DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

KAFTANCIOĞLU'NUN YARGILANDIĞI DAVADA SAVCI MÜTAALASINI AÇIKLADI-Kaftancıoğlu'nun 17 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

18.07.2019 14:17DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
KAFTANCIOĞLU'NUN YARGILANDIĞI DAVADA SAVCI MÜTAALASINI AÇIKLADI

-Kaftancıoğlu'nun 17 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Özden ATİK/İSTANBUL DHA-  Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımları nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık Kaftancıoğlu hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret", "Kamu görevlisine hakaret", "Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin askeriye veya emniyet teşkilatını aşağılama", "Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etmek" ve "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan zincirleme olarak 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci celsesi görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan Canan Kaftancıoğlu ve 50'yi aşkın avukatı katıldı. Cumhurbaşkanlığı avukatları ise şikayetçi sıfatıyla duruşmada hazır bulundu. Canan Kaftancıoğlu'na destek için gelen çok sayıda milletvekili ve vatandaş da duruşmayı izlemek için salonu doldurdu.
Mahkeme Başkanı, geçen celse yapılan reddi hakim talebinin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildiğini, bunun üzerine sanık avukatlarınca bu karara itiraz edildiğini belirtti. Daha sonra 15 Temmuz Gazi ve Şehit Yakını 10 kişi ile MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Ahmet Yiğit Yıldırım adına dilekçe sunan avukatlar katılma talebinde bulundu. Kaftancıoğlu'nun avukatları, suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle katılma taleplerinin reddini talep etti. Mahkeme heyeti, katılma talebinde bulunanların "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçu yönünden zarar görme ihtimalleri bulunduğu gerekçesiyle taleplerini kabul etti.

"BU DAVA CEZALANDIRMA DAVASIDIR"
Duruşmada savunmasını yazılı olarak okuyan Canan Kaftancıoğlu 2018 Ocak ayından beri CHP İstanbul İl Başkanı olduğunu belirterek, "İl başkanı seçildiğim ilk günden itibaren yalan ve iftiralarla beslenen, ailemi de içine alan korkunç hatta kolay katlanılmayacak, bir karalama kampanyasına maruz kaldım." dedi. 7 yıl önce attığı tweetlerin bugün suç olarak değerlendirilmesinin ve il başkanı seçildikten sonra saldırıların başlamasının manidar olduğunu belirten Kaftancıoğlu, "İşte bu nedenlerle bu dava bir cezalandırma davasıdır. İstanbul'u yeniden halka vermek üzere yola çıkmış bir il başkanını cezalandırma davası. Neymiş suç aygıtım? Top, tüfek, silah değil. 7 yıl önce attığım tweetler yani sosyal medya paylaşımları. Tüm vatandaşların yurttaş gazeteciliğini yaptığı bir dönemde, bir insan hakları savunucusu, bir siyasetçi, bir vatandaş olarak benim de toplumsal olaylar karşısında düşüncelerimi ifade etmem en temel hakkım ve görevimdir. Ayrıca o anın acı gerçekliği nedeniyle söylenilen yüzlerce binlerce söz içinden ta 7 yıl geriye giderek cımbızla seçilen sözler üzerinden yapılan suçlamalar, bir başarının cezalandırılmasından başka bir şey değildir." diye konuştu. Kaftancıoğlu, siyasi hiciv ve eleştiri hakkını ve düşünce ve ifade özgürlüğünü kullandığını hakaret etmediğini de ifade etti. Kaftancıoğlu, "Paylaşımlarım, devleti aşağılamak değil, tam tersine devlet adına görev yapanların devleti küçük düşürmemesi için bir uyarıdır, bir tepkidir. Şiddete ve şiddetin tüm unsurlarına siyaset yaparken terör örgütü propagandası yaptığımın iddia edilmesi gerçek dışı ve komik. Benim iki örgüt üyeliğim var. Biri üyesi olmaktan onur duyduğum meslek örgütüm diğeri ise yöneticisi ve İstanbul'da başı olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisi örgütüdür." dedi. Kaftancıoğlu'nun savunmasının tamamlamasının ardından mahkeme başkanı, "Kabul etmediğiniz tweetler var mı?" diye sordu. Kaftancıoğlu da Ermeniler ile ilgili yapılan paylaşımın kendisine ait olmadığını, bir tane de hatırlayamadığı tweet olduğunu söyledi.

