DHA YURT BÜLTENİ - 10

Afrin'de bomba yüklü tankerle saldırı: 13 ölü (2)- YenidenSuriye'nin Afrin kent merkezinde PKK/YPG'li teröristlerce bomba yüklü tankerle düzenlenen saldırıda 13 kişi öldü, 30'dan fazla kişi de yaralandı.

11.07.2019 13:20DHA YURT BÜLTENİ - 10

Afrin'de bomba yüklü tankerle saldırı: 13 ölü (2)- Yeniden

Suriye'nin Afrin kent merkezinde PKK/YPG'li teröristlerce bomba yüklü tankerle düzenlenen saldırıda 13 kişi öldü, 30'dan fazla kişi de yaralandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen Zeytin Dalı Harekatı ile terör örgütlerinden temizlenen Suriye'nin Afrin kent merkezindeki Tirende bölgesinde, sabah saatlerinde bomba yüklü tanker infilak ettirildi. Ortalığın savaş alanına döndüğü, çok sayıda ev, iş yeri ve aracın hasar gördüğü patlamanın ardından bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Hastanelere kaldırılan yaralılardan 13'ü doktorların müdahalesine karşın kurtarılamadı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 30'dan fazla yaralıların tedavisi sürerken, bazılarının durumunun ağır olduğu belirtildi.
Afrin kent genelinde önlemlerini en üst seviyeye çıkaran güvenlik güçleri, terör örgütü PKK/YPG unsurlarınca düzenlendiği belirtilen saldırının faillerinin yakalanması için çalışmasını sürdürüyor.
Bu arada, saldırı sonrası Afrin ve çevresinde bulunan TSK'ya ait üslerde de önlemler artırıldı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

GAZİANTEP, -

==================

Konya'da eski eş dehşeti; Yaraladı, öldürdü, intihar etti

Konya'da İrfan T. (47), eski eşi Güllü Koç'un (45) sevgilisi olduğunu iddia ettiği Mehmet Kayhan'ı (47) iş yerinde av tüfeğiyle karnından vurarak, ağır yaraladı. İrfan T., ardından evine gittiği eski kayınvalidesi Sevim Koç'u (70) 2 el ateş ederek öldürdü. Kiralık otomobille kaçan İrfan T., aynı silahla aracın içinde yaşamına son verdi.
Cihanbeyli ilçesinde oturan, 2 çocuk babası İrfan T., dün otomobil kiraladı. İrfan T., bu sabah otomobille şiddetli geçimsizlik yüzünden 1 yıl önce boşandığı Güllü Koç'un sevgilisi olduğunu iddia ettiği, evli Mehmet Kayhan'ın iş yerine geldi. Köprübaşı Mahallesi'ndeki dükkana giren İrfan T., av tüfeğiyle Kayhan'a ateş açtı. Karnından vurulan Kayhan, ağır yaralanırken, İrfan T. ise olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarıyla gelen sağlık görevlileri, Kayhan'ı ambulansla Cihanbeyli Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Tedaviye alınan Mehmet Kayhan'ın hayati tehlikesinin olduğu bildirildi.
ESKİ KAYINVALİDESİNİ ÖLDÜRDÜ
İrfan T. ise İnsuyu Mahallesi'nde oturan eski kayınvalidesi Sevim Koç'un evine geçti. Tüfekle eve giren İrfan T., salona kaçan Koç'un sırtına 2 el ateş etti. İrfan T., kiralık otomobille buradan da ayrıldı. Yakınlarının ihbarıyla eve gelen sağlık ekibi, ağır yaralı Sevim Koç'u tüm müdahalelere rağmen kurtaramadı.
ARACIN İÇİNDE İNTİHAR ETTİ
Polis ve jandarma ekipleri, Sevim Koç'un yakınlarının, cinayeti eski damadının işlediğini söylemesi üzerine harekete geçti. İrfan T.'nin kiralık otomobilinin, uydu takip cihazıyla Pınarbaşı Mahallesi'nde, Sülüklü Mahallesi yolu üzerinde olduğu tespit edildi. Bölgeye giden ekipler, İrfan T.'yi araçta, kanlar içinde hareketsiz buldu. Yapılan incelemede, İrfan T.'nin, aynı tüfekle başına ateş ederek, yaşamına son verdiği belirlendi.
İrfan T. ile Sevim Koç'un cansız bedenleri, otopsi için Cihanbeyli Devlet Hastanesi'ne götürüldü.
ESKİ EŞE ŞİDDETTEN POLİSTE KAYDI VARMIŞ
İrfan T.'nin, evliyken, Güllü Koç'a şiddet uyguladığı iddiasıyla emniyette suç kaydının olduğu öğrenildi.

GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

Haber-Kamera: Tolga YANIK/KONYA, -

===================

6 çocuğunu dilendiren annenin üzerinden 18 bin 205 lira çıktı

Bursa'da trafik ışıklarında 6 çocuğuna dilencilik yaptırırken ve zabıta ekipleri tarafından yakalanan kadının üzerinden 18 bin 205 TL çıktı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, 6 çocuğunu dilendiren ve kendisi de dilencilik yapan Hatice E. (41) isimli kadını ihbar üzerine takibe aldı. Takip sonucu zabıta ekipleri, merkez Osmangazi ilçesi Kültürpark çevresinde dilendirilen çocukların topladığı paraları Hatice E.'ye teslim ettiklerini tespit etti. ekipler, Hatice E.'yi yakalayarak zabıta karakoluna götürdü. Burada yapılan aramada Hatice E.'nin üzerinden 18 bin 205 lira 35 kuruş çıktı. Zabıta ekipleri, durumu polise de bildirdi. Savcılık  talimatıyla paralara el konulurken zorla dilencilik yaptırılan çocuklar hakkında yasal işlem başlatıldı.
Hatice E.'ye ise "Kabahatler Kanunu" kapsamında cezai işlem uygulandı.

Görüntü Dökümü
---------
-Dilenci kadından detaylar
-Toplanan paralardan detaylar
-Genel detaylar

-Süre: 02.19 Boyut: 259 MB

-Haber: İsmail Hakkı SEYMEN - -Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,

