15 Haziran 2018, 07:37

Dha İstanbul Bülteni - 1

Dha İstanbul Bülteni - 1

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: MİLLETVEKİLİMİZİ AĞABEYİ PKK'LILAR TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "(Suruçtaki olaylar) Milletvekilimizin aynı zamanda adayımızın ağabeyi bu saldırıda PKK'lılar tarafından öldürüldü""Bu olay, PKK ve HDP'nin Kürtlerin kanından beslenerek...

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: MİLLETVEKİLİMİZİ AĞABEYİ PKK'LILAR TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:  

"(Suruçtaki olaylar) Milletvekilimizin aynı zamanda adayımızın ağabeyi bu saldırıda PKK'lılar tarafından öldürüldü"

"Bu olay, PKK ve HDP'nin Kürtlerin kanından beslenerek büyüme stratejilerini hala terk edemediklerinin en bariz örneğidir"

"Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok, bizim PKK ile sorunumuz var. Kürt kardeşlerimizin de bu oyunu bozacaklarına inanıyorum. Biz bölgedeki Kürtleri, PKK'nın ve HDP'nin boyunduruğundan kurtarma yolunda mesafe katettikçe, bunlar yine en iyi bildikleri iş olan şiddete kayıyorlar"

"Bu şiddet, silah ellerinden alındığı anda, şu anda geldikleri noktaya bir defa gelemeyecekler. Ne bölgedeki kardeşlerimizi ne partimiz mensuplarını, PKK ve HDP şiddetine terk etmeyeceğiz"

Haber-Kamera: Ertan KILIÇ-Ozan URAL/ İSTANBUL DHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İrade Platformu'nca Yenikapı'da düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları (STK) iftarına katıldı. İftarın ardından  konuşan Erdoğan, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde olaylara ilişkin açıklamada bulunarak "Milletvekili adayımız ve yakınlarına yönelik saldırıyı şiddetle kınıyorum. 

MİLLETVEKİLİMİZİN AYNI ZAMANDA ADAYIMIZIN AĞABEYİ BU SALDIRIDA PKK'LILAR TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ

Milletvekilimizin aynı zamanda adayımızın ağabeyi bu saldırıda PKK'lılar tarafından öldürüldü. Birçok kardeşi de yaralı vaziyette, ağır olanlar var hastanede. Onlara da Rabbim'den şifalar diliyorum. Şanlıurfa milletvekilimiz İbrahim Halil Yıldız'ın bu seçim çalışmasını hazmedemeyen, bunu kabullenemeyenler dün ne ise bugün de aynıdır. Olayda milletvekilimizin kardeşinin yanında karşı taraftan da iki kişi öldü. 9 yaralı var. Milletvekilimizin hayatını kaybeden kardeşine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, sabır diliyorum. Yaralılara acil şifalar niyaz ediyorum" dedi. 

BİZİM KÜRT KARDEŞLERİMİZLE SORUNUMUZ YOK, BİZİM PKK İLE SORUNUMUZ VAR

Erdoğan, "Bu olay, PKK ve HDP'nin Kürtlerin kanından beslenerek büyüme stratejilerini hala terk edemediklerinin en bariz örneğidir. Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok, bizim PKK ile sorunumuz var. Kürt kardeşlerimizin de bu oyunu bozacaklarına inanıyorum. Şu anda bir yola girmiş vaziyetteyiz, bu hazımsızlık bunları iyice çılgınlaştırıyor. Artık önümüzdeki durumu görüyorlar. Güneydoğuda, doğudaki gelişmeleri görüyorlar. Tabii bunu şimdi hazmedemiyorlar. 6-8 Ekim olaylarında 53 vatandaşın ellerine 

kanları bulaşanlar, çukur eylemlerinde on binlerce Kürt vatandaşın evini başına yıkanlar, bir kez daha AK Parti mensuplarını hedef aldı. 

