Cumhurbaşkanı Gül: "En Küçük Beylikten Birlik ve Beraberlik Ruhu ile Osmanlı İmparatorluğu Ortaya Çıktı"

Iüüertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Muhalefet Liderlerinin Birlik ve Beraberlik Mesajlarına Ev Sahipliği Yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Zamanının En Küçük Beyliğinden Birlik ve Beraberlik Ruhu ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Ortaya Çıktığını Kaydederek, "Türkiye Bugün Büyük Bir Dinamizme ve Enerjiye Sahiptir. Bu Enerjiyi Birbirimizle Kavga Ederek Harcama Yerine, Dünya Şekillenirken Dışarıya Yöneltmek Önümüzü Açacaktır" Diye Konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül:
14.09.2008 15:15 | Son Güncelleme: 31.07.2020 17:57

ıÜüErtuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve muhalefet liderlerinin birlik ve beraberlik mesajlarına ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, zamanının en küçük beyliğinden birlik ve beraberlik ruhu ile Osmanlı İmparatorluğu'nun ortaya çıktığını kaydederek, "Türkiye bugün büyük bir dinamizme ve enerjiye sahiptir. Bu enerjiyi birbirimizle kavga ederek harcama yerine, dünya şekillenirken dışarıya yöneltmek önümüzü açacaktır" diye konuştu.

Bilecik'in Söğüt İlçesi'nde 727'incisi gerçekleştirilen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nin 3'üncü ve son gününde Hükümet Konağı Meydanı'ndan, Ertuğrul Gazi'nin türbesine kadar süren yaklaşık 1.5 kilometrelik yol yürüyerek kat edildi.

BAHÇELİ, YAZICIOĞLU VE SEZER BİRLİKTE, BAYKAL YALNIZ GELDİ

Yürüyüş, Devlet Bakanı Mustafa Sait Yazıcıoğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bulunduğu ve yaklaşık 600 kişinin katıldığı kortej ile gerçekleştirildi.

Mehteran Takımı'nın öncülük ettiği kortejin yürüdüğü yol, Isparta'dan getirilen Gül suyu ile yıkandı. Vatandaşlar, Türk bayrakları astıkları balkonlarından yürüyüş yapanları alkışladı. Yaklaşık yarım saat süren yürüyüşün ardından Bahçeli, Sezer ve Yazıcıoğlu, Ertuğrul Gazi'nin türbesini ziyaret etti ve Ertuğrul Gazi'nin kabri başında dua etti.

Anamuhalefet Partisi CHP'nin Lideri Deniz Baykal ise tören alanına tek başına geldi. Ertuğrul Gazi'nin Türbesi'ne girişinde partililerce alkışlarla karşılanan Baykal, burada dua ettikten sonra bir süre türbeyi gezdi.

Saat 09:30 sularında Söğüt'e Başbakanlık'a ait OBA isimli helikopterle gelen Cumhurbaşkanı Gül'ü Ertuğrul Gazi Türbesi'nin bahçesine gelişinde Bilecik Valisi Musa Çolak karşıladı. Çolak, burada Cumhurbaşkanı Gül'e Türkmen poşusu bağladı. Ertuğrul Gazi'nin kabri başında dua eden Gül, türbe özel defterini imzaladı. Cumhurbaşkanı Gül, türbeden ayrıldıktan sonra törenlerin düzenlendiği Söğüt ilçe stadyumu etrafına kurulan yörük çadırlarına ziyarette bulundu. Büyük izdihamın yaşandığı ziyaretlerde Gül, çadırlardaki vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Kimi vatandaşlar da ellerindeki küçük hediyeleri Cumhurbaşkanı Gül'e vermeye çalıştı. 15 dakika süren ziyaretlerin ardından Gül, stadyuma geçti. Gül, burada CHP Genel Başkanı Baykal, MHP Genel Başkanı Bahçeli, DSP Genel Başkanı Sezer ve BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile tek tek tokalaştı.

