Dha Yurt Bülteni-1

Tutuklanan Emrah Serbes'in arkadaşı serbest kaldı İzmir-Aydın Otoyolu'ndaki, Ayhan Özçelik ve kızı Zeynep Özçelik yaşamlarını yitirdiği kazaya kendisinin kullandığı aracın neden olduğunu itiraf eden, Torbalı Adliyesi'ne gelerek teslim olduktan sonra tutuklanan 'Behzat Ç.

Dha Yurt Bülteni-1
29.09.2017 08:19 | Son Güncelleme: 29.09.2017 08:19

Tutuklanan Emrah Serbes'in arkadaşı serbest kaldı 

İzmir- Aydın Otoyolu'ndaki, Ayhan Özçelik ve kızı Zeynep Özçelik yaşamlarını yitirdiği kazaya kendisinin kullandığı aracın neden olduğunu itiraf eden, Torbalı Adliyesi'ne gelerek teslim olduktan sonra tutuklanan 'Behzat Ç.'nin senaristi, yazar Emrah Serbes'in mahkemede verdiği ifade ortaya çıktı. Sosyal medya üzerinden yaptığı itirafta vicdan azabı çektiğini itiraf eden Serbes, kazadan sonra psikiyatri kliniğine giderek psikolojik yardım aldığını söyledi. Klinikte 4-5 gün kadar yattığını ve kendisinin cezaevi koşullarına hazırladığını belirten Serbes, mahkeme de şunları söyledi: "Yola çıkmadan önce arkadaşım olan Kenan Doğru ile konuştuk. Bana iş bulamadığını söyleyince 2 bin TL karşılığında şoför olarak anlaştık. Kendisi o gün çalışmaya başladı. İlk olarak arabayı Kenan kullanıyordu. Yorulduğunu anlayınca  İzmir taraflarında aracı ben kullanmaya başladım.Yağmur çiselemeye başladı ve yerlerin kaygan olduğunu düşünerek hızımı 130-140 kilometreye düşürdüm. Güvenlik sıkıntı olursa emniyet şeridine rahat geçebilmek için orta şeride geçtim. Olay yerine geldiğimizde rampayı çıkar çıkmaz orta şeritte bir aracın olduğunu gördüm. Direksiyonu sol tarafa kırdım ama kullandığım aracın sağ ön tekerleği ile öndeki araca çarptım. Frene bastım ama zemin kaygan olduğu için işe yaramadı."

"ÖLEN ÇOCUGU GÖRÜNCE ŞOKA GİRDİM"

Kazayı küçük sıyrıklıklarla atlattığını söyleyen Serbes, "Takla atarak yolun en sağ tarafındaki tele takılarak durabildik. Aracın sunroofundan dışarı çıktık ve çarptığımız araca doğru gittik. Aracın içindeki bayanın hala yaşadığını fark ettim ve geçen araçlara 112'yi aramalarını söyledim. Camdan fırlayarak ölen çocuğu görünce kendimi kaybettim. Suçu üstlenmememin en temel nedeni budur. Arkadaşım Kenan bunu anlayınca suçu üstleneceğini söyledi ve öyle yaptı. Araç kullanırken kesinlikle alkol ya da uyuşturucu kullanmadık" dedi. Arkadaşının suçu üstlenmesinin ardından İstanbul'a gittiğini ifade eden Serbes, mahkemede son olarak pişman olduğunu ve verilecek cezayı çekmeye razı olduğunu söylerken, "Özel bir psikiyatri kliniğinde 4-5 gün kadar yattım ve tedavi oldum. Kendimi cezaevi koşullarına ruhsal ve bedensel olarak hazırladım. Daha sonra  İzmir  Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek teslim olmaya karar verdim. Cezam neyse çekmeye razıyım" şeklinde ifadesini tamamladı.

AİLE ŞİYAKETÇİ OLACAK

Öte yandan Emrah Serbes'in suçunu itiraf etmesinin ardından kazadan sonra cezaevine giren Kenan Doğru serbest bırakıldı. Ancak bu gelişmenin  üzerine Özçelik ailesinin Doğru'dan delilleri karartmak suçu iddiasıyla şikayetçi olacağı öğrenildi.

'ÖMÜR BOYU VİCDAN AZABIYLA YAŞAYACAĞIM'

İzmir- Aydın Otoyolu'nda, Ayhan Özçelik ve kızı Zeynep Özçelik yaşamlarını yitirdiği kazaya kendisinin neden olduğunu itiraf edip, Torbalı Adliyesi'ne gelerek teslim olan senarist, yazar Emrah Serbes tutuklandı. Serbes, cezaevine götürülürken adliye çıkışında basın mensuplarına, "Yakınlarından özür dilerim, yere batsın Emrah Serbes. Benim adım Emrah Serbes. Sonunda 't' yok. Bundan sonra benim sonumda hiçbir şey yok. Keşke o kazada ben ölseydim. Çok pişmanım. Ömür boyu bu vicdan azabıyla yaşayacağım" dedi.

Öte yandan Özçelik Ailesi'nin dün savcılığa avukatları aracılığı ile başvuru yaptıkları ortaya çıktı. Başvuruda kaza sonrası aracı kullandığını belirten Kenan Doğru'ya alkol kontrolü yapıldığı, ancak uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığıyla ilgili herhangi bir testin yapılmadığı, bu yönde de test yapılması talebinde bulunulduğu ifade edildi. Ayrıca kazanın seyrinin değiştirme ihtimaline karşı Kenan Doğru ile Emrah Serbes'in olayın hemen sonraki telefon kayıtlarının incelenmesini de talep ettiği belirtildi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Torbalı adliyesi 

-Emrah Serbes'in adliyeden çıkarılışı

-kazaya karışan araçların görüntüsü 

 

Haber: Mehmet CANDAN/ İZMİR,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

==========================================

Rize'de sağanak yağmur, sel ve heyelana neden oldu: 1 ölü, 1 yaralı

'ARAZİYE AKIL VE MANTIK DIŞI MÜDAHALE FELAKET GETİRİYOR'

HEYALAN ANI KAMERADA

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Valilikte basın toplantısı düzenledi, il genelinde meydana gelen sel ve heyelanlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bir felaketle boğuştukları ifade eden Vali Bektaş, şunları söyledi:

"Çayeli Kaptanpaşa karayolu 2 noktadan müdahale edilemeyecek şekilde kesildi. Yağmur durmadan yapılan müdahale olayı çözmüyor ve bazen de daha büyük heyelanları tetikliyor. Çayeli Gürpınar'da Köyü'nde 1 kadın hayatını kaybetti, annesi ise yaralı kurtarıldı. Yaralıya karadan ve havadan ulaşamadık. Helikopter birkaç sorti yaptı, ama yaralı alınamadı. Yağışın boyutlarına bakıldığında vakti ile alınmış tedbirlerin olumlu sonuçlarını yaşıyoruz. Bu tedbirler alınmasaydı, Madenli Beldesi'nin yok olduğundan bahsedecektik. İhalesi yapılmış müteahhidin tamamlamadığı işler nedeniyle bu sıkıntılar yaşandı. Müdahale etmemiz gereken heyelan bölgeleri var. Zor bir coğrafyadayız. Bu sıkıntılı bölgelere müdahale ediyoruz."

Vatandaşların araziye kendiliğinden yaptığı müdahalenin sıkıntılarını yaşadıklarını ifade eden Vali Bektaş, "Vatandaş sormadan, etmeden teknik yardım almadan 3-5 kuruş para ile makine kiralayarak araziye girince büyük bir heyelanı tetiklemiş oluyor. Kaptanpaşa Köyü Şen Mahallesi'nde evine yol alan bir kişinin yaptığı yol, büyük bir heyelanı tetikledi. Su yönetimine ihtiyacımız var. Suyu yönetemezsek hiçbir şeyi yönetemeyiz. Teknik ve bilim dışı müdahale etmeyeceğiz. Su yolları ile oynamayacağız. Suyla şaka olmaz. Ufacık bir su, yarın çağlayan olarak karşımıza çıkabilir. Suyun yönünü değiştirdiğimiz zaman, bunun ne getirip götüreceğini iyi hesaplamalıyız. Araziye akıl ve mantık dışı müdahaleler felaketler getiriyor. Araziye yol isteyebiliriz, ama önlemini alacağız. Vatandaşın dikkatine çok ihtiyacımız var. Bu tabloyu gördükten sonra tedbirler alınmamış olsaydı bugün bir kaç ilçenin yok olduğundan bahsedebilirdik" diye konuştu.

Vali Bektaş, son 24 saatte metrekareye 164 kilogram yağış düştüğünü belirterek, sabah dinmesini bekledikleri yağmur sonrası dere suyu seviyelerinin düşeceğini ve olaylara daha kapsamlı müdahale edileceğini sözlerine ekledi.

