DHA YURT BÜLTENİ - 1

KONYA'YA ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ IRAK'ın kuzeyindeki Hakurk'ta, teröristlerin sızma girişimini engellemek için attığı el bombası ile yaralanıp, kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Fevzi Altınayak'ın (22) Konya'nın Ilgın ilçesi baba evine ateş düştü.

18.01.2020 08:24 | Son Güncelleme: 18.01.2020 08:24DHA YURT BÜLTENİ - 1

KONYA'YA ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ

IRAK'ın kuzeyindeki Hakurk'ta, teröristlerin sızma girişimini engellemek için attığı el bombası ile yaralanıp, kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Fevzi Altınayak'ın (22) Konya'nın Ilgın ilçesi baba evine ateş düştü.

34'üncü Hudut Tugay Komutanlığı'nda görev yapan, 1 yıllık Sözleşmeli Er Fevzi Altınayak'ın acı haberi, memleketi Konya'nın Ilgın ilçesi Dığrak Mahallesi'nde yaşayan babası Mehmet Altınayak ve annesi Elif Altınayak'a askeri yetkililer tarafından verildi. Baba Altınayak'ın, gittiği camiden dönüşte, oğlunun şehit olduğunu öğrendiği belirtildi. Acılı ailenin evine Türk bayrağı asıldı.

Bekar ve 5 kardeş olan Fevzi Altınayak'ın cenazesinin bugün mahalle mezarlığına defnedilmesi bekleniyor.

BAKAN AKAR'DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Irak kuzeyi Hakurk'ta, teröristlerin sızma girişimini engellemek için attığı el bombası ile yaralanıp, kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Fevzi Altınayak için taziye mesajı yayımladı. Bakan Akar'ın mesajında şu ifadeler yer aldı:

"Silah arkadaşımız, Irak Kuzeyi Hakurk'ta üs bölgesinde teröristlerin sızma girişimini engellemek maksadıyla attığı el bombası ile yaralanmış, tahliye edildiği hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize, şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Şehit evinin dışından detay

Genel ve detay

Haber-Kamera: Tolga YANIK - Hasan DÖNMEZ/ KONYA,

======================================

RAHŞAN ECEVİT HAYATINI KAYBETTİ

ESKİ Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit (97), Ankara'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) bir süredir tedavi gören eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşi ve DSP'nin kurucusu Rahşan Ecevit, dün saat 21.20'de hayatını kaybetti.

KILIÇDAROĞLU: RAHŞAN ECEVİT'İ KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇERİSİNDEYİM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Genel Başkanım Bülent Ecevit'in yol arkadaşı, siyasi tarihimizin önemli ismi Rahşan Ecevit'i kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyim" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit'in ölümü nedeniyle Twitter hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Kılıçdaroğlu mesajında, "Genel Başkanım Bülent Ecevit'in yol arkadaşı, siyasi tarihimizin önemli ismi Rahşan Ecevit'i kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyim. Vefa, sadakat ve mücadele dolu yaşamıyla sonraki kuşaklara örnek olacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum" ifadelerini kullandı.

DSP GENEL BAŞKANI AKSAKAL, HASTANEYE GELDİ

Eski Başbakan merhum Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit (97), böbrek yetmezliği rahatsızlığı nedeniyle 20 gün önce tedaviye alındığı Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde dün saat 21.20'de yaşamını yitirdi. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, hastaneye gelerek Ecevit'in yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.

'BÜLENT ECEVİT'İN YANINA DEFNEDİLMESİ İÇİN CUMHURBAŞKANIMIZDAN DESTEK BEKLİYORUZ'

Aksakal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "DSP'nin Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit'i kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun. Türk siyasetine büyük hizmetleri geçmiş bir kişilikti. Başbakanımız Onursal Genel Başkanımız Bülent Ecevit'in eşiydi. DSP olarak hadisenin sahibiyiz. Süreci takip edeceğiz. Defin işlemleriyle ilgili söyleyebileceğim herhangi bir açıklama yok. Çünkü Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit bir sevgi timsaliydi. Türk siyasetine sevgiyi aşılayan iki insandı. Toprakta da beraber yatmayı arzu ederlerdi. Bülent Ecevit rahmetli olduğunda özel bir mezar yeri hazırlanmıştı. Ancak Sayın Başbakanımızın Devlet Mezarlığı'na defnedilmesi öngörülmüştü. Biz de sayın Cumhurbaşkanımıza Rahşan Ecevit'in bu son arzusunu ilettik. Aynı yerde yatabilmeleri için kendilerinden önemle destek bekliyoruz. Bu bir insani yaklaşımdır. Bu bir Bakanlar Kurulu kararı gerektiriyor. Eğer uygun görülürse ki uygun görülmesini arzu ediyoruz. Uzunca bir süredir tedavi ediliyordu. Bir ara iyileşti. Biz bunu takip ediyoruz. Yaşlılığa da bağlı olarak bir sıkıntı vardı. Allah öbür dünyasını iyi etsin" şeklinde konuştu.

AKSAKAL, BAŞHEKİMLİK ADINA AÇIKLAMADA BULUNDU

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, DSP Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit'in vefatına ilişkin Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği adına açıklamada bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ile birlikte kameraların karşısına geçen Aksakal, "Türk siyasetinde önemli bir yeri olan Başbakanlarımızdan DSP'nin Onursal Genel Başkanı Sayın Bülent Ecevit'in saygıdeğer eşleri ve DSP'nin Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit'i son yolculuğuna uğurlayacağız. Bugün kendileri Hakk'ın rahmetine kavuştular. Uzunca zamandır bir tedavi süreci yaşıyordu. Bu konuda Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanemizin de basın açıklamasını sizlerle paylaşmak isterim; '26.12.2019 tarihinden itibaren hastanemizde akciğer enfeksiyonu ve kronik böbrek hastalığı tanılarıyla yatırılarak tedavisine başlanmış ve 27 Aralık 2019 tarihinde genel durumunun bozulması üzerine Dahiliye Yoğun Bakımı'nda tedavisine devam edilmiştir. Ancak çoklu organ yetmezliği nedeniyle 17 Ocak 2020 yani bugün saat 21.10 itibariyle tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir.' Türk milletinin başı sağ olsun cenazeyle, defin işlemleriyle ilgili sürecin yarın sizlerle paylaşılacak. O Program çerçevesinde gerekli merasim düzenlenecektir" açıklamasında bulundu.

'2007 YILINDA ALINMIŞ KARAR VAR'

Ecevit'in Devlet Mezarlığı'nda defnedilmesi talebi için konuşan Aksakal, "Bu konuda Cumhurbaşkanlığı nezdinde iletişime geçtik. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü'yle görüşmelerimizi sürdürdük. Sayın Cumhurbaşkanına talebimiz iletildi. Daha önceden de bu konuda bir karar alındığı yönünde bir bilgimiz var. 2007 yılında alınmış resmi bir karar var.  Muhtemelen devlet mezarlığına defnedilecek. Bu programla ilgili geniş bilgiyi sizlerle paylaşacağız" dedi.

CHP'li Yıldırım Kaya ise Rahşan Ecevit'in Cumhuriyet değerleriyle yaşamış bir siyaset insanı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Rahşan Hanım Cumhuriyetle yaşıt. Cumhuriyet değerleriyle büyümüş, Cumhuriyet değerleri için tüm yaşamını adamış bir siyaset insanıydı. Aynı zamanda Sayın Bülent Ecevit'in, Başbakanımızın kıymetli eşiydi. O kıymetler buluştu. Devlet Mezarlığı'nda, birlikte olacaklarına olan düşüncemiz kanidir. 2007'de zaten resmi bir karar var. CHP olarak biz de Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu konuyu takip ediyor. Ulusumuzun başı sağ olsun."

DSP Genel Başkanı Aksakal, defin işleminin en erken Pazar günü gerçekleşebileceğini ve bugün defin yerine ilişkin açıklama yapılacağını söyledi.

BAKAN KOCA: MERHUMEYE ALLAH'TAN RAHMET DİLERİM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Rahşan Ecevit'in vefatına ilişkin Twitter hesabından açıklamada bulundu. Koca, "Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanemizde pnömoni ve kronik böbrek rahatsızlığı tedavisi gören Rahşan Ecevit Hanımefendi tüm çabalarımıza rağmen hayatını kaybetti. Merhumeye Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır dilerim" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

ARŞİV görüntüler

+++

Aksakal'ın açıklaması

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'ın konuşması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya'nın konuşması

Haber: Kaan ULU - Caner ÜNVER - Fatih POYRAZ/ ANKARA,

=====================================================

Şanlıurfa'da patlayıcı yüklü otomobil imha edildi

ŞANLIURFA'nın Bozova ilçesinde, jandarma ve polis ekiplerince şüphe üzerine durdurulan ve içerisinde 20 kilogram C4 plastik patlayıcı bulunan otomobil imha edildi. Otomobil sürücüsü M.M. gözaltına alındı.