"Biliyorsunuz bunlar daha önce de bölgede bizim pek çok il ve ilçe yöneticimizi ne yazık ki şehit ettiler. Biz bölgedeki Kürtleri, PKK'nın ve HDP'nin boyunduruğundan kurtarma yolunda mesafe katettikçe, bunlar yine en iyi bildikleri iş olan şiddete kayıyorlar. Bu şiddet, silah ellerinden alındığı anda, şu anda geldikleri noktaya bir defa gelemeyecekler. Ne bölgedeki kardeşlerimizi, ne partimiz mensuplarını, PKK ve HDP şiddetine terk etmeyeceğiz. Bu hadisenin önünde ve arkasında kim varsa emniyetimiz ve yargımız mutlaka bulacaktır"  diye konuştu.

MİLLETİMİZİN KUDÜS MESELESİNDEKİ HASSASİYETİNİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERMİŞTİR

"BM Genel Kurulutarafından dün alınan kararı, Filistin meselesinde tarihi bir dönüm noktasıolarak görüyorum. İnşallah bu kararın gereği en kısa sürede yerine getirilir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu R amazan ayını da İslam dünyası olarak, yürek burkan bir atmosferdegeçirdik. Suriye'den Irak'a, Yemen'den Afganistan'a, Filistin'e kadarcoğrafyamızın farklı yerlerinde kardeşlerimizin yüzü bu ramazanda da bir türlügülmedi. Dayanışma, sulh, paylaşma, merhamet ve şefkat ayı ramazan; gözünü kan bürümüş diktatörler, teröristler ve devlet terörü uygulayan yönetimler tarafındanadeta bize zehir edilmeye çalışıldı. İslamdünyası olarak, Ramazan-ı Şerif'i karşılamaya hazırlandığımız bir anda İsrail;Amerikan yönetiminin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararına karşı, demokratik haklarını kullanan Filistinli kardeşlerimize vahşice saldırdı. Aralarında çocukların, kadınların, tekerlekli sandalyedeki engellilerin de bulunduğu 62 kardeşimiz, İsrail askerleri tarafından hunharca katledildi. Aynı saldırılardabir kısmı ağır, 2 bin 700'ün üzerinde Filistinli de yaralandı. Ben bir kez dahaKudüs'ü savunurken, şehadete yürüyen Filistinli yiğitlere Allah'tan rahmet,şehitlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum.Yenikapı Meydanı'nda gerçekleştirilen 'ZulmeLanet Kudüs'e Destek Mitingi', milletimizin Kudüs meselesindeki hassasiyetini tüm dünyaya göstermiştir. Ak koyun ile kara koyunun belli olduğu bu imtihan dönemindeTürkiye dik duruşuyla bir kez daha tarih ve insanlık önünde ibra olmuştur. İlk kıblemiz Kudüs'ü, kesinlikle tek gıdası kan, katliam ve gözyaşıolan işgalci İsrail devletinin insafına asla bırakmayacağız. Dört asır boyuncahizmet etme şerefine nail olduğumuz Harem-i Şerif'in üzerine namahrem elideğmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Hem ikili düzeyde hem uluslararasıplatformlarda hem de diğer zeminlerde Filistinli kardeşlerimizin hakkını vehukukunu savunmayı sürdüreceğiz. BM Genel Kurulu tarafından dün alınan kararı,Filistin meselesinde tarihi bir dönüm noktası olarak görüyorum. İnşallah bukararın gereği en kısa sürede yerine getirilir" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, "Daha biz birini savuşturmadan bir başka saldırı dalgasının üzerimize gelmesinin nedeni Türkiye'nin sembolleşen işte bu cesur tavrıdır. MİT krizinden Gezi olaylarına, 17/25 Aralık girişiminden çukur eylemlerine, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar yapılan tüm saldırıların amacı ülkemize had bildirmektir. Bu operasyonların gayesi Türkiye'nin pençelerini sökmektir. Ülkemizi tekrar belli güçlerin yörüngesine sokmaktır. Sadece bize değil istiklal ve istikbalinden taviz  vermeyen milletimize de diz çöktürmek istiyorlar. Türkiye'yi tekrar eski,pısırık, korkak, sermaye ve güç sahiplerinden emir alan yarı müstemleke konumunageri döndürmeyi hedefliyorlar. Biz taleplerine boyun eğmedikçe daha da pervasızhale geliyorlar. Biz bağımsızlığımızdan ödün vermedikçe daha da hırçınlaşıyorlar. Son 5 yılda beraberce göğüslemek zorunda kaldığımız sıkıntıları lütfen birgözünüzün önünden geçirin. Ülkemizin ekonomide, siyasette, dış politika güvenlikve yargıda maruz kaldığı operasyonları şöyle bir düşünün. Kim bunların tesadüfolduğunu iddia edebilir? Kim bunların tamamen ülkenin kendi dinamiklerindenkaynaklandığını söyleyebilir? Kardeşlerim, yaşadıklarımızın hiçbirisi sıradanhadiseler değildir. Vaka-i adiye değildir" dedi. 