HEYALAN ANI KAMERADA

Rize'nin Çayeli İlçesi'ne 24 kilometre uzaklıktaki Gürpınar Köyü'nde şiddetli yağmurun ardından sel ve heyelan oluştu. Köyde bir kişiye ait arazideki heyelan anı da çevrede bulunan kişiler tarafından cep telefonu kamarasıyla kaydedildi. Heyelan anına ait görüntülere yağışla birlikte köyde yer alan arazi ve bir evin saniyeler içerisinde toprak altında kaldığı yansıdı. Sosyal medyadan da paylaşılarak binlerce takipçi tarafından izlenen heyelan anı görüntülerine ilişkin 'Dehşet' şeklinde yorumunda bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Vali Erdoğan Bektaş'ın açıklamaları

//////////

-Heyelan anı görüntüsü

//////////

Derelerden görüntü

Su altın kalan evler

Muhabir anonsu

Vali konuşma

Çevrede iş makineleri çalışması

Detaylar

Haber-Kamera: Muhammet KAÇAR/ RİZE,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

======================================

Hasta tarafından bıçaklanan doktor, ağır yaralandı

IĞDIR Devlet Hastanesi'nde görevli Üroloji Uzmanı Dr. Serkan Yarımoğlu, hastası İbrahim Kum tarafından kalbinden ve karın boşluğundan bıçaklandı. Saldırgan yakalanırken, durumu ağır olan Dr. Yarımoğlu, ameliyata alındı.

Olay, bugün saat 16.00 sıralarında Iğdır Devlet Hastanesi'nde meydana geldi. İbrahim Kum, rahatsızlığı için gittiği hastanede kendisini muayene etmek isteyen Üroloji Uzmanı evhli ve 1 çocuk babası 31 yaşındaki Dr. Serkan Yarımoğlu ile henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı. Tartışma sırasında İbrahim Kum, yanında getirdiği bıçakla Dr. Serkan Yarımoğlu'nu kalbinden ve karın boşluğundan bıçakladı.

Gelen seler üzerine odaya giren hastane polisi, İbrahim Kum'u gözaltına aldı. Ağır yaralanan Dr. Yarımoğlu, hemen ameliyata alındı. Dr. Serkan Yarımoğlu'nun sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi.

Olayın ardından Vali Enver Ünlü ile İl Emniyet Müdürü Melih Ekici hastaneye gelerek yetkililerden bilgi altı. 

VALİ ÜNLÜ: PSİKOLOJİK SORUNLARI OLAN BİR ŞAHIŞ

Iğdır Devlet Hastanesi'nde hastası tarafından bıçakla ağır yaralanan Dr. Serkan Yarımoğlu'nun ameliyatı sürerken, Vali Enver Ünlü açıklama yaptı. Şüphelinin, tıp dilinde 'bipolar bozukluk' diye tabir edilen psikolojik problemi olan bir kişi olduğunu belirten Vali Ünlü, şunları söyledi:

"Doktorumuz kalbin altında ve karın boşluğunda iki bıçak darbesi ile dün hastası tarafından maalesef poliklinik hizmeti verirken bıçaklanmış. Sabahleyin hastayı muayene etmiş doktorumuz, gerekli tetkik ve tahlilleri istedikten sonra bir de psikyatri servisine görünmesini istemiş. Herhalde hastanın bu sevk hoşuna gitmemiş olacak ki; öğlenden sonra tekrar gelmiş. Hemşire hanım da tahlil sonuçlarını göstermeye geldiğini düşünerken, hemşire hanımın poliklinik dışına çıktığı bir anı kolladığında içeride hekimimizi maalesef iki yerinden bıçaklamış. Poliklinikte bekleyen vatandaşlarımızın müdahalesi sonucu doktorumuz acil bir şekilde ameliyata alındı. Başhekimimiz cerrah, buradaki diğer cerrah arkadaşlarla birlikte gerekli müdahaleler yapıldı ve biraz önce Kars valimizle görüştüm. Kars'tan da cerrah olan genel sekreterimiz geliyor. Şu an için durumu iyiye gidiyor. Kısa sürede sağlığına kavuşacağını ümit ediyoruz, dua edelim hepimiz. Gerekli müdahale yapıldı, stabil duruma getirildi doktorumuz. Kalp damar cerrahımız da çok yakın, gelmek üzere. Sevk gerekiyorsa, bir üst kuruma muhtemelen Erzurum'a sevk edeceğiz. Diğer cerrahi müdahaleler yapıldı, kalple ilgili küçük bir temas olduğunu söyledi başhekimimiz, onunla ilgili kalp damar cerrahının görmesi lazım. Şahısla ilgili adli tahkikat başladı.Psikyatrik problemleri olan, tıp dilinde bipolar bozukluk diye tabir edilen psikolojik problemi olan bir şahıs. Şu an emniyette sorgusu devam ediyor. Üniversite mezunu sivil vatandaş. Doktorumuzun eşi de bu hastanede hemşire."

SAĞLIK BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI 

Sağlık Bakanlığı, Iğdır Devlet Hastanesinde görevli Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serkan Yarımoglu'nun  bir hastası tarafından bıçaklı saldırıya uğramasına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık Yarımoğlu'nun  Göğüs ve batın bölgesinden yaralandığını, kalp damar cerrahi ve genel cerrahi uzmanları tarafından müdahale edildiğini belirtti. Sağlık Bakanlığı Yarımoglu'nun  ameliyatı sonrası olası ihtiyaç durumunda Yarımoğlu için  hava ambulansının hazır bekletildiğini, tedbiren Erzurum Atatürk Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde ise  gerekli hazırlıkların yapıldığını kaydetti. Saldırıyı  gerçekleştiren şahısın yakalandığı ve hakkında  adli işlem başlatıldığı bilgisi aktarılan açıklamada Sağlık Bakanı  Ahmet Demircan'ın saldırıya uğrayan hekimin sağlık durumunu ve olayı bizzat takip ettiği ifade edildi.  Bakanlık  saldırıyı kınarken,  saldırıya uğrayan hekime acil şifalar diledi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------

-Valinin açıklaması

Haber: IĞDIR, 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

Başbakan Yıldırım : Hiçbir devlet yapılanmasına asla izin vermeyiz

Başbakan Binali Yıldırım, toplu açılış töreni sonrasında Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne geldi. Hastaneye hakkında bilgi alan Başbakan Yıldırım, kardiyoloji servisinde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Başbakan Binali Yıldırım, daha sonra Anitta Otel'de düzenlenen Ak Parti Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Başbakan Yıldırım, "Bu bölgede yaşanan sıkıtılar kaoslar Kuzey Irak'ta Suriye'de anlamsız olarak devreye sokulan planlar bizim 2023 cumhuriyetin 100'üncü yılına giden hedeflerimizi baltalamaya yönelik faaliyetlerdir. Bunu biliyoruz. Son günlerde kuzey Irak'ta gayri meşru bir referandum yapıldı. Akılları sıra Irak'ı bölecekler Suriye'yi bölecekler bir uydu devlet ortaya çıkacaklar ve böylece bölgenin istikrarını bozmaya çalışacaklar. Hiçbir oluşuma hiçbir devlet yapılanmasına asla izin vermeyiz" dedi. Konuşması zaman zaman partililerin sloganlarıyla kesilen Başbakan Yıldırım şöyle devam etti: "Darbenin arkasında olan ruhlarını bir dolara satmış olan o alçaklar yüce Türk adaletine hesap veriybor. Ne kadar tiyatro oynasalar da ne deseler de hiçbir şekilde açık söylüyorum adaletin pençesinden kurtulamayacaklar hukuk önünde hesaplarını en ağır şekilde verecekler. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi bazıları yollara düşmüş arıyorlar. Ne arıyorsun kardeşim. Yola düşmek, yola çıkmak iyi bir şey de yürürsen arkandan millet yürüyecek sen yürüdün yanında FETÖ'cülerle, bölücüler vardı. Biz bunlarla yol yürümeyiz bizim yolumuz milletin yolu."

'ORTADOĞU'DA DÜNYANIN EMPERYAL GÜÇLERİ KENDİ RACONLARINI KESİYORLAR'

Başbakan Binali Yıldırım, Çorum'daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri ve işadamları ile Anitta Otel'de, akşam yemeğinde bir araya geldi. Burada yemek öncesi konuşan Başbakan Yıldırım, "Türkiye'yi ayrıştırmaya, bölmeye çalışanlar, mezhep ve meşrep kavgası çıkarmaya çalışanlar buna kulak vermesi lazım, biz bin yıldır bu topraklarda kardeşiz, biriz, beraberiz, bugünlere sevinçte de tasada da bir olarak geldik. Farklılıklara değil, ortak noktalara yoğunlaşarak ancak geleceğimizi inşa edebiliriz, aynı medeniyetin çocuklarımız aynı havayı soluyoruz. Akrabayız, dünürüz. Bir olan köklerimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Ecdat bize çok güzel miraslar bırakmış. 6 bin yıllık tarihi var buranın. Kimler gelmiş, kimler geçmiş. Dünyanın ilk yazılı barış anlaşması bu topraklarda olmuş, Kadeş anlaşması. O zaman bu anlaşmayı yapan iki medeniyet var Hitit medeniyeti ve Mısır medeniyeti. Şimdi Mısır medeniyetinin hakim olduğu Ortadoğu'da, bugün dünyanın emperyal güçleri kendi raconlarını kesiyorlar. Bizim yapmamız gereken değerli kardeşlerim, bu mirasımıza sahip çıkmak, ülkemize, vatanımıza gözümüz gibi bakmak" dedi.

