Dha istanbul bülteni- 2

HARAMİDERE'DE METROBÜS KAZASI: YARALILAR VAR (1) Ersan SAN - İstanbul DHA - Haramidere metrobüs durağında metrobüs kazası meydana geldi.

08.10.2019 12:58 | Son Güncelleme: 08.10.2019 12:58Dha istanbul bülteni- 2
HARAMİDERE'DE METROBÜS KAZASI: YARALILAR VAR (1)

Ersan SAN - DHA - Haramidere metrobüs durağında metrobüs kazası meydana geldi.  2 metrobüsün çarpışması sonucu yolculardan bazıları yaralandı. Yaralılara sağlık ekipleri müdahale ediyor.

Görüntü Dökümü
----------------
-Olay yeri

====================

2- İSTANBUL'DA YAĞMUR VE KAZALAR TRAFİĞİ FELÇ ETTİ

- Trafik yoğunluğu yüzde 71 seviyesine ulaştı.

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ- Mustafa BAKIRHAN/ İSTANBUL,
İstanbul'da etkili olan yağmur ve beraberindeki kazalar trafiği felç etti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan uyarının ardından sağanak sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde etkili olmaya başladı. Yağış nedeniyle sabah işe giden bazı vatandaşlar ıslanmaktan şemsiyeleri sayesinde kurtulurken bazıları ise yağmura hazırlıksız yakalandı. Yağmurla beraber trafik kazaları da meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)'nin yoğunluk haritasına göre saat 08.15'te trafik yoğunluğu yüzde 71 seviyesine ulaştı.


Görüntü dökümü
--------------
-D-100'den detaylar
-Vatandaşlardan detaylar
-Kazalar
-Genel ve detaylar

DHA FEED

===========================

3- HARAMİDERE'DE YAĞMURUN KAYGANLAŞTIRDIĞI YOLDA KAZA YAPAN KAMYONET KAMERADA

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ/ İSTANBUL,
Esenyurt'ta yağışın etkisiyle kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybeden kamyon sürücüsü park duvarına çarptı. Kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 05.20 sıralarında Haramidere-Avcılar D-100 Bağlantı Yolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye  göre, yağışın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü yokuş aşağı ilerlediği sırada duramadı. Oto yedek parçası yüklü kamyon önce yol kenarındaki aydınlatma direği ve ağaçlara ardından parka ait beton duvara  çarparak durabildi. Hafif şekilde yaralanan sürücü ambulansla hastaneye kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntü dökümü:
-----------------------
-Güvenlik kamera görüntüsü
-Kamyondan ve olay yerinden aktüel görüntüler

========================

4- İTÜ'LÜ GENCİN ÖLDÜRÜLMESİ... ACILI AİLE İSTİKLAL CADDESİ'NDE

- İstiklal Caddesi'ndeki cinayetin üzerinden 1 ay geçti. Acılı aile, çocuklarını olay yerinde andı.

Zeki GÜNAL/İSTANBUL, - İSTİKLAL Caddesi'nde İTÜ mezunu Halit Ayar'ın öldürülmesinin üzerinden 1 ay geçti. Ayar'ın ailesi bugün İstiklal Caddesi'ndeydi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu 23 yaşındaki Halit Ayar İstiklal Caddesi'nde uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmişti. Halit Ayar'ın ailesi bugün İstiklal Caddesi'ndeydi. Aileye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de destek verdi. Cinayeti unutturmak istemeyen acılı aile, Tünel Durağı'nda çocuklarını andı.
Ekrem İmamoğlu da Halit Ayar'ın ailesine taziye dileklerini iletti. Halit Ayar'ın babası Mehmet Ayar, "Olay yerine geldik. Acılarımız tekrar tazelendi. Adalet yerini bulsun istiyoruz" dedi. Anne Hanife Ayar ise, "Acımız gün geçtikçe katlanıyor. Olayın yaşandığı yere baktığımız zaman böyle bir ortamda nasıl bu olay olur? Benim aklım almıyor" diye konuştu. Ayar'ın kız kardeşi Melike Ayar ise açıklama yapmak istemedi.

Görüntü Dökümü:
-------------------
-Ayar'ın ailesi
-İmamoğlu'nun taziye iletmesi
-Ayar'ın anne ve babasının açıklamaları
-Genel ve detaylar

DHA FEED

================================

5- ŞİŞLİ'DEKİ ÇATIŞMANIN ŞÜPHELİLERİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL
Şişli'de sokak ortasındaki silahlı çatışmada gözaltına alınan 13 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Şişli, Yayla Mahallesi'nde 3 Ekim Perşembe günü meydana gelen olayda iki grup arasında, sokak ortasında, bilinmeyen nedenle silahlı kavga çıktı. Kahvecilik yapan Hüseyin A., kavgada vurularak, yaralandı. Taraflar, bir süre çatıştıktan sonra olay yerinden kaçtı. Şişli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ve devriye ekipleri, kavgaya karışanların yakalanması için çalışma başlattı. Ekipler, çete olduğunu belirlediği, aralarında liderinin de bulunduğu, 1'i kadın 13 kişiyi yakalayıp, gözaltına aldı. Şüphelilerden 4 tabanca ele geçirildi.

