Dha İstanbul Bülteni - 5

(geniş haber)1- BAŞBAKAN YILDIRIM: BUGÜN İTİBARIYLE ASKERİMİZ MENBİÇ'TE GÖREVE BAŞLADI*Başbakan Binali Yıldırım,"Bugün itibarıyle askerimiz Menbiç'te göreve başladı.

18.06.2018 18:36 | Son Güncelleme: 18.06.2018 18:36Dha İstanbul Bülteni - 5
(geniş )

1- BAŞBAKAN YILDIRIM: BUGÜN İTİBARIYLE ASKERİMİZ MENBİÇ'TE GÖREVE BAŞLADI

*Başbakan Binali Yıldırım,

"Bugün itibarıyle askerimiz Menbiç'te göreve başladı. Oradan da bu terör unsarlarını temizlemek için gereken çalışmaları Amerikayla birlikte yapıyorlar"

"Son iki yılda ortaya koyduğumuz terörle mücadelede büyük mesafeler katettik. Yurt içinde bütün terör yuvalarını dağıttık, elhamdülillah her köşesi, her karış toprağımız bugün güvenli hale geldi, belini kırdık"

"Türkiye'de Kürtlerin de Türklerin de hepimizin sorunu PKK, bölücü terör sorunu. FETÖ, DEAŞ terör sorunu. Bunların tamamı proje örgütleridir"

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER-İSTANBUL DHA

Başbakan Binali Yıldırım, "Bugün itibarıyle askerimiz Menbiç'te göreve başladı. Oradan da bu terör unsarlarını temizlemek için gereken çalışmaları Amerikayla birlikte yapıyorlar" dedi.

Başbakan Yıldırım, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi'nde Doğu ve Güneydoğu kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle biraya geldi.

"Size bir haberim var" diyen Yıldırım, "Az önce konuştum Genelkurmay Başkanımızla. Biliyosunuz Fırat Kalkanı'nı yaptık. O bölgeyi DEAŞ'ten, YPG -PYD'den temizledik. Zeytin Dalı Harekatı'yla Afrin'i temizledik. Bakın 'Bunları niye yapıyorlar?' diyorlar. Niye yapıyoruz biliyor musunuz? El -Bab'ta, Cerablus'ta Afrin'de bu PKK uzantısı PYD-YPG teröristleri oradaki Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Ezidilere ceza veriyorlar. Evlerini ellerinden alıyorlar. Çocukları askere alıp küçük yaşta ellerine silah veriyor. 350 bin kişi evini terk edip bir kısmı Türkiye'ye bir kısmı Ürdün'e geçti. Biz bu hareketa yaptıktan sonra Türkiye'den 180 bin Suriyeli kardeşimiz gittiler, evlerine geçtiler, yerleştiler. Normal hayatlarına döndüler. Şimdi soruyorlar. Suriyeliler ne olacak? Ne olacağını Fırat Kalkanı'nda Afrin Harekatın'da görüyoruz. Bugün itibarıyle askerimiz Menbiç'te göreve başladı. Oradan da bu terör unsarlarını temizlemek için gereken çalışmaları Amerikayla birlikte yapıyorlar. Suriye'den ülkemize gelen insanlar keyif için gelmedi" diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ BÜYÜTTÜK"

Geçen hafta Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerini ziyaret ettiğini hatırlatan Yıldırım, bayramın ilk günü Tunceli'de olduğunu söyledi.

Tuncelililerle dertleştiğini ifade eden Yıldırım, "Çok güzel izlenimlerle geldim buraya. Oradaki arkadaşların ümidi, heyecanı bizi mutlu etti. Son 2 senedir terörle etkin ve amansız mücadele sonucu artık Türkiye'nin dağında da köyünde de yaylasında da şehirde de ay yıldızlı bayrağımız dalgalanıyor, terörün eseri yok." şeklinde konuştu. Yenikapı'da dün yaptıkları mitinge değinen Yıldırım, "Bir kez daha gördük ki , Türkiye'nin özeti. İstanbul, bir dünya şehri. İstanbul Yenikapı ruhunu hiç kaybetmemiş, 15 Temmuz'da iradesine, 16 Nisan'da geleceğine sahip çıkan milletimiz, 24 Haziran için çok anlamlı bir mesaj verdi. 16 yıllık iktidarımız boyunca çok önemli kararlar öncesinde bir araya geldik, birlikte hedefler belirledik. Sizlerin katkısıyla desteğiyle ilçelerimizi şehirlerimizi kalkındırdık, Türkiye'yi büyüttük." dedi.