BİRLİK VE BERABERLİK RUHU İLE OSMANLI ORTAYA ÇIKTI

Törenlerin kapanış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Gül, törenlerin tarihi gözden geçirmek, tarihten ders almak, heyecan duymak ve geleceğe bakmak için güzel bir fırsat olduğunu kaydetti. Gül, Osmanlı İmparatorluğu'nun zamanının en küçük beyliğinden doğmasının birlik ve beraberlik ruhu ile ortaya çıktığını kaydetti.

Gül, Osmanlı'nın beylik döneminde dahi, diğer Türk beylikleri yerine Bizans'a karşı savaşmayı tercih ettiğine işaret etti. Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu: ''Zaruret olmadıkça kendi soydaş ve dindaşına karşı asla silah çekmemişler. Orta Asya'dan Anadolu'ya akan Türkmen enerjisini birbiriyle mücadele etme yerine dış hedeflere yöneltmiş. Bu sayede Anadolu'daki bu büyük enerji Osmanlı Beyliğine akarak bir sinerji doğurmuş. O zamanki birçok beylikler tam tersine kendi içlerinde mücadele ederken, Ertuğrul Bey'in Osmanlı Beyliği'nin en büyük özelliği dışa karşı durması. Kendi içerisine asla silah kaldırmamış, kendi içerisinde mecbur kalmadıkça asla bir mücadeleye girmemiş. İşte onun için bu sinerji Osmanlı Beyliği'ni Avrupa'da fetihlerle büyütürken Anadolu beyliklerindeki ahalinin de gönüllerinin fethedilmesine yol açmıştır. Kalpleri ve gönülleri fethederek başlamıştır. Bu örnek bugün de geçerlidir. Türkiye bugün büyük bir dinamizme ve enerjiye sahiptir. Bu enerjiyi birbirimizle kavga ederek harcama yerine, dünya şekillenirken dışarıya yöneltmek önümüzü açacaktır. Enerjimizi ne kadar çok kendi aramızda boşa harcarsak o kadar çok daha sonra telafisi mümkün olmayan çıkarlarımızdan fedakarlık etmiş olacağız. Onun için ne yapıp yapıp bundan 700-800 yıl önce olduğu gibi, atalarımızın yaptığı gibi, enerjimizi dışa doğru yöneltmemiz gerekir. Bugün fetihler iktisatta, bilimde, sanatta, hukukta ve demokraside gösterdiğimiz başarılarla, insan hak ve hukukuna gösterdiğimiz değerle ölçülmektedir. Türkiye'nin bütün enerjisini, Aziz Atatürk'ün söylediği muasır medeniyetlerin üstüne yetişmek için seferber etme zamanıdır. Aramızda anlaşmazlıkların, tartışmaların olması gayet tabidir. Açık toplum olmanın da gereğidir. Önemli olan bütün bunları karşılıklı saygı ve birbirimizin hukukunu koruyacak seviyede yapmaktır. Mühim olan nokta bunların meşru sınırlar içerisinde yapılmasıdır. Bu bakımdan demokratik sürecin, hukuk devletinin ve anayasal sistemin işlemesi çok önemlidir.''