SAVCI MÜTALAASINI BİLDİRDİ
Daha sonra duruşma savcısı, esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Savcı, Canan Kaftancıoğlu'nun yaptığı Twitter paylaşımlarını tek tek okuyarak zincirleme şekilde olmak üzere "Cumhurbaşkanına hakaret", "Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret", "Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin askeriye veya emniyet teşkilatını aşağılama", "Halkı kin ve düşmanlığı alenen tahrik etmek" ve "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan zincirleme olarak 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

DURUŞMA 6 EYLÜL'E ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, sanık ve avukatlarına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını bildirmeleri için süre vererek duruşmayı 6 Eylül tarihine erteledi.


Görüntü Dökümü:
-----------
-Adliye önünde toplananlar

===============================

2-DURUŞMA SONRASI KAFTANCIOĞLU'NDAN AÇIKLAMA

Hakan KAYA-Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,- SOSYAL medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle mahkemeye çıkan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu duruşma sonrası açıklama yaptı.
Kaftancıoğlu, "Ordunun yoksul bir köyünde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Bana ve beni gibilerine yaşatılan hayattan kurtulmanın tek yolunun okuman ve mücadele etmek olduğu gerçekliğiyle çok erken yaşta yüzleştim. O günlerde kurduğum hayaller beni bugün buraya getirdi. Hayallerimden de düşüncelerimden de asla vazgeçmeyeceğim." dedi. Konuşmanın ardından Kaftancıoğlu partililerle fotoğraf çektirdi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Çağlayan Adalet Sarayı önünde toplanan kalabalık
-CHP'li milletvekilleri
-CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun konuşması
-Genel ve detaylar

======================

3- HIRSIZLIK ÇETESİ LİDERİNİN FİLM SENARYOLARINI ARATMAYAN HAYAT HİKAYESİ

- Her şey 16 yaşındayken sosyal medyada tanıştığı bir hırsıza aşık olmasıyla başladı.
Hırsızın ailesine kendisini kanıtlamak için hırsızlık yapmaya başlayan kadının, şebeke kurup çok sayıda suça karıştığı belirlendi.

Ali AKSOYER - Buse PEHLİVAN/İSTANBUL- İSTANBUL'da cami avlularında küçük çocukları turistlerin çantalarını çalmaya azmettirdiği iddia edilen Yaren Ç. (22) adlı kadın gözaltına alındı. Yaren Ç.'nin polisteki geçmişi film senaryolarını aratmadı. Şüphelinin Bursa'da yaşarken 16 yaşında sosyal medya üzerinden tanışıp sevdiği bir hırsızın ailesine kendisini kabul ettirmek için hırsızlık yapmaya başladığı, 18 yaşından sonra İstanbul'a gelerek hırsızlık çetesi kurduğu belirtildi. Kardeşlerinin biri doktor diğeri iş kadını olduğu öğrenilen şüphelinin şizofren ve akli dengesi yerinde olmadığı raporu bulunduğu, defalarca gözaltına alınıp serbest kaldığı belirtildi. Şüphelinin annesinin bir süre önce üzüntüden kanser olup hayatını kaybettiği  de kaydedildi.

POLİS KAMERA GÖRÜNTÜLERİNDEN TANIYARAK YAKALADI
Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından özellikle cami avlularında turistlerin çantalarını çalan bir şebekenin peşine düştü. Güvenlik kamera görüntülerinin incelemesi sonucu bir kadının yaşı küçük çocuklara, çalacakları çantayı gösterdiği ve onlara hırsızlık için yönlendirdiği tespit edildi. Polis görüntülerden şüphelinin kendileri için tanıdık bir şüpheli olduğunu belirledi. Daha öncede bir çok kez gözaltına alınan şüpheli Yaren Ç.'yi Harbiye'de 8 Temmuz'da tekrar gözaltına alındı.