Olay, akşam saatlerinde Bozova- Adıyaman karayolunun 55'inci kilometresindeki Yaslıca Mahallesi yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre plakası öğrenilmeyen otomobil, jandarma ve polis ekiplerince şüphe üzerine takibe alındı. Ekipler, otomobili Yaslıca Mahallesi yakınlarında kontrollü bir şekilde durdurdu. Otomobilde inceleme yapan ekipler, içerisinde 20 kilogram C4 plastik patlayıcı ve elektronik devreler bulunduğunu tespit etti. Ekipler, daha sonra karayolunu trafiğe kapatarak, çevrede güvenlik önlemi aldı. Olay yerine çağırılan bomba imha uzmanları otomobildeki düzeneği kontrollü şekilde patlatarak imha etti. Otomobil sürücüsü M.M. ise gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Bölgeden ve güvenlik önemlerinden görüntü

Haber-Kamera: Ali LEYLAK - Ömer ŞULUL/ ŞANLIURFA,

==========================

NİĞDE'DE ZİNCİRLEME TRAFİK KAZASI: 3 ÖLÜ, 12 YARALI

NİĞDE'de, buzlanma nedeniyle meydana gelen zincirleme trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralandı.

Kaza, dün akşam saat 21.00 sıralarında Niğde- Adana Otoyolu Çeleme Deresi mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, buzlanma nedeniyle sürücülerinin kontrolünden çıkan çok sayıda araç, zincirleme trafik kazasına karıştı. Diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kazada ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi de yaralandı. Yaralılar çeşitli hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Kaza nedeniyle yol, uzun süre trafiğe kapandı. Araçların çekilmeye başlamasıyla trafik, kısmen normale döndü.

ÖLÜ SAYISI 3'E, YARALI SAYISI 12'YE YÜKSELDİ

Niğde'de, buzlanma nedeniyle TIR ve çok sayıda otomobilin karıştığı zincirleme kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e yükseldi. Kazada yaşamını yitiren kişilerin Suat Darakçı, Ferdi Boran ve Yusuf Başar olduğu tespit edildi. Hastanede tedaviye alınan yaralı sayısının 12'ye yükseldiği, 2 yaralının ise hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Polisin, kazayla ilgili soruşturması sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Kaza yerinden görüntü

Kazaya karışan otomobil ve kamyon

Kaza yapan otomibil sürücüsü ile röp.

Kaza yapan TIR'dan görüntü

Araçların taşınması

Ekiplerden görüntü

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera : Ali KADI/ NİĞDE,

===============================

EDİRNE'DE OTOMOBİLLER ÇARPIŞTI: 3 ÖLÜ, 2 YARALI

EDİRNE'nin Keşan ilçesinde, iki otomobilin çarpışması sonucu 3 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı.

Kaza, dün gece saat 22.30 sıralarında Keşan- Gelibolu karayolu üzerindeki Dörtyol Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Gelibolu'dan Keşan yönüne giden Mert Gümüş yönetimindeki 22 FU 11 plakalı otomobil, Erden Tezcan'ın kullandığı 17 ET 783 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle otomobiller hurdaya döndü. Kazada, sürücü Tezcan olay yerinde yaşamını yitirirken, otomobilde bulunan eşi Hüma Acar Tezcan ve oğlu Buray Tezcan ile 22 FU 111 plakalı aracın sürücüsü Mert Gümüş ve yanında bulunan Güven Balcı yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan Mert Gümüş, itfaiye ekiplerinin yaklaşık yarım saatlik çalışması sonucu çıkartıldı. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Keşan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Durumu ağır olan Mert Gümüş ve Güven Balcı, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayati tehlikeleri bulunan Hüma Acar Tezcan ve Buray Tezcan ise ilk müdahalelerinin ardından Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Kazada hayatını kaybedenlerin cansız bedenleri otopsi için hastane morguna konuldu. Olayı haber alan kazazedelerin yakınları ise hastaneye akın etti. Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu da olay yerine gelerek, yetkililerden bilgi aldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yapan araçlar

-Araçta sıkışan yaralıyı kurtarma çalışmaları

-Sıkışan sürücünün çıkarılması

-Ambulansa alınması

-Polisin olay yerindeki incelemesi

-Olay yerindeki polis, ambulans ve itfaiye araçları

-Olay yerine gelen kazazede yakınları

-Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'nun olay yerinde bilgi alması

-Detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),

=========================================

OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI MİNİBÜS ORTA REFÜJE ÇIKTI: 11 YARALI

ERZURUM'da meydana gelen trafik kazasında 11 kişi yaralandı

Kaza, dün saat 15.00 sıralarında Stadyum kavşağı yakınlarında meydana geldi. Şehir merkezinden Aziziye ilçesi istikametine giden Rakip Demir'in kullandığı 25 LL 083 plakalı otomobil, Atatürk Üniversitesine yolcu taşıyan Adem Bayrak idaresindeki 25 M 0062 plakalı minibüse yandan çarptı. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği minibüs orta refüje çıkarak önce ışıklandırma direği ardından ağaçlara vurdu. Bir süre sürüklenin minibüs, altına giren ağaçlar sebebiyle refüjde durabildi. Kazada otomobil sürücüsü Rakip Demir, minibüs sürücüsü Adem Bayrak ile birlikte 11 kişi yaralandı. Yaralılardan 7'si Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne, 4'ü ise Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Bu arada kazanın ardından olay yerine gelen trafik ekipleri, soruşturma başlattı. Orta refüje sürüklenen minibüs çekiciye alınamayınca iş makinesinin yardımıyla altındaki ağaç çıkarıldı. Minibüs, vatandaşların da yardımıyla çekiciye yüklenerek olay yerinden kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yerinden detay

-Kaza yapan minibüs

-Minibüs'ün devirdiği ağaç

-Olay yerinde bulunan vatandaşlar ve trafik polislerinden detay

-Minibüsün devirdiği sokak lambası

-Minibüsün içerisinden detay

-Kaza yapan diğer araçtan detay

-Minibiüsün çekiye alınması

-Vatandaşların yardım etmesinden detay

Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

=====================================

İSKELE ÇÖKTÜ, 2'Sİ AĞIR 3 İŞÇİ YARALANDI

ADANA'da, öğrenci yurdu inşaatındaki vincin çökmesi sonucu 2'si ağır 3 işçi yaralandı.

Kaza, dün saat 15.00 sıralarında Sarıçam İlçesi Alparslan Türkeş Bulvarı'nda meydana geldi. Yapımı devam eden  bin yataklı öğrenci yurdu inşattının dış sıvasını yapan 3 işçi, iskelenin çökmesi sonucu 5 metre yükseklikten aşağı düştü. İşçilerden 2'si ağır yaralandı. Kazanın ardından 112 ekipleri, yaralı işçilerin hastaneye kaldırdı. İnşattaki çalışmayada ara verildi.

Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

İskelenin çöktüğü inşaat alanından genel ve detaylar

Polis olay yeri incelemenin gelişi

Olay yerindeki polis aracı

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK - Eser PAZARBAŞI/ ADANA,

=========================================

ANA OKULU ÖĞRETMENİ 10 YAŞINDAKİ OĞLUNU ÖLDÜRÜP, KENDİNİ ASTI

TOKAT Devlet Hastanesi'nin ana okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan ve psikolojik sorunları olduğu ileri sürülen Tuğba Uzun (37), evinde oğlu Kayra'yı (10) bıçaklayarak öldürdükten sonra, kendini doğal gaz borusuna asarak yaşamına son verdi. Çilingir ile açılan eve giren baba Mustafa Uzun, eşi ve oğlunun cansız bedeni ile karşılaşınca fenalık geçirdi.

Tokat'ta Vakıflar Bölge Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapan Mustafa Uzun, dün saat 21.30 sıralarında Beybağı Mahallesi Fatih Camisi karşısında bulunan lojmanındaki evine geldi. Uzun, evinin ziline bastı ancak açan olmadı. Telefonla da eşine ulaşamayınca telaşlanarak çilingir çağırdı. Çilingirin kapısını açtığı eve giren Mustafa Uzun, eşini  mutfakta doğal gaz borusunu asılı vaziyette, özel bir okulda 4'üncü sınıfta okuyan oğlu Kayra'yı ise yatak odasında hareketsiz şekilde buldu. İhbar üzerine eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede anne ile oğlunun yaşamını yitirdiği belirlendi. Yapılan ilk incelemede psikolojik sorunları olduğu gerekçesiyle depresyon ilaçları kullandığı öğrenilen anne Tuğba Uzun'un, oğlunu ekmek bıçağı ile öldürdükten sonra kendini mutfakta doğal gaz borusuna asarak intihar ettiği saptandı. Acı olay sonrası fenalık geçiren baba Mustafa Uzun, sağlık ekipleri tarafından Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ve savcının evde yaptığı incelemenin ardından anne ile oğlunun cansız bedeni otopsi için Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Olay yerinden görüntüler

-Ekiplerin çalışmaları

-Cenazelerin çıkarılışı

-Anne ve oğlunun fotoğrafı

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/ TOKAT,

===================================

ORMANLIK ALANDA ÖLÜ BULUNAN KİŞİNİN KATİL ZANLISI CİNAYETİ İTİRAF ETTİ

MERSİN'in Anamur ilçesindeki ormanlık alanda, Ağustos'ta av tüfeği ile vurulmuş halde ölü bulunan Kemal Büyükdeniz'in (48) katil zanlısının komşusu Hüseyin Kasnakçı olduğu ortaya çıktı. Olayı itiraf ettiği öne sürülen Kasnakçı adliyeye sevk edildi.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Olay Yeri İnceleme timlerinden oluşturulan 10 kişilik Özel Faili Meçhul Çalışma Grubu, yaklaşık 5 ay önce ormanlık alanda bir çoban tarafından ölü bulunan Kemal Büyükdeniz'in cinayetini araştırmaya başladı. Yapılan araştırmaların ardından cinayete karıştığı şüphesiyle Büyükdeniz'in akrabalarının ve komşularının ifadeleri alındı. Bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini de inceleyen polis ekipleri, kayıtları netleştirilmesi için Kiriminal Laboratuvarı'na gönderildi. HTS ve Baz İstasyonu kayıtları alındı. Anamur Cumhuriyet Başsavcısı koordinesinde toplanan verilerin yeniden değerlendirilmesi için Özel Faili Meçhul Çalışma Grubu bir araya geldi.

