DHA YURT BÜLTENİ-11

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Yapılamayan derslerin telafisi gerçekleştirilecek Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Barış Pınarı Harekatı kapsamında, teröristlerin roket ve havanlı saldırıları nedeniyle eğitime ara verilen ilçelerdeki öğrencilerin istemeleri halinde başka okullara...

17.10.2019 13:38 | Son Güncelleme: 17.10.2019 13:38DHA YURT BÜLTENİ-11

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Yapılamayan derslerin telafisi gerçekleştirilecek

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Barış Pınarı Harekatı kapsamında, teröristlerin roket ve havanlı saldırıları nedeniyle eğitime ara verilen ilçelerdeki öğrencilerin istemeleri halinde başka okullara nakledilebileceğini söyledi. Bakan Selçuk, öğrencilerin yapamadıkları derslerin de telafi edileceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, sabah saatlerinde Şanlıurfa'ya geldi. Vali Abdullah Erin'i ziyaret eden Bakan Selçuk, daha sonra sınır hattındaki Akçakale'ye geçti. Bakan Ziya Selçuk, teröristler tarafından atılan roketin isabet ettiği  Milli Eğitim Müdürlüğü binasında incelemelerde bulundu.

İnceleme sonrası gazetecilere açıklama yapan Bakan Selçuk, Barış Pınarı Harekatı kapsamında eğitime ara vermeden devam etmek için bir takım tedbirler aldıklarını söyledi. Şanlıurfa'nın Akçakale, Suruç, Ceylanpınar, Birecik ile Mardin'in Nusaybin, Kızıltepe ve Artuklu ilçelerindeki öğrencilerin eğitim süreçlerinin aksamadan devam etmesi için planlamalar yaptıklarını ifade eden Selçuk şöyle dedi:

"Bakanlığımızca yapılan planlamalar kapsamında söz konusu ilçelerdeki okullarda bulunan öğrencilerimizin 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı ile sınırlı olmak kaydıyla, geçici olarak e-okul sisteminde nakil nedenleri arasına, ikametgah kontrolü yapılmaksızın, misafir öğrenci nakil nedeni seçilerek nakil işlemleri gerçekleştirilecektir. Merkezi sınav puanı ile öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerimiz ise talep etmeleri halinde öncelikle aynı türden merkezi sınav puanı ile yerleşebileceği okula, aynı türden okula yerleşememesi durumunda da puanın yeterli olduğu okula, yine yerleşememesi durumunda ise öğrencinin puanına en yakın taban puanı olan okula yerleştirilecektir. Ayrıca bu eğitim yılı sonunda ortaöğretime geçiş uygulaması kapsamında yapılacak merkezi sınava girecek olan 8'inci sınıf öğrenci velilerinden nakil talebinde bulunanların, nakil iş ve işlemleri ivedilikle gerçekleştirilecektir.ö

Bakan Selçuk, psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyan öğrencilere destek verileceğini, gerekli görülmesi halinde de bu öğrencilerin yetkili kurumlara sevk edileceklerini ifade etti. Okul değişikliği yapan öğrencilerin, gittikleri okullarda destekleme ve yetiştirme kurslarına katılmalarının da sağlanacağını anlatan Bakan Selçuk, "Bütün okul öncesi ve ilköğretim kurumlarında yapılamayan derslerin telafisi gerçekleştirilecektir. Bu öğrencilerimize hafta sonu ve yarıyıl tatilinde telafi eğitimi veya yetiştirme programı uygulanacaktırö dedi.

Bakan Selçuk, açıklamasının ardından ilçedeki öğretmenlerle hatıra fotoğrafı çektirip, Birecik ilçesine hareket etti.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Hasan KIRMIZITAŞ- Hadi KURT- Ömer ŞULUL/ AKÇAKALE (Şanlıurfa),

===============================

Bakan Soylu: Kimsenin hamalı değiliz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör konusunda ABD ve Avrupa'ya sert eleştiriler yöneltti. Bakan Soylu, "Milyonlarca insanı terör örgütü, istikrarsızlık, Esed, Suriye, 'ye gönderecek, Türkiye'yi terör örgütüne teslim edeceksiniz, bir taraftan göçle mücadele ettireceksiniz. İstikrarsızlığı, kaçak göçmeni bu bölgeye yükleyin, bu insanlar uğraşsın. Uyuşturucuya Avrupa'da ses çıkarmayın, onu da bu bölgeye yükleyin. Geçişi, ticareti. Biz kimsenin hamalı değiliz" dedi.

