DHA YURT BÜLTENİ - 11

Adana Valiliği: Pozitif vaka sayısında önemli oranda artış var (2)MASKE VE SOSYAL MESAFE YOKAdana'da, koronavirüs vakalarının artması üzerine camilerden yapılan uyarı anonslarına rağmen bazı kişilerin maske ve sosyal mesafe kuralları uymadığı görüldü.

DHA YURT BÜLTENİ - 11
15.06.2020 15:01 | Son Güncelleme: 15.06.2020 16:24

Adana Valiliği: Pozitif vaka sayısında önemli oranda artış var (2)

MASKE VE SOSYAL MESAFE YOK

Adana'da, koronavirüs vakalarının artması üzerine camilerden yapılan uyarı anonslarına rağmen bazı kişilerin maske ve sosyal mesafe kuralları uymadığı görüldü. Kentin en işlek meydanlarında sosyal mesafeye dikkat etmeden dolaşanların, maske de takmadıkları gözlendi. Sokaklarda gezen bazıları kişilerin ise maskeyi burunları açık kalacak şekilde taktığı görüldü. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Maskesini yarım takanlar

Maske takmadan yürüyenler

Camiden virüs anonsu

Yerde atılımış maske

Genel ve detaylar

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

=====================

22 kilogram uyuşturucu ile yakalanan 2 kadın adliyede

BOLU'da, TEM Otoyolu'nda polisin durdurduğu otomobilde 22 kilo esrarla yakalanan 2 kadın adliyeye sevk edildi.

Bolu Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul'a uyuşturucu sevkiyatı yapan kişilerin bulunduğu otomobili takibe aldı. Narkotik ekibi, TEM Otoyolu üzerinde otomobili durdurdu. Otomobilde yapılan aramada, 20 paket halinde toplam 22 kilo esrar ele geçirildi. Araç içinde bulunan M.C. (36) ve Y.T. (21) isimli kadınlar gözaltına alındı. 2 kadın, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

-Adliyeden detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK-Adnan KARABULUT/ BOLU

=======================

Helen Yayı'nda 7 büyüklüğündeki deprem beklentisinde en büyük risk eski yapılar

ANTALYA'da Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü'nün Akdeniz'de meydana gelen deprem fırtınaları nedeniyle Helen Yayı Girit Adası bölgesinde 7 büyüklüğünde deprem beklendiğini açıklaması, bölgede endişeyle karşılandı. Uzmanlar ve bölge halkı depremden çok eski yapıların risk oluşturduğuna işaret etti.

Antalya'da jeofizik mühendisi Atakan Yüklü, Akdeniz'de özellikle Girit Adası bölgesinde deprem fırtınaları olduğunu kaydetti. Yüklü, bölgede oluşan artçı depremlerin etkisiyle Akdeniz'de bulunan Helen Yayı Fay Hattı'nda 7 büyüklüğünde deprem beklendiğini açıkladı. Leonardo da Vinci'nin 1489 yılında Rodos yakınlarında meydana gelen büyük deprem notlarını anlatan Atakan Yüklü, Adalya yani Antalya yakınlarında bir deprem olduğunu, denizde bir yarık açıldığını ve 3 saat içerisinde içinin dolduğunu, ardından denizin eski haline döndüğünü söyledi. Atakan Yüklü, Akdeniz'de oluşabilecek deprem sonrası tsunami etkisiyle Antalya'nın özellikle Kumluca, Finike, Kaş, Alanya ve Aksu kıyı kesimlerinin hasar göreceğini anlattı. Yüklü, koronavirüs nedeniyle kurulan Sağlık Bilim Kurulu gibi olası bir depreme karşı tedbirli olunup Deprem Bilim Kurulu kurulması gerektiğini söyledi.

AKDENİZ'DEKİ DEPREMLER, ANADOLU'DAKİ LEVHALARI SIKIŞTIRIYOR

Özellikle Girit Adası bölgesinde meydana gelen artçı depremlerin aslında bir deprem fırtınası olduğunu anlatan Atakan Yüklü, "Tarihsel dönemde bu bölgede Helen Yayı dediğimiz Girit Adası'nın olduğu kısımdan Afrika Levhası, burada Anadolu ve Anadolu'nun altına doğru dalıyor. Levhalar sıkışıyor. Burada üretilen depremler, ileride daha büyük depremlerin habercisi. Çünkü tarihsel sürece baktığımızda bugün bu bölgede 7'nin üzerinde büyük depremler olmuş ve hatta 3-5 metre yüksekliğinde tsunaminin oluştuğunu görüyoruz. Antik kentlerin hepsinde bunlar görülmüştür" dedi.

