DHA YURT BÜLTENİ -10

Sınır hattında hayat normale dönüyorABD ile varılan mutabakat çerçevesinde Barış Pınarı Harekatı'na ara verilmesinde 2'nci güne girildi.

19.10.2019 13:49 | Son Güncelleme: 19.10.2019 13:49DHA YURT BÜLTENİ -10

Sınır hattında hayat normale dönüyor

ABD ile varılan mutabakat çerçevesinde Barış Pınarı Harekatı'na ara verilmesinde 2'nci güne girildi.  Anlaşmanın sağlanmasının ardından bölgede sessizlik devam ederken, günlerdir tedirginliğin hakim olduğu Ceylanpınar'da hayat normale dönmeye başladı.

Ceylanpınar'ın karşısında bulunan Suriye'nin 70 bin nüfuslu Resulayn ilçesinde 9 Ekimde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Suriye Milli Ordusunca (SMO) Fırat'ın doğusunda oluşturulmak istenen terör koridorunu bertaraf etmek, bölgede huzur ve barışı sağlamak amacıyla Barış Pınarı Harekatı başladı. Harekatın başlaması üzerine sınırın sıfır noktasında bulunan Ceylanpınar'da vatandaşlar tahliye edilerek, çevredeki Viranşehir, Siverek ve Şanlıurfa'daki yakınlarının yerlerine ve misafirhanelere yerleştirildi. Şiddetli çatışmaların yaşandığı Resulayn'da ateşlenen havan mermileri Ceylanpınar'da 2 çocuğun şehit olmasına 45 kişinin de yaralanmasına neden oldu. Yaşanan bu gerginlik üzerine belediye hoparlörlerinden vatandaşlara dışarı çıkmamaları konusunda sık sık uyarılar yapıldı. Harekat kapsamında Resulayn'daki terör örgütü YPG/PKK hedefleri havadan ve karadan nokta atışlarıyla imha edilerek, kentin büyük bölümünü TSK ve SMO kontrolü altına alındı. ile ABD arasında yapılan anlaşma üzerine şiddetli çatışmaların yaşandığı Resulayn'da silah sesleri sustu. Evlerini terk eden Ceylanpınarlı vatandaşların endişesi ise azaldı.

GERGİN HAVA DAĞILDI

Resulayn'da sessizliğin hakim olması, Ceylanpınar'da günlerdir süren gergin havanın dağılmasını sağladı. Dün sabah saatlerinden itibaren ilçede son günlerde can korkusu nedeniyle kepenklerini kapatan esnaf iş yerlerini açarken, boş olan sokak ve caddeler de yeniden canlandı. Sınır hattındaki askerler ise güvenlikleri için kulübeler yerine zırhlı araç içerisinde nöbet tutmaya devam ediyor.

GAZETECİLER BÖLGEDEN AYRILIYOR

Barış Pınarı Harekatı'nı Ceylanpınar ilçesindeki Bayraktepe'de izleyen ve gün boyu canlı yayınlar yapan yerli ve yabancı basın kuruluşları ise çatışmaların sona ermesinin ardından ilçeden ayrılmaya başladı.

Görüntü Dökümü

-----------

-Ceylanpınar'da sokaklarda hayat normale dönmesi

-İş yerlerini açan esnaflar

-Minibüslerle ilçeye gelen vatandaşlar

-Resulayn'dan genel görüntü

-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 171-420MB

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Şafak SAĞ-ŞANLIURFA-DHA)

==================

Sınıra giden askere sevgi gösterisi

ADIYAMAN'ın Gölbaşı ilçesinde, Suriye sınırındaki askeri birliklere takviye için giden askerlerin olduğu konvoya vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Suriye sınırındaki askeri birliklere personel takviyesi yapıldı. Malatya 2'nci Ordu Komutanlığı'ndan çıkış yapan ve askerleri taşıyan konvoy, Gölbaşı ilçesine ulaştı. İlçe girişinde konvoyu karşılayan vatandaşlar, askerlere sevgi gösterisinde bulundu. Askeri personel ise vatandaşlara el salladı.

