DHA YURT BÜLTENİ-11

Atatürk'ü anma etkinliği görüntüleri için soruşturma açılan okul Bursa'da çıktı Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü 10 Kasım'daki anma etkinliklerinde Atatürk portresinin önünde eğilen öğrencilerin yer aldığı okulun Bursa'nın İznik ilçesindeki Elbeyli İlköğretim Okulu...

14.11.2019 13:52 | Son Güncelleme: 14.11.2019 13:52DHA YURT BÜLTENİ-11

Atatürk'ü anma etkinliği görüntüleri için soruşturma açılan okul 'da çıktı

Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü 10 Kasım'daki anma etkinliklerinde Atatürk portresinin önünde eğilen öğrencilerin yer aldığı okulun Bursa'nın İznik ilçesindeki Elbeyli İlköğretim Okulu olduğu ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı, görüntülerle ilgili inceleme ve soruşturma başlatıldığını bildirmişti.

Mustafa Kemal Atatürk'ü ölüm yıl dönümünde anma programında, küçük yaştaki öğrencilerin Atatürk portresinin önünde eğilmesi, sosyal medyada tepkiye yol açtı. Görüntülerin Bursa'nın İznik ilçesindeki Elbeyli İlköğretim Okulu'nda çekildiği ortaya çıktı.

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 81'inci yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında bir okulumuzda gerçekleştirilen programın sosyal medya üzerinden kamuoyuna yansıyan görüntüleriyle ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur. 10 Kasım Atatürk'ü anma programını anlamından uzaklaştırarak, pedagojik açıdan kabul edilemez bir algıya sebebiyet veren söz konusu etkinlikle ilgili inceleme-soruşturma başlatılmıştır" denildi.

Görüntü Dökümü

--------

-Tepki çeken sosyal medyadaki görüntü

-Okul bahçesinden detaylar

-Genel detaylar

Süre: 02.00 Boyut: 225

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN-İsmail Hakkı SEYMEN/İZNİK, (Bursa), -

=====================

Eziyet edilen engelli gencin annesi isyan etti

'in  Konak ilçesinde, iş arkadaşları tarafından streç filmle sarıldıktan sonra tekme-tokat dövülen, üzerine su dökülüp, cinsel tacizde bulunulan yüzde 50 engelli A.H.'nin (18) annesi Tuna A., suçluların ceza almasını isteyerek, "Görüntüleri izlediğimizden beri kendimize gelemedik" dedi.

Olay, geçen mart ayında Konak'ta bulunan bir pompa şirketinde meydana geldi. İddiaya göre, yüzde 50 engelli olan şirket çalışanı A.H., iş arkadaşları N.S. ve F.K. tarafından streç filmle sarıldı. Tüm vücudunu sardıktan sonra A.H.'yi yere yatıran iş arkadaşları, engelli gence sopa, tekme ve tokat vurdu. N.S ve F.K, A.H.'nin üzerine su döküp cinsel tacizde bulundu. Yaşanan olayı başka bir çalışan telefonla kaydetti. Görüntülerde N.S. ve F.K.'nın, engelli gencin vücudunu sardıktan sonra yere yatırıp, dövdüğü görüldü. A.H.'nin bu sırada 'Durun abi yapmayın' demesine rağmen iş arkadaşlarının dinlememesi de kamera kayıtlarında yer aldı. A.H.'nin üzerine su dökülüp, cinsel tacizde bulunulduğu da yine kameraya yansıdı.

WHATSAPP GRUBU ELE VERDİ

A.H.'ye yapılan eziyeti telefonla kaydeden A.S., videoyu A.H.'nin de yer aldığı WhatsApp grubunda paylaştı. Videoyu izleyen A.H.'nin eşi R.H., savcılığa gidip suç duyurusunda bulundu. Şikayet üzerine ifadeleri alınan N.S. ve F.K., 'şaka' yaptıklarını söyledi. N.S.'nin ifadesinde, A.H. ile kardeş gibi olduklarını ve 'şakalaşma' görüntülerini de A.H.'nin isteği ile WhatsApp grubuna attıklarını söylediği belirtildi. F.K.'nın ifadesinde de olayı 'şaka' olarak anlattığı öğrenildi. Sanıklar, 4 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

'ADALET İSTİYORUZ'