'TÜRKİYE BUNA BOYUN EĞMEZ'

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ndeki referanduma da değinen Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birkaç gün önce hemen sınırımızın güneyinde, Kuzey Irak'ta bir referandum oldu. Bu referandum bizim bakımımızdan gayrimeşru bir referandumdur. Neden, çünkü bölge Suriye'de, Irak'ta zaten sorunlardan, krizlerden yorgun düşmüş bir bölge. Şimdi bütün bu sorunlar ortadayken, durup dururken bir referandum, bir ayrılma sevdasına kapılmaya, orada yaşayan milyonlarca Kürde, Araba, Türkmen'e gelecek vaat etmez. Onların hayatını kolaylaştırmaz. Onlara huzur, barış getirmez. Ne getirir, oradaki sorunların üzerine yeni sorunlar getirir. Onun için birtakım sorumsuz yöneticilerin ihtirasları uğruna bir bölgenin geleceğinin karartılmaya çalışılmasına bir karşıyız. Biz Kürtlere karşı değiliz. Kürt, Türk biriz beraberiz. Asırlardan beri kardeşiz. Burada işi saptırmanın anlamı yok. Bugüne kadar zulümden, her türlü baskıya karşı orada biz vardık, Türkiye'deki kardeşleri vardı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardı. 40 yıldır terörle mücadeleyi yapan biziz. Çok büyük bedeller ödedik, bundan sonra bedel ödemek istemiyoruz. Biz bütün dünyayı karşınıza alacaksınız. Türkiye'nin bunca yaptıklarını hiçe sayacaksınız, bir maceraya girişeceksiniz. Kusura bakmayın Türkiye buna boyun eğmez. Buradan, Çorum'dan, kardeşliğin merkezinden şunu ifade ediyorum ve herkes duysun istiyorum; Biz gerek Irak'ta, gerek Suriye'de, hudutlarımızın güneyinde yapay devletler oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir. Orada da yaşayan kardeşlerimizin hukuku, Türkiye'de yaşayan vatandaşlarımızın hukuku gibidir. Bugüne kadar Irak'ın her sıkıntısında yanında olduk, fakat görüyoruz ki iyi niyetimiz görünmezlikten geliyor ve bu yöndeki uyarılarımız maalesef dikkate alınmıyor."

'TÜRKİYE'YE YANLIŞ YAPANLAR, BEDELİNİ ÖDEYECEKLERİNİ BİLSİN'

İstikrar ve huzur istemeyenlerin yıllardan beri devam eden sıkıntıları daha da artırmaya çalıştıklarını dile getiren Başbakan Yıldırım, "Gaza gelmeyin. Arkanıza geçen, sırtınızı sıvazlayanlar işler tersine gittiği zaman sizi ulu orta bırakırlar. Biz bu topraklarda birlikte kaderimiz, geçmişimiz, geleceğimiz ortak. Coğrafya kaderdir, kaderinizi değiştiremezsiniz. Onun için orada yaşan Türkmenler, Araplar, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler istiyoruz ki; yıllardan beri çektikleri çileye yeni çileler eklenmesin bizim dostça uyarılarım bundandır. Ama bu uyarılarımız yankı bulmuyorsa, tabii ki bu gelişmelerden ülkemizin olumsuz etkilenmemesi için de her türlü tedbiri almak bizim hakkımızdır. Türkiye sadece güçlü bir ülke değil, etrafında olup bitenlere kayıtsız kalacak bir ülke değil, aynı zamanda milletimizin geleceğini düşünmek zorundayız. O nedenle bu söylenenleri herkes can kulağıyla dinlemelidir, ona göre hal ve hareketini belirlemelidir. Türkiye'ye yanlış yapanların mutlaka bunun bedelini ödeyeceklerini akıllarından çıkarmamaları gerekir" diye konuştu.  Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, "Etrafımızda adeta ateş çemberi var. Yıllardan beri Suriye'de savaş var. Irak'ta istikrarsızlık var. Ama bu istikrarsızlığın, bu savaşın sebebi oradaki masum insanlar değil. Oralarda hesabı olan, ora ile hiçbir ortak bağı olmayan insanlar. Maalesef o bölgede yaşayan Müslüman diyeceğimiz birtakım insanlar da onların oyunlarına alet oluyor, onu da görüyoruz, ancak Türkiye bir yandan bekası için terörle mücadelesini yaparken, bir yandan da bölgedeki tahribatların yarasını da sarıyor" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmaları

-Detaylar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER- Hakan AKGÜN-Yusuf ÇINAR/ÇORUM,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

==========================================

Kılıçdaroğlu: Herşeye para var, çiftçiye gelince 'Para yok'

ÜZÜM MİTİNGİNDE VATANDAŞLARA SESLENDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, üzüm mitingi ve çalıştayı için geldiği Manisa'nın Alaşehir İlçesi'nde önce TARİŞ Entegre Üzüm İşletme Müdürlüğü'nü gezdi. Burada yöneticilerden bilgi alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra yemeğe geçip kadın işçilerle aynı masada yemek yedi, onlarla sohbet etti. Üzüm çalıştayında da, bölgede çiftçileri, üzüm üreticilerini dinleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, onlara partilerinin politikalarını anlattı.

MEYDANDA HALKA SESLENDİ

Karadeniz ziyaretinde fındık üreticilerine yönelik çözümlerini anlatan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alaşenir'de de üzüm için çözümlerini ilçe meydanında toplanan vatandaşlara anlattı. Alaşehir Cumhuriyet Meydanı'nda vatandaşlara seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerine, "Hakkı, hukuku, adaleti sizlerle getireceğiz. Bu ülkenin alın teriyle üzümü üreticisiyle getireceğiz" diye başladı. Alaşehir'in üzümün başkenti olduğunu da söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Alaşehir üzümüyle bir Türkiye, dünya markası olan şehir Alaşehir. Rahmetli Ecevit şunu söylerdi 'Ne ezen, ne ezilen hakça bir düzen' derdi şimdi de yanı şeyi söylüyoruz. İnsanca hakça bir düzen. Kimsenin kul hakkını yedirmeyeceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız" dedi.

"ÜZÜM İÇİN BİRARAYA GELDİK"

Üzüm için bir araya geldiklerini de söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Neden üzüm? Geçenlerde fındık için Karadenizdeydim. Onlar da adalet istiyorlardı. Üzümde önemli bir ülkeyiz. Dünyanın en önemli ülkelerinden birisiyiz. Üzümden 500 milyondan fazla gelir elde ederiz. Dünyadaki üzüm ihracatının yüzde 45 -50'sini Türkiye yapar. Herkesin kazandığı bir ortamda bir üründe bir kişi kaybediyor. O da üreteci. Soru, neden üretici alın terinin karşılığını almıyor? Buraya gelmeden çiftçileri dinledim. Onlar söylediler. Ben sadece dinledim. İlk konuşan yaşlı bir üzüm üreticisi şu soruyu sordu; 'İki sene önce ben üzümünü kilosunu 6 TL'ye veriyordum. Şimdi 4 TL ilan edildi. Satıyoruz 4 TL'nin de altında. Bana bunu izah edin.' Bu konu bizim gündemimizi oluşturuyor. Herşeye zam gelirken üzüm üreticisi neden hakkını alamıyor, mağdur oluyor? Şunu herkesini bilmesi lazım. Üzüm üreticilerine sesleniyorum. Bütün kardeşlerime sesleniyorum. İster üzüm, fındık, pamuk ne üretiyorsan, alın teri döküyorsan başımın üstünde yerin var. Senin hakkını teslim etmek benim boynumun borcudur" diye konuştu. Hükümete de seslenene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Üzümün fiyatı 6 TL iken şeker gübresinin tonu 400 TL idi. Şimdi şeker gübrenin tonu 600 TL oldu. Üzümün fiyatı 4 TL'ye indi. Böyle bir adaletsizliği kabul edecek misiniz" dedi.

"ÇİFTÇİNİN ELİNDEN LOKMASINI ALDILAR"

Çiftçinin milletin efendisi değil neredeyse kölesi olduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Elinden, ağzından lokmasını aldılar. Kılıçdaroğlu sözü, çiftçiyi bu memleketin efendisi yapacağız. 126 ülkeden tarım ürünü ithal ediyoruz. Kahve ithal edersiniz, ananas dersiniz anlarım. Yahu mercimek, nohut bunlar ithal edilir mi? Canlı hayvan ithal edilir mi? Üretici kardeşlerim iyi dinlesin bir örnek vereceğim. Türkiye'de sanki toprak yok, her yer ekiliyor. Sanki çiftçilerin meşguliyetleri var. Sudan'da 780 bin dönüm arazi kiraladılar. 99 yıllığına. Ne ekecekler? Pamuk ekilecek, hayvancılık yapılacak. Oradan Türkiye'ye gelecek, devlet çiftçi ile rekabet edecek. Bunun adaletle, vicdanla, ahlakla bağdaşır bir yönü var mı? Seçimlerde dersini verecek miyiz? 'Nasıl yapacaksınız?' diyorlar. Elin oğlu yapıyor da biz niye yapmayacağız. Demek ki yapılabilir. Seçimlerde ne yapacağız dersini verecek miyiz? Söz mü? Söz mü? Söz mü? Ben de size söz veriyorum alın terinin her damlasını değerlendireceğiz. Her damlasının hakkını vereceğiz. Aracının, tefecinin değil üreticinin hakkını vereceğim. Örnek mi istiyorsunuz. Konya'dan küçük Hollanda. Tarım ürünü ihracatı Türkiye'nin 5 katı. Yahu güneşimiz, denizimiz, ovamız insanımız var. Niye üretemiyoruz? Namuslu siyasetçi yok da onun için. Halkını düşünen siyasetçi yok da onun için. Biz Ecevit'in geleneğinden geliyoruz. Ne ezen ne ezilen insanca, hakça bir düzen diyoruz"

"TÜRKİYE İYİ YÖNETİLMİYOR"

Türkiye'nin iyi yönetilmediğini öne süren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben merak ediyorum. Yahu bu hükümetini tarım politikası nedir, dış politikası nedir, Eğitim politikası nedir? Bu hükümetin benim bildiğim görkemli bir politikası var. Malı götürme politikası. Bu konuda uzmanlar. Zamlar geliyor iğneden ipliğe vergiler geliyor. İğneden ipliğe gelecek. Üzüm üreticisine diyorlar ki, bu fiyattan bunu satacaksın. Biz bunu kabul etmiyoruz. Mücadelesini caddede, bağda, TBMM'de yapacağız" dedi.