İşsizlik rakamlarının açıklandığını hatırlatan Yıldırım, "Mart ayı işsizlik rakamlarını gördük ki Türkiye işsizliği de aşağı doğru indirmeye devam ediyor. Yüzde 11'i bulan işsizlik oranı yüzde 10,1'e gerilemiş durumda. İş gücüne katılım yüzde 52.5'e çıkmış durumda. Büyük yatırımlarla Türkiye'nin geleceğini inşa etmeye devam ediyoruz." dedi.

"YAVRULARIMIZ GELECEĞE ODAKLANMIŞ DURUMDA"

Bugün itibarıyla askerlerin Münbiç'te de göreve başladığını söyleyen Yıldırım, "Başımıza bir iş gelse, hayatımız tehlikede olsa, ölüm korkusu içerisinde olsak, bize komşularımız kucak açar mı? Açmasalar da biz açarız. Bizim ecdadımızda, kanımızda var. Bizim asaletimiz, düşkünlere, zorda kalanlara yardım etmekten geçiyor. Bu insanlar elbette yurtlarına dönecek. 180 bin kişi gitti. Şimdi oralarda barış oldukça, işler normale döndükçe, elbette gidecekler. Mutlaka gidecekler, yerleşecekler. Çünkü onların orada hatıraları, geçmişleri, hafızaları var. Bize düşen bir an önce Suriye'de, Irak'ta iç karışıklığı, iç savaşı sona erdirmek ve acı çeken bu insanların yurtlarına salimen dönmelerini sağlamak. İşimiz budur. Son iki yılda ortaya koyduğumuz terörle mücadelede büyük mesafeler katettik. Yurt içinde bütün terör yuvalarını dağıttık, elhamdülillah her köşesi, her karış toprağımız bugün güvenli hale geldi, belini kırdık. Artık terör örgütü dağa yavrularımızı çıkaramıyor. Yavrularımız geleceğe odaklanmış durumda." diye konuştu.

"BUNLARIN TAMAMI PROJE ÖRGÜTLERDİR"

Yıldırım, "Çok bedel ödedik artık bedel ödemeyeceğiz. Geçmişten gelen ve ülkemize yakışmayan yasakları, haksızlıkları ortadan kaldırdık, her türlü ayrımcılığa ve inkar politikalarına son verdik. Devlet de bölgedeki Kürt kardeşlerimizin konularıyla ilgili çok açılım yaptı fakat bu terör örgütü bunları gölgelemek için elinden geleni yaptı çünkü işler düzelirse onlara ekmek kalmıyor, piyasası tükeniyor, onun için ilk fırsatta yapılanları gölgelemek için şehirlerde, kırsallarda her yerde insanlara korku ve dehşet salmayı ihmal etmiyorlar. Türkiye'de Kürtlerin de Türklerin de hepimizin sorunu PKK, bölücü terör sorunu. FETÖ, DEAŞ terör sorunu. Bunların tamamı proje örgütleridir. Bunların ağababası dışarıdadır. Bunların Kürtler diye bir derdi yok. Kürtlerin bunlar gibi bir sorunu var. Bu sorunu da gündemden çıkarmak bizim boynumuzun borcu. Doğu, batı demeden kazanımlarımızı ülke genelinde yaygınlaştırıyoruz." şeklinde konuştu.

"ÜLKEMİZİN KAOSA SÜRÜKLENMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"

Yüksekova'daki havalimanına yapılan saldırıları hatırlatan Yıldırım, "Karşı çıktılar, engellediler. Bitince de uçağa atlayıp ilk kullananlar onlar oldu. Oynanan oyunu görelim. Oyun büyük. Oyun Türkiye'nin güneyinde bir terör devleti kurmak. Buna izin verir mi Türkiye? Bu millet buna izin verir mi? Kürtlere devlet kuracaklarmış. Kürtlerin bin yıldır Anadolu'da devleti var. Size mi kaldı Kürtlere devlet kurmak? Kürt, Türk et tırnak gibi. Bin yıldır Çanakkale'de, Galiçya'da, Sarıkamış'ta, Trablusgarb'da beraberiz. Biz biriz beraberiz, iriyiz, diriyiz, birlikte Türkiye'yiz. Gençleri kazanarak, onların eline silah verenlerden onları kurtardık, ellerine kalem veriyoruz, geleceğe umutla bakmalarını sağlıyoruz. Bu memleketin tek bir evladının dahi vazgeçilemez olduğunu, ülkemiz için geleceğimiz için çok değerli olduğunu biliyoruz. Bu kazanımlardan vazgeçmeyeceğiz ve ülkemizin hiçbir şekilde geri götürülmesine, kaosa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Bunu birlikte yapacağız. Kürt'üyle, Türk'üyle, Çerkez'iyle, Arap'ıyla, Türkmen'iyle bir olarak beraber olarak bunu başaracağız. Bizi parçalamaya, bölmeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bu değişimi tamamlamanın tarihi 24 Haziran'dır." diye konuştu.

