Boston, haydi yapalım şu işi!

Bu yazı, The Players Tribune sitesinden alınmış ve Türkçeye çevrilmiştir.

02.07.2019 14:23 | Son Güncelleme: 02.07.2019 14:23Boston, haydi yapalım şu işi!
Bu yazı, The Players Tribune sitesinden alınmış ve Türkçeye çevrilmiştir.





Bu, benim için oldukça zor bir karardı ve umarım her iki taraftaki insanlar da bunu doğru şekilde algılar.

Charlotte’a her şeyi borçluyum adamım. Her şeyi.

Ben en uzun, en çok konuşan ya da en gösterişli kişi değilim. Bu yüzden hayatım boyunca hep benden şüphe edenler oldu. 2011 Draft gecesinde de işler farklı değildi. Söylenen her şeyi duydum: "Evet, kolejde iyiydi… Ama gerçekten onu bir lotarya seçimi mi yapacaksınız?” Buna benzer bunca konuşma duyduğunuzda durum canınızı sıkar. Charlotte, aynı zamanda Hornets organizasyonu, bunun benim canımı sıkmamasını sağladılar.

Ve bunu sağlarken izledikleri yol şuydu: Dokuzuncu sıradan seçildikten sonra takım sahibiyle yürekten bir konuşma yapmıştım.

Ama herhangi bir takım sahibi değil:


Michael Jordan.


Beni aramıştı… Tabii ki sesini anında tanıdım. (O anda “İnanmıyorum, bu MIKE” diye düşündüğümü hatırlıyorum). Gayet sakin ve rahat bir sesle şunları söyledi: “Kemba, sana inanıyoruz. Bunu bilmeni istiyorum. Sana inanıyoruz ve senden muhteşem şeyler bekliyoruz.”

Bu, kimilerine göre herhangi bir moral konuşması gibi gözükebilir. Ama anlamanız gereken şu ki benimle konuşan MIKE’tı. O Air Jordan’dı! Tüm zamanların en iyisi, nokta. Tüm zamanların en iyi oyuncusu sizi sadece yüksek bir sıradan seçmekle kalmıyor ve sizden nasıl muhteşem şeyler beklediğinden bahsediyor.

İnanın bana, MJ’den duyduğum o sözlerin hayatımı değiştirdiğini söylerken abartmıyorum.

Bu destek sadece MJ ile sınırlı değildi. İlk günden itibaren bütün Hornets organizasyonu bana inandı. Bütün Charlotte şehri bana inanmaktan vazgeçmedi. Bütün eyalet.

Sanıyorum Charlotte ligin köklü organizasyonlarından biri olmadığından insanlar Charlotte taraftarlarının sıradan bir kitle olduğu izlenimine kapıldılar. Ama Carolina’da bulunduysanız bilirsiniz ki durum kesinlikle böyle değil. Basketbol kültürü bölgede oldukça köklüdür. Oyunu anlarlar ve oyuna saygı duyarlar. Ve böyle bir şehir sizi kendilerinden biri olarak aralarına kabul ettiğinde, size inandığında ve sizi her koşulda desteklediğinde… Bunun anlamı çok büyük.

Onlara buradan teşekkür etmek istiyorum.

Bu ailenin bir parçası olmama izin verdiğiniz için TEŞEKKÜR EDERİM.

Elizabeth ve Mike Peeler, sizlere teşekkür ederim. Bilmeyenler için, Elizabeth ve Mike Hornets’ın her iç saha maçına gelen Hornets’ın muhteşem taraftarları olan yaşlı bir çift. Onlarla çaylak sezonumda tanışmıştım. Sonrasında muhabbeti ilerlettik ve sıkı dostlar olduk. Her iç saha maçında konuşurduk. Ve bu dostluk beni yılda bir kez evlerinde akşam yemeği için ağırladıkları bir geleneğe dönüştü. Elizabeth’in ev yapımı brownie’leri… Onları kesinlikle çok özleyeceğim.

Dört öğrencime buradan özel bir teşekkür sunmam gerek: Jaliyah, Miles, Caleb ve Devyn. Onlar benim kahramanlarım ve benim için dünyaya bedeller. Charlotte’tan ayrılmam hiçbir şeyi değiştirmeyecek, onlara ömür boyu akıl hocalığı yapmaya devam edeceğim ve bağlantıyı hiçbir zaman koparmayacağız. Ama onlara yine de teşekkür etmek istiyorum çünkü bu şehre ait hissetmemde çok büyük bir rol oynadılar. Dave&Buster’s maceralarımız, okul malzemesi alışverişlerimiz ya da hayat hakkında yaptığımız konuşmalar…

Takım arkadaşlarım, yani kardeşlerim, sizlere teşekkür ederim. Biz (Bismack Biyombo), ligdeki yolculuğuma birlikte adım attığım kişi, seninle beraber büyümek muhteşemdi. Marv (Marvin Williams), sana her zaman büyük saygı duyacağım, gece yarısı sohbetlerimiz için teşekkür ederim. MKG (Michael Kidd-Gilchrist)… Ailen, ailem oldu. JLamb, çocukluktan büyük adamlara dönüştük. Neler yaşadığımızı zaten biliyorsun. Cody (Zeller), top almadığın için bir kez olsun şikayet etmeden sahada beni her seferinde boşa çıkardığın için teşekkür ederim. Sen her zaman güvenebileceğim birisin. Frank (Kaminsky), attırdığın onca kahkaha için teşekkürler. Nic (Nicolas Batum), sadece kendin olman teşekkür için yeterli. Billy, her günkü pozitif tutumun için teşekkürler. Bake (Dwayne Bacon), Devonte (Graham), Miles (Bridges) ve Malik (Monk); size ağabeylik yapmama izin verdiğiniz için teşekkür ederim. Ve TP (Tony Parker), efsane… Basketbola başka bir açıdan bakabilmeyi öğrettiğin için teşekkür ederim.

