CHP'li Çakırözer: "Mayısta gazeteciler soruşturmalar ve gözaltılarla karşılaştı"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "Mayısta, gazeteciler yine soruşturmalar ve gözaltılarla karşılaştı.

CHP'li Çakırözer:
01.06.2020 13:19 | Son Güncelleme: 01.06.2020 13:19

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "Mayısta, gazeteciler yine soruşturmalar ve gözaltılarla karşılaştı. Gözaltına alınan üç gazeteciden ikisi tutuklandı." dedi.

Çakırözer, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, mayıs ayına ilişkin hazırladıkları "Basın Özgürlüğü Raporu"nu değerlendirdi.

Düşündüğü, yazdığı, çizdiği için gazeteciler ve siyasetçilerin, koronavirüs salgını döneminde cezaevinde tutulmaya devam ettiğini savunan Çakırözer, medyada, salgın dönemine ilişkin yaptıkları haberler nedeniyle birçok gazetecinin, hukuki süreçlerin muhatabı olduğunu öne sürdü.

Çakırözer, "Mayıs ayında gazeteciler yine soruşturmalar ve gözaltılarla karşılaştı. Gözaltına alınan üç gazeteciden ikisi tutuklandı. Birinde 'cezaevindeki arkadaşlarına para göndermek', diğerinde ise sosyal medya paylaşımları gerekçe olarak gösterildi." dedi.

MİT mensubunun ifşa edilmesine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan gazetecilerin tutukluluklarının devam ettiğini belirten Çakırözer, "OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan'ın tutuklandığı sırada karşılaştığı darp muamelesinin görüntüleri bu ay içerisinde ortaya çıktı. Aslında daha ilk tutuklama anında Barış Pehlivan ve avukatları, kötü muamele gördüklerini söylemişler ancak savcılık bunun 'doğru olmadığını' savunmuştu. Görüntüler ortaya çıktı, milyonlar izledi ancak yine mahkeme, 'böyle bir şey yok' dedi. Adalet Bakanlığı, HSK'den bir ses çıkacak mı diye haftalardır bekliyoruz." diye konuştu.

Çakırözer, Barış Pehlivan'a yapılan bu muameleyi kabul etmediklerini, Adalet Bakanlığı ve HSK'nin bu konuda gereğini yapmasını beklediklerini söyledi.

Koronavirüs salgını döneminde gazetelerin tirajlarının büyük oranda düştüğünü dile getiren Çakırözer, şunları kaydetti:

"Gazetelerin yaşadığı maddi sıkıntılar, gazetecilere yönelik hukuki süreçlerinin yanı sıra basının özgürce işini yapmasını sağlamaktan sorumlu devlet kurumları olan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, RTÜK, Basın İlan Kurumu da basını hedef alan müdahalelerini salgına rağmen sürdürmekteler. Madem basın özgür, o zaman neden gerçek haberler için siyasi baskı altındaki yargı aracılığıya gazetelere ceza kesilmekte? Halkın haber alma hakkı için yayın yapan televizyon kanallarına, gazetelere verilen ağır cezalar basın özgürlüğünün olmadığının kanıtıdır. Yayın durdurma, idari para cezaları ile gazetelere resmi ilan vermeme cezaları, halkın haber alma hakkına darbedir. Türkiye'de demokrasi ve basın özgürlüğünü tartışabilmek için bu hukuksuz cezalardan, sansür girişimlerinden derhal vazgeçilmelidir."

Kaynak: AA