Baykal: Gücü Yetiyorsa Almanya'ya Nota Versin

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Yaptığı Açıklamalarla 'Basın Organlarına Ambargo Uygulatmak İstediğini' Öne Sürerek, 'Başbakan, Deniz Feneriyle İlgili Yayınlara, Türkiye'deki Gelişmeleri Aktaran Basın Organlarına Kızacağına, Doğrudan Alman Mahkemesine Kızsın. Gücü Yetiyorsa Almanya'ya Nota Versin. Almanya'ya Ambargo Uygulasın' Dedi.

19.09.2008 13:39Baykal: Gücü Yetiyorsa Almanya'ya Nota Versin
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamalarla ''basın organlarına ambargo uygulatmak istediğini'' öne sürerek, ''Başbakan, Deniz Feneriyle ilgili yayınlara, Türkiye'deki gelişmeleri aktaran basın organlarına kızacağına, doğrudan Alman Mahkemesine kızsın. Gücü yetiyorsa Almanya'ya nota versin. Almanya'ya ambargo uygulasın'' dedi.

Baykal, CNN Türk'te yayınlanan Ankara Kulisi programında soruları yanıtladı.

Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Deniz Feneri e.V davasıyla ilgili yapılan haberler üzerine ''gazetelerin boykot edilmesini istediğini'' kaydederek, bunun ''olağanüstü önemli'' bir olay olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının, ''ruh hali, siyasi felsefesi, düşünce tarzı, temel değerleri, dünya görüşü ve eline imkan geçtiği zaman nasıl bir toplum yaratabileceği konusundaki düşünceleri hakkında ip uçları verdiğini'' öne süren Baykal, siyasi hayatında böyle bir olaya daha önce tanık olmadığını söyledi.

Baykal, ''Bir Başbakanın çıkıp, ülkede yayınlanan yasalara göre meşru faaliyet gösteren yayın organlarını (almayın) diye kampanya yapması, Başbakan sıfatı üzerindeyken kabul edilecek şey değildir. Çünkü Başbakan'ın görevi o yayın organlarının da hukukuna sahip çıkmaktır'' dedi.

Baykal, ''Başbakan Erdoğan'ın başbakanlık görevinde bulunduğunu unutarak, kızgınlıkla, hırsla davrandığını, başbakanlık yetkileriyle ortalığa nizam vermeye çalıştığını'' savundu.

Baykal, ''basına ambargo isteminin işlemeyeceğini, insanların gazeteleri ihtiyaçtan dolayı aldıklarını'' belirterek, vatandaşların ''Başbakanımızın uygun gördüğü haberler dışında biz haberleri okumak istemiyoruz. Başbakanımız öyle söyledi almayacağız'' diyeceklerini sanmadığını söyledi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın, ''RTÜK Başkanı'nın istifasıyla ilgili olarak benim yapacak bir şeyim yok ama kendisi yapabilir'' sözlerinin anımsatılması üzerine Baykal, hukuki değerlendirmenin ötesinde işin etik boyutuna dikkati çekmek istediğini söyledi. Baykal, şunları kaydetti:

''Almanya'daki mahkemenin (asıl ele başı) diye hükme geçirdiği bir kişi, (bu olaylarla bağlantılı) dediği bir kişi, orada soruşturamadığı için sonuca bağlayamadığı kişi, Almanya'da bir kooperatif yönetimi yolsuzluğu nedeniyle yakalandığı zaman yargıya çıkarılacak belki gözaltına alınacak bir kişi nasıl olur da Türkiye'de RTÜK gibi fevkalade saygın, dokunulmaz, tarafsız, güvenilir bir kurumun başında bulunur.

Şimdi Türk medyası ile ilgili bir tartışma var. Başbakan, bu tartışmanın içinde. Medyaya yönelik kuralları uygulayacak kurumun başında Zahid bey var. Zahid bey nasıl olacak da bu haberleri yapanlara Başbakan'ın bile sergileyemediği tarafsızlığı sergileyecek? Gelinen noktada, bırakıyorum hukuki bağdaşmazlık iddialarını sadece etik, ahlaki nedenlerle sorumluluk duygusuyla RTÜK'e saygının gereği olarak, devletine saygının gereği olarak RTÜK Başkanı Akman derhal istifa etmelidir.

Bu olaylardan sonra artık orada bulunamaz. Bunun gereğinin yerine getirilmesi lazım. Meclis Başkanı 'hukuki yaptırım imkanımız yok' diyor. Olabilir ama Meclis Başkanı gibi bir insan 'bu olmaz' deyip daha açık, daha kararlı ifadelerle hüküm verdiği anda orada durulamaz artık. Gerekirse bir direnç olursa Cumhurbaşkanı da bu noktada çağırıp 'istifa et' diyebilir. Olmazsa Devlet Denetleme Kurulu'nu (DDK) devreye sokabilir. Bu olayda DDK devreye girmeyecek de ne zaman girecektir."

Söğüt'te Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bu konuyu görüşüp görüşmedikleri sorusu üzerine Baykal, ''Hayır. Hiç bir ciddi devlet meselesini konuşmuş değiliz'' dedi.

Siyasi mücadele ile insani ilişkileri birbirinden ayırmaya özen gösterdiğini söyleyen, Baykal, ''Bir meşruiyet krizi çıkarma derdinde değilim. Ama Gül'ün Cumhurbaşkanı olmamasının yanlış olduğunu başından beri söyledim.'' diye konuştu.

Baykal, Anayasa değişikliği için Meclis Başkanı Toptan'ın yaptığı çağrıyla ilgili soruya ise ''(Meclis'teki 4 parti ikişer kişi versin, yapalım) deniliyor. DTP hakkında kapatma davası var. Anayasa Mahkemesi'nin AKP ile ilgili kararının gerekçesi yazılmadı. Gerekçesinin çok önemli olacağı, AKP'nin önümüzdeki dönemdeki konumunu belirleyeceği ifade ediliyor. Biz geleceğiz böyle bir heyet olarak Anayasa değişikliği konuşacağız... Biz bu düşüncelerimizi Meclis Başkanı'na aktarırız'' yanıtını verdi.


Kaynak: AA

17.10.2019 11:44:20