'ASIL ÖNEMLİ OLAN ESKİ YAPI STOĞUDUR'

İMO Finike Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Cenk Gündoğdu, Helen Yayı'nda 7 büyüklüğünde deprem beklentisini değerlendirirken, bölgedeki deprem gerçeğine dikkati çekti. Yakın tarihte Girit açıklarında 5 ve 6 büyüklüklerinde yaşanan depremlerin bu bölgeye yakınlığı nedeniyle tedirginliğe yol açtığını belirten Gündoğdu, "Özellikle Girit tarafında meydana gelen depremler bölgemizdeki deprem gerçeğini göz önüne çıkarmıştır. Yapılan açıklamalarda tsunami ön plana çıkartılsa da asıl önemli olan kısım bizim bölgemizdeki eski yapı stokudur" diye konuştu.

'1926 YILINDA 6.9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM KAYDI VAR'

Bölgede yaşanan deprem kayıtları hakkında da bilgi aktaran Gündoğdu, şunları söyledi:

"Bölgemizde 7 büyüklüğünde bir depremin beklenmesi söylenmektedir. Zaten Finike merkezli 1926 yılında 6.9 büyüklüğünde bir deprem kaydı vardır. Yaklaşık 28 kişi kayıp bildirilmiştir. Ayrıca yine Fethiye'de 7.1 büyüklüğünde deprem kaydı bulunmaktadır. Bunlar göz önünde alındığında zaten bu bölgede bu tür bir depremin mevcut olacağını söyleyebiliriz. Periyodu bilinmektedir. Çok eski kayıtlara ulaşamadığımız için geriye dönük çok fazla bilgi yok. Adapazarı veya Gölcük depremleri gibi bir kaydımız yok. Risk tabii ki var, çünkü önümüzde emsaller var."

'ZAMAN ZAMAN 5 ŞİDDETİNDE DEPREMLER HİSSETTİK'

İnşaat mühendisi Ayhan İzgi (88), Antalya'da İmar İskan Müdürlüğü yaptığını ve bölgenin yapısını da iyi bildiğini söyledi. 7 büyüklüğünde bir deprem ve tsunami öngörmediğini, ancak olması halinde büyük tahribat yaratabileceğini vurgulayan İzgi, "Çocukluğumda, 70- 80 yıl önce büyük bir deprem oldu. Finike İskele Mahallesi'nde bulunan Rum kilisesinin yıkıldığını hatırlıyorum. Zaman zaman 5 şiddetinde depremler hissettik ama büyük depremler görmedik. Fethiye depremi hariç. Fethiye büyük bir deprem geçirdi. Birçok ev yeniden yapıldı. Büyük tahribatlar oldu. 7 büyüklüğünde bir deprem büyük çapta binaların yıkılmasına, insanların bina altında zayi olmasına neden olur" dedi.

Finike esnafından Zafer Çetiner, tedirgin olmadıklarını. ancak kendi üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerini, yöneticilerin de deprem riskine karşı tedbirli olmaları gerektiğini kaydetti.

'O DEPREMLERİN TEKRAR GELECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUM'

Bölge halkından Mehmet Gökçelik de çocukken büyük bir deprem yaşadıklarını belirterek, "1954 yılında Finike'ye geldik. O yıllarda Kaş, Kalkan taraflarında deprem olduğunda buradaydık. O depremde nereye gizleneceğimizi şaşırdık. Şimdi öyle deprem korkusu yok ama Demre'de denizin altında yıkılmış binalar var. Finike'de Yörüklerin olduğu yere kadar denizmiş. Biz buraya geldiğimizde de bu ova pamuk tarlasıydı. O depremlerin tekrar geleceğini, toprağın su altında kalacağını tahmin ediyorum" diye konuştu.

