Dha yurt bülteni - 1

1MİNİK ÖĞRENCİ, İCRA YOLUYLA GÖZYAŞLARI İÇİNDE GÖTÜRÜLDÜRukiye öğretmen, boşanma aşamasındaki eşini çocuğunu kaçırmakla suçladı KIRKLARELİ'de eşi Erkan Acarsoy'dan şiddet gördüğü gerekçesiyle tayinini Alanya'ya aldıran iki çocuk annesi öğretmen Rukiye Acarsoy, beraberinde götürdüğü küçük...

19.09.2019 08:09 | Son Güncelleme: 19.09.2019 08:09Dha yurt bülteni - 1
1

MİNİK ÖĞRENCİ, İCRA YOLUYLA GÖZYAŞLARI İÇİNDE GÖTÜRÜLDÜ

Rukiye öğretmen, boşanma aşamasındaki eşini çocuğunu kaçırmakla suçladı

KIRKLARELİ'de eşi Erkan Acarsoy'dan şiddet gördüğü gerekçesiyle tayinini Alanya'ya aldıran iki çocuk annesi öğretmen Rukiye Acarsoy, beraberinde götürdüğü küçük oğlunun eşi tarafından kaçırıldığını öne sürdü. Mahkeme kararıyla üç gün önce Alanya'ya gelen boşanma aşamasındaki eşine gözyaşları içerisinde teslim ettiği oğlundan alamayınca Kırıkkale'ye gelen anne Acarsoy, tüm çabalarına rağmen oğlunun izini bulamadı.

Öğretmen Rukiye Acarsoy, görev yaptığı Kırklareli'de tanıştığı ticaretle uğrayan Erkan Acarsoy ile 2006 yılında evlendi. bu evlilikten çiftin Efe (10) ve Kerem adını verdikleri iki çocukları oldu. Aradan geçen yıllarda çift arasında geçimsizlik ve tartışmalar yaşandı. Yaşanan olaylar üzerine Rukiye Acarsoy, boşanmak için girişimde bulundu ancak araya giren aile büyüklerinin iknası ve Kerem'in yeni doğmuş olması üzerine vazgeçti. Daha sonra eşinden şiddet gördüğünü iddia eden Rukiye Acarsoy, geçen şubat ayında boşanma davası açıp, ardından da eşi hakkında mahkemeden 6 ay uzaklaştırma kararı aldırdı. Boşanma davasının sürdüğü mahkeme 2 çocuğun velayetini 4 gün anne, 3 gün de babasında kalmak şartıyla velayet kararı verdi.

Öğretmen Rukiye Acarsoy, yaşanan sürecin ardından can güvenliği olmadığını gerekçe göstererek Milli Eğitim Bakanlığı'ndan tayin talebinde bulundu. Bakanlık Acarsoy'u talebi üzerine 1 ay önce Antalya'nın Alanya ilçesindeki Obaköy İlkokulu'na atamasını sağladı. Çiftin büyük oğulları Efe, babasının yanında Kırklareli'de kalırken, küçük oğulları Kerem ise annesi ile birlikte Alanya'ya götürülüp, görev yaptığı okulunda eğitimine başladı.

İCRA YOLUYLA GÖZYAŞLARI İÇİNDE GÖTÜRÜLDÜ

Erkan Acarsoy, annesinin birlikte götürdüğü oğlu Kerem'in kendisine gösterilmediği öne sürerek, geçtiğimiz pazartesi günü Alanya'daki okuluna gitti. İddiaya göre Kerem Acarsoy, babası ile görüşmek istemediğini söylemesi üzerine annesi de oğlunu vermedi. Bunun üzerine İcra Müdürlüğü'ne giden Kerem Acarsoy, mahkeme kararını gösterip, çocuğunun kaçırılıp alıkonulduğunu ve kendisine gösterilmediği yönünde şikayette bulundu. Şikayet üzerine icra memurları, polis ve jandarma eşliğinde okula giderek, Kerem Acarsoy'u zorla götürmek istedi. Annesi ve çocuğun gözyaşları döküp dakikalarca direnmesine rağmen çocuk annesinden koparılarak alınıp, İcra Müdürlüğü'ne götürüldü. Burada psikolog tarafından ifadesi alınan Kerem Acarsoy, annesi ile birlikte kalmak istedi. İddiaya göre psikolog da çocuğun annesinin yanında kalması yönünde görüş bildirdi. Ancak, mahkeme kararı nedeniyle çocuk babaya teslim edildi.

Mahkeme kararına göre salı günü çocuğun kendisine teslim edilmesini bekleyen Rukiye Acarsoy, oğlu getirilmeyince endişelendi. Boşanma davası sürdüğü eşine ulaşamayan Rukiye Acarsoy, oğlunu bulmak içi Kırklareli'ne geldi. Kırklareli'nde eşinin ve çocuğunun gidebileceği her yeri arayan anne izine rastlayamadı. Rukiye Acarsoy, bunun üzerine İcra Müdürlüğü'ne başvurarak oğlunun bulunup kendisine verilmesi için başvuru yaptı ancak henüz bir sonuç alamadı.

BAŞINDAN GEÇENLERİ ANLATTI

Rukiye Acarsoy, Kırklareli'de oğlunu bulmak için aramalarını sürdürürken, zorla kendisinden koparıldığını söyledi. Kocasının kendisine şiddet uyguladığını ve bu yüzden boşanma davası açıp, uzaklaştırma kararı aldırdığını ifade eden Acarsoy, "Eşim planlı bir şekilde bana kredi çektirip ev ve araba aldırdı. Şiddet devam edince boşanmak istediğimde beni canımla ve çocuklarımla tehdit ediyordu. Ailemle başta olmak üzere hiç kimseyle görüştürmedi" dedi.

'PSİKOLOG GÖRÜŞÜNE RAMEN OĞLUMU VERDİLER'

Boşanma davası devam ederken eşinin kendisine iftiralar attığını öne süren Rukiye Acarsoy, babasının yanında kalan büyük oğlu Efe'yi de 9 aydır kendisine göstermediğini söyledi. Oğlunu görmek için İcra Müdürlüğü ekipleriyle birlikte gittiğinde, oğulunun kendisini görmek istemediğini söylemesi ve psikologunda bu yönde karar vermesi üzerine ısrarcı olmadığını ifade eden Rukiye Acarsoy, "Psikolog görüşü üzerine ben ısrarcı olmadım. Oğlumu 9 aydır görmüyorum ve beni babasının dolduruşu ile görmek istemediğini söylüyor. Bunlar yetmemiş gibi akrabalarının da saldırısına uğradım. Çaresiz direnmeye çalıştım oğlumu görmek için ama bir türlü bana göstermediler" dedi.