EMNİYETTE SUÇ KAYITLARI VARMIŞ
Gözaltındaki çete lideri Mutalip B.'nin 'yaralama', 'uyuşturucu madde ticareti', 'ruhsatsız silah'; Muhammed Y.'nin 'uyuşturucu madde imalatı', 'ruhsatsız silah'; Özgür N.'nin 'uyuşturucu imalatı', 'rehin alma'; İhsan Y.'nin 'yaralama', Mehmet A.'nın 'uyuşturucu imalatı', 'yaralama'; Mustafa Ş.'nin 'uyuşturucu imalatı', 'kumar'; Ramazan A.'nın 'ruhsatsız silah', 'uyuşturucu ticareti'; Hakan Ç.'nin 'uyuşturucu imalatı', Sıraç K.'nin 'yaralama', Ferhat S.'nin 'kapkaç', 'yaralama', 'hırsızlık'; Muhammed B.'nin 'uyuşturucu imalatı', 'hırsızlık'; Sevgi B.'nin ise 'kasten yaralama'dan emniyette suç kayıtlarının olduğu öğrenildi. Kadir Ç.'nin ise poliste kaydının olmadığı belirtildi. Asayiş Büro Amirliği'nde sorguları tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
-Şüphelilerin şube çıkışı
-Olay anı güvenlik kamerası

=================================


6- İSTANBUL'DA FIRINDAN FIRINA EKMEK FİYATI FARKI

* İstanbul Ekmek Fırıncıları Başkanı Erdoğan Çetin

"Ekmeğin zamlanması kaçınılmaz"

Gülseli KENARLI - Güven USTA - Mertcan ÖZTÜRK/ İSTANBUL, İSTANBUL'un  bazı ilçelerinde 200 gramlık ekmek 1 lira 25 kuruştan satılırken bazı ilçelerinde ise aynı ekmeğin fiyatı 1.5 liraya hatta 1 lira 75 kuruşa kadar çıkıyor. Ekmek fiyatları İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ekmek Fırıncıları, Sanatkarları ve Ekmek Satıcıları Esnaf Odası tarafından Esnaf Kanunu ve TOBB Kanunu'na göre belirleniyor. Buna göre de 200 gram ekmeğin fiyatı 1 lira 25 kuruş, 250 gram ekmeğin ise 1.50 liradan satılması gerekiyor.
Fırıncılar fiyat farkının maliyetlerden kaynaklandığını belirtirken, 1 lira 25 kuruşluk fiyatı az bulduklarını, 1.5 liralık fiyatın bile az olduğunu söylüyor. İstanbul Ekmek Fırıncıları, Sanatkarları ve Ekmek Satıcıları Esnaf Odası Başkanı Erdoğan Çetin ise "Ekmeğin zamlanması kaçınılmaz" diyor.

"İMAL ETTİĞİMİZ EKMEĞİMİZE MAALESEF ZAM ALAMADIK"
İstanbul Ekmek Fırıncıları, Sanatkarları ve Ekmek Satıcıları Esnaf Odası Başkanı Erdoğan Çetin, "İstanbul'da, 1 lira 25 kuruşa, 1.5 liraya ve 1 lira 75 kuruşa fiyatlar var.  200 gram ekmeği 1.5 liraya satılması İstanbul'da gayet normal bir durum. Ekmeğin zamlanması kaçınılmaz. Bir şekilde bir fiyat ayarlaması yapılması gerekiyor. Undan örnek vermem gerekirse bir yıl içerisinde 70 lira olan bir çuval un yaklaşık 110 liraya kadar çıktı" dedi.

"FIRINCI ESNAFI MAALESEF ZARARA KATLANAMIYOR"
Çetin, "İki tane kurum ekmek tarifesi yapıyor. Biri İstanbul Ticaret odası, diğeri esnaf odası. Bu yapılan tarifelere uymak zorundayız. Girdi maliyetlerinin yukarı çıkması fırıncı esnafının bu fiyatlara ekmek satamamasını sağlıyor. Yani fırıncı esnası 1 gün, 1 hafta, 1 ay zarar ediyor, ondan sonra maalesef zarara katlanamıyor. Yani girdilerin hat safhada yukarı çıkması fırıncılarımızı, meslektaşlarımızı zor durumda bırakıyor. Onlarda bizim daha evvel talep ettiğimiz ekmek satma gayreti içinde oluyorlar. Bugün İstanbul'un muhtelif ilçelerinde 75 kuruştan, 1 lira 75 kuruşa kadar ekmek var. Ekmeğin tamamına zam gelmiş değil" diye konuştu.

"ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA 1.5 LİRAYA ÇIKARMAYI DÜŞÜNÜYORUZ"
Bahçelievler'de bulunan bir fırının sahibi Cengiz Hayalioğlu, 200 gramlık ekmeği 1 lira 25 kuruştan sattığını belirterek, "Bölgeden bölgeye ekmek fiyatlarında fark var. Buraya en yakın bölge Bakırköy, orada dükkan kirası 16 bin lirayken burada 9 bin lira olabiliyor. 1.25'e ekmeği verebiliyoruz. Ama ücretler karşısında zaten, biz de ekmeği önümüzdeki hafta 1.5 liraya çıkarmayı düşünüyoruz. Hatta çıkaracağız. Ekmeğin fiyatının kesinlikle sabit olması gerekir. Herkes tarafından aynı şekilde verilmesi gerekir. Ama maliyetler karşılanmadığı zaman herkes kendi evine ekmek götürmeye çalışıyor, onun için de bütün fırıncılar bu yükseltmeyi yapmak zorunda kalıyor" dedi.

"1.5 LİRA FİYAT BİLE ŞU ANDA AZ"
Bağcılarda bulunan fırının sahibi Fahrettin Taş ise, "Ekmek şu anda 1 lira 25 kuruş. Aslında ekmeğin şu an piyasada 1.5 liradan satılması lazım. Ama piyasa bir türlü oturmuyor, kimi 1 lira 25 kuruş, kimi 1.5 lira. Aslında 1.5 lira dahil kurtarmıyor. Şu anda bir ekmeğin maliyeti 95 kuruşla, 1 lira arasında. Tuzu var, mayası var, unu var, elemanı var, ustası var. Kaleme dökersek, 20-25 kalem var. 1.5 lira fiyat bile şu anda azdır. Esenler'de fırıncı olan Mesut Ulutaş, "Geçen yıla göre maliyetler gerçekten çok yükseldi" dedi.

"1 LİRA 25 KURUŞ KURTARMAZ, ELEMAN BULAMAYIZ ÇALIŞTIRACAK"
Bakırköy de fırın işleten Abdullah Avcı ise ekmeği 1.5 liradan sattığını belirterek, "Maliyetleri yüksek olduğu için ister istemez, fiyatlara zam yapmamız gerekiyor. 1 lira 25 kuruş kurtarmaz, eleman bulamayız çalıştıracak. Maliyetler yüksek şu an, çalıştığımız bütün her şeyin maliyeti. Kiralar yükseliyor, maliyetler yükseliyor" şeklinde konuştu.
Etiler'de ise bazı fırınlarda ekmek 1 lira 75 kuruştan satılıyor


Görüntü Dökümü:
--------------------
Fatih'te bulunan fırından görüntüler
Fatih'te bulunan ekmek tarifesi
Güngören'deki 1.5 liralık ekmek tarifesi
Ekmek görüntüsü
Fırından görüntüler
Fırıncılar ile röportaj
Ekmeklerin fırına verilmesi
Fırından çıkan ekmeler
Muhabir anonsu
Etiler'deki  fırındaki fiyat tabelası


=====================================


7 - İŞ ADAMLARI SERDAR VE MUSTAFA SEYİTOĞLU'NA BERAAT

Haber: Özden ATİK/ İstanbul,DHA
"Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "Fetullahçı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla yargılanan iş adamları Serdar Seyitoğlu ve amcası Mustafa Seyitoğlu hakkında beraat kararı çıktı.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Serdar Seyitoğlu ile Mustafa Seyitoğlu katıldı. Duruşmada, son savunmasını yapan sanıklardan  Serdar Seyitoğlu, "Ben hain FETÖ terör örgütüne yardımda bulunmadım. Darbeden  ve terör örgütüne ait hiyerarşik düzenden haberim yok. Suçsuzum ve beraatimi talep ediyorum " dedi. Sanık Mustafa Seyitoğlu ise, "Ben üç kuşak baklavacılık yaptım. Onun dışında hiçbir şey bilmiyorum. Örgütle ilgim yok. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Sanıklar son sözlerinde de beraatlerini talep ettiler.

İKİ SUÇTAN BERAATLERİNE KARAR VERİLDİ
Mahkeme heyeti, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" ve "Fetullahçı terör örgütü üyeliği" suçlarından dava açılmışsa da her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, somut delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine hükmetti. Sanıklar üzerindeki adli kontrol kararlarının da kaldırılmasına karar verildi. Mahkeme Başkanı Ahmet Uğuz, sanık Mustafa Seyitoğlu yönünden karara "örgüte yardım" yönünden ceza verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu belirterek muhalefet şerhi yazdı.

