Dha istanbul bülteni - 3

SANATÇILARDAN DİYARBAKIR'DA NÖBET TUTAN ANNELERE DESTEK- Orhan Gencebay,"Yüreğimiz parçalanıyor.

11.09.2019 16:24Dha istanbul bülteni - 3
SANATÇILARDAN DİYARBAKIR'DA NÖBET TUTAN ANNELERE DESTEK

- Orhan Gencebay,

"Yüreğimiz parçalanıyor. Ben bu konuda son derece duyarlıyım"

- Hülya Koçyiğit,

"Kendi imkanlarımla bireysel olarak birkaç gün içerisinde Diyarbakır'a gideceğim"

- Ahmet Özhan,

"Biz onların yanlarındayız. İstedikleri zaman fiziki olarak da yanlarında oluruz"

Haber-Kamera: Elif YAVUZ-İdris TİFTİKÇİ/İSTANBUL, DHA- DİYARBAKIR'da HDP binası önünde nöbet tutan annelere sanatçılar Orhan Gencebay, Hülya Koçyiğit ve Ahmet Özhan'dan destek destek mesajı geldi. Hülya Koçyiğit, annelere destek olduğunu belirterek, bu hafta içerisinde anneleri ziyaret edeceğini duyurdu. Orhan Gencebay da  "Şu an oradaki anneler de çok acı çekiyor. Son derece üzülüyoruz" dedi. Ahmet Özhan ise "Yürekten yanlarındayız. Kendilerini yalnız zannetmesinler" ifadesini kullandı.

"YÜREĞİMİZ PARÇALANIYOR. YAVRULARIMIZIN ZORLA KAÇIRILDIĞINI BİLİYORUM"
Diyarbakır'da HDP binası önünde nöbet tutan annelerin çağrısıyla ilgili konuşan Orhan Gencebay, "Yüreğimiz parçalanıyor. Ben bu konuda son derece duyarlıyım. Bu konuları çok evvel yazdım, çizdim.  Yavrularımızın zorla kaçırıldığını biliyorum. Şunu da bilmeliyiz ki PKK ile canlarımız olan Kürt kardeşlerimizi karıştırmasın kimse. Çünkü Ziya Gökalp biliyorsunuz Zaza'dır. Atatürk'ün en saygı duyduğu insanlardan biridir. Hatta Atatürk Ziya Gökalp için 'Benim fikirlerimin babası' der. Ziya Gökalp diyor ki 'Bir Türk ne kadar Kürt ise, bir Kürt de o kadar Türk'. Bu vatan hepimizin. Buraya sahip çıkalım. Ayrıca biz çok güçlü bir ülkeyiz. Bizim değerlerimiz son derece güçlüdür. Bu gibi olayları hiçbir zaman geleceğimizi, bekamızı karatma imkan ve ihtimal dahilinde değildir" diye konuştu.

"ANNELERİN YANINDAYIZ"
Gencebay,  "Annelere sabırlar diliyorum. Keşke yapabilecek bir şeyimiz olsa. Annenin ne olduğunu bilirim. Ben annemi çok severdim. Bütün anneler kutsaldır. Annelerin bu dünyada en kutsal görevi insan yetiştirmek. Anne olmasa insan olmaz. Anneler çok kutsaldır, çok acı çeker. Şu an oradaki anneler de çok acı çekiyor. Son derece üzülüyoruz. Annelerin yanında olduğumuz evvelden beri söylüyorum. Bilsinler bunu. Bu vatana kimse zarar vermesin. Yanlış yapan da varsa bir an önce dönsün. Bizim var olan değerlere büyük saygımız vardır. Tüm annelere selam, saygı ve hürmetlerimi yolluyorum" diy ekonuştu.

"DİYARBAKIR'A GİDECEĞİM"
Diyarbakır'da nöbet tutan anneleri yakın zamanda ziyaret edeceğini duyuran Hülya Koçyiğit ise, "Bu konuyla ilgili olarak yakın zamanda bir açıklama yapacağım. Kendi imkanlarımla bireysel olarak birkaç gün içerisinde Diyarbakır'a gideceğim" dedi.