Acarsoy, Alanya'da psikologun çocuğun annede kalması görüşüne rağmen oğlunun babasına verildiğini belirterek, "Eşim oğlum Kerem'i görmek için Alanya'ya geldi. Uzaklaştırması olduğu için  okula gelemedi. Oğlum benim öğrencim bu yıl okula yeni başladı. Oğlumu almaya jandarma ve psikolog eşliğinde gelen ekip ağlamasına aldırış etmeden zorla alıp babasına götürdüler. O anlarda ciğerlerim parçalandı ve çaresizlik içinde bir şey yapamadım. Oğlum gitmek istememesine karşın çocuğumu benden aldılar. Oğlumu, görüşün son günü alıp kaçırdı. Ben de bugün kardeşlerimle Kırklareli'ne geldim. Oğlumu görmek için polis, avukatım ve psikolog ile oturduğu eve gittik kapıyı açmadılar. Çilingir ile kapıyı açtırdık ama bulmadık. Ardından kardeşinin evine ve diğer oğlum Efe'nin okuluna gittik ama bulamadık. Oğlumu babası kaçırıyor. Daha sonra avukatım aracılığıyla Kırklareli İcra Müdürlüğü'ne çocuğumun bulunması için dilekçe verdik. Çocuğumu babası benden kaçırıyor. Onu almadan buradan gitmeyeceğim" diye konuştu.

'KELEPÇE TAKTILAR'

Rukiye Acarsoy, Alanya'da oğlunun alınması sırasında götürüldüğü Adliye Sarayı'ndaki Cumhuriyet Polis Merkezi'nde kendisine görevli 2 polis tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Saçlarının çekilip zorla kelepçe takıldığını söyleyen Acarsoy, "Hastaneye gidip darp raporu aldım ve 2 polis memurundan şikayetçi oldum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
Çocuğun alınması (cep telefonu kamerası)
Anne ile röportaj

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/KIRKLARELİ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==========================

LÜKS VİLLA ÖNÜNDEN EVLATLARINI BEKLİYOR

"İKİ KIZIMI ALMADAN GİTMEM"

Ukraynalı anneden boşanma aşamasındaki eşinin çocuklarını kaçırdığı iddiası

ANKARA'da yaşayan Ukraynalı Svitlana Krychun (38), boşanma aşamasında olduğu eşi Şevki Melih Eker'in (37), velayeti kendisinde olan 2 kızını Marmaris'e kaçırdığı iddiasıyla ilçeye geldi. Svitlana, yaklaşık 1 aydır kızları ile eşine ulaşamadığını belirtirken, polisin arama yaptığı villada baba ile çocuklar bulunamadı. Svitlana, "Yetkililerden çocuklarımın bulunarak teslim edilmesini, anne olarak rica ediyorum. Çocuklarımı almadan Marmaris'ten ayrılmayacağım" dedi.

İş insanı Şevki Melih Eker ile Ukrayna uyruklu muhasebeci Svitlana Krychun, 2016 yılında dünyaevine girdi. Çiftin, şu an 1,5 ve 3 yaşlarında olan Selena ve Melisa ismini verdikleri kız çocukları oldu. Eker ve Krychun, şiddetli geçimsizlik nedeniyle haziran ayında boşanmaya karar verdi. Ankara'da boşanma davası açılırken, temmuzda, eşinden şiddet gördüğünü iddia eden Krychun için koruma kararı alındı. Çocukların velayeti ise geçici olarak anneye verildi. Mahkeme heyeti, Eker'in, kızlarını ayda 2 gün görmesine karar verdi. Şevki Melih Eker, son olarak 17 Ağustos'ta, 2 kızını Svitlana Krychun'un Ankara'daki evinden alıp, kayıplara karıştı. Çocuklarını kendisine getirmeyen Eker'e ulaşamayınca Krychun, polise ve savcılığa başvurdu. Bunun üzerine Eker hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Şevki Melih Eker, bir süre sonra Bodrum'da polis merkezinde ifade verdi ve serbest bırakıldı. Eker, ardından Ukraynalı eşine kızlarının fotoğraflarını cep telefonundan gönderdi. Bu sırada Svitlana Krychun ise Ukrayna Büyükelçiliği ile irtibata geçti. Yapılan araştırma sonucu Eker ve 2 kızının Marmaris'te olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Marmaris'e gelen Krychun, avukat tuttu. Savcılıktan alınan arama kararıyla polis, çocukların olduğu iddia edilen villaya çilingirle girdi. Yapılan inceleme sonucu çocuklar ile baba Eker'in evde olmadığı belirlendi. Avukat ve Ukraynalı kadın, evde yapılan aramadan 1 saat sonra villanın balkonunda kızı Selena ile Eker'i gördü. Dışarıdaki Krychun ile balkondan tartışan Eker, içeri girdi. Ukraynalı kadının haber vermesiyle villaya tekrar gelen polis ekipleri, içeri girip, yaptığı incelemede çocuklar ile babalarını yine bulamadı.

'ÇOCUKLARIMI ALMADAN MARMARİS'TEN AYRILMAYACAĞIM'

Marmaris'te kaldığı evin gizliliği ile ilgili mahkemeden karar aldıran Svitlana Krychun, çocuklarına kavuşmak istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Eşim, televizyonlara çıktı ve basın açıklaması yaptı. Bana karşı söylediği tüm cümleler yalandır. Benim ruh ve beden sağlığım çok iyi. Eşim, bana, 'Gel, doktora gidelim' demedi. Deseydi, 'sağlam' raporu almak için giderdim. Çıktığı televizyon kanalındaki programda ve bir medya kuruluşuna verdiği açıklamada 2,5 yıl önce beni tekme ve yumrukla dövdükten sonra çektiği görüntüleri gösterip, 'Üzerime bıçakla yürüdü' dedi. Bunların hepsi yalan ve kumpastır. O videoların aslı bende var. Eşim darbettikten sonra her yerim morardı ve ezildi. Yere bıçak düştüğünde, aldığımda çekti ve bunu bana karşı çocuklarımın velayetini almak için kullandı. Çocuklarımı görmesi için teslim ettiğimde, vücutlarında hiçbir iz ve yara yoktu. Bunun da videoları bende var. Belki düşmüşlerdir, 'Babası darbetti' diye kötü bir düşüncem yok. Üzüldüğüm, bana iftira atılması. Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri 2 kızımın velayetini bana verdi. Çocuklarım kaçırıldı ve hasret kaldım. Tüm yetkililerden çocuklarımın bulunarak teslim edilmesini bir anne olarak rica ediyorum. Lütfen çocuklarımı gören var ise güvenlik kuvvetlerine bildirsinler. Çocuklarımı almadan Marmaris'ten ayrılmayacağım, ölünceye kadar mücadeleme devam edeceğim."