"ÖNCE DERSİM'İN HESABI VERİLMELİ"

"Hak-Muhammed-Ali hepimizin, 12 İmam hepimizin, Kerbela hepimizin acısıdır." diyen Yıldırım, "Dersim'de yaptıklarının hesabını veremeyenler bugün gidip orada konuşuyorlar. Önce Dersim'in hesabı verilmeli. CHP Edirne'de gidip terör müzahiri bir adayı ziyaret edeceğine önce Dersim'in hesabını versin. Türkiye Dersim'le yüzleşmelidir. Her türlü ayrımcılıkla mücadelede hep beraber olmalıyız. Bizim bütün renklerimiz bir arada daha güzel. Biz aynı mahallede top oynayan, aynı esnaftan alışveriş yapan, aynı camide cemevinde irfan evlerinde saf tutan, aynı cephede şehit olan bir milletin evlatlarıyız. Bizim aramıza nifak tohumları sokmaya kimsenin gücü yetmez.

Özellikle son 30 yıldır kurulan bütün tuzaklara rağmen kenetlendik, bir olduk, beraber olduk. Bunu birlikte başardık. Sizin sağduyunuz ve kararlılığınızla bunu başardık. 'Türkiye'de hak ve hürriyetler bir lütuf değildir' dedik. 'Doğuştan haklarımız var, bu hakları engellemek gibi bir konumda olamayız' dedik.Güneydoğu'ya son 15 yıl içerisinde altyapı üstyapı bakımından 100milyar liralık yatırım yaptık. Doğu'yla beraber ikisi 300 milyarın üzerinde yatırım ediyor, 28 ilimiz. Sadece 8 ilimiz Güneydoğu'da 100 milyar, geriye kalan 20 ilimiz Doğu'yu da katarsak 300 milyar yatırım yaptık. Bunu niye söylüyorum? 2003 yılında AK Parti göreve başladığında kişi başı gelir 3 bin 200 dolardı ortalama ama Güneydoğu'da bu 700 doların altındaydı, arasında en az 5 kata yakın fark var. 15 yıl sonra Türkiye 10 bin dolara geldi, Doğu Güneydoğu 6 bin 500 dolara geldi, aradaki fark neredeyse kapanmaya başladı, 4 kattan yarım kat farka geldi. Niye? Çünkü oraların yıllardan beri kayıpları var. Hakkari'ye gidin, Siirt'e gidin, Şırnak'a gidin, Bingöl'e gidin, Muş'a gidin, Bitlis'e gidin, Iğdır'a, Ağrı'ya, Tunceli'ye, nereye giderseniz gidin İstanbul'un yollarını aratmayacak yollar var, hizmetler var, okullar var, hastaneler var, her şey var.

Peki niye yatırım olmuyordu? Terör yüzünden. Can güvenliği, huzur olmayan yerde kim yatırım yapar? Bu terör örgütünün amacı bölgeyi kalkındırmaksa yaptıkları bu mu? Gerçekleri görelim." diye konuştu.

"ALİ EFENDİMİZ BİZİM HALİFEMİZDİR, BAŞIMIZIN TACIDIR"

Din ve inançların tartışılamayacağını belirten Yıldırım, "Din başımızın üstündedir, eğer dini ağzımızın hizasına getirdiysek felaket başlamış demektir. Dini kabul edersin ve uygularsın, din tartışılmaz. Avrupa'daki mezhep savaşlarını düşünün, 100 Yıl Savaşları'nı düşünün. Ortadoğu'daki mezhep savaşlarını düşünün, ne kazandılar? Acı, acı... Milyonlarca insanın hayatı yok oldu. " dedi.