İDDİANAMEDE
İddianamede, sanıklar Serdar ve Mustafa Seyitoğlu'nun, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisleri, "Fetullahçı terör örgütü üyeliği" suçundan ise 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisleri isteniyordu. 7 Mayıs 2019 tarihli duruşmada ise mütalaasını bildiren savcı, sanıklar Serdar Seyitoğlu ve Mustafa Seyitoğlu'nun "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapsi talep edilmiş, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ise beraatlarine karar verilmesi istenmişti. Soruşturma kapsamında, Serdar Seyitoğlu 28 Ekim 2016'da, amcası Mustafa Seyitoğlu ise daha sonra tutuklanmıştı. Sanık Mustafa Seyitoğlu, 9 Aralık 2016'da sağlık sorunları gerekçesiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğince, Serdar Seyitoğlu da 16 Mayıs 2017'deki duruşmada tahliye edilmişti.

==========================

8- YOLDA UYUYAN KÖPEĞİ EZDİ, HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ YOLUNA DEVAM ETTİ

ANIL UÇAN/İSTANBUL,
İstanbul Ümraniye'de arabasıyla sokakta uyuyan köpeği ezip kaçan sürücü pes dedirtti. Mahalle sakinleri tarafından veterinere götürülen köpek kurtarılamadı. O anlar ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Olay, dün 15.20'de Ümraniye'de gerçekleşti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, aracıyla seyir halinde olan bir kişi yolda uyuyan köpeği fark etmeyerek üzerinden geçti. Köpek, aracın sağ arka lastiği ile yer arasına sıkıştı. Sürücü hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Ağır yaralanan köpek, can havliyle kaçtı. Mahalle sakinleri tarafından bir süre sonra yaralı şekilde bulunan köpek veterinere götürüldü. Köpek tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
-GÜVENLİK KAMERASI
-Köpeğin sokakta uyuması
-Aracın köpeği ezmesi
-Köpeğin aracın altından kurtulması
-Köpeğin yaralı halde kaçması
-Genel detaylar

===========================

9- AVCILAR'DA ÇATI KATI YANDI

İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, - AVCILAR'daki bir binanın çatı katında çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü.
Yangın, dün saat 21.30 sıralarında Denizköşkler Mahallesi Mızrak Sokak'taki 4 katlı binanın çatı katında başladı. Henüz tespit edilemeyen nedenle başlayan ve kısa sürede tüm katı saran alevleri görenler İstanbul Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve Avcılar Emniyet Müdürlüğü ekiplerini aradı. Ekipler gelinceye kadar hemen yan binada oturanlar yangını söndürebilmek ve alevlerin oturdukları eve gelmesini önleyebilmek için kovalara doldurdukları suyla müdahaleye çalıştı. Kısa sürede gelen itfaiye erleri, yangına müdahale ederek diğer katlara ve yandaki binaya sıçramasını önledi. Çatı katı ve çatı tamamen yanarken, yangının çıkış nedeni konusunda araştırma ve inceleme başlatıldı.

Görüntü Dökümü:
-----------------
-Çatı, alevler içerisinde
-İtfaiye su sıkarken
-İtfaiye araçları ve polis görüntüleri
-Binanın yangın sonrası dıştan görüntüleri

========================

10 - KAŞIKÇI ELMASI'NIN BÜYÜLEYİCİ GÖRÜNTÜSÜ

- Topkapı Sarayı'nda sergilenen bir birinden değerli eserler basına gösterildi.

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK/ İstanbul DHA
Kaşıkçı Elması, Topkapı Sarayı Müzesi Dış Hazine Bölümü'nde sergilenmeye başlandı.
Kaşıkçı Elması ile birlikte zümrütlerle süslenmiş Topkapı Hançeri ve Sultan II. Mahmud Tahtı da sergilenmeye başlandı.
Tarihi elmasların en büyük ve en meşhurlarından biri olarak 86 karatlık Kaşıkçı Elması, Topkapı Sarayı'nın silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine Bölümü'nde yeniden sergilenmeye başladı. Çevresi 49 adet çift sıra halinde iri pırlantayla süslenmiş, 86 karatlık elmas, geçici süreyle Topkapı Sarayı Müzesi'nde görülebilecek.

TOPKAPI HANÇERİ
Topkapı Sarayı'nda depolarda muhafaza edilen paha biçilmez hazineler gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. Bu hazinelerden ilki olan "Topkapı Hançeri", uzun bir aranın ardından 18 Eylül'de Topkapı Sarayı'nın silah koleksiyonun sergilendiği Dış Hazine Bölümü'nde sergilenmeye başlanmıştı. Sultan I. Mahmud'un Nadir Şah'a hediye edilmek üzere yaptırdığı ancak Şah'ın ölümü üzerine Topkapı Sarayı hazinesinde muhafaza altına alınan zümrüt ve elmas taşlarla süslü Topkapı Hançeri, dünyanın sayılı hazineleri arasında gösteriliyor. Dünyanın en değerli hançeri olarak gösterilen hançerin kabzası üzerinde 3-4 milimetrelik üç zümrüt taş ve yine kabzanın en üst kısmındaki kapak üzerinde tek parça bir zümrüt taş yer alıyor.