"İSTEDİKLERİ ZAMAN FİZİKİ OLARAK DA YANLARINDA OLURUZ"
Geçtiğimiz gün açıklama yapan Ahmet Özhan ise "Yürekten yanlarındayız. Kendilerini yalnız zannetmesinler. Biz onların yanlarındayız. İstedikleri zaman fiziki olarak da yanlarında oluruz" demişti.
Bekleyişi süren ailelerin yanlarında olduğunu vurgulayan Ahmet Özhan, "Meselenin birkaç cephesi var. Bir kere bir anne, empati yapalım. Biz de evlat sahibiyiz. Allah muhafaza değil mi Bir annenin yüreğinin ne kadar yandığını düşünebiliriz. Babalar da var orada, sadece anneler değil. Onlar adına tabii ki üzgünüz. Bir annenin yüreğinin yanması bizim de yüreğimizin yanması demektir. Artı, mesele çok köklü. Onlarca yıllara dayanan bir acımız var, bir meselemiz, bir derdimiz var. Bunun bitmesi en büyük dileğimiz. Annelerin yüreklerinin sakinleşmesiyle, acılarının bitmesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin acıları bitecek. O yüzden çok önemsiyoruz. Yürekten yanlarındayız. Kendilerini yalnız zannetmesinler. Biz onların yanlarındayız. İstedikleri zaman fiziki olarak da yanlarında oluruz" ifadesini kullanmıştı.

Görüntü dökümü:
----------------------
-Orhan Gencebay,
-Hülya Koçyiğit,
-Özhan'la röp

==========================

2- (HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE) - SÜLEYMAN TURAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI (1)

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - idris TİFTİKCİ - Elif YAVUZ - Çağrı ÇALIŞKAN - İstanbul DHA - ÜNLÜ oyuncu Süleyman Turan, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı.
Kadıköy'deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 83  yaşında hayatını kaybeden Süleyman Turan için Şakirin Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törende kızı Beliz Sipahi taziyeleri kabul etti. Törene çok sayıda ünlü isim katıldı. Turan öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilmek üzere götürüldü.

Görüntü Dökümü;:
--------
-Camideki kalabalık
-Törenden görüntüler


====================================

3 -  GÖZALTINA ALINAN KIRKPINAR AĞASI ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI, İSTANBUL DHA
Dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alınan tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri eski ağası Ahmet Çetin adliyeye sevk edildi.
İstanbul'da yaşayan tekstilci işadamı Cemal S., MİT Edirne Bölge Başkanı ve TOKİ yetkilisi olduğunu söyleyen kişiler tarafından dolandırıldığını ileri sürerek İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne başvurdu.

'PARÇA PARÇA 10 MİLYON ÖDEME YAPTIM'
Mağdur işadamı, emniyetteki ifadesinde, "Şüpheliler Tekirdağ'da bulunan TOKİ arazilerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca satılacağını ve bunu devleti seven kişilere verileceğini söyleyerek beni kandırdı. Kendisini MİT Bölge Başkanı olarak tanıtan bir kişi ise Çorlu'da bulunan bir hazine arazisinin satışı karşılığında farklı tarihlerde bir kısmını banka üzerinden, bir kısmını ise elden olmak üzere yaklaşık 10 milyon lira verdim" dedi.

PARAYI ÖDEYEMEYİNCE AĞALIĞI DÜŞÜRÜLEN İŞ ADAMI
İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri şikayet üzerine çalışma başlattı. Polis ekipleri yaptığı incelemelerde kendisini MİT Bölge Başkanı olarak tanıtan kişinin 2017 yılında Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ağalık ihalesine giren iş adamı Ahmet Çetin olduğunu tespit etti.