AK Parti iktidarında 11 Alevi Çalıştayı yapıldığını söyleyen Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: Peki bu çalıştayları yaptık, niye bazı şeyler gerçekleşmedi? Bunu da açık söyleyeyim, sebebini siz biliyorsunuz ama ben tekrarlayayım. Maalesef Alevilikle ilgili o kadar derin görüş ayrılığı var ki Ali'siz Alevilikten tutun, değişik değişik fikirler var. Ancak bu işin esası belli. Ali efendimiz Ehl-i

Beyt'tir, Ali efendimiz Peygamberimizin damadıdır, Ali efendimiz bizim halifemizdir, başımızın tacıdır. Hak-Muhammed-Ali bizim yolumuzdur. Bu esasta olduğumuz müddetçe sorun yok ama buralardan sağa sola sapmalar olduğu zaman sıkıntı var demektir. Şimdi en son şu karara geldik, irfan merkezleri ve cemevlerine de resmi statü tanıyoruz, artık bu tartışmada böylece bitmiş olacak." ifadelerini kullandı.

"BU MİLLET SİZE YIKTIRMAZ EY HEMŞEHRİM, İŞİNE BAK"

Başbakan Yıldırım, "Bu seçim, taş üstüne taş koyanlarla laf üstüne laf koyanlar arasında geçecek. İki taraf var. Bir, hayatı boyunca laf üstüne laf koymaktan başka bir meziyeti olmayanlar var, bir de çalışmış, çabalamış bu ülkenin büyümesi için, kalkınması için ömrünü vermiş, taş üstüne taş koymuş bir ekip var. İkisi arasında karar vereceğiz, karar sizin, yapım ekibi için 24 Haziran'a hazır mıyız? Yıkım

ekibine 'dur' demeye var mısınız? Bu millet size yıktırmaz ey hemşehrim, işine bak. Bu millet bu kadar kazanımı size heba eder mi? Kolay mı geldik bugünlere?" dedi.

"HDP EĞER SİYASET YAPACAKSA..."

"Yollar, köprüler, hastaneler, okullar var. Diğer kefede bol bol laf var. Bütün kazanımlardan vazgeçelim, bu ülkenin geleceği olan yatırımları iptal etmeyi, durdurmayı vaadedenler var" diyen Yıldırım, "Güneydoğu'da esnafımızı kepenk kapatmaktan ve

onları hayatından bezdiren terör örgütünden kurtaran bir ekip var. Diğer tarafta aday olunca koşa koşa teröre müzahir adamla kucaklaşan bir başka ekip var. Kararı siz verin. Türkiye'nin geleceği neredeyse o kararı verin. Bakın bizim HDP'yle bir sorunumuz yok. Bizim terörle sorunumuz var. Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok. Ama HDP eğer siyaset yapacaksa, Türkiye meselelerini takip edecekse, açık ve net şekilde PKK terör örgütünün karşısında durmalıdır, lanetlemelidir, reddetmelidir. Bunu yapmadığı müddetçe Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz, bu kadar açık söylüyorum. 2002'den itibaren sosyal devlet anlayışımızla her insanımızın yanında olduk, engellilerimizin yükünün hafifletilmesi için evde bakım desteği yaptık, engelli rehabilitasyon merkezi açanlara ayrıca ücret verdik. Bugüne kadar şartlı eğitim desteğinden bölgeye 6,5 katrilyon para verdik, helali hoş olsun. Onun için okuma yazma oranı arttı." diye konuştu.

"SOKAKLARA HENDEK KAZIP BOMBALAR YERLEŞTİREN ZİHNİYET KİM?"

7 Haziran seçimlerinden sonra  HDP'nin 104 belediye, 81 milletvekili olduğunu anımsatan Yıldırım, şunları söyledi: Ne oldu? Bu kadar milletvekili, bu kadar belediye alınca kafa tutmaya başladılar. 'Hendek kazarız, öz yönetim' Ne öz yönetimi kardeşim? Hadi oradan.

