Dha istanbul bülteni- 3

1-BAKIRKÖY'DE ÜSTGEÇİDE ÇARPAN KAMYONDAKİ VİNÇ PARÇASI OTOMOBİLİN ÜSTÜNE DÜŞTÜ (1)Cemil ÖZDEMİR-Serdal ALTINTEPE/İSTANBUL DHA-BAKIRKÖY Sahilyolu'nda üst geçide takılan kamyonun üzerindeki vinç parçası seyir halinde olan bir otomobilin üzerine devrildi.

11.10.2019 16:11 | Son Güncelleme: 11.10.2019 16:11Dha istanbul bülteni- 3

1-BAKIRKÖY'DE ÜSTGEÇİDE ÇARPAN KAMYONDAKİ VİNÇ PARÇASI OTOMOBİLİN ÜSTÜNE DÜŞTÜ (1)

Cemil ÖZDEMİR-Serdal ALTINTEPE/İSTANBUL DHA-BAKIRKÖY Sahilyolu'nda üst geçide takılan kamyonun üzerindeki vinç parçası seyir halinde olan bir otomobilin üzerine devrildi. Olayda otomobildeki iki kişi yaralandı. Sahilyolu Florya istikameti trafiğe kapatılırlken olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kamyon sürücüsü olay yerinden kaçarken, yaralılar ambulansla Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Görüntü Dökümü:

------------------

-Olay yerinden görüntüler

==================================

2- ÇAVUŞOĞLU İLE STOLTENBERG'İN ORTAK BASIN TOPLANTISI

Beyza Nur GÜLER - Harun UYANIK-İbrahim MAŞE/İSTANBUL, DIŞİŞLERİ BAKANI Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'ndeki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Mevlüt Çavuşoğlu, "Stoltenberg'e Barış Pınarı Harekatı hakkında bilgi verdim. Söz konusu harekat, NATO'nun güney doğu sınırlarını teşkil eden ulusal sınırlarımızın ötesinden kaynaklanan terör tehdidine son verilmesi amacını taşıyor ve bu bakımdan ittifak topraklarının güvenliği açısından da son derece önemlidir" dedi. Jens Stoltenberg ise  "NATO üyelerinden hiçbiri kadar Orta Doğu'dan gelen saldırılara maruz kalmadı. DEAŞ ortak düşmandır ve hala tehlikelidir.  Kazanımlar tehlikeye atılmamalıdır. NATO Kuzey Suriye'de yer almıyor. YPG konusunda NATO'da bir fikir birliği yok" diye konuştu.

HAREKAT, İTTİFAK TOPRAKLARININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN DA ÖNEMLİ

Stoltenberg'in ziyaretinin Barış Pınarı Harekatı'nın başlatıldığı kritik bir dönemde gerçekleştiğine işaret eden Bakan Çavuşoğlu, "Söz konusu harekat, NATO'nun güney doğu sınırlarını teşkil eden ulusal sınırlarımızın ötesinden kaynaklanan terör tehdidine son verilmesi amacını taşıyor ve bu bakımdan ittifak topraklarının güvenliği açısından da son derece önemlidir. Bugünkü görüşmemizde Sayın Genel Sekretere Barış Pınarı Harekatı hakkında bilgi verdik. İttifakımızın ve müttefiklerimizin ülkemizle güçlü dayanışma sergilemeleri beklentimizi bir kez daha vurguladık" dedi.

"Türkiye olarak da bugüne kadar terör örgütleriyle ayrım gözetmeksizin, hepsiyle, ideolojisi ne olursa olsun, kimi hedef alırsa alsın mücadele ettik, mücadele etmeye devam edeceğiz" diyen Çavuşoğlu, Türkiye'nin ittifakın güneydoğusunda istikrarın sürdürülmesi bakımından kritik roller üstlendiğini ve bu rolünü devam ettireceğini vurguladı.

"TÜRKİYE'NİN MEŞRU ENDİŞELERİNİ ANLIYORUZ" DEMEK YETMEZ

Çavuşoğlu, "Yaptığımız katkılarla müttefikler arasında son derece ağır bir külfet üstlendiğimiz çok iyi biliniyor. Sayın Genel Sekreterin ülkemizi ziyareti de esasen bu farkındalığın bir ifadesidir. Biz tabiatıyla katkılarımızı ve fedakarlıklarımızı önce ülkemizin ve halkımızın, milletimizin sonra da müttefiklerimizin güvenliği için yapmayı sürdüreceğiz. Ancak güvenliğin bölünmezliği ilkesi çerçevesinde müttefiklerimizin de bizimle dayanışma sergilemesi en doğal ve en meşru beklentimizdir. 'Türkiye'nin meşru endişelerini anlıyoruz.' demek yetmez, bu dayanışmayı açık, net şekilde görmek istiyoruz" şeklinde konuştu. "Barış Pınarı Harekatı'na karşı yürütülen kara propaganda"ya ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu şunları söyledi:

"Bu kara propagandayı biz daha önce de gördük. Zeytin Dalı Harekatı zamanında yine YPG ve PKK'lılar tarafından başlatılan kara propagandanın işe yaramadığını gördük. Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ'a karşı mücadele ederken de DEAŞ'lıların kara propagandasını gördük. Neymiş? 'Türkiye, sivilleri hedef alıyormuş.' Siviller konusunda, insani konularda sanırım dünyada kimse Türkiye'ye ders veremez. Şu anda dünyada insani yardımlarda da birinciyiz, en çok mülteciye ev sahipliği yapmış ülkeyiz. Bu konularda Türkiye'nin daha önceki harekatlardaki hassasiyeti de çok iyi biliniyor. DEAŞ'la ilgili kara propaganda yapılıyor. Diğer taraftan yine sahada görüyoruz, YPG'nin oradaki hristiyan azınlığa saldırdığını ve daha sonra da 'Türkler burada Hristiyanlara saldırıyor.' diye özellikle Hristiyan dünyasından destek bulmaya çalıştığını görüyoruz. Aynı şekilde şehirler içinde esas amaçları bizim insansız hava araçlarının görüntü almasını engellemek için yaktıkları lastikleri de 'Türkiye buraları, şehirlerin içini bombalıyor.' gibi kara propagandalarını görüyoruz. Gerçeklerin ne olduğunu biz de söylüyoruz, açıklıyoruz. Bu tür kara propagandalar bizim buradaki kararlılığımızdan bizi vazgeçirmez. Bizim amacımız terör örgütüdür. Terör örgütüyle mücadele yaparken kara propagandaya karşı da gerçekleri söylemek bizim görevimiz"

TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE ETMEK MEŞRU HAKKIMIZDIR

Bazı ülkelerin, "Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nı durdurması çağrısı" yönündeki açıklamaları hatırlatılarak sorulan soru üzerine Bakan Çavuşoğlu, "Bu açıklamaları sadece bu AB altılısından görmedik, BM Güvenlik Konseyi'nden bir karar çıkartamayınca böyle bir açıklama yapmak durumunda kaldılar. Ama münferit olarak da bazı NATO üyesi ülkelerden buna benzer açıklama geldi. Ben şunu anlamakta zorluk çekiyorum, hepsi PKK ile YPG'nin aynı olduğunu biliyor. ve tüm konuşmalarda herkes, Türkiye'nin ulusal güvenlik endişesinin haklı ve meşru olduğunu söylüyor. Eğer Türkiye'nin burada endişesi meşru ise bu endişeye mahal veren, sebep olan terör örgütüyle mücadele etmek de meşrudur ve meşru hakkımızdır" dedi.

"NATO dahil, Sayın Genel Sekretere de bildiride bulunduk" diyen Çavuşoğlu, "Böyle bir yükümlülüğümüz olmamasına rağmen tüm uluslararası camiaya bildirimde bulunduk. Burada bildirimde hangi BM şartının, hangi maddesi, 51'nci maddesi, hangi BM Güvenlik Konseyi kararları, Adana Mutabakatı dahil uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkımız olduğunu da açıkça ifade ettik. Burada hem 'Meşru' diyeceksiniz, ama yapılan harekata karşı geleceksiniz. Kime karşı? Bir terör örgütüne karşı. Bu terör örgütüyle sizin sahadaki angajmanınız olabilir, bu benim problemim değil. Terör örgütüne silah verdiniz, eğittiniz. Bu da benim problemim değil. Esasen bu senin iki yüzlülüğündür. Destek veren ülkeler için söylüyorum. Bir taraftan 'Terörle mücadele' diyeceksiniz bir taraftan da bir terör örgütüne bu desteği vereceksiniz. Ondan sonra Türkiye diplomasiyi sonuna kadar kullanmış, müzakere yolunu sonuna kadar denemiştir ama olmayınca bu tehdidi bertaraf etmek durumundadır" ifadelerini kullandı.

KARARLIYIZ, HEDEFİMİZ TERÖRİSTLER

"Operasyonumuz sadece teröristleri hedef alıyor" diyen Çavuşoğlu "Buradaki kara propagandalara karşı da cevabımız var. Bize inanmıyorlarsa sahadaki Hristiyanların ve diğer Arapların ve azınlıkların çığlığını, muhalefet dahil Suriye toplumunun çığlığını herkesin duyması gerekiyor. Ama maalesef, başını birkaç ülkenin çektiği bir süreçten dolayı birçok ülke kendi düşüncesini de özgürce söylemiyor. Biz kararlıyız, hedefimiz teröristler. Sonuna kadar bu teröristleri temizlemek için ne gerekiyorsa yapacağız ama insani konularda da o kadar hassasız. ve de DEAŞ'lı teröristler eğer bizim şu anda gerçekleştirmekte olduğumuz güvenli bölgede ise bunların serbest bırakılması mümkün değil. Türkiye hapishanelerinde de DEAŞ'lılar var. Bazıları ülkesine gitmeyi bekliyor, o ülkeler almıyor. Burada da yine serbest bırakılmasını bir kenara bırakın, içeride kalmaları ve hesap vermeleri konusunda Türkiye olarak biz herkesten daha hassasız. Çünkü herkesten önce yanı başımızda, Suriye ve Irak'ın dışında terör örgütü DEAŞ terör örgütü en çok Türkiye'yi hedef almıştır. Bağdadi'nin yaptığı açıklamalara bakın, her zaman da Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı hedef alıyor. Çünkü biz onların ideolojisini öldürme konusunda da Cumhurbaşkanımız ve Türkiye son derece etkilidir. Ama bu mücadelemizi DEAŞ'la da, PKK'yla da, YGP'yle de inşallah sürdüreceğiz."  şeklinde konuştu.

