Dha İstanbul Bülteni - 4

UĞUR KURT DAVASI'NDA KARAR... Okmeydanı'nda bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği cemevinin avlusunda polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüne ilişkin dava karara bağlandı.

Dha İstanbul Bülteni - 4
25.04.2017 18:11 | Son Güncelleme: 25.04.2017 18:11
UĞUR KURT DAVASI'NDA KARAR... 

Okmeydanı'nda bir yakınının cenaze törenine katılmak için gittiği cemevinin avlusunda polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüne ilişkin dava karara bağlandı. Sanık polis S.K., "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ceza, 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrildi. Kurt ailesi karara tepki gösterdi. 

Haber: Ümit TÜRK - Özden ATİK İstanbul/ DHA 

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında polis sıkı güvenlik önlemi aldı. Sanık polis S.K., herkes içeriye alındıktan sonra duruşma salonuna geldi. Uğur Kurt'un eşi Narin Kurt müşteki olarak yer alırken çok sayıda yakını da duruşmayı izledi.

TURGUT KAZAN: DÖNEMİN BAŞBAKANI OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM DEMİŞTİ

Esasa ilişkin savunma yapan Kurt ailesinin avukatı Turgut Kazan, Türkiye'de cezasızlık uygulamasının yaygınlığına dikkat çekerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde bu tip kamu görevlilerinin ihmali ile sonuçlanan 500'e yakın dava dosyasının bulunduğunu belirtti. Kazan, "Bu olay toplumda bir infiale yol açtı. Hatta dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Eroğan, aileyi arayarak bu olayın takipçisi olacağını söyledi. Annesi ve babası bu olaydan sonra kanser oldu. Şuan ikisi de kemoterapi görüyor. Olayın işlenişine bakıldığında sanık polis, ya doğrudan ya da olası kastla cezalandırılmalıdır" diye konuştu. 

SAVCI: OLASI KASTLA CEZALANDIRILMASINI YİNELEDİ

Sorulması üzerine duruşma savcısı Ekrem Şakar, daha önceden verdiği mütalaasını tekrar ettiğini, sanığın "Olası kastla öldürmeden" cezalandırılmasnı talep etti. 

SANIK AVUKATI: ETHEM SARISÜLÜK DAVASINI ÖRNEK GÖSTERDİ

Daha sonra söz alan sanık avukatı Tolga Yurdakul, kamuoyunda duyulmuş, Ethem Sarısülük ve Baran Tursun davalarını örnek gösterdi. Bu davalarda sanık polislere adli para cezaları verildiğini söyleyen sanık avukatı, müvekilinin bulunduğu araca molotof isabet etmesi sonucu can havliyle molotof atanlara yönelik silahını ateşlediğini Uğur Kurt'un da bu esnada vurulduğunu söyledi. Cezasızlık verilmesini talep eden sanık avukatı, aksi takdirde verilecek cezanın para cezasına çevrilmesini talep etti. Sanık avukatı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kurt ailesinin yanı sıra olayda atılan molotoflar sonucu yaralanan polis memurlarını da aradığını geçmiş olsun dileğinde bulunduğunu sözlerine ekledi.  

SANIK: VERECEĞİNİZ HER CEZAYA RAZIYIM

Son sözü sorulan sanık S.K., ise, "Çok üzgünüm. Yanan bir araçtan inmiştim. Amacım molotof atanlara ateş etmekti. Vereceğiniz her cezaya razıyım" dedi. 

12 BİN 100 TL PARA CEZASI VERİLDİ

Daha sonra duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, yaklaşık 20 dakikalık aradan sonra duruşmayı karara bağladı. Mahkeme sanığın, "Taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. İyi hal indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 1 yıl 8 aya indirdi. Mahkeme bu cezanın da 605 gün karşılığı olarak 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrilmesine oy birliği ile karar verdi.   

AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ

Kurt ailesi verilen karara tepki gösterdi. Duruşma sonrasında Uğur Kurt'un yakınları adliyeden ağıtlar ve feryatlarla çıktı. Uğur Kurt'un eşi Narin Kurt, "Annem kanser, babam kanser. Ben şimdi ne söyleyeceğim, Cemale ne diyeceğim? Cemal, 'Oğlum senin babanı polis vurdu. Para cezasıyla kurtardı mı, diyeceğim" dedi. 