Sahil Güvenlik Komutanlığı Karadeniz Ülkeleri Sınır Sahil Güvenlik Teşkilatları İşbirliği Forumu (BSCF) Yıllık Liderler Toplantısı, Antalya'nın Kemer ilçesinde yapıldı. Toplantıda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Ahmet Kendir, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve komşu ülkelerin üst düzey askeri yöneticileri yer aldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Ahmet Kendir, bölgesel işbirliğini artırmak, bölgedeki barış, istikrar ve deniz güvenliğini sağlamak için Karadeniz'e kıyı 6 ülke, Türkiye, Rusya, Romanya, Ukrayna, Gürcistan ve Bulgaristan'ın içinde yer aldığı BSCF'nin 2000 yılında kurulduğunu ve bu toplantıda Türkiye'nin 20'nci dönem başkanlığını Ukrayna'dan devralacağını açıkladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Suriye'deki terör örgütleri ve destekçisi ülkelerle, göçmen sorunlarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin terörle, düzensiz göçle ve uyuşturucu ticaretiyle karada ve denizde verdiği mücadelenin herkesçe bilindiğini belirten Bakan Soylu, bunların hiçbirisinin Türkiye'nin iç dinamiklerinin ürettiği problemler olmadığını kaydetti. Yıllardır mücadele edilen PKK terörünün de en başından itibaren dışarıdan lojistik ve stratejik destek aldığını anlatan Bakan Soylu, "Ülke olarak çok bedeller ödedik, çok da acılar çektik" dedi.

Dünyayı terör konusunda her zaman uyarmaya çalıştıklarını belirten Bakan Soylu, "Ancak ne yazık ki terör örgütlerinin küresel güç mücadelesinde araçsallaştırılmasına maalesef engel olamadık. Muhataplarımızı bu tavırlarından vazgeçiremedik. Bugün gelinen noktada karşımıza 258 milyon göçmen, zorla yerlerinden edilmiş 70,8 milyon mülteci, yıllık 1,3 trilyon dolarlık küresel savunma harcaması, doğrudan ve dolaylı uyuşturucu kullanımından sadece 2017'de yaklaşık 585 bin kişinin hayatını kaybettiği bir dünya tablosu var. Bu tablo bize yakışıyor mu" diye konuştu.

'MÜTTEFİKLERİMİZ NE YAPMAK İSTİYOR?'

Teröre karşı 40 yıldır verilen mücadelede binlerce şehidimiz olduğunu, binlerce annenin evlatsız, çocukların babasız kaldığını dile getiren Soylu, "Güzel ay yıldızlı bayrağımıza sarılan tabutları uğurlamakla büyüdük. Kaç yıl daha sürecek. Gelecek nesillere bunu mu bırakacağız. Hemen yanı başımızda terör devleti oluşturabilmek için çaba sarf eden müttefiklerimiz ne yapmak istiyor. Teröristlerle görüşenler acaba ne yapmak istiyor. Hangi biriniz kendi egemenlik alanınızda buna müsaade edersiniz, ya da ettiniz. Dikkat ediniz; bunun sadece teröre ait sonuçları yok ki. Bölgesel istikrarsızlığa sonuçları var. Nesilleri travma ile bırakan sonuçları var. Kimsenin umurunda mı bilmiyorum" dedi.

'AVRUPA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN REHBERLİĞİNİ KENDİNE YOL TUTMUŞ'

Türkiye'ye yönelik şu ana kadar terör örgütünün sınırdan sivillerin, çocukların yaşadığı alanlara 980'den fazla havan ve füze saldırısı yaptığını belirten Bakan Soylu, "20'ye yakın sivil insanımız, bir tanesi 9 aylık Muhammet olan, yine 11 yaşındaki bir kız çocuğumuz hayatını kaybetti. Bunu atan kimin terör örgütü. Buna sahip çıkan kim? Buna sahip çıkan maalesef vekalet savaşlarını bu bölgede yürüten bizim müttefiklerimiz. Avrupa ayağa kalktı. Diyor ki; 'Siz bir harekat yapıyorsunuz, burada sivilleri öldürüyorsunuz.' Bir tek sivil göstersinler. Koskoca Avrupa terör örgütünün rehberliğini kendisine yol tutmuş. Bu nasıl izah edilebilir. Bir tanesi bugüne kadar bine yakın oradan buraya roket atıldı, bir teki bir tek cümle ile bunu ifade etmedi" diye konuştu.