SULTAN II. MAHMUD TAHTI
Sultan II. Mahmud Tahtı ise 2 Ekim'de Bağdat Köşkü'nde sergilenmeye başlandı. Uzun bir aranın ardından yeniden sergiye çıkan Sultan II. Mahmud'un saltanat koltuğu, 19. yüzyıl etiketli, Avrupai tarzda tasarlanmış, Osmanlı devlet armalı ve II. Mahmud tuğralı.

KAŞIKÇI ELMASI
Dünyanın sayılı mücevherleri arasında gösterilen armut biçimindeki Kaşıkçı Elması'nın, birçok elmas uzmanı tarafından 19. yüzyıl başında kaybolan tarihi "Pigot Elması" olabileceği kanıtlanmaya çalışılsa da, bu elmasın 1680'lerin başında Saray Hazinesi'ne satın alma yoluyla girdiği biliniyor.
Kaşıkçı Elması'nın saraya gelişi hakkında çok değişik görüşler ileri sürülse de Sultan IV. Mehmed döneminde Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın kaleme aldığı "Zübde-i Vekaiyat (Olayların Özü)" adlı eserde ileri sürülen görüş, bunların içerisinde öne çıkıyor. Defterdar Sarı Mehmed Paşa bu eserinde 1090 (Mayıs 1679) olayları sırasında Kaşıkçı Elması'nın bulunuş öyküsünü şöyle anlatıyor:
"Eğrikapı semtindeki çöplükte yuvarlak bir taş bulunmuş ve yaymacı üç kaşığa değişerek hırdavat arasına bırakmıştı. Sonra gösterdiği kuyumculardan birisi bu taşı 10 akçeye satın almış ve kendi meslektaşlarından birisine göstermişti. Taşın elmas olduğu anlaşılınca o da hisse talep etmiş, bu yüzden aralarında münakaşa çıkmış, sonunda olay kuyumcubaşıya aksetmişti. O da her iki kuyumcuya birer kese akçe verip taşı ellerinden almıştı. Daha sonra Vezir-i Azam Mustafa Paşa Hazretleri bu taştan haberdar olmuş ve kuyumcubaşıdan almaya karar vermişti ancak vaziyet padişaha aksetmiş, o da bu taşın saraya gönderilmesini emretmişti. Hasılı, taş meydana çıkarılıp, işlettirilince 84 karat büyüklüğünde eşsiz bir elmas olduğu anlaşıldı ve padişah tarafından zapt edildi. Bu vesileyle kuyumcubaşıya kapıcıbaşılık ve birkaç kese akçe ihsan edilmiştir."
Kaşıkçı Elması'nın 84 karat ve 86 karat olarak kayıtlarda değişik geçmesinin nedeni metrik ve antik karat sistemleri arasındaki farktan kaynaklanıyor.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
Elmasın görüntüsü
Hançerin görüntüsü
Muhabir anonsu (kaşıkçı elması)
Muhabir anonsu (Topkapı hançeri)
Dış Hazine bölümünden görüntüler
Tahtın görüntüsü
Detaylar

===============================

11 - NAİM SÜLEYMANOĞLU'NUN KAYIP MADALYALARINA SUÇ DUYURUSU

Haber - Kamera: Serpil KIRKESER/ Ali ABLAY - Feridun AÇIKGÖZ İstanbul DHA
2 yıl önce hayatını kaybeden dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun ailesinin avukatı Aziz Demir, Naim Süleymanoğlu'nun 7 dünya, 6 Avrupa, 3 olimpiyat madalyasının kaybolmasına ilişkin suç duyurusunda bulundu.
Naim Süleymanoğlu'nun Dünya ve Avrupa şampiyonalarından kazandığı kayıp 17 madalya için 3 Ekim'de Büyükçekmece'deki evinde keşif yapılmıştı. Evde yapılan keşifte madalyalar bulunamazken Süleymanoğlu'nun kızları Sezin ve Esin Süleymanoğlu'nun avukatları Aziz Demir, konu hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı. Bu sabah Avukat Aziz Demir, Büyükçekmece Adalet Sarayı'na giderek suç duyurusunda bulundu. Savcılığa sunulan dilekçede 16 adet madalyanın çalınması, zimmete geçirilmesi ve film stüdyolarında izinsiz ve yetkisiz şekilde kullanılması sebebiyle şüpheliler hakkında kovuşturma yapılması ve madalyalara el konulmasına karar verilmesi talep edildi.