OLAYIN GEÇMİŞİ

Uğur Kurt, Okmeydanı'nda 22 Mayıs 2014'teki olaylar esnasında, bir yakınının cenaze törenine katılmak için Okmeydanı Cemevi'nde bulunduğu sırada başına mermi isabet etmesi sonucu yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

İddianameyi hazırlayan savcı Hasan Yılmaz, Uğur Kurt'u vuran polis memuru S.K.'nın "Taksirle adam öldürme" suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmasını istemiş, dosya İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. Dosyayı inceleyen 85. Asliye Ceza Mahkemesi, Uğur Kurt'u öldüren polis hakkındaki "taksirle adam öldürme" suçlamasını yetersiz bularak, suçun 20 ila 25 yıl arası hapis cezasını öngören "Olası kastla adam öldürme" olduğunu belirtip dosyayı "görevsizlik" kararıyla Ağır Ceza mahkemesine göndermişti. 

Yapılan yargılamanın sonunda duruşma savcısı da sanık polis hakkında "Olası kastla adam öldürme" suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar değişen oranda hapis cezasıyla cezalandırımasını talep etmişti. 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Uğur Kurt'un vurulma anına ilişkin görüntüler(ARŞİV)

Narin Kurt'un karara tepki göstermesi

Kurt ailesinin yakınlarının tepkileri

Genel detaylar

25.04.2017 - 16.28 Haber Kodu : 170425141

25.04.2017 - 16.54 Haber Kodu : 170425150

============================

BÜLENT ERSOY "TEHDİT" SUÇUNDAN HAKİM KARŞISINDA...

Haber: Özden ATİK/ İstanbul, DHA

Şarkıcı Lerzan Mutlu'ya yönelik "Ben adamın canlı yayınını basarım" sözü nedeniyle "Tehdit" suçundan yargılanan ünlü sanatçı Bülent Ersoy hakim karşısına çıktı. Ersoy savunmasında, tehdit kastı olmadığını belirtti. 

İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, "Tehdit" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan sanık Bülent Ersoy avukatlarıyla katıldı. Şikayetçi Lerzan Mutlu ise duruşmaya katılmadı. Kimlik tespiti sırasında Bülent Ersoy, hakimin doğum tarihini okuması üzerine "Doğum tarihini atla, orayı söyleme. Yaşım ortaya çıkıyor" demesi duruşma salonunda gülüşmelere neden oldu. 

"HERHANGİ BİR TEHDİT KASTIM YOK" 

Ersoy savunmasında, Oya Aydoğan'ın çok yakın arkadaşı olduğunu belirterek "Oya Aydoğan'ın rahatsızlandığını öğrenince hastaneye gittim. Oya ile Lerzan bir münakaşa yaşamışlardı. Lerzan'ın, Oya'ya 'sinsi' dediğini öğrendim. Daha sonra bunu kendisi kabul etmedi. Gazeteciler de hastanede bana mikrofon uzatınca 'Orayı basarım' dedim. Herhangi bir tehdit kastım yoktur. Kaldı ki basmak gibi bir icraatım da olmamıştır. Bu söylem nedeniyle şikayetçinin korktuğunu düşünmüyorum" dedi.  

"DURUŞMAYA GELSE MUHAKKAK ELİMİ ÖPECEKTİ" 

Lerzan Mutlu'nun iki ay daha programına devam ettiğini de belirten Ersoy, "Ben bu güne kadar kimi tehdit etmişim. Kime saldırganlık yapmışım. Beni oraya getirtmesin dedim. Bu söz 'doğruları söylerim' anlamında bir sözdü. Lerzan temiz kalpli bir çocuk. Beni sevdiğini bilirim. Bende onu severim. Kucağımda çekilmiş resmi var, biz nerelere geldik. Aklıselim insanlarız. Duruşmaya gelse muhakkak elimi öpecekti" diye konuştu.

"ŞİKAYETÇİYİZ"

Şikayetçi Lerzan Mutlu'nun avukatı ise müvekkiline bu olay sonrasında katil damgası vurulduğunu, iki ay işsiz kaldığını ve şikayetçi olduklarını belirtti.