'ABD'NİN ELİYLE PYD DAEŞ'LE EL SIKIŞTI'

Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatlarını hatırlatan Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Bize oradaki DAEŞ serbest kalacak diyorlar. DAEŞ ile göğüs göğüse mücadele eden dünyadaki tek ülkeyiz. Fırat Kalkanı'nda 3 bin 69 DAEŞ'liyi etkisiz hale getirdik. DAEŞ bizim yüce dinimiz İslamiyet'i istismar ediyor. Dünyadaki ortaya koyduğu fotoğraf ile dinimizin tartışılmasına sebebiyet teşkil etmek için aslında bu coğrafyadaki ülkelerin içine de sokulan dünyaya da sokulan bir kötülüktür. Cezaevlerimizde bin 500 DAEŞ ve El Kaideli var. 7 bin 500 savaşçıyı 5-6 yılda sınır dışı ettik. Türkiye DAEŞ'le mücadeleyi dünyadaki hiçbir ülkenin yapmadığı kadar güçlü bir şekilde yapmıştır. Biz Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı'nda teröristleri, DAEŞ'lileri temizledik. Müttefikimiz Amerika'nın eliyle Rakka'da DAEŞ'le karşı karşıya gelmeye çalışan PYD, onlarla anlaştı, el sıkıştı. Siz de ben de biliyoruz ki onların Afganistan, Pakistan, İran çöllerine Ürdün, Lübnan, Libya'ya geçmelerine sebebiyet verdi. Becerebilen de Avrupa'ya gitsin dedi. DAEŞ'le mücadele eden biz, DAEŞ'i serbest bırakan Amerika'nın talimatıyla PYD."

'SEYİRCİ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL'

Meselenin sadece Suriye olmadığını, Afganistan, Afrika, Asya ve Pakistan'dan ciddi göç dalgasıyla karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Bakan Soylu, Amerika ve Avrupa'yı terör mensuplarını tutmakla suçladı. Soylu, şöyle devam etti:

"Bizim bunlara seyirci kalmamız mümkün değildir. Ölümden öte köy yok. Yaşadığımız bu topraklarda özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı birisi bize hediye etmedi. Sizin ülkenizde de hediye edilmedi. Herkes mücadele ederek aldı. Gelecek nesillerimize hemen yanımızda bir terör koridoru bırakamayız. Bize geçmiş nesillerimiz bir terör koridoru bırakmadı. 40 yıl terörle mücadele ediyoruz. Gelecek nesillere terörle mücadele eden bir Türkiye bırakmak istemiyoruz. Bunu temizlemiş, artık başka şeyleri konuşan bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Bu bölgenin de Avrupa'nın da dünyanın da çıkarınadır."

'BÖYLE BİR DÜNYA OLAMAZ'

Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili eleştirilere de yanıt veren Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Bir mahallede oturuyorsunuz. Mahallede bir çetenin bakkalınızı rahatsız etmesini ister misiniz? Çocuğunuzun gittiği okuldaki öğretmenin, çocuğunuz okula giderken yolun güvensiz olup onun etkilenmesini ister misiniz? Geceleyin hanımefendiler evlerine giderken çaresiz ve yalnız bir şekilde bu çetecilerle karşı karşıya kaldığı zaman karşılaştığı muameleyi görmek ister misiniz? Çeteci terörist olacak, kim desteklerse desteklesin Amerika'dan da batıdan da büyük Allah var. Kim desteklerse desteklesin, ne yaparlarsa yapsınlar. Biz bunlara nasıl müsaade ederiz. Nasıl buna ev sahipliği yapılmasına müsaade ederiz. Bu vekalet savaşlarının, bu teröristlerin, bu özellikle altını çizerek söylüyorum, emperyalizmin radikalleşmeyi istismar ettiği, kullandığı politikaların sonunu getirmek zorundayız. Böyle bir dünya olamaz."

Türkiye'nin NATO'da müttefik olduğuna işaret eden Bakan Soylu, "Müttefiklerimiz bizi değil, terör örgütlerini tercih ediyor. Bunun için DAEŞ'i bahane ediyorlar. Bunu ilkokul mantığıyla bile çözemeyenlerle nasıl yol yürünecek, nasıl izah edilecek, elbette büyük bir soru işareti. Bizim geçen yıldan bir önceki yıla 2017'de kaçak olarak yakaladığımız göçmen sayısı 176 bin, ondan bir yıl önce 175 bin. 2018'de 268 bin kaçak göçmen yakaladık. Şimdi yıl bitmedi. 2,5 ay var 334 bin 250. Bu yıl bu hesaplamayla 400 bini görecek. Bu 400 bin trajedi, travma demek. Türkiye'ye kaçak yollarla gelip, kaçak yollarla Türkiye'yi terk etmek isteyenler. 8 metre karın altında donan insanların hesabını kim verecek? Sorumlusu biz miyiz? Meriç'te donan insanların hesabını kim verecek. Ege'de boğulanların hesabını kim verecek" dedi.