'RİSKLİ BİNALARDA HASAR OLUŞACAKTIR'

Kumluca ilçesinde yapı denetim uzmanı Erçin Soytürk, "Girit Adası yakınlarında bir deprem olacağından bahsediliyor. Deprem uzaklığı açısından bizi fazla etkileyemeyecektir. Ancak 7 büyüklüğünde bir depremden bahsederken, burada 5- 5.5 şiddetinde hissedilen bir deprem olursa riskli binalarda hasar oluşacaktır. Bir an önce riskli binalarımız, eski binaların, deniz çakılıyla yapılan binaların kentsel dönüşümle yenilenmesi gerekmektedir. Doğal afet, bunun önüne geçme şansımız yok. Mutlaka tedbir alacağız, uyanık olacağız ama riskli yapıların yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

'TSUNAMİ RİSKİNE ÇOK FAZLA İHTİMAL VERMİYORUM'

Yüksek ziraat mühendisi Zekai İlter de deprem ve tsunami beklentisi olduğuna işaret ederek, "Akdeniz Bölgesi'nde seracılığın önemli merkezlerinden biri Kumluca. Aynı ovada Finike var. Finike de dünyanın en önemli narenciyesini üreten bir bölge. Tsunami riskine çok fazla ihtimal vermiyorum ama buradaki sebze ve meyve üretim bölgeleri etkilenecektir. Fakat Akdeniz Bölgesi'nde sağanakların çok hızlı olması, metrekareye bir saatte 200 kilo yağmur suyu düşmesi bu tahribatı da çok hızlı yıkayacak bir avantajdır. İnşallah dedikleri boyutta bir depremle karşılaşmayız ve bölgemiz böyle bir riskte olmaz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Finike şehir merkezi drone görüntüsü

RÖP 1: Atakan Yüklü (Jeofizik Mühendisi)

Finike merkezinden drone görüntüsü

RÖP 2: Bahadır Cenk Gündoğdu (İMO Finike Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı)

Finike yat limanından drone görüntüsü

RÖP 3: Ayhan İzgi (İnşaat mühendisi)

RÖP 4: Zafer Çetiner (Esnaf)

RÖP 5: Mehmet Gökçelik (Finike halkından)

Kumluca ilçe merkezinden drone görüntüsü

RÖP 6: Erçin Soytürk (Kumluca ilçesinde yapı denetim uzmanı)

RÖP 7: Zekai İlter (Yüksek ziraat mühendisi)

HABER- KAMERA: Suat SÖĞÜT- Ramazan SARIKAYALI/FİNİKE- KUMLUCA (Antalya),

======================

Tatil yolundaki kazada ölen 6 kişiden anne Elif ve 2 çocuğu toprağa verildi

 

BALIKESİR'in Kepsut ilçesinde iki köprü arasındaki beton bloğa çarpan otomobilde hayatını kaybeden 6 kişiden Elif Nur Şirinoğlu (38) ile çocukları İsmail Ediz (15) ve İbrahim Ilgaz Şirinoğlu (9), Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde oturan Mustafa Bedii Hüseyinbaşoğlu, babası Mehmet Naci Hüseyinbaşoğlu (90), sürücünün eşi Nesrin Hüseyinbaşoğlu (62), kızı Elif Nur Şirinoğlu (38), torunları İsmail Ediz (15) ve İbrahim Ilgaz Şirinoğlu (9) ile birlikte Balıkesir'in Burhaniye ilçesindeki yazlıklarına gitmek için 43 HP 003 plakalı otomobille yola çıktı. Mustafa Bedii Hüseyinbaşoğlu'nın kullandığı otomobil Balıkesir'in Kepsut ilçesi Bağtepe mevkisine geldiğinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu iki köprü arasındaki beton bloğa çarptı. Kazada hurdaya dönen otomobildeki aynı aileden 6 kişi hayatını kaybetti.

