15.03.2015 16:19

Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlarla teröristleri özdeşleştirme çabası bir proje olabilir, bu bilinçte altyapısı hazırlanmış bir süreç olabilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlarla teröristleri özdeşleştirme çabası bir proje olabilir, bu bilinçte altyapısı hazırlanmış bir süreç olabilir. Birileri yaşananları istismar etmek, kendi emelleri için kullanmak istiyor olabilir. Bize düşen buna karşı kendi medeniyetimizin o tüm insanlığı kucaklayan değerleriyle mukabele etmektir" dedi.

Erdoğan, Balıkesir'de, Kuva-i Milliye Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türk milletinin bir kabile, göçmen olmadığını, bu milletin bilincinin çok çok farklı olduğunu söyledi.

Bu milletin bilincine kavuşmanın herkesin karı olmadığına dikkat çeken Erdoğan, bugün dünyada yaşanan çatışmalarda, savaşlarda insanlık ve vicdan adına eksik olan ne varsa hepsine Çanakkale Savaşı'nda şahit olunduğunu belirtti.

Çanakkale'nin aynı zamanda bir insanlık, ahlak ve vicdan dersi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Çanakkale, bugün için dahi bize pek çok ibretler sunan, yol gösteren, ışık tutan bir zirvedir" dedi.

Erdoğan, Çanakkele Zaferi'nin 100'üncü yılı vesilesiyle, tüm kurum, araştırmacı, bilim adamı, edebiyatçı, sinemacı ve belgeselcilerin, ilgili herkesin Çanakkale'yi tüm yönleriyle millete ve dünyaya tanıtmasını özellikle arzu ettiğini söyledi.

Böyle muhteşem bir mücadelenin tarih kitaplarının iki kapağı arasına mahkum edilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Allah orada bulunan, ülkesinin ve milletinin mukadderatı için ölüme dahi tereddütsüz yürüyen tüm kahramanlarımızdan razı olsun. Dualarımız, aminlerimiz onların üzerine olsun. Allah bu milleti bir daha o imtihandan geçirmesin. Ama aynı zamanda Çanakkale'deki o inançtan, o ruhtan, o iradeden de ayrı komasın" diye konuştu.

- "Afrika bizim için asla meçhul bir yer olmadı"

Günümüz dünyasının siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, ahlaki her bakımdan büyük savrulmaların yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz de bu savrulmaların içine yuvarlanıp, istikametimizi şaşırırsak inanın kaybeden sadece kendimiz olmayız. Türkiye hiçbir zaman sadece 780 bin kilometre kare vatan toprağından ibaret bir yer olmadı. Bugün de sorumluluğumuz, sadece kendi sınırlarımızdan ibaret değil. Balkanlar'dan çekilmiş olabiliriz ama oradaki kardeşlerimizle gönül bağımızla, akrabalık bağımızda güçlü şekilde devam ediyor. Kafkasya'dan uzaklaşmış olabiliriz. Ortadoğu ile aramızda sınırlar girmiş olabilir. Aynı şekilde oradaki kardeşlerimizle de gönül bağımız, akrabalık ilişkilerimiz sürüyor. Afrika bizim için asla Kaf Dağı'nın arkasındaki meçhul bir yer olmadı."

Etiyopya, Cibuti, Somali'ye yaptığı ziyaretleri anımsatan Erdoğan, "Niye? Çünkü oralara gitmek zorundayız da onun için. Oralarda ecdadımız Osmanlı'nın gittiği yerleri bizlere gösterdiler ve arkadaşlarımı oralara gönderdim. Şimdi biz oradaki yıkılmış eserleri yeniden ayağa kaldırıyoruz. Niye? Dedemizin bıraktığı mirasa sahip çıkmak için. Orta Asya bizim için asla atalarımızın bin yıl önce geldikleri meçhul topraklar anlamına gelmedi" dedi.

Pakistan, Hindistan, Güney Asya ve Moğalistan'ın kesinlikle yabancı yerler olmadığını belirten Erdoğan, "Karakurum'a giden biz olduk. Orhun Anıtları'na giden biz olduk. Oralardaki müzeleri ihya eden biz olduk. Milli değerlerse bu milli değerlere sahip çıkan biz olduk. Bu işler lafla yapılmaz, uygulamayla yapılır. Bu uygulamaları ortaya koyan biz olduk. Mısır'da, Esma yavrularımıza sahip çıkan biz olduk. Onların o ruh dünyasına, o gönül dünyasını sahiplenenler biz olduk. Çünkü 'Rabia' sadece bir Esma kızın şehadeti değildi, o bir izdi ve o izi sürmek önemliydi" diye konuştu.