Bana yol gösteren tüm eski takım arkadaşlarım: Big Al (Al Jefferson), Gerald Henderson, Sagana Diop, D.J. Augustin, Ben Gordon, Derrick Brown, Chris Douglas Roberts, Troy Daniels, Reggie Williams, Corey Higgins, Matt Carroll, Brendan Haywood, Jason Maxiel, Jannero Pargo, Ramon Sessions, Courtney Lee, Gary Neal, Corey Magette, Jeff Adrien, Tyrus Thomas, Boris Diaw… Liste uzar gider, hepinize teşekkür ederim.

Mike’a bir kez daha teşekkürler. Her anlamda tüm zamanların en iyisi.

Ve son olarak… Tüm Hornets organizasyonuna seslenmek istiyorum. Tüm yaptıklarımızdan daha fazlasını yapamadığımız ve bir sonraki aşamaya geçemediğimiz için üzgünüm. Hedeflerimizden bazılarını gerçekleştirememiş olsak da burada beraber inşa ettiğimiz şeyle oldukça gurur duyuyorum.

Burası özel bir yer. Bu yaz benim için yolları ayırmak ve kariyerimde başka bir aşamaya geçmek için doğru zaman olsa da bu kararın Hornets taraftarı ya da organizasyonuyla bir alakası yok. Ligden herhangi biri bana fikrimi sorsaydı hiç düşünmeden bu takımla imzalamaları için onları desteklerdim. Onlara bu şehrin sadece iyi basketbol insanlarından değil, her anlamda muhteşem insanlardan oluştuğunu ve işlerin doğru yolda ilerlediğini söylerdim.

Onlara, eldeki bu genç grupla tavanlarının sınırsız olduğunu söylerdim.

Ve şehri, dünyanın dört bir yanındaki Celtics taraftarları... Söylediğim gibi, biraz sessiz biriyimdir. Az kelime kullanan bir adamım, bu yüzden kısaca anlatmaya çalışacağım. Sizlere ufak bir merhaba demek istedim. Kendimden biraz bahsedeyim ki benden ne bekleyeceğiniz hakkında bir fikriniz olsun.

Kendimce bir lider sayılırım. Sahada kimseye bağırmam ya da üstlerine gitmem. Bu pek benim stilim değil. Takım arkadaşlarımı daha iyi hâle getirdiğimde gurur duyarım. Örnek olarak liderlik etmeye çalışırım. Lafı, dolandırmadan söylemeyi tercih ederim.

Her zaman daha çok gelişmeye çalışırım. Kariyerimde ilk kez geçen sezon All-NBA takımına seçildim, ancak bununla yetinecek değilim. Motivasyon kazanmaya çalışırım. Hedefim her yıl bellidir: Daha iyiye ve daha ileriye gitmek.

Bir profesyonel olarak sorumluluklarımın farkındayım. Ancak neden burada olduğumu da hiçbir zaman unutmamaya çalışıyorum. Bu oyunu seviyorum. Sahadaki her basket ve her savunma pozisyonu için çok savaşacağız. Ama şunu unutmayın ki bütün bunları yaparken sahada oldukça eğleneceğiz. İzlemesi keyifli bir takım olacağımıza dair bahse girebilirim.

Kendim hakkında son bir şey daha: Ben kazanan biriyim, her zaman bir kazanan oldum. Bu benim kimliğim, ya da en azından sahaya her adım attığımda olmaya çalıştığım kişi. Bu takımla olan geleceğimi düşündüğümde ve kendimi Celtics forması altında hayal ettiğimde bu birlikteliğin neden kusursuz bir birliktelik olduğunu görebiliyorum. Burada fena halde kazanmak istiyorum. Ligde, kazanan bir oyuncu olarak kendimi ispatlamak için oldukça sabırsızım. Boston’ın kazanma kültürünün bir parçası olmak ve bu takımı tekrar en tepeye çıkarmak istiyorum.

Her neyse, sanıyorum buraya yazmak istediklerimin hepsi bu kadar.

Bu düşünceleri okumaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Charlotte… Sizler sonsuza kadar benim ailem olacaksınız. Sizi seviyorum.

Ve Boston… Sizle Eylül’de buluşacağız. Ben hazırım, kesinlikle hazırım.

Haydi yapalım şu işi.

Michael Jordan, Charlotte, Carolina, Boston, Spor

Kaynak: EuroSport.com

HABER YORUMLARI
29.02.2020 17:07:39