Başbakan Erdoğan, Gap Eylem Planını Açıkladı

Diyarbakır'da 12 Milyar Dolarlık "Gap Eylem Planı ve Yeni Kalkınma Hamlesini Açıklayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Demokratik Siyasetin, Her Türlü Sorunun Tartışıldığı Çözüm Yollarının Arandığı Bir Zemin Olduğunu, Türkiye'de Bütün Sorunlar İçin Çarenin Daha Çok Demokrasi, Daha Çok Özgürlük, Daha Çok Yatırım ve Üretim Olduğunu Belirterek, "Çare, Güven ve İstikrardır.

27.05.2008 15:05 | Son Güncelleme: 27.05.2008 15:05Başbakan Erdoğan, Gap Eylem Planını Açıkladı
Diyarbakır'da 12 milyar dolarlık "GAP eylem planı ve yeni kalkınma hamlesini açıklayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik siyasetin, her türlü sorunun tartışıldığı çözüm yollarının arandığı bir zemin olduğunu, Türkiye'de bütün sorunlar için çarenin daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok yatırım ve üretim olduğunu belirterek, "Çare, güven ve istikrardır. Şunu açıkça gördük ve yaşadık ki, güven ve istikrarın olmadığı hiç bir yerde gelişme olmaz. Terör ve şiddetin olduğu hiç bir yerde kalkınma, huzur ve refah olmaz" dedi.

Başbakan Erdoğan, çok yönlü olarak yürütülen mücadele sonucu terör örgütünün içeride ve dışarıda yalnızlaştığını, siyasi, askeri, diplomatik, sosyo kültürel ve sosya ekonomik tedbirleri eş zamanlı uygulamaya koyduklarını bildirdi.

"TERÖRÜN İSTİSMAR ETTİĞİ YARALAR KAPANACAK" Diyarbakır'da çok sayıda bakanla beraber GAP eylem planını açıklayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, birlik beraberlik mesajları verdi. Erdoğan, "Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme farklarını ortadan kaldıracak, geri kalmışlığın getirdiği işsizlik ve göç gibi sorunlarda bizi rahatlatacak kurtuluş projeleridir. Bu kurtuluş projelerini elle tutulur, gözle görülür bir hızla tamamlamak için düğmeye basıyoruz. Yıllardır bölge insanımız başta olmak üzere, milletimize evlat acısı yaşatan terör belasının istismar ettiği yaralar bu projelerle bütünüyle kapanacaktır. Biz bu yola çıkarken, en son seçimde yaptığım konuşmada, tek millet, tek vatan dedik, tek bayrak dedik, tek devlet dedik ve yola böyle çıktık. İşte bu anlayışladır ki, bu hamlenin yanı sıra, mecliste bugün görüşmeleri başlayan, özellikle dil konusuyla alakalı televizyon, radyo yayınları, terörün psikolojik ve kültürel zeminini de önemli ölçüde kurutacaktır. Yapılacak düzenlemeyle TRT'nin bir kanalı bundan böyle bölgedeki dilleri sürekli anons eder hale gelecektir. Hem sosyo ekonomik kalkınmayı sağlayacak yeni eylem planımız, hem yeni yayın planımız sosyal bir restorasyon meydana getirecektir. Bölgelerimiz ve insanlarımızın yıllardır mahkum olduğu kötü talihi değiştirecek adımların hükümetimize nasip olmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum" dedi.

"TÜRKİYENİN BAHTINI GÜLDÜRECEK PROJE" Türkiye'nin bahtını güldürecek bir projeyi başlatmanın heyecanını yaşadıklarını dile getiren Erdoğan şunları söyledi:

"Güneydoğu bölgemizin kalkınması başta olmak üzere, Türkiye'nin bütün bölgelerininin yüzünü güldürecek, bahtını açacak olan yeni projelerimizi açıklamanın şu anda farklı bir heyecanı içindeyiz. Bugüne kadar bölgeye yönelik bir çok paketler açıklandı, raporlar yayınlandı, bunların hepsinin yanlış olduğunu düşünemeyiz. Ancak bu raporların birçoğu, doğrunun, olması gerekinin bir bölümünü ortaya koyuyordu. Meseleleri bir bütün olarak doğru algılayabilmek gerekir. Popülist bir kısım anlayışlarla netice alınamaycağı çok açıktır. Doğru teşhisler kadar, bunları uygulamaya geçirebilme iradesi de önemlidir. Bugün açıkladığımız, bir rapor veya proje değildir, takvimi belirlenmiş, kaynağı temin edilmiş bir eylem planıdır. Kalkınmanın temel dinamiği kuşkusuz adalettir. İnsanrlarımızın hayat kalitesini artırmak, refahı eşit paylaştırmakla mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu temel niteliklerin gereği, milletimizi, ülkemizi bir bütün olarak kucaklamak, 81 vilayetimizi bir görmek, birimiz için olanı hepimiz için istemek, herkes için refah ve özgürlük üretmektir. Kardeşlerimiz, dinimiz, inancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz, etnik kökenlerimiz her ne olursa olsun, millet olarak kaderimiz birdir. Aynı gök kubbe altında yaşıyoruz. Bütün farklılarımızın üzerinde, bizi birleştiren, tek bir millet yapan yüksek değerlemizi var. Bizi birleştiren temel paydamız da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Hepimiz aynı milletin, aynı cumhuriyetin hür ve eşit vatandaşlarıyız. Hep birlikte kaybetmemek için, hep birlikte kazanmak mecburiyetindeyiz. Bu gök kubbe altında, bu cennet vatanda bütün renklerimizde biz bir ve bütünüz.