UZLAŞTIRMA BÜROSU'NA GÖNDERİLDİ 

Mahkeme, dosyayı Uzlaştırma Bürosu'na göndererek duruşmayı erteledi. Ersoy ve Mutlu arasında uzlaşma sağlanırsa dosya kapanacak. Mahkeme çıkışında Bülent Ersoy'un etrafını saran vatandaşlar, fotoğraf çektirdi. 

Görüntü

--------------------

-Bülent Ersoy vatandaşlarla fotoğraf çekildiği sırada...

25.04.2017 - 15.34 Haber Kodu : 170425120

=================

(Ek bilgiler ve fotoğrafla) SİNGAPUR HAVAYOLLARI PİLOTU OTEL ODASINDA ÖLÜ BULUNDU

Faik KAPTAN-Murat ÇAKIR/ İstanbul DHA 

Singapur Havayolları'nda görevli bir kaptan pilot Helle Seenyen, istirahat için kaldığı Ataköy'de otel odasında ölü bulundu.

Edinilen bilgiye göre, hayatını kaybeden ve Avustralya vatandaşı olan pilot Helle Seenyen'in 23 Nisan 2017'de Singapur'dan İstanbul'a gelen uçağı kullandığı  öğrenildi. İki gecelik yatı istirahatinden sonra pilot, yarın saat 13.30'daki 8Q-391 sefer sayılı İstanbul'dan Singapur'a gidecek uçağı kullanacaktı. Aynı ekipte bulunan iki hostesin de olaydan duyduğu üzüntü nedeniyle bu sefere katılamayacakları ve 1 pilot, 2 hostesin Avrupa'dan acil olarak İstanbul'a getirileceği belirtildi.

Bu arada pilot Seenyen'in öldüğünü duyan ailesinin de ilk uçakla Singapur'dan İstanbul'a getirileceği öğrenildi. Polis olayla ilgili olarak gerekli incelemeyi başlattı. Pilotun cenazesi Adli Tıp'a götürüldü.

Görüntü Dökümü:

--------------------

Pilotun fotoğrafı 

25.04.2017 - 15.40 Haber Kodu : 17042512

================

İŞ ADAMI METE BORA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Haber: Taner YENER- Kamera: Yaşar KAÇMAZ/ İstanbul DHA

İstanbul'da  tedavi gördüğü hastanede önceki gün yaşamını yitiren SUMMA A.Ş'nin Onursal Başkanı Mete Bora (76), düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Ankara'da Atakule'den, Saint Petersburg, Moskova ve Venezuela'da  pek çok gözde binanın yapımına kadar sayısız güzel esere imza atan Mete Bora için bugün Levent'teki Afet Yolal Camii'nde düzenlenen cenaze törenine eşi Mürüvvet, oğulları Selim, Fatih ve Sinan Bora, gelinleri Zeynep, Ecaterina, Catalina Bora, torunlarının da bulunduğu aile fertleri, eski bakanlardan Cavit Çağlar ve Lütfullah Kayalar, DHA Genel Müdürü Uğur Cebeci,  Ergun Gürsoy, Başaran Ulusoy, Murat Özyeğin'in de aralarında bulunduğu iş ve siyaset, medya dünyasından birçok isim katıldı. Başbakan Binali Yıldırım'ın çelenk gönderdiği törende  Mete Bora'nın ailesi taziyeleri cami avlusunda kabul etti.

Mete Bora'nın cenazesi öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kilyos'taki aile mezarlığında defnedildi.

YAŞLILIK PLATFORMU'NUN DA KURUCUSUYDU

Plastik sanatlar dalında genç Türk sanatçılarının desteklemek amacıyla dünyanın çeşitli merkezlerinde uluslararası sanat etkinlikleri düzenleyen bir girişimci ve çağdaş sanat eserleri kolleksiyoneri olan  Mete Bora, toplumun önemli bir kesimini oluşturan yaşlılık ve yaşlı hakları konularında Türkiye'de ilk kez Yaşlılık Platformu'nun ve TURYAK Yaşlılık Konseyi Derneği'nin kurucusuydu.  Yaşlı bireylere çağdaş düzeyde bakım hizmetleri sağlayabilmek amacıyla da Akyurt Vakfı, Akyurt Yaşam evini kurmuştu.