KATİL ZANLISI, İTİRAF ETTİ

Yapılan incelemelerin ardından, 'kasten öldürme' olayı ile ilişkili olduğu değerlendirilen Büyükdeniz'in eşi B.B., oğlu Y.B., kardeşleri H.B. ve B.B. ile arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumetli olduğu Hüseyin Kasnakçı, eşi E.K., kızı N.B. olmak üzere 7 şüpheli gözaltına alındı. İncelemelerin ardından şüpheli Hüseyin Kasnakçı'nın olay yerine gittiği tespit edildi. Hüseyin Kasnakçı'ya ait kayıp av tüfeği, damadının evinde ele geçirildi. Gözaltına alınan Hüseyin Kasnakçı'nın Kemal Büyükdeniz'i av tüfeği ile vurarak öldürdüğünü itiraf ettiği öne sürüldü. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

Haber-Kamera: MERSİN,

=========================

TUVALETTE ÖLÜ BULUNAN BEBEĞİN 19 YAŞINDAKİ ANNESİ, ADLİYEDE

İZMİR'in Torbalı ilçesindeki, devlet hastanesinin tuvaletinde doğum yapıp, orada bırakıp kaçtığı bebeği ölü olarak bulan ve sonrasında polis tarafından tespit edilip, evinde gözaltına alınan 19 yaşındaki A.K. (Ayşe Kukmen), hastanedeki tedavisinin ardından adliyeye sevk edildi.

Torbalı Devlet Hastanesi'ndeki kadınlar tuvaletinde, geçen 15 Ocak'ta saat 12.30 sıralarında, temizlik görevlileri tarafından bir bebek ölüsü bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptığı incelemede, kız bebeğin göbek bağının üzerinde olmasından yeni dünyaya geldiği belirlendi. Bebeğin cesedi, kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi. Bebeğin ölü mü doğduğu yoksa tuvalette doğum yapıldıktan sonra mı yaşamını yitirdiğinin otopsi raporundan sonra netlik kazanacağı bildirildi. Polis, olayın ardından hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Görüntülerden bebeğin, hastanenin tuvaletinde doğum yapan 19 yaşındaki A.K.'ye ait olduğu belirlendi. A.K., aynı gün akşam saatlerinde Torbalı'daki evinde gözaltına alındı. Nişanlı olduğu öğrenilen A.K., hijyenik olmayan ortamda doğum yaptığı için tedbir amacıyla Torbalı Devlet Hastanesi'ne götürülüp, tedaviye alındı. A.K. tedavisinin ardından bugün önce İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirilip, ifadesine başvuruldu. A.K., ardından adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-A.K.'nin adliyeye getirilişi

-Adliye bahçesinden görüntü

Haber-Kamera: İbrahim DANIŞ/ TORBALI(İzmir),

==========================================

Üniversiteli Gülistan'a ait olduğu iddia edilen son görüntüler ortaya çıktı

YENİ GÖRÜNTÜ

Tunceli'de Gülistan Doku'nun kaybolduğu 5 Ocak günü, Pertek karayolunda ilerleyen bir kişi, genç kızın telefon sinyalinin son alındığı Sarısaltuk Viyadüğü üzerinde otururken, aracının kamerasına yansıdığı iddia edilen görüntüleri savcılığa teslim etti. Görüntülerde, Gülistan olduğu iddia edilen kapüşon takan kızın, viyadükteki bariyerlerin arasında oturduğu görülüyor. Savcılık, görüntülerdeki kişinin Gülistan olup olmadığını belirlemek için inceleme başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Aracın gidişi

Kapüşonlü kişi fotoğraflar

Haber: TUNCELİ,

==================

SOBA KURBANI SEDA'NIN BABASI: ZEHİRLENMEYİ BAŞ AĞRISI SANIP UYUMUŞLAR

DENİZLİ'de, kömür sobasından sızan karbon monoksit gazından zehirlenen 13 yaşındaki kızı Seda'yı kaybeden, 2 kızı da hastanede tedaviye alınan Hüsamettin Kesikbaş, "İçimiz yanıyor. Allah hiçbir anneye babaya evlat acısı vermesin. Gazdan etkilenen küçük kızım Sena salona kadar emeklemiş. 'Abla, başım çok ağrıyor' demiş. O da 'Benim de ağrıyor uyuyalım da geçsin' demiş ve yatıp uyumuşlar. Kızlarımdan 2'sini kurtardık. Diğerini ise kurtaramadık. Kızım sağ olsaydı, bugün karne alacaktı" dedi.

Merkezefendi ilçesi Gerzele Mahallesi 103 Sokak'ta bulunan müstakil evde, sobadan sızan karbon monoksit gazından zehirlenen Hayırseverler Ortaokulu 6'ncı sınıf öğrencisi Seda Kesikbaş kaldırıldığı hastanede önceki gün yaşamını yitirdi. Kesikbaş'ın karbon monoksit gazından etkilenen ikizi Sude ve kardeşi Sena (8) da Denizli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kardeşler buradan Özel Sağlık Hastanesi'ne sevk edildi. Sude ve Sena Kesikbaş'a hiberbarik odasında vücutlarındaki karbon monoksit gazının atılması için basınçlı oksijen tedavisi uygulandı. Kardeşlerin sağlık durumlarının iyiye gittiği belirtildi. Yaşamının baharında hayata gözlerini yuman Seda Kesikbaş'ın Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Morgu'ndaki otopsinin ardından önceki gün ikindide Servergazi Merkez Camisi'nde kılınan namazın ardından Servergazi Mezarlığı'nda toprağa verildi.

'DAYANILACAK BİR ACI DEĞİL'

Baba Hüsamettin Kesikbaş, sobadan sızan karbon monoksit gazı nedeniyle bir kızını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını söyledi. Denizli Devlet Hastanesi'nde tedavileri devam eden kızları Sude ve Sena'nın sağlık durumlarının iyiye gittiğini belirten baba Kesikbaş, "Dayanılacak bir acı değil. İçimiz yanıyor. Allah'ım diğer iki yavrumuzu bize bağışladı. Onun sevinci de var. Kızlarımın durumu iyiye gidiyor. Allah hiçbir anneye, babaya evlat acısı vermesin. Çocuklarıma bakabilmem için ayakta kalmaya çalışacağım. Devlet büyüklerimiz bizi yalnız bırakmadı. Tanımadığım insanlar bile arayıp, baş sağlığı diledi. Demek ki yalnız değilmişiz bu ülkede" dedi.

8 yıldır aynı evde yaşadıklarını ve aynı sobayı kullandıklarını belirten Kesikbaş, "3 gündür kızlarım çok hastaydı. Gripten dolayı 3 gün rapor verdiler. Akşam acı haberi aldım. Sobadan çıkan gaz onları gafil avlamış. Gazdan etkilenen küçük kızım Sena salona kadar emeklemiş. 'Abla başım çok ağrıyor' demiş. O da 'Benim de ağrıyor uyuyalım da geçsin' demiş ve yatıp uyumuşlar. Kızlarımdan 2'sini kurtardık. Diğerini ise kurtaramadık. Kızım sağ olsaydı, bugün karne alacaktı. İkizi Sude'nin karnesini okul müdürü hastaneye getirdi. Sude kardeşini soruyor. Biz de 'Başka hastanede' dedik. Hayatını kaybettiğini söyleyemedik. 'Baba telefon et konuşalım' diyor. Cevap veremiyoruz" diye konuştu.

Hüsamettin Kesikbaş, karbon monoksit gazı zehirlenmelerini daha önceden televizyonlarda izlediklerini ancak kendi başlarına da geldiğini belirterek, aileleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Seda Kesikbaş'ın fotoğrafı

-Baba Hüsamettin Kesikbaş ile röp.