Memleketin yönetimi tektir, Türkiye Cumhuriyeti, milletiyle, ülkesiyle bölünmez bir bütündür. Çukurlar, hendekler, kıyametler ne oldu? O belediyelerin, 104 belediyenin kaynaklarını siz dağa aktaracaksınız, Kandil'e göndereceksiniz, bu millet de size 'iyi olmuş' diyecek öyle mi? Yağma yok. Bu milletin tek kuruşunu teröre aktaranın gözünün yaşına bakmayız, o kadar açık söylüyorum. O paralar, o

illerin, o ilçelerin daha mamur hale gelmesi için gönderildi. Park yapılması için, su getirilmesi için, yol yapılması için, çöp temizlenmesi için, oradaki ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının görülmesi için gönderildi. Hangi hakla bu paraları terör örgütüne aktarıyorsun, şantaj vergisi veriyorsunuz. Diyarbakır'a geçen gittim, Paris mi burası neresi diye hakikaten karıştı. Müthiş güzel oldu. O çukurdan, hendeklerden kalan, yıkılan, Şırnak, Nusaybin, Silopi, Cizre, Sur... Hepsini yeniledik. 1 yılda 26 bin konut yaptık. Bütün işler yolunda giderken Kobani'yi bahane ederek sokakları kana bulayan, suçsuz masum sivilleri linç eden zihniyet kim biliyorsunuz. 16 yaşındaki Yasin Börü'yü, hayatının baharında şehit olan Aybüke, Necmettin öğretmenleri, nice polis, nice askeri genç yaşında şehit eden kim? Bu bölücü terör örgütüdür. Sokaklara hendek kazıp bombalar yerleştiren zihniyet kim? PKK ve onun uzantılarıdır. Gençlerin geleceğini çalan Diyarbakır'da 3 yaşındaki bebeği 1,5 ton bombayla katledenler insan olamaz, insan değil. Hastaneleri, okulları yakanlar, camileri bombalayanlar, mukaddes kitabımızı oraya buraya atanlar, bunlar insan olamaz, Müslüman da olamaz. Bunların DAEŞ'dan farkı ne?

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Yıldırım'ın konuşması

-Detaylar

==============

2- İŞTE ADALAR'DA KULLANILACAK ELEKTRİKLİ ARAÇLAR

Haber: Özgür DENİZ KAYA - İstanbul DHA - İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB), Adalar'da elektrikli araç kullanılmasının planladığını açıkladı.

İBB'den yapılan açıklamaya göre, öncelikle Kınalıada'da olmak üzere; her biri en fazla 12 kişilik olmak üzere elektrikli araçla toplu taşımacılığın yapılması amaçlanıyor. İlk aracın önümüzdeki günlerde hizmet vermeye başlayacağı kaydedildi. Yolculuk ücretleri ise İstanbulkart ile entegre olacak. İBB Meclisi kararı ile elektrikli araçların işletmesini İSPARK yapacak. Kınalıada'daki testin ardından diğer adalardaki toplu taşıma hizmetinin de elektrikli araçlarla yapılması amaçlanıyor.

Görüntü Dökümü:

--------

-Araçların fotoğrafları

DHA FEED

==================

3- BÜYÜKADA'DA SEÇİM STANDI KAVGASININ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Haber: Çağatay KENARLI, İstanbul DHA

Büyükada'da 2 kişinin bıçaklandığı seçim standı kavgasına ilişkin kamera görüntüleri ortaya çıktı.

Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları tarafından Büyükada'da 17 Haziran gecesi kaydedilen görüntülerde; saat 01.02'yi gösterdiği sırada bir kişi HDP'nin standına saldırıyor. CHP standındaki görevlinin müdahale etmesi üzerine iki arasında tartışma çıkıyor. Tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşüyor. Çevrede bulunan kişiler de olaya karışıyor. 2 kişinin bıçakla, 3 kişinin ise dövülerek yaralanmasıyla sonuçlanan olaya polis müdahale ediyor.



Görüntü Dökümü

------

(KGYS GÖRÜNTÜSÜ)

-Standa saldırı anı

-V.D.'nin standa saldıran kişinin yanına gitmesi

-İkili arasında tartışma yaşanması

-İkilinin kavga etmesi

-Çevrede bulunan kişilerin olaya karışması

-Polis ekiplerinin olay yerine gelmesi

-Genel ve detay görüntüler

====================

4- FATİH'TE HAYVANSEVERLERİ AYAĞA KALDIRAN OLAY

Veteriner Tuğrul Arıtı,

"9-10 yıllık hekimim bu gördüğüm, bir insan eliyle en ağır vaka"

Haber-Kamera: Taner YENER - Murat SOLAK/İSTANBUL,

Son günlerde hayvanlara yönelik artan şiddetin bir yenisi İstanbul'da yaşandı. Fatih'te bir apartmanın önündeki otomobilin altında derisinin büyük bir bölümü yüzülerek öldürülmüş halde bir sokak kedisi bulundu. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine harekete geçen polis, inceleme başlattı