A.H.'nin annesi Tuna A. (53), oğluna eziyet edenlerin cezalandırılmasını istedi. Görüntüleri seyrettiğinde bayıldığını söyleyen Tuna A, "Oğlum işten geldikten sonra beslediği kuşların yanına gitti. Telefonunu evde bırakmıştı. O sırada eşi de telefona gelen mesaja baktı ve o görüntüleri gördü. Bana gösterdiğinde ben yere düşüp bayıldım. Eşim hemen polisi arayıp ihbar etti. Oğluma eziyet eden adamlar yalnızca 4 ay tutuklu kaldı. Bir anne baba olarak kendimize gelemedik. Çok kötü durumdayız. Geceleri uyku uyuyamaz hale geldim. Eşinin durumu da hiç iyi değil. Olay medyaya yansıdıktan sonra oğlum içine kapandı. Hiçbir yerde çalışamaz oldu" ifadelerini kullandı.

'BİZE GÜNAH DEĞİL Mİ'?

Yaşanan olayın ilk olmadığını iddia eden anne Tuna A., "Olay iş yerinde olmasına rağmen, iş yerinden bizimle hiç kimse bizimle irtibata geçmedi. Kameralardan sorumlu müdür yapılanları hiç görmediğini söylüyor. Benim çocuğum engelli. Günah değil mi bize? Oğluma bunları yapanların en ağır cezayı almasını istiyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla daha başka eziyetler de yapılmış" diye konuştu.

Ailenin avukatı Oğuzhan Bizlevelci ise olayla ilgili şunları söyledi:

"Müvekkilimin eziyet ve istismara uğradığı oldukça açık. Gereken savunmayı daha önce yapmamıza rağmen tahliye kararı verilmişti. Karşı tarafın hiçbir şekilde pişmanlık duymadığını görüyoruz. Olayın şaka olmadığı videolarda görülüyor. İlk duruşmada adaletin sağlanacağına inanıyoruz."

Görüntü Dökümü

-------------

-Avukat röportaj

-Tuna A. Röportaj

-Tuna A. Detay görüntü

Haber: Tolga TAHÇI -Kamera: Tolga TAHÇI/İZMİR,

=====================

Binali , Ege Ekonomik Forum'a katıldı

İzmir'de, 'Yarın için hayal et' ana teması ile bu yıl 3'üncüsü gerçekleştirilen Ege Ekonomik Forum'a katılan AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, küresel gelişmelerin son 10 yıldır iç açıcı olmadığını söyledi. Yıldırım, "2008 sonunda başlayan kriz halen bitmiş değil. Amerika'da başladı, bütün dünyaya yayıldı. Dünya ekonomik büyümesi yüzde 3'ün altında gerçekleşiyor" dedi.

'Yarın için hayal et' ana teması ile dün İzmir'in Konak ilçesindeki otelde başlayan 3'üncü Ege Ekonomik Forum'un ikinci gününe, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım katıldı. Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) ve Özgencil Grup ortaklığında düzenlenen, Türkiye ve dünyadaki ekonomik gelişmelerin konuşulduğu toplantıya Yıldırım'ın yanı sıra Vali Erol Ayyıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, TOBB Yönetim Kurulu üyesi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jack Eskinazi, EGEV Yönetim Başkanı Mehmet Ali Susam, Özgencil Grup Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Özgencil ile meslek odalarının temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan Binali Yıldırım, küresel gelişmelerin son 10 yıldır iç açıcı olmadığını, dünyanın büyüdüğünü belirterek, şunları söyledi:

"2008 sonunda başlayan kriz halen bitmiş değil. O krizi başlatan, üretilmemiş karların, edilmiş gibi gösterilip büyük paraların paylaşılmasıydı. Amerika'da başladı, bütün dünyaya yayıldı. Dünya büyümesi yüzde 3'ün altında gerçekleşiyor. Dünya yerinde sayıyor. Diğer yandan dünyanın 80 trilyon dolarlık milli gelirine baktığımızda bunu ABD, Çin, Japonya ve AB ülkeleri paylaşıyor. Burada da bir adaletsizlik var. Bu da küresel ve bölgesel sorunların sebebi.  75 milyona ulaşan mülteciler, vatansızlar varsa bunun arkasında küresel refahın adil olarak dağıtılmamış olması var. Buna rağmen dünyayı yöneten, yönettiğini iddia eden ülkeler korumacılığı artıyorlar, gümrük duvarlarını yükseltiyor, ticaret savaşları alabildiğince almış başını gidiyor. 2018 Ağustos'ta kur üzerinden ülkemize de bir operasyon yapıldı. Onun oluşturduğu olumsuzlukların yerini yeni dengeleme sürecine gidiyoruz. Bölgesel anlaşmazlıklar, iç savaşlar alabildiğince bölgemiz merkezde olarak devam ediyor. BM ne yapıyor? Bu olayları seyrediyor. Sorunlara çözüm üretmekten aciz. Çözümün değil, sorunun bir parçası haline gelmiş durumda. Ülkeler arası dijital uçurum gittikçe artıyor."

'BU COĞRAFYA İNSANLIK İÇİN DAHA ÖNEMLİ HALE GELECEK'

Türkiye'nin gelecek itibarıyla fırsatların, tehditlerden daha fazla olduğu ülke olacağını vurgulayan Binali Yıldırım, dünyada zenginliğin batıdan doğuya doğru ilerlediğini kaydetti. 1970'li yılların başında havacılığın merkezinin Amerika olduğunu kaydeden Yıldırım, 80'li yıllarda bu sektörün Avrupa'nın batısına, 90'lı yıllarda ise Avrupa'nın doğusuna kaydığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Şimdilerde Türkiye'nin bulunduğu Avrasya'nın birleştirdiği yere geldi. Biz bu gelişmeyi yaşayarak gördük. Bu coğrafya bütün insanlık için daha önemli hale gelecek. İnternetimiz birçok ülkeden iyi durumda ama trafiğimiz aynı değil. Amerika'daki trafik bizden 50-100 kat fazla. Bu akıl yollarının kalitesi asıl trafikle ortaya çıkacak. Türkiye'de baş döndürücü hızla bu bilişim yollarından trafik akışı artacağı için başlattığımız bu bilişim ağlarına daha fazla yatırım yapılması, hiç ara vermeden yatırım yapılması lazım. Özellikle bilişim firmaları, operatörlerin, birbiriyle rekabeti bırakıp altyapı konusunda birlikte çalışmalarında fayda var. Yerel yönetimlerin de akıl yollarının gelişmesinde engel olan değil, öncü olan bir rol üstlenmeli. Ürettiğiniz bilgi ve ekonomik değerlerin gideceği akıl yolları olmazsa o zaman dijital dönüşümden, 4. sanayi devriminden söz etmenin anlamı olmaz."

'ÜRÜN DE HİZMET DE MÜŞTERİSİNE BİR TIK MESAFEDE'

15 yıl önceye kadar bilim kurgu filmlerine konu olabilecek yapay zeka, üç boyutlu yazıcılar, akıllı robotlar gibi teknolojik devrimlerin bugün gerçek olduğunu aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

"Yaşadığımız teknolojik değişimler, ekonomik hayatımıza olduğu kadar sosyal ve kültür hayatımızda da önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan bu değişim, sadece akıllı telefonlar ve bilgisayarlarla sınırlı kalmadı. Ürün veya hizmetin fikir aşamasından satış sonra hizmetlere kadar uzanan bir dijital dönüşümle karşı karşıyayız. Artık ürün de hizmet de müşterisine bir tık mesafede. Elektronik ticaret denen ticaret, internet üzerinde yaygınlaşıyor, sınır tanımadan aracı tanımadan ülkeden ülkeye taşınıyor. Bir satıcı firma Türkiye'de olabiliyor, ürün Vietnam'da üretilebiliyor, satın alan dünyanın her tarafında olabiliyor. Bütün ülkeleri ve insanlığı bekleyen sorun alanı da ortaya çıkarıyor. Bu, dijital dönüşüm hukukunun küresel anlamda henüz oluşturulamamış olması. Tamamen fiili durumla devam eden bu konu yakın gelecekte ülkelerin en öneli sorunu hale gelebilir. Ülkeler düzenlemeler yapıyor. Bu düzenlemeler bir koordinasyon içinde yapılmadığı için serbest piyasa şartlarının aksine yeni koruma duvarlarını oluşturma riski ile karşı karşıya kalabiliriz. 2009'da e-ticaret 500 milyar dolar civarındaydı. Bugün 3,5 trilyon doları bulmuş durumda. 2-3 yılda bunun 5 trilyon dolar üzerine çıkacağı hesap ediliyor."