STOLTENBERG: NATO TÜRKİYE'NİN NE KADAR BÜYÜK BİR MÜTTEFİK OLDUĞUNUN FARKINDADIR

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise Türkiye'nin, Suriye'den Akdeniz'e, Afganistan'dan Irak'a, Kosova ve Batı Balkanlar'a kadar çok sayıda bölgede istikrarı sağlayıcı rol üstlendiğine dikkati çekti. Stoltenberg, "Türkiye, zor bir bölgenin sınırlarında bulunuyor. NATO ittifakından hiçbir üye, Türkiye kadar Orta Doğu'dan şiddet ve istikrarsızlığa maruz kalmadı, Türkiye kadar Suriye'den gelen mülteciye ev sahipliği yapmak zorunda da kalmadı" dedi.

Suriye'nin kuzeyinde devam eden Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin Çavuşoğlu ile değerlendirmede bulunduklarını aktaran Stoltenberg, "Harekatla ilgili kendi endişelerimi de paylaştım. Gerilimin artırılmaması, daha fazla istikrarsızlığa sebep olunmaması ve insanların daha fazla acı çekmemesi gerektiğini hatırlattım" diye konuştu. Jens Stoltenberg, "NATO, Türkiye'nin ne kadar büyük bir müttefik olduğunun farkındadır ve her zaman ortak güvenliğimiz için yapılan iş birliği çalışmalarıyla da bizi daha güvenli kılıyorsunuz" şeklinde konuştu.

"Suriye'nin kuzeyi ve YPG konusunda ise bilinen bir gerçek var. Müttefiklerimiz arasında bu konuda bir fikir birliği oluşmadı" diyen Stoltenberg,  DEAŞ karşıtı koalisyonun bir parçası olarak NATO'nun terörle mücadeleye devam edeceğini belirtti. Stoltenberg, "Ancak biz, Suriye'nin kuzeyinde yer almıyoruz. Orada NATO bulunmuyor" ifadesini kullandı. Stoltenberg, "DEAŞ ile yapılan mücadelede elde edilen ilerleme, büyük ölçüde Türkiye'nin katkılarıyla sağlandı." diye konuştu.

SADECE TÜRKİYE'Yİ DEĞİL KENDİMİZİ KORUMAK İÇİN DE BURADAYIZ

Stoltenberg, "Bu yıl Türkiye'ye ikinci ziyaretim. NATO Genel Sekreteri sıfatımla, Türkiye'nin ittifak içindeki önemini defalarca vurguladım. Bu nedenle Türkiye'nin katkılarını önemsiyorum ve takdir ediyorum. NATO, kendi askeri varlığını Türkiye'de son yıllarda arttırmıştır. Türkiye'nin güney sınırlarını korumaktadır. Türkiye'nin savunmasını güçlendirmek için farklı radar sistemlerini kapsayan 5 milyar dolarlık yatırım yaptık. Orta Doğu'da bu şiddet ve istikrarsızlık, sadece Türkiye'yi değil, tüm müttefikleri ilgilendiriyor. Biz sadece Türkiye'yi korumak için değil, kendimizi de korumak için burada bulunuyoruz. DEAŞ'a karşı yapılan savaş da bunun en iyi örneği. Türkiye, herkesten çok etkilendi. Türkiye'nin meşru gerekçeleri var. Türkiye, ek hava savunma füzelerini almaya çalışıyor. Fransa ve İtalya ile devam eden bir diyalog var. Aynı zamanda ABD ile de Patriotlar için müzakereler olduğunu biliyoruz."

Görüntü Dökümü:

----------

-Basın toplantısı

==========================

3- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, STOLTENBERG'İ KABUL ETTİ

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: İdris TİFTİKCİ/ DHA - CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabul etti..  Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.  Görüşme yaklaşık bir saat sürdü.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Erdoğan'ın konvoyundan görüntüler

Detaylar

==================================

4- BAKAN AKAR, NATO GENEL SEKRETERİ STOLTENBERG İLE GÖRÜŞTÜ

Gülseli KENARLI/İSTANBUL,-MİLLİ Savunma Bakanı Hulusi Akar, İstanbul'a gelen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüştü. Bakan Akar ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg görüşmede savunma ve güvenlik konularında fikir alışverişinde bulundu.