Seyitömer Mahallesi Altımermer Caddesi'nde bir apartmanın önünde park halindeki bir otomobilin altında bir sokak kedisinin hareketsiz yattığını gören vatandaşlar durumdan şüphelendi. Otomobile yaklaşarak kedinin yanına gelen çevre sakinleri gördükleri manzara karşısında adeta şoka uğradılar. Kedinin otomobil çarpması sonucu ölmüş olabileceğini sanan çevre sakinleri kedinin derisinin büyük bir bölümünün yüzülerek soyulduğunu gördüler. Durumu polis ve belediye ekiplerine bildiren çevre sakinleri ölen kediyi yakındaki boş bir alana gömdüler.  Öte yandan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, inceleme başlattı. Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler ve Asayiş Büro Amirliği'ne bağlı ekipler, çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek çevredekilerden bilgi aldı.



"GELDİĞİMDE KEDİ YOKTU"

Kediyi otomobilinin altında ilk olarak gördükten sonra polis ve belediyeye haber verdiğini söyleyen Kamil Kalyoncu, "Bir kediyi yüzmüşler gelin bunu arabamın altından kaldırın dedim. Olur dediler not aldılar. Dün akşam 12.00'de baktım kedi duruyor. Bugün öğlen 12.00'ye kadar kedi o şekilde duruyordu. En son işe gitmek zorundaydım arabamı çıkarttım gittim. Geldiğimde yoktu, kedi alınmıştı" diye konuştu.



"BELDEN AŞAĞI KISMININ KOMPLE YÜZÜLDÜĞÜNÜ GÖRDÜK"

Kedinin bulunduğu yerdeki işyerinin sahibi Yusuf Ünal ise sabahleyin dükkanı açtıklarında bir aracın altında kediyi gördüklerini ifade ederek, "Biz ön taraftan baktığımızda kedinin ezilmiş olduğunu düşüktük. Ama arabayı geri çektikten sonra derisinin yüzülüp soyulduğunu gördük. Belden aşağı kısmının komple yüzüldüğünü gördük.  Belki hayvan yapmıştır ama sanmıyorum bir insan eliyle yapılmış gibi gözüküyor. Kediyi burada gün içinde görüyorduk. Salam, su veriyordum. Hatta bir gün önce de mevzu olmuştu. Hep burada durunca kediyle konuşuyordum diyordum ki, 'İleride kasap var oğlum. Kasaptan al falan' diyordum' kediye müşteri de bana demişti 'kiminle konuşuyorsun', 'kediye yol tarif ediyorum' falan öyle gülüşmüştük" dedi.



"MUTLAKA BİR İNSAN ELİ DEĞMİŞ"

Kedinin kızgın yağ yada zift benzeri bir madde ile öldürülmüş olabileceğini belirten Veteriner Tuğrul Arıtı, "Derinin tamamen eriyip vücuttan kopmasına sebebiyet verecek bir travma yaşamış bu kedi. Bilekten aşağısı dediğimiz kısımda hala deri duruyor. Kaburgalardan yukarısı kafaya doğru olan kısım duruyor. Ama kaburgalardan ayak bileklerine kadar olan kısım tamamen soyulmuş. Mutlaka bir insan eli değmiş üzerine bir şey dökülmüş. Bir şey atılmış. Deri takip edilmiş. Deri çürüyecek yok olacak bir şey değil.  Deri vücuttan ayrıldıktan bir insan eliyle sonra deri alınıp atılmış. Çünkü dokular ve kaslar bir anatomi dersindeki kadavranın görüntüsü kadar sağlıklı bir şekilde görünüyor. Mutlaka bir insan eli değmiş. " şeklinde konuştu.



"GÖRDÜĞÜM EN AĞIR VAKA"

Arıtı, olayı 'Bir hayvan yapmış olabilir mi?' şeklindeki soruya ise, "Başka bir hayvan bu şekilde birşey yapamaz. Şehrin göbeğinde bir kediye bunu yapabilecek bir kurt, domuz, ayı, çakal, tilki yok. Bunu yapabilecek yegane vahşi yaşadığımız coğrafyada insan. 9-10 yıllık hekimim bu gördüğüm bir insan eliyle en ağır vaka. Şimdiye kadar ki vakalar kedine bali dökmüş gitmiş, köpeğe tecavüz etmiş gitmiş, yakmış gitmiş ama bu farklı bir şey" diye konuştu.