ÇÖZÜM ÖRENİRİLERİ SIRALADI

Üzüm konusundaki çözüm önerilerini de sıralayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hükümeti eleştirdik. Şimdi 'CHP var ya hep eleştirir hiç öneri getirmez' derler. Şimdi söylüyoruz. Gerçek bir maliyet hesabı üzerine makul bir kar koyacaksınız. Kaça mal ediyorsunuz 100 lira üzerine bir fiyata koyacaksınız. Bir yıl önceden ilan edeceksiniz. O zaman çiftçi mazottan, gübreden şikayet etmez. Maliyete artı karı koyduğun zaman bu sorun kökten çözülmüş olur. İkinci konu TARİŞ çiftçinin, üreticinin kara gün dostu olmak zorundadır. TARİŞ'i güçlendireceğiz. Devlet desteğini vereceğiz. Destekleme alımlarını yapacak. Üreticiye sırtını dönmeyecek. Eskiden olduğu gibi görkemli mücadelesini sürdürecek. TARİŞ'i siyasetten arındıracağız. Yöneticiler gerçek anlamda üreticiler olacak. Üç, tarım kanunun 22'inci maddesi var. Diylor ki 'Çiftçilere her yılı milli gelirin en az yüzde 1 oranında teşvik verilir diyor. Yüzde 1. Türkiye'nin milli geliri 800 milyar dolar. Yüzde biri 8 milyar dolar. Bugüne kadar bu hükümet 8 milyar doları kendi çiftçisine vermedi. Çiftçilerin bu hükümetten alacağı çiftçi başına 40 bin lira. Alacağınız var. Bunu gizliyorlar. Buradan açıkca meydan okuyorum, Başbakansa Başbakan'a AK Parti Genel Başkanıyla Genel Başkanına meydana okuyorum. Çiftçinin hakkını savunmak için 8 milyar doları ödenin mi, ödemedin mi çık anlat" diye konuştu. Üzüm konusundaki çözüm önerilerini sıralayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir şey daha yapacağız. Türkiye'de nerede biri çiftçi üreticisi varsa hepsi bankalara borçlu. Ahırdaki inek, kapıdaki traktörde bankalarını elinde rehin. Çiftçileri bankaların hegamonyasından kurtarmak benim boynumun borcu, faizleri sileceğim. Onlar sizi cezalandırıyor. Biz ödüllendireceğiz. Bir şey daha yapacağız. Lisanslı depoculuğu getireceğiz, üreteci ürünü teslimi alıp zamana parasını alacak. Sağlıklı tarım politikası yapmamız lazım. Herkese mısır, üzüm ekerse zarar eder. Öyle bir planlama yapacaksınız. Üzüm pamuk üretecisi herkese kazanacak, kimse zarara etmeyecek. Herkes malı satacak. Her evde huzur olacak. Bir şey daha yapacağız. Bir kooperatifler bankası kuracağız. Üretici kooperatiflere bankası kuracağız. Çiftçi gidip diğer bankalardan para çekmeyecek. Kooperatiflerin bankasından düşük faizle kredi alacak. Böylece Hollanda'da olan üreteci birliklerinin kurdukları biri bankayı getireceğiz, sizi diğer bankalara muhtaç etmeyeceğiz. Bir şey daha yapacağız. Irakla Mısır'la sorunları bir çözeriz. Üzümümüzü, her ülkeye göndereceğiz. Niye satmıyoruz nasıl satamıyoruz? Dış politikayı kişisel hırslara üzerine inşa ederseniz Türkiye dışlanır. Biz dış politikayı nasıl yapacağız, yurtta barışı dünyada barış. Eleştirdiğim zaman 'Para nerede' diyorlar. Buradan sesleniyorum. Ankara'daki beylere sesleniyorum. Bin 100 odalı saray yaparsın, ona para var. Bir uçak değil, 6 uçak alırsın para var. FETÖ ister, para var. Her istediğini verdin. Çiftçi ister para yok. Diğerleri gelir yahu yanıldık der. Çiftçi kardeşlerim siz de yanılttınız mı. Siz yanıltmazsınız, haktan, hukuktan yanasınız. Siz memleketinizi seviyorsunuz, milletten vatandaştan yanasınız. Siz yanıltmazsınız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Mitingden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber: Taylan YILDIRIM - Nurettin DOĞAN -Kamera: Yasin TİNBEK/ ALAŞEHİR (Manisa),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================================

Bakanlar Soylu ve Bak, Yüksekova'da Gençlik Merkezi'nin açılışını yaptı

Spor merkezinde çocuklarla basketbol oynadılar

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'ndeki Gençlik Merkezi'ni törenle açtı. Bakan Soylu, Yüksekova'yı daha güzel yatırım, hizmet ve huzurlu günlerin beklediğini söyledi.

Bugün saat 14.00'de özel uçakla Yüksekova Selahaddin Eyyübi Havalimanına inen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ı, Hakkari Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Yüksekova Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili  Mahmut Kaşıkçı, Yüksekova 3'üncü Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral  Metin Tokel, Hakkari İl Emniyet Müdürü Süleymen Suat Dilberoğlu ve kurum amirleri karşıladı. Bakanlar Soylu  ve Bak, daha sonra Yüksekova ilçe merkezi'ndeki Yeni Mahalle'de yapımı tamamlanan Gençlik merkezinin açılışına katıldı.

'YÜKSEKOVA'YI GÜZEL VE HUZURLU GÜNLER BEKLİYOR'

Açılışta konuşan Bakan Soylu, hükümet olarak Yüksekova ve diğer bölgelerde yaptıkları hizmetlerin birilerini rahatsız ettiğini, ancak bu hizmetleri yapmaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: "Size hizmet etmek, sizin hayat standartlarınızı yükseltmek ve bunu dünya ile beraber bütünleştirmek bizim temel hedeflerimizden bir tanesidir. Çünkü hedeflerimiz var. 2023, 2053 ve 2071. Bizler hizmet yapmaya devam edeceğiz. Birileri yıkmak için, bizi hedeflerimizden uzaklaştırmak için ve şu gençlerimizi, şu evlatlarımızı, şu çocuklarımızı aman bunlar hemşire olmasın, doktor olmasın, mühendis olmasın, öğretmen olmasın diye uğraşanlara karşı sizler öğretmen olacaksınız, doktor olacaksınız,mühendis olacaksınız. Sizler hizmet bayrağını 780 bin kilometrekarede değil, dünyanın her tarafında anacaksınız. Dünyada insanlığın ne olduğunu anlatmaya çalışacaksınız.Yüksekova daha güzel günler, yatırımlar, hizmetler  ve daha huzurlu günler sizi bekliyor. Buraya bir programdan geldik. O programda birlikte olduğumuz kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyin  ve Başbakanımız sayın Binali Yıldırım'ın selamlarını, muhabbetlerini ve sevgilerini hepinize aktarıyorum. Hakkari'ye gidiyorum dediğimde herkesin gözü ışıldadı. Allah sevgimizi daim etsin, Allah biriğimizi daim etsin ve bir taraftan tek milletimizle, tek bayrağımızda, tek vatanımızda, tek devletimizde bizi hedeflerimizle buluştursun. Bu Gençlik merkezinin bu hale gelmesinde katkısı olan herkese şükranlarımı ifade ediyorum." Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise, bir süre önce Hakkari merkezde evlerinin önünde meyve kasalarından basketbol potası yapan çocukları hatırlatırken, bu çocuklara basketbol potası yaptıklarını söyledi. Bak, "Bu şunun işareti.O gençlerimizin spora olan aşklarını gösteriyor ve gerçekten onlar belki de gelecekte büyük basketbolcu olurlar. Burada çok değerli, çok önemli sporcular çıkmış. Bizler de bunlara imkan vermek ve sahip çıkmak için buradayız" dedi. Bakanlar açılışın ardından yeni açılan spor merkezinde basketbol oynadı. Ardından Yükseova yeni şehir stadında incelemelerde bulunacak olan Soylu ve Bak, Kaymakamlıkla ilçedeki Sivil Toplum kuruluşu temsilcileri ile toplantı yapacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