Görüntü Dökümü

-Görüşmeden fotoğraf

================================

5 -STOLTENBERG CUMHURBAŞKANLIĞI DOLMABAHÇE ÇALIŞMA OFİSİ'NDEN AYRILDI

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: İdris TİFTİKCİ/ İstanbul DHA

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nden ayrıldı.

Sabah saatlerinde Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'ne gelen Stoltenberg, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ne geçti. Stoltenberg burada ilk olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşüp, ortak basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg daha sonra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'la bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık bir saat süren görüşmede ikili savunma ve güvenlik konularında fikir alışverişinde bulundu. Bu görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Stoltenberg'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. Basına kapalı olarak gerçekleşen kabul yaklaşık 1 saat sürdü. Stoltenberg temaslarının ardından buradan ayrıldı.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Stoltenberg'in konvoyundan görüntüler

Detaylar

===============================

6 - MESLEKTAŞINI ÖLDÜREN DOKTOR ADLİYEYE SEVKEDİLDİ (1)

Murat DELİKLİTAŞ - Özgür EREN - İstanbul DHA- SARIYER'deki Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi'nde meslektaşını öldüren doktor adliyeye sevkedildi.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Doktorun sevki

===========================

7-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN CUMA NAMAZINI ÜSKÜDAR'DA KILDI

Gülseli KENARLI-İdris TİFTİKCİ/İSTANBUL, CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan cuma namazını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tatbikat Cami'nde kıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğlen saatlerinde Üsküdar Kısıklı'da bulunan konutundan çıkarak Karacaahmet Mezarlığı'na giderek, burada annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan'ın mezarını ziyaret etti. Erdoğan daha sonra Cuma namazını kılmak üzere Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tatbikat Cami'ne gitti. Cuma namazında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da eşlik etti. Erdoğan daha sonra, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabulü için Beşiktaş'ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ne geçti.

Görüntü Dökümü:

----------------------

Erdoğan'ın camiden çıkışı

Erdoğan'ın konvoyundan görüntüler

Camiden görüntüler

Detaylar

========================================

8- CUMA HUTBESİNDE ASKERLER İÇİN DUA

Haber- Kamera: Ramazan EĞRİ-Cengiz ÇOBAN- İsa ALMAÇAYIR- Gamze ŞİMŞEK/ İstanbul DHA - DİYANET İşleri Başkanlığı, bu haftaki cuma hutbesi konusunu "Gün Birlik ve Dayanışma Günüdür" olarak belirledi. Barış Pınarı Harekatı'nı da kapsayan hutbe, yurt genelindeki bütün camilerde Cuma namazında okundu.

Kartal'da bulunan Yunus Emre Camii'ne cuma namazına gelen cemaat, cami imamı tarafından okunan hutbeyi dikkatle dinledi. Büyük Çamlıca Camii'ne gelenler ise bugünün birlik ve beraberlik günü olduğunu belirterek askerlerimize olan güvenlerinin tam olduğunu ve başarılı olacaklarını söyledi.

Hutbede askerler için edilen dua şu şekilde:

İzzet ve onurumuza, istiklal ve istikbalimize kastedenlere, varlığımıza ve vatanımıza göz dikenlere fırsat verme!

Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru, bölgemizin barış ve selameti için sefere çıkan kahraman ordumuza yardım eyle!

Askerlerimizi ve güvenlik güçlerimizi her türlü tehlike ve tuzaklardan muhafaza eyle! Fesadı ve terörü ortadan kaldırmak için çıktığımız bu

yolda bizleri nusretinle ve kudretinle muzaffer eyle!

Görüntü Dökümü :

--------------

-Büyük Çamlıca camiinden görüntüler

-büyük Çamlıca camii cemaati ile röp

-Kartal Yunus Emre cami imamının hutbe okuması

-Yunus Emre cami cemaatinin hutbeyi dinlemesi

-genel ve detay

===========================

9 - İSTANBUL'DA DEAŞ OPERASYONU: 6 GÖZALTI

Çağatay KENARLI İSTANBUL, İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 6 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Suriye'de bulunan çatışma bölgelerine gitme hazırlığında olan Yabancı Terörist Savaşçı (YTS) yönelik 5 ilçede bu gece operasyon düzenledi. Bahçelievler, Başakşehir, Esenyurt, Gaziosmanpaşa ve Küçükçekmece'de 9 adrese eş zamanlı baskın düzenleyen polis,  6 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi'nde bulunan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü

Görüntü Dökümü:

-----

-ARŞİV

======================

10 - (operasyon görüntüleri) İSTANBUL'DA ORMAN YAKANLARA OPERASYON; 3 GÖZALTI

Çağatay KENARLI İSTANBUL,  KÜÇÜKÇEKMECE'deki  ağaçlık alan ve Ümraniye'deki ormanda çıkan yangınlara ilişkin 3 kişi ile terör örgütü PKK/KCK'dan yakalama kararı bulunan 3 kişi olmak üzere 6 kişi yakalanarak gözaltına alındı.