SUÇ DUYURUSUNUN ARDINDAN AÇIKLAMA
Suç duyurusunun ardından açıklama yapan Avukat Aziz Demir, "Bugün çok önemli bir yerde olması gereken, bir müzede saklanması gereken, merhum Naim Süleymanoğlu'nun madalyaları için Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Bunun sebebi bugüne kadar ortada olmayan toplam 17 adet, dünya, Avrupa ve Olimpiyat şampiyonluk madalyaları halen nerede ve kimin elinde olduğu belli değil. Bu konuda süren yargılamada merhumun kardeşinin verdiği ifadeye göre 3 adedinin Bulgaristan'da film stüdyolarında olduğu, diğerlerinin nerede olduğunu bilmediği, 3 Ekim 2019 tarihinde evinde yapılan araştırmada ise evinde kasasında herhangi bir bulguya rastlanmadığı dolayısıyla yapmış olduğumuz araştırmada da madalyaların yerinde olmadığını tespit ettik. Bu vesileyle müvekkillerimin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak bende evi rahmetli Naim Süleymanoğlu'yla birlikte kullanan, ondan sonra kullananlar, anahtarı olanlar ve elinde bulunduranlar, film stüdyosunda bunu kullananlar hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Bundan sonra sonucu yargıdan bekleyeceğiz" dedi.

"DEVLETE AİT BİR MÜZEDE SERGİLENMESİ GEREKİRDİ "
Madalyaların maddi değerinden çok manevi değeri olduğunu vurgulan Aziz Demir, "Bu madalyaların elbette bir maddi değeri var. Bunlar altın madalyalar ama daha da önemlisi manevi değerleri bunların bence bir devlete ait bir müzede, müzesinde sergilenmesi tüm halkın görebilmesi için sunulması gerekirdi. Maalesef şu ana kadar böyle bir girişimde olmadı ve şu an da biz madalyaların nerede, kimin elinde olduğunu bilemiyoruz" diye ifade etti.

Görüntü Dökümü:
-------------------
-Avukat Aziz Demir'in konuşması
-Genel ve detaylar

============================
12- İLLÜZYON DÜNYASINA YOLCULUK BU MÜZEDE... İZLEYENLER DE ŞAŞIRIYOR

Semih ÇALIŞKAN -Kubilay ÖZEV/İSTANBUL, BEYOĞLU'nda İstiklal Caddesi'ndeki Narmanlı Han'da Temmuz ayında kapılarını ziyaretçilerine açan İllüzyon Müzesi, her yaştan ziyaretçiyi ağırlayarak illüzyon dünyasında ilginç bir yolculuğa çıkarıyor.
İlk olarak 2015 yılında Zagreb'de açılan İllüzyon Müzesi artık İstanbul'da. Berlin, New York, Atina gibi 15 farklı dünya şehrinde bulunan İllüzyon Müzesi'nde çok sayıda etkinlik odası yer alıyor. Müzeyi ziyaret edenlerin çektiği fotoğraflar sosyal medyada büyük ilgi görüyor. Vortex Tüneli, Ames Odası, Sonsuzluk Odası müzede ilgi gören odalardan yalnızca birkaçı. Müze, bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illu"zyon sayesinde son derece bu"yu"leyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatıyor.

"ARKADAŞLARIM VE ÖĞRETMENLERİMLE GELDİK"
Sınıf arkadaşlarıyla birlikte müzeyi ziyaret eden bir lkokul öğrencisi, Vortex odasında yürürken zorlanmadığını ifade ederek, "Korkumu yendim, yani cesur davrandım. En zayıf noktasını bulmaya çalıştım. Arkadaşlarım ve öğretmenlerimle geldik. Müzeyi güzel buldum" diye konuştu.

"MÜZEMİZ HER YAŞTAN İNSANA AÇIK"
İllüzyon Müzesi Müdürü Cihan Kılınçkaya da  2,5 aylık zaman diliminde müzeyi çok sayıda kişinin ziyaret ettiğini söyledi. Kılınçkaya, "Öncelikle 15 ülkeden sonra İstanbul'da dünyanın göz bebeği bir noktada bu müzeyi açarak Avrupa ve Asya'nın bu kadar sentez olduğu bir noktada ziyaretçilerimize bu güzel müzemizi, sergilerimizi sunmak, onların burada keyifli vakit geçirmesini sağlamak en büyük hedefimiz.  25 Temmuz'da açılışımızı yaptık. Oldukça güzel ve keyifli bir ilgi görüyoruz.  Müzemiz her gün dolup taşıyor. Ziyaretçiler de buradan oldukça keyifli ayrılıyorlar. Genelde şöyle bir algımız var. Öncelikle müzeye gelince bazı kişiler çocuklara uygun olup olmadığını düşünüyor. Tam tersine yetişkinler 'çocuklara mı uygun' diye düşünüyorlar. Aslında burası 7'den 77'ye her ziyaretçiye, her yaştan insana açık ve inanın her gelen ziyaretçimiz çok büyük bir keyifle buradan ayrılıyorlar" diye konuştu.