AVUKAT ALPER: ÇOCUK KAÇIRANA VELAYET VERİLMEZ

Ukraynalı Svitlana Krychun'un avukatı Arzu Alper ise baba Şevki Melih Eker'in çocukları kaçırdığını savunarak, şöyle konuştu:

"Bu kişi anne ve kız kardeşi ile birlikte Marmaris'te oturuyor. Çocukların bulunması için araştırmalarımız devam ediyor. Çocukların velayeti mahkeme tarafından geçici olarak anneye verilmiştir. Şu anda çocuklar kaçırılmaktadır. Her şey bir ihbara bakıyor. Lütfen görüldüklerinde ihbar edilmelerini istiyoruz. Baba tarafından yayınlanan görüntülerin hepsi bir tuzak ve kumpastır. Bu video öncesinde müvekkilim dövülmüştür. Türkiye'de ne yazık ki boşanma davaları sürecinde kadın, ya ahlaksız ya çocuklarına şiddet uygulayan ya da akıl hastası olarak lanse ediliyor. Çocukların velayetini almak için bu üç söylemle kumpaslar kuruluyor. Bunlar asılsızdır ve hepsinin ispatları bizde mevcuttur. Baba kaçırdığını kendisi söyledi. Baba Türkiye Cumhuriyeti yargısına meydan okumakta. Çocuk kaçırana velayet verilmez. Babalık hakkı suistimal edilmekte. 'Çocuk kaçırana velayet verilemez' diye yargı kararı var. Müvekkilim eşi, annesi ve kız kardeşi tarafından tehdit ediliyor. Müvekkillim ve geçici kaldığı ev için koruma kararı verildi. Annenin arkasında kimse yok zannetmesinler, koskoca Türkiye Cumhuriyet Devleti var. Marmaris halkına çağrımız şudur; lütfen çocukları gördüğünüzde vatandaşlık görevi, ihbar edin. Anne, çocuklarını almadan gitmeyecek. Babaya şu çağrıda bulunuyoruz; 0 ile 3 yaş arası çocuklar anneye verilir. Bu kaçırmanın sonu yok, gel anneye teslim et."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------------------------
-Ukraynalı anne Svitlana Krychun ile bir parkta röp.
-Ukraynalı annenin avukatı Arzu Alper ile röp.
-Ukraynalı annenin  çocuklarını babalarına görmesi için teslim ederken çekilmiş önceki cep telefonu görüntüleri
-Çocukların babaya teslim edilirken cep telefonuyla çekilen ağlarken görüntüleri

Haber - Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================

Yaşlı kadını kümese sokup, başına çekiçle vurdu, bileziğini çaldı (2)
ANTALYA'YA SEVK EDİLDİ

Antalya'nın Kumluca ilçesinde, adres sorma bahanesiyle yanına yaklaşan saldırgan tarafından başına çekiçle vurulup, kolundaki altın bileziği çalınan Zeynep Çıldır, Kumluca Devlet Hastanesi'nde ameliyat edildi. Kafatası ile omurgası ve kaburgalarında kırıklar olduğu tespit edilen Çıldır, ameliyatın ardından özel hastaneye sevk edildi.

'BİR BİLEZİK İÇİN HAYATINA KAST ETTİLER'

Zeynep Çıldır'ın dahiliye uzmanı olan doktor torunu Erhan Ertürk de saldırının ardından görev yaptığı Aydın'dan Kumluca'ya geldi. Ertürk, "Kurban anneannem. Bir bilezik için hayatına kast ettiler. Kafasında üç tane satırlı darbe var. Omurlarında ve kaburgasında kırıklar var, akciğerinde ezilmeler var. Beyin kanaması mevcuttu. Takip ediliyor. Ancak akciğerindeki kanama arttı. Bu yüzden il merkezine sevk ediyoruz. Hayati tehlikesi yüksek. Suçlunun eşkali belli. Emniyet güçleri peşinde. Temennimiz bir an önce bulunması. Bundan daha önemlisi de anneannemin sağlığına kavuşması" dedi.

Öte yandan güvenlik kuvvetleri, saldırganın yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
Hastane dış plan
Ambulans detay
RÖP: Dr. Erhan Ertürk (Torunu)

Haber- Kamera: Hakan ÖZGENÇ/KUMLUCA (Antalya),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================

Malkara'da orman yangını

TEKİRDAĞ'ın  Malkara ilçesinde çıkan orman yangını havadan söndürme helikopteri ve karadan itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle kontrol altına alınırken, 200 dönümlük alandaki ağaçlar zarar gördü.

Malkara'nın kırsal Güneşli Mahallesi Karatepe Mevkii'ndeki ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayılırken, görenlerin ihbarı üzerine bölgeye Malkara Orman İşletme Şefliği ile Malkara Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına havadan bir söndürme helikopteri, karadan arazöz, iş makineleri, orman işçileri ile müdahale edildi. Yaklaşık 4 saat süren çalışmanın ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangında 200 dönüm ormanlık alanda bulunan ağaçlar zarar gördü.

Yangının çıkış nedenini belirlemek için çalışma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
-Alev alev yanan ağaçlardan detay
-Yanan ormanlık alandan detay
-Helikopterin söndürmesinden detay
-Ekiplerin çalışmasından detay
-Alevlere müdahale
-Yanan ormandan detay

Haber-Kamera: Murat YAYIN/MALKARA(Tekirdağ), -

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================

Otomobiller kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü, 2 yaralı

NEVŞEHİR'in Avanos ilçesinde, iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu 3 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ağır yaralandı.