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 19 Eylül'de  Küçükçekmece Yarımburgaz Mahallesi'nde bulunan Nükleer Araştırma Merkezi ile askeri alan arasındaki ağaçlık alan ve Ümraniye Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Yeşil Vadi Sokak'taki orman yangınlarıyla ilgili çalışma başlattı. TEM ekipleri yaptığı çalışmalarda 4 şüpheliyi belirleyerek Küçükçekmece ve Ümraniye'de gece saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda dijital malzemeler ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 kişi Vatan Caddesi'nde bulunan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirilerek sorguya anılırken, polis ekipleri firari 1 kişiyi yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.

PKK/KCK'DAN YAKALAMA KARARI OLAN 3 KİŞİ DE YAKALANDI

Öte yandan yapılan aynı operasyonda terör örgütü PKK/KCK'dan yakalama kararı bulunan 4 şüphelinin de 3 ilçede bulunan adreslerine baskın düzenleyen TEM ekipleri,  3 kişiyi yakalayarak gözaltına aldı, 1 şüphelinin ise yakalanması çalışmaları devam ediyor

Görüntü Dökümü:

-----------

-Arşiv

=================================

11 - ÖLDÜRÜLEN DOKTORUN CENAZESİ HASTANEDEN ALINDI

Hasan YILDIRIM - Hakan KAYA - İstanbul DHA- SARIYER'deki Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi'nde meslektaşı tarafından öldürülen doktorun cenazesi hastaneden alındı.

Edinilen bilgiye göre Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi'nde görevli asistan doktor Yavuz Sümter (29) ile asistan doktor Kaan Erol (26) arasında "az çalışma" tartışması çıktı. Tartışma kavgaya dönüştü. Yavuz Sümter,  yanında taşıdığı bıçağı çıkartarak Kaan Erol'u defalarca bıçakladı. Ağır yaralanan Erol, meslektaşlarınca yapılan ilk müdahalenin ardından Şişli Etfal Eğitim ve Hastanesi'ne götürüldü. 30'un üzerinde bıçak yarası olduğu belirtilen Kaan Erol hayatını kaybetti. Yavuz Sümter, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Öte yandan öldürülen doktorun cenazesi hastaneden alınarak Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Görüntü Dökümü:

-----------

-Cenazenin çıkarılması

-Yakınları

------------

-Olay yeri

-Olayda kullanılan bıçak

-Ölen doktorun fotoğrafı

-Detaylar

=================================

12-   İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN DOKTOR KAVGASI AÇIKLAMASI

İstanbul DHA - İSTANBUL İl Sağlık Müdürlüğü, bir doktorun hayatını kaybettiği bıçaklı kavga ile ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada şöyle denildi:

"Bu sabah, Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde nöbetçi olan ortopedi ve travmatoloji asistanı hekimimiz, bir meslektaşı tarafından saldırıya uğramıştır. Saldırıya uğrayan hekimimize derhal acil müdahale yapılmış ancak tüm çabalara rağmen maalesef hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili İl Sağlık Müdürlüğümüz inceleme başlatmıştır. Fail, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmış olup Savcılık soruşturması devam etmektedir. Hayatını kaybeden hekimimize Allah'tan rahmet yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz"

=====================

13- BAKAN ERSOY İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİNDE İNCELEMELERDE BULUNDU

Haber-Kamera : Ali ABLAY - Feridun AÇIKGÖZ, İSTANBUL, DHA

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde incelemelerde bulundu. Bakan Ersoy'a ziyaretinde İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürü Olcay Aydemir, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal, AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, yüklenici firmadan Hasan Gürsoy, müzenin proje müellifi İsmail Büyükseçgin ile müzenin teşhir tasarımcısı Boris Micka eşlik etti.

Osmanlı ile Cumhuriyet döneminin ilk müzesi olan ve geçen ay ziyarete tekrar açılan İstanbul Arkeoloji Müzelerinde Müzedeki eserler ile bazı kısımlarda devam eden restorasyon çalışmaları hakkında Rahmi Asal'dan bilgi alan Ersoy, müzeyi ziyarete gelen ilkokul öğrencileriyle fotoğraf çektirdi.

"TÜRKİYE'NİN İLK MÜZESİ BURASI "

İncelemelerinin ardından basın mensuplarına konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Biliyorsunuz Türkiye Arkeoloji Müzeleri'nin ilk bölümünü büyük ve uzun süren restorasyon çalışmasından sonra hizmete alındı ama çalışmalar devam ediyor. Haziran ayına kadar aşamalı bir şekilde tamamlayıp haziran ayında gerçek bir açılış yapılacak. Bizim için çok önemli Türkiye'nin ilk müzesi burası. Sultan Abdülhamit zamanında verilen talimatla 1869'da kuruluyor ve sonrasında Osman Hamdi bey'in uygulamayı takip etmesiyle 1891'de bu bina hizmete girmiş oluyor. Bu acıdan müzecilik açısından en önemli binamız burası. İçindeki eserler zaten paha biçilemez. Kütüphanesi de çok önemli bir kütüphanesi var, eserleriyle ortamıyla dünyanın en iyi kütüphaneler listesine girmiş Türkiye'deki tek ürün o acıdan da çok değerli. Burayı daha da iyi hale getirip daha da geliştirip hem Türkiye'nin hem de turizmin hizmetine daha geniş çaplı olarak sunacağız." dedi.