Erdoğan, "170 bin Kürt kardeşimizi topraklarımıza aldığımız dönemde Kobani bahanesiylesokak çetelerini kışkırtarak insanımızı birbirine kırdırmak istediler. Kobani'yide nereye almışlardı? Yine Suruç'a. Şu anda bu insanların kahir ekseriyeti ülkemizde. Eğer biz Kürt kardeşlerimize karşı tavır içinde olsaydık niye onları biz topraklarımızda ağırlayalım? Hiç içeriye bile almaz Kobani'ye gönderirdik.Ama aldık. Niye? Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Ondan dolayı aldık. Aralarında fakirlere kurban eti dağıtan Yasin Börü'nün de olduğugencecik evlatlarımızı vahşice kimler linç etti? Bu kadar gerçekler ortadayken,53 Kürt kardeşimizi kimler öldürdü? Şu anda bu zat Edirne'de cezaevinde. Bu zatıbirileri gidip ziyaret ediyor. Ana muhalefetin temsilcisi ziyaret ediyor. Neymiş'Cumhurbaşkanı adayıymış. Bakıyorsunuz çıkıyorlar diğer adayların hepsi, 'bir cumhurbaşkanı adayının cezaevinde ne işi var?' diyor. Bunun her yericumhurbaşkanı adayı olsa ne olur? İlla mahkum mu olması lazım? Mahkum değil detutuklu. Mahkum olmayacağının garantisi mi var? Bunlar 53 kardeşimizinöldürüldüğü o günde söylenen neydi, 'dökülün sokaklara' ve sokaklara Kürt kardeşlerimizi dökerek o 53 Kürt kardeşimizi öldürdüler. Bu ülkede milletimizi birbirine vurduran, bu insanları düşünün. Cumhurbaşkanı adayı olması, onun kalkıp bu mücadele içerisinde cezaevinden dışarı çıkmasını sağlıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun adı özgürlük olabilir mi? Akabinde bölücü terör örgütünü devreye sokarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kimi ilçelere saldırdılar. Yine başarısız olunca 15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu hainlereliyle darbe yapmaya kalktılar. Milletimiz nasıl diğer saldırılarda oyunu bozduysa, bu sefer de hayatını ortaya koydu ve 251 şehit verme pahasına ülkesine sahip çıktı, canını verdi. Canından aziz bildiği vatanını milletini hainlere teslim etmedi." dedi. 