-Taziye çadırlarından görüntü

-Kömürlerden görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

====================================

YOL KENARINDAKİ OTOPARKTA ÖLÜ BULUNDU

BOLU'da, yol kenarındaki otoparkta Mustafa Çamlıoğlu'nun(70) cesedi bulundu. Çamlıoğlu'nun ölüm nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

Dün akşam saatlerinde Karaçayır Mahallesi Gülez Sokak'ta yürüyen 2 genç, yol kenarındaki otoparkta hareketsiz halde yatan yaşlı kişiyi görünce durumu polise haber verdi. Olay yerine polis ve 112 Acil ekipleri sevk edildi. 112 Acil ekipleri yaptıkları incelemede hareketsiz halde yatan kişinin öldüğünü belirledi. Polis ekipleri ise ölen kişinin Mustafa Çamlıoğlu olduğunu tespit etti. Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olay yerinde inceleme yaptı. Yaşlı adamın cesedi cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi'ne kaldırıldı. Bilinen bir hastalığı olmadığı öğrenilen Çamlıoğlu'nun kesin ölüm sebebi otopsinin ardından belli olacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Olay yerinden görüntüler

-Cesedi bulan genç ile röportaj

-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/ BOLU,

==================================

KIZ KARDEŞİNİ ÖLDÜRMEKLE SUÇLANAN BAŞKANIN YARGILANMASINA BAŞLANDI

MERSİN'de, kız kardeşi Meryem Aktan'ı tabancayla başından vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Silifke Belediye Başkanı Mücahit Aktan'ın yargılanmasına başlandı.

Olay, 8 Mayıs'ta gece saatlerinde Silifke ilçesine bağlı Taşucu Mahallesi'nde meydana geldi. 31 Mart 2019 seçimlerinde Silifke Belediye Başkanı seçilen Mücahit Aktan'ın kız kardeşi Meryem Aktan, evinde tabanca ile başından vurularak, yaralandı. Çağırılan sağlık görevlilerince ilk müdahalesinin yapılmasının ardından Silifke Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Meryem Aktan, buradan Mersin Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi. Hastanede 2 ay yaşam savaşı veren Aktan, 5 Temmuz 2019'da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Polis ekiplerince başlatılan çalışma kapsamında yapılan incelemenin ardından Silifke Belediye Başkanı MHP'li Mücahit Aktan gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Başkan Aktan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Aktan hakkında cinayet suçundan dava açıldı. Gizlilik kararı verilen davanın ilk duruşması dün Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tanıkların da dinlendiği duruşma ertelenirken, başkanın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Adliye önünde toplanan kalabalık

Polis ekiplerinden görüntü

Mücahit Aktan'ın adliyeden çıkarılması

Araca bindirilmesi

Vatandaşların alkışlamaları

Aktan için 'yanındayız başkan' sloganları atmaları

Aracın adliyeden çıkışı

Silifke adliyesi girişinden detay görüntüler

Haber-Kamera: Atike CEYLAN KAÇAR/ SİLİFKE(Mersin),

======================================

İNTİHAR EDEN ARKEOLOG MERVE'Yİ, KADIN AVUKATLAR SAVUNACAK

GAZİANTEP'te Zeugma Mozaik Müzesi'nde görev yaparken izin için geldiği memleketi Diyarbakır'da ağabeyi Ömer Ozan'ın evinde intihar eden arkeolog Merve Kaçmış'ı (33), Diyarbakır Barosu avukatları Aslı Pasinli ve Hatice Demir savunacak. Dava dosyasına ulaşan avukatlar, Kaçmış'ın bıraktığı notta, 'Ben yapmadım. Kameralar açıktı. Her şey orada görünüyor ve kayıtlıdır' yazdığını söyledi.

Zeugma Mozaik Müzesi'nde arkeolog olan Merve Kaçmış, hafta sonu Diyarbakır'da oturan ağabeyi Ömer Ozan Kaçmış'ın merkez Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde oturduğu evine geldi. Merve Kaçmış, 13 Ocak Pazartesi günü ağabeyinin oturduğu apartmanın 8'inci katından atlayarak yaşamına son verdi. Kaçmış'ın intiharının ardından baskı gördüğü iddiasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca başlatılan idari soruşturma kapsamında, müze müdürü E.Ö. ile 2 uzman, görevden uzaklaştırılırken, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi'ne bağlı avukatlar Aslı Pasinli ve Hatice Demir davayı üstlendi.

Demirören Haber Ajansı muhabirine konuşan avukatlar, savcılıktaki dosyada otopsi raporu, bir kısım evrak ve Merve Kaçmış'ın intihar etmeden önce yazdığı nota ulaştıklarını belirtti. Kalan evraklara, kolluktan getirilmediği için henüz ulaşamadıklarını ifade eden avukatlardan Aslı Pasinli, intihar mektubuyla ilgili, "Son intihardan önce bıraktığı mektup bizim için çok önem arz ediyordu. Zeugma Müzesi'ne bir atıf var mı? Mektubu gördük. Kolluk tarafından savcılığa gönderildi. Yazı çok bulanık olduğu için ve çok anlaşılabilir bir yazı olmadığı için tamamı konusunda bilgi vermedik. Fakat net olarak seçtiğimiz cümlelerde, ilk cümlesi olan 'Ben yapmadım. Kameralar açıktı. Her şey orada görünüyor ve kayıtlıdır' ifadesi çok net bir şekilde mektupta geçiyor. O yüzden bu kısmı basınla paylaştık. Kalan kısmı açısından da yazının çözümlenmesini isteyeceğiz" dedi.

'MERVE'Yİ İNTİHARA GÖTÜREN SÜRECİN YOL HARİTASI ORTAYA ÇIKACAK'

Avukat Aslı Pasinli, taleplerinden bir tanesinin de psikolojik otopsi olduğunu vurguladı. Pasinli şöyle konuştu:

"Merve Kaçmış olayında da bizi gerçeğe ulaştıran, kişinin intihar sürecini, intihara sevk eden nedenler konusunda hazırlanan bir rapor olarak adlandırılan psikolojik otopsi mevzusu ve taleplerimizden bir tanesi de burada yoğunlaşıyor. Çünkü Merve ile ilgili hem ailenin verdiği hem de çalışma arkadaşlarından edindiğimiz bilgiye göre aslında 6-7 aydır süren bir mobing durumu söz konusu. Bu mobingi kaldıramadığı için gerçekleşen bir intihar durumu söz konusu. Ceza yargılamasında intihara sevk, intihar kararını kuvvetlendirmede ayrı bir suç olarak vasıflandırılmıştır. Eğer bu iddialar gerçekse ki burada bakanlığı açtığı soruşturma dosyayı çok belirleyecek. Bu iddialar temellendirildiği zaman Merve sistematik bir şiddet sonucu intihar kararını kuvvetlendirerek hayatını kaybetmiş olduğu çok net bir şekilde ortaya çıkacak. Bunun ortaya çıkabilmesi için de elimizi güçlendiren en önemli olgulardan bir tanesi de psikolojik otopsinin bu dosyaya sunulması. Psikolojik otopsi de aslında bakanlığın açtığı soruşturma ile eş değer. Onu destekleyen bir rapor olur eğer hazırlanırsa. Hem çalışma arkadaşlarıyla hem ailesiyle hem arkadaşlarıyla tek tek görüşülüp kişinin o süreçte yaşadığı durumu özetleyen bir rapor. Dolayısıyla burada Zeugma Müzesi'nde buna benzer durumlar yaşanıyorsa bu raporda bunlar ayrıntılı bir şekilde psikanaliz çözümleri de yapılarak dosyaya sunulmuş olacak. Bu da Merve'yi intihara götüren sürecin yol haritası olacak. O yüzden bizim çok önemli. Türkiye'de henüz yeni yeni yerleşmeye başlayan ve yeni çalışmalar yapılan bir mevzu psikolojik otopsi. Merve'nin dosyası bunun için oldukça elverişli ve dosyanın aydınlatılması için çok önemli."

'MERVE'Yİ ÖLÜME GÖTÜREN SÜRECİN BASKIYLA İLGİLİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR'

Avukatlardan Hatice Demir ise ailenin verdiği bilgilerde, Merve'nin 2 buçuk yıllık çalışma süresi içinde son 6- 7 ayında işleri ile ilgili ciddi baskıya ve mobbinge maruz kaldığını ifade ettiklerini ve iş yeri olan Zeugma Müzesi'nde bir takım tarihi eserlerin kayıp olduğunu iddia ettiklerini söyledi. Avukat Demir, şunları söyledi:

"Bu tarihi eserlerin kayıp olmasına rağmen orada bir sayımın yapıldığı bir dönemden geçildiğine dair bir işaret var ve birtakım eksikliklerin, usulsüzlüklerin Merve tarafından tespit edildiği ve bunun amire rapor şeklinde bildirilmek istendiği ama bu raporunun işleme konulmadığı, ciddi anlamda psikolojik baskıya maruz kaldığını ifade ediyorlar. Merve'nin hem aileye hem de yakın arkadaşlarına zaten ifade ettiğini söylüyorlar. Dolayısıyla Merve'yi ölüme götüren sürecin iş yeri ile çok ilişkili olabileceği, yaşadığı baskıyla çok ilişkili olabileceğine dair ciddi kuşkular gündeme geldi."

'MEKTUPTA İSİMLER VAR'

İntihar mektubuyla ilgili de konuşan Hatice Demir, Merve Kaçmış'ın ardında bıraktığı notta bir takım isimleri işaret ettiğini belirterek, "Fakat yazı çok berrak okunmadığı için bu isimleri hangi bağlamda kullandığının tespitini soruşturma aşamasında aslında savcının yapacağı bilirkişi incelemesiyle çözülebileceğini düşünüyoruz. Ancak savcılık taleplerimiz doğrultusunda soruşturmayı genişletirse ve iş yerindeki bütün arkadaşlarını dinlerse, iş yerindeki bilgisayarına el koyup gerekli incelemeyi yaparsa ardında bıraktığı notla birleştiğinde olayın aydınlatılabileceği kanaatindeyiz. Biz avukatlar olarak soruşturmanın genişletilmesi noktasında birçok talebimiz var. Bu talebimizi dosyaya bugün itibarıyla sunduk. Burada savcının aslında Gaziantep Cumhuriyet Savcılığı ile iş birliği içinde soruşturmanın yürütülmesi gerekiyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Avukatlarla röp.