'BU BİR TEHDİT DEĞİL TESPİT'

Bakan Soylu, Afganistan'ı kim istikrarsızlaştırmışsa, Pakistan'da kim hegamonik bir yapı kurmak istiyorsa, Afrika'yı kim yoksulluğa mahkum etmişse, Orta Doğu ve Asya'da kim istikrarsızlık oluşturmak istiyorsa faturanın onun önüne konulması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin şu an 200'e yakın sahil kurtarma gemisinin yüzde 70'inin sadece düzensiz göçle mücadele ettiğini kaydeden Soylu, "Kapasitemizin 4 katı çalışıyoruz. Kapasitemizin 4 katı değil, kendi kapasitemizle çalışalım, yani bir katı ile çalışalım. Yunanistan'a ilk hafta 7 bin göçmen geçer, ikinci hafta 100 bin, üçüncü hafta 200 bin. Geçti bunlar çünkü. Bir ayda Avrupa'ya geçen göçmen sayısı 400 bini bulur. Bu bir tehdit değil, tespittir" diye konuştu.

'BİZ KİMSENİN HAMALI DEĞİLİZ'

Avrupa'ya ne yaptıklarının farkında olup olmadıklarını soran Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Milyonlarca insanı orada terör örgütü, istikrarsızlık, Esed, Suriye Türkiye'ye gönderecek, Türkiye'yi terör örgütüne teslim edeceksiniz, bir taraftan göçle mücadele ettireceksiniz, ondan sonra af edersiniz, sizin canınız can da bizim canımız patlıcan mı? Şunu çok net Avrupa'ya söylüyorum. Bu zorluğu en iyi siz anlarsınız. Bir rakam verdim, 400 bin kaçak göçmen gelecek. Peki Avrupa'ya bu yıl sonuna kadar ne kadar geçmiş olacak? Taş çatlasın 60 bin, yüzde 15'i. Yüzde 85'ini soran var mı, bunun yüzde 85'i ne oluyor? Her Avrupa'ya geçenin yüzde 20-25 daha fazlası kendi ülkelerine geri dönüyor. Bunun ne büyük bir operasyon olduğunu bilen var mı? Nasıl bir operasyon olduğunu? İstikrarsızlığı, kaçak göçmeni bu bölgeye yükleyin, bu insanlar uğraşsın, uyuşturucuya Avrupa'da ses çıkarmayın, onu da bu bölgeye yükleyin. Geçişi, ticareti. Biz kimsenin hamalı değiliz ve şunu ifade etmek istiyorum, terörü bölgemizde kazıyıncaya kadar bu mücadeleye devam edeceğiz. Kim ne söylerse söylesin."

'KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK'

"Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok olmadı, olmayacak" diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Kendi ülkemiz bize yeter, cennet gibi bir ülke. Fazlasıyla yeter, artar, Allah'a hamd olsun, ama kusura bakmayın terör örgütlerine teslim olacak bir Türkiye yok, olmayacak. Aynı zamanda sosyal medya terörizmine ve yalan terörizmine de teslim olacak bir ülke değiliz. Karadeniz'in çevre kirliliği sorunlarına da elbette beraber tedbir alacağız. Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin kalkınmasına ve bu denizin küresel potansiyelinden tüm sahildar ülkelerin istifade edebilmesini sağlamak sadece bize ait değil, dünyaya ait bir kazanımdır. Karadeniz'in enerji, turizm, kültür çeşitliliği potansiyellerini konuşmamız gerekiyor. Bana sorarsanız dünya için hala bakir bir alandır. Biz bu coğrafyanın insanlarıyız, geleceğe huzur, barış ve kardeşlik bırakmalıyız."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------

Katılımcı ülke temsilcilerinden görüntü

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun salona girişi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun konuşması

Toplu resim çekimi

Detaylar

HABER: Mehmet ÇINAR-KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

===============================

Jiletle boğazı kesilen doktor için sendikadan basın açıklaması

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi Servisi'nde görevli Asistan Dr. Kadir Songür'ün, hastası Bayram K. tarafından istenilen yeşil reçeteli ilacı yazmadığı gerekçesiyle jiletle boğazının kesilerek yaralanması üzerine Demokratik Sağlık Sen, basın açıklaması yaptı. Demokratik Sağlık Sen İzmir İl Başkanı Ahmet Doğruyol,  "Sağlıkta şiddet konusunda somut adımların atılmaması, şiddet vakalarının artmasına sebep olmaktadır" dedi.

Olay, dün saat 15.00 sıralarında, İKÇÜ Hastanesi Fizik Tedavi Servisi'nde meydana geldi. İddiaya göre, geçen hafta diz ağrısı nedeniyle hastaneye gelen Bayram K., asistan doktor Kadir Songür'e, yeşil reçetli ilaç yazmasını söyledi. Songür ise hastasının istediği ilacı uygun görmeyip, başka ilaç yazdı. Bayram K. da  "Yazdığın ilaç ağrımı geçirmezse, o zaman görürsün" diyerek, hastaneden ayrıldı. Dün, yeniden hastaneye gelen Bayram K., Songür'ün odasına girip, yanında getirdiği jilet ile saldırdı. Jilet ile boğazıkesilen ve kanlar içinde kalan Kadir Songür'e, meslektaşları müdahale etti. Jiletin, koroner damara zarar vermediği, ancak derin kesik oluştuğu belirlendi.