=================

Avukat eşini öldüren doktor kocaya ağırlaştırılmış müebbet istemi

Diyarbakır'da boşanma davası açan eşi avukat Müzeyyen Boylu'yu (43) tabancayla kurşun yağdırarak öldüren doktor Mesut Issı (45) hakkında, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi. Mesut Issı savcılık ifadesinde, aldatıldığını ve olay anını hatırlamadığını savundu.
Diyarbakır'da 19 Mayıs günü meydana gelen olayda, boşanma aşamasında olan ve ayrı yaşayan avukat Müzeyyen Boylu ile doktor Mesut Issı, 2 çocuğunun da gittiği kreşte 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle düzenlenen etkinliğe katıldı. Çift, gösteriyi birlikte izledi. Müzeyyen Boylu, çocuklarıyla birlikte Mesut Issı'nın otomobiline bindi. Otomobil, Diclekent Caddesi'ne geldiğinde, Boylu çocuklarını, birlikte zaman geçirmeleri için babalarına bırakıp araçtan indi. Hemen ardından otomobilden inen Mesut Issı, arkasından yürüdüğü Müzeyyen Boylu'ya yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancayla kurşun yağdırdı. Vücuduna 11 kurşun isabet eden Boylu olay yerinde yaşamını yitirirken, çocuklarını babasına bırakan Issı ise polis merkezine gidip teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Mesut Issı hakkında, 'eşi kasten öldürmek, tasarlayarak öldürme, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' suçundan ise 3 yıl hapisle cezalandırılması istemiyle iddianame hazırlandı.
İddianamede, avukat Müzeyyen Boylu ve doktor Mesut Issı'nın boşanma davalarının olduğu ve ayrı yaşadıkları belirtildi. İddianamede, çocuklarının okul gösterisi nedeniyle buluşan çiftin, etkinlik sonrası birlikte ayrıldığına, çocuklarını zaman geçirmeleri için babalarına bırakan Müzeyyen Boylu'nun, Diclekent caddesinde otomobilden indiği sırada arkasından inen Mesut Issı'nın ateş açtığı ifadelerine yer verildi. Eşini öldürdükten sonra çocuklarını, babasının evine bırakan Issı'nın, polis merkezine gidip teslim olduğu bilgisine de yer verilen iddianamede, Boylu'nun otopsisinde vücuduna isabet eden 11 kurşunun öldürücü nitelikte olduğu tespit edildiği aktarıldı. Otopsi raporuna göre, sıkılan kurşunların 2'si maktulün kafasına, 9'u ise göğüs bölgesine isabet etti.
'BENİ ALDATTI'
Mesut Issı, savcılık ifadesinde eşinin kendisini aldattığını iddia etti ancak Cumhuriyet Savcısı, iddianameye yansıyan bu ifadelerle ilgili bir değerlendirmede bulunmadı. Issı, cinayet anını hatırlamadığını, sadece silahı eline alıp, gittiğini hatırladığını öne sürdü. Eşinin aşırı kıskanç olduğunu savunan Issı, 'pişman' olduğunu da belirttiği ifadesinde şunları söyledi:
"Ayrı yaşadığım ancak resmi nikahlı ve ara sıra görüştüğüm eşim Müzeyyen ile 2012 yılı Mayıs ayında görücü usulü tanışarak evlenmiştik. 2015 yılında eşimle çocuk doğduktan bir süre sonra tartıştık. Eşim, aşırı kıskançtı. Daha önce çalıştığım iş yerindeki hemşirelere sıkıntı yaratıyordu. Birkaç defa iş yerimi değiştirmek zorunda kaldım. Eşim, 2015 yılında evi terk etti. Daha sonra eşimle barıştık ve beraber yaşamaya başladık. Bu dönem içerisinde eşimin telefonunu saklaması dolayısıyla şüphelenmeye başladım. Beni aldattığını 7 Şubat 2018 günü emin oldum. 12 Şubat 2018'de evi terk edip, annesinin evine gitti. Ben bu dönem içerisinde barışmak için gittim ancak annesi barışmamıza izin vermedi. 6 Mayıs 2019'da eşim bana boşanma davası açtı. Olay günü çocukları arabaya bindirdikten sonra onunla konuşmak istediğimi söyledim. O da, '2,5 yıldır bir ilişkim var neden benimle konuşmak istiyorsun midesiz, namussuz?' dedi. Ben arabanın kapısını açtığımda oturup gidecektim ancak elime silahı alıp, peşinden gittiğimi hatırlıyorum. Daha sonra oğlum 'Anne anne' dediğinde eşimi yerde gördüm. Ben de elimi şakağıma dayamıştım ancak içinde mermi kalmamıştı. Silahta kaç kurşun olduğunu bilmiyorum. Çocuklarımı orada bırakmamak için babama götürdüm. Daha sonra taksiye binip, polise gelip teslim oldum. Pişmanım."
Cumhuriyet Savcısı, Issı'nın iddialarının, haksız tahrikten yararlanmaya ve olayı tasarlamadığı yönünde kanı oluşturmaya çalışmak olduğunu vurguladı. Şüphelinin silah ve mermileri temin ederek olayı tasarladığını kaydeden savcı, eldeki delillere göre, Mesut Issı'nın eşini canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürdüğünü belirtti. 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edilen iddianame kapsamında Issı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ve ruhsatsız tabanca nedeniyle de 3 yıl hapisle cezalandırılması istemiyle dava açıldı. Mesut Issı'nın yargılanması, 9 Eylül'de görülecek ilk duruşmayla başlayacak.

Görüntü Dökümü
----------
OLAYA İLİŞKİN ARŞİV GÖRÜNTÜLER
Diyarbakır Adliyesi
Müzeyyen Boylu'nun fotoğrafı
Genel ve detay