Türkiye'de artık sivil iradeyi temel alan yeni bir sistemin kurulduğunu belirten Erdoğan, "İşte biz, 24 Haziran'da bu sistemi kimin

kuracağını oylayacağız. Bu bakımdan bu seçim çok önemli. ya geçmişi yasaklar, baskılar, darbe şakşakçılığıyla dolu muhalefete yeni sistemin anahtarlarını vereceğiz ya da 7 Ağustos Yenikapı ruhuyla çok daha demokratik, çok daha özgürlükçü, kadim değerlerimizle daha barışık bir sistemi beraberce inşa edeceğiz. Muhalefet cephesinde garnitür olarak bulunanların durumu bize ve milletimize asla bir ölçü olamaz. Biz niyete bakarız, sicile bakarız. Dile getirilen vaatlere bakarız. Biz karşımızdakilerin bugüne kadar başörtüsünden imam hatiplilere kadar sergilediği tutuma bakarız. Bunlar akşam başka, sabah başka. Bu şekilde. Uygulaman ne uygulaman? İcraatın ne icraatın? Biz buna bakarız" diye konuştu.

Görüntü dökümü:

------------------

-Erdoğan'ın konuşması

-Genel ve detaylar 

14.06.2018 - 23.00 Haber Kodu : 180614235

14.06.2018 - 23.01 Haber Kodu : 180614236

14.06.2018 - 23.03 Haber Kodu : 180614237

=====================================

2- BAŞBAKAN YILDIRIM : (SURUÇ'TAKİ OLAYLAR) BU VAHİM BİR HADİSEDİR.

Başbakan Binali Yıldırım,

"(Suruçtaki olaylar) Bu vahim bir hadisedir. Sebebi ne olursa olsun hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir" 

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER/ İSTANBUL DHA

Başbakan Binali Yıldırım, Ümraniye Alemdar Caddesi'nde halkla iftar açtı.yıldırım burada yaptığı konuşmada, Suruçtaki olaylarla ilgili olarak, "Bu vahim bir hadisedir. Sebebi ne olursa olsun hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir" dedi.  Suruç'tan acı bir haber aldıklarını belirten Yıldırım, seçim çalışmaları yapmakta olan milletvekilleri İbrahim Halil Yıldız ve yanındaki arkadaşlarına bir saldırı gerçekleştiğini söyledi. Yıldırım, "Milletvekilimizin ağabeyi olayda hayatını kaybetti. Diğer ağabeyleri yaralandı. Orada yaralanan başka insanlar da var. Bu vahim bir hadisedir. Sebebi ne olursa olsun hiçbir şey insan hayatından daha

değerli değildir" diye konuştu. Ölenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara şifa dileyen Binali Yıldırım şöyle devam etti:  

"Ümit ederim ki bu olay adi bir vakadır, arkasında herhangi bir siyasi sebep yoktur. Eğer öyle ise tabii ki sonuçları çok daha farklı olur. Ben bu vesileyle seçime sayılı günler kalarak bu mübarek günde bütün vatandaşlarımızın sükunet içinde birbirlerine tahammül içinde mübarek günleri ihya etmeleri ve seçime ülkemizin vakarına yaraşır bir şekilde girmelerini özellikle istirham ediyorum. Güzel günleri, coşkulu günleri, acılı günlere dönüştürmeye hakkımız yok"

Görüntü dökümü:

--------------

-Başbakan'ın konuşması

-Genel ve detaylar 

14.06.2018 - 21.30 Haber Kodu : 180614227

===========================

3- İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU, DOĞU VE GÜNEYDOĞU KANAAT ÖNDERLERİ İLE İFTARDA BULUŞTU

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR/İSTANBUL

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Doğu ve Güneydoğu Kanaat Önderleri iftar programına katıldı. Programda bir konuşma yapan Soylu,  "Bu ülkenin köklü bir kültürünün, yüksek bir medeniyetinin büyük bir ekonomi potansiyelinin olduğunu biliyorlardı. İşte onun için, bizi sürekli terbiye ettiler, gün geldi kardeş kavgası çıkardılar, gençlerimizi sağcı solcu diye birbirine düşürerek, gün geldi 'alevi sünni, laik dindar' diye bizi ayrıştırarak, gün geldi ekonomi ile, gün geldi terörle, bizi sürekli terbiye etmeye çalıştılar. Sürekli baskı altında tutmaya çalıştılar" dedi.