 

Görüntü Dökümü:

--------------------

Cenazeden görüntüler

Aile üyelerinin taziyeleri kabul etmesi

Cenaze namazının kılınması

Detaylar  

25.04.2017 - 15.06 Haber Kodu : 170425118

============================

SAHİLYOLUNDA İNANILMAZ KAZA

Haber - Kamera: Cengiz ÇOBAN/ İSTANBUL DHA

Maltepe sahilyolunda çevre düzenlemesi çalışmaları sırasında kepçe elektrik direğine çarptı. Devrilen direk seyir halindeki aracın ön sağ camından girip arka camdan çıktı. Şans eseri kazada sürücü yara almadan atlatırken araçta büyük çapta maddi hasar meydan ageldi.

Edinilen bilgiye göre, olay saat 15.00 sıralarında sahilyolu İdealtepe  mevkiinde meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sahil yolunda yapılan çalışmalar sırasında  kepçe geriye doğru ilerlerken, aydınlatma direğini devirdi. Devrilen direk bu sırada  sahil yolunda ilerleyen Satılmış Çelik'in kullandığı otomobile saplandı. Otomobilde tek başına olan Satılmış Çelik, olayın ardından büyük bir şok yaşadı. Sağ kapının camından girerek arka cama kadar uzanan direk, çevredeki vatandaşlar tarafından çıkarılırken, sürücüsü kazadan şans eseri yara almadan kurtuldu. Kaza nedeniyle sahil yolunun trafiği bir süre aksadı. 

DİREK ARACIN İÇİNE GİRDİ

Direğin saplandığı otomobilin sürücüsü Satılmış Çelik, "Seyir halindeydim. Lamba düştü, direk devrildi. Direk  içeri girdi aracı çevirdi. Ben de olayı anlayamadım. Sağ camdan girmiş arkadan çıkmış" dedi.

Kepçenin operatörü ise görüntü alan basın mensuplarına tepki göstererek  "Kaza  oldu  neyi çekiyorsun" şeklinde konuştu.

 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Aracın görüntüsü

-Araç sürücüsü ile röp

-Sürücünün olayı anlatması

-Kepçeden görüntü

-Devrilen direğin görüntüsü

-Çalışma alanından görüntü

-Kepçe operatörünün görüntüsü(kırmızı tişörtlü)

-Basın mensuplarına tepki göstermesi

-Genel ve detay görüntüler

25.04.2017 - 16.38 Haber Kodu : 170425144

================================

 - 'HAYIR VE ÖTESİ'NDEN REFERANDUM DEĞERLENDİRMESİ

"Referandum meşruiyetini yitirmiştir; çünkü pek çok seçim bölgesinde açık sayım ilkesi ihlal edilmiştir"

İhsan YALÇIN, İstanbul DHA

16 Nisan Referandumu'nu değerlendiren 'Hayır ve Ötesi' Koordinasyon Kurulu Başkanı Doğan Ergün, "Referandum meşruiyetini yitirmiştir; çünkü pek çok seçim bölgesinde açık sayım ilkesi ihlal edilmiştir. Hakkari Şemdinli'de, Mardin Kızıltepe'de, Şanlıurfa Viranşehir'de, Sakarya'da, Tokat'ta açık sayım ilkesi ihlal edilmiştir. ve bunun sonucu doğrudan sandığa yansımıştır. Bazı yerlerde müşahitler ve yurttaşlar sandık bölgesinden çıkarıldı. Türkiye'nin doğusundan 'Hayır ve Ötesi' örgütlenmesine Muş'tan, Şanlıurfa'dan telefonlar yağdı; 'Biz sandık bölgesinden çıkartıldık gizli sayım yapılıyor' diye." dedi. 