-Bakanların uçuktan   Selahaddin Eyyubi havalimanına inişleri

-Karşılama

-Bakanların Spor Merkezine gelişleri

-Burada vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanmaları

-Halk oyunları gösterisi

-İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun konuşması

-Gençlik Spor Bakanı Osman Aşık Bak'ın  konuşması

-Gençlik Merkezi'nin açılışını yapan Bakanlar Soylu ve Bak

-Spor merkezinde çocuklarla basketbol topu oynayan bakanlar Soylu ve Bak

-Genel ve detaylar

Haber: Yaşar KAPLAN/ YÜKSEKOVA,(Hakkari)-

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=============================================

Bakan Tüfenkci Cilvegözü'nde inceleme yaptı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki Cilvegözü Gümrük Kapısı'nda incelemelerde bulundu. Hatay Valisi Erdal Ata ve milletvekillerinin eşlik ettiği Tüfenkci, gümrük kapısında yaptığı açıklamada, Cilvegözü'nün Türkiye ve Hatay'a ekonomik katkısını düşünerek hareket etmek için inceleme yaptığı ve bu konuda bir rapor hazırlayacağını söyledi. Tüfenkci, "Suriye'ye açılan sınır kapılarımızdan Cilvegözü ve Yayladağı Sınır Kapıları'nın işlerliliğini ve neler yapılabileceğini yerinde görmek istedim. Burada Suriye'deki gelişmelere paralel olarak gümrük hizmetlerini yavaşlatmıştık. Bazı kalemlerde de güvenlik nedeniyle durdurmuştuk. Yeniden bir değerlendirme imkanı bulduk. Bu değerlendirme neticesini Ankara'ya gittiğimizde Bakan arkadaşlarımız ve Başbakanımızla paylaşıp neler yapılabilir, nasıl adımlar atabiliriz buna karar vereceğiz. Cilvegözü'nün Türkiye'nin ihracatındaki rolü, Hatay'ın ve bölgenin ekonomisindeki rolünü de düşündüğümüzde burada bir kaç adımın atılması gerektiğini görüyoruz. İnşallah o adımları da atacağız" dedi.

SURİYELİ İŞ ADAMLARININ İNİSİYATİF ALMALARI BİZİ CESARETLENDİRDİ

Yabancı bir gazetecinin Suriye'deki çatışmasızlık bölgesi ile ilgili sorusuna ise Tüfenkci şöyle cevap verdi: "Yasaklanan geçişleri biraz daha açmak istiyoruz. Kısıtlamaların kaldırılması yönünde bir talep var. Bu sadece bizim karar vereceğimiz bir konu değil. Dışişleri ve güvenlik güçlerimizle yapacağımız değerlendirme sonucu verilecek bir karardır. Çünkü Valimizin de ifade ettiği, oradaki ticaret ve sanayi odaları sivil inisiyatif ortaya koymaları, süreç içinde gelinen nokta ve  Suriye'deki iş adamlarının inisiyatif almaları bizleri cesaretlendirmektedir."  

ALTERNATİFLERİMİZ ARASINDA YENİ KAPIDA VAR

Şırnak'taki Habur Gümrük Kapısı'ndaki son durumun sorulması üzerine ise Tüfenkci şöyle devam etti: "Son durum bugün aldığım bilgiye göre sabah saat 08.00'den, 14.00 kadar normalde 425 büyük araç 137 küçük araç giriş yapmış. 334 büyük araç ve 116 küçük araçta çıkış yaptığını görüyoruz. Önceki günlere göre giriş ve çıkışlarda düşme olduğu görülüyor. Şu anda kapı açık. Gelişmeleri bekliyoruz . Duruma göre kapanabilir de, seçenekler masamızda. Daha öncede paylaştığımız gibi hükümetimiz bölgedeki yatırımcıları hiç bir zaman mağdur etmedi. Türkiye olarak biz bu tip konulara hazırlıklı hale geldik. Alternatif yollar konusunda çalışıyoruz. Acil olarak bir kaç yol değerlendirildi. Orta vadeli alternatiflerimizde var. Bunlar arazında yeni kapı açılması da var. Bizim tüccarımız, sanayicimiz rahat olsun. Üretimlerine devam etsin. Baktığımız zaman merkezi Irak'a ihracatımız, kuzey Irak'a ihracatımızdan daha fazla. Biz bölgedeki sanayicilerimizi mağdur etmeyiz."

Görüntü Dökümü

-----------------

Bakan Tüfenkci'nin sınır kapısına gelişi

Bakan'nın karşılanması

Bakan Tüfenkci'nin konuşması

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI/Hatay),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

======================================

Mevlüt Uysal'ın akrabaları "Gururluyuz"

BAŞAKŞEHİR Belediye Başkanı Mevlüt Uysal'ın Ak Parti tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına aday gösterilmesi memleketi Alanya'da sevinçle karşılandı. Amcası Ali Uysal, "Kendisini son ziyaretimizde beni makam koltuğuna oturtmuştu. Ben de ona 'İnşallah seni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak da görürüz' diye dua etmiştim. Duamız kabul oldu, gururlu ve mutluyuz" derken, kuzeni Ayşe Uysal, "Allah onu mahcup etmez, ailemizin ve Alanya'nın gururu olur. İstanbul'a çok şey katacağını düşünüyorum" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına aday gösterilen Alanyalı Mevlüt Uysal'ın memleketindeki yaşayan akrabaları adaylığından dolayı kendisiyle gurur duyduklarını belirtti. İlçede yaşayanların Alanyalı bir başkanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin başına geçmesinden dolayı mutlu ve heyecanlı olduğunu belirten Mevlüt Uysal'ın kuzeni Ayşe Uysal, tüm ailenin kendisini desteklediğini söyledi.

"BAŞARISI O GÜNLERDEN BELLİYDİ"

Emekli öğretmen olduğunu anlatan Ayşe Uysal, amcasının oğlu olan Mevlüt Uysal ile çok yakın olduklarını ve sürekli görüştüklerini aktardı. Mevlüt Uysal hakkında bilgi veren Ayşe Uysal, "Kendisi kuzenim olur ve Alanyalıdır. Alanya Endüstri Meslek Lisesi mezunudur. Buradaki okulu da birincilikle bitirdi. Başarısı o günlerden belliydi. Daha sonra İstanbul Hukuk'u bitirdi. Bir müddet serbest avukatlık yaptı. Ama yaparken de siyasi çalışmalarına devam etti ve sivil toplum kuruluşlarında çok başarılı işler yaptı" dedi.

"DUAMIZ KABUL OLDU"

Mevlüt Uysal'ın yoğun bir memleket ve vatan sevgisi olduğunu anlatan Ayşe Uysal, "Memleketini de çok sever. Mevlüt'ün altyapısı son derece sağlamdır. Kararlı ve iddialı biridir. Allah onu mahcup etmez, ailemizin ve Alanya'nın gururu olur. İstanbul'a çok şey katacağını düşünüyorum. Hayırlı işler yapacağını düşünüyorum. Aile olarak mutluyuz arkasındayız" diye konuştu.  

"BİZİMLE BÜYÜDÜ"

Amca Ali Uysal ise şöyle dedi: "Yeğenim Mevlüt Uysal çocukken çok çalışkandı. 4 yaşındayken babasını kaybetti ve bizimle büyüdü. Çok çalışkan, derslerinde çok başarılı bir çocuktu. Okuması için elimizden geleni yaptık. Kendisini son ziyaretimizde beni makam koltuğuna oturtmuştu. Ben de ona 'İnşallah seni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak da görürüz' diye dua etmiştim. Duamız kabul oldu, gururlu ve mutluyuz."

MEVLÜT UYSAL KİMDİR?

Mevlüt Uysal 1966 yılında Antalya'nın Alanya İlçesi'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Üniversite eğitiminin ardından serbest avukatlık yaptı ve bu sırada aktif siyasetle de ilgilendi. Ak Parti'nin kurulması ile birlikte Küçükçekmece İlçe Teşkilatı kurucu başkanı oldu. 2009 yılında Başakşehir ve Bahçeşehir'in birleşerek ilçe olması üzerine 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Başakşehir Belediye Başkanı Adayı olan Uysal, 127 bin 482 seçmenden, oy kullanan 103 bin 111'inin 39 bin 72'sinin oyunu alarak Başakşehir Belediye Başkanı seçildi. 2014 Yerel Seçimlerde de ikinci kez Ak Parti'den aday olan Uysal, sandığa giden 190 bin 906 seçmenden 92 bin 559 seçmenin oyunu alarak ikinci kez Başakşehir Belediye başkanlığına seçildi. Mevlüt Uysal evli ve 4 çocuk babasıdır. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

------------------

Röp: Ayşe Uysal

Haber- Kamera: Engin ANAK/ALANYA (Antalya),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

================================================

Kaynak yaparken 5 metre yükseklikten düşen 2 işçiden biri öldü

 

BURSA'nın İnegöl İlçesi'nde AVM inşaatının çatısında kaynak yaparken, 5 metre yükseklikten düşen 2 işçiden biri öldü, diğeri yaralandı. 

