08 Aralık 2018, 15:31

Dha Yurt Bülteni -11

Dha Yurt Bülteni -11

11KIZININ ELİNİ TUTTU, ÖLÜMÜNE BÖYLE GİTTİSamsun'da boşanmak üzere olduğu eşi Enis Adem Şahin tarafından 25 yerinden bıçaklanarak öldürülen Merve Şahin'in olay yerine giderken güvenlik kamerasına yansıyan son görüntüleri ortaya çıktı.

DHA YURT BÜLTENİ -11

KIZININ ELİNİ TUTTU, ÖLÜMÜNE BÖYLE GİTTİ

Samsun'da boşanmak üzere olduğu eşi Enis Adem Şahin tarafından 25 yerinden bıçaklanarak öldürülen Merve Şahin'in olay yerine giderken güvenlik kamerasına yansıyan son görüntüleri ortaya çıktı. 

Olay, 2 Aralık'ta, Kadıköy Mahallesi'ndeki Samsun Eğitim Araştırma Hastanesi'nin otoparkında meydana geldi. Tekirdağ'da oturan Enis Adem Ş. ile boşanma aşamasında olduğu için Samsun'a yerleştiği öne sürülen eşi Merve Ş. arasında, bilinmeyen nedenle otoparkta tartışma çıktı. Tartışma büyüyüp, kavgaya dönüşürken Enis Adem Ş., üzerinde taşıdığı bıçağı 1 çocuk annesi eşine art arda sapladı. Merve Ş., 19 yerinden bıçaklanırken, kanlar içinde yerde kaldı. Merve Ş., sağlık görevlileri otoparktan acil servise götürürken, yaşamını yitirdi. Enis Adem Ş. ise olay yerinden sırt çantasıyla kaçarken, polis ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan Enis Adem Ş., emniyete götürülürken, kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, eşini kendisini aldattığı için öldürdüğünü öne sürüp, "Pişmanım" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Boşanmak istediği eşi tarafından 25 yerinden bıçaklanarak öldürülen Merve Şahin'in olay yerine giderken güvenlik kamerasına yansıyan son görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde kızı Ayşe Hira ile birlikte yürüyen kadının hastane otoparkına gittiği görülüyor.  

'KIZININ ELİNDEN TUTUP ÖLÜME GİTTİ'

Merve Şahin'in, kızı Ayşe Hira'nın elinden tutarak katilinin yanına götürdüğünü söyleyen Neslihan Özkan, "Olay günü çocuğun babası Samsun'a kardeşi ile birlikte geldi. Merve'de ikisinin birlikte geldiğini öğrenince çocuğunu yalnız bırakmak istemedi ve bir araya geldiler. Biz gitme dememize rağmen, çocuğunu yalnız bırakmak istemediği için gitti. Hatta Merve'nin çocuğunun elinden tutarak binadan çıkışının görüntüleri de var. Katil muhtemelen çocuğun vekaletini alabilmek için, yeğenime kağıtları zorla imzalatmak istedi. Benim yeğenim canını verir ama çocuğunu vermezdi ve öyle de oldu. Canından oldu benim yeğenim" dedi.

'AYŞE HİRA'DAN HABER ALAMIYORUZ'

Samsun Kadın Meclisi üyeleri öldürülen Merve Şahin'in yakınları ile birlikte olayın olduğu yerde açıklama yaptı. Basın açıklamasına CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu da katıldı. Şahin'in yakınları göz yaşlarını tutamazken, olay yerine karanfil bırakıldı. 

Yeğeni Merve Şahin'in kızı Ayşe Hira'nın savcılık talimatıyla cinayet şüphelisi Enis Adem Şahin'in kardeşine verildiğini belirten Neslihan Özkan, "Madem benim yeğenim kendisini aldattı, neden boşanmasın diye uğraştı o kadar? Boşanma davasını açan benim yeğenimdir. Biz Merve'yi kaybettik, Ayşe Hira'ya aile olmak istiyoruz. 3 yaşında masum bir kız çocuğunun, vahşi bir katilin kardeşi ile ne işi var?" diye sordu. 

'EN AĞIR CEZAYI İSTİYORUZ

Olaydan bir kaç gün sonra yeğeninin boşanmak için açtığı davanın duruşması olduğunu belirten Neslihan Özkan, "13 Aralık'ta mahkemeleri vardı ve bu olay, mahkemeden 10 gün önce meydana geldi. En ağır şekilde cezalandırılmasını ve müebbet hapsini istiyoruz. Daha 25 yaşında gül damlası gibi yeğenimizi vahşice katleden bu adamın rahat etmesini istemiyoruz" şeklinde konuştu.