-"Biz nereye yönelirsek, onlar da aynı tarafa yöneliyor"

"Dünya beşten büyüktür" demelerinin bir anlamı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bunu biz dillendirdik. Zira tüm dünyayı, bir ülkenin iki dudağı arasına terk edecek kadar, haktan, hakikatten, adaletten, özgürlükten uzak olmak, dünya halklarına haksızlıktı. Bunu dillendirmemiz gerekiyordu, bunu biz dillendirdik" ifadelerini kullandı.

Bunu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, uluslararası toplantılarda, ikili görüşmelerde de dillendirdiklerini belirten Erdoğan, artık dünyanın şartlarının güncellendiğini, güncelleneceğini ve 196 ülkenin mukadderatını içindeki beş ülkenin belirleyemeyeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu adalet midir? Bu hak mıdır? Bu hakikat midir? Bu demokrasi midir? Böyle bir şey olamaz. Öyleyse gereğinin yerine gelmesi lazım. İşte biz bu coğrafyaların hepsiyle de gönül bağımızı, kardeşlik bağımızı, ortak medeniyet tasavvurumuzu sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz" dedi.

Tüm bu bölgelerde, dünyanın yaşamış olduğu o büyük dönüşümü sancıları içinde kıvrananların Türkiye'yi izlediğini, takip ettiğini, rehber olarak gördüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz nereye yönelirsek, onlar da aynı tarafa yöneliyor, yönelmek istiyorlar. Bu büyük medeniyetin günümüzdeki temsilcisi, varisi olarak gördükleri Türkiye'nin kendilerini içinde bulunduğu belirsizlikten kurtaracağına inanıyorlar. Böyle bir mücadele şu anda sürüp gidiyor. Ne kendi evlatlarımızı, ne de bu insanları hayal kırıklığına uğratamayız. Böyle bir vebali asla üstlenemeyiz. Bölgemizde yaşanan müessif olaylar, dünyanın kalanı nezdinde tüm Müslümanları töhmet altında bırakan, tüm Müslümanları terörist olarak gösteren kötü bir dönemin kapılarını aralıyor. Batı nezdinde Müslaman zannetmeyin ki Afrika çöllerinde devesini güden gariptir. Batı nezdinde Müslüman evvela biziz, bu topraklardır, bu ülkedir. Dolayısıyla Müslümanlara yönelik her hareketin, her tepkinin ilk hedefi de biz oluyoruz."

-"Bizim medeniyetimizin olduğu hiçbir yerde DEAŞ olamaz"

Avrupa'da neler yaşandığını, Türkiye'nin hangi derneklerinin, vakıflarının, camilerinin, kültür merkezlerinin saldırıya uğradığını gayet iyi bildiklerini, hepsini izlediklerini, takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Müslümanlarla teröristleri özdeşleştirme çabası bir proje olabilir, bu bilinçte olarak alt yapısı hazırlanmış bir süreç olabilir. Birileri yaşananları istismar etmek, kendi emelleri için kullanmak istiyor olabilir. Bize düşen buna karşı kendi medeniyetimizin o tüm insanlığı kucaklayan değerleriyle mukabele etmektir. Eskiler güzel bir ifade kullanıyordu, neydi o, 'Kem alatla kemalat olmaz.' Yani kötü vasıtalarla, yanlış araçlarla doğru sonuçlar elde edilemez. Müslümanı terörist, İslam dünyasını terörün, cinayetlerin, kavgaların kaynağı olarak göstermeye çalışanlara karşı kendi değerlerimizle mücadele edeceğiz. Onlar Müslümanları öldürebilir, biz daima Müslümanların yanında, masumların yanında, mağdurların yanında olacağız. Onlar milyarlarca insanın mağduriyeti pahasına kendilerine bir refah düzeni kurabilir. Biz mağdurun yanında yer alacağız. Onlar çıkarları için tüm dünyayı ateşe atmayı göze alabilir. Biz hakkın, hakikatin, şefkatin, merhametin yanında yer alacağız. Çünkü bizim inancımız, bizim medeniyetimizin, bizim tarihimiz, bizim kültürümüz bunu emrediyor. Ne diyor Hazreti Peygamber, 'Müslüman, dilinden ve elinden insanların selametli olduğu kişidir. Mümin ise insanların canları ve malları konusunda emin oldukları kişidir."

Hiçbir Müslümanın, hiçbir müminin masumlara kötü söz söyleyemeyeceğini, masumlara el kaldıramayacağını, kurşun sıkamayacağını, bomba atamayacağını, masumların gırtlağını kesemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Bizim medeniyetimizin olduğu hiçbir yerde DEAŞ olamaz, Boko Haram olamaz, aynı şekilde bizim medeniyetimizin olduğu hiçbir yerde ırkçılık da olamaz, soykırım da olamaz, mezhepçilik de olamaz" dedi.

(Sürecek)
Kaynak: AA
Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir, Türkiye, Afrika, Politika, Güncel