8 KİŞİNİN YAKALANMASI İÇİN OPERASYON DÜZENLENDİ
Polis ekipleri çalışmalarını tamamlayarak Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri eski ağası Ahmet Çetin ile kendisini TOKİ yetkilisi olarak tanıtan emlakçı Tarkan A. ile kendilerine yardım eden 8 kişinin yakalanması için 9 Eylül sabahı belirlenen çeşitli illerde bulunan adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda İstanbul'dan yola çıkan polis ekipleri Edirne'de Ahmet Çetin'i Tekirdağ Çorlu'da ise emlakçılık yapan Tarkan A.'yı 9 Eylül'de yakalayarak gözaltına aldı. 8 kişinin yakalanması için ise polis ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER
Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ki işlemleri tamamlanan Ahmet Çetin ve Tarkan A. işlemlerinin ardından bugün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.

AĞA ELİNDE PARALARLA BASIN TOPLANTISI YAPMIŞTI
Ahmet Çetin, ağlık açık artırmasında 1 milyon 522 bin lira ile 657'nci Kırkpınar Yağlı Güneşleri'nin ağalığını kazanmış, ağalık bedelinin 864 bin lirasını ödemiş, devamını ise ödemeyince ağalığı düşürülerek unvanı elinden alınmıştı. Çetin, 9 Eylül 2017 günü Edirne'de düzenlediği basın toplantısına çanta dolu para ile gelip para tomarlarını gazetecilere göstererek "Ağalık parasını ödedim, ben züğürt ağa değilim" diye açıklamalarda bulunmuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
(Polis Kamerası)
-Ahmet Çetin ve Tarkan A.'nın adliyeye sevk edilmesi
-Genel ve detaylar

=============================

4 - İSTANBUL BOĞAZI'NDA KARA BİR LEKE

Gülseli KENARLI - Harun UYANIK-Zeki GÜNAL/İSTANBUL, KOÇ Holding'in Kuruçeşme'ye yaptırdığı otel, inşaat için kesilen ağaçlar ve şehrin siluetini bozduğu gerekçesiyle tartışma konusu oldu ancak daha vahim olanı ise 2 kez durdurma kararı çıkmasına rağmen, otelin tarihi kalıntıların üzerine yapılması… Komşular, halen devam eden inşaattan rahatsız olduklarını belirtiyor ve yetkilileri göreve davet ediyor.
Koç Ailesi'nin, Kuruçeşme'de yaptırdığı otelin inşaatı İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun bölgede tarihi kalıntılar bulunduğu gerekçesiyle 2 kez durduruldu. Belediye de izinsiz inşaattan dolayı Koç Holding'e ceza kesti. Ancak Koç Grubu bunlara rağmen kanunsuzca inşaata devam etti. Ayrıca inşaat nedeniyle bölgede bulunan 87 ağacın 55'i kesildi.

2 KEZ DURDURMA KARARI
Koç Holding'in Kuruçeşme'deki Divan Oteli inşaatının bulunduğu alanda çıkan tarihi kalıntılar, İstanbul 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 9 Temmuz 2015 tarihli kararıyla "Kültür varlığıö olarak tescil edildi ve otel inşaatının da durdurulmasına karar verildi. Ancak otel inşaatı devam etti. Kurul ise 23 Mayıs 2019'da inşaatı tekrar durdurdu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nden konuya ilişkin rapor istedi. 16 Ağustos 2019 tarihli kararla da kültür varlığının zarar görmemesi için otel inşaatının tekrar durdurulması istendi. Ancak Koç Holding, kurul kararlarına rağmen inşaata kaldığı yerden devam etti. Belediye Encümeni tarafından izinsiz inşaattan dolayı holdinge ceza kesildi. Ayrıca otelin yapıldığı bölgedeki 87 ağaçtan 55'inin kesildiği belirlendi.