Haber-Kamera: Mücahit YOLCU/DİYARBAKIR,

=================

Okul bahçesinden Türkiye Şampiyonluğuna

Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde Ali Elmacı Ortaokulu öğrencileri, okul bahçesinde başladıkları softbol (beyzbola benzeyen ve bu spordan türetilmiş bir oyun) sporunda önemli bir başarıya imza attı. Kız softbol takımı, 12-16 Haziran tarihleri arasında Samsun'da yapılan Anadolu Yıldızlar Ligi maçlarında, Türkiye şampiyonu oldu. Aynı okulun erkek beyzbol takımı ise Türkiye 5'inciliğini elde etti.
Türkiye'deki beyzbol, softbol ve ragbi organizasyonlarını düzenleyen kurum olan Ragbi Federasyonu'nun Başkanı Şahin Kömürcü'nün talimatı ile 3 yıl önce Yahyalı Ali Elmacı Ortaokulu'nda tarama yapıldı. 2018-2019 eğitim öğretim dönemi öncesi 12 kız öğrenci softbol takımına, 12 erkek öğrenci beyzbol takımına seçildi. Öğrenciler için daha sonra iş insanı Nebi Akkuş tarafından Yeşil Yahyalı Spor Kulübü kuruldu. Malzeme yardımı ile antrenmanlarını sürdüren öğrenciler, ilk defa okul olarak yarışmalara katıldı. 12-16 Haziran tarihleri arasında Samsun'da yapılan Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) müsabakalarına katılan kız softbol takımı, Türkiye şampiyonu olurken, ANALİG maçlarına çıkan erkek sporcular ise beyzbolda Türkiye 5'incisi oldu. Başarılı öğrenciler şimdi ise kulüp olarak bu yıl ilk kez katılacakları lig için hazırlıklarını sürdürüyor.
'TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDUK'
Ali Elmacı Ortaokulu beden eğitimi öğretmeni ve softbol-beyzbol antrenörü Mustafa Yaşa, iki spor dalına yeni başladıklarını söyledi. Softbolun Türkiye'de yeni tanındığını kaydeden Yaşa, "Sporcularımız okulun bahçesinde yağmur, çamur, kar demeden çalıştılar. Softbol birbirine dik iki çizgi ve bunları birleştiren bir yay üzerine oynanır. Oyun alanı pasta dilimine benzer. Takımlar savunma yapan ve hücum eden olmak üzere ayrılır. Savunma oyuncuları ellerine eldiven giyen oyuncular, hücum eden takım ise sopa ile topa vuran oyuncunun takımıdır. Gerçekte olması gereken oyun alanı çim ya da toprak zeminden oluşuyor. Saha ölçüleri uygun olan bir alanda olmalı. Biz ancak okul bahçesinde oynayabiliyoruz. Okul zemini uygun değil. Biz okul bahçesini oyun alanına çevirip antrenman yapmaya çalışıyoruz" dedi. Sporcularını softbol ve beyzbol ile ilgili video izleterek şampiyonaya hazırlandıklarını kaydeden Yaşa, "Samsun'da yapılan ANALİG müsabakalarında kadın takımımız rakiplerini mağlup ederek Türkiye şampiyonu olduk. Öğrencilerimize çok teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonraki hedefimiz nice birincilikler elde etmek ve milli takıma sporcu vermek" diye konuştu.
'UMUTLU DEĞİLDİK ŞAMPİYON OLDUK'
Softbol takımı oyuncularından Sude Bakır ise bu spora ilk başladığında başarılı olacaklarından pek umutlu olmadığını söyleyerek, "Daha sonra bir şekilde ilerledi. İlk başladığımda ailem ne olduğunu merak etti. Benim de merakımı anladılar, destek verdiler. Finalden çok umutlu değildim ama takım olarak Türkiye şampiyonu olduk" şeklinde konuştu. Elanur Tığ ise şampiyon oldukları için mutluluk duyduklarını kaydetti.
'SPORA AŞIĞIZ'
Okul müdürü Erol Sandık da okul olarak spora aşık olduklarını söyledi.  21 yıldır eğitim camiasının içerisinde olduğunu belirten Sandık, şöyle konuştu:
"Hedefler bitmez, hedeflerimiz devam ediyor. Seneye inşallah, körling, badminton, bocce gibi branşlar için de planlamamız var. Bunlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Ali Elmacı Ortaokulu inşallah ilçemizi ve ilimizi en iyi şekilde temsil etmeye devam edecek. Bize destek olan herkese sonsuz teşekkür ederiz."