Binali Yıldırım, konuşmasında, yapımı sürdürülen Göztepe ve Alsancak statlarına değinerek, "Bunlar da adına önemli eserlerdir. Başlaması kolay olmadı, her zaman engellerle karşılaşarak İzmir'de iş yaptık. Engelleri aşa aşa bugünlere geldik. Sizler sayesinde bugünlere geldik. Destekleriniz sayesinde geldik" diye konuştu.

Yıldırım ayrıca 1 Haziran'da Bayraklı Şehir Hastanesi'nin açılacağını belirterek, "İzmir'in en güzel yerinde en güzel şehir hastanesini hizmete açacağız. Ayrıca İzmir'de hain teröristlerin kundaklayarak yaktığı ormanlık alanları tekrar yeşillendirmek için 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde Menderes'te olacağız. Yanan ormanlık alanları tekrar fidanla buluşturacağız" dedi.

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yaptığı konuşmada üretimin önemine dikkat çekti. Yıllardır 'üretim yoksa kalkınmak hayaldir' denildiğini anımsatan Yorgancılar, "Gerek küresel ekonomi, gerek ülkemizde tecrübe ettiklerimiz bu sözümüzü haklı çıkarıyor. Bugüne kadar ortak akılla geldik. Şimdi bize üst akıl gerekiyor. Üretim için yatırım ortamını cazip hale getirerek dünyaya anlatmamız gerekiyor" dedi.

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyara ulaşmasının beklendiğini, bu nedenle tarım sektörünün her geçen gün önem kazandığını vurguladı. Özgener, "Beslenme ihtiyacının karşılaması için tarımın yüzde 60-70 artış göstermesi gerekiyor. Dünya ülkelerinin bu duruma hazırlıklı olması ve tarım sektörüne ilişkin politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Tarım 4.0 ve onun getirdiği yenilikler, sektörlerde çığır açacak özelliklere sahip ve her geçen gün kullanımı artıyor.  Tarım sektöründeki girişimlerde gençlerin ilgisinin arttığını görmekten mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

Toplantı, diğer katılımcıların konuşmaları ile devam etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------

Toplantı salonundan görüntü

AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım'ın salona gelişi

Katılımcılardan görüntü

Binali Yıldırım'ın konuşması

Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN - Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

===================

Josef Sural'ın öldüğü kazada bilirkişi raporu şoförü asli kusurlu buldu

Alanyasporlu futbolcuların Kayseri deplasmanı dönüşü kiraladığı VIP minibüsün su kanalına devrildiği ve Çek futbolcu Josef Sural'ın yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin tutuksuz yargılanan sürücü Esat Altıntaş (39), ikinci kez hakim karşısına çıktı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu belirtildi.

Alanyaspor'un 28 Nisan 2019 tarihinde deplasmanda oynadığı ve 1-1 biten İstikbal Mobilya Kayserispor maçının ardından futbolculara 2 gün izin verildi. Futbolcular Steven Caulker, Djalma Campos, Wanderson Baiano, Papiss Demba Cisse, Isaac Sackey, Welinton Souza ve Josef Sural, kiraladıkları VIP minibüsle takımdan ayrı dönüşe geçti. Alanya'dan bir firmadan kiralandığı belirtilen minibüs, 29 Nisan günü saat 02.30 sıralarında Alanya'ya bağlı Dinek mevkisi yakınlarında, kontrolden çıkarak yol kenarındaki su kanalına girip yan yatarak sürüklendi. Kazada Josef Sural, aracın açılan kapısından yola fırlarken, diğer futbolcular ise araç içinde savruldu. Başını çarpan ve vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık bulunan Josef Sural götürüldüğü özel hastanede yaşamını yitirdi. Sağ kolunda kırık olan Isaac Sackey, parmağında çatlak ve başında darbeye bağlı şişlik bulunan Welinton Souza ile kazayı hafif sıyrıklarla atlatan Steven Caulker, Djalma Campos, Wanderson Baiano ve Papiss Demba Cisse de aynı hastanede tedaviye alındı. Olayın ardından tutuklanan minibüs sürücüsü Esat Altıntaş hakkında 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan dava açıldı. Futbolcular Sackey ve Campos'un şikayetçi olduğu davada Steven Caulker, Wanderson Baiano, Papiss Demba Cisse ve Welinton Souza ise şikayetçi olmadı.