Görüntü Dökümü

------------

Askeri konvoyun geçişi

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 105 MB

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZ-ADIYAMAN-DHA)

===============

Midesinden 580 gram metal çıkarıldı, zehirlenme sonucu öldü

İzmir'de karın ağrısı şikayetiyle Ege Üniversitesi'ne giden ve midesinden 580 gram metal parçası çıkarılan E.D. (41), ağır metal zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetti. E.D.'nin psikolojik sorunları olduğu öğrenilirken, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel, bu tarz olayların nadir görüldüğünü belirtti. Prof. Dr. Göksel, "Midesinden mıknatıs, para, vida gibi farklı metaller çıktı. Ancak uzun süredir vücutta kalan parçalar ağır metal zehirlenmesine sebep olduğu için toksik zehirlenmeden dolayı hastayı kaybettik" dedi.

Bornova'da yaşayan ve geçen hafta karın ağrısı şikayetiyle Ege Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan E.D.'nin hastanede yapılan tetkiklerinin ardından midesinde metal parçalar olduğu saptandı. Ameliyata alınan E.D.'nin midesinden 3 saat süren operasyonla yaklaşık 200 adet ve 580 gram metal parça çıkarıldı. Metal parçaların midesinden çıkarılmasına ardından kan değerlerinde düşüş olan E.D., ağır metal zehirlenmesi sebebiyle hayatını kaybetti. E.D.'nin midesinden çıkarılan metal parçaları büyük bir şaşkınlığa sebep olurken, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuncay Göksel, hastanın ağır metal zehirlemesi sebebiyle hayatını kaybettiğini söyledi. Hastanın karın ağrısı şikayetiyle hastaneye geldiğini belirten Göksel, "Hasta, 12 Ekim'de karın ağrısı şikayetiyle acil servisimize başvurdu. Çekilen röntgen filmlerinde midesinde metal artıkları olduğu görüldü. Metal parçalarının midede kalması sebebiyle kendisini ameliyata aldık ve başarılı bir operasyonla metal parçaları çıkardık. Midesinin içinden mıknatıs, para, vida gibi farklı metaller çıktı. Ancak uzun süredir vücutta kalan parçalar ağır metal zehirlenmesine sebep olduğu için toksik zehirlenmeden dolayı hastayı kaybettik" dedi.

'GENELLİKLE ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜYOR'

Meydana gelen olayla çok sık karşılaşmadıklarını söyleyen Prof. Dr. Göksel, "Bu tarz durumlar genelde çocuklarda görülüyor. Ancak hastamızın psikiyatrik sorunları vardı. Kendisinin içmesi gereken ilaçlarını da bir süredir almadığını öğrendik" diye konuştu. Midesinden yüzlerce metal parçası çıkarılan ve ağır metal zehirlenmesi sebebiyle hayatını kaybeden E.D.'nin, dün toprağa verildiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Prof. Dr. Tuncay Göksel röportaj

-Ege Üniversitesi Hastanesi'nden  görüntü

-Hastanın midesinden çıkan metallerin fotoğrafI

-Genel ve detay görüntü

Haber: Tolga TAHÇI - Kamera: Melis KARAKUZULU/ İZMİR,

====================

Kurtulmuş: Mücadeleler farklı tonlarda da olsa devam edecektir

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Ortadoğu coğrafyasını paramparça etmek, halkları birbirine düşman etmek isteyenlerin DEAŞ, PYD, PKK'yı terörün azgın unsurları haline getiren zihniyet olduğunu belirterek, "Biz bu bölgede olduğumuz sürece, emperyalist güçler bu oyunları oynamaya devam ettiği sürece bu mücadeleler farklı tonlarda da olsa devam edecektirö dedi.

AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı'nın Kocaeli Ticaret Odası'nın toplantı salonunda yapılan istişare toplantısına katıldı. Numan Kurtulmuş, gündemin sıcak konusunun Barış Pınarı olduğunu belirterek, "Öncelikle şöyle biraz geriye alalım. Türkiye, Barış Pınarı operasyonuna bir günde gelmedi. Askeri hazırlıkları, istihbarat ve aynı zamanda diplomasi alanında hazırlıklarını iğne oyası yapar gibi son derece hassas bir şekilde bu noktaya kadar gelindi. Şu soru sormak lazım, bölgede bu terör örgütlerinin ne işi var? Nereden çıktı bu terör örgütleri? Bu terör örgütlerinin kullananların adı üstünde vekalet savaşlarının bir aracı olarak kullananların terör örgütlerinden amaçladıkları, elde ettikleri şey nedir? Yüz yıl önceye gidelim. Osmanlı cihan devletleri yıkılışından sonra savaşın devletleri Ortadoğu'daki haritayı yeniden cetvelle suni bir şekilde çizdiler. Hiçbir ülkenin sınırlarının tarihi bir geçmişi olmadığı gibi hiçbir ülkenin sınırı da halkları da sosyolojik anlamda birbirini ayıran sınırlar değildir. Türkiye ile Suriye'nin, Suriye ile Irak'ın, Irak ile Ürdün'ün diğer ülke sınırları hepsi kağıt üzerinde çizilmiş sınırladır. Şimdi televizyonlarda her gün görüyoruz ya Akçakale karşısında Telabyad. Telabyad Arapça'da Akçakale demektir. Aynı şehirlerin aynı ilçenin, benzetmek gibi olmasın Dilovası'nda bir caddenin geçmesi gibi. Suruç'un karşısı Kobani, aradan tren yolu geçiyor. Nusaybin'in karşısı Kamışlı, aynı mahallenin çocukları, aynı ailenin fertleri aynı aşiretin çocukları sınırları bölerek bu ülkenin insanlarını birbirinden uzaklaştırmak istediler." dedi.

BÖLGE HALKI BİRBİRİNDEN KOPMADI

Kurtulmuş aradan yüzyıl geçmesine rağmen bölge halklarının birbirinden kopmadığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkler, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Sünniler, Şiiler birbirine düşman olmadı. Şimdi oyunun ikinci perdesini koyuyorlar. Ne zaman başladılar? 1991 Irak'ın işgaliyle başladılar. Sınırları böldükleri bu halkları, madem birbirinden ayırt edemediler dolayısıyla şimdi bu halkların gönüllerini ve zihinlerini birbirine düşman etme vakti diye karar verdiler. Ortadoğu'nun terör örgütleriyle kan gölüne döndürülmesinin asıl nedeni budur. Ortadoğu coğrafyasını bir kez daha paramparça etmek, halkları birbirine düşman etmek için ellerine kirli maşaları aldılar, kanlı bir satranç tahtasını kurdular. Bu coğrafyada DEAŞ, PYD, PKK'yı da terörün azgın unsurları haline getirenler aynı zihniyettir. Birisi bize izah etsin, senelerdir soruyoruz cevabını bulamadık.ö

"KÖTÜ KOMŞU ADAMI MAL SAHİBİ YAPAR"

Emperyalist güçlerle farklı tonlarda mücadelelerin süreceğini ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Batı medyasından birisine bir demeç vermiştim. Trump'ın mektubunu bilmiyordum, böyle bir şey yoktu ortada. Dedim ki 'Artık Türkiye, eski dönemlerde olduğu gibi mektup diplomasisiyle hizaya sokulacak bir ülke değildir. Hatırlayın geçmiş dönemleri Türkiye son derece yakışıksız, edepsizce kaleme alınmış, sızdırılmış olan bu mektubu çöp tenekesine atarak yoluna devam etti. Biz bu bölgede olduğumuz sürece, emperyalist güçler bu oyunları oynamaya devam ettiği sürece bu mücadeleler farklı tonlarda da olsa devam edecektir. Çukur eylemlerini hatırlayın, teröristler yukarıdan bir şekilde tespit edilse bile aşağıya gidene kadar oradan teröristler kaçıyorlardı. Kötü komşu adamı mal sahibi yapar. Hep oyaladılar, oyalarsanız oyalayın, Türkiye kendi göbeğini kendisi kesmeye karar verdi. Bugün İHA'larını, SİHA'larını yapabilecek bir güce ve kudrete ulaştı. Eğer biz kendi SİHA ve İHA'larımızı değil de gavurdan aldığımız SİHA ve İHA'ları kullansaydık bugünkü Barış Pınarı Operasyonu'nda kullanmamıza müsaade etmezlerdi. Türkiye İHA ve SİHA'larda bir mesafe aldı.'

Görüntü Dökümü

---------

-Numan Kurtulmuş salona gelişi

-Konuşmaları

-Salondan detaylar

Haber-Ergün AYAZ/KAMERA: Alişan KOYUNCU-İZMİT(Kocaeli)

====================

Hasadı başlamayan kivinin, yüzde 80'i dalında satıldı

TÜRKİYE'de kivinin ana üretim merkezlerindeni olan Yalova'da, hasat başlamadan kivilerin yüzde 80'i dalında satıldı.

