Çorlu Sağlık Grup Başkanı'ndan "Talasemi" Uyarısı

Talasemi Taşıyıcılarının Hastalık Geni Taşımasına Karşın Belirti Göstermediğini Söyleyen Çorlu Sağlık Grup Başkanı Dr. Mehmet Akif Topaloğlu, "Bütün Anne ve Baba Adaylarının Talasemi Taşıyıcısı Olup Olmadıklarını Öğrenmeleri Gerekir" Dedi.

24.05.2007 18:05 | Son Güncelleme: 24.05.2007 18:05Çorlu Sağlık Grup Başkanı'ndan
Talasemi taşıyıcılarının hastalık geni taşımasına karşın belirti göstermediğini söyleyen Çorlu Sağlık Grup Başkanı Dr. Mehmet Akif Topaloğlu, "Bütün anne ve baba adaylarının Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını öğrenmeleri gerekir" dedi.

Türkiye'de ve dünyada beslenme bozuklukları ve enfeksiyon hastalıklarına bağlı çocuk ölümlerinin kontrol altına alınmasından sonra, kalıtsal hastalıkların gündeme geldiğini ifade eden Çorlu Sağlık Grup Başkanı Dr. Mehmet Akif Topaloğlu, "Ülkemizde, Talasemi ve orak hücreli anemi başta olmak üzere, kalıtsal kan hastalıkları önemli bir halk sağlığı sorunudur. Türkiye'de sağlıklı Akdeniz Anemisi taşıyıcı sıklığı yüzde 2.1 olup, yaklaşık 1 milyon 300 bin taşıyıcı ve 4 bin civarında hasta vardır. Hastalık

ülkemizde Akdeniz kıyısı, Kıbrıs ve Batı Trakya bölgesinde yüksek oranda görülmektedir. Her yıl yüzlerce hastalıklı çocuk dünyaya gelmekte, aileler ve toplum maddi ve manevi zarara uğramaktadır" diye konuştu.

Dr. Topaloğlu, Türkiye'de akraba evliliklerinin fazla olması ve bu evliliklerinin yüzde 70'inin birinci derecede akrabalar arasında yapılması nedeniyle, genetik geçişli bir hastalık olan Talasemi'nin görülme sıklığının arttırdığına dikkat çekti. Dr. Topaloğlu, bu nedenle ikisi de taşıyıcı olan çiftlerin bilinmesi ve çocuk sahibi olmadan önce genetik danışmanlıktan yararlanmalarının hastalığın önlenmesi açısından gerekli olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Sağlık Bakanlığı Tekirdağ'ın da aralarında bulunduğu hastalık açısından riskli 33 ilde Hemoglobinopati Kontrol Programı'nı başlatmıştır. Programın temel amacı toplum taraması, genetik danışmanlık, halk eğitimi, doğum öncesi tanı ve tedavi yöntemleri kullanılarak anormal hemoglobin hastası doğumunun uygun stratejiyle önlenmesi ve mevcut hemoglobinopati hastalarının yaşam süreleri uzatılarak, yaşam kalitelerinin arttırılmasıdır."

Akdeniz Anemisi'nin kalıtsal geçişli ciddi bir kan hastalığı olduğunu vurgulayan Dr. Topaloğlu, "Talasemi taşıyıcısı olan kadın ya da erkek, hastalık genini taşımasına karşın hastalık belirtileri göstermez ve normal yaşam süren sağlıklı bireylerdir. İki taşıyıcı bireyin evliliği riskli evliliktir. Hem anneden hem de babadan hasta geni alan bebekte hastalık oluşur. Anne ve babadan alınan anormal genler sonucu kanda oksijen taşıyan alyuvarların içinde bulunan 'hemoglobin' yapımı bozulmuştur. Bu bozukluk

alyuvarların kan damarları içinde sürekli ve aşırı yıkımına neden olur. Bebeklerde 6. aydan itibaren ciddi hastalık belirtileri ortaya çıkar ve bu bebeklerin büyük bir bölümü, daha tanı konmadan ya da tedaviye başlanılmadan kaybedilmektedir" şeklinde konuştu.

Dr. Mehmet Akif Topaloğlu, bütün anne ve baba adaylarının Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını öğrenmeleri gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Bu amaçla, Çorlu'da evlenmek üzere olan çiftler basit bir kan testiyle taranmakta ve taşıyıcılık tespit edilenlere bağlı bulundukları sağlık ocağı tarafından danışmanlık hizmeti verilmektedir. Sağlık Grup Başkanlığı bünyesinde bulunan Halk Sağlığı Laboratuarı, Akdeniz Anemisi için tarama hizmeti vermeye yeterli donanıma sahiptir. Hastalığın tedavisinin ne kadar güç ve pahalı, aile ve çocuk için ne kadar sıkıntılı olduğu düşünülürse, hastalığı önlemenin önemi daha kolay anlaşılmaktadır. Tüm evlenecek

veya çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin testlerini mutlaka yaptırması gerekmektedir."

(EŞ-ED-ÖZ-Y)


Kaynak: İHA

22.02.2020 17:05:24