"MÜZEDE ÜÇ FARKLI İLLÜZYON VAR"
Cihan Kılınçkaya şöyle devam etti: "İllüzyon bir yanılsama. Beynimizin olağan bir şeyi farklı bir şekilde algılaması. Burada üç farklı illüzyonumuz var. Bunlar optik, foto grafik ve interaktif illüzyonlar. Buraya gelen insanlar öncelikle foto grafik illüzyonlarda duvardaki sergilerden veya burada görecekleri sergilerle foto grafik olarak yanılsamaları anlayacaklar ve keyif alacaklar. Onun dışında optik illüzyonlarımız var. Bu aynaya dayalı illüzyon. Burada farklı yanılsamaları görerek farklı deneyim tadacaklar. En önemlisi ve en çok keyif alınan interaktif illüzyonlar. Bunlar odalar, farklı yerlerde karşınıza çıkacak sürprizlerle beraber aslında o illüzyonun içinde tekrar kendinizi var ederek interaktif bir şekilde rol almanızı sağlayan noktalar oluyor. Ziyaretçilerimiz buraya geldiklerinde bu üç farklı illüzyonla son derece keyifli vakit geçirecektir."

HER YAŞTAN KİŞİ ZİYARET EDİYOR
Müze en çok çocukların ilgisini çekse de müzeyi her yaştan birey ziyaret ediyor. Ailesiyle birlikte müzeyi ziyaret eden Reyhan Ademoğlu, müzede çekilen fotoğraflardan dolayı merak ettiğini ve müzeyi ziyaret geldiklerini söyledi. Ademoğlu, "Beğendik, çocuklar için de değişik bir aktivite oldu. Ben sosyal medyadan öğrendim. Başkalarının paylaşımlarından gördük. Onun üzerine geldik. Çocukları getirmek istedik" dedi.

İLLÜZYON MÜZESİ NARMANLI HAN'DA
Eğlenceli ve bu"yu"leyici numaralarla göz yanılsaması, algı, insan beyni ve bilim hakkında yepyeni bilgiler edinilebilecek illüzyon müzesi, haftanın her günü İstiklal Caddesi'ndeki Narmanlı Han'da saat 10.00- 22.00 arası ziyaretçilere açık. Giriş ücreti tam 49, öğrenci 35 TL.

Görüntü dökümü:
-------------------
-İllüzyon Müzesi'nden görüntüler
-İllüzyon Müzesi Müdürü Cihan Kılınçkaya ile röportaj
-Ziyaretçilerle ile röportajlar
-Muhabir anonsu (Semih Çalışkan)

===========================

13 - BU MESLEKLERDE "KALP" TEHDİTİ

İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, - STRES ve düzensiz yaşamın olduğu meslek gruplarında kalp ve damar hastalıklarını daha çok gördüklerini belirten Kardiyoloji Uzmanı Begüm Öztürk, "Üst düzey yöneticiler, milletvekilleri, politikacılar, muhabirler, doktorlar tehlike altında. Kişi mesleğini değiştiremez ama stresi yönetmeyi öğrenmelidir" dedi.
Kalp damar hastalıklarının en önemli nedenleri arasında stres faktörü görülüyor. Fiziksel aktivite eksikliği ve sigara ise bu riski daha da artırıyor. Türk insanının stresi yönetme konusunda zorlandığını belirten Medicana Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Begüm Öztürk, bu hastalığın tehdit ettiği meslek grupları ve alınması gereken önlemleri sıraladı.