HAYATI FİLM SENARYOLARINI ARATMIYOR
Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği'ne getirilen Yaren Ç., 3 ayrı hırsızlık dosyasıyla ilgili sorgulandı. Daha önce bir çok kez polis ekipleri tarafından gözaltına alınan şüphelinin hayat hikayesi ise film senaryolarını aratmadı. Şüphelinin iyi bir ailenin çocuğu olduğu ve sosyal medya üzerinde tanıştığı bir hırsıza aşık olup 16 yaşındayken İstanbul'a kaçtığı belirtildi.

SEVDİĞİ GENCİN AİLESİNE KENDİSİNİ KABUL ETTİRMEK İÇİN HIRSIZLIK YAPMIŞ
Sevdiği gencin ailesine kendisini kabul ettirmek için hırsızlık yapmaya başlayan Yaren Ç.'nin polis ekipleri tarafından yakalandığı ve ailesine teslim edildiği öğrenildi. Ailesi tarafından şüphelinin 18 yaşına kadar Bursa'da tutulduğu daha sonra reşit olmasının ardından tekrar İstanbul'a gelerek hırsızlık yapmaya devam ettiği belirtildi.

RAPORU VAR
Bu arada Yaren Ç.'nin şizofren ve akli dengesi yerinde olmadığına dair raporu bulunduğu öğrenildi. Şüphelinin annesinin de bir süre önce kanser olarak hayatını kaybettiği belirtildi.

İSTANBUL'DA ÇETE KURDU YAKALANDI
Şüpheli Yaren Ç.'nin 2017 yılında kendilerine "Şizofren" çetesi olarak adlandıran bir grupla birlikte gözaltına alındığı ve hakkında 27 ayrı suç dosyasından işlem yapıldığı öğrenildi. O tarihte evlerinde yapılan 30 bin lira, 1600 dolar, 60  cep telefonu, 50 kadın çantası, 50 bin lira ziynet eşyası, 2 pompalı tüfek, 2  tabanca ile birlikte ele geçirilen şebeke üyelerinin de ufak yaşta çocuklara hırsızlık yaptırdıkları iddia edilmişti.

15 GÜN ÖNCEDE YAKALANMIŞTI
Şüphelinin son olarak geçtiğimiz Haziran ayı içinde yine açıktan hırsızlık suçundan gözaltına alındığı, çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldığı öğrenildi. Poliste işlemleri tamamlanan şüpheli hakkında Süleymaniye Camii'nin avlusunda meydana gelen 3 ayrı hırsızlık dosyasından işlem yapılarak adliyeye sevk edildi. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:
------------------
(GÜVENLİK KAMERASI)
-Cami avlusunda bekleyen çocuklar
-Yankesicilik anları
(AKTÜEL)
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi

=========================
4- ÜMRANİYE'DE İSKİ'NİN ÇALIŞMASI SIRASINDA EVLERİ ATIK SU BASTI

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,-ÜMRANİYE'de İSKİ'nin yaptığı çalışma sırasında bazı binaları atık su bastı.
Ümraniye İkbal Caddesi Bozok Sokak'ta geçtiğimiz hafta İSKİ tarafından atık su bakım onarım çalışmasına başlandı. Çalışmalar sırasında dairelerin gider borularından gelen suyla birlikte çok sayıda ev suyla doldu. Eşyaları zarar gören 5 dairenin sakinleri duruma tepki gösterdi. Daire sakinleri kokudan evlerine giremediklerini belirterek yetkililerden yardım istedi.
Evine kanalizasyon suyu dolduğunu belirten Remzi Gündüz, "Kanalizasyon çalışmasından dolayı evimi atık su bastı. Ne yapıyorsunuz nerede kalıyorsunuz diyen kimse yok. Evlere giremiyoruz. Eşim hamile, ne yapacağımız şaşırdık" diye konuştu.
Hasta olduğunu ve tedavi gördüğünü söyleyen daire sakinlerinde Kübra Akcan ise, "Hastayım, çocuğum da hasta. Eve giremiyoruz .İşçiler geliyor ama yetkili gelip görmesi lazım. 4 gün oldu bu şekilde. Dava açacağım" dedi. Daire sakinleri,  itfaiye ve kendi imkanlarıyla evlerindeki suyu boşaltıp eşyalarını dışarı çıkardı. Ekiplerin ise sokakta çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Dairelerine basan su
-Vatandaşların suyu temizlemeye çalışması
-Evdeki eşyalarını dışarı çıkarmaları
-Dairelerden görüntü
-Vatandaşlar ile röp
-Sokaktaki çalışmalardan görüntü
-Genel ve detay görüntüler

==============================

5- MİLLİ SİHA BAYRAKTAR TB2 KUVEYT'TE REKOR KIRDI

İstanbul DHA - MİLLİ SİHA Bayraktar TB2, Kuveyt'te katıldığı demo uçuşunda kendine ait en uzun süre uçan milli hava aracı olma rekorunu kırdı. Sahip olduğu Türkiye rekorunu geliştiren milli SİHA, Kuveyt'te yüksek sıcaklık ve kum fırtınası gibi zorlu coğrafi ve iklim şartlarında 27 saat 3 dakika kesintisiz uçarak önemli bir başarıya imza attı.
Türkiye'nin ilk yerli ve milli SİHA'sı Bayraktar TB2, önemli bir başarıya daha imza attı. Bayraktar TB2 SİHA Kuveyt'te gerçekleştirdiği demo faaliyetinde kendine ait olan en uzun süre havada kalma rekorunu kırdı. Türkiye semalarında 24 saat 34 dakika havada kalarak en uzun havada kalış süresine sahip olan milli SİHA, Kuveyt'teki zorlu coğrafi ve iklim koşullarında kesintisiz olarak 27 saat 3 dakika uçtu.

TARİHİ UÇUŞ
Bayraktar TB2 SİHA askeri heyetlerin huzurunda ortalama 17 bin feet irtifada kalarak gerçekleştirdiği tarihi uçuş için Kuveyt'teki pistten 16 Temmuz Salı günü saat 17.05'te havalandı. Kum fırtınası, 42 dereceyi geçen yüksek sıcaklık ve türbülans gibi zorlu hava şartlarına rağmen tarihi uçuş, 17 Temmuz Çarşamba günü akşamı saat 20.08'te yapılan başarılı inişle tamamlandı. Bayraktar TB2 İHA, 2014'de 24 saat 34 dakika havada kalarak Türk havacılık tarihinde en uzun havada kalış süresine sahip milli hava aracı ünvanını almıştı.

40 KNOTS DARBELİ RÜZGAR
Test ve demo uçuşlarının iniş ve kalkışları sırasında ise 40 knots darbeli rüzgar ve uçuş sırasında yaşanan türbülanslara rağmen uçuşlar başarıyla yapıldı. Milli SİHA tarihi uçuş sırasında 4 bin kilometre menzil kat etti. Böylece Bayraktar TB2 rekor uçuş süresinde kara ve deniz sınırları toplamı 961 kilometre olan Kuveyt'in çevresini 4 kez kat etmiş oldu.

110 BİN UÇUŞ SAATİNİ TAMAMLADI
Bayraktar TB2 SİHA halen devan eden Pençe Harekatı ile Ege ve Doğu Akdeniz'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kritik önemdeki görevlerde rol alıyor. Yurt içi ve yurt dışındaki operasyonel görevlere devam eden Bayraktar TB2 SİHA'lar 110 bin uçuş saatini de başarıyla geride bıraktı.