Kaza, akşam saatlerinde ilçeye bağlı Topaklı köyünde meydana geldi. Musa Kaan Sarıaslan yönetimindeki 07 SZ 499 plakalı otomobil ile Necip Kılıç yönetimindeki 06 EV 5417 plakalı otomobil bilinmeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücüler Musa Kaan Sarıaslan ve Necip Kılıç ile  Gülhan Bahar'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan Güler Ulusoy ve Sibel Durna ise olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Nevşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Musa Kaan Sarıaslan, Necip Kılıç ve Gülhan Bahar'ın cansız bedeni ise olay  yerinde yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
-Olay yeri
-Kazaya karışan otomobiller
-Cenaze aracı
-Genel detay

Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN/ NEVŞEHİR

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================

Otomobil ile minibüs çarpıştı: Uzman onbaşı öldü, 2 yaralı

YOZGAT'ta, otomobil ile minibüsün çarpışması sonucu Jandarma Uzman Onbaşı Soner Kaya (22) hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

Kaza, akşam saatlerinde Topçu köyü yakınlarında meydana geldi. Jandarma Uzman Onbaşı Soner Kaya yönetimindeki 06 YG 726 plakalı otomobil, Yozgat-Kayseri Otoyolu üzerinde seyir halindeyken, iddiaya göre aynı istikamete giden Sefer Gençer (59) yönetimindeki 34 BIR 168 plakalı minibüs ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle minibüs ile otomobil hurdaya dönerken, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde uzman onbaşı Soner Kaya'nın hayatını kaybettiğini belirlendi. Ağır yaralanan minibüs sürücüsü Sefer Gençer ile otomobildeki Senanur Kartal (21) ise Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı.

Kaya'nın cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı. Öte yandan Kaya'nın, Kayseri İncesu'da görev yaptığı öğrenildi. Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------------------
-Olay yerinden görüntü
-Araclardan görüntü
-Detay görüntüler

Haber-Kamera: Halit YILMAZ/YOZGAT

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
====================

Otomobilde sıkışan sürücünün çektiği acı yüzüne yansıdı

DÜZCE'de, bir otomobilin arkadan çarpması sonucu kontrolden çıkan diğer otomobil, yol kenarında park halinde bulunan kamyona çarptı. Kazada 3 kişi yaralanırken, otomobilde sıkışan sürücünün yaşadığı acı yüzüne yansıdı.

Kaza, saat 22.30 sıralarında D-655 Karayolu Borsa Endüstri Meslek Lisesi mevkiinde meydana geldi. Akçakoca istikametine giden Adem Aksu yönetimindeki 81 DK 351 plakalı otomobil, Mustafa Esmeray yönetimindeki 06 EA 6405 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle Mustafa Esmeray'ın direksiyon kontrolünü yitirdiği otomobil, savrularak yol kenarında park halinde bulunan kamyona çarparak durabildi. Kazada Mustafa Esmeray, babası Rıdvan Esmeray ve Adem Aksu yaralandı. Otomobilde sıkışan sürücü Mustafa Esmeray itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarılırken, çektiği acı ise yüzüne yansıdı. 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 3 kişi, tedaviye alındı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Kaza yapan araçların görüntüsü
Sıkışan sürücüyü kurtarma çalışmaları
Sıkışan sürücünün araçtan çıkarılması
Yaralı sürücünün ambulansa bindirilmesi
Polis ve itfaiye ekiplerinin görüntüsü detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================

Yıkanmak için girdiği sulama kanalında boğuldu

KONYA'da, yıkanmak için girdiği sulama kanalında dengesini kaybedip düşen Afganistan uyruklu Bismili Macidi (22), boğularak yaşamını yitirdi.

Olay, saat 17.30 sıralarında Selki Mahallesi'ndeki sulama kanalında meydana geldi. Çobanlık yapan Bismili Macidi'ye ulaşamayan arkadaşları, hayvanları otlattığı bölgeye geldi. Arkadaşları, Macidi'nin kıyafetleri ve cep telefonunun sulama kanalının kenarında olduğunu fark etti. Ardından jandarmaya haber verildi. Jandarma yaptığı araştırmada Macidi'nin yıkanmak için suya girdiğini ve yüzme bilmediğini belirledi. Yıkanırken dengesini kaybedip, suya düşüp akıntıya kapılabileceği ihtimali üzerine kanalın kapakları kapatıldı. Su azaldıktan sonra yapılan aramada Macidi'nin kıyafetlerinin yaklaşık 15 metre ilerisinde cansız bedeni bulundu. Boğularak yaşamını yitirdiği belirlenen Macidi'nin cesedi sudan çıkartılıp, otopsi için Beyşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------
Olay yerinden detay
Cesetten detay
Genel ve detay

Haber- Kamera: Muhammed SIDAL/ BEYŞEHİR - KONYA

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
============================

Doçenti öldüren doktor ve sevgilisine müebbet hapis

ELAZIĞ' Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Girgin (35) cinayetiyle ilgili pratisyen doktor Çağla Gül Balo ve sevgilisi tıp fakültesi 6'ncı sınıf öğrencisi Fatih Şemsettin Aktaş'a müebbet hapis cezası verildi

Olay, 8 Aralık 2018 günü, Nailbey Mahallesi Tuncay Sokak'ta meydana geldi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Girgin, telefonla konuştuğu Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 6'ncı sınıf öğrencisi Fatih Şemsettin Aktaş'ın evine gitti. Burada Doç. Dr. Mustafa Girgin ile Aktaş ve Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde görev yapan sevgilisi pratisyen doktor Çağla Gül Balo arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Fatih Şemsettin Aktaş, eline geçirdiği bıçakla Doç. Dr. Girgin'i bıçaklayarak öldürdü. Arbede sırasında Aktaş da elinden yaralandı.

Doç. Dr. Mustafa Girgin'i bıçaklayarak öldürdükleri suçlamasıyla tutuklu bulunan tıp fakültesi 6'ncı sınıf öğrenci Fatih Şemsettin Aktaş ile pratisyen doktor olan sevgilisi Çağla Gül Balo, Elazığ 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen karar duruşmasında 'kasten adam öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Duruşmaya Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu bulunan sanık Fatih Şemsettin Aktaş ile Elazığ E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Çağla Gül Balo, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) katıldı. Maktul yakınları ve taraf avukatlarının da yer aldığı duruşmada savcının mütalaasının ardından sanıklara söz verildi.

Sanıklardan Çağla Gül Balo, Mustafa Girgin'e hiç zarar vermediğini öne sürerek, duruşma salonundan kamuoyundan özür diledi. Cinayeti sevgilisinin işlediğini ileri süren sanık Fatih Şemsettin A. ise, "Benim bünyem kan karşısında çok fazla dayanamıyor. Ben nasıl oluyorum da Mustafa Girgin'i öldürüyorum. Bir psikopat kadın yüzünden Mustafa Girgin hayatını kaybetti ve ben de cezaevinde bulunuyorum" diye konuştu. Maktul tarafı ise, her iki sanığın da tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti. Ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, her iki sanığı da 'kasten adam öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.