İnegöl İlçesi Huzur Mahallesi'nde bir AVM inşaatının çatısında kaynak yapan 55 yaşındaki Raif Kaya ile 18 yaşındaki Mahmut D. henüz belirlenemeyen nedenle 5 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yararlananan iki işçinin yardımına, mesai arkadaşları koştu. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan, beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Raif Kaya, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

Mahmut D.'nin sağlık durumunun ise iyi olduğu belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Yaralıların hastane girişi görüntüleri

Detaylar

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL(Bursa), 

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==========================================

Mahalleyi kazdıkça oda mezar çıkıyor

AYDIN'ın Efeler İlçesi Veysipaşa Mahallesi'ndeki vatandaşların kat karşılığı müteahhite verdikleri arsalarında ve eski binalarının yerindeki temel kazısında oda mezar çıkınca inşaatlar durduruluyor. Mahalleli ve müteahhitler ise mağdur olduklarını belirtip, çözüm istiyor.

Efeler ilçesinin en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Veysipaşa Mahallesi'nde, son zamanlarda yapılan altyapı çalışmaları ve inşaat temeli kazılarında oda mezarlar çıktı. Aydın Müze Müdürlüğü'nün, oda mezar çıkması nedeniyle çalışmaları durdurması nedeniyle müteahhitler inşaata devam edemiyor. Geçen 10 Temmuz'da Fevzi Çakmak Caddesi'ndeki kat karşılığı müteahhitte verilerek, yıkılan binanın yerinde yapılan temel kazısında, son olarak da 16 Ağustos'ta Devlet Su İşleri'nin (DSİ) içme suyu şebekesi kazında oda mezar çıkması nedeniyle çalışmalar Aydın Müze Müdürlüğü tarafından durduruldu. Mahalleli ve müteahhitler ise mağdur olduklarını belirtip, çözüm istiyor. Veysipaşa Mahalle Muhtarı Murat Aksoy sorunun çözümü için Aydın Müze Müdürlüğü'ne 7 Ağustos'ta vatandaşların imzaları bulunan dilekçe ile başvurduklarını belirtip, "Fevzi Çakmak Caddesi'ndeki inşaat kazı alanımızdan bir oda mezar çıktı. İnşaat bu nedenle Müze Müdürlüğü ekipleri tarafından durduruldu. İnşaat aylardan beri yapılmadı. Önümüz kış. Yağmur suları bu temel çukuruna dolacak ve buradan etraftaki binalara su sızacak. Belki de sızan sular bazı binaların yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına neden olacak. Bu nedenle bu temel kazısının ya inşaat izninin açılması ya da üzerinin kapatılması gerekmektedir. Konuyla ilgili Müze Müdürlüğü'ne verdiğimiz dilekçemize henüz cevap verilmedi. Mahallemizde buna benzer başka kazılar da var. Yine aynı şekilde oda mezar çıktığı için çalışmalar durdurulmuş, bekliyor. Bu durum yaşadığımız mahallenin gelişmesini ve daha güzel bir yaşam merkezi olmasına engel oluyor. Müteahhitler buraya inşaat yapmaya artık yanaşmamaya başladı. Yetkililerden konunun bir an önce çözüme ulaştırılmasını istiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------------

-İnşaat temel kazısında çıkan oda mezarların görüntüsü

-Veysipaşa Mahalle Muhtarı Murat Aksoy ile röp.

-Veysipaşa Mahalle Muhtarı Murat Aksoy, Aydın Müze Müdürlüğü'ne verdikleri imzalı dilekçeleri göstermesi

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

==============================================

Freni boşalan TIR apartmana çarptı: 5 yaralı

Yaşanan panik kamerada

BURSA'nın Orhangazi İlçesi'nde yokuş aşağı inerken freni boşalan TIR, alt yola uçup bir apartmanın duvarına çarptı. Kazada, araçtan atlayan TIR şoförü ile bu sırada mahallede kaldırım taşı döşeyen 4 işçi yaralandı.

Kaza, saat 13.30 sıralarında Orhangazi İlçesi Hürriyet Mahallesi Kale Yolu bağlantısında meydana geldi. Fındıklı Yolu üzerindeki bir maden ocağından yüklediği 28 ton kireç taşı ile yola çıkan 49 yaşındaki Şadi Sevim yönetimindeki 34 FD 5565 plakalı TIR, Hürriyet Mahallesi'ne doğru inerken freni boşaldı. Hızla ilerleyen TIR'ın şoförü, araçtan atladı. Alt yola uçan TIR, bir apartmanın duvarına çarparak yan yattı.

Kazada, şoför Şadi Sevim ile TIR'ın uçtuğu yolda kaldırım çalışması yapan 22 yaşındaki Gökhan Yıldırım ve 21 yaşındaki Mustafa Yaşar ile Afgan uyruklu olduğu belirlenen ve kimlikleri henüz tespit edilemeyen 2 işçi, etrafa saçılan kireç taşlarının isabet etmesi sonucu yaralandı. Yaralılar, olay yerine sekv edilen ambulanslarla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı.

Kazanın ardından mahalle sakinleri, ağır tonajlı kamyonların mahalleden geçişine ve maden ocağı işletme sahiplerine tepki gösterdi. 

Orhangazi Kaymakamı Dr.Yalçın Yılmaz ve Emniyet Müdürü Ramiz Erçetin de kaza yerine gelerek bilgi aldı. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Yaralılara müdahale,

-sağlık ekiplerinin gelişi,

-vatandaşların paniği,

-yaralıların ambulanslara sevki,

-ambulansların gidişi,

-kaza yapan tırın görüntüsü,

-evlerdeki hasarın görüntüsü,

-detay görüntüler

Haber: Hasan BOZBEY/ORHANGAZİ (Bursa),  

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

Antalya'da kaza: 1 ölü, 2 yaralı

 

ANTALYA'da, otomobil ile çekicinin çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

Kaza, dün saat 18.00 sıralarında Kepez İlçesi Habibler Mahallesi'nde meydana geldi. Şehit Uzman Musa Özkan Caddesi'nde seyir halindeki 25 yaşındaki Zülfikar Koç yönetimindeki 20 V 3602 plakalı otomobil, caddenin karşı şeridine geçmek isteyen Mehmet Altundağ yönetimindeki 07 GGS 91 plakalı çekiciyle çarpıştı. Kazada, sürücüler Zülfikar Koç ve Mehmet Altındal ile çekicideki Selahattin Balıkçı yaralandı. Olay yerine sevk edilen ambulanslarla yaralılardan Zülfikar Koç Kepez Devlet Hastanesi'ne, Mehmet Altundağ ve Selahattin Balıkçı ise özel bir hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan Zülfikar Koç, tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Koç'un cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Cadde sakinleri, trafik ışığı olmadığı için sürekli caddede sürekli kazaların meydana geldiğini belirterek, önlem alınmasını istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kazaya karışan otomobilden görüntü

-Kazaya karışan çekiciden görüntü

-Yola fırlayan araçtan görüntü

-Polisin çalışma yapması

Detaylar

Haber-Kamera Bülent TATOĞULLARI/ ANTALYA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================================

Traktörün altında kalan baba-oğul çaresizce kurtarılmayı bekledi

 

ERZİNCAN'da devrilen traktörün altında kalan baba-oğul, yaklaşık 2.5 saatlik çalışmayla kurtarıldı. Yaralanan 3 kişi, hastanede tedaviye alındı.

Kaza, dün saat 17.00 sıralarında Erzincan- Üzümlü karayolu'nun 10'uncu kilometresi Saztepe mevkiinde meydana geldi. Ahmet Uzun yönetimindeki 24 AZ 194 plakalı hurda demir yüklü traktör, kontrolden çıkıp, köprü girişine devrildi. Kazada, sürücü Ahmet Uzun, oğlu İlhan Uzun ve Afgan uyruklu Mohammad Ajmal Ahmadı yaralandı. Traktörün altında şıkışan baba oğula ilk müdahaleyi çevredekiler yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. itfaiye ve AFAD ekipleri Ahmet ve oğlu İlhan Uzun'u kurtarmayı başaramayınca, vinç çağırıldı. Kaza nedeniyle oluşan uzun araç konvoyu nedeniyle vinç, bölgeye ulaşmakta güçlük çekti. Traktörün vinç yardımıyla kaldırılmasıyla yaklaşık 2.5 saat sonra kurtarılan yaralılar, ambulansla Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı.