"BÜTÜN KOMŞULAR RAHATSIZ"
Kuruçeşme'deki Divan otel inşaatına komşu olduğunu belirten Prof. Dr. Hamdi Yasaman, Koç Holdingin doğaya duyarlı bir şirket olarak bilindiğine dikkat çekerek, "Orada tarihi eserler vardı. Onların korunması lazımdı, inşaat onun için gecikmişti. Onları muhafaza ettiler, kaldırdılar. Ama şimdi öyle bir demir yığını oldu ki, bu öngörünüme de aykırı bir şey. 'Duvarları aşmayacak' dendi. Kara bir leke gibi çıktı. Boğaz'da ön görünümde böyle bir inşaat; hepimiz rahatsızız hakikaten komşular olarak. Burası Koç'a ait, Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından biri… Eğitim vakfı var, hayır işleri var, sanata ve doğaya duyarlı bir şirket olarak kabul ediyoruz. Koç gibi Türkiye'nin en üst düzey şirketlerinden birinin bunu yapmasını garipsiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
Havadan görüntüler
İnşaatın görüntüsü
Vincin görüntüsü
Yasaman ile röportaj
Muhabir anonsu
Detaylar


===============================

(proje sorumlusunun röportajıyla)
5- KADIN CİNAYETLERİNE DİKKAT ÇEKMEK İÇİN DUVARDA 440 ÇİFT AYAKKABI

Hakan KAYA-Hasan YILDIRIM-Zeki GÜNAL/İSTANBUL,- KABATAŞ'ta ünlü bir kahve zincirinin sanat platformu olarak kullandığı bina duvarına kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için 2018 yılında öldürülen 440 kadını temsilen 440 çift kadın ayakkabısı asıldı.
Kabataş Meclis-i Mebusan Caddesi 85 numarada bulunan ünlü bir kahve zincirinin sanat platformu olarak kullandığı bina duvarına asılan 440 kadın ayakkabısı yoldan geçenlerin ilgisini çekiyor.  Grafik tasarımcı, müzisyen ve sanatçı Vahit Tuna tarafından tasarlanan proje ile 2018 yılında ölüdürülen 440 kadını temsilen 440 çift kadın ayakkabısı asıldı.

AYAKKABILAR GEÇTİĞİMİZ AY ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN SAYISI KADAR
Yaptığı proje hakkında bilgi veren Proje tasarımcısı Vahit Tuna, " Burası bir işletmeye ait yan köşe, sanat mekanı.  İki duvardan oluşuyor. Bu dördüncü sergisi. Bu sergiden önce 3 sanatçı daha 6 aylık sürelerle işlerini göstermişler. Yaz başlarında verdiğim bir proje seçici kurul tarafından onaylandı. Bu projeyi yapmak üzere geçtiğimiz hafta kurulumunu gerçekleştirdik. Burada 440 çift kadın ayakkabısı bulunuyor. Bu geçtiğimiz yıl Türkiye'de erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı kadar.  Son dönemde kadınlara yönelik cinayetlerde farkındalık arttı ama biz toplum olarak biraz unutmaya meyilli bir toplumuz. Maalesef bu birlikteliğimizi bir türlü koruyamıyoruz. Aslın bu Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi olabilir. Herkes tarafından bu konunun ele alınıp önlenmesi gerektiğini düşünüyorum"dedi.

6 AY SERGİLENECEK
Sergilenen ayakkabıların büyük çoğunluğunun satın alındığını belirten Vahit Tuna, "Genelde ölenlerin ayakkabıları kapı önüne konulur, bende burada sergilediğimi ayakabıları bu fikirden yola çıkarak bu projeye uyarladım. Ayakkabıların bir kısmı toplandı, çoğu da satın alındı. 6 ay bu süreyle burada ayakkabılar sergilenmeye devam edecek" dedi.

İNSANLAR KADINA ŞİDDET KONUSUNDA DAHA DUYARLI OLMALI
Vatandaşlar ise projeyi olumlu buluyor. İnsanların kadına şiddet konusunda daha duyarlı olması gerektiğini ifade eden, ayakkabıları yoldan geçerken gören Melike Ünlüer, "İyi bir farkındalık çalışması olmuş. Keşke her yerde böyle değerlendirmeler yapılsa… İnsanlarımızın bu konuda duyarlı olması lazım. Erkeklerimizin biraz daha eğitimli olması lazım. Anneler ve babalar tarafından eğitilmesi lazım. En çok toplumumuzun duyarlı olması lazım. Kadına şiddeti gördükleri zaman vatandaşlarımızın kafalarını çevirip gitmemeleri lazım" dedi.