"DEĞERLERİN NASIL KAYBOLDUĞUNU GÖRDÜK "

Bakan Ersoy, "Restorasyonun nasıl yapılacağına karar vermemiz gerekiyor, onunla ilgili çalışma yapılacak, sökülüp mü yapılacak, sökülmeden mi yapılacak, önce o konuda uzlaşması gerekiyor. Sadece restorasyon değil tabii ki geçen sene biliyorsunuz Fransa'da bir katedral yangını sonucu değerlerin nasıl kaybolduğunu da gördük, önemli olan burada hem depreme karşı hem yangına karşı önlemlerin alınması gerekiyor. Buranın karakteristik özelliğini, yapısını bozmadan nasıl yapacağımıza da karar vermemiz gerekiyor. Bununla ilgili ekipler çalışacaklar en doğru yola karar verecekler. Sonra uygulamaya geçeceğiz" diye konuştu.

BİRBİRİNDEN DEĞRELİ ESERLER YER ALIYOR

Arkeolojide dünyanın en önemlilerinden biri olan müzenin ana yapısı Neo-Klasik binadaki 'Sidon Kral Nekropolü' ile 'Antik Çağ Heykeltıraşlığı' salonları yenilendi ve ziyaretçileriyle buluşmaya başladı. 'İskender Lahdi' ve 'Ağlayan Kadınlar Lahdi' gibi çok önemli eserlere ev sahipliği yapan müzedeki yenilenen bölümler yaklaşık 8 yıllık kapsamlı bir güçlendirme, restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmasının ardından ziyaretçilerle buluştu. Sultan II. Abdülhamit döneminde Osman Hamdi Bey'in Fransız mimar Aleksandre Vallaury'e yaptırdığı Neo-Klasik binada teşhir çalışmaları tamamlanan Salon 8 ile Salon 15 arasındaki bölümde yedi sergi salonu ve müze mağazası bulunuyor.

Görüntü Dökümü

----------------------

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açıklama

Bakan Ersoy'un incelemeleri

Genel ve detay

============================================

14- ÇALARAK SATTIKLARI OTOMOBİLLERİ,  GPS'LE BULUP YENİDEN ÇALMIŞLAR

-Şüphelilerin hırsızlık anları ve yakalanmaları kamerada.

Ali  AKSOYER-Buse PEHLİVAN/İSTANBUL, OTOMOBİL hırsızlarına yönelik 3 ilde yapılan operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin çaldıkları araçlara GPS cihazı taktıktan sonra sahte belgelerle sattıkları, bir kaç gün sonra bu araçları tekrar çalarak yedek parça amacıyla parçaladıkları  öğrenildi. Şüphelilerle birlikte 22 çalıntı otomobil ele geçirilirken, şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda otomobil beyinlerini değiştirmekte kullanılan elektronik cihazlar bulundu.

3 AY SÜREN TAKİP SONUCU ORTAYA ÇIKARILDI

Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından yaklaşık 3 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından organize bir şekilde hırsızlık yapan bir çete ortaya çıkarıldı. Polis yaptığı çalışmalarda kimliklerini ve adreslerini belirlediği çete elemanlarına yönelik 8 Ekim'de bir operasyon düzenledi. İstanbul'un Anadolu yakası ile Ankara ve Kocaeli'nde eş zamanlı yapılan baskınlarda 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramada otomobil çalmakta kullanılan bazı elektronik malzemeler ile 1 tabanca ele geçirildi.

YÖNTEMLERİ ORTAYA ÇIKARILDI

Oto hırsızlık Büro Amirliğine getirilen şebeke elamanları gerçekleştirdikleri olaylarla ilgili sorgulandı. Polis şüphelilerin hırsızlıklar ve sonrasında izledikleri yöntemi de ortaya çıkarıldı. Şüphelilerin bazı otomobillerini önce benzin deposu kapaklarını çaldıklarını, bu kapaklardaki kilit sistemini kullanarak kontak anahtarı yaptıkları daha sonra aracı çaldıkları tespit edildi. Şüphelilerin hırsızlık sırasında yanlarında getirdikleri araçların elektronik beynine bağlanan bazı cihazlarla motor kilitlerini etkisiz hale getirdikleri öğrenildi.

POLİS BİLE ŞAŞIRDI

Şüphelilerin hırsızlıklar sırasında izledikleri bir yöntem ise deneyimli dedektifleri bile şaşırttı. Şüphelilerin çaldıkları araçların motor ve şase numaralarını değiştirdikleri, aracın içinde bulunan elektronik beyinleri sıfırladıkları öğrenildi. Daha sonra bu araçlara GPS cihazı takan şüphelilerin çalıntı araçları sahte belgelerle sattıkları belirtildi. Sattıkları araçların yerini bir kaç gün sonra önceden taktıkları GPS cihazı sayesinde bulan şüphelilerin aracı bir kez daha çaldıkları ancak bu kez parçalayarak yedek parça olarak piyasaya sattıkları tespit edildi.