Olaydan sonra koşarak kaçan Bayram K., Karşıyaka ilçesindeki çarşıda, bir kadının çantasını almaya çalıştı. Kadını yerlerde sürükleyen Bayram K., olaya müdahale eden yunus ekipleri tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Emniyete götürülen Bayram K.'nin sorgusu sürüyor.

'SOMUT ADIM ATILMIYOR'

Demokratik Sağlık Sen, bugün olayın yaşandığı hastanenin önünde basın açıklaması yaptı. Yaklaşık 20 kişilik grup adına basın açıklamasını, Demokratik Sağlık Sen İzmir İl Başkanı Ahmet Doğruyol okudu. Doğruyol, "Geçmişte ölümlere de sebep olan, her geçen gün artarak devam eden sağlıkta şiddet konusunda somut adımların atılmaması, şiddet vakalarında artışa sebep olmaktadır. Vatandaşın hayatını kurtarmak için çabalayan sağlık çalışanları, kendi can güvenlikleri olmadan hizmet vermeye çalışmaktadırlar. Sağlıkta şiddete zemin hazırlayan, sağlık çalışanlarını hedef haline getiren açıklama ve uygulamalar, sağlıkta şiddetle ilgili çıkarılmayan yasalar, uygulanmayan yaptırımlar sonucunda her gün yüzlerce sağlık çalışanımız hakarete, küfre ve fiziki şiddete maruz kalmaktadırlar. Mevcut sağlık politikaları değerlendirildiğinde, yani sağlık hizmetlerinin ticari bakış açısıyla vitrine yönelik yapılması, bugün geldiğimiz nokta açısından oldukça önemlidir" dedi.

Grup, okunan basın açıklamasının ardından dağıldı.

Görüntü Dökümü

-------------

Hastaneden detay görüntü

Basın açıklamasından görüntü

Haber: Davut CAN - Kamera: Tolga TAHÇI/ İZMİR,

===============================

Tunceli'de 8 sığınak imha edildi; çok sayıda silah ele geçirildi

Tunceli'de terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda 8 sığınak imha edilirken, çok sayıda silah, binlerce mühimmat ele geçirildi.

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre; İl Jandarma Komutanlığı'nca Tunceli kırsalında gerçekleştirilen operasyonda terör örgütü PKK'ya ağır darbe vuruldu. Operasyonlarda, teröristlere ait 8 sığınak imha edildi. Sığınaklarda 31 kalaşnikof piyade tüfeği, 3 bixi makineli tüfek, 2 dragunov keskin nişancı tüfeği, 1 zağros keskin nişancı tüfeği, 2 tabanca, 5 G-3 piyade tüfeği, 1 bombaatar, 5 RPG-7 roketatar mühimmatı, 11 bin 286 kalaşnikof fişeği, 1340 bixi fişeği, 1282 dragunov fişeği, 64 zağros fişeği, 20 G-3 mühimmatı, 1 bombaatar mühimmatı, 22 el yapımı patlayıcı düzeneği, 244 mekanik fünye, 500 gram C-4 patlayıcı, 1 PKM makineli tüfek mekanizması, 1 M-16 piyade tüfeği namlusu, 21 kalaşnikof şarjörü, 2 G-3 şarjörü, 2 Kanas şarjörü, 2 tabanca şarjörü, 3 kamera, 3 güneş paneli, 14 büyük tüp, 6 akü, 108 pil, 10 el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan devre kartı, 5 termal şarj pili, 285 metre sera naylonu, 2 çadır, 5 çift mekap ayakkabı, 1 jeneratör, 3 dürbün, 18 cep telefonu, 2 araç telsizi, 6 el telsizi, 1 LCD televizyon, 100 metre antikron kablo, 550 kilo un, çok miktarda örgütsel doküman ve yaşamsal malzeme ele geçirildi.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

ANKARA DHA

===========================

Antalya'da, jandarmanın derin dalış eğitiminde 4 personel rahatsızlandı (1)

Antalya'nın Kaş ilçesinde, jandarma ekiplerinin derin dalış eğitimi sırasında rahatsızlanan 4 personel, hastaneye götürüldü.

Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) personelinin Kaş ilçesinde, saat 11.30 sıralarındaki derin dalış eğitiminde 4 askeri personel, bilinmeyen nedenle rahatsızlandı. Durumun anlaşılması üzerine sudan çıkarılan 4 personel, Kaş Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Tedaviye alınan askeri personelden birinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi.