KENDİ İÇİMİZDE BİRBİRİMİZE DÜŞMEK BİZE YAKIŞMAZ

Türkiye'nin komşuları ile de ilişkilerini iyi tutarak, etrafından bir dostluk haresi oluşturması gerektiğine işaret eden Gül, sözlerine şöyle devam etti: ''Düşmanlıklarla, kin ve garez haberleriyle çevrili, kapana kısılmış bir Türkiye yerine tam tersine inisiyatifi eline alan sadece içini değil, çevresini de kollayan ve gözeten büyük bir devlet olduğumuzun farkına varmalıyız. Bu asır birlik asrıdır. Küreselleşme tek bir dünya, tek bir aile diyerek bütün insanlığı aynı kültür altında birleştirmeye çalışırken kendi içimizde birbirimize düşmek asla ve asla bize yakışmaz. Bir kez daha tekrar etmek istiyorum; farklılıklarımız daima bizim zenginliğimiz olacaktır. Birbirimize daima saygı göstermek durumundayız. Birbirimize saygı göstermezsek başkalarının bize saygı göstermelerini asla bekleyemeyiz. Onun için bu milletin mayasında olan sevgi ve saygıyı daima öne çıkartmalıyız. Hele bu beldede konuşurken, Osman Gazilerin, Ertuğrul Gazilerin öğütlerini hepimiz bir kez daha düşünmeliyiz. Şimdi bütün enerjimizi Türkiye'yi muasır medeniyetlerin üzerine çıkarmak için seferber etme günüdür. Türkiye'yi modernleştirme, Türkiye'de köklü reformları yapmak, milli bünyemizi kuvvetlendirmek, halkımızın refahını artırmak için seferber olma günüdür. Bunu hep birlikte, el birliği içerisinde yapacağımıza inancım tamdır. Ben hiçbir zaman Türkiye'nin geleceğinden karamsar olmadım, Türkiye'nin geleceğinin çok aydınlık, çok parlak olduğuna kuvvetli bir şekilde inananlardanım. Milletimiz, gençliğimiz, Türk milleti bunu kesinlikle başaracaktır. Bunun işaretlerini görüyoruz. Dünyayı gezen bir insan olarak muhataplarımla yaptığım görüşmelerde, Türkiye'nin geçmişine de bugününe de hayranlık duyduklarını görüyorum. Biz problemlerimizi büyütmeden onları konuşarak çözme kabiliyetini gösterecek güçteyiz ve ülkemizi çok daha itibarlı yapmak için, halkımızın başını çok daha dik tutmak için atalarımızın gittiği yoldan hep beraber gideceğimize olan inancım tamdır.''

Konuşmasının ardından ise Bilecik Valisi Musa Çolak, Cumhurbaşkanı Gül'e Osmanlı Devlet Arması hediye etti.

CHP GENEL BAŞKANI BAYKAL: "ÜÇ KIRMIZI ÇİZGİMİZ VAR"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise konuşmasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yılı aşkın bir süre ayakta kalmasının sadece güçlü bir askeri organizasyon başarısı olarak görülemeyeceğini belirterek, ''Osmanlı İmparatorluğu aynı zamanda bir toplumsal örgütlenme organizasyonudur ve hiç şüphe yoktur ki aynı zamanda bir büyük kültür, manevi değerler, anlayış ve ahlak sistemini ortaya koyan bir imparatorluktur'' diye konuştu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim için olmazsa olmaz olarak nitelediği üç temel sorumluluğu yerine getirdiğini kaydeden Baykal, bu üç değeri şu sözlerle ortaya koydu: ''Devlet de insan içindir, bütün diğer insanlar da insan içindir. İnsan her şeyden öncedir. Önce insan. Bu güzel bir değerlendirme ama yeterli bir değerlendirme değil. Başka bir özelliğe daha ihtiyacımız var. Başka bir kırmızı çizgimiz daha var. Nedir o? Ekmek. Başını dik tutacak sağlam bir ekonomik altyapıya sahip olmak. Eğer ekonomin sağlam olmazsa bu topraklarda yaşatmazlar seni. Borç içinde olursan bu topraklarda yaşatmazlar seni. Başını dik tutmak için sadece onurlu olmak, kahraman olmak yetmez. Aynı zamanda karnı tok, sırtı pek ve başı dik insanların oluşturduğu bir toplum olduğumuzu ortaya koymak gerekir. Bu da ikinci temel görevimizdir. Önce 'insan, ekmek, iş, ekonomi' diyeceğiz ve bunların sonucunda bir başka öncelik daha söyleyeceğiz. Önce ahlak, dürüstlük, doğruluk, yetim hakkı yememek, harama göz dikmemek, hak, adalet ve hukuk bilmek. Hepsi bir arada, insan, ekonomi ve ahlak. Tümünü bir arada tutmak zorunluluğu içindeyiz. Bu bizim, bu topraklardaki varlığımızın güvencesi olur. Bu topraklarda başımız dik ancak böyle yaşarız.'' Osmanlı İmparatorluğu'nun bu üç değeri başarı ile yerine getirdiğini belirten Baykal, ''Biz de öyle olmak zorundayız'' diye konuştu. Baykal, konuşmasında Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye söylediği sözleri hatırlattı. Bu sözlerin o zaman olduğu gibi şu anda çok geçerli olduğuna değinen Baykal, nasihatleri baştan aşağı okudu.