22 ÇALINTI OTOMOBİL ELE GEÇİRİLDİ

Polis operasyon sırasında çalıntı olduğu tespit edilen 22 otomobile el koyarak  bir otoparka çekti. Şebekenin çaldığı diğer otomobillerin bulunması için çalışmaların aralıksız sürdüğü öğrenildi.

ŞEBEKE LİDERLERİ CEZAEVİNDE

Poliste işlemleri tamamlanan şüphelilerden 11'i İstanbul'da, 3 şüpheli ise Ankara ve Kocaeli'nde adliyeye sevk edildi. . Şebekenin lideri olduğu öğrenilen Mustafa G. ile Ufuk K. adlı şüphelilerin ise daha önceden yakalandıkları ve tutuklandıkları belirtildi.

Görüntü Dökümü:

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Hırsızlık anları

-Şüphelilerin yakalanması

(AKTÜEL)

-Şüphelileirn adliyeye sevk edilmesi

===========================

15-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ANNE VE BABASININ MEZARLARINA ZİYARET

Gülseli KENARLI/İSTANBUL,-CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunan annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan'ın mezarını ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan öğle saatlerinde Kısıklı'da bulunan konutundan çıkarak, Karacaahmet Mezarlığı'na geldi. Erdoğan burada annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan'ın mezarını ziyaret ederek, dua okudu.

Görüntü Dökümü:

------------------

-Ziyaretten fotoğraflar

İSTANBUL-EMİNE ERDOĞAN: 2017'DE BAŞLATMIŞ OLDUĞUMUZ SIFIR ATIK HAREKETİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

İSTANBUL, CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, İstanbul Yerel Yönetimler Sıfır Atık Kongre ve Sergisi'nin açılışında konuştu.   Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un da katıldığı kongrede Emine Erdoğan, "Bilim insanlarının öngörülerine kulak vermemiz ve derin uykumuzdan uyanmamız lazım. Çünkü önümüzdeki birkaç bin yılı şimdi inşa ediyoruz. Çocuklarımıza bırakacağımız gelecek vasiyetinin cümlelerini şu anda kuruyoruz. Bu gerçeklerden hareketle, 2017'de başlatmış olduğumuz Sıfır Atık hareketi bugün çığ gibi büyüyor." dedi.

Konuşmasına, "Barış Pınarı Harekatı sırasında şehit düşen Mehmetçiğimize Rabbim'den rahmet niyaz ediyorum. Sivil kayıplarımızı da minnetle ve rahmetle anıyorum. Tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Allah ordumuzun yardımcısı olsun, bölgemizi huzura kavuşturacak bir zafer nasip etsin "diyerek başlayan Emine Erdoğan,  Sıfır Atık Kongre ve Sergisi'nin organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Emine Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün yaşadığımız dünya geçmişte bir öngörüydü. Bilim insanlarının bugüne dair yapmış oldukları tahminleri, şimdi gerçeklik olarak yaşıyoruz. Dünyanın sanayi devrimi öncesine göre, 1 derece ısınmış olmasının sonuçları, doğal afetler ve kuraklık gibi acı bir bilanço ile geri dönüyor. Bugün ise, bilim insanları daha da kötü ve çok uzak olmayan bir gelecek için uyarıyorlar. Adeta dünyanın her yerinde alarmlı bir saatin, bizi uyandırmak için çaldığını işitiyoruz. Peki uyanacak mıyız? İşte kendimize sormamız gereken soru bu! Bilim bize kirliliğin ulaşacağı noktayı, 2050'de okyanuslarda balıktan çok plastiğin yüzeceğini söyleyerek veriyor. Felaketin boyutları bununla da sınırlı değil. İçecek su bulma arayışıyla başlayacak iklimsel göçlerin yaratacağı çatışmalar ve insanlık trajedileri bizi bekliyor. Bu sefer bilim insanlarının öngörülerine kulak vermemiz ve derin uykumuzdan uyanmamız lazım. Çünkü önümüzdeki birkaç bin yılı şimdi inşa ediyoruz. Çocuklarımıza bırakacağımız gelecek vasiyetinin cümlelerini şu anda kuruyoruz. Bu gerçeklerden hareketle, 2017'de başlatmış olduğumuz Sıfır Atık hareketi bugün çığ gibi büyüyor.