BU TARZ PROJELERİN SÜREKLİ OLMASI LAZIM
Sürekli kadın cinayetlerinin olduğunu ve artık son bulması gerektiğini söyleyen Gürsel Turan ise  "Güzel bir uygulama, kadınlara ölmemesi için bir şeyler yapılması gerekiyor. Son 5 senedir durmadan kadınları öldürüyorlar. Gazete ve haberlerde görüyoruz kadınlar öldürülüyor. Böyle dikkat çeken projelerin sürekli olması lazım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
------------------------
ek görüntü
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Projenin tanıtım levhasının asılması
-Vahit Tuna ile röp
-Genel ve detaylar


/////////geçilen görüntü

-HAVADAN GÖRÜNTÜLER
-Binanın görüntüsü
-Ayakkabılardan genel ve detaylar
-AKTÜEL GÖRÜNTÜLER
-Muhabir anonsu: Hakan KAYA
-Kadın ayakkabılarının olduğu duvardan görüntü
-Yoldan geçen vatandaşlarla röp
-Yoldan geçen bir kişinin duvarın fotoğrafını çekmesi
-Genel ve detaylar

==============================

6-İSTANBUL'DAKİ UYUŞTURUCU OPERASYONLARI KAMERADA

Çağatay KENARLI-Alper KORKMAZ/ İSTANBUL,   İSTANBUL Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 12 ilçede düzenlediği uyuşturucu operasyonlarında 155 kilo eroin, 150 bin ecstasy hap, 3 kilo metamfetamin, 70 kilo skank, 8 kilo afyon sakızı ile 10 kilogram kokain ele geçirdi. Anaokullarında animasyon yapan 2 şüpheli, okul önlerinde ayı kostümüyle uyuşturucu madde satmaya hazırlanırken yakalandı.
İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 1-9 Eylül tarihleri arasında uyuşturucu satıcılarına yönelik olarak 12 ilçede çeşitli operasyonlar yaptı. Yapılan operasyonlarda 276 kilo uyuşturucu madde ile 150 bin uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında 6'sı yabancı uyruklu 22 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin Pendik, Bayrampaşa, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa, Fatih, Eyüpsultan, Esenyurt, Bahçelievler, Bakırköy, Beylikdüzü, Silivri ve Çatalca ilçelerinde bulunan adreslere düzenlediği operasyonlarda 155 kilo Eroin, 150 bin ecstasy hap, 3 kilo metamfetamin, 70 kilo skank, 8 kilo afyon sakızı ile 10 kilogram kokain ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında toplam 276 kilo uyuşturucu madde ile 150 bin uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında 6'sı yabancı uyruklu 22 kişi yakalanarak gözaltına alındı.

AYI KOSTÜMLERİYLE OKUL ÇEVRESİNDE UYUŞTURUCU SATACAKLARDI
Polis ekiplerinin yaptığı dikkat çekici bir operasyon ise Beylikdüzü ilçesinde bir eve oldu. Evde bulunan şüpheliler, okulların açılmasına günler kala baskın yapan ekipler  tarafından 8 kilo afyon sakızı ile yakalandı. Polis operasyon kapsamında 2 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerin anaokullarında çocukları eğlendirmek için ayı kostümleri giyerek animasyon yaptıkları tespit edildi. Afyon sakızlarını çikolataya benzeterek satmaya hazırlandıkları öğrenildi.