Soylu "Bizi biz yapan, bizi güçlü yapan, en büyük hasletimiz bir araya gelebilme kabiliyetimiz ve bunu temin eden maneviyatımız. Bu millet kendi evlatları vasıtasıyla bu birliği ne zaman temin ettiyse güçlenmiştir. Kurtuluş savaşında bu birliği sağladık güçlendik, mendereste bunu sağladık, bir dönemde Demirel ile bu birliği sağladık, o zaman da aslında güçlenmiştik, rahmetli Özal ile bunu daha güçlü sağladık, Erbakan ile bu birliği sağladık yine güçlendik ve bu aziz millet, 16 yıldır bu birliği Recep Tayyip Erdoğan ile sağladı. Allaha şükür çok daha güçlendi. Ama gelin görün ki saydığım bu isimlerin bu birliği dönem dönem sağlayan herkese, sizde şahitsiniz ki bedel ödettiler. Hem millete ödettiler, hem de milletin adamlarına ödettiler" dedi.  

"BİZİ AYRIŞTIRARAK TERBİYE ETMEYE ÇALIŞTIRLAR"

Darbeler ile idamlarla, ailelerine ve kendilerine insan içine çıkamayacak iftiralar atarak, itibarlarını sıfırlayarak bu bedeli ödetmek istediklerini ifade eden Soylu, "Hatıralarını unutturmak istediler çünkü bir kokuları vardı, bu milletin birlik olunca neler başarabileceğini çok iyi biliyorlardı. Bu ülkenin köklü bir kültürünün, yüksek bir medeniyetinin büyük bir ekonomi potansiyelinin olduğunu biliyorlardı. İşte onun için, bizi sürekli terbiye ettiler, gün geldi kardeş kavgası çıkardılar, gençlerimizi sağcı solcu diye birbirine düşürerek, gün geldi alevi sünni, laik dindar diye bizi ayrıştırarak, gün geldi ekonomi ile, gün geldi terörle, bizi sürekli terbiye etmeye çalıştılar. Sürekli baskı altında tutmaya çalıştılar" dedi. 

"ÜLKEDEKİ OLAĞANÜSTÜ DE SİZİN HALİNİZ OLAĞAN MI?"

Bakan Soylu muhalefetin OHAL eleştirilerine şu sözlerle cevap verdi: "Şimdilerde bizi olağanüstü hal var diye eleştiren var, bu bir hukuki hadisedir, gelip geçici bir haldir. Ama onlara şunu sormak isterim, şimdi bu ülkede olağanüstü hal var, peki yıllardır bu ülkede olağan olmayan bir hal vardı. Buna niye ses etmediniz.  Başbakanların asılmasına darbelerin yapılmasına yıllar sonra bile neden ses etmediniz. Neden yanlıştır bu olağan değildir demediniz. Neden hala olağanüstü halin mahfillerine destek verirsiniz. Neden hala bir terör örgütünün açık şekilde sözcülüğünü yapan, talimat veren partisinin belediye doğrudan terör örgütünün şubesi gibi çalıştıran adamları hapiste ziyaret edersiniz? Serbest bırakılmasını sağlamak için birlik olursunuz? Ülkedeki olağan üstüde sizin haliniz olağan mı?" ifadesini kullandı. 

"AFRİN'DE YPG'YE DÜNYAYI DAR EDEN KOMUTANIMIZIN APOLETLERİNİ SÖKMEYİ VAAD EDİYORLAR"

Soylu konuşmasına şöyle devam etti: "Ben muhalefete de sormak isterim. Cumhurbaşkanımızda ifade ettiler. Biz yeni hükümet ile beraber, Olağanüstü hali kaldırabileceğimizi, bunu değerlendireceğimizi söylediler, peki siz çocuğu dağa kaçırılmış, annenin dizinin dibine oturup, 'merak etme ben bu işte parmağı olan herkesin cezasını vereceğim' diyebileceğinizi vaad ediyor musunuz? Hayır bunu vaad edemezler. Afrinde YPG'ye dünyayı dar eden komutanımızın apoletlerini sökmeyi vaad ediyorlar. İşte onların olağan hali budur"