ÇÖPLERİ KAYNAĞINA AYRIŞTIRDIK

Bugün bu kongrenin düzenlenmesi, birbirinden müstesna bilim insanlarının, akademisyenlerin ve karar vericilerin iştirak etmesi, gurur verici olduğu kadar umut da aşılıyor. Bildiğiniz gibi 2017 yılında sıfır atık uygulamalarını öncelikle Cumhurbaşkanlığı ofisleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve kamu kurumlarında başlattık. Çöpleri kaynağında ayrıştırdık. Kapımızdan içeri çöp kamyonlarının girmemesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Sıfır Atık Yönetmeliği ile, 2020 yılının ilk yarısında tüm kamu kurumlarını sisteme entegre etmiş olacağız. İkinci yarısında ise, 250 binden fazla nüfusu olan ilçe belediyeleri, organize sanayi bölgeleri gibi büyük ölçekli yerler, sıfır atık yönetim sistemine dahil edilmiş olacak inşallah.

950 BİN KİŞİYE EĞİTİM VERİLDİ

Ülke çapında toplanan atık miktarı ve diğer çalışmalarla ilgili envanter oluşturulması için de Sıfır Atık Bilgi Sisteme devreye girdi. Bugüne kadar 22 bin 913 kurum ve kuruluş bu sisteme entegre oldu, veri girişi yapmaya başladı. Bu sisteme tüm kuruluşların gönüllü olarak entegre olabileceğini buradan belirtmek istiyorum. Her değişim hareketinde olduğu gibi, sıfır atık hareketinin başarıya kavuşmasında da, insanların konuya aşina olmaları çok önemli. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 950 bin kişiye eğitim verilmiş olması gerçekten çok sevindirici. Sıfır Atık Hareketi çok şükür başladığı günden beri, gerek yerel yönetimlerden, gerek medyadan gerekse STK'lardan büyük destek gördü. 1 Ocak 2019 itibariyle plastik poşetlerin ücretli hale getirilmesi, poşet tüketimini yüzde 78 oranında azalttı. Şimdi 2021'i hedefleyerek üzerinde çalıştığımız depozito uygulaması ise, geri dönüşümde bizi hayli ileriye taşıyacak. Sıfır Atık Projesinin bir diğer ayağı olan Sıfır Atık Mavi'nin startını Haziran ayında verdik. Tüm yurtta deniz temizliği seferberliği başlattık. Bu çerçevede 122 bin 193 metreküp deniz çöpü toplandı.

Yerel yönetimlerin sıfır atık hareketini sahiplenmesi çok önemli.Bir taraftan atık yönetimi gerçekleştirirken bir yanda da halkın bilinçlenmesine büyük katkıda bulunuyorlar. Esenler Belediyesinin bilhassa bu konuda gerçekleştirdiği faaliyetler gerçekten takdire şayan. Mesela plastik poşetlerin ücretli hale gelmesinden sonra Esenler hanımları, ürettikleri file ve bez torbaları Esenler Metrosunda halka ücretsiz olarak dağıtmışlar. Projenin içselleştirilmesi noktasında mutluluk verici bir çalışma olmuş. Esasen, belediyelerimizin şehirlerimizi yaşanabilir kılma, doğayla uyumlu hale getirme noktasında büyük tecrübeleri var.

İSTANBUL'DAKİ ÇÖP DAĞLARI VE KÖTÜ KOKU YALNIZCA KÖTÜ BİR ANI

Şiirlere, şarkılara konu olmuş, hayallerin şehri aziz İstanbul'un bakmaya doyamadığımız çehresinin, bir zamanlar çöp dağları altında can çekiştiğini hepiniz hatırlarsınız. Ne mutlu ki, bugün İstanbul'daki çöp dağları ve kötü koku yalnızca kötü bir anı. Yıldız Teknik Üniversitemiz de sıfır atık projesini uygulayan ve bu konuda bilimsel çalışmalar yürüten bir eğitim yuvamız. O nedenle Yıldız Teknik Üniversitesinin ve Esenler Belediyesinin bu ortaklığı takdire şayandır! Bir değişimi amaçlayan hareketlerin hükümetler ve akademi tarafı olduğu kadar, bu değişimi asıl gerçekleştirecek olan kamuoyu ayağı da var. Mesela Japonya'nın Kamikatsu kasabasında hiçbir üst otoriteye gerek kalmadan, yerel halkın milli bir davaymışçasına çöplerini tam 45 ayrı kategoriye ayırdığını biliyoruz. Burası çöplerinin yüzde 80'ini geri dönüşüme sokan ve 2020'de yüzde 100 geri dönüşümü hedefleyen dünyanın sıfır atık kasabası.

Biz bu iştiyakı nasıl kazandırabiliriz? İşte odaklanmamız gereken hususlardan biri de bu.

Vatanperverliğin ve bayrak sevgisinin, ülkemizin tek bir damla suyundan, ağacındaki tek bir yaprağına kadar korumayı da kapsadığını çocuklarımıza anlatmalıyız. Gandhi'nin "sade yaşa ki başkaları da var olabilsinö sözündeki ölçüyü, hayatlarımızın ana teması haline getirme noktasında ortak aklı oluşturmalıyız. Kongrenin felaket senaryolarını tersine çevirecek sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Görüntü Dökümü:

------------------

Erdoğan'ın açıklamaları

-Genel ve detaylar



İstanbul, Türkiye, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

20.02.2020 09:08:07