GİZLİ BÖLMELİ OTOMOBİL İLE GRES YAĞLARI ARASINDA EROİN
Narkotik polisleri Bayrampaşa'da bir otomobilde uyuşturucu madde olduğunu belirleyerek durdurdu. Yapılan aramalarda yolcu koltuğunun airbag kısmına yapılan hidrolik sistemle yapılmış gizli bölge buldu. Polis ekipleri ön konsolun alt kısmında bulunan bir düğmeye basarak gizli bölmeyi açarak 30 kilo eroin ele geçirdi. Otomobil sürücüsü gözaltına alınırken, polis eroinlerin devamının da bir TIR'da olduğunu belirleyerek çalışma başlatı. TIR'ın Esenyurt'ta olduğunu tespit eden polis ekipleri Narkotik detektör köpeği DARK ile yaptığı aramalarda gres yağları arasına gizlenmiş paketler halinde toplam 125 kilo daha eroin ele geçirildi. Narkotik ekiplerinin yaptığı operasyon polis kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

Görüntü Dökümü
-----------
(Polis Kamerası)
-Polis ekiplerinden görüntü
-Ekiplerin adreslerde arama yapmaları ve uyuşturucu maddeleri ele geçirmeleri
-Narkotik dedektör köpeginin arama yapması
-Zulalı otomobilde uyuşturucu maddelerin bulunması
-Bir başka otomobilde ki gizli düzeneğin bulunması
-Genel ve detaylar

=============================

7- İSTANBUL HAVALİMANI'NDA YOLCUNUN VALİZİNDEN 93 ADET İŞLENMİŞ YILAN DERİSİ ÇIKTI

İbrahim YILDIZ/İSTANBUL,
TİCARET Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekipleri, analizler sonucu riskli olduğu belirlenen Endonezya uyruklu yolcunun İstanbul Havalimanı'na gelişi sonrası valizlerinde yapılan araştırmada değeri 320 bin TL olan 93 adet toplam uzunluğu 355 metre işlenmiş yılan derisi yakalandı.
İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personelince gerçekleştirilen kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri kapsamında havalimanına gelen yolcular ve valizleri risk analizine tabi tutuldu. Yapılan analiz sonrasında Suudi Arabistan Havayolları'na ait uçakla İstanbul'a geleceği belirlenen ve riskli olduğu tespit edilen Endonezya uyruklu bir yolcu Hava Takip Sistemi üzerinden gözetim altına alındı. Uçak havalimanına iniş yaptığı sırada uçakla birlikte taşınan valizler, yolcu salonuna transfer edilmek üzere bantlara alınmadan önce mobil x-ray cihazı ile tarandı. Yapılan taramada riskli yolcuya ait iki valizde şüpheli yoğunluk tespit edildi.

YOLCU YEŞİL HATTAN GEÇTİ, GÜMRÜĞE TAKILDI
Şüpheli şahıs, valizleri ile gümrüğe tabi eşyam yok anlamına gelen yeşil hattan geçerek Türkiye'ye giriş yapmak üzereyken takipte olan Gümrük Muhafaza ekiplerince durduruldu. Ekipler tarafından açılan şahsın valizlerinde 93 adet farklı boy ve ebatlarda toplam uzunluğu ise 355 metre olan işlenmiş yılan derisi ele geçirildi. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme kapsamında (CITES) ticareti yasak olan,  32 kilogram ağırlığındaki yılan derilerinin gümrüklenmiş değerinin 320 bin Türk lirası olduğu belirlendi.  Konuya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturmaya devam ediliyor.

CANLA BAŞLA GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gümrük Muhafaza Kısım Amiri Özgür Baran Koyuncu, yolcu hakkına kaçakçılık suçundan işlem yapıldığını ifade ederek, " biz bununla ilgili görevimizi yaptık hem devletin vergi kaybını önledik hem de yükümlülüğümü yerine getirmiş olduk. Yılbaşından beri 413 ticari dosya 13 narkotik yakalamamız var canla başla görevimizi yapıyoruz" dedi.