'Hayır ve Ötesi' Koordinasyon Kurulu Üyeleri 16 Nisan Anayasa Referandumu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Referandum gününde 15 bin gönüllünün sandık çevresi ve başında görev yaptığını belirten 'Hayır ve Ötesi' Koordinasyon Kurulu Başkanı Doğan Ergün, "YSK mühürsüz oy pusuları ve zarfları hakkındaki kararı çiğnemiştir. YSK Başkanı diyor ki; 'Bundan önceki seçimlerde de böyle örnekler vardı'. Böyle bir durum yok. Bundan önceki seçimlerde çok az sayıda oluşmuş tekil örnekler var. Ama burada milyonlarca mühürsüz oy pusulasından ve zarfından bahsediyoruz. Mühürsüz oy pusulaları dediğimiz vaka her türlü usulsüzlüğe zemin açmaktadır ve kanuna aykırılık içermektedir. Ama özel olarak bu seçimde iki veri birleşmiştir. Bir mühürsüz oy pusulaları, iki yedek pusulalar ve zarflar. YSK verilerine göre, Türkiye genelinde 73 milyon pusula dağıtılmıştır. Yani 18 milyon yedek oy pusulası etrafta dolaşmıştır. Bu yedek pusulalarla ilgili bir açıklama yapılması gerekmektedir. Bu yedek pusulalara nereye gönderilmiştir? Neden Şişli'de pusula eksiği varken başka yerlerde fazla pusulalar vardır. Bunun açıklamasının yapılması gerekir. Mühürsüz pusulaların kullandırılması durumuna açıklık getirilmelidir" dedi. 

"REFERANDUM MEŞRUİYETİNİ YİTİRMİŞTİR"

Doğan Ergün, "Referandum meşruiyetini yitirmiştir; çünkü pek çok seçim bölgesinde açık sayım ilkesi ihlal edilmiştir. Hakkari Şemdinli'de, Mardin Kızıltepe'de, Şanlıurfa Viranşehir'de, Sakarya'da, Tokat'ta açık sayım ilkesi ihlal edilmiştir. ve bunun sonucu doğrudan sandığa yansımıştır. Bazı yerlerde müşahitler ve yurttaşlar sandık bölgesinden çıkarıldı. Türkiye'nin doğusundan 'Hayır ve Ötesi' örgütlenmesine Muş'tan, Şanlıurfa'dan telefonlar yağdı; 'Biz sandık bölgesinden çıkartıldık gizli sayım yapılıyor' diye" ifadesini kullandı. 

"AÇIK BİR ŞAİBE BULUNMAKTADIR"

Koordinasyon Kurulu Üyesi Avukat Damla Atalay, "Mecelle'den beri kullanılan 'Usul esasa mukaddemdir' yani 'Usul esastan önce gelir' ilkesi Türk hukuk sisteminin temel prensiplerinden birini teşkil etmektedir. 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasında mühürsüz oy pusulaları ve zarflarının kullanılmasıyla seçmen iradesinin tecelli edip etmediğine ilişkin açık bir şaibe bulunmaktadır. Mühürsüz zarflar ve oy pusulalarının kullanılması sebebiyle seçmen iradesinin yönünün değiştirecek bir hile yapılıp yapılmadığı bilinmemekte olup, YSK bu konunun incelenmesine dahi lüzum görmemektedir. Usul bu nedenle önemlidir ve YSK bunu bilmeyecek bir kurum değildir" diye konuştu. 

"TARİHİN EN BÜYÜK SEÇİM HİLESİYLE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR"

Kurul Üyesi Güler Ümüt ise, "16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Referandumu, tüm ülkede iktidar partisi ve Yüksek Seçim Kurulu marifetiyle baştan aşağı tezgahlanmış, tarihin en büyük seçim hilesiyle gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde demokrasinin temel taşlarından biri olarak kabul edilen seçimlerin ve halk oylamalarının her türlü şaibeden ve şüpheden arındırılmış olarak, tam sandık güvenliği ile gerçekleştirilmesi tüm yurttaşların hakkıdır. Bu hakkın tesis edilemediği açıkça görülmekte olup referandumun iptal edilmesi ve yenilenmesi haklı bir talep olarak ortaya çıkmaktadır. Tüm ülkede, binlerce gönüllü ile yaptığımız sadık güvenliği çalışmasının işaret ettiği sonuç budur" açıklamasında bulundu. 