Kaza nedeniyle kapanan karayolu, traktörün kaldırılmasının ardından yeniden ulaşıma açıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yerinden genel detay görüntü

-Traktörün altında sıkışan yaralılardan görüntü

-Yaralıların feryatları

-AFAD ekiplerinin müdahalesi

-Vinç ile traktörün kaldırılması

-Yaralıların çıkartılışı ve ambulansa taşınması

Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================================

Yolcu minibüsü ile otomobil çarpıştı: 3 yaralı

İZMİR'İN Karabağlar ilçesinde, kırmızı ışıkta geçtiği iddia edilen bir yolcu minibüsüyle otomobil çarpıştı. Kazada yaralanan 3 kişi hastanede tedaviye alınırken, yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

Kaza, dün akşam saatlerinde Yeşillik Caddesi Paşaköprü Mezarlığı yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet S. (25) yönetimindeki 35 M 8738 plakalı yolcu minibüsü ışık ihlali yaparak, yolun karşısına geçmek isteyen Uğur D. (24) yönetimindeki 35 DC 5860 plakalı otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle sürüklenen minibüs, yol kenarında bekleyen 15 yaşındaki Yaren Yağmur Çankaya'ya da çarptı. Kazada, otomobilde yolcu olarak bulunan 27 yaşındaki Deniz Pürateş, minibüsteki Mehmet Özkan (19) ile Yaren Yağmur Çankaya yaralandı. Kazayı gören çevredekiler durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine kaza bölgesine gelen sağlık ekipleri, yaralılardan Pürateş ve Özkan'ı Gaziemir Nevvar Salih İşgören Hastanesi'ne, Çankaya'yı ise Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------

Kaza yapan minibüsten görüntü

Otomobilden görüntü

Ekiplerden görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN/ İZMİR,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

================================

Eşi evi terk edince, kayınpederini tüfekle yaraladı

GAZİANTEP'te, tartıştığı eşinin evi terk ettiği 34 yaşındaki Mehmet U., kahvehane önünde oturan kayınpederi 54 yaşındaki Tahir Koçarslan'ı tüfekle vurarak yaradı.

Olay, öğleden sonra Dülükbaba Mahallesi Fedai Kalmaz Sokak'ta meydana geldi. Mehmet U.'nun tartıştığı ismi öğrenilmeyen eşi, evi terk edip, baba evine döndü. Öfkelenen Mehmet U., evdeki tüfeği alıp, mahalledeki kahvehaneye gitti. Mehmet U., kahvehanede oturan kayınpederi Tahir Koçarslan'a ateş etti. Yaralanan Tahir Koçarslan, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Koçarslan'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi.

Polis, olay sonrası motosikletle kaçan Mehmet U.'yu yakalamak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Olay yeri

Polislerin çalışmaları

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mustafa KANLI/ GAZİANTEP,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

========================================

Çalınan malzemelerini, hırsızlık şüphelilerine geri taşıttı

 

DENİZLİ'de ambalaj ürünleri firması sahibi Arif Cen, kiracısı olduğu depoyu boşaltırken suçüstü yakaladığı 3 kişiye, şikayetçi olmayacağını söyleyip, malları geri taşıttı. Cen'in yine de şikayetçi olduğu şüpheliler, işlemlerinin ardından emniyetten serbest bırakıldı.

Denizli'de ambalaj ürünleri firması sahibi Arif Cen, yıkım kararı alınan Üçgen Çarşısı'ndaki kiracısı olduğu deposuna gittiğinde, Ş.S., H.Ö. ve H.H.Ö. tarafından deponun boşaltılmakta olduğunu gördü. Şüphelileri yakalayan Cen, deponun geceden boşaltılmaya başlanıldığını ve ambalaj malzemelerinin çeşitli firmalara götürülüp preslenerek satıldığını öğrendi. Şikayetçi olmayacağını söyleyen Cen, 3 şüpheliye depodan çıkartılan malzemelerin büyük bir bölümünü geri getirtti. arif Cen'in şikayeti üzerine 3 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetten serbest kalan şüphelilerin, evraklarının elden adliyeye gönderildiği, tutuksuz yargılanacağı ifade edildi.

Şüphelilerden H.H.Ö.'nün ifadesinde, hurdacılık yaparak geçimini sağladığını, Ş.S.'nin kendisine deponun sahibi olduğunu ve kiracısının parasını ödemediğini, bu nedenle depoda bulunan kağıtları satıp parasını kendisine getirmesini söylediğini, bunun üzerine akrabası H.Ö. ile malzemeleri çıkartıp sattıklarını anlattığı öğrenildi. Şüpheliler hakkında güveni kötüye kullanma suçundan işlem yapıldığı belirtildi. Deponun sahibinin ise Ş.S. değil, başka bir kişi olduğu belirtildi.

Olayla ilgili yaşadıklarını anlatan Arif Cen, "Pazartesi günü depoya geldiğimde, içeride 1 kamyon mal kalmış. 2 kamyon mal boşaltmışlar. Suçüstü yakaladık. Yakaladığım kişileri sıkıştırıp, atık fabrikalarına dağıtılmış bütün ürünleri kurtarmak için operasyona başladık. İçeride, kutular halinde ambalaj bardaklar, tabaklar ve kaşıklar vardı. Bu malzemelerin hepsi 4 farklı fabrikaya satılmış. O fabrikalara ulaşıp çalıntı olduklarını söyleyip, hırsızlara geri getirttik. Onlardan şikayetçi olmayacakmış gibi yapıp, malları aldıktan sonra polise teslim etik" dedi.

ÖZÇEKİM YAPMIŞLAR

Depoda 200 bin liralık malı olduğunu, olayın ardından 80 bin liralık zarara uğradığını söyleyen Cen, şüphelilerin depoyu boşaltırken, özçekim yaptıklarını belirtti. Cen, "Onlardan 40 fotoğraf aldık. Video görüntüleri aldık. Oldukça rahat davranmışlar. Emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldıklarını öğrenince, depoyu boşaltanlara iyi niyet ve güleryüz göstererek tekrar ulaştım. Size zarar gelsin istemiyorum diyerek depoya çağırdım ve malların çalındığı depoda kalan malları da yeni depoya taşıttım. Hırsızlara mal taşıttığımız için bizim için güzel bir anı oldu" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Malzemelerin geri yükletilmesi

Boşaltılan depodan detaylar

Depo sahibi Arif Cen röp.

Depo boşaltılırken çekilmiş selfieler

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

====================================

Engellerine ayakkabı hediye ettiler

 

HATAY'ın İskenderun İlçesi'nde 3 iş kadını, 120 down sendromlu çocuğa ayakkabı hediye etti.

Engelsiz İskenderun Derneği Başkanı Feray Dingil'in katılımı ile birlikte İskenderun Down Cafe'de Down Sendromlu çocuklar yararına bir program düzenlendi. Engelsiz İskenderun Derneği Başkanı Feray Dingil, "Engelli vatandaşlarımızın toplumla bütünleşmelerini, işgücüne katılmalarını sağlamak için gayret gösteriyoruz. Onların sorunlarını, sıkıntılarını dinliyor, çözüm yolları arıyoruz.  Tüm vatandaşlarımızı buradaki güzel ortamı görmeye davet ediyorum"dedi.

Ayakkabı yardımı yapan iş kadınları Müge Güler ve Serap Çam ile Nuriye Fırat da, "Sosyal sorumluluk projemiz kapsamında down sendromlu çocuklarımıza ayakkabı hediyesinde bulunuyoruz. Her zaman engelli kardeşlerimizin yanındayız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Dernek başkanı Feray Dingil'in konuşması

Ayakkabı verilmesi-

Çocukların hediyeyi alıp sarılmaları, mikrofonu alıp teşekkür etmeleri

Haber-Kamera: UFUK AKTUĞ/ İSKENDERUN(Hatay),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

===============================================

TÜBİTAK destekli esrar miktarı azaltılmış kenevir ıslah projesi

SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Selim Aytaç tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje kapsamında kenevir bitkisindeki esrar miktarının azaltılmasını sağlamak için ıslah çalışması başlatıldı. Doç.Dr. Aytaç, esrar miktarı azaltılan kenevir bitkisinin ekiminin daha rahatlıkla üretilip endüstriyel olarak kullanılabileceğini belirtti.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Selim Aytaç, 2013 yılında Türkiye'deki kenevir ekim alanlarının bir hayli azaldığını fark ettiklerini ve bunun üzerine çalışma başlattıklarını söyleyerek, "Türkiye'de önceden lif bitkisi olarak 3 bitkiden elyaf üretilmiyordu. Bunlardan biri pamuk biri keten diğeri kenevir. Pamuk sadece Akdeniz, Ege ve Güney Doğu'nun bir kısmında üretim yapılıyor. Sıcağı sevdiği için Türkiye'nin tamamında pamuk üretilemez. Ama kenevir ve keten pamuğa göre çok daha geniş alanda üretim yapılabiliyor. Ayrıca keten ve kenevirin hem elyaf bakamından farklı özellikleri var hem de kimyasal fazla kullanılmadan üretim yapılabiliyor. Bir karşılaştırma yapılırsa pamuğa göre çok daha temiz bir üretim olarak ortaya çıkıyor. Ancak değişik nedenlerden dolayı keten ve kenevirin ekim alanı gittikçe azaldı. Keten 5 yıl önce üretimi bitti, kenevir de çok az kaldı" diye konuştu. Dünyada endüstriyel anlamda üretimi yapılan kenevir çeşitlerinin olduğunu söyleyen Doç.Dr. Aytaç, "Endüstriyel kenevir çeşitleri esrar içermez. 2017 yılında Almanya'da üretim izni verilen 51 adet endüstriyel kenevir çeşidi var. Bizim ülkemizde endüstriyel kenevir çeşidi yok. Hatta şu anda Türkiye'de tescil edilmiş bir kenevir çeşidimiz bile yok. Halbuki bu topraklarda bizim bildiğimiz 400-500 yıldan beri, hatta yapılan kazılarda bulunan ve öğrenilen belki de binlerce yıldır kenevir tarımı yapılıyor. Ancak öyle bir durumdayız ki şu anda çok eski bir kültür olmasına rağmen Türkiye'nin tescilli kenevir çeşidi yok. Bununla ilgili kenevir tescili yapmak için yaptığımız çalışmalar var. Onun dışında içinde esrar bulunmayan endüstriyel kenevir çeşitleri ortaya çıkarmak istiyoruz. Kenevirle ilgili şu an ilimizde yürütülen iki proje var" dedi.