Belgelerin görüntüsü

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamara: Nurettin FİDANCAN - Mehmet Mucahit CEYLAN/ DİYARBAKIR,

==================================================

ŞIRINGALI ÇİKOLATAYLA ÖLEN UMUT'UN KARNESİNİ ALAN ANNESİ ALDI

DİYARBAKIR'da şırıngalı çikolata kapağının boğazına kaçması sonucu yaşamını yitiren ilkokul 2'nci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Miraç Umut Bilge'nin karnesini anne Gülşen Bilgi aldı. Acılı anne, "Oğlumun ilk karnesi değildi ama son karnesi oldu. Bunu bir ömür boyu saklayacağız, çünkü oğlumdan kalan son hatıra" dedi.

Diyarbakır'da, 2019- 2020 Eğitim ve Öğretim Yılı'nın yarıyıl tatiline girmesiyle, 1900 okulda eğitim gören yaklaşık 500 bin öğrenci karne aldı. Geçen 5 Aralık günü şırıngalı çikolata kapağının boğazına kaçması sonucu ölen ilkokul 2'nci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Miraç Umut Bilge'nin annesi Gülşen Bilgi ise, en acı karne törenini yaşadı.

'OĞLUMUN İLK KARNESİ DEĞİLDİ AMA SON KARNESİ OLDU'

Diyarbakır Yenişehir Seyrantepe İlkokulu'na gidip oğlunun karnesini alan anne Bilgi, "Oğlum yaşasaydı bugün beraber gidip karnesini alacaktık ama kısmet olmadı" dedi. Tek başına giderek oğlunun karnesini aldığını ve çok üzgün olduğunu ifade eden anne, "Oğlumun ilk karnesi değildi ama son karnesi oldu. Bunu bir ömür boyu saklayacağız, çünkü oğlumdan kalan son hatıra. Acımızı hala yaşıyoruz, acımız çok taze" diye konuştu.

'DAVAYLA İLGİLİ BİR GELİŞME YOK'

Oğlunun ölümüne neden olan şırıngalı çikolata firması hakkında şikayetçi olduklarını hatırlatan Gülşen Bilgi, davayla ilgi henüz bir gelişme olmadığını söyledi. Bilgi, "Bütün o ürünler o zaman toplatıldı, Allah razı olsun bakanlıktan. Sonuç ne olacak bilmiyoruz. Ama inşallah iyi olur, hayırlısı olur. Oğlumun ve diğer çocuğun bu acıdan sonra boş gitmesini istemiyoruz. İnşallah hiçbir çocuk ve ailesi bir daha böyle bir şey yaşamaz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Okulun görüntüleri

sınıfın görüntüleri

Gülşen Bilgi'nin konuşması

Karneden genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN - Nurettin FİDANCAN/ DİYARBAKIR,

==================================================

NEFES BORUSUNA KAÇAN PATATES NEDENİYLE ÖLEN NİLGÜN, TOPRAĞA VERİLDİ

MUĞLA'da, yediği patatesin nefes borusuna kaçması sonucu 1 aydır tedavi gördüğü Yoğun Bakım Ünitesi'nde yaşamını yitiren Nilgün Özcin (33), gözyaşlarıyla toprağa verildi. Nilgün Özcin'in eşi Murat Özcin'in gözyaşları ise yürekleri dağladı.

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) İl Müdürlüğü'nde görevli memur Nilgün Özcin, 16 Aralık'ta, öğlen yemeğinde haşlanmış patates yedi. Özcin'in nefessiz kaldığını fark eden mesai arkadaşları durumu, sağlık ekiplerine bildirdi. Sağlık görevlilerince yapılan kalp masajıyla hayata döndürülen Özcin, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Endoskopiyle nefes borusuna kaçan patates çıkartılan Nilgün Özcin, Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedaviye alındı. Ancak Özcin, perşembe günü yaşam mücadelesini kaybetti.

Özcin'in ölüm haberini alan mesai arkadaşları, hastaneye akın ederken acılı eş Murat Özcin'in güçlükle ayakta durduğu görüldü. Çiftin, 15 aylık Ömer isminde bir bebekleri olduğu öğrenildi.

Muğla Adli Tıp Kurumu Morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Nilgün Özcin'in cansız bedeni yakınlarına teslim edildi. Özcin'in cenazesi Muğla Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze nakil aracı ile Ortaca ilçesinin Bahçelievler Mahallesindeki baba ocağına getirilerek helallik alındı. Burada düzenlenen cenaze törenine Nilgün Özcin'in eşi Murat Özcin, babası Ali Yavuz, annesi Duriye Yavuz, yakınları ve iş arkadaşları katıldı. Özcin'in cenazesi öğle namazının ardından Ortaca Merkez Mezarlığı'nda toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Cenaze aracından görüntü

-Balkonda ağlayan komşulardan görüntü

-Cenazenin araçtan indirilişi ve omuzlarda taşınması

-Baba Ali Yavuz'un ağlaması

-Kılınan cenaze namazında Nilgün Özcin'in eşi Murat Özcin'in ağlaması (Kırmızı montlu)

-Namazın ardından tabutun omuzlarda taşınması

-Nilgün Özcin, oğlu Ömer ve eşi Murat Özcin'in fotoğrafı

Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

===================================

4 KATLI APARTMANIN EN ÜST KATINDAKİ DAİREDE YANGIN

Hakkari'de, 4 katlı apartmanın en üst katındaki, apartman sahibi Ayhan Tekçe'ye (38) ait dairede yangın çıktı. Ev kullanılamaz hale geldi.

Yangın, dün sabah saatlerinde Karşıyaka Mahallesi'nde Ayhan Tekçe'ye ait 4 katlı apartmanın en üst katındaki dairede bilinmeyen nedenle çıktı. Alt kattaki komşularını ziyarete giden Tekçe ailesi, patlama sesi duydu. Bunun üzerine kapıdan çıkan aile, dairelerinden duman yükseldiğini gördü. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Hakkari Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, yangına müdahalede bulundu. Yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından yangın, söndürüldü.

Yeraltı elektrik kablolarından çıktığı tahmin edilen yangında daire kullanılmaz hale geldi.

Ev sahibi Ayhan Tekçe, "Evimizde yağıştan dolayı elektrik kesildi. Aşağıdayken bir anda çok yüksek bir voltajla geldi. Çok şükür can kaybımız yok. Evimizdeki eşyalar tamamen küle dönüşmüş. Bu konunun araştırılmasını istiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Küle dönen evin görüntüsü

Ev sahibi Ayhan Tekçe konuşması

Mahalle sakinlerinin konuşması

Mahallede açılan dev çukurun görüntüsü

Genel Detay

Haber-Kamera: Mehmet ÖZKAN/ HAKKARİ,

=======================================

ÇAKMAK İÇERİSİNE GİZLEDİĞİ UYUŞTURUCU İLE YAKALANDI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, yolda yürürken şüphe üzerine durdurulan K.K.'nın üzerinde yapılan aramada çakmak içerisine gizlenmiş 2 gram metamfetamin ele geçirildi.

Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, dün akşam saatlerinde Turgutreis Mahallesi'nde durumundan şüphelendiği K.K.'yı yolda yürürken durdurdu. K.K.'nın üzerinde yapılan aramada çakmak içerisinde gizlenmiş 2 gram metamfetamin ele geçirildi. Gözaltına alınan K.K.'nın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Sökülen çakmaktaki uyuşturucunun görüntüsü

Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

===================================

ASAYİŞ DENETİMLERİNDE 2200 GRAM UYUŞTURUCU VE 45 TARİHİ ESER ELE GEÇİRİLDİ

ANKARA'da, yunus polisleri tarafından yapılan asayiş denetimlerinde 2200 gram uyuşturucu ile 45 tarihi eser ele geçirildi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Timler Amirliği ekipleri tarafından geçtiğimiz hafta düzenlenen asayiş uygulamasında Keçiören ilçesi Selçuklu Caddesi üzerinde durdurulan Özkan Ö.'ye ait otomobilde 2200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Özkan Ö.'nün narkotik köpeklerinin tespitini engellemek için uyuşturucuyu kimyonla karıştırdığı belirtildi. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen Özkan Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Geçen hafta ise Altındağ ilçesi İstanbul Caddesi'nde durdurulan bir otomobilde 3'ü heykel, 45 tarihi eser bulundu. Olayla ilgili 3 İran ve 1 Türk uyruklu şüpheli gözaltına alındı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Otomobillderde aramalar

Uyuşturucu ve tarihi eserin ele geçirilmesi

Genel ve detay

Haber: ANKARA,

==================

NAMAZ KILDIĞI SIRADA ARACINI SOYDULAR

MANİSA'nın Şehzadeler ilçesinde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce, bir aracın camı kırılıp, içerisindeki cep telefonu ve bilgisayar çalındı.