Görüntü Dökümü:

--------------

-Kedinin derisinin yüzülmüş hali(cep telefonu)

-Olay yerinden görüntü

-Polis ekiplerinden görüntü

-Aynı çevredeki kedilerden görüntü

-Röpler

-Genel ve detaylar

==================

5- KADIKÖY'DE KÖPEĞE ŞİDDET; GÖZALTINA ALINAN KİŞİ SERBEST BIRAKILDI

Haber: Serpil KIRKESER Kamera Cemil ÖZDEMİR -İSTANBUL DHA

Kadıköy'de köpeğe şiddet uygularken güvenlik kamerasına yansıyan Şahin S. serbest bırakıldı.

Kadıköy Rüstempaşa Mahallesi Recaizade Sokak'ta bulunan apartmanın güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde;  Şahin S. bina girişinde yatan köpeğe şiddet uygularken görülüyordu. Şahin S.  dün akşam mahalleli tarafından yakalanarak polise teslim edildi. Gözaltına alınan Şahin S. Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü İskele Polis Merkezi'ne götürüldü. Savcılık talimatıyla serbest bırakılan Şahin S.'ye idari işlem olarak para cezası uygulandığı öğrenildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Şiddet gören köpek

-Dernek başkanın köpeği götürmesi

-Dernek başkanın açıklaması

GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜSÜ

-Köpeğine yüzüne vurması

-Köpeği tutarak binadan çıkarması

-Köpeğin boynundan tutması

-İtmesi

-Genel ve detaylar

============================

6- CERRAHPAŞA'NIN MEZUNİYETİNDE "BÖLÜNME" PROTESTOSU

Haber - Kamera: Gökhan ÇELİK/ Yılmaz BEZGİN, İSTANBUL

İstanbul Üniversitesi'nden ayrılan İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi, 2017 -2018 mezunlarını verdi. Mezuniyet töreninde "bölünme" kararı protesto edildi.

Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nde yapılan mezuniyet töreninde fakültenin Türkçe ve İngilizce bölümlerinde okuyan 430 öğrenci mezun oldu. Yeni mezunlar, kürsüye Cerrahpaşa Tıp Fakültesi geleneğini simgeleyen beyaz karanfillerle çıktı.Sahneye çıkan öğrenciler pankartlarla bölünmeyi protesto etti.  Diplomaların takdiminin ardından sahneye çağrılan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, "Cerrahpaşa'ya Dokunma" yazan beyaz tişört ile çıktı. Ar, "Hiçbir gerekçesini almadığımız bir olay bize dışarıdan empoze edilmeye çalışıldı. Önce öğrenci sayıları sorun oldu, sonra gördük ki bu bir sorun değil. Sonra başarı sırası sorun oldu ki o da sorun değil. Şu an ilk 500'ün içerisindeyiz. Yani biz bu gerekçeyi anlamadık" diye konuştu. Yeni mezunlar daha sonra Edip Akbayram'ın "Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar" şarkısına cep telefonları ışıklarını açarak eşlik etti.

Görüntü Dökümü

------------

-Mezunların sahneye gelişi

-Cep telefonları ile tepki

-"Cerrahpaşa'ya dokunma" tişörütnün açılması

-Prof. Dr. Muhlis Cem Ar'ın konuşması

-Bağlılık ve hipokrat yemini

-Mezunların sahnede pankart açması

=============

7-  FETÖ'NÜN İŞ DÜNYASI YAPILANMASI DAVASI: SANIKLAR SAVUNMA YAPTI

Haber: Serpil KIRKESER/  İstanbul DHA

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik kapatılan Türkiye İş adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve üye şirketlerine yönelik 86 sanık hakkında açılan davanın 16. duruşması yapıldı.  Duruşmada söz alan sanıklar, FETÖ terör örgütü üyesi olmadıklarını belirterek, suçlamaları reddetti.

"HAİN DARBE GİRİŞİMİNİ LANETLİYORUM"

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi'nin karşısında bulunan binada görülen duruşmada 8 tutuklu sanık ile 42 tutuksuz sanık hazır bulundu.  Duruşmada söz verilen tutuklu sanık Mehmet Ali Göv kendi halinde biri olduğunu belirterek, "Benim FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle işim olmaz. Hain darbe girişimini lanetliyorum. Yapılan duruşmalara katıldım. Mart ayında hakkımda tutuklama kararı verildiğinden haberim yoktu Halen kayıtlı adresimde ikamet ediyorum. GBT sorgusunda hakkımda yakalama kararı olduğunu öğrendim. Bana herhangi bir tebligat yapılmadı. Tutuksuz yargılamayı talep ediyorum" dedi. Sanık Göv, örgüt lideri Fetullah Gülen ile iletişim kurmadığını, herhangi bir derneğe üyeliğinin bulunmadığını, örgütün organizasyonlarına katılmadığını ve herhangi bir bağışta da bulunmadığını savundu. Örgüte üye olmadığını bu nedenle kimseyi tanımadığını kaydeden sanık Göv, darbe girişiminden de bilgisinin olmadığını söyledi.