Görüntü Dökümü
----------
-Antrenman yapan öğrencilerden görüntü
-Softbol antrenman maçı
-Antrenör beden Eğitimi öğretmeni Mustafa Yaşa ile röportaj
-Sporcu öğrencilerle röportaj
-Okul müdürü ile röportaj
-Softboll çalışmalarından görüntü
-Diğer görüntüler

Süre: 6.57 Boyut: 778 MB

Haber- Kamera: Yasin DALKILIÇ-İlyas KAPLAN- KAYSERİ,

==================

Polisten çocucuklar için 'Sanalda yokum sokakta varım' projesi

Karaman'da polis, 'Sanal alemden sokağa, sanalda yokum, sokakta varım' projesi kapsamında kentin 11 farklı noktasında geçici oyun alanları oluşturdu. Sokakta seksek, labirent, mini futbol oynayan çocuklara polisler de eşlik etti.
İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipleri, sokak oyunları yerine cep telefonu ve bilgisayarlarla internette sanal dünyanın bağımlısı olan çocuklar için proje geliştirdi. Proje kapsamında kentin 11 farklı noktasında trafiğe kapatılan caddelere geleneksel oyunlar olan seksek, labirent, mini futbol gibi oyun alanları çizildi. O bölgelerdeki çocuklar, sokaklarda oynamaya davet edildi. Çocukların oyunlarına polisler de eşlik etti.
İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şerafettin Coşkun, projenin internetten uzak, mutlu çocuklar yetiştirmek için uygulamaya konduğunu belirterek, "'Sanal alemden sokağa, sanalda yokum, sokakta varım' projesi kapsamında 11 farklı noktada çocuklarımızı sokağa çekmeye, arkadaşlarıyla ilişkilerini geliştirmeye yönelik bir projeyi uygulamaya koyduk. Bizim buradaki amacımız çocuklarımızı sanal alemden çekip gerçek çocukluklarını yaşamalarını sağlamak" dedi.
Projenin kentin farklı noktalarında da devam edeceği belirtildi.

Görüntü Dökümü
-------------
Polislerin çocuklar ile oyunlar oynaması
Çocukların sokaklara çizilen sahalarda oyun oynaması
-Polislerin çocuklara hediye vermesi
-Sokakta oynayan çocuklardan detay

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN DHA))

===================

Gülistan Ovası'nda sondaj ile sulu tarım dönemi

Bitlis'in Adilcevaz ilçesindeki Gülistan Ovası'nda bulunan tarlalara sondaj vurulmasıyla birlikte sulu tarım yapılmaya başlandı. 250 bin dönüm arazinin bulunduğu ovada yaklaşık 30 bin dönüm arazi yer altı suları sayesinde suya kavuştu.
İlçeye 25 kilometre uzaklıkta bulunan ve verimli topraklarıyla bölgenin önemli tarım arazileri arasında bulunan 250 bin dönümlük alana sahip olan Gülistan Ovası'nda sulama suyu sorunu olması nedeniyle yıllardır ovada sulu tarım yapamayan çiftçiler, tarlalarına vurdukları sondaj kuyuları sayesinde sulu tarım yapmaya başladı. Daha önce sadece buğday, arpa ve korunga otu ekilerek kuru tarımın yapıldığı tarlalarda, sondaj kuyularından çıkan su sayesinde fasulye, domates, şeker pancarı, patates, kavun ve karpuz başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinin üretimi yapıldı. Bölgenin organik tarım açısından yüksek potansiyele sahip olması sayesinde sulu tarımla birlikte çiftçilerin tarımsal gelir artışı sağlanacak ve istihdamın önü açılacak.
Ovada sulu tarım yapmaya başlayan Orhan Emen, sulu tarım alanlarının artmasıyla birlikte iş olanaklarının artacağını da belirterek, "Daha önce kuru tarımın yapıldığı Gülistan Ovası'nda son yıllarda yavaş yavaş sulu tarıma geçiliyor. Batman ve Ahlat başta olmak üzere ilçemiz dışından gelen çiftçiler kiraladıkları bu bereketli topraklara sondaj vurup fasulye, domates ve patatesin yanı sıra çeşitli tarım ürünlerini ekmekteler. Yöremizin insanları inşaat sektöründe çalışmaktadır. Bu sektörde artık iş imkanları olmadığından dolayı gençlerimiz ekmek kazansınlar diye bende bu sene yaklaşık 200 dönümlük bir yer kiralayıp bu işe el attım. Verimli ve bereketli topraklara sahip olan bu ovanının tamamının sulu tarıma geçmesiyle birlikte ilçemiz ve ülkemiz ekonomisine önemli fayda sağlayacağını düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Gülistan ovasındaki tarlalardan detaylar
-Tarladaki işçilerin çapa yapması
Tarlalara sondaj vurulması
-Tarla sulamasından detaylar
-Çiftçi Orhan Emen'in röportajı