Olay, ilçeye bağlı İshak Çelebi Mahallesi Ulutepe Caddesi üzerinde dün saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Bir firmada ilaç mümessili olarak çalışan Ahmet Metin Ekit(38), 34 SJ 2155 plakalı otomobilini yol kenarına park ederek namaz kılmak üzere bir mescide girdi. Namazı kıldıktan sonra aracının yanına giden Ekit, aracının sağ ön camının kırıldığını ve içerisindeki telefonla tabletinin yerinde olmadığını gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri olayla ilgili bölgede araştırma yaptı. Polis merkezine giderek şikayetçi olan Ekit, aracının içerisindeki telefon ve tabletin toplam değerinin 10 bin lira olduğunu söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Aracın kırılan camından görüntü

-Aracın içerisinden detaylar

-Polis ekiplerinin çalışmasından görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Cemil SEVAL/ MANİSA,

====================================

TIR'A ARKADAN ÇARPAN TIR'IN KUPASI UÇTU: SÜRÜCÜ, 'BEN BÖYLE KAZA GÖRMEDİM' DEDİ

HATAY'ın İskenderun ilçesinde bir TIR, önünde seyir halinde olan başka bir TIR'a çarptı. Arkadan çarpan TIR'ın kupasının uçtuğu kazada sürücü ağır yaralanırken, önde seyreden TIR'ın sürücüsü ise "Ben böyle bir kaza görmedim" dedi.

Kaza, dün gece saat 23.20 sıralarında İskenderun- Adana Otoyolu İskenderun Limanı yakınlarında meydana geldi. Adana yönünden İskenderun istikametine giden sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 31 KOL 86 plakalı TIR, aynı yönde seyir halinde olan Adem Çağlar'ın kullandığı 33 DTP 94 plakalı TIR'a arkadan çarptı. Kazada TIR'ın şoför mahallinin bulunduğu kupa kısmı araçtan 10 metre ileriye fırladı. Kazada ağır yaralanan sürücü, çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Polis ve karayolları ekipleri yolda güvenlik önlemi alarak başka kazaların meydana gelmemesi için uzun süre bekledi. Kazanın şokunu uzun süre üzerinden atamayan Adem Çağlar ise "Kendi şeridimde giderken arkadan bir gürültü koptu. Hemen durdum. Araçtan inip arkaya gittiğimde bana çarpan TIR'ın kupasının kopup yaklaşık 10 metre uzağa savrulduğunu gördüm. Yaralı olan sürücü hastaneye kaldırıldı. Ben böyle bir kaza görmedim" dedi. İki TIR'ın karıştığı kazada bir süre trafiğe kapanan yol, ekiplerin çalışmasını tamamlayıp, TIR'ların çekilmesinin ardından yeniden açıldı. Polis, kazayla ilgili soruşturmaya devam ediyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Röp.

Kaza yapan TIR ve kupadan görüntüler

Genel ve detaylar

Fotoğraflar

Haber-Kamera: Selahattin KAÇURU/ İSKENDERUN(Hatay),

=========================================

DRİFT ATAN ALKOLLÜ VE EHLİYETSİZ SÜRÜCÜ, POLİSTEN KAÇAMADI

ADANA'da drift atan otomobilin sürücüsü, polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçtı. Birkaç kilometre süren kovalama sonucunda yakalanan otomobil sürücüsü Caner D.'nin (26), 1,63 promil alkollü olduğu, daha önce de 3 kez alkollü yakalandığı için ehliyetine el konulduğu saptandı. Gözaltına alınan sürücüye 11 bin 375 TL ceza yazılırken, otomobil ise trafikten men edildi.

Dün saat 22.45 sıralarında merkez Seyhan ilçesi İnönü Caddesi'nde devriye görevi yapan polis ekibi, drift atan 01 FF 448 plakalı otomobili durdurmak istedi. Polisin 'dur' ihtarına uymayan sürücü kaçmaya başladı. İnönü Caddesi'nden Atatürk Caddesi'ne çıkan otomobil, daha sonra Turhan Cemal Beriker Bulvarı'na dönüş yapıp, buradan da Seyhan Caddesi'ne geçti. Birkaç kilometre kaçabilen otomobil sürücüsü yolu kesen polislerce yakalandı. Otomobilde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlamayan ekipler, ayakta güçlükle duran sürücüyü gözaltına aldı.

4'ÜNCÜ KEZ ALKOLLÜ YAKALANDI

İsminin Caner D. olduğu saptanan sürücünün daha önce de 3 kez alkollü şekilde direksiyon başında yakalandığı, yapılan alkol muayenesinde ise 1,63 promil alkollü olduğu tespit edildi. 2030 yılına kadar ehliyetine el konulduğu öğrenilen sürücünün 4'üncü kez alkollü şekilde yakalandığı için sürenin 2035 yılına uzadığı belirtildi. Öte yandan drift atma, alkollü araç kullanma, polisin dur ihtarına uymama ve ehliyetsiz araç kullanmak suçlarından sürücüye 11 bin 375 TL ceza kesilirken, otomobili ise 2 ay trafikten men edildi. Gözaltına alınan Caner D., işlemleri için 5 Ocak Polis Merkezi'ne götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Yakalanan otomobilden görüntü

Polis araçlarından görüntü

Polis aracındaki sürücü Caner D.'den görüntü

Caner D.'nin başka bir polis aracına götürülmesi

Çekiciye yüklenen otomobilden görüntü

Haber-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ ADANA,

=======================================

51 İLDE EŞ ZAMANLI FETÖ OPERASYONUNDA 82 TUTUKLAMA

İZMİR merkezli 51 ilde, FETÖ/PDY'nin TSK yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, hakkında gözaltı kararı bulunan 176 şüpheliden 145'i gözaltına alındı. Şüphelilerden 39'u etkin pişmanlık yasasından faydalanırken, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Öte yandan, adliyeye sevk edilen 106 şüpheliden 82'si tutuklanırken, 24'ü de adli kontrol şartı ile serbest kaldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 176 şüphelinin büfe ve kontörlü sabit hatlardan ardışık arama yaptıkları belirlendi. 97'si muvazzaf 143 üsteğmen ve 11'i muvazzaf 33 teğmen olmak üzere toplam 176 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkartılırken, Terör, Organize ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 145 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 39'u da etkin pişmanlıktan yararlanarak, örgüt ve mensupları hakkında ayrıntılı ve örgütü deşifre edici açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Öte yandan, emniyetteki işlemleri tamamlanan 106 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 56'sı TSK içerisinde çalışan subay olmak üzere 82 zanlı tutuklanırken, 24 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-ARŞİV Görüntüler

Haber-Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/İZMİR,

==========================================

HAMZA DAĞ: DENİZ ANTLAŞMASINI DESTEKLEYİP TEZKEREYE HAYIR DEMEK ABDESTSİZ NAMAZ KILMAKTIR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, partisinin Karşıyaka İlçe Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Dağ, Libya'ya yönelik askeri tezkere konusuyla ilgili olarak, "Libya ile yapılan deniz antlaşması bir yarma hareketidir. Bunun bir sonraki adımı tezkeredir. Deniz antlaşmasını destekleyip tezkereye hayır demek abdestsiz namaz kılmaktır, işin kolayına kaçmaktır" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, partisinin Karşıyaka İlçe Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Ziya Gökalp Kültür Merkezi'nde yapılan ve AK Parti İzmir milletvekillerinden Yaşar Kırkpınar'ın da katıldığı toplantıda, partililer Dağ'a ve Kırkpınar'a sevgi gösterisinde bulundu. Salonda, 'Kafsinkaf'ın gönlünde sevgin dağ gibi' yazılı pankart açıldı.

'2023 YILINDA DA İKTİDAR OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ'

Partililerle selfie çekilen Dağ, daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Dağ, bu toplantıların Cumhurbaşkanı ile görüşen kişilerin, onun görüşlerini partililere bildirmek konusunda çok önemli olduğunu belirterek, "Bu suretle parti içindeki düşüncelerin en yukarıdan en aşağıya sağlıklı bir şekilde iletilmesi başarılıyor. Bizler bu toplantılarda, bizim iktidarımız döneminde neler oldu, bunları ortaya koymalıyız ve dışarıya da bunları anlatmalıyız. Bizler 17 yılı iktidar olarak geçirmiş bir partiyiz ve 2023 hesaplarını yapanlarını da üzmeye devam edeceğiz, 2023'te de iktidar kalacağız. Ben 2011'de milletvekili oldum ve 9 yıldır milletvekiliyim. Gezi'yi, 17-25 Aralık'ı ve 15 Temmuz'u planlayanlar amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacak. Eğer onlar başarılı olsalardı 3'üncü köprüyü, Türk Akım'ı, Akıncı SİHA'yı ve Altay tankını göremezdik. Bu kirli operasyonları planlayanlar, her zaman bizlere ekonomik yönden saldırmaya gayret ettiler ancak biz de ekonomik olarak önlemlerimizi alıp cevaplarımızı verdik. 6 ay sonra inşallah bir danışma toplantısı daha düzenlersek, ekonomik anlamda şu anda da çok iyi olmamıza rağmen daha iyi şeyler konuşacağız" dedi.