SANIK ÖZAY:  NE İLE SUÇLANDIĞIMI MAHKEME DE ÖĞRENDİM

Tutuksuz Ali İhsan Özay da gözaltına alındığı gün polislere kapıyı açtığını ve polislere yardımcı olduğunu anlatarak "Evde arama yapıldı. Suç unsuru bulunamadı. Telefonuma da el konuldu. Telefonumda da suç unsuru bulunamadı. Sonra Çağlayan Adliyesi'ne gittik. Ne ile suçlandığımı mahkemede öğrendim. Sorgumun ardından serbest bırakıldım" ifadelerini kullandı. "Ticaret yapıyorum çevremi genişletmek amacıyla derneğe üye oldum. Onlardan faydalanırım diye üye olmuştum. Dernektekileri tanımam" diyen sanık Özay suçlamaları reddetti.

"BU KABUSTAN UYANMAK İSTİYORUM"

Diş hekimi olduğunu söyleyen tutuksuz sanık Aylin Kılınç Aydın ise " Diş Hekimleri Derneği dışında hiçbir deneğe üye olmadım.  Çünkü derneklerin getirdiği sorumlulukların üzerime kalmasından korkan biriydim" dedi. Yapılan 4 duruşmaya katıldığını ve birçok şeyi de duruşmada öğrendiğini anlatan ve zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan sanık Aydın, evinde bulunan iki kitaptan dolayı da suçlandığını bu kitapların suç olduğunu bilmediğini söyleyerek, "Hiçbir şekilde suçlamaları kabul etmiyorum. Yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Bu kabustan uyanmak istiyorum. Suçluların bulunmasını istiyorum. Ben çok üzüldüm, ülkem daha çok üzüldü. Adalet arıyorum. Ben 'Bylock' isimli programı darbe girişiminden sonra televizyondan duydum, bu programı kullanmadım. Üzerimden 1 ABD doları çıkmadı. Örgüt yöneticilerini ve üyelerini bilmem, irtibatım da yoktur. FETÖ terör örgütü üyesi değilim. Hakkımda adli kontrol var. Yüce mahkemenizden  beraatimi ve adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep ediyorum" diye konuştu.

"FETÖ ÜYESİ OLMADIĞIM GİBİ SEMPATİZANI BİLE DEĞİLİM"

Tutuksuz sanık Fuat Yılmaz da oturduğu evi almak için kredi fiyatlarının uygun olması sebebiyle 2010 yılının Mayıs ayında Bank Asya hesabı açtığını, örgütsel amaçlı bir hesap açmadığını belirtti. "FETÖ üyesi olmadığım gibi sempatizanı bile değilim" diyen sanık Yılmaz, "15 Temmuz darbe girişiminde ikametinde evimdeydi. Darbeden haberim bulunmamaktadır. Örgüte üye değilim. Darbe girişiminden sonra demokrasi mitinglerine katıldım. Darbe girişimi yapmaya çalışan herhangi bir tanıdığım yoktur. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Söz alan diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları reddetti. Duruşma yarına ertelendi. Cuma gününe kadar sürecek olan duruşmalar da tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması ile devam edecek.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TUSKON'a yönelik yapılan FETÖ soruşturması sonucu hazırlanan iddianamede, firari şüpheliler Fetullah Gülen, TUSKON Başkanı Başkanı Rızanur Meral, TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay hakkında, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyet hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Silahlı terör örgütü yöneticiliği" ve "Özel belgede sahtecilik" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis  25 yıl 6'şer  aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Eski İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı işadamı Ömer Faruk Kavurmacı ve işadamı Faruk Güllü'nün de aralarında bulunduğu 83 işadamı hakkında ise "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla  kadar hapis cezası isteniyor.



Görüntü Dökümü: (arşiv)

-Davada yargılananlar

Binali Yıldırım, İstanbul, DHA, Politika, Güncel

Kaynak: DHA

13.12.2019 05:05:04