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Sırasıyla açıklamalar

-Genel ve detaylar

25.04.2017 - 17.14 Haber Kodu : 170425155

===============================

RUS ASKERİ  KARGO GEMİSİ İSTANBUL BOĞAZINDAN GEÇTİ

Haber - Kamera: Özgür EREN/ İSTANBUL DHA

Rus Donanması'na ait askeri kargo gemisi İstanbul Boğazı'ndan geçti. Bir buçuk saatte geçişini tamamlayan gemi Marmara Denizi'ne açıldı. 

Rus Donanması'na ait  Askeri kargo gemisi 'Dvinitsa-50' İstanbul Boğazı'ndan geçerek Marmara Denizi'ne açıldı. Saat 15.30 sıralarında Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na giriş yapan kargo gemisi bir buçuk saatte Marmara Denizi'ne girdi.

2015 Yılında bir Türk Denizcilik şirketinden Rus Donanması'na satılan Askeri kargo gemisinin İstanbul Boğazı'ndan geçişi sırasında, en uç noktasında bir askerin nöbet tuttuğu görüldü. Güvertedeki bir çok askerin de boğazdan geçtikleri sırada İstanbul Boğazını seyrettikleri görüldü. Marmara Denizine ilerleyen geminin geçişine Deniz polisi ve Sahil Güvenlik ekipleri eşlik etti.

 

Görüntü Dökümü

------------------------

-Askeri kargo gemisinin FSM Köprüsünün altından geçişi

-Geminin en uç noktasında bir askerin nöbet tutması

-Güvertedeki askerlerden görüntü

-Sahil Güvenlik ve deniz polisinden görüntü

-Geminden genel ve yakın detaylar

 

25.04.2017 - 17.18 Haber Kodu : 170425157

============================

METROBÜS DURAĞINDA TECAVÜZ GİRİŞİMİ

*İstanbul'da Ocak ayında 19 yaşındaki genç bir kızın metrobüsten indikten sonra saldırıya uğradığı ortaya çıktı. Genç kızı, üst geçitten indikten sonra ağzını kapatarak çimenlere sürükleyip tecavüz girişiminde bulunduğu ileri sürülen Suriyeli Rami R.'nin genç kızın bağırması üzerine etraftakiler tarafından yakalandığı, ancak çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Suriyeli Rami R., hakkında 22 yıl hapis talebiyle dava açıldı.  

Haber: Ümit TÜRK - Kamera: Özgür EREN/ İstanbul DHA  

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, olay şöyle gelişti; 14 Ocak 2017 günü saat 23.45'te Okmeydanı'nda metrobüsten inen 19 yaşındaki H.D., evine doğru yürümeye başladı. Altgeçitte gördüğü orta kilolu, sakalı bıyığı olan esmer tenli bir kişinin hareketlerinden tedirgin oldu. Talatpaşa istikametine ilerlediği sırada söz konusu şüphelinin de H.D.'nin arkasından giderek önce ağzını kapattı ardından, H.D.'yi yeşillik alana sürükledi. Saldırgan, burada yere yatırdığı genç kızın üzerine çıktı. H.D., bu sırada göz göze geldiği saldırganın az önce alt geçitte şüpheli hareketlerde bulunan kişi olduğunu gördü. Eteğini açmaya çalıştığı sırada çığlık atan H.D., daha sonra saldırganı tekmelemeye çalıştı. 

SALDIRGANIN PEŞİNİ BIRAKMADI

Paniğe kapılan saldırgan bu kez H.D.'nin cep telefonunu cebinden çıkardı, ancak yere düşürdü. Sonra da olay yerinden uzaklaşmaya başladı. Genç kız, saldırganın peşini bırakmadı. Ayağa kalkarak takip ettiği saldırgana 30-40 metre kalacak şekilde yaklaşan H.D., çevredekilerden yardım istedi. Kaçmaya çalışan şüpheli çevredekiler tarafından yakalandı. 

ADLİ KONTROL KARARIYLA SERBEST

Çevredekilerin yakalayıp polise teslim ettiği saldırganın 37 yaşındaki Suriye uyruklu Rami R. olduğu belirlendi. Mağdur H.D., karakolda Rami R.'yi teşhis etti. Savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ettiği Rami R., suçlamaları kabul etmeyerek, olayı önünde yürüyen başka bir kişinin gerçekleştirdiğini bu kişinin kendisine de bıçak çekmesi üzerine korkup kaçtığını ileri sürdü. Ancak hazırlanan iddianamede deliller ve mağdurun teşhis ettiği saldırganın Rami R.' olduğu kaydedildi. 