BUNUN BİR AŞK CİNAYETİ OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI

Duruşmanın ardından Elazığ Adliyesi önünde açıklamada bulunan Gergin'in yakınlarının avukatı İbram Gök, konuyla ilgili çok spekülasyon yapıldığına dikkat çekerek, mahkemenin verdiği kararla bunun bir aşk cinayeti olmadığı ortaya çıktığını söyledi. Gök, "Bu sadistçe, hunharca iki tane ne olduğu belli olmayan insan müsveddesi kişilerin bir doktoru hiç yoktan yere öldürdüğü, canavarca öldürdüğü ve sonucu itibariyle ortadan kaldırma ve hatta daha ileri planları vardı. Her iki sanık hakkında da müebbet hapis cezasını mahkeme uygun gördü" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
Adliyeden görüntü
Genel ve detay görüntü

Haber- Kamera: Erkan BAY/ELAZIĞ,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===============================

Kayıp gencin, nehirde cesedi bulundu (3)
CENAZESİ ADIYAMAN'DA TOPRAĞA VERİLDİ

Adana Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından ailesine verilen İbrahim Çelik'in cenazesi memleketi Adıyaman'a getirildi. Yeni Mezarlık Camii'nde ikindide düzenlenen cenaze töreninde Çelik'in tabutuna kapanan anne Sabiha ve baba Sadık Çelik, uzun süre gözyaşı döktü. Çelik'in cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

KARDEŞİ 47 GÜN ÖNCE ÖLDÜRÜLDÜ

Ölümüyle yakınlarını yasa boğan İbrahim Çelik'in küçük kardeşi Hüseyin Nasrullah Çelik de 2 Ağustos günü, market işleten Murat Çekiç tarafından öldürülmüştü. 47 gün arayla 2 çocuğunu kaybeden aileyi, yakınları teselli etmeye çalıştı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
-Camiden görüntü
-Cenazenin morga götürülmesi
-Cenazenin morgtan çıkartılması
-Anne Babanın tabuta sarılması
-Cenaze namazının kılınması
-Cenazenin cenaze aracına bindirilmesi
-Cenaze aracının cami içerisinden çıkması
-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 358 MB

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================

Polisten kaçmak için pencereden atlayan firari yaralı yakalandı

KAYSERİ'de hakkında kesinleşmiş 5 yıl 10 ay hapis cezası bulunan, hırsızlık, silahlı tehdit ve konut dokunulmazlığı gibi suçlardan da  aranması olan S.E (31), polisten kaçmak için binanın ikinci katından atlayın yaralandı. Kolu çatlayan şüpheli, tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Aranan Şahıslar Şube Amirliği polisleri hırsızlık, silahlı tehdit, konut dokunulmazlığı gibi birçok suçtan aranması bulunan ve 3 ay önce cezaevinden firar eden S.E. 'nin yakalanması için çalışma başlattı. Kayseri Ağır Ceza mahkemelerinden de kesinleşmiş 5 yıl 10 ay hapis cezası bulunan S.E.'nin Merkez Melikgazi ilçesine bağlı Sakarya Mahallesi'nde kiraladığı evde saklandığını belirleyen polis baskın düzenlendi. Polisin geldiğini gören S.E., 11 katlı binanın 2'nci katındaki evinin penceresinden atladı. Kum zemine düşen S.E. kolunu çatlatırken, yaralı vaziyette kaçarken polis tarafından yakalandı. Olay sırasında üzerinde bulunan ruhsatsız tabancasıyı da düşüren şüpheli, Kayseri Şehir Hastanesi'ne götürüldü. burada tedavisi tamamlanan S.E., ardından çıkarıldığı adliyede tutuklanarak cezaevine konuldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
Yakalanan yaralı şüphelinin Emniyet Müdürlüğüne getirilişi
Diğer görüntüler

Haber: Yasin DALKILIÇ -Kamera: Muhammed KISIR-Kayseri-DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===============================

Ayağında çivili tahta ile hastaneye kaldırıldı

BURSA'nın İnegöl ilçesinde Ümit K. (26), evinin bahçesinde üzerinde çivi bulunan tahtaya bastı. Yaralanan Ümit K., ayağındaki çivili tahta ile hastaneye kaldırıldı.

Olay İnegöl'ün Alanyurt Mahallesi'nde meydana geldi. Evinin bahçesinde gezinen Ümit K., üzerinde çivi bulunan tahtanın üzerinde bastı. Tahta üzerindeki çivi, gencin ayakkabısını delip sol ayağına saplandı. Acı içinde kıvranan gencin yardımına koşan ailesi, çivileri çıkaramayınca, otomobille İnegöl Devlet Hastanesi'ne götürdü. Operasyonla ayağındaki çivi çıkarılan Ümit K.'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Olayla alakalı soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------
-Yaralının hastaneye getirilmesinden detaylar

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================

Buzdolabı patladı, ev harabeye döndü: 1 yaralı

İZMİR'in Buca ilçesinde 3 katlı binanın 2'nci katındaki evde mutfakta bulunan buzdolabında meydana gelen patlamada 1 kişi yaralandı. Ardından çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülürken, ev kullanılmaz hale geldi.

Olay, saat 22.00 sıralarında Kozağaç Mahallesi 273/1 sokakta bulunan 3 katlı binanın 2'nci katındaki evde meydana geldi. İddiaya göre, Demir Yılmaz'ın evde bulunduğu sırada, mutfak kısmında bulunan buzdolabında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Büyük bir grültünün ardından çevreye yayılan parçalarla evin birçok noktası alevlere teslim oldu. Olayı gören mahalle sakinlerinden Yusuf Yolcu, Yılmaz'ın evine giderek yangın tüpü ile müdahale ederken, diğer komşuları durumu sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edilirken, mahalle sakinleri olay sırasında yaralanan Demir Yılmaz'ı, dışarı çıkardı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, hafif yaralanan Yılmaz'ı, ilk müdahalenin ardından ambulansla Seyfi Demirsoy Hastanesi'ne götürdü. İtfaiye ekipleri ise evde çıkan yangına müdahalede bulundu. Yapılan çalışmalar sonucunda, yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

Mahalle sakinlerinden Firdevs Karadağ, şiddetli bir patma sesi duyduklarını belirterek, "Biz arkadaşlarımızla otururken bir anda komşumuzun evinde büyük bir patlama oldu, patlamanın ardından evden alevler yükselmeye başladı. O an çok korktuk durumu hemen yetkililere bildirdik" dedi.