Kazada hayatını kaybedenlerden Elif Nur Şirinoğlu ile çocukları İsmail Ediz ve İbrahim Ilgaz Şirinoğlu'nun cenazeleri hastanedeki Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine getirildi. Anne Elif Nur ve iki çocuğu için Cumhuriyet Lisesi bahçesinde cenaze namazı kılındı. Cenazeye Elif Nur Şirinoğlu'nun eşi Hikmet Şirinoğlu, yakınları ve ilçe sakinleri katıldı. Cenazede maske ve sosyal mesafe kuralına dikkat edildi. Polis ekipleri de cenazeye katılan kalabalığa hoparlörlerle uyarılarda bulundu. Elif Nur Şirinoğlu ve iki çocuğu kılınan cenaze namazlarının ardından gözyaşlarıyla Tavşanlı Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Kazada hayatını kaybeden Mustafa Bedii Hüseyinbaşoğlu'nun çocukluk arkadaşı Ahmet Turan Yılmazer, acı haberle yıkıldıklarını ifade ederek, "Çok acı bir kaza. Allah kimsenin başına vermesin. Bedii benim çocukluk arkadaşım, çocuklarımız da beraber büyüdü. Çok üzgünüz bitkiniz çokö diye konuştu. Cenazeye katılan Meliha Nilüfer Keskin de çok üzüntülü olduklarını belirterek, "Bedi ilkokuldan çocukluk arkadaşımdı. Çok üzgünüz. Tavşanlı'ya çok acı bir olay oldu" dedi.

3 KİŞİNİN CENAZESİ İKİNDİ VAKTİ TOPRAĞA VERİLECEK

Aynı araçta hayatını kaybeden Mehmet Naci Hüseyinbaşoğlu, Mustafa Bedii Hüseyinbaşoğlu, eşi Nesrin Hüseyinbaşoğlu'nun (62) ise Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından ikinci namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------------

-Cenaze aracından tabutların indirilmesi

-cenazeye katılan kalabalık

-Polisin uyarı anonsları

-Cenaze namazı

-Cenazelerin taşınması

-Yakınlarıyla röpler.

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Tuna İŞLEYEN/TAVŞANLI(Kütahya),

======================

' İzmir, yıkıcı depreme hazır değil'

JEOLOJİ Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alimhan Murathan, İzmir'de yıkıcı depremin 330 yıl önce gerçekleştiğini ifade ederek, "İzmir'de bilimsel çalışmaların yeterli olduğunu düşünmüyoruz. 330 yıldır kentte yıkıcı bir deprem gerçekleşmiyor. İzmir, olası bir yıkıcı depreme hazır değil" dedi.

Murathan, Menderes ilçesinde 6 Haziran'da yaşanan 3.8'lik depremin ardından kentte büyük bir deprem bekleniyor mu? sorusuna cevap verdi. İzmir'de depreme dair bilimsel çalışmaların yeterli olmadığını ifade eden Murathan, İzmir'in yıkıcı bir depreme hazır olmadığını da sözlerine ekledi. Murathan, "Kentte, büyük bir depremin beklenip beklenmediğine dair sorulacak olan soruya hiçbir bilim insanının tarih vermesi ve öngörüde bulunması pek mümkün değil. 330 yıldır İzmir'de yıkıcı bir deprem yaşanmadı. Ancak, İzmir'de 13 tane aktif fay mevcut. Bu fayların geçmişte büyük deprem ürettiğini biliyoruz. Bu fayların İzmir için bir risk olduğunu söyleyebiliriz. Fayların büyük bir kısmı, yerleşim yerlerinde yer alıyor. Bu fay hatları Balçova'dan başlıyor, Altındağ ekseni üzerinden Bornova'ya kadar gidiyor. Yaklaşık 40 km'yi buluyor. Seferihisar'da olan aktif fay da yerleşim yeri içerisinden geçiyor. Bu fayların imar planlarına işlenmesi gerekiyor. İzmir'de depreme dair bilimsel çalışmalar yeterli değil. Olası bir yıkıcı depreme İzmir hazır değil" diye konuştu.

DEPREM MASTER PLANI ŞART

İzmir'in olası depremlere hazırlanması gerektiğini ifade eden Murathan, İzmir Deprem Master Planı'nın hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Aktif fay üzerinde, deprem anında büyük bir enerji açığa çıkıyor ve bu da büyük yıkıma sebep oluyor. Kentte ilk defa 1998 yılında İzmir Deprem Master Planı yapılmış. Bu plan hayata geçtiği takdirde, biz jeoloji mühendisleri de kenti yavaş yavaş depreme hazırlamış olacağız" dedi. Bingöl'de yaşanan depremi