Terörü bitirme hedefimiz vardı neredeyse ulaştık. Son bir adım kaldı. Fırat kalkanı ile DEAŞ'ı halletik. Afrinden YPG'yi temizledik. Şimdi kandildeki böcek yuvasını temizliyoruz. Doğu ve Güneydoğu illerimizi geliştirme hedefimiz vardı. Çok şükür orada da harika işler çıkartıyoruz. Belediyelerimizi terörden kurtardık. 10 bin km üzerine asfalt döktük, gençlik merkezleri parklar kültür merkezleri pazarlar ve altyapı işlerini hep birlikte yapıyoruz"

Görüntü Dökümü

---------------------

-Davetlilerden görüntü

-Süleyman Soylu'nun gelişi

-Süleyman Soylu'nun konuşması

-Genel ve detaylar

15.06.2018 - 00.14 Haber Kodu : 180615002

===========================================

4- KARTAL'DA OTOMOBİL İLE MOTOSİKLET ÇARPIŞTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI

Haber-Kamera: Ali Kerem BENGİ/ İSTANBUL DHA

D-100 Karayolu'nda aynı yönde ilerleyen otomobil ile motosiklet henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybedrken otomobil sürücüsü yaralandı. Kaza, D-100 Karayolu Soğanlık mevkii Pendik istikametinde saat 02.45 sıralarında meydana geldi.İddiaya göre, Göztepe'den Kartal istikametine ilerleyen otomobil ve motosiklet D-100 karayolunda makas ilerledikleri sırada henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı.  Otomobilin altına aldığı motosiklet yaklaık 30 metre sürükledi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 

MOTOSİKLET SÜRÜCÜNÜN YAKINLARI GÖZ YAŞLARINA BOĞULDU

Oaly yerine gelen sağlık ekipleri, yerde yatan motosiklet sürücüsü Cihat Gercik'in hayatını kaybettiği belirlendi. Kaza da yaralanan otomobil sürücüsü ise ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Kaza haberini alarak olay yerine gelen Gercik'in yakınları ise Gercik'in cansız bedeni başında gözyaşlarına boğuldu. 

 

KAZA YERİNDE OTOMOBİL VE MOTOSİKLET PARÇALANMIŞ

Kaza nedeniyle D-100 karayolu Pendik istikameti araç trafiğine bir süre kapatılırken olay yeri inceleme ekipleri kaza yerinde delil araştırması yaptı. 

 

D-100 KARAYOLUNDAKİ KAMERALAR İNCELENİYOR

Gercik'in cansız bedeni Kartal DR. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülürken, polis ekipleri kazanın nasıl olduğunu tespit etmek için D-100 karayolunda bulunan kameraları inceleme aldığı öğrenildi. 

 

OTOMOBİL VE MOTOSİKLET 200 KM HIZLA YANIMDAN GEÇTİ

Hüseyin Şimşek adlı bir görgü tanığı ise kazayı şöyle anlattı: "Göztepe Köprüsünden geliyordum. Pendik istikametine ilerlerken yanımdan beyaz otomobile motosiklet hızlı bir şekilde ilerliyordu. Makas atıyordu. Buraya kadar onları takip ettim. Büyük ihtimalle otomobil motosikleti geçtiğini sindiremeyince büyük ihtimal motosiklete vurdu. İkisi de direksiyon hakimiyetini kaybetti. Ben 130 km ilerlerken onlar ise 200 km hızla yanımdan geçti. Motosikletinin hızı 220 km civarndaydı. Çok korkunç bişey. Allah kimseye göstermesin. Bende motosiklet kullanıyorum ama dikkatli olmamız gerekiyor. Ekipmanlarımız tam olması şart. Motorsiklet sürücü 25-27 yaşlarındaydı" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------------------

