmekten başka bir anlam ifade etmediğini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanına fikrini ifade ettiği için dava açmak da haddine düşmez" dedi.

AK Parti MYK Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, bir kişinin nasıl düşüneceğine karar vermenin siyaset ya da yargı yoluyla fikir hürriyetine ambargo uygulamak anlamına geldiğini belirtti. Zürih savcısının şu anda yaptığı ambargonun engizisyon dönemine geri dönmekten başka bir anlam ifade etmediğini vurgulayan Çelik, "Türkiye Cumhuriyetinin bir bakanına fikrini ifade ettiği için dava açmak da haddine düşmez" dedi.

Çelik, Suriye'ye ilişkin bir soru üzerine, bu ülkede bir katliam olduğunun herkes tarafından görüldüğünü ifade etti. Sadece Kandil gecesinde 300'ün üzerinde kişinin öldüğü bir katliam meydana geldiğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Suriye rejimi eski alışkanlıklarına devam etmektedir ve bu uluslararası toplumun gözü önünde olmaktadır. Rusya da Çin'in vetosunun Ortadoğu'daki kaosun sürmesinden elde etmek istediği dar çıkarlarla ilgili olduğunu görüyoruz. Tabii bu Esad rejimine daha çok katliam yapması için zaman kazandırmaktan başka bir şey ifade etmez. BM'nin inisiyatifinin geride bırakılması, Esad'ın başını çektiği katliam şebekesinin daha çok insan öldürmesini cesaretlendirir. Dolayısıyla bu veto kararını verenler Suriye'deki ölümlerden her geçen gün daha çok sorumlu olacaklardır.

Türkiye'nin yapacağı bellidir. Türkiye Suriye halkının meşru taleplerinin yanındadır. Uluslararası mekanizmaları ve kurumları harekete geçirmek için daha çok çaba sarfedecektir ama şu an itibarıyla veto kararını yürürlüğe sokanlar, Suriye'deki katliamın destekleyicisi durumuna düşmüşlerdir."

Çelik, "Emniyet'in Amerikan Büyükelçiliğine verdiği iddia edilen brifingle ilgili olarak, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Başbakana süre vermesine" ilişkin olarak değerlendirilmesinin sorulması üzerine, bahsedilen konunun ayrıntıları hakkında eğer Türkiye'de herhangi bir elçiliğe Türk devletinin bir biriminin bilgilendirme yaptığını zannetmediğini dile getirdi. Birçok yabancı elçinin birçok kurumu ziyaret ettiğini ve bilgi aldığını anlatan Çelik, "Ama biz şunu bekliyoruz, Sayın Baykal veya Kılıçdaroğlu, ellerinde belgeler olmadan artık konuşmamalı. O kadar çok yüksek perdeden iddialarda bulunuyorlar ama bir türlü arkası gelmiyor" diye konuştu.

Çelik, şunları söyledi:

"Son olarak Kılıçdaroğlu, Washington Post gazetesine gönderdiği bir makalede Türkiye'yi şikayet ediyor. Türkiye'nin Arap Baharına model olamayacağını söylüyor. Muhalefetin susturulmaya çalışıldığını söylüyor. AK Partinin hedefinde olacak kadar bir ağırlığa sahip değil CHP. CHP bizim rakibimiz değil. Kılıçdaroğlu gidip de kendi ülkesini başka ülkelerde şikayet etme alışkanlığından kurtulmalıdır. Bununla kazanacağı hiçbir şey yoktur. Türkiye'de bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyorsa öncelikle bu konuda Türk halkını ikna etmek durumundadır.

Kendi kurultay kavgalarını yapan, halkın gerçeklerinden kopmuş bir parti Türkiye'deki özgürlüklerle ilgili söz söyleyecek kapasiteye sahip değil. Önce Sayın Baykal ve Kılıçdaroğlu kendi içlerindeki meseleleri bir halletsinler, sonra Türkiye'nin meseleleri üzerindeki sözlerini ciddiye alır konuşuruz." - ANKARA

Kaynak: AA