ESRARSIZ KENEVİR PROJESİNE TÜBİTAK ONAYI

Kenevir esrarı olmayan çeşidini ortaya koymak için Kenevir Popülasyonlarında THC Oranı Düşük Genotiplerin Geliştirilmesi Projesi'nin başlattıklarını belirten Doç.Dr. Aytaç, "Geçen ay projemiz Türkiye Bilimsel ve Teknoloji araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından onaylandı ve 260 bin TL'lik toplam proje maliyeti karşılandı. Bunun üzerine bizde çalışmalarımıza hız verdik. Belirlediğimiz serada kenevir ekimine başladık. Umuyorum ki esrarı olmayan Türkiye'nin kendi kenevir çeşidi olacak. Şu an belirlediğimiz serada deneme üretimine başladık. Islah çalışmalarıyla kenevirdeki esrar miktarını azaltacağız. Eğer çeşidi çıkarabilirsek Türkiye'deki üretim miktarında ivme sağlanacağını düşünüyoruz" dedi.

'YÜZDE 90 BU BİTKİYİ DAHA ÖNCE GÖRMEMİŞ'

Çiftçilerin sattıkları miktar kadar bir sonraki yıl üretim yaptıklarını belirten Doç.Dr. Aytaç, "Eğer anayol kenarları, yerleşim yeri yakını gibi yerlerde çiftçiler kenevir üretirlerse bu bitki ilgi çeker. En azından bu bitkiyi daha önce hiç görmeyen insanlar ki vatandaşlarımızın yüzde 90'ı bu bitkiyi daha önce görmemiştir, sırf merak için araziye girip kenevirden parça koparan insan olabilir. Bu narkotik bir olaydır. Kenevir arazide varken sorun yok ama siz gidip ondan bir parça koparırsanız olay karakolluk olur. O nedenle biraz sıkıntılı bir bitki. Onun dışında art niyetli bir şekilde esrar maddesi için kenevir tarlasına girip talan edilme olayları da olabilir. Böyle sıkıntıları önlemenin yolu endüstriyel yani esrarsız kenevir üretimi yapmak. Türkiye'de bu yıl 70 dekar alanda kenevir üretimi yapıldı. 2013 yılında bu 10 dekara kadar düşmüştü. Bu rakamlar çok düşük rakamlar" dedi.

Görüntü Dökümü :

--------------------------

Kenevirden detay

Doç.Dr.Selim Aytaç ile röportaj

Detaylar

Haber-Kamera : Yaprak KOÇER/SAMSUN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=============================================

Van 8'inci Turizm ve Seyahat Fuarı kapılarını açtı

 

VAN'da bu yıl 8'incisi düzenlenen Turizm ve Seyahat Fuarı, ziyaretçilere kapılarını açtı. Fuara, 100'ü aşkın firma, 35 ilin Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İran'dan 2 belediye katıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA), Van Valiliği, Van Büyük Şehir Belediyesi'nin destekleriyle organize edilen fuarın açılışına, Van Valisi ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Cemil Öztürk, Edremit Kaymakamı ve Belediye Başkanı Atıf Çiçekli, Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan ve Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva ile kamu kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri katıldı.

Ortadoğu Expo Fuar ve Kongre Merkezi'ndeki fuara, Van ve çevre illerden yoğun katılım sağlandı. Fuarda İran'ın Urumiye ve Tebriz'den iki belediye de stand açtı. Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu, fuarın Türkiye'deki en büyük fuarlardan biri olduğunu söyledi. Vali Zorluoğlu, "Kalesiyle, adasıyla, dünyanın en büyük sodalı gölüyle, kedisi ile Van tam bir turizm şehridir. Bu güzellikleri doya doya yaşamak için bu yıl Eylül ayına kadar ilimizi 350 bin yerli, en az bu kadarı da yabancı 700 binin üzerinden kişi ziyaret etmiştir. Otellerimiz yeterli gelmedi, misafirlerimizi bazen kamu misafirhanelerinde, bazen de kendi evlerimizde misafir ettik. İlimizin huzur ve güven ortamı muhafaza edildikten sonra Van'a olan ilginin, yerli ve yabancı turistin sayısının artacağı aşikar. Bu nedenle hem kamu, hem özel sektör olarak yeni turizm yatırımları yapmaya ihtiyaç var. Biz kamu ve belediyeler olarak bu yatırımları suratle başlattık. Bize düşeni suratle yapmaya gayret ediyoruz. Urartu Müzesi'ni önümüzdeki yılbaşı hizmete açıyoruz. Eski Van şehrinin imarı ve ihyası için Kalkınma Ajansımız üzerinden, Kalkınma Bakanlığımız üzerinden yeni projelerler ihya edecek, kapsamlı projeler üretiyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle beraber Van Gölü çevresinde yeni plajlar, bisiklet yolları, yürüyüş yolları, parklar ve yeşil alanlar oluşturuyoruz" diye konuştu.

Vali Zorluoğlu, özel sektörün Van'da yatırım yapması gereketiğini belirterek, "Van'a yeni oteller, eğlenme ve dinlenme yerleri yapmak için yatırım yapınız. Gerek valilik, gerek belediyeler olarak sizlerin yanınızda olacağımıza ve sizlere destek vereceğimize şüpheniz olmasın" dedi.

Vali Zorluoğlu ve beraberindekiler daha sonra açılış kurdelesini keserek fuar alanındaki stantları gezdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Fuar alanından detaylar

Van Valisi ve Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu'nun konuşması

Detaylar

Çatak Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Hacı Asım Gül ile röportaj

Edremit Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Atıf Çiçekli ile röportaj

Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan ile röportaj

İlçe belediye standlarından detaylar

Vatandaşlar röportaj

Haber-Kamera: Orhan AŞAN-Arif KARAKAŞ/ VAN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

============================================

Nilüfer, coşturdu

 

24'üncü Uluslararası Adana Film Festivali etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Türk Sineması Dayanışma Gecesi'nde sahne alan usta sanatçı Nilüfer, izleyenleri coşturdu. 

Sheraton Otel'de düzenlenen dayanışma gecesine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Türk Sineması'nın önemli isimleri ve davetliler katıldı. Sunuculuğunu televizyonların usta isimlerinden Çiğdem Tunç'un üstlendiği gecede konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sözlü, tüm sanat etkinliklerinde temel ilkelerinin sanata ve sanatçıya hürmet olduğunu söyledi. Hayatını kaybeden usta sinemacıların görüntülerinin izletildiği sinevizyon gösterisinin sonrasında Çukurova ve Anadolu kültürünün sentezlendiği özel tasarım kıyafet ve gelinlikler defile ile tanıtıldı. İlgiyle izlenen defilenin ardından Türk Pop'unun usta isimlerinden Nilüfer, konser verdi. 

SİNEMACILARI KISKANIYORUM

Adana Uluslararası Film Festivali'nin 24'üncüsünün gerçekleştirildiğini hatırlatan Nilüfer, "Doğrusu biraz kıskanmadım değil. Bizim maalesef müzikte bu kadar uzun zamandır devam eden bir tane bile festivalimiz, yarışma organizasyonumuz olmadı. 1986 yılında benim Kayahan şarkısı Geceler ile katıldığım Akdeniz Akdeniz Şarkı Yarışması, o sene ilk senesiydi. Herhalde ya iki ya da üç sene devam edebildi. O yüzden biraz kıskançlık duyuyorum. Tabi ki Türk Sineması başımızın tacıdır" dedi. Usta sanatçı daha sonra sevilen şarkıları bir biri ardına seslendirdi. 

KAYAHAN'I UNUTMADI

Gecede nostalji rüzgarı estiren Nilüfer, repertuarında Kayahan'ın şarkılarına yer verdi. Şarkılarını davetliler ile birlikte seslendiren usta sanatçı, tempoyu bir an olsun düşürmedi. Şarkı aralarında izleyenler ile sohbet eden Nilüfer, unutulmaz bir gece yaşattı. İzleyenler konser boyunca dans edip, bir yandan da cep telefonlarıyla sosyal medya üzerinden canlı paylaşım yaptı. Yaklaşık 2 saat sahnede kalan ünlü sanatçı, alkış yağmuru altında sahneden ayrıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

Davetlilerden görüntü

Ünlüler ile fotoğraf çektirenlerden görüntü

Gecenin sunucusu Çigdem Tunç'un şarkı söylemesi

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün konuşması

Defileden görüntü

Nilüfer'in sahnede şarkı söylemesi

Konseri izleyenlerden görüntü

Konseri cep telefonu ile sosyal medya üzerinden canlı yayınlayan izleyenlerden görüntü

Nilüfer'in sahnede konuşması

Bir davetli ile Nilüfer arasında geçen espiri diyalogdan görüntü

Nilüfer'in sahne performansından görüntü

Genel ve detay götüntüler

Haber-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=======================================

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››Dha Yurt Bülteni-1 - Haberler