Haber-Kamera: Salih BEŞKARDEŞ/ADİLCEVAZ (Bitlis), -

====================

Furkan'ın babası tahliye edildi

Erzurum'un Karaçoban ilçesine bağlı kırsal Budaklı Mahallesi'nde kaybolduktan 20 gün sonra ölü olarak bulunan Furkan Yiğit'in (4) 'kasten öldürme' şüphesiyle tutuklanan babası Fehit Yiğit gelen Adli Tıp raporu üzerine 76 gün sonra tahliye edildi.
Karaçoban'a 10 kilometre uzaklıktaki kırsal Budaklı Mahallesi'nde yaşayan Gülperi- Fehim Yiğit çiftinin 3 çocuğunun en küçüğü olan Furkan, 17 Nisan Çarşamba günü saat 13.30 sıralarında kayboldu. Ailenin ihbarı üzerine jandarma, güvenlik korucuları ve AFAD ekipleri, mahallenin önünden geçen Kocasu Çayı ile arazide geniş çaplı arama çalışması başlattı. Kadavra köpeği 'Pelte' ve arama kurtarma köpeği 'Gurbet'in de katıldığı aramalarda, kovuklar, çukurlar iş makineleriyle kazıldı. Jandarmaya ekipleri, vücut ısısını algılayan drone 'sky ranger' uçurarak tarama yaptı. AFAD ekipleri eriyen karlarla yükselen Kocasu Çayı'nda 10 kilometrelik bir alanı baştan sona taradı. Ancak Furkan'ın izine rastlanmadı.
Küçük çocuğun kaybolmasıyla ilgili Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan baba Fehim Yiğit, çelişkili ifadeleri nedeniyle gözaltına alındı. Babası Eset, annesi Hatmi Sultan ve zihinsel engelli kardeşi Yusuf Yiğit ile birlikte 21 Nisan akşamı jandarma tarafından gözaltına alınan Fehim Yiğit, 26 Nisan günü çıkarıldığı Hınıs Sulh Ceza Hakimliği'nce 'kasten öldürme' şüphesiyle tutuklandı.
Furkan'ı arama çalışmaları devam ederken, 6 Mayıs'ta çobanlar, eve 12 kilometre uzaklıktaki Karaçoban ilçesine bağlı Zübeyir Mahallesi'nin Kom mevkisinde çocuğun cansız bedenini buldu. Cezaevindeki baba Fehim Yiğit'in katılamadığı cenaze ile küçük Furkan 7 Mayıs'ta toprağa verildi. Torunun toprağa verilmesinden 26 gün sonra, dede Eset Yiğit, 2 Haziran sabahı kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Fehim Yiğit, babasının cenazesine de katılamadı.
Erzurum Adli Tıp Kurumu'nca yapılan otopsi raporu soruşturmayı yürüten Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştı. Rapor sonrası Fehim Yiğit'in avukatı Cengiz Kurt ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine, Hınıs Sulh Ceza Hakimliği dün Fehim Yiğit'in tahliyesine karar verdi. 76 gün cezaevinde kalan Fehim Yiğit, tahliye kararı sonrası tutuklu bulunduğu Patnos Cezaevinden ailesi tarafından alınarak bugün köyüne götürüldü.
Dosyada gizlilik kararının devam ettiğini belirten Fehim Yiğit'in Avukatı Cengiz Kurt, "Erzurum Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporda Furkan'ın ölümünün darp sonucu olmadığı belirlendi. Rapor sonrası hem bizim hem de savcılığın itirazıyla müvekkilimizin tahliyesine karar verildi. Soruşturma devam ediyor. Furkan'dan alınan bazı doku örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kesin ölüm nedeni burada gelecek raporla belirlenecek" diye konuştu.

Haber: Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, -

=================



Güncel

Kaynak: DHA

21.10.2019 15:17:25