Görüntü dökümü:
------------------
-Gümrük ekiplerinin yakaladığı yılan derisinden görüntüler
-Baran Koyuncu açıklama
-Detay görüntüler

===============================

8- CEREN KAPLAKARSLAN VE ANNESİNE DEHŞETİ YAŞATAN SEVGİLİ TUTUKLANDI

Müslim SARIYAR/İSTANBUL, - MANKEN ve oyuncu Ceren Kaplakarslan (30) ile annesi Nuray Deveci Yeşiltepe, genç mankenin sevgilisi, iş insanı Temel Kankıran tarafından dövüldü. Sevgilisinin tekmeleyip tabancanın kabzasıyla yüzüne vurduğu 6 aylık hamile Kaplakarslan ve annesi, hastanede tedaviye alındı. Olayın ardından teslim olan Kankıran, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay, 1 Eylül akşamı Ataşehir'de meydana geldi. Şarkıcı Rafel El Roman'ın eski eşi olan 6 aylık hamile Ceren Kaplakarslan, annesi Nuray Deveci Yeşiltepe ile birlikte bebeğinin kontrolü için özel hastaneye gitti. Bir süre sonra hastaneye, Kaplakarslan'ın sevgilisi Temel Kankıran da geldi. Kontrolün ardından hastaneden çıkıp annesiyle birlikte aracına doğru yürüyen Ceren Kaplakarslan'ın yanına yaklaşan Kankıran, "Seninle konuşmam lazım" dedi.

TABANCANIN KABZASIYLA ANNE VE KIZA VURDU

İkili beraber yürürken, tartışma çıktı. Tartışma sırasından Temel Kankıran, belindeki tabancayı çekip, Ceren Kaplakarslan'ın başına dayadı. Araya giren yine oyunculuk yapan Nuray Deveci Yeşiltepe, kızını araca bindirdi. Ancak Temel Kankıran, bu kez de silahın kabzasıyla Yeşiltepe'ye vurdu. Araçtan inen Ceren Kaplakarslan'ın yüzüne de tabancanın kabzasıyla vuran Temel Kankıran, anne ve kızı yerde tekmeledi.

Bu sırada çevre sakinleri olaya müdahale etti. Yaralanan Ceren Kaplakarslan ile annesi çağırılan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

'KAFAMA SİLAH DAYADI'

Olayla ilgili Ataşehir Asayiş Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Polisin ifadesine başvurduğu manken ve oyuncu Ceren Kaplakarslan, annesiyle birlikte yaşadıkları korku dolu dakikaları anlattı. Kaplakarslan, "Yaklaşık 2,5 yıl önce Temel Kankıran ile yaşamaya başladım. Kendisinden 6 aylık hamileyim. 1 yıl önce de ayrıldım. Ancak 2 ay ayrı kaldıktan sonra beni tehdit etmeye başladı. Bunun üzerine tekrar birlikte olduk. Olay günü annemle birlikte bebeğin kontrolü için hastaneye gittik. Temel beni aradı, daha sonra yanıma geldi. Hastaneden çıktık, aracıma doğru yürüdüğümüz sırada bana, 'Seninle bir şey konuşacağım' dedi. Beraber yürümeye başladık. Bu sırada Instagram ile ilgili sorular sordu. Bunun üzerine tartışmaya başladık. Belinden çıkardığı silahı kafama dayadı. Bu sırada annem araya girdi. Beni araca bindirdi" dedi.

'HAMİLE HALİMLE YERDE TEKMELEDİ'

Kankıran'ın, kendisinin ardından bu kez de annesiyle tartışmaya başladığını ifade eden Kaplakarslan, "Silahın kabzasıyla anneme vurduğunu görünce aşağı inip araya girdim. Silahın kabzasıyla yüzüme vurdu. Gözümün önü şişti. Anneme de vurarak kolundan yaraladı. Ben tekrar araca bindiğim sırada annemle tekrar kavga etti. Bu sırada dışarı çıktığımda annemle ben yere düştüm. Yerde tekmelemeye başladı" diye konuştu.

'BEBEĞİMİ KORUMAK İSTEDİM'

Bu sırada araya çevre sakinlerinin girdiğini kaydeden Ceren Kaplakarslan, "Ben bebeğime bir şey olmasın derdindeydim. Bu sırada bizi tekmelerken vatandaşlar toplanmaya başladı. Ancak Temel'in yanında bulunan başka arkadaşı kalabalığın karışmasını engelledi. Sonra hastaneye kaldırıldık. Şükürler olsun bebeğimde bir şey yoktu, ancak kanamam olmuştu. Annemde de kırıklar olmuştu" ifadelerini kullandı.