EN ÖNEMLİ NEDENİ İSE STRES
Stresin ve düzensiz yaşamın olduğu meslek gruplarında kalp ve damar hastalıklarının diğer kişilere oranla daha çok görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Begüm Öztürk, "Üst düzey yöneticiler, milletvekilleri, politikacılar, muhabirler, doktorlar… Bu meslekleri yapan kişilerde düzensiz yaşam çok yoğun olduğundan kalp ve damar hastalıkları çok sık görülüyor. Bunun en önemli nedeni ise stres. Stresi de fiziksel aktivite eksikliği ve sigara takip ediyor. Maalesef bu konuda Avrupa ülkelerinden daha farklıyız. Stresi yönetmeyi bilmiyoruz ve öğrenmeliyiz. Kişi stres yönetiminde yetersiz kalıyorsa profesyonel yardım almalıdır" diye konuştu.
NEDEN BU MESLEKLERİ ETKİLİYOR?
Üst düzey yöneticiler, milletvekilleri, politikacılar, muhabirler, doktorların sorumluluk sahibi olduğundan duygusal olarak baskı altında kaldıklarını belirten Uzm. Dr. Begüm Öztürk, "Bunun yanında uzun mesai saatleri, toplantılar, seyahatler buna neden oluyor. Mesela seyahatlerde gıda olarak alışılagelmişin dışında beslenme var. Maalesef 'hayır' diyemeyen bir milletiz ve gittiğimiz yerde sağlığımıza uygun olmayan yiyecekleri tüketiyoruz ve bunun yanı sıra hareketsiziz gün içinde devamlı araç kullanılıyor. Fiziksel aktivite egzersiz az. Bunların yanına bir de sigara eklenince kalp damar hastalıkları riski artıyor. Bu meslekleri yapan kişilerde kalp damar hastalıklarından ölüm diğerlerine göre çok daha fazla görülüyor" ifadelerini kullandı.
SAĞLIĞINIZI GERİ PLANA ATMAYIN!
Kişinin mesleğini değiştiremeyeceğini ancak stres yönetimini öğrenerek risk faktörünü azaltabileceğini anlatan Uzm. Dr. Öztürk tavsiyelerini şöyle sıraladı:
"Kişi stresi yönetmeyi öğrenmelidir. Stres yönetimi için sporla, sanatla uğraşabilir kendimize zaman ayırabiliriz. Elinizi, yüzünüzü yıkayıp dışarı çıkın, ortamınızı değiştirin. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenmeyi öğrenin. Öncelikle sağlıklı olmayı istemelisiniz. Kişi maalesef yoğun çalışma ortamlarında sağlığını hayatının geri planına atıyor. Ama sağlığınız olmazsa mesleğiniz de olmaz. Vereceğiniz hiçbir değer sağlığınız kadar önemli değil. Sağlıklı olmak isteyen insan egzersiz yapar, sağlıklı beslenmeye gayret eder. Sigara gibi kötü alışkanlıkları bırakmaya gayret eder. Biz toplumca bu bilince ulaşmalıyız."
HASTALIK RİSKİ ANNE KARNINDA BAŞLIYOR
Son olarak sağlıklı yaşam bilincinin hamilelik döneminde kazanılması gerektiğini anlatan Kardiyoloji Uzmanı Begüm Öztürk, "Biz bu hastalıkla anne karnındayken tanışıyoruz. Anne eğer sağlıksız trans yağlardan zengin besleniyorsa, sigara kullanıyorsa o annenin çocuğunda daha küçük yaşlarda kalp damar sertliği ve kolesterol plakları oluşmaya başlar. Ancak 18 yaşına kadar eğer çocuğumuza güzel beslenme iyi yaşamı ve egzersiz yapmayı öğretirsek ileri yaşlarda kalp damar hastalıklarına yakalanma riski çok azalır. O nedenle hiç olmazsa 20 yaşında yılda bir kez yetişkinliğe ayak bastığı dönemde bir kolesterol şeker ölçümü yapılsın. Eğer bunlar normalse yüksek takibe gerek yok. 30 yaş itibariyle de düzenli olarak yılda bir kez kalple ilgili kontroller yaptırılmalı" uyarısında bulundu.
MUHABİRLERİ NASIL ETKİLİYOR?
Mesleğe yeni başladığını söyleyen muhabir Beyza Nur Güler, stresli bir işimiz var diyerek, "Ajans muhabiri olduğumdan zamanla yarışıyorum diyebilirim. Hızlı olmamız ve haberi bir an önce merkeze göndermem gerekiyor. Zaman zaman tehlikeli yerlerde de haber yapabiliyoruz. Yangın çıkan bir fabrikaya gittiğimizde kendimizi bir anda bir fabrikanın içinde bulabiliyoruz. Bunlar insanı son derece strese sokan durumlar" dedi.
Gazetecilerin tehlike anında olayın içinde olduğunu bu durumunda strese neden olarak kalp hastalıklarını etkileyebileceğini anlatan Semih Çalışkan, "Bir kaza veya yangın olduğunda ya da bir patlama meydana geldiğinde insanlar o noktadan kaçarken gazeteciler olarak bizler o noktaya gidiyoruz. İster istemez stres yaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da bir deprem meydana geldi. Çevrem bu olaydan sonra telefonuma ulaşmaya çalıştı ama bir türlü iletişim kuramadık. Çünkü önceliğimiz mesleğimiz oluyor. Bu stresi en aza indirmek adına ise kitap okumak, arkadaşlarla buluşmak bizleri o stresin içinden farklı bir dünyaya taşıyor" diye konuştu.
Yaklaşık 2.5 yıldır sahada gazetecilik yaptığını ifade eden Cemil Özdemir ise, "Bugün Tuzla'da bir yangındaysak, bir saat sonra Silivri'de bir cinayete gidiyoruz. Olay yerinde gördüğümüz olaylar bizi strese sokuyor. Bunun yanı sıra diğer gazeteci arkadaşlarla sürekli hız ve doğru bilgiyi teyit etme konusunda rekabet halindeyiz" dedi.

"İŞ SONRASI KENDİMİZE VAKİT AYIRMALIYIZ"
Satış danışmanlığı yapan çift Burçin ve Orçun Yılmaz ise iş hayatının neden olduğu stresi kişinin kendine vakit ayırarak yenebileceğini söyleyerek "Satış  danışmanlığı yapıyoruz. Bizim işimiz de çok stresli. Ayrıca büyük şehirlerde stressiz bir iş kalmadı. Bu kalp hastalıklarına da neden olabilir. İşimiz stresli tabi ama sağlıklı beslenme ve spor da çok önemli. İnsanın kendisine önem vermesi gerekiyor. İş sonrası kendinize vakit ayırarak bu stresin üstesinden gelebilirsinizö ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:
-------------
-Detaylar
-Öztürk'ün açıklamaları
-Röportajlar



Değerli Taş, İstanbul, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

12.11.2019 22:23:23