'DENİZ ANTLAŞMASINA DESTEK VERİP TEZKEREYE KARŞI ÇIKILMAZ'

Libya'ya askeri tezkere konusunda da açıklamalarda bulunan Dağ, "Libya ile yapılan deniz antlaşması bir yarma hareketidir. Bunun bir sonraki adımı tezkeredir. Deniz antlaşmasını destekleyip, tezkereye karşı çıkılmaz. Deniz antlaşmasını destekleyip tezkere hayır demek abdestsiz namaz kılmaktır, işin kolayına kaçmaktır. Bazıları sorunları diplomasi yoluyla çözün diyorlar. Suriye konusunda diplomasi yaptık. 'Bizde 4 milyon mülteci var, 82 milyonluk nüfus 86 milyon oldu, bir güvenli koridor açalım, bu kişileri oraya nakledelim' diyoruz. 'Çok güzel' diyorlar. Sonra ise ses çıkarmıyorlar. Biz de gerekli operasyonlarımızı yapıp, orada güvenli bölgeleri oluşturduk" diye konuştu.

Dağ, Libya'daki meselelerin milli meseleler olduğunu ve iç siyasette alacakları desteklerin ellerini güçlendireceğini belirterek, "Bizler, iç siyasette destek göremesek de buradaki milli çıkarlarımızı koruyacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Hamza Dağ'ın konuşmasından görüntü

Toplantı salonundan görüntü

Partililerden görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN - Melis KARAKUZULU/ İZMİR,

========================================

BAKÜ ŞEHİTLERİ, DİYARBAKIR'DA ANILDI

AZERBAYCAN'da, 'Kara Ocak' olarak anılan 20 Ocak 1990'da Sovyet güçlerinin Bakü'ye girmesi sonucu yaşanan katliamda şehit edilen 137 kişi, 30'uncu yıl dönümünde Diyarbakır'da anıldı.

Dicle Üniversitesi Konferans Salonunda düzenlenen 'Ağlayan karanfiller Azerbaycan' konulu anmaya; Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu, Azerbaycan Başkonsolosu Nuru Guliyev, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman ve davetliler katıldı.

Şehitler için Kuran-ı Kerim okunmasının ardından konuşan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, "19 Ocak'ı 20 Ocak'a bağlayan gece saat 1'de Sovyetler Birliği'nin Kızıl Ordusu tarafından bağımsızlık mücadelesi veren sivillere ateş açılmış ve adeta bir katliam yaşanmış. O gece 184 kişi şehit olmuştur. Bunların 137 tanesi sivil olmak üzere 184 şehit verilmiştir" dedi.

Azerbaycan Kars Başkonsolosu Nuru Guliyev ise "Size bilgi vermek istiyorum. Neden Kars Başkonsolosluğu Diyarbakır'ımızda? Öyle ki her başkonsolosluğun bir hizmet alanı vardır. Kars Başkonsolosluğu'nun hizmet alanı 17 ilimizi kapsamaktadır. Onlardan biri de bizim çok güzel Diyarbakır'ımızdır. Burada ne kadar güzel bir şehirle, ne kadar güzel insanlarla karşılaşacağımızı ve ne kadar güzel karşılaşacağımızı açıkçası düşünmemiştim. Bu bizim hatamızdı inşallah bundan sonra yapacağımız işlerle bunu telafi edeceğiz" diye konuştu.

Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu da 20 Ocak şehitlerini anmak için bir arada olduklarını kaydederek, "Bu mübarek Cuma günü onları Kuran okutarak ve dualarla anmak üzere bir aradayız. Özgürlükleri, toprakları ve vatanları için ve değerleri için tanka, topa karşı silahsız meydanları dolduran ve maalesef hiç bir suçları olmamasına rağmen bu değerler uğruna Sovyet Kızıl Ordusu'nun konu olarak hayatına veda eden ve bugün manevi olarak aramızda olan bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Geçmişini unutanın geleceği olmaz. Emanete sahip çıkmayanın bir gün gelir sahip çıkılacak bir şeyi olmaz. Tarih yaşanmış gerçeklikten ders ve ibret alarak geleceğe hazırlanmak ve geleceğe doğru yol almaktır. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev liderliklerinde iki ülke böylesine barışa hizmet eden ve küresel ölçekte istikrarı temin eden iki büyük, güçlü ve kardeş ülkenin adı olmuştur. Allah bu kardeşliğimizi daim eylesin inşallah. Azerbaycan şehitlerini ve şüphesiz bizim de üstünde durduğumuz bu toprakları bizlere vatan eyleyen bütün şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Rabim onlardan razı olsun. Bizleri onların şefaatine nail eylesin, cennetinde komşu eylesin" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

20 Ocak sergisinin davetlilerce gezilmesi

Vali Hasan Basri Güzeoğlu'nun salona girerken karşılanması

Salondan genel ve detay görüntüler

Rektör Talip Gül'ün konuşması.

Azerbaycan Kars başkonsolusu Nuru Guliev'in konuşması

Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nun konuşmarı

Salondan genel ve detay görüntüler.

Gençlerin şiir okumaları

Haber-Kamera: Selim KAYA/ DİYARBAKIR,

=======================================

SMA HASTASI MEHMET'İN KARNE SEVİNCİ

DENİZLİ'de yatağa bağımlı olarak yaşamını sürdüren 12 yaşındaki SMA hastası Mehmet Hasan Kayhan, yaşıtları gibi okula gidemese de karne almanın sevincini yaşadı.

Merkezefendi ilçesi Hacıeyüplü Mahallesi'nde yaşayan Gülhan Kayhan, oğlu Mehmet Hasan Kayhan'ın 6 aylıkken hiç hareket etmediğini fark etti. Hastaneye götürülen Mehmet'in yapılan muayenelerinde, 'Spinal Müsküler Atrofi' (SMA) yani kas ve sinir sistemi hastalığı olduğu ortaya çıktı. Demircilik yapan eşi Halil Kayhan'ı 2.5 yıl önce kalp krizinden kaybeden Gülhan Kayhan, yatağa bağımlı oğlu Mehmet ile tek başına ilgilenmeye başladı.

KARNESİ 'ÇOK İYİ'

SMA hastalığı nedeniyle okula gidemeyen Mehmet için 2 yıl önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Evde Eğitim Projesi kapsamında öğretmen görevlendirildi. Okuma yazmayı öğrenen ve bu yıl 3'üncü sınıfa başlayan Mehmet Hasan Kayhan, haftanın iki günü evlerine gelen sınıf öğretmeni Akın Sevimli ve özel eğitim öğretmeni Ayten Çiftçi'den dersler aldı. Kayhan okula gidemese de dün karne almanın sevincini yaşadı. Sınıf öğretmeni Sevimli tarafından karnesi evine getirilen Kayhan'ın ders notlarının tamamının 'çok iyi' olması dikkat çekti.

HAYALİ DOKTOR OLMAK

Mehmet Hasan Kayhan, öğretmenleri sayesinde eğitimine devam edebildiğini belirterek, "Karnemi aldığım için çok mutluyum. Okulda öğretilen derslerin aynılarını işledik. Karnem çok iyi geldi. Doktorları çok seviyorum bu yüzden ileride doktor olmak istiyorum. Okuldan uzak kalmamak çok güzelö dedi.

ANNE KAYHAN'IN İLAÇ TALEBİ

Anne Gülhan Kayhan ise, oğlunun başarısından dolayı gurur duyduğunu belirterek, "Oğlumun akranlarıyla koşması ve karne getirmesi beni çok mutlu ederdi. Evde eğitim görmesi de önemli. Karnesi çok iyi geldi. Başarısından dolayı çok mutluyum. Sadece oğlumun iyileşmesini istiyorum. Tedavi için gereken ilacın tutarı 750 bin dolar. Kendi imkanımızla alamıyoruz. Yetkililerden yardım istiyoruzö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Mehmet HASAN Kayhan'dan detaylar

-Anne Gülhan Kayhan'ın oğluyla ilgilenmesi

-Öğretmen Akın Sevimli'nin Mehmet'e karnesini vermesi

-Öğretmen Akın Sevimli'nin konuşması

-Mehmet Hasan Kayhan'ın konuşması

-Anne Gülhan Kayhan'ın konuşması

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

====================================

İLKOKUL ÖĞRENCİSİ, VALİ'NİN MAKAM ARACINDAKİ BAYRAĞI ÖPTÜ

YOZGAT'ta ilkokul öğrencisi Adil Erdem Temiz, karne töreni için okula gelen Vali Kadir Çakır'ın makam aracındaki Türk bayrağı flamasını öptü.

Vali Kadir Çakır, Erdoğan Akdağ İlkokulu'nda düzenlenen karne dağıtım törenine katıldı. 1'inci sınıf öğrencisi Adil Erdem Temiz, yanında bulunan arkadaşı ile birlikte okulun bahçesine park edilen Vali Çakır'ın makam aracını inceledi. Temiz, çevresinde dolaştığı aracın sağ ön kısmında bulunan Türk bayrağı flamasını öpüp alnına koydu. Bu davranışı okulun güvenlik kamerasına yansıyan Temiz ve arkadaşı daha sonra okula girdi.