Patlama ve sonrasında çıkan yangın nedeniyle ev tamamen kullanılmaz hale geldi. Hastanede tedavi gören Demir Yılmaz'ın sağlık durumun iyi olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------------
Evden detaylar
Vatandaşlarla röp.
Detaylar

Haber-Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/İZMİR, -

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==================

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı: Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı suikastının yargılanmasını yapıyoruz

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterdeki GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili davada söz alan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, helikopterin düşmesinde FETÖ'nün olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu ifade ederek, "Böyle bir vakada; öncesi, olay anı ve sonrasıyla çok iyi planlanmış, programlanmış Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı bir siyasi suikastının yargılanmasını yapıyoruz" dedi.

Helikopterdeki GSP cihazları Argus 5000 ve Skymap III C'nin sökülmesiyle ilgili tutuksuz 10 sanığın 'Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçundan Göksun Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın 6'ncı duruşması görüldü. Duruşmaya; Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğluoğlu, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte hayatını kaybedenlerin ailesi, yakınları ve avukatlar katıldı.

UÇUM: HAFIZA KARTINI KİM ELE GEÇİRDİYSE, CİHAZLARDA ONDADIR

Sanıklardan Davut Uçum duruşmaya FETÖ'den tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterini arama çalışmalarında kırıma uğrayan S70 Sikorsky helikopterin soruşturmasını yürütmek üzere bölgeye giden ekipte yer alan Pilot Yüzbaşı Davut Uçum, savunmasında bu cihazlar üzerinden davanın çıkmaz sokağa sokulmak istendiğini söyledi. Davaya konu cihazların kara kutu olmadığını ifade eden Davut Uçum, savunmasında şunları söyledi:

"Kaybolduğu iddia edilen cihazlardan bir tanesinin data kartı mevcut. Her ne kadar cihazlar ele geçirilememişse de Skymap III'ün hafıza kartı yapılan kaza yeri incelemesinde ele geçirilmiştir. Sivil KSK tarafından bu hafıza kartı incelenmiştir, hafıza kartı cihazın içindedir. Bu hafıza katının ele geçirilip suça konu cihazların ele geçirilmemiş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu hafıza katlarının cihazdan sökülmüş olması gerekmektedir. Hafıza kartı kim tarafından ele geçirildiyse cihazlar da muhtemelen ondadır."

SANIK AVUKATININ 'KATILANLARIN MAĞDURİYETİ YOKTUR' SÖZLERİNE TEPKİ

Davaya SEGBİS ile katılan sanıklardan Suat Kaplan ile Halil İbrahim Açan'ın avukatı Yurdakan Yıldız, müvekkillerinin beraatını talep etti. İddianamedeki konunun hırsızlık olduğunu ve helikopterin sahibi Esas Havacılık'ın davayı takip etmediğini belirten Yıldız, "Katılan olarak kabul edilenlerin iddianamede bahsedilen konu ile alakalı olarak mağduriyetleri yoktur. Neden 'Katılan' sıfatı verdiklerini bilmiyoruz. Suça konu cihazlar, suçun gerçekleştiği dönemde yaklaşık olarak 650 lira bedelindedir. Bu bedel karşılığında TSK mensubu olan askerin hırsızlık suçlaması ile yargılanması doğru değildir" dedi.

Sanık avukatının bu sözleri, duruşmada katılan sıfatıyla yer alan Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberinde ölen 5 kişinin yakınları tarafından tepkiyle karşılandı. Aile avukatlarından Selami Ekici, Türk subaylarının 650 lira gibi bedeli olan bir cihazı çalmakla suçlamadıklarını belirterek "Delilleri kararttıklarını söylüyoruz. Kendilerinin mağdur olduğunu söylüyorlar. 6 kişi vefat etmiş. Bunların çocukları, eşleri, kardeşleri, sevenleri var. Muhsin Yazıcıoğlu, Türk Milleti'nin, Türk İslam dünyasının sevgilisiydi. Burada bir mağdur olan varsa bizleriz. Kendilerinin yargılanmada ne mağduriyetleri var?" dedi.

YÜKSEKKAYA: 'HAVACILIK KANUNUNA GÖRE BU CİHAZLAR HELİKOPTER ÜZERİNDE YOK HÜKMÜNDEDİR'

Duruşmaya avukatıyla katılan ve o dönem ekipte Pilot Yarbay olarak görev yapan Ebubekir Semih Yüksekkaya ise savunmasında Argus 5000 ve Skymap III C isimli GPS cihazlarının resmiyette var olmadığını söyledi. Yüksekkaya, kendisini şöyle savundu:

"Bir helikopterin seyri sefer yapabilmesi için belli cihazların helikopterde faal olarak bulunması gerekir ve bu cihazların faal olduğuna dair helikopterde bakım formunun olması gerekir. Türk Telekomünikasyon Kurumu'nun TCHEK helikopteri kabul ettiği sertifikada bu kaybolduğu iddia edilen cihazların ikisi de mevcut değildir. Havacılık kanununa göre bu cihazlar helikopter üzerinde yok hükmündedir. Devlet Denetleme Kurulu'nun raporunda helikopterde olduğu bildirilen listede cihazlar arasında yine kaybolduğu iddia edilen her iki cihaz da bulunamamıştır."

YAVUZ: 'BASİT BİR HIRSIZLIK EYLEMİ DEĞİL, SUÇ DELİLİNİ YOK EDEN BİR EYLEMDİR'

Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Kemal Yavuz ise yegane hedeflerinin gerçeğin ortaya çıkarılması olduğunu söyledi. Yavuz, mahkemede şöyle konuştu:

"Bu maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında Türk yargısı, Muhsin Yazıcıoğlu dava dosyasında çok kötü bir sınav vermiştir. Bu bir hukuk garabetidir, asla kabul edilemez. Bir suç varsa bir tek yargılanma olur, birden fazla yargılanma olmaz. 7 ayrı dosyaya bölündü, bir tanesi bu. Merkezde oluşan dosya 170 klasördür. Bu eylem hırsızlık eylemi değildir. Türkiye çok önemli bir liderini kaybetti. Böyle bir vakada; öncesi, olay anı ve sonrasıyla çok iyi planlanmış, programlanmış cumhuriyet tarihinin en kapsamlı bir siyasi suikastının yargılanmasını yapıyoruz. Buradaki eylem basit bir hırsızlık eylemi değil, suç delilini yok eden bir eylemdir. Bir ahtapot var eylemi gerçekleştiren. Eylemi gerçekleştiren, eylemden sonra suç delilini, eylemin gerçekleşme şeklini, helikopterin düşürülmesini ortaya çıkaracak yegane maddi delilimiz GPS cihazları yok edildi. Hırsızlandı mı, hayır. Buna 'Hırsızlık' demek, abesle iştigaldir. Burada ana davanın önemli bir unsuru olan suç delillerini yok eden, örgütten aldığı talimat doğrultusunda suç delillerini yok eden örgüt elemanlarının gerçekleştirdiği bir eylemi yargılıyoruz. Bunların tamamı bir merkezde idare ediliyor. Burada karşımızda bal gibi bir örgüt yapı var. Bu örgütlü yapının FETÖ olma ihtimalini güçlendiren ise bu sanıkların FETÖ'den mahkum olması, FETÖ'den soruşturma geçirmiş olması. FETÖ insanları kullanmasını çok iyi bilir, kendi amaçlarına örgütün organik bağıyla bağlı olmasa bile elemanları kendi amacına hizmet ettirebilir. Bu üstün yeteneğini de tüm Türkiye biliyor."