Görüntü Dökümü

------------

Olay yerinden görüntü

Jandarmalar ve sahil

HABER: Mehmet ÇINAR/ANTALYA,

===========================

Bitlis'te, teröristlerin sığınak ve depolarında ele geçirilenler imha edildi

Bitlis kırsalına düzenlenen operasyonda, terör örgütü PKK'ya ait 5 sığınak ve 5 depo tespit edildi. Sığınak ve depolarda ele geçirilen yaşam malzemeleri imha edildi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, il merkezi kırsalında terör örgütü PKK'ya ait sığınak ve depoların bulunduğu bilgisi üzerine, bölgeye operasyon düzenledi. Arama- tarama çalışmalarında, teröristlerin kullandığı 5 sığınak ve 5 depo tespit edildi. Sığınak ve depolarda yapılan aramalarda ise yaşam ve gıda malzemeleri ele geçirildi. Sığınak ve depolar güvenlik güçlerince kullanılamaz hale getirilirken, ele geçirilen yaşam malzemeleri de imha edildi.

HABER: Özcan ÇİRİŞ/ BİTLİS,

==========================

Tartıştığı motosikletlilerin üzerine cipini sürüp kaçtı

Konya'da kimlikleri belirlenemeyen cip sürücüsü ile motosikletteki iki kişi belirlenemeyen nedenle tartıştı. Tartışma sırasında aracını motosikletteki iki kişinin üzerine süren ve devrilen motosikleti ezip geçen cip sürücüsü, olay yerinden hızla uzaklaştı. Olay anı da güvenlik kemara kayıtlarına yansıdı.

Olay, 11 Ekim Cuma günü merkez Selçuklu ilçesi Horozluhan Mahallesi Albayrak Caddesi'nde meydana geldi. Cip sürücüsü, iddiaya göre trafikte motosikletteki iki kişiyle tartıştı. Tartışmanın ardından motosikletli sürücü, yolun kenarı park etti. Cip sürücüsü de, motosikletin yanına geldi. Tartışmanın devam etmesi üzerine aracını motosikletteki iki kişinin üzerine sürdü. İki kişi  motosikletten atlayıp kurtuldu. Aracıyla, motosikleti ezen sürücü ardından hızla olay yerinden uzaklaştı. Olay anı ise güvenlik kamera kayıtlarına yansıdı.

Görüntü Dökümü

------------

-Olay anı güvenlik kamerası

Haber: Mehmet IŞIK KONYA-DHA

===========================

Bursa'da bacakları bağlanarak denize atılan köpek ölüsü, karaya vurdu

Bursa'nın Gemlik ilçesinde 4 bacağı bağlanarak, denize atılan bir yavru köpeğin ölüsünün karaya vurması hayvanseverlerin ve bölgedeki vatandaşların tepkisini çekti. Geçtiğimiz Perşembe günü kafasından darbe alan bir kedinin ölüsünün karaya vurması sonrası bir de köpek bacakları bağlanmış biçimde karaya vurdu. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar ilgili birimlere verdikten sonra hayvanseverler de olay hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Polis ekipleri şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için soruşturma başlattı.

Olay, geçtiğimiz perşembe Gemlik ilçesi Kumsaz Sahili'nde meydana geldi. Sahil yolunda gezen vatandaşlar, kafasından darbe alarak ölen bir kedi cesedi buldu. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kedi cesediyle ilgili inceleme yapmak için Kumsaz Sahili'ne gelen Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği üyeleri, yine Kumsaz Sahili'nde, bir köpek ölüsünün, bacakları bağlı şekilde denizden karaya vurduğunun haberini aldı. Bölgeye giden hayvanseverler, yavru köpeğin 4 bacağının bağlanıp denize atıldığını gördü. Polis ekipleri, bacakları bağlanarak denize atılan köpek ve başına aldığı darbeyle öldürülen kedi hakkında soruşturma başlattı. Öte yandan Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği yönetimi ve üyeleri, Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Konuya ilişkin konuşan BUHAYDER Başkan Yardımcısı Şükrü Yaşar (43), "Yavru kedi, sokaktaki koltukta yatarken kafasına sert bir cisimle vurularak öldürüldü. Biz arkadaşlarımızla birlikte durumu protesto etmek için buraya geldik. Ancak başka bir vahşetle karşılaştık. Bir köpek, ön ve arka bacakları bağlanarak denize atılmış, muhtemelen boğulması seyredilmiş ve ölü bir şekilde kıyıya vurdu. Bu manzarayla karşılaştık. Biz kedi için sesimizi duyurmaya çalışırken bu vahşetle karşılaşmak bizi son derece üzdü. 3 gün arayla iki vahşetin yaşanması üzücü ve düşündürücü" dedi.

'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK'

Yaşanan üzücü olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren Yaşar, "Perşembe günü kediyi o halde görünce suç duyurusunda bulunduk. Daha sonra 50'ye yakın arkadaşımızla köpeğin vahşet görüntüsünü gördük. İnanılmaz kötü bir durumdaydı. Nasıl acı çektiği belli oluyordu. Ardından köpekle ilgili de suç duyurusunda bulunduk" ifadelerini kullandı.