-Kaza yeri

-Polis ve Sağlık ekipleri

-Cesetten detay

-Motosiklet ve otomobilden detay

-Yerde bulunan motosiklet kaskı

-Görgü tanığı ile röp

-Yakınları sinir krizi geçirmesi

-Olay yeri inceleme ekipleri

-D-100 Karayolu 

15.06.2018 - 05.02 Haber Kodu : 180615014

=======================================

(ÖZEL)

5- FAYTONCULAR HAYVANSEVERLERE SALDIRDI; POLİS HAVAYA ATEŞ AÇTI

10 kamyon dolusu 209 atın Büyükada'ya götürülmesi sırasında olaylar çıktı

Maltepe iskelesinde atları görüntülemek isteyen hayvanseverlere faytoncu olduğu belirtilen kişiler saldırdı. 

Polis havaya ateş açarak olayları sonlandırdı.

Haber- Kamera:  Ramazan EĞRİ- İSTANBUL DHA

Maltepe iskelesinde Yük Hayvanlarını Koruma ve Kurtarma Derneği üyelerine, faytoncu olduğu öne sürülen kişiler saldırdı. Polis havaya ateş açarak saldırıyı önlemeye çalıştı.

POLİS HAVAYA ATEŞ AÇTI

Tuzla Akfırat'ta dün geceden bu yana bekletildiği öne sürülen 10 kamyondaki 209 at, Büyükada'ya götürülmek üzere öğle saatlerinde Maltepe iskelesine getirildi. Durumu protesto eden Yük Hayvanlarını Koruma ve Kurtarma Derneği üyeleri de iskeleye geldi. Cep telefonuyla atların durumunu görüntülemek isteyen dernek üyelerine, kamyonlardan inen ve faytoncu olduğu belirtilen kişiler  tepki gösterdi. Sözlü tepki, saldırıya dönüştü. Tekme yumruklu saldırıyı polis, havaya ateş açarak engellemeye çalıştı. Darp edilen dernek üyeleri faytonculardan şikayetçi oldu.

"209 AT, 10 KAMYONLA İSKELEYE GETİRİLDİ" 

Yük Hayvanlarını Koruma ve Kurtarma Derneği Başkanı Okan Oflaz, "209 at 10 kamyonla iskeleye getirildi. Şimdi gemiye bindirilip hepsi Adaya götürülecek. Burada itiraz eden arkadaşlarımıza saldırdılar. Polis havaya ateş etmek zorunda kaldı. ve havaya ateş ettikten sonra bile hala darp edilmeye devam edildi. Umarım buradan hepimizin sesini gerekli kurumlar duyar. Hem bizlere hem onlara zulme son verirler artık" dedi.

"AMACIMIZ SADECE YAŞAM HAKKINA SAYGIYDI" 

Saldırıya uğrayan dernek üyelerinden Barış Şengün ise, "Adaya çıkartılacak gemiye bakmak için buraya geldik. ve faytoncular tarafından darp edildik. Amacımız sadece yaşam hakkına saygıydı ve farkındalık yaratmaktı. Çünkü Aralık 2017 tarihinden bildiğimiz kadarıyla Adalara at girişi ve çıkışı yasaklandı. Ama ona rağmen 209 at adaya sokulmaya çalışılıyor" diye konuştu.

Olayla ilgili gözaltına alınan kişinin olmadığı öğrenilirken atlar Büyükada'ya götürüldü.

Görüntü Dökümü

----------

-At yüklü kamyonların iskeleye girmesi

-Faytoncuların dernek üyelerine saldırması

-Polisin havaya ateş açması

-Dernek başkanıyla röp

-Saldırıya uğrayanlarla röp

-Atların iskelede bekletilmesi

-İskelede önlem alan polisler

-Genel ve detay

14.06.2018 - 17.20 Haber Kodu : 180614166 Motosiklet,DHA
15 Haziran 2018 Cuma 07:37