MİLLİ SİHA'YA YOĞUN İLGİ
Kuveyt Devleti tarafından demo uçuşu için davet edilen Bayraktar TB2 SİHA, dünyanın bu alandaki en iyi ülkeleriyle yarışıyor. Cumhuriyet tarihinde ihraç edilen ilk gelişmiş hava aracı olan milli SİHA, dünya havacılık ve savunma sektörü tarafından yakından takip ediliyor. Yapılan anlaşmalar kapsamında Bayraktar TB2 SİHA'lar, havacılıkta 100 yıllık bir geçmişe sahip olan ve dünyanın en büyük uçaklarını üreten Ukrayna'ya sonrasında ise Katar'a ihraç edildi. Milli SİHA ile yakından ilgilenen başka ülkelerle de görüşmeler sürüyor.

86 SİHA UÇUYOR
Türkiye'nin milli SİHA sistemlerini üreten Baykar tarafından geliştirilen, teknik özellikleri ve katıldığı operasyonlar değerlendirildiğinde kendi sınıfında dünyanın en iyisi olan Milli SİHA Bayraktar TB2, 2014 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) envanterine girdi. 2015'te silahlandırılan insansız hava aracı, TSK, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından operasyonel olarak kullanılıyor. Şu anda envanterde toplam 86 adet Bayraktar TB2 SİHA bulunuyor.

TÜRKİYE KENDİ SİHA'SI VE MÜHİMMATINI ÜRETEN 6 ÜLKEDEN BİRİ
Üç yedekli aviyonik sistemleri ile sensör füzyon mimarisiyle tamamen otonom taksi, kalkış, normal seyir ve iniş kabiliyetine sahip olan Bayraktar TB2 SİHA sistemi, kanatlarında Roketsan tarafından üretilen 4 adet MAM-L ve MAM-C füzelerini taşıyabiliyor. Yerleşik lazer hedef işaretleyicisi ile hassas hedefleme yapma kabiliyetine sahip bulunan milli SİHA, hedefe yakın alanlara verilebilecek hasarları önlemek amacıyla hızlı gör-ve-vur özelliğine sahip hepsi bir arada çözüm sunan bir sistem olarak dikkat çekiyor. Bu özelliklerle Türkiye, dünyada kendi SİHA'sı ve mühimmatlarını üreten 6 ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Yüzde 93 yerlilik oranına sahip olan milli SİHA, keşif, sürekli havadan gözetleme, hedef tespiti ve imha imkanı sağlıyor.

Görüntü Dökümü;
-------
-Rekor uçuştan görüntü


======================

6- TAKSİM'DE 'PARA ÜSTÜNÜ VERMEDİN' KAVGASI KAMERADA

Şahin BOZKURT/İSTANBUL,-TAKSİM'de bakkaldan alışveriş yapan müşteriyle esnaf arasında para üstü nedeniyle kavga çıktı. Esnafın müşteriye yumruk atarak, yere düşürdüğü o anlar cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi.

Olay, 16 Temmuz Salı günü Taksim'de meydana geldi. Bakkaldan alışveriş yapan müşteri para üstünü almadığını iddia ederek esnafla tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine ikili arasında kavga çıktı. Yaşanan kavgada aldığı darbe sonrası yere düşen kişinin yüzü kanlar içinde kaldı. Kavgaya çevrede bulunan vatandaşlar müdahale etti.

KAVGA ANI SANİYE SANİYE KAYDEDİLDİ

Öte yandan kavga anları cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde ikili dükkanın içinde kavga etmeye başlıyor. Esnaf müşteriye yumruk atıyor. Müşteri kaldırıma düşüyor. Daha sonra ayağa kalkan müşteri, sokaktaki bir kişi tarafından olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor.

Görüntü Dökümü:

(CEP TELEFONU)

-İkilinin dükkan içinde kavgası

-Müşterinin yere düşmesi

-Bir kişinin müşteriyi uzaklaştırmaya çalışması



İstanbul, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

24.10.2019 04:36:36