'YASALAR UYGUN HALE GELMELİ'

Hayvanlara karşı yapılan şiddet ve katliamların cezasız kaldığını vurgulayan Şükrü Yaşar, "Bizim bu vahşetlerin, katliamların önüne geçebilmemiz için önce yasaların değişmesi gerekiyor. Her defasında biz bunu dile getirdik. Şu anda hayvana yapılan işkenceler, tecavüzler veya benzeri şekildeki cinayetler cezasız kalıyor. Çok küçük para cezalarıyla cezalandırılıyor ve serbest bırakılıyor. Bazıları hiçbir şekilde ceza almıyor. O kişilerin bundan sonraki hedefleri çocuklar ve kadınlar oluyor. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. İlk yapılması gereken şey bu yasaların uygun hale getirilmesidir. Mutlaka cinayet, tecavüz ve benzeri olaylarda hapis cezası olmalı.  Sonrasında bilinçlendirme yapılabilir. Hayvanları koruyan yasa, kadınları ve çocukları da koruyacaktır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

-Ayakları bağlanarak denize atılan köpeğin cep telefonu ile çekilen görüntüleri

-Kafasına sopa vurularak öldürülen kedinin fotoğrafları

-Sahilde dolaşan kedi ve köpeklerden detaylar

-Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Şükrü Yaşar röportajı

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

========================

İzmir'de kaçak akaryakıt yapımında kullanılan ürünler ele geçirildi

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde, kaçak akaryakıt yapımında kullanılan 103 bin litre bitkisel atık yağ ve 6 bin litre solvent türevi madde ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alındı.

Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara Caddesi Çambel Mahallesi mevkisindeki bir iş yerinde, kaçak akaryakıt yapımında kullanılan ürünler satıldığı bilgisi üzerine harekete geçti. Söz konusu iş yerine operasyon düzenleyen ekipler, yaklaşık 6 bin litre sovlent türevi madde ile 103 bin litre bitkisel atık yağ ve bir ayrıştırma makinası ele geçirdi. El konulan malzemeler yediemin deposuna teslim edilirken, E.G. isimli şüpheli gözaltına alındı. Şüphelinin, emniyetteki işlemleri sürüyor.

Görüntü Dökümü

------------

Ele geçirilen ürünlerden görüntü

Polisin incelemelerinden görüntü

Haber-Kamera: Tolga TAHÇI/ İZMİR,

==========================

Suriyeli öğrencilerden Mehmetçiğe mektup

Kahramanmaraş'ta lise öğrencileri, Suriye'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nce terör örgütlerine yönelik düzenlenen Barış Pınarı Harekatı'na katılan askerlere mektup yazdı. Okulda eğitim gören 160 Suriyeli öğrenci de, Mehmetçiğe Türkçe, Suriye Milli Ordusu'ndaki askerlere ise Arapça mektup yazdı.

Öğretmenler Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğrenim gören 160'ı Suriyeli 640 öğrenci, Barış Pınar Harekatı'na katılan Mehmetçiğe moral mektubu yazdı. Öğrencilerden Sümeyye Kar, 'Sevgili Mehmetçiğimiz' diye başladığı mektubunda askerlere şöyle seslendi: "Bu vatan üzerinde olan hakkınız ödenmez. Bizler için canlarınızı veriyorsunuz, sizin için her şeyimi feda ederim. Biz Türk Milleti olarak gücümüzü birliğimizi bozmayacağız. Gücümüz daim olsun. Şehit olan askerlerimiz Mehmetlerimiz bizim için canlarını feda ettiler dualarımız her zaman sizlerle. Düşmanlarımızın silahları tankları, askerleri bizi korkutamaz çünkü bizim iman gücümüz var. Rabbimiz güç kuvvet verecektir, dualarımız hep sizinle. İnşallah biz de yurdumuzdan başka bir yere gitmek zorunda kalmayız. Rabbim yaşatmasın. Sizlerin yerinde babam, ağabeyim, erkek kardeşlerim olabilirdi bunu düşünerek dua ediyorum sizlere. Bu vatan bizim ve hep bizim olarak kalacak. Her zaman dik dur Mehmetçik, hiçbir zaman yenik düşme düşmana. Biz sizinleyiz unutmayın kalplerimiz hep beraber asla yenik düşmeyin. Siz Türk askerisiniz yenilmeyeceğiz vatanımız hep bizim olarak kalacak kimse bizim vatanımızı alamayacak."