VALİ ÇAKIR,MAKAM ARACINDAKİ BAYRAĞI ÖPEN ÖĞRENCİYİ ÖDÜLLENDİRDİ

Yozgat Valisi Kadir Çakır, katıldığı karne dağıtım töreninde, park halindeki makam aracındaki Türk bayrağı flamasını öpen, ilkokul 1'inci sınıf öğrencisi Adil Erdem Temiz'in ailesini ve öğretmenini tebrik etti. Öğrenci Adil Erdem Temiz ve öğretmeni Elif Geçen'i makamında kabul eden Vali Çakir, karne dağıtım törenine katıldığını ve Adil'in karnesini verdiğini hatırlatarak, karne töreninde Adil ile de konuştuğunu söyledi. Vali Çakır, "Adil'e ne olacağını sorduğumda asker olacağını söyledi. Biz sınıftan çıktıktan sonra Adil, dışarı çıkıp makam aracındaki bayrağı öpmüş. Bu bizi çok mutlu etti. Yozgat, milli ve manevi değerleri çok güçlü bir ilimiz. Adil'in bu hareketiyle bütün şehitlerimize, gazilerimize, görevi başında olan askerimize, polisimize Yozgat'tan selam olsun. Allah birliğimizi ve beraberliğimizi bozmasın. Adil'in annesine, babasına, öğretmenine, okul müdürümüze, milli eğitim müdürümüze teşekkür ediyorum" dedi.

Vali Kadir Çakır, öğrenci Adil ErdemTemiz ve öğretmeni Elif Geçen'i çeşitli hediyelerle ödüllendirdi.

Adil ErdemTemiz, okul bahçesinde oyun oynarken bayrağı görüp öptüğünü söyledi. Baba Fehmi Temiz ise vatan, bayrak sevgisini dedesinden, babasından, annesinden gördüğünü kendilerinin de aynı şekilde oğluna aşılamaya çalıştıklarını ifade etti. Baba Temiz, "Çocuğumla gurur duyuyorum" ifadesini kullandı.

Ziyarete, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Erdoğan Akdağ İlkokulu Müdürü Mustafa Özyürek ile anne Keziban Temiz de katıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-İki arkadaşın makam aracını incelemesi

-Adil Erdem'in bayrağı öpmesi

+++

-Öğrenci Adil Emre Temiz'in konuşması

-Vali Kadir Çakır'ın konuşması

-Ödül

-Baba Fehmi Temiz'in konuşması

Haber: Harun GÖKCEOĞLU/ YOZGAT,

===================================

FABRİKASININ ÇATISINA İKİNCİ FABRİKAYI KURDU, AYDA 100 BİN LİRA KAZANIYOR

ÇANAKKALE'de 8 bin 500 metrekarelik alana kurulu unlu mamuller fabrikasının çatısına güneş enerjisi santrali (GES) kuran iş insanı Ali Polat, fabrikanın aylık 15 bin TL'lik elektriğini buradan karşılıyor. Ürettiği elektriği devlete de satarak, her ay 100 bin TL'lik kazanç elde eden Ali Polat, "Güneş hem içimizi, hem cebimizi ısıtıyor" dedi.

Üniversite eğitimi için Çanakkale'ye gelen Gaziantepli Ali Polat, 1993 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nden mezun oldu. Ardından Çanakkale'ye yerleşip, sıfırdan ticarete atılan Polat, unlu mamuller ve kuruyemiş üzerine işletmeler açtı. Son olarak 2008 yılında organize sanayi bölgesinden 10 bin dönümlük arsa alıp, üzerine 8 bin 500 dönümlük unlu mamuller üretimi yapan fabrikayı kurdu. Yıllar önce bir gazetede okuduğu güneş enerjisiyle ilgili köşe yazısından etkilenerek konuyu araştırmaya başlayan Polat, 2013 yılında devlet desteğiyle fabrikanın çatısına 200 kilovatlık güneş enerji santrali kurdu. Karlı bir yatırım olduğunu görünce bu kez Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından desteklenen yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan (TKDK) yüzde 65 hibe desteği alarak, 2017 yılında çatıya 400 kilovatlık daha enerji üreten panel kurdu. Aynı yıl, çatısında boş kalan yerlerin yanı sıra 2 bin metrekarelik sundurma alanlarını da değerlendirerek, kendi imkanlarıyla 400 kilovatlık daha panel kurdu. Toplamda 3 bin panel ve 35 invertörle santralin gücü 1 megavata ulaştı. Çatıdaki santralden yıllık ortalama 1,5 milyon kilovat elektrik üreten Polat, bu enerjiden fabrikasının tükettiği elektriği karşılıyor. Kalan elektriğe ise kilovatı 13 Cent'ten devlete satıyor.

'GÜNEŞ HEM İÇİMİZİ, HEM CEBİMİZİ ISITIYOR'

İş insanı ve girişimci Ali Polat, yaklaşık 1 milyon dolara çatıya kurduğu GES'in avantajlarının saymakla bitmeyeceğini belirterek, şunları söyledi:

"Yıllar önce unlu mamul fabrikasını kurdum. İşlerim gayet iyi, ancak girişimci bir kişiliğim olduğu için fabrikanın giderlerini nasıl kısabilirim diye düşündüm. Aklıma rüzgar enerjisi santrali kurmak geldi. Ama araştırdım, maliyetlerinin yüksek olduğunu, teknik olarak da kurmanın zor olduğunu görünce vazgeçtim. Güneş enerjisi santraline yöneldim. Elektrik mühendisi Erkan Güçyetmez'den destek alarak, işe koyuldum. Bu konuda hem devletimizim, hem de Avrupa Birliği'nin desteklerini gördüm. İlk iki yatırımımı bu desteklerle yaptım. Karlı bir iş olduğunu görünce, çatının kalan kısmına ve sundurmalarına kendi imkanlarımla yatırıma devam ettim. Şu anda 8 bin 500 metrekarelik çatıda, 3 bin panel, 35 invertör ile yılda 1,5 milyon kilovat enerji üretiyorum. GES'in masrafı da az oluyor. Sadece ayda, yılda bir temizliğini yaparak, invertörlere bakıyoruz. Buradan elde ettiğim enerjiyi unlu mamul fabrikamda da kullanıyorum. Aylık ortalama 15 bin TL elektrik giderim var. Bu parayı önceden cebinden ödüyordum. Şimdi çatıdaki fabrika, aşağıdaki fabrikanın elektrik parasını da ödüyor. 15 bin TL cebime kalıyor. Ayrıca kalan elektriği kilovatı 13 Cent'ten devlete satıyorum. Devlet ile 10 yıllık bir sözleşmemiz var. 10 yıl boyunca çatıda güneşten ürettiğim elektriği devlet 13 Cent'ten almaya devam edecek. Böylece ayda yaklaşık 100 bin TL kazanç elde ediyorum. Bu tür yatırımları, elektrik tüketimi fazla olan sanayi kuruluşlarına tavsiye ediyorum. Üstelik yenilenebilir temiz bir enerji. Güneş hem içimizi, hem cebimizi ısıtıyor."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Fabrikanın çatısındaki güneş enerji santralinden drone+genel ve detay görüntü

-Fabrikanın çatısındaki güneş enerjisi santralinden aktüel görüntüler

-Ali Polat ile röp.

-Burak Gezen anons

Haber-Kamera: Burak GEZEN - Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

========================================================

ESKİŞEHİR'DE HAMSİNİN KİLOSU 5 TL'YE DÜŞÜNCE, BALIKÇILARDA UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU

KARADENİZ'de son günlerde hamsinin bol çıkması, Eskişehir'deki balıkçı tezgahlarındaki fiyatlara da yansıdı. Hamsinin kilosu, 20 TL'den 5 TL'ye düşünce saatler içinde tonlarca balık satıldı.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte balıkçılarında yüzü gülmeye başladı. Hamsinin bolca çıkmasıyla fiyatlarının düşmesi ise halkı sevindirdi. Eskişehir'de kilosu 20 TL'den satılan hamsinin kilosu bugün 5 TL'ye düştü. Bu nedenle balıkçılar tezgahlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Arifeye Mahallesi'ndeki balıkçı esnafı Selahattin Arslanbezer, Karadeniz'de balığın bollaşması üzerine hamsi fiyatlarının da 5 TL'ye kadar düştüğünü söyledi. Bir günde yaklaşık 30 ton hamsi sattıklarını ifade eden Arslan, "4- 5 gündür denizlerden balık çok çıkıyor. Şimdi biz vatandaşa 5 liraya balık satıyoruz. Daha 3 gün önce 20 liraydı. Balık, denizden fazla çıktığı zaman ucuz, az çıktığı zaman pahalı oluyor. Çinekop şimdi 80 lira oldu. Geçen yol çinekop 10 liraydı. 1 haftadır denizlerde patlama var, Karadeniz balığı çok çıkıyor. Gürcistan diyorlar ama değil. İğneliada'dan çıkıyor. Çok güzel hamsi çıkıyor. Önceden 5 ton tutuyorlardı, şimdi 100 ton tutuyorlar. Şu anda 400 metre kuyruk var. Bugün 30 ton balık sattık" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Balıkçı önündeki kuyruk

-Hamsi alanlar

-Balıkçı Selahattin Arslanbezer ile röp.

-Kuyruktakilerle röp.

-Tezgahtaki balıklar

-Kuyruk ve genel görüntüler

Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN - Caner AKSU/ ESKİŞEHİR,

======================================



Güncel

Kaynak: DHA

25.02.2020 03:36:12