DAVA AÇILDI

Savcılık, Suriyeli Rami R., hakkında 'basit cinsel saldırı' ve 'gece vakti yol kesmek suretiyle yağma' suçlarından 22 yıl hapis istemiyle Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. 

Görüntü Dökümü:

---------------------------------

Okmeydanı Metrobüs durağı

Okmeydanı'nda Talatpaşa istikametine giden yürüyüş yolu

Talatpaşa Tüneli

Yeşillik alan 

Olay yeri ve çevresinden detaylar

25.04.2017 - 17.48 Haber Kodu : 170425172

============================

ATATÜRK HAVALİMANI VE BAŞAKŞEHİR'DE UYUŞTURUCU OPERASYONLARI

 

İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Atatürk Havalimanı'nda ve Başakşehir'de bir kargo firmasında geçtiğimiz 2 hafta boyunca düzenlediği operasyonlarda, 14 kilo 761 gram uyuşturucu madde ile bin 630 adet uyuşturucu hap ele geçirdi. Operasyonlarda gözaltına alınan yabancı uyruklu 5 kişi tutuklandı. 

 

Haber: Çağatay KENARLI/ İstanbul DHA 

İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri gelen ihbarları değerlendirerek yurt dışından Türkiye'ye uyuşturucu madde sokulacağı bilgisi üzerine Atatürk Havalimanında çalışma başlattı. Polis ekipleri, Fas Kazablanka, Ekvator'un başkenti Qıuto, Nijerya'nın başkenti Abuja ve Brezilya'nın Sao Paulo şehrinden gelen uçaklar Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından detaylıca incelendi. Polis ekipleri şüpheli bulduğu yolcuları takibe aldı. 

 

MİDELERİNDE VE VALİZLERİNDE UYUŞTURUCU MADDELER

Yapılan çalışmalarda Fas Kazablanka şehrinden gelen Ö.C.Ö.(37) ve H.Ş.(42)'nin midesinde 94 kapsül halinde toplam 1 kilo 122 gram esrar, Ekvator'un başkenti Qıuto'dan gelen A.F.M.Q.(59)'nun midesinde 14 kapsül içinde 900 gram kokain, Nijerya'nın başkenti Abuja'dan gelen H.N.K.(24)'nın valizinde 6 kilo 685 gram esrar ve bin 630 tane uyuşturucu hap, Brezilya'nın Sao Paulo şehrinden gelen I.S.P.(68)'nin valizinde yapılan aramada 3 kilo 962 gram kokain ele geçirildi. 

 

4 TABLODA 2 KİLO AFYON SAKIZI

Öte yandan, Polis ekipleri yurt dışına gidecek bir kargonun içinde uyuşturucu madde bulunduğu yönündeki bir ihbar üzerine çalışma başlattı. 

Polis ekipleri, dedektör köpekler eşliğinde Başakşehir'de bulunan bir kargo şirketinin yurt dışı giden kargo bölümünde arama yaptı. Dedektör köpeklerin tepki vermesi üzerine 4 tabloya zulalanmış 2 kilo 92 gram afyon sakızı buldu. 

 

5 YABANCI UYRUKLU TUTUKLANDI

Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan yabancı uyruklu 5 kişi sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'nde bulunan Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler sevk edildikleri adliyede çıkartıldıkları mahkemeler tarafından tutuklandı. 

 

OPERASYONLAR POLİS KAMERASINDA 

Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düzenlediği operasyonlarda, uyuşturucu maddeleri ele geçirmesi polis kameraları tarafından görüntülendi. 

 

 

Görüntü Dökümü

------------

(Polis Kamerası)

-Esrarların ele geçirilmesi 

-Uyuşturucu hapların bulunması

-Kokainin bulunması

-Tablolar arasında bulunan afyon sakızları

-Genel ve detaylar

25.04.2017 - 18.02 Haber Kodu : 170425177

Kaynak: DHA