"HER VATANDAŞIMIZIN BAŞI DİK OLSUN" "Her vatandaşımızın başı dik olsun, çözemeyeceğimiz mesele yoktur" diyen Erdoğan, "Dostluk ve kardeşliği pekiştirdiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur. Emin olunuz bu topraklar şaha kalkacaktır. Kardeşlerim Türkiye'nin bütün şehirlerinde bütün topraklarında mayınlı alanları biz temizleyeceğiz. Ama hep beraber sizlerle beraber temizleyeceğiz. bu ülkenin evlatlarını mayın döşemek suretiyle yok etmek isteyenlerin hesabını benim milletim hep birlikte soracaktır. Bu da açık bir gerçektir. 70 milyon vatandaşımızla Türkiye Cumhuriyeti Devletine ait olmanın,aynı bayrak altında aynı istiklali korumanın onur ve gururunu birlikte yaşayacağız. Türkiye'nin son yılarda gerek ekonomik kalkınma, gerekse demokratik gelişme noktasında elde ettiği kazanımların arkasında demokratik istikrar ortamının yer aldığını bileceğiz. Huzur ve istikrara birlikte sahip çıkacağız. Unutmayalım ki, demokrasi talebi de kalkınma talebi de bütün milletimizin ortak talebidir. Bu gerçeği anladığımız gün hiç bir mesele kalmayacaktır.

Bütün mesele vatandaşlarımız arasında ayrım gözetmeksizin ülkemizin bütün insanlarını kazanmaktır" şeklinde konuştu.

"REFAH VE ÖZGÜRLÜKLER ARTTIKÇA KAYBEDEN TERÖR ÖRGÜTÜ OLACAK" Diyarbakırlıların, "Diyarbakır ve Türkiye seninle gurur duyuyor" tezahüratlarına "Ben de sizinle gurur duyuyorum" diye karşılık veren Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada attığımız adalet tohumları, sadece Türkiye'nin doğusunu, güneydoğusunu değil Türkiye'nin yedi bölgesini de yeşertecektir. Buraya yaptığımız, yapacağımız yatırımlar, Türkiye'nin geleceğine yapılan yatırımlardır. Hükümetimiz bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak, devasa bir adıma imza atmaktadır. Bu yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden birisidir, bu bir sosyal restorasyon ve kardeşlik projesidir. Yeter ki sloganlarla değil, kör ideolojilerle, asabiyetle değil, akıl ilim ve sevgi ile yüreklerimizi birleştirelim. Yeter ki gücümüzü dağıtmayalım. Enerjimizi zayi etmeyelim, yeter ki sorunlarımızın çözümsüz olmadığına hep birlikte inanalım. Demokratik siyaset, her türlü sorunun tartışıldığı müzakere edildiği çözüm yollarının arandığı zemindir. Bütün sorunlarımız için çare, daha çok demokrasidir, çare daha çok özgürlüktür. çare daha çok yatırım daha çok üretimdir. Çare, güven ve istikrardır. Şunu açıkça gördük ve yaşadık ki, güven ve istikrarın olmadığı hiç bir yerde gelişme olmaz. Terör ve şiddetin olduğu hiç bir yerde de kalkınma, huzur ve refah olmaz" "BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN YÜZÜNÜ HERKES GÖRDÜ" Milletin birlik ve beraberliğine Türkiye'nin huzur ve istikrarına, vatandaşın can mal güvenliğine kast eden terör örgütünün menfur saldırıları ile hiç bir ayrım gözetmediğini bütün dünya tarafından görüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, "Artık bölücü terörün insanlık dışı yüzünü herkes tanımıştır. Çok yönlü ve çok boyutlu olarak yürüttüğümüz mücadele neticesinde terör örgütü içerde ve dışarda hiç olmadığı kadar yanlızlaşmıştır. Siyasi, askeri, diplomatik, sosyo kültürel ve sosyo ekonomik tedbirleri eş zamanlı olarak uygulamaya koyuyor ve topyekün bir mücadele gerçekleştiriyoruz. Terörün düşmanı refah ve özgürlük ortamıdır. Refah yayıldıkça, özgürlükler güçlendikçe, insanımız topyekün kazanacak, kaybeden terör örgütü olacaktır. Bu son hamle ve açılımlarımızla terör örgütünün istismar ettiği varlık alanı her geçen gün daha fazla daralacaktır. her türlü ilerlemenin öncelikli şartı; güven ve istikrar zeminini tesis etmek asgari güvenlik şartlarını sağlamaktır. Bu bölgenin yaşadığı olumsuzluklarda, geri kalmışlıkta, göçte, sosyal tahribatta terörün büyük etkisi olmuştur" diye konuştu.