Yalova Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Tunalı, çiftçiden çıkış fiyatının kilogram başına 4,20-4,50 TL olan kivilerin yüzde 80'inin hasat başlamadan tüccarlar tarafından dalında satıldığını söyledi. Bu yıl rekoltenin 35 bin ton olmasını beklediklerini kaydeden Tunalı, "Ürünümüz şu anda hasada gelmek üzere. Muhtemelen ayın 25'i civarında kivide hasat başlayacak. Yalova'da bu yıl beklediğimiz rekolte 35 bin ton, Türkiye genelinde ise 60 bin ton rekolte bekliyoruz. Yalova, Türkiye'nin yüzde 55-60'ını tek başına üretiyor. Tüketim daha fazla. Zaman zaman İran'dan alıyoruz. Tüketim 100 bin ton civarında. Yalova'da üretici sayımız yaklaşık 750 civarında" dedi

Kivinin üreticiden çıkış fiyatının da kilogram başına 4,20 TL ile 4,50 TL arasında olduğunu söyleyen Tunalı, "Ürünün kalitesine göre farklı fiyatlarda satıldı. Çok kaliteli ise kilogramı 4,5 TL'ye satıldı. Şu anda çiftçi bu işten memnun. Ürünlerin yüzde 80'i satılmış durumda. Bir de satmayıp depoya koymak isteyenler var. Hasat olmadan tüccara satıldı ve kontratları yapıldı. Avanslarını aldı çiftçiler. Bu ürün az olduğu için 1-2 ay önceden satışları yapılıyor. Üreticilerimiz de hasatta toplayıp ürünleri teslim edecekö diye konuştu.

BİR KİVİ DÖRT PORTAKALA EŞ DEĞER

Kivinin C vitamini bakımından da oldukça zengin olduğunu söyleyen Tunalı, "Türk halkı kiviyi benimsedi ama tanımayanlar var. Bizim birlik olarak amacımız kiviyi tanıtmak. Elma kategorisinde veya şeftali kategorisinde bir meyve değil. Dünyada da böyle. Dünyadaki kivi miktarı 2,5 milyon ton. Türkiye'deki elma miktarından az dünyada kivi. Dolayısıyla değerli bir meyve. Bir tane kivi dört portakala eşit C vitamini olarak. Çok kıymetli bir meyve. Belki muz ile kıyaslanabilir. O kategoride bir meyve. Çok nadir bir meyve ve ancak 40'ıncı paralelde yetişiyor. Mesela Rusya'da yetişmiyorö dedi.

'KİVİYİ LAYIK OLDUĞU YERE TAŞIYACAĞIZ'

Subaşı Belediye Başkanı Turan Canbay da Türkiye'nin en büyük kivi üreticisi olduklarını söyleyerek, kivinin tanıtımı için çalışma yürüttüklerini belirtti. Festivale hazırlıkların son sürat devam ettiğini söyleyen Canbay, "Bu yıl 7'incisini gerçekleştireceğiz ve kısmet olursa bu yıl en büyüğünü yapacağız. Kivi bizim beldemiz için çok önemli. Türkiye'ye ilk kiviyi getiren bölge Subaşı. Biz şuna inanıyoruz, kivi aslında Türkiye'de bulunduğu yerden daha iyi durumlara gelmesi gereken bir meyve. Sağlık açısından da çocuklarımızın tüketmesi gereken bir meyve. Biz kivimizin Türkiye'ye tanıtılmasını, Subaşı kivisini dışarıya da açmak istiyoruz. Bunun için hem Subaşı Belediyesi hem de Kivi Üreticileri Birliği olarak ortaklaşa projeler üretiyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Kısmet olursa projelerimizi en kısa sürede hayata geçireceğiz ve kiviyi layık olduğu yere taşıyacağızö şeklinde konuştu.

Öte yandan festivalde satılacak kivilerden elde edilecek gelir, Mehmetçik Vakfı'na gönderilecek.