10 YIL HAPİSLERİ İSTENİYOR

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009'da düşen, Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Mustafa Kaya İstektepe'nin hayatını kaybettiği helikopteri arama çalışmalarında kırıma uğrayan S70 Sikorsky helikopterin soruşturmasını yürütmek üzere Pilot Yarbay Ebubekir Semih Yüksekkaya, Pilot Yüzbaşı Davut Uçum, Teknisyen Başçavuş Halil İbrahim Açan, Teknisyen Başçavuş Bekir Çerikçi, Teknisyen Üstçavuş Cemal Şahin, Teknisyen Başçavuş Suat Kaplan, Teknisyen Başçavuş Aydın Özsıcak, Teknisyen Başçavuş Nedim Bakırhan ve Teknisyen Başçavuş Nusret Memiş ile olayla ilgili yürütülen soruşturma sırasında teknik takibe takılan dönemin Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Ahmet Ergeç ile telefon görüşmesinde "Bir söken ekip var, bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var. Biz de yaktık" dediği öne sürülen Yusuf Yiğit'in hırsızlık suçundan 10 yıla kadar hapisleri isteniyor.

GÜNEŞ: İSMAİL CİNAYETE KURBAN GİTTİ

Duruşma sonunda değerlendirme yapan İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, 10 yıldır verdikleri hukuk mücadelesine Adalet Bakanlığı'ndan, avukatlardan destek beklediklerini söyledi. 'Adalet istiyoruz' cümlesini artık söylemek istemediğini belirten Güneş, şunları söyledi:

"Adaleti devlet bize teslim etmek zorunda, hepimizin çocukları var. Babaların nasıl öldüğünü, İsmail'in nasıl öldürüldüğünü biz onlara anlatmakla mükellefiz. İsmail öldürüldü bu artık kesin, cinayete kurban gitti. Hamza Tiryaki diye bir komutanın orada 'X şahıs yaşıyor, ölene kadar bekliyor' cümlesi bile İsmail'in öldürüldüğüne şahittir. İsmail hiçbir şekilde aşağıya kendisi inmedi onu aşağıya attılar. Bu açık, çenesi kırık bir insan konuşmaz zaten. Bu işin artık sonlanması gerekiyor. Sadece birilerinin çıkıp 'Ey savcılar görevinizi yerine getirin' demesini bekliyoruz."

Mahkeme bir sonraki duruşmayı 8 Ocak 2020 tarihine erteledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
Adliye binası
Adliye tabelası
Adliye önündeki çadır
Davaya katılanların dışarı çıkması
Yasemin Güneş ile röp.

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=====================

Edirne'de ölmek üzere olan balıkları itfaiye kurtardı

EDİRNE'de tarımsal sulamada kullanılan kanaldaki su miktarı azalınca yüzlerce balık ölümle karşı karşıya geldi. Oksijensiz kalan balıklar, kanala 3 ton su aktarılarak, kurtarıldı.

Çeltik hasadı yapılan Edirne'de tarımsal sulama yapılan kanallardaki su miktarlarında düşüş yaşanıyor. Merkeze bağlı İstasyon Mahallesi'ndeki kanalın terfi havuzunda da su bitme noktasına geldi. Kanalda bulunan yüzlerce balık, oksijensiz kaldı. Vatandaşların can çekişen balıkları görüp, yardım istemesi üzerine itfaiye ekipleri, kanala 3 ton su aktardı. Yaklaşık 15 dakika süren işlemin ardından bazı balıkların canlandığı görüldü.

Vatandaşlar benzer durumun bölgedeki çok sayıda kanalda yaşandığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------
Su Kanalındaki balıkların genel görünümü
Can çekişen balıklardan detay
Kanalın kurumuş bölgelerinden detaylar
İtfaiyenin gelişi ve kanala su basması
Vatandaşların balıkları meraklı gözlerle izlemesi
Detaylar

Haber-Kamera: Olgay GÜLER/ EDİRNE, -

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
=================================

Kaçak kazıda Roma dönemine ait mozaik bulundu

MARDİN'in Derik ilçesinde definecilerin yaptığı kaçak kazı sırasında, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen 1500 yıllık mozaik ortaya çıktı.

Kırsal Göktaş Mahallesi'nde 4 ay önce kaçak kazı yapıldığını fark eden mahalle sakinleri, jandarma ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri, kaçak kazı yapan 2 kişiyi suçüstü yakaladı. Bölgede inceleme başlatan jandarma ekipleri, ortaya çıkarılan mozaiği fark edip, Mardin Müze Müdürlüğü'ne bilgi verdi. Bölgeye gelen müze çalışanları, yaptıkları ilk incelemede mozaiğin Roma dönemine ait 1500 yıllık olduğunu değerlendirdi. Mozaiğin bulunduğu bölge Müze Müdürlüğünce koruma altına alındı.

Göktaş Muhtarı Barış Yaşar, bu bölgenin eski bir yerleşim alanı olduğunu ifade ederek, mozaik bulunmasının ardından bu alanda uzmanlarca kazı çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------
Bulunan mozaik
Genel ve detay görüntüler

Haber: Emrullah KARAKAŞ-Kamera: MARDİN,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
========================

Ordu'da tespit edilen denizdeki kalıntılar araştırılıyor

ORDU'nun Ünye ilçesinde deniz altında fark edilen ve tarihi olduğu düşünülen kalıntılar, aralarında su arkeologlarının da yer aldığı heyet tarafından araştırılacak.