Davanın ilk duruşmasında Esat Altıntaş'ın üzerine atılı 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçunu işlediğine dair somut şüphe ve olguların devam ediyor olmasına rağmen tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu, tutuklamanın tedbir oluşu hususlarını dikkate alınarak sanığın adli kontrol şartıyla serbest kalmasına karar vermişti.

Alanya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya, tutuksuz sanık Esat Altıntaş ve avukatı Sevda Ünlü ile maktul Josef Sural, müşteki Denise Suralova'nın avukatı Serra Bozarslan katıldı.

SÜRÜCÜ ASLİ KUSURLU BULUNDU

Duruşmada, olay yerinde keşif yapan bilirkişinin raporu okundu. Raporda, yolun açık olduğu, yolda kazaya sebebiyet verecek nitelikte olumsuz bir durumun olmadığı, yolcuların kemer takıp takmamasının kazanın sonucunu etkilemeyeceğine dikkat çekilerek, sürücünün asli kusurlu olduğu belirtildi. Avukat Serra Bozarslan önceki beyanlarını tekrar ederek, bilirkişi raporunun açık olduğunu ifade etti. Sanık ek savunmasında uykulu olma gibi bir durumunun olmadığını, bilincinin yerinde, alkolsüz olduğunu ve kazanın bir anda meydana geldiğini söyledi.

Sanık avukatı ise bilirkişi raporuna katılmadıklarını belirterek, "Müvekkilimin alkollü ya da uykulu olmadığı, hızının da normal olduğu dosya kapsamında anlaşılmaktadır. Kaza yerinde aydınlatma durumunun da kazaya sebebiyet verdiği kanaatindeyiz. Bu sebeple yeniden rapor aldırılmasını ve müvekkil hakkında adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi.

Mahkeme heyeti, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına, sanığın olay gününe ait HTS kayıtlarının istenmesine ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

**ARŞİV**

-Hastaneden görüntüler

-İdmandan görüntüler

-Genel detaylar

Haber-Kamera: Süleyman EKİN- Engin ANAK/ALANYA (Antalya), -

=======================

Antalya'da mevsimin ilk çileği kilosu 10 liradan alındı

Antalya'nın Serik ilçesinde bu yıl mevsimin ilk çileği halde kilosu 10 liraya alındı. Komisyoncu Hasan Ali Topcu, ilk çileği getiren üretici Şaban Tilki'yi çeyrek altında ödüllendirdi.

Antalya bölgesinin en fazla çilek ekiminin yapıldığı Serik'e bağlı Kadriye Mahallesi'nde, üreticilerden Şaban Tilki, bu yıl mevsimin ilk çilek hasadını yaparak, Serik Hali'ne getirdi. Şaban Tilki, ilk hasadı 65 kilo olarak yaptıklarını belirterek, "Ekim ayında ekimini gerçekleştirdiğimiz çileğimizin, bugün ilk meyvesini toplamanın heyecanını yaşıyoruz. Antalya bölgesinin en fazla çilek ekiminin yapıldığı Kadriye Mahallesi'nde 6 dekar serada yetiştirdiğimiz çileğin, ilk hasadını yaptık. İnşallah fiyatlar yüzümüzü güldürür" dedi.

Şaban Tilki'yi, çeyrek altınla ödüllendiren komisyoncu Hasan Ali Topcu, "Piyasada 20- 25 lira arasında fiyattan işlem gören ilk ürün çileğin kilosunu, 10 liradan satın aldık. Müstahsilimizi de yine çeyrek altınla ödüllendirdik. Geleneksel hale getirerek, her yıl ilk çileği getiren çiftçimizi çeyrek altınla ödüllendireceğiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------

Üretici Şaban Tilki röportaj

Komisyoncu Hasan Ali Topcu röportaj

Haber-Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya),



Yıldırım, Türkiye, Bursa, İzmir, Güncel

Kaynak: DHA

15.12.2019 22:25:20