TUTUKLANDI

Temel Kankıran, bir süre sonra olayda kullandığı Glock marka tabancayla emniyete giderek teslim oldu. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen Kankıran, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:
------------------
-Kalpakarslan'ın fotoğrafları
-Muhabir anonsları

===========================


9- BAROLAR BİRLİĞİ VE TEV'DEN İŞBİRLİĞİ

*TBB Başkanı Metin Feyzioğlu:

"Tek ideolojimiz var hukuk ve hukukun üstünlüğü."

Haber-Kamera: Elif YAVUZ- İdris TİFTİKÇİ/ İSTANBUL, DHA

Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) işbirliğiyle hukuk eğitimi alan öğrencilere destek sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Hukukçunun Eğitimi Toplumun Geleceği" projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi.
Programa TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, TEV Yönetim Kurulu Başkanı Rona Yırcalı katıldı. Programda konuşan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu "TEV bu güne kadar duruşuyla dokunduğu hayatları değiştirmesiyle emsalsiz bir kurum. Kurumları emsalsiz düzeye getiren binalar, mobilya değil. İçindeki insanlar. Türkiye'yi aydınlattıkları için en içten teşekkürlerimle başlıyorum" dedi.

"TEK İDEOLOJİMİZ VAR HUKUK VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ"
TBB ve TEV'in ortak bir özelliği olduğunu söyleyen Feyzioğlu, "Biz iş ve çözüm odaklıyız. Sloganlar bizim işimiz değil. İdeolojiler bizim işimiz değil. Tek ideolojimiz var hukuk ve hukukun üstünlüğü. 82 milyon vatandaşımıza hizmet etmek. Hayallerini gerçekleştiremeyecek olanlara "Gel hayalini gerçekleştir. Gel vatanına milletine hizmet et" diyeceğiz. Bundan daha ulvi bir amaç göremiyorum. Eğitimden daha önemli bir yatırım göremiyorum. Türkiye'nin her yerinde nice Einstein'lar var, nice Beethoven'lar var ama belki de ayakkabı boyacılığı yapıyor evladım. Türkiye'yi geleceği taşıyacak o potansiyeli TEV sayesinde hayata geçireceğiz. Bu iş birliği çok kutsal" ifadelerini kullandı.

Program, TEV Yönetim Kurulu Başkanı Rona Yırcalı da projenin TBB çatısı altında yaygınlaşarak devam edeceğinde memnuniyet duyduğunu dile getirerek, "Ülkemizde lisans düzeyinde hukuk eğitimi gören, başarılı ve maddi desteğe gereksinim duyan öğrencilere destek sağlamak için Türk Eğitim Vakfı ve Türkiye Barolar Birliği olarak bir süredir görüşmelerimizi sürdürüyorduk. Çalışmalarımızın son aşamasına geldik. Cumhuriyetin ilk yükseköğretim kurumu olan Ankara Adliye Hukuk Mektebi, bugünkü adıyla Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün katıldığı özel bir törenle açılmıştı. Türk hukuk devrimini gerçek anlamda başlatmış olan Ankara Adliye Hukuk Mektebi'nin kurulmasının gerisinde yatan temel düşünce; çağdaş cumhuriyet hukukunu koruyacak, öğretecek ve geliştirecek iyi eğitimli hukukçulara duyulan ihtiyaçtı. Hukuk fakültelerimiz bu tarihsel ve onurlu görevin bilinciyle geleceğin hukukçularını yetiştirmeye devam etmektedir" diye konuştu.

Görüntü dökümü:
---------------
-Salondan detaylar
-Feyzioğlu'nun konuşması
-Yırcalı'nın konuşması
-Genel ve detaylar




Orhan Gencebay, Diyarbakır, İstanbul, DHA, Güncel

Kaynak: DHA