"DEMOKRASİ GELİŞİRSE, EKMEK BÜYÜR" Başbakan Erdoğan, ilerleme ve kalkınmanın zeminini oluşturmanın herkese düşen bir görev olduğuna da dikkat çekerek, "İnanıyorum ki milletimiz bir bütün olarak artık huzur, iş, aş, hak ve özgürlüklerin gelişmesini istiyor. Doğudaki, güneydoğudaki kardeşim ne istiyorsa, unutmayın batıdaki, kuzeydeki, güneydeki kardeşim de onu istiyor. Demokrasinin gelişmesiyle ekmeğimizin büyümesi ne kadar birbirine bağlı olduğu açıkça görülmüştür. Türkiye hızlı, istikrarlı büyüme ivmesini kazanmış bu noktaya gelmiştir.

İktidarımızla birlikte bir teşvik yasası çıkardık. Doğuya niçin yatırımca gelmiyor diye bu soruyu kendimize sormamız lazım. Çünkü yatırımcı kendisi için güvenlikli ortam istiyor. Terörün kendisi için güvenlikli zemin oluşturduğu bu alana yatırımcı girmiyor. Bunun sıkıntısını her türlü taahhüde rağmen gideremedik. Bu bölgemizin insanı istiyoruz ki bu yatırımlarla bizzat kendisi girişimci konumuna gelsin. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin GSMH'si 230 milyar dolardı. Bu dönem biz bunun üzerine 429 milyar dolar ilave ettik. Hesap ortada. Güney doğuya 8 milyar dolarlık yatırım yaptık. Dünyanın 17. ekonomisi olduk. Avrupa da 6. büyük ekonomi olduk. Türkiye artık bölgesel kalkınma da çok farklı yerleri zorlamaya başladı. Bunlar ağırlıklı olarak eğitimde, sağlıkta, enerjide, toplu konuttaydı. Şehirlerimiz dikkat ederseniz değişmeye başladı. Sivas'ın doğusuna geçemeyenler sizin derdinizi anlamaz. Bugüne kadar gelmiş geçmiş liderlere bakın. Kaç tanesi Sivas'ın doğusuna gidebildiler? Bunlar Ankara'nın dışına çıkamadılar, dışına. Halkımıza karşı yapmamız gereken çok işimiz var. Biz halkımızı herhangi bir ayrıma tabi tutmaksınız seviyoruz. Bizim ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bu bizi birleştiren bir anlayıştır. Bunu hep birlikte yakalamak ve güçlü kılmak durumundayız. Kalkınmayı eşit ve refah bir şekilde dağıtmak durumundayız. 60. hükümeti kurduktan hemen sonra Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren beyi bölgeyi gönderdik. GAP idaresiyle birlikte çalışma yaptılar. Hazırlanan bütün bu rapor, bu çalışmaların ürünü olmuştur. Tüm Türkiye'yi kapsamaktadır. Önceliklerimiz güneydoğu ve doğu ve KOP'tur. Fakat gördüğünüz gibi iktidarımız Türkiye'de 81 vilayetin 80 tanesinde halkımızın teveccühüne mazhar olarak bugünlere geldi ve yola devam ediyor. Biz halkımızı seviyoruz, halkımız da bizi seviyor. Biz halkımızı herhangi bir ayrıma tabi tutmaksızın seviyoruz. Türkü ile Kürdü ile Lazı ile Çerkezi ile Boşnağı ile Arnavudu ile aklınıza ne gelirse, biz kimseyi etkin ayrımcılığa tabi tutarak değil, yaratılanı Yatan'tan ötürü seviyoruz. Farkımız bu. Kalkınmanın, refahın nimetlerini de eşit, adil bir şekilde dağıtmak zorundayız. Bugün de geç kalınmış bölgesel kalkınma mücadelemizin meşalesini yakmak üzere burada toplanmış bulunuyoruz" dedi.

"TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE ÖNEM VERİYORUZ" Erdoğan, "Dönemimizde doğu ve güneydoğu illerimize 15 üniversite, 53 fakülte ve birçok meslek yüksek okulunu kurduk. Size söz verdik ve Türkiye'de şu anda üniversite kurulmayan il kalmadı. Sağlıkta 1,6 katrilyon tutarında, 72'ü hastane olmak üzere 212 sağlık yatırımı yaptık. Bunların hepsinde banyosu, tuvaleti var. Hastane kapılarında maalesef sürekli ötelenin bir vatandaş vardı, ama artık kalmadı. İlgisizlik varsa sistemden kaynaklanmıyor, bu orada bunu yapanlardan kaynaklanıyor. Çünkü biz önünü açtık" diyerek yaptıkları işlerden bahsetti.

Temel hak ve özgürlükler alanında birçok önemli kanuni düzenlemeler yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, TRT ekranlarından Kürtçe, Zazaca, Çerkezce yayını başladığını, ilk etapta sadece kamu televizyonlarına verilen yerel dil ve lehçelerde yayın yapma hakkını, 2005 yılında özel kuruluşlara da verdiklerini anlattı. Bireyi devlete göre önceleyen hükümetin demokratikleşme sürecini aynı kararlıkta sürdüreceğini ifade eden Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Bu bölgemizde özellikle sivil toplum örgütlerinin güç bulması bizim arzumuzdur. Şimdi yeni bir eylem planını ortaya koyuyor, başta doğu ve güney doğu olmak üzere Türkiye'nin bütün illerini etkileyecek hamlesini bugün buradan başlatıyoruz. Bu aynı zamanda işsiz vatandaşlarım için bir kapı, istihdam paketi. Bu, 1,8 milyar hektar alanın sulanmasını, kişi başı gelirin yüzde 209 artmasını 3 milyon 800 kişiye iş imkanı sağlanmasını ön gören bir proje. Güneydoğu Anadolu projesine şu ana kadar 25,6 katrilyon harcama yapıldı. Bu dönem itibariyle kamu kaynaklarından yüzde 7 civarında pay ayırdık. 2008 itibariyle GAP yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payını yüzde 12 seviyesine yükseltiyoruz. Bu pay tarihi bir orana işaret ediyor. GAP projesi kapsamında 2008 itibariyle 272 bin hektar sulamaya açılmıştır. 98 bin hektarlık alanda da hala sulama şebeke inşaatı devam etmektedir. Fiziki gerçekleşme projelerinin sadece yüzde 15'i işletmede. Biz bunu dikkate aldık. Hükümet olarak bölgenin sorunlarının çözümünde en etkili proje olduğuna inandığımız GAP projesine öncelik verdik ve eylem planını başlattık".

"HASANKEYF'İ YOK EDECEK KADAR KEYFİ OLAMAYIZ" Tarihi ve kültürel eserleri ayağı kaldırdıklarını anlatan Erdoğan, "Hasankeyf yok oldu diyenler var. Doğru konuşmuyorlar, dürüst davranıyorlar. Hasankeyf'i yok edecek kadar keyfi olamayız. Cumhuriyet tarihinde bizim kadar kültürel eserlere sahip çıkan bir iktidar gelmemiştir. Türkiye'nin her yerine damgayı vurduk. Şimdi Halfeti'de eko turizm hamlesini gerçekleştireceğiz, Mardin'de Kasimiye medresininin, Diyarbakır'da surların onarımını tamamlayacağız. Bunlar burada sadece aktardığım birkaç örnek.

Tarımsal işletmelere destek sağlanacak. Organik tarım faaliyetleri yaygınlaştırılacak. 30 bin hektar mayınlı arazi temizlenerek organik tarıma kazandırılacak. Adıyaman'da, Batman'da erozyon kontrolü yapacağız. Şanlıurfa'da 300 bin fidan üretiyoruz. Bin 75 adet yeni derslik yapacağız. Orta öğretimde okullaşma oranı yüzde yüze çıkarılacak. Çünkü biz demokratik, laik, ama bugüne kadar unutulan sosyal hukuk devletiyiz. Efendim siz dilenciliğe alıştırıyorsunuz diyor muhalefet. Biz 13 milyonu yalnız bırakmıyoruz. Kömürün gönderiyoruz, kitabını gönderiyoruz, sosyal yardımlaşma vakıflarıya kendilerine ulaşıyoruz. Güneydoğuda şu anda 10 bin kişiye 20 yatak düşüyor, hedef 10 bin kişiye 20 yatak düşecek şekilde hastaneleri düzenlemek" dedi.

(MŞ-İHS-ÖK-Y)


Kaynak: İHA

8.12.2019 11:46:14