'SİZ İKİ VATAN ASKERİSİNİZ'

Okulda eğitim gören 160 Suriyeli öğrenci de, Mehmetçiğe Türkçe, Suriye Milli Ordusu'ndaki askerlere ise Arapça mektup yazdı. Halepli İsra Türk, 5 yıldır Türkiye'de olduğunu söyledi. Harekatın zaferle sonuçlanması için her zaman dua ettiğini belirten İsra Türk, Mehmetçiğe yazdığı mektubunda şöyle dedi: "Bu mektup, Suriyeli bir öğrenci tarafından size gönderilmiştir. Bizim çektiğimiz acıları siz de şu an çekiyorsunuz. Siz sadece bir vatanın değil, iki vatanın askerisiniz. Ben, şimdi sizin bastığınız topraklarda doğdum. Bütün güzel hayallerimi, orada kurdum ve ilk adımlarımı orada attım. En mutlu hayatı yaşayacaktım. Hep beraber bir el olacağız, asla ve asla pes etmeyeceğiz. Ne olursa olsun arkanızda dağ gibiyiz. Şehitlerimiz bizden önce güzel cennete sahip oldular. Biz muhacir, siz ensarsınız. Allah bizimle duruyor ve siz savaşırken tek olduğunuzu sanmayın, melekler ve dualarımız sizinle Allah yardımcınız olsun. Bizim için savaştığınızı biliyoruz. Çok teşekkür ediyoruz."

Şehid Rıhayım da askerlerin sağ salim Türkiye'ye dönmesini istediğini belirterek Mehmetçiğe şöyle seslendi:

"Türk arkadaşlar ben Şehid, Suriyeliyim. Biliyorum siz ailenizi, sevdiklerinizi ülkenizi, şehrinizi bırakıp Suriye'ye gittiniz. Biliyorum bu zor bir şey. Öyle her şeyi arkanızda bıraktınız Suriye'ye gittiniz. Ölmek büyük bir şey ve ben sizi destekliyorum. Eminim siz kazanabilirsiniz. İnşallah kimse ölmesin, evine sağlıklı bir şekilde dönsün."

Okuldaki danışman öğretmenlerden Hatice Elmasri de, El Bablı olduğunu belirterek, Zeytin Dalı operasyonundan sonra El Bab'da hayatın normale döndüğünü, üniversite ve hastanelerin açıldığını, Barış Pınarı'ndan sonra da o bölgelerde yine hayatın normale döneceğine inandığını söyledi.

MEKTUPLAR SURİYE'YE GÖNDERİLECEK

Okul Müdürü Ahmet Dertli ise, Barış Pınarı Harekatı ile Türkiye'nin dışında İslam ve Türk dünyasında yoğun bir duygu seli ortaya çıktığını belirterek, "Öğrencilerimiz mektup yazma isteği duydular, kendi kalplerinden, gönüllerinden gelen duygularını mektuplara aktardılar. İşte bir Senem Ayşe misali Fatma Bacı misali hem Türk hem de Suriyeli öğrencilerimiz bir kardeşlik ruhu içerisinde duygularını mektuplara aktardılar. Bu mektuplar yazıldı ve inşallah Garnizon Komutanlığı aracılığı ile cephede ulusu, ülküsü, milleti adına mücadele eden tüm askerlerimize ulaştırılacak" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

Mektup yazan öğrenciler

Şehid Rıhayım'ın mektup yazması

Rıhayım'ın mektubunu okuması

Sümeyye Nar'ın mektubunu yazması

Kar'ın mektubunu okuması

Bir başka Türk öğrencinin mektup okuması

İsra Türk'ün mektubunu okuması

Öğrencilerin mektuplarını göstermesi

Danışman Hatice Elmasri ile röp.

Danışman Meyrem Salih ile röp.

Ahmet Dertli ile röp.

Okul önündeki öğrenciler

Öğrencilerin mektupları teslim etmesi

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA

===========================

Piknik masasını salıncak yaptılar

Amasya'da, piknik için gittikleri göl kenarında, oturma bölümü olan ahşap masayı halatlarla ağaçlara asıp müzik eşliğinde sallanan arkadaş grubunun görüntüleri, sosyal medyada ilgi gördü.

Amasya'da yaşayan ve şirkette çalışan 6 arkadaş, piknik yapmak için Taşova'daki Boraboy Gölü kenarına gitti. Arkadaş grubu, oturma bölümü olan ahşap masayı halatlarla ağaçlara astı. Salıncağa dönüştürdükleri piknik masasına oturan grup, daha sonra müzik eşliğinde sallanmaya başladı. Bu anları cep telefonu kamerasıyla kaydeden arkadaş grubu, videoyu sosyal medyada paylaştı. Görüntüler, sosyal medyada ilgi gördü.

Görüntü Dökümü

------------

Boraboy gölünde masa ile sallanırken detay

-Diğer detaylar

Haber-Kamera: Sinan HARMANCI/ AMASYA-DHA



Barış Pınarı Harekatı, Ziya Selçuk, Türkiye, Güncel

Kaynak: DHA

22.11.2019 09:56:41