ŞEYH EDEBALİ'NİN NASİHATLERİ

Şeyh Edebali'nin nasihatlerinde şu ifadeler yer alıyor: "Ey Oğul, beysin, bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize, hoş görmek sana. Geçimsizlik, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana. Bölmek bize, bütünlemek sana. Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Ey oğul, öfken ve nefsin bir olup aklını yener, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır ve çetin, gücün kıla bağlı Allah yardımcın olsun.''

MHP LİDERİ BAHÇELİ: "GEÇMİŞTE BAŞARDIK ŞİMDİ DE BAŞARIRIZ, MUTLAKA BAŞARACAĞIZ"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise konuşmasında, Söğüt'ün Türklerin Orta Asya'dan başlayan stratejik büyüme ve yurt edinme ülküsünün Anadolu topraklarındaki başlangıç noktası olduğunu kaydetti. Bahçeli, Ertuğrul Gazi'nin aralarına nifak girmiş olan Anadolu Türklerinin yeniden birliğe ve dirliğe kavuşturmasında Söğüt'ü yurt tutmasının önemli bir etken olduğunu belirtti.

Anadolu Türk birliğinin ve milli kimliğinin tesis edilmesinin, kardeş kavgalarına son verilmesi ile gerçekleştiğine değinen Bahçeli, "Başarının arkasındaki temel güç budur. Türk milleti kutlu Ertuğrul ocağının bu kılavuzluğuyla birlikte kültürleri, inançları, ticareti ve kıtaların kavşak noktasında bulunan bir dünya devletini yönetme imkanı bulmuştur. Ertuğrul neslinin Anadolu'yu vatanlaştırması, beraberinde bu coğrafyada gözü ve niyeti olanları da harekete geçirmiştir. Anadolu'nun Türkleşmesi yüzlerce yıl süren bir mücadelenin de başlangıcını oluşturmuştur'' dedi. 727 yıl önce Söğüt'te boy veren küçük bir fidanı koca bir çınar yapan medeniyet düşüncesinin ortaya çıktığına değinen Bahçeli, "Bugün çeyrek yüzyıl sonra küresel güç olacak Türkiye'nin ilk adımları neden buradan bir kez daha atılmasın. O gün başarılan bugün neden yeniden başarılmasın. Toprak aynı toprak, cevher aynı cevher, yürekler aynı yürek, ocaklar aynı ocak. Ahlak, inanç ve merhamet, adalet, akıl ve ülkü, kardeşlik dayanışma ve cesaret, bize yine muhteşem günleri mutlaka getirecektir. Geçmişte başardık, şimdi de başarırız, mutlaka başaracağız. Buna yürekten inanıyorum. Milletlerin birbirleriyle acımasızca mücadele ettiği dünyada büyük Türk milletinin bekası içinde başka yol kalmamıştır'' diye konuştu. (CİHAN)

Kaynak: CHA

Etiketler: , Haber
Haberler››Güncel››Cumhurbaşkanı Gül: 'En Küçük Beylikten Birlik ve Beraberlik Ruhu ile Osmanlı İmparatorluğu Ortaya Çıktı' - Haberler