Ünye'ye bağlı Gölevi Mahallesi sahilinde deniz altında kalıntılar olduğunu fark eden sakinler durumu yetkililere bildirdi. Sahilde inceleme yapan Ünye Turizm İşletmecileri Derneği üyeleri bir yapıyı andıran kalıntıların araştırılması için girişim başlattı. Konunun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerine bildirilmesi üzerine tarihi olduğu düşünülen kalıntılar, aralarında su arkeologlarının da yer aldığı heyet tarafından araştırılacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, Ünye'nin kadim medeniyetlerin geçtiği bir ilçe olduğunu söyleyerek, "Bunu da burada hem karada hem denizde bütün kalıntılarla görüyoruz. Arkadaşlar çok önemli kalıntılar keşfetmişler bizimle paylaştılar. Bizi de son derece heyecanlandırdı. Dolayısıyla bu kadar güzel bir şehrin, güzel bir ilçenin bu değerlerini gün yüzüne çıkartmak bizim görevimiz. Biz öncelikle bakanlığımıza bağlı su altı müzesi dediğimiz su altı arkeologlarını buraya davet edeceğiz. Burada inceleme yapacaklar. İncelemenin ardından kalıntıların ne olduğuna birlikte şahit olacağız. İnşallah gün yüzüne çıkar. Ünye'ye yeni bir değer, yeni bir kültür varlığı katmış olacağızö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------
Denizdeki kalıntılardan genel görüntü

Haber-Kamera: Turgut DAĞDEVİREN/ÜNYE (Ordu),

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===========================

Zaferi'ne coşkulu kutlama

ANADOLU'nun kapılarının Türkler'e açılmasında önemli rolü olan 1048 Pasinler Zaferi'nin 971'inci yıl dönümü, Erzurum'un Pasinler ilçesinde coşkuyla kutlandı. Kutlamalarda Pasinler Savaşı canlandırıldı, atlı milislerin gösterileri büyük ilgi topladı.

Pasinler Ovası'nda Selçuklu ordusunun, 18 Eylül 1048 günü 50 bin kişilik Bizans ordusunu bozguna uğrattığı savaşın anma kutlamaları, Erzurum'un Pasinler ilçesinin Kaplıcalar Mahallesi'nde düzenlendi. Bayraklarla donatılan Pasinler'deki kutlamalara Vali Okay Memiş, 9'uncu Kolordu Komutanı Tümgeneral Veli Tarakçı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Gemalmaz, Pasinler Kaymakamı Kadir Perçi, Pasinler Belediye Başkanı Ahmet Dölekli ve çok sayıda davetli katıldı. Kutlamalar kapsamında, ilçe merkezinden törenlerin yapılacağı Kaplıca Mahallesi'ne kadar yaklaşık 2 kilometrelik kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Kutlamalarda Pasinler Savaşı canlandırıldı, atlı milislerin gösterileri beğeni topladı. Vali Okay Memiş'in tören alanına geldiği sırada atlıların yaptığı gösteri ilgi gördü.

AT ÜSTÜNDE AKROBASİDE KAZA

Kutlamalar kapsamında Balıkesir Akıncılar Atlı Okçular ve Gösteri Sanatları Kulübü ile Erzurum Kızılelma Geleneksel Sporlar ve Atlı Okçuluk Spor Kulübü ekipleri birer gösteri yaptı. İzleyenlerin beğenisini toplayan gösteriden sonra Balıkesir grubundan akrobat Pehlül Korkmaz'ın şovu sırasında atının ayakları kaydı. Atının üzerinden düşen Pehlül Korkmaz için alana ambulans çağrıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonucu Korkmaz hastaneye götürüldü.

Pasinler Zaferi'nin 971'inci kutlamaları ekiplerin cirit ve gökbürü gösterileriyle devam etti.

Pasinler Belediye Başkanı Ahmet Dölekli, 3'üncü kez düzenlenen kutlamaların valilik, büyükşehir ve Pasinler Belediyesi tarafından ortaklaşa gerçekleştirildiğini bildirdi. Pasinler Savaşı'nın iyi incelenerek tarihteki yerini ve öneminin iyi anlaşılması gerektiğini belirten Başkan Dölekli, Türklerin Anadolu'ya girişinde önemli olan bu zafer hakkında yeterli bilgi olmadığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------
-Tören yapılan alandan detay
-Kortej yürüyüşü
-Drone ile çekilen görüntüler
-Törene katılan protokol
-Atlı okçuluk kulübü ekiplerinin gösterisi
-Pehlül Korkmaz'ın at üstündeki gösterisi
-Pehlül Korkmaz'ın at üzerinden düştükten sonra sağlık ekipleinin müdahalaesi
-Ambulansa bindirilmesi
-Pasinler Belediye Başkanı Ahmet Döleklinin konuşması
-Gökbörü gösterisi
-Drone ile çekilen detaylar

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/Pasinler/ERZURUM

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
==============================

Tokat'taki Tarım Fuarı'nda renkli yarışmalar

TOKAT'ta bu yıl 8'incisi düzenlenen Tarım, Hayvancılık, Gıda Fuarı ve Yöresel Ürünler Fuarı'nda çeşitli yarışmalar düzenlendi.

Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesi'nin desteğiyle Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Tarım Fuarı ziyarete açıldı. Kent merkezinde kapalı pazar yeri olarak kullanılan alanda düzenlenen törenle açılan Tarım Fuarı'na farklı illerden yaklaşık 200 firma katıldı. Açılış öncesinde Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği tarafından buzağı yarışması düzenlendi. Buzağılar jüri ve protokol önünde yürütülerek aralarından en güzeli seçildi. Fuarda ayrıca koyun, keçi ve mandalar arasında da yarışma gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye giren hayvan sahiplerine çeşitli hediyeler ve başarı belgeleri verildi.

Açılışta konuşan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanı İlhan Köten, "İlimiz hayvancılık potansiyeli açısından ülke genelinde söz sahibi illerden bir tanesidir. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 30'luk kesimi geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. İlimizdeki hayvan sayısında ciddi artış gözleniyor" dedi.

Tokat Ticaret Sanayi Odası Başkanı Ali Çelik fuarın tarihini bu yıl daha erkene çekerek soğuk hava nedeni ile yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırdıklarını belirterek, "Fuar kapsamına gıda, hayvancılık, yöresel ürünleri ekledik. Bunlar bizim için çok değerli şeyler. Tokat için olmazsa olmazlarımız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Etkinlikten görüntüler
-Hayvan yarışmalarından görüntüler
-Dereceye girenlerin ödüllendirilmesi
-Fuar açılışı ve konuşmalar

Haber-Kamera: Halil İbrahim YEL/TOKAT,

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ
===============================




Pasinler, Güncel

Kaynak: DHA

17.11.2019 17:36:13