Görüntü Dökümü

-----------

-Havadan kivi bahçesi görüntüsü

-Kivi detayı

-Kivi üreticileri başkanı ile röp

-Röportaj

Süre: 5 dakika, Boyut: 559 MB

Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER-İsmail ÖZTÜRK/YALOVA,-

=========================

'Sarıkız' için 2 gün uğraştılar, 5 kilometre yol açtılar ama kurtaramadılar

Amasya'nın Hamamözü ilçesinde, düştüğü dere yatağında 4 gün mahsur kalan ve Özel İdare ekiplerinin 2 gün süren çalışmasıyla bölgeye 5 kilometrelik yol açılıp, bulunduğu yerden çıkarılan inek, bacağında oluşan kırıklar nedeniyle mundar olmaması için sabince kesildi. Hüseyin Okyay, 'sarıkız' adlı ineğini, görüştüğü veterinerin tavsiyesi üzerine kesmek zorunda kaldığını belirterek, "Çok üzüldük ama yapacak bir şey de yoktu. Yoksa hayvan mundar olacaktı. Devletimize, yardıma gelen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.

Hamamözü ilçesi Yemişen köyünde yaşayan 5 çocuk babası Hüseyin Okyay (75), bir hafta önce kendisine ait ineklerini otlatmak için çobana verdi. Okyay, akşam saatlerinde kendisine teslim edilen sürüdeki ineklerden birinin eksik olduğunu fark etti. Bunun üzerine hayvan sahibi, çobanla birlikte köy çevresinde kayıp ineği aramaya başladı. Okyay, 2 günlük aramanın ardından ineğini köye yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Kızıl Kilise mevkisinde dere yatağı içinde buldu. Kayalık alanda yaklaşık 4 metre yükseklikten düşen hayvanını kurtarmaya çalışan Okyay, netice alamayınca köy muhtarı Ali Elem'den yardım istedi. Muhtarın durumu İlçe Kaymakamlığına iletmesi üzerine, İl Özel İdaresi ekipleri harekete geçerek, ineği kurtarma çalışması başlatıldı. Bölgeye gelen ekipler, ineğin bulunduğu alana iş makinesi ve traktörün gelebilmesi için ormanlık ve kayalık bölgede yol açılması gerektiği tespitinde bulundu. Çalışma başlatan ekiplerce, belirlen güzergahta yaklaşık 5 kilometrelik toprak yol açıp, hayvana ulaştı. İnek, 2 günlük çalışma sonucu halata bağlanıp kepçe yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılarak traktör römorkuna konulup köye götürüldü.

'ÜZÜLDÜK AMA KESMEK ZORUNDA KALDIK'

Okyay, ayağında oluşan kırıklar nedeniyle bitkin düşün ve ayağa kalkmayan ineğini, görüştüğü veterinerin tavsiyesi üzerine mundar olmaması için kesmeye karar verdi. Mahsur kaldığı yerden kurtarılan inek, köye getirildiği gün sahibince kesildi.  'Sarıkız' adlı ineğini kurtarmak için çok çalıştığını ancak kesmek zorunda kaldıklarını anlatan Hüseyin Okyay, "İki gün ineğimi dağ tepe aradım. Sonunda buldum dereye düşmüştü ve ayağa kalkamıyordu. Yardım istedik. İki gün süreyle yemeğini suyunu yanına götürdüm. En son sağ olsun devletimiz yardım etti. Yol yapıldı ve ineğimi bulunduğu yerden kurtarabildik. Ancak veteriner 'bacağında kırık varsa daha ondan hayır gelmez' deyince kesmeye karar verdik. Bir tane buzağısı vardı o da öksüz kaldı. Çok üzüldük ama yapacak bir şey de yoktu. Yoksa hayvan mundar olacaktı. Devletimize yardıma gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Allah devletimizden razı olsunö dedi.

'KESMESEYDİK MUNDAR OLACAKTI'

Köy muhtarı Ali Elem de, yardım çağrısında bulunmalarının ardından İl Özel İdaresi ekiplerinin köye geldiklerini söyleyerek "Devletimiz sağ olsun yanımızda ineği kurtarmak için iki gün çalıştılar. Kurtardık da ancak bacağının kırık olması nedeniyle kesmek zorunda kaldık. Bizde yaşasın isterdik ancak kesmeseydik mundar olacaktıö diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-----------

-İneğin kaybolduğu dağlık alandan detay

-İneğin kurtarıldığı görüntüler (cep telefonu kamerası)

-Hüseyin Okyay'dan detay

-Evinden detaylar

-Röportajlar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/AMASYA,



Barış Pınarı Harekatı, Türkiye, Kivi, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

20.02.2020 21:57:41