Grup açıklamanın ardından dağıldı. 

Görüntü Dökümü

-----------

Öldürülen Merve Şahin'in, kızı Ayşe Hira'nın elinden tutarak eşinin yanına götürüşü

Basın açıklaması yapmak için olay yerine gelen yakınları

Basın açıklamaları

Olay yerine karanfil bırakılması

(SÜRE: 2.24 Dk) (BOYUT: 268 MB)

Haber-Kamera: Tayfur KARA/SAMSUN,  

==================

KIZ ARKADAŞIYLA TARTIŞIP KENDİ BOĞAZINA BIÇAK DAYAYAN GENCİ ÖZEL GÜVENLİKÇİ KURTARDI

Bursa'da adı öğrenilemeyen bir kişi, kız arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından elindeki bıçağı boğazına dayayarak, intihar etmek istedi. Olayı gören güvenlik görevlisi Ali Kovaç, adamı ikna ederek, intihardan vazgeçirdi.

Olay, dün akşam saatlerinde Osmangazi ilçesi Doğanbey Mahallesi'nde meydana geldi. Adı öğrenilemeyen 40 yaşlarında bir kişi, kız arkadaşıyla tartıştıktan sonra yanında taşıdığı bıçağı, boğazına dayayarak  intihar girişiminde bulundu. Olayı gören özel güvenlik görevlisi Ali Kovaç, soğukkanlı bir şekilde adamın yanına yaklaşarak, sohbet etmeye başladı. Bölgedeki bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan görüntülerde Kovaç, adama sakinleşmesini söyledi. Ancak adam sakinleşmedi. Bir süre bekleyen Ali Kovaç, adamın dalgın anından faydalanıp, elindeki bıçağı aldı. Çevredekilerin de yardımıyla adam etkisiz hale getirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan ve boğazından hafif şekilde yaralı olan adam, Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

GÖRGÜ ŞAHİDİ O ANLARI ANLATTI

Olayın görgü tanığı esnaf Barış Kepir, kapının önünde otururken bir bağrışma duyduklarını anlatarak, "Kız arkadaşıyla kavga etmiş, herhalde kız arkadaşından ayrılmış. Sonra cebinden bıçak çıkardı, 'Beni bırakma' diye bağırmaya başladı. O anlarda da insanlar geçiyordu, korktular. Özel güvenlikçi arkadaşımız müdahale etti, biz de esnaf olarak yardım ettik. Elinden bıçağı aldık. Şans eseri o anda bizi ziyarete gelen özel güvenlikçi arkadaşımızn yanında bulunan kelepçeyle kelepçeledik. Sonra polis geldi. Bayağı bir direndi, boğazından yaraladı kendini. Elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık" dedi.

Görüntü dökümü;

------------------------------

-Güvenlik kameraları görüntüleri

-Görgü tanığının açıklamaları

Süre: 3 dakika 32 saniye, Boyut: 396 MB

Haber-Kamera: Gürkan DURAL/BURSA,

===================

YENİ TERMİNAL HİZMETE GİRDİ, TAKSİ ESNAFI KARIŞTI

Muğla'da hizmete giren şehirlerarası otogarında sadece belli taksilerin çalışmasına izin verildiğini belirten şoför esnafı, duruma tepki gösterdi. Terminale giren diğer şoförler, belediye yetkililerince engellenince emniyet yetkilileri olaya müdahale etti. Tartışmaların ardından terminaldeki tüm taksiler garaj alanından çıkartıldı.

Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin 11 milyon 186 bin 400 liraya mal ederek yaptığı Menteşe Şehirlerarası Otobüs Terminali, dün (cuma) hizmete girdi. Terminalin faaliyete geçmesi, bazı sorunları beraberinde getirdi. Menteşe ilçe merkezindeki yaklaşık 30 taksi şoförü, Muğla İl Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı olmadan ve ihale yapılmadan bazı taksi şoförlerinin terminalde beklemesine izin verildiğini, ancak kendilerinin engellendiğini ileri sürerek, tepki gösterdi. Bunun üzerine aralarında Muğla Kamyoncu Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası Yönetim Kurulu üyeleri de bulunan tepkili taksiciler, garaj alanına girdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Şevket Gülen, alana gelerek araçların terminalden çıkarılmasını istedi. Bunun üzerine Gülen ile taksiciler arasında tartışma yaşandı. Çevredekilerin 112 Acil Merkezi'ne ihbarı üzerine garaj alanına gelen emniyet güçleri, iki tarafı sakinleştirdi. Konuşmaların ardından daha önceden izin verildiği öne sürülenlerin de aralarında bulunduğu tüm taksi esnafı, garaj alanından çıkartıldı.

Terminal alanında gazetecilere açıklamada bulunan Muğla Kamyoncu Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Halil Bozyer, "Birkaç taksici arkadaşımız tarafından kooperatif kuruldu. Kooperatife üye olmadığımız için burada çalışmamıza izin verilmiyor. Yeni terminalde taksi esnafının eşit bir şekilde çalışması gerekiyor" dedi.

Muğla Kamyoncu Otomobilci ve Şoförler Esnaf Odası Başkan Yardımcısı Arif Özer ise, "Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi açıldıktan sonra bütün taksi esnafımız eşit şekilde çalışıyor. Yeni terminalde de aynı sistemin olmasını beklerken, yasal hakları olan arkadaşlarımızın bir kısmının buraya alınmadığını duydum. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün imzasının bulunduğu iki UKOME kararı var. Birincisinde burası 8 araçla ihale yapılacak, ikincisinde ise burada da çalışacak alt komisyon tarafından belirlenecek. Bu kararlar varken, neden böyle bir şey yapıldığına anlam veremedik. Bir yerde yeni bir uygulama yapılırken, mevcut esnafın hakkını kullanması gerekiyor" diye konuştu.

Odanın avukatı Emre Aykın, "Belediye yetkilileriyle yaptığım görüşmede, bizlere UKOME kararı ve ihale sonucu gösteremediler. Eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda olan idarenin herhangi bir yasal dayanağı olmadan sadece belli başlı birkaç taksinin giriş ve çıkışına izin verdiği kanaati oluştuğundan, diğer şoför esnafı kendi hakları çerçevesinde buradaki durağa katıldılar. Büyükşehir Belediyesi bir tasarrufta bulunan kadar burada kalmaları kazanılmış haklarıdır. Ancak UKOME kararları geçerlidir. Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'ne göre karar alma ve uygulama yetkisi UKOME genel kurulundadır. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı'nın tek başına alacağı bir inisiyatifle hareket edilemez. Garaj alanın belediyenin yetkisinde ve yönetimde olduğu için biran önce tasarrufta bulunup, taksilerin çalışma düzeni konusunda alınacak UKOME kararına öncülük etmeleri gerekiyor. Bunun haricinde hukuki kararın yokluğunda ticari taksilerin garaj alanına alınmaması ulaşım araçlarının engellenmesi konusunda suç teşkil ediyor" dedi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanı Alper Kolukısa, konuyla ilgili açıklama yapmayacağını belirtti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------

Taksicilerin terminal alanına girişi

Zabıta Daire Başkanı Şevket Gülen ile taksiciler arasında tartışma

Halil Bozyer açıklama

Arif Özer açıklama

Emre Aykın açıklama

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

===============

MARMARİS'TEKİ O OTEL, TERMAL TESİS OLDU

Muğla'nın Marmaris ilçesinde, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ayrılmasından kısa süre sonra darbeci askerlerin saldırısına uğrayan 5 yıldızlı otel, termal su ile şifa dağıtmaya başladı. 2'si kapalı 3 termal havuzun bulunduğu otelde, özelikle zengin Arap ve Avrupalı turistlerin lüks ihtiyaçlarına göre dizaynı yapılan havuz ve odalar için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Marmaris'te 15 Temmuz gecesi yaşananların en yakın tanıklarından olan, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı iş insanı Serkan Yazıcı'nın sahibi olduğu Grand Yazıcı Turban, bölgedeki şifalı su kaynağı hizmete alınarak termal konaklama tesisine dönüştürüldü. 'Marmaris'in ilk termal tesisi unvanını kazanan ve adı Club Turban Termal olarak değiştirilen tesis, Türkiye'den ve Avrupa'dan gelip doğal kaynaklardan şifa arayanlara ev sahipliği yapıyor. Otelin 12 ay boyunca açık kalacağı belirtildi. Otelde, mitolojide 'yarı tanrıça Hemithea'nın güzellik kaynağı' olarak geçen şifalı suyla dolu 2'si kapalı, 3 havuzun bulunduğu kaydedildi. Otelin giriş ve iç kısımlarına, bu suyun insan vücuduna faydalarının yazıldığı panolar konuldu.

OTELİN YER ALTI KATINDA ÇALIŞMA DEVAM EDİYOR

Otelin yeraltı katında şifalı suyun bulunduğu havuz, kişiye özel havuzlar ve odaların yapılması için çalışmalar ise sürüyor. Özelikle zengin Arap ve Avrupalı turistlerin lüks ihtiyaçlarına göre dizaynı yapılan bu alanların 2019 turizm sezonunda 3 bin kişiye aynı anda hizmet vereceği kaydedildi. Jeotermal bölüm tamamlandığında gelecek yıl resmi açılışı yapılacağı öğrenildi. Ayrıca, temmuz ayında otele davet edilen bürokrat, işadamı ve sanatçıların 2 si kapalı, 3 havuzda şifalı suya girdikleri, memnun kaldıkları kaydedildi.

MARMARİS'İN ALTYAPISI İNANILMAZ ŞİFA KAYNAĞI DOLU

Şifalı suyun sağlık turizmine kazandırılması için çabalayan, bu amaç doğrultusunda ilk anlaşmalarını Yazıcı'nın oteli ile yapan projenin sahibi jeotermal şirketinin ortaklarından Jeofizik Mühendisi Nilüfer Gürelman, şunları söyledi:

"Muğla bölgesinde ilk defa denize sıfır bir otelde termal tesis olarak beş yıldızlı otel hizmet verecek. Otelin fuar ve web sayfası tanıtımlarında termal tesis olarak 12 ay boyunca hizmet vereceği duyuruldu. İş insanı Serkan Yazıcı ile bu hizmetle hem Marmaris'in, hem ülke ekonomisinin kazanç elde etmesini hedefliyoruz. Marmaris'in altyapısı inanılmaz bir şifa kaynağı dolu. 10 yıl süren araştırmalar sonucunda var olan şifalı suyu çok sayıda sondajlarla bularak yönünü çevirdik. Suyun çıkarılması için Enerji Bakanlığımızdan patent ve ruhsatlar alınmıştır. Suyun yapılan incelemelerinde mineral bakımından çok yüksek olduğunu, sıcaklık değerlerin uygun ve çok şifalı olduğunu tespit ederek belgeledik. Kapasitesi küçük veya büyük tüm oteller, bu şifalı suyu kendi tesislerinde getirtebilirler. Pahalı bir sistem ama birkaç otel birleşip jeotermali tesislerine getirdiklerinde 6 ay turizm değil, 12 ay turizm yapacaklardır. Marmaris çok yakın zamanda dünyanın en önemli şifa ve güzellik merkezi olacak."

BİRÇOK RAHATSIZLIĞA İYİ GELİYOR

Gürelman, Marmaris'te çıkarılan şifalı suyun magnezyum açısından, benzerlerine oranla 6 kat daha zengin olduğunu, kanser, cilt, romatizma ve kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyledi. Gürelman suyun faydalarını şöyle sıraladı:

"Cilt açısından, kaşıntılı, döküntülü, inflamasyon, immün (lokal-sistemik) deri metabolizması değişiklikleri ile seyreden deri hastalıkları, psöriazis, atopik dermatit, deride kızarma ile oluşan allerjiler, pigment bozuklukları, iktiyozis, seboreik dermatit, vulgaris (sivilce), liken planus, liken sklerozus, ürtiker alopesia areata, kontakt dermatit, dizhidrozik dermatit palmoplantar keratozis, parapsoriazis, rozasea skleroderma, pitriazis versikolor, uyuz, kurdeşen, egzama, leke, deride gerginlik artışı, çatlak kaybı yağ yakımı ile zayıflama, ortopedik bakımdan, bel, kalça, boyun, omuz, dirsek, omurga fıtıkları, disk hastalıkları, mekanik sorunlar ayak bileği, bağ, tendon, eklem kapsülüne ait iltihaplı ve normal romatizmalar, fibromyalji, myofasial ağrılar, yumuşak doku hastalıkları, kulunç, kireçlanme, omurga yangısı, romatoid artrit, ağrılı ve ağrısız ankilozan spondilit psöriatik artrit, solunum yolları bakımından da konik bronşit, rinit, allerjik rinit, sinüzit, farenjit, karıh hastalıklarında ise genital rahatsızlıklara faydalı."

Gürelman, klinik deneylerin, kanser hastalığının önlenmesi, tedavisi ve kimyasal tedavi sonrası bünyenin toparlanması aşamasında doğal magnezyumun çok etkili olduğunu ortaya koyduğuna da dikkati çekti.

Haber: Ali GÜNDOĞAN/MARMARİS (Muğla), - 

==============

DAĞLARDA KAR PLAJDA DENİZ KEYFİ

Antalya'nın Manavgat ilçesinde sıcak hava etkisini gösterince turistler aralık ayında denize girdi. Toros Dağlarının zirveleri karla kaplanırken, turistler sahilde deniz keyfi yaptı.

Manavgat'ta bir süredir etkili olan yağmurlu ve bulutlu havanın yerini güneşe bırakmasıyla ilçede çeşitli otellerde tatil yapan yabancı turistler sahile akın etti. Turistlerden bazıları aralık ayında denize girmenin keyfini yaşarken, bazıları da cep telefonlarıyla fotoğraf ve video çekti.

Plajda güneşlenen turistlerin bir kısmı otellerin animasyon ekipleri tarafından kurgulanan çeşitli oyunlar oynayarak vakit geçirirken, bir kısmı da yürüyüş yapmayı ve kitap okumayı tercih etti.

Turistler denize girerken ve plajda güneşlenirken, Toros Dağlarının zirvelerinde biriken kar ilginç görüntü oluşturdu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Karlı Toros Dağlarının zirvesi

Plajda denize giren turistler

Denize girenlerin fotoğrafını çeken turistler

Çeşitli oyun oynayanlar

Güneşlenen ve kitap okuyanlar

Haber-Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT (Antalya),

=============

 ANAOKULU ÖĞRENCİLERİNDEN ASKERLERE MEKTUP

Kütahya'da anaokulu öğrencileri, 'Minik kalplerden kahraman askerlere' adlı proje kapsamında yazdıkları mektupları Türk bayrağı, kazak ve eldivenlerle birlikte, okuldaki bir arkadaşlarının babasının da vatani görevini yaptığı Hakkari'deki jandarma sınır karakoluna gönderdi. 

Akkent Mahallesindeki Atatürk Ortaokulu bünyesinde bulunan anaokulu öğrencileri, öğretmenleri ile birlikte 'Minik kalplerden kahraman askerlere' adlı sosyal sorumluluk projesini hazırladı. Minik öğrenciler,kendi sınıf arkadaşlarından birinin Hakkari'deki jandarma sınır karakolunda görev yapan asker babasına ve onun arkadaşlarına mektup yazıp çeşitli hediyeler hazırladı. Mektupla birlikte Türk bayrağı, kazak ve eldivenlerden oluşan hediyeleri paketleyen öğrenciler, bunları okula gelen PTT görevlilerine teslim etti. 

Atatürk Ortaokulu Müdürü Engin Aykaç,"her ay düzenli olarak sosyal sorumluluk projeleri yapıyoruz. Bu ay sınıfımızda bir asker çocuğumuz var. Babası Hakkari ilinde sınır karakolunda görev yapıyor. Çocuklarımıza kendi duygu düşünceleri olan mektupları aileleriyle yazdırıp askerlerimiz için çeşitli hediyeler hazırlattık. Bunları Hakkari'deki sınır karakoluna gönderdik" dedi.

Görüntü Dökümü

--------

-Öğrencilerin görüntüsü,

-Öğrenciler mektuplarıyla birlikte ve hediyelerini hazırlarken,

-Okul Müdürü Engin Aykaç'ın konuşması,

-PTT İşletme müdürünün konuşması,

-Çocukların paketleri okula gelen PTT görevlisine teslim etmesi.)

Boyut: 394.62 MB

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ-KÜTAHYA/ DHA

==============

KIZILAY TOPLULUĞU ÜYELERİNDEN SURİYELİ ANNELERLE 10 ARALIK İNSAN HAKLARI GÜNÜ ETKİNLİĞİ

Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki Kızılay Toplum Merkezi'ne gelen Hacettepe Üniversitesi Kızılay topluluğundan 20 gönüllü Suriyeli anneler ve çocukları ile 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle bir etkinlik düzenledi.

Hacettepe Üniversitesi Kızılay topluluğu gönüllüleri Reyhanlı'daki Kızılay Toplum Merkezi'ndeki 27 Suriyeli anne ile birlikte 'kelebek etkisi projesi' kapsamındaki etkinlikte teraryum fanusu yaptılar.  Kızılay gönüllüsü Hüsne Yayla,  Hacettepe Üniversitesi Türk Kızılayı topluluğu olarak geldiklerini söyleyerek "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Reyhanlı'daki Kızılay Toplum Merkezi'nde bulunan Suriyeli annelerle ve onların çocukları ile 'kelebek etkisi projesi' kapsamında birlikte olduk. Onlarla tanışıp kaynaştık. Bu arada hep birlikte teraryum fanusu yaparak hoşça vakit geçirdik. Onların mutluluğuna ortak oldukö dedi.

Etkinliğe katılan Suriyeli annelerden İman Elevi, Ayşe Elalemi ile Fatma Şahabattin de, Hacettepe Üniversitesi'nden gelen Kızılay topluluğu üyeleri ile tanışmaktan ve onlarla etkinlik düzenlemekten mutlu olduklarını belirttiler.

Etkinlikte, Suriyeli anneler, Kızılay topluluğu gönüllüleri eşliğinde özenle teraryum fanusu yaptı.

Görüntü Dökümü

---------------

-Kızılay gönüllüleri

-Suriyeli anneler

-Teraryum fanusu yaparken

-Kızılay Gönüllüsü Hüsne Yayla'nın açıklaması

-Etkinlikten detaylar

-Suriyeli annelerin konuşması

-Kızılay gönüllüleri ve Suriyeliler toplu halde

SÜRE: 4'29"-BOYUT: 508 MB

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),

============

HUSUMETLİ AİLELER 2 BİN KİŞİNİN KATILDIĞI YEMEKLE BARIŞTI

Bitlis'te Eylül ayında 1 kişinin öldüğü, 9 kişinin de yaralandığı olay sonrası iki aile arasında başlayan husumet, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan'ın girişimleri sonucunda barışla noktalandı. Düzenlenen barış yemeğine yaklaşık 2 bin kişi katıldı. 

Kentte 2 genç arasında çıkan tartışma, aileler de katılınca kavgaya dönüştü. Kavga sırasında bıçaklanan Umut Durmuş (18) hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 kişi tutuklandı.

Olayın ardından Dağ ve Durmuş aileleri arasında başlayan husumet, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan'ın girişimleriyle barışla noktalandı. Bitlis 100. Yıl Atatürk Ortaokulu Spor Salonu'nda barış yemeği verildi. Yemeğe, Vali Oktay Çağatay, Vali Yardımcısı Tamer Kılıç, İl Emniyet Müdürü Yaman Ağırlar, İl Müftüsü M. Faysal Geylani, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan, bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Dağ ve Durmuş aileleri, kanaat önderleri ile yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Yemekte Kuran-ı Kerim okundu,

Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan, kendisinin de husumetli ailelerden birine mensup olduğunu söyledi. Yaşanan olayın barışla sona erdirilmesi için aile büyüklerine gösterdikleri çabadan dolayı teşekkür eden Tezcan, "Biz, akrabalar olarak toplanmamızın nedeni, memlekete huzursuzluk değil, huzuru sağlamaktır. Kendi aramızda devletimizle birlikte memlekette huzursuzluk çıkmasın diye gençlerimize sahip çıkıp, burada bir birimize sözler vermeliyiz" dedi. 

Törende konuşan Bitlis Valisi Oktay Çağatay ise yaklaşık bir ay önce Bitlis'te göreve başladığını belirterek şöyle konuştu:

"İstanbul'dan tayin olduğumu duyanlar beni ziyarete geldiklerinde bu olaydan bana bahsettiler. 'Her iki ailenin bir araya geleceğini, o güzel günlerinde sizleri de görmek isteriz' dediler. Allah bana bunu nasip etti. Ben memleketin bir çok yerinde görev yaptım. İnsanın olduğu yerde her şey yaşanır. Yaşanmaması gereken her şey yaşanabiliyor. Gelince emniyet ve jandarma teşkilatımızdan ilin güvenliğine dair not alırken asayiş noktasında memleketin en güzide ve müstesna yerlerinden birisinin Bitlis olduğunu öğrendim. Ne yazık ki burada acı olaylar yaşanmasına erken mani olunabilirmiş. Ama nasip olmamış."

Vali Çağatay, bir daha bu tür acıların yaşanmaması temennisinde bulundu.

Konuşmaların ardından taraflar Kuran-ı Kerim'in altından geçip, tokalaşarak barıştı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Salonda törene katılanlardan detaylar

-Kuranı Kerim okunması

-Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut tezcan'ın konuşması

-İl Müftüsü M. Faysal Geylan'nin dua etmesi

-Bitlis Valisi Oktay Çağatay'ın konuşması

-Kuranı Kerim altından tarafların geçmesi

-tarafların tokalaşarak ve öpüşerek barışmaları

-Detay görüntüler

Haber-Kamera: Özcan ÇİRİŞ-Ceren KURTYE/BİTLİS, - 

===============

TARİHİ KİLİSE GÜN GEÇTİKÇE YOK OLUYOR

Aydın'ın Söke ilçesinde 1821 yılında yapılan Aziz Nikolaos Kilisesi, kaderine terk edilince madde bağımlılarına ve define avcılarına teslim oldu. 197 yıllık tarihi eser, gün geçtikçe yok oluyor.

Güllübahçe Mahallesi Gelebeç Mevkii'nde yer alan 197 yıllık Aziz Nikolaos Kilisesi'nin hali üzüntü yarattı. Hristiyan aleminin önemli din adamlarından Noel Baba denilen Aziz Nikolas'ın adına Gelebeç'te oturan Rumlar tarafından yaptırılan ve Anadolu'da Noel Baba adına inşa edilmiş ikinci kilise olması bakımından büyük önem taşıyan yapı, kaderine terk edilince madde bağımlılarına ve define avcılarına teslim oldu. Her tarafına sprey boyayla yazı yazılan, defineciler tarafından talan edilerek harabe haline getirilen kilisenin duvarlarındaki tasvirler ve bezemeler ise dökülmeye başladı.

"RESTORE EDİLEREK GÜNÜMÜZE KAZANDIRILMALI"

Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Özçakır, 1821 yılında yapılan Aziz Nikolaos Kilisesi'nin Aydın'da ayakta kalan 2 kiliseden birisi olduğunu belirterek, "Biri Germencik Mursallı'da, diğeri de Aziz Nikolaos Kilisesi. Burası maalesef kaderine terk edilmiş durumda. İlgisiz ve tahrip edilmiş. Her tarafından yağmur suları akıyor. Girişinde ve kapısında kontrolsüz girişle her türlü kötü niyetli kişilere de mekan olmuş bir tarihi yer" dedi. Kilisenin restore edilerek turizme açılmasını istediklerini ifade eden Özçakır, "Dini turizmi canlandırmak amacıyla bu kilisenin restore edilerek turizme açılmasında büyük yarar var. Bu amaçla çevredeki belediyelerimiz, büyükşehir belediyemiz, valiliğimiz ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere bu tarihi binanın işlevlendirilerek, etrafındaki restore edilmiş diğer binalara uygun olarak tarihi günümüze kazandırılmasını öneriyoruz" dedi.

KİLİSE HAKKINDA

1821 yılında aynı yerde bulunan bir başka kilisenin üzerine Gelebeçli Rumlar tarafından inşa edildiği bilinen kilise, bir dönem cami olarak da hizmet vermiş. Doğu batı yönünde dikdörtgen plana sahip olan Aziz Nikolaos Kilisesi'nin iki tane apsisi ve iki tane nefinin yanında, önünde narteksi ve narteks üzerinde çan kulesi bulunuyor. Kilisenin içerisinde osteoflak denilen kemiklik yer alıyor. Burası Hristiyan inanışına göre kemiklerin toplandığı bir bölüm.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------

Aziz Nikolaos Kilisesi'nden görüntü

Kilise içerisinde tahrip alanlar

Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği Başkanı Mehmet Özçakır ile röp

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Ediz VERDİOĞLU/ SÖKE (Aydın),

==============

AYDIN VALİLİĞİ'NDEN JEOTERMAL EYLEMİ SONRASI SORUŞTURMA

Aydın Valiliği, arazilerinin yakınında jeotermal enerji santrali istemeye vatandaşların yaptığı eylem sonrası ve medyaya yansıyan görüntülerle igili soruşturma başlattı.

Efeler ilçesinin kırsal mahallesi Kızılcaköy'de tarım arazileri üzerine jeotermal enerji santrali kurmak isteyen firma yetkilileri, bazı kişilerden satın alınan 31 dönüm arazinin etrafına tel örgü çekmek için geçen pazartesi günü öğle saatlerinde görevlileri iş makineleriyle bölgeye gönderdi. Jeotermal santrali istemeyen mahalle halkı bölgeye gelince, 3 gün süren gerginlik yaşandı. Geçen çarşamba günü bölgeye gelen Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat, halkla görüşüp ikna etti. Vali Yardımcısı Arat, firma tarafından, izin alınmadan bölgede herhangi bir şey yapılmayacağı sözünü verince halk olay yerinden ayrıldı.

Aydın Valiliği tarafından burada yaşananlarla ilgili yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "5 Aralık'ta ilimiz merkeze bağlı Kızılcaköy Mahallesi hudutları içinde jeotermal elektrik santrali inşa eden özel sektöre ait bir işletmeyle, bahse konu köyde yaşayan vatandaşlarımız arasında süregelen gerilimde tarafların zarar görmeden hukuk çerçevesinde kalmalarını sağlamak için güvenlik güçlerimiz görevlendirilmiştir. Ancak maksadı, bu olayı kendi art niyetleri doğrultusunda kullanmak olan, ilimiz dışından gelen bazı kişi ve çevrelerin gerilimi tırmandırması üzerine, Vali Yardımcısı Mustafa Hulusi Arat taraflarla görüşmek ve başkaca bir taşkınlığa meydan vermemek için görevlendirilmiştir. Taraflarla 4 saati aşan görüşmeler neticesinde, ilgili işletme yasal izinleri alıncaya kadar faaliyette bulunmama taahhüdünde bulunmuş, bunun üzerine vatandaşlarımız eylemlerini sonlandırmış, güvenlik güçlerimiz de normal görevlerine dönmüşlerdir. Olayın sükunete kavuşması sonrasında samimi sohbet ortamında Kızılcaköylü vatandaşlarımız, ananelerimiz çerçevesinde ikramlarda bulunmuş ve eylem son bulmuştur. Eylem ve ayrıca medyaya yansıyan görüntülerle ilgili soruşturma süreci başlatılmıştır" denildi.

'BİR PARÇACIK BİBER GAZINDAN NE OLACAK'

Arazilerinin yakınında jeotermal enerji santrali istemeyenler ile onları ikna etmeye çalışan Vali Yardımcısı Mustafa Kemal Arat arasındaki diyaloğa ilişkin görüntü, sosyal medyadan paylaşınca tepkilere neden olmuştu. İlçe sakinlerinin, jandarmanın biber gazı sıktığı yönündeki şikayeti üzerine Arat'ın, "Bir şey olmaz. Bir parçacık biber gazından ne olacak?" yanıtını vermesi eleştirilmişti.

Haber: Burhan CEYHAN/ AYDIN, - 

==============

ERZURUM'DA PKK/KCK OPERASYONUNA 2 TUTUKLAMA

Erzurum'da polisin düzenlediği terör örgütü PKK/KCK operasyonunda gözaltına alınan 8 şüpheliden 2'si, tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, PKK/KCK terör örgütüne yönelik 4 Aralık günü operasyon düzenledi. Kent merkezi ile Karayazı, Karaçoban ve Tekman ilçeleri ve İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Geçen yıllarda terör örgütünün kırsal alan kadrosunda siyasi- ideolojik ve askeri eğitim aldıkları tespit edilen, terör örgütü mensuplarına milis/işbirlikçilik faaliyetlerinde bulundukları değerlerindirilen, ayrıca son dönemde ölü olarak ele geçirilen örgüt mensuplarının cenazelerinin teşhis işlemlerine yardım edip, cenazelerine katıldığı saptanan 8 kişi gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından 8 kişi, sevk edildiği adliyede mahkemeye çıkarıldı. Şüphelilerden 6'sı adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 2'si ise 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

ERZURUM, - 

================

SURİYE SINIRINDA 3  TERÖRİST YAKALANDI

Şanlıurfa'nın Suriye sınırındaki Ceylanpınar ilçesinde terör örgütü PKK/PYD üyesi 3 terörist yakalandı.

Çırpı deresi yakınlarında Suriye tarafından Türkiye'ye geçmeye çalışan 3 kişi, sınır hattında görevli askerler tarafından yakalandı. Yapılan incelemede PKK/PYD üyesi olduğu belirlenen 3 terörist gözaltına aldı. Silahsız olduğu tespit edilen teröristler, sorgulanmak üzere Ceylanpınar İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.

Şafak SAĞ/CEYLANPINAR (Şanlıurfa), -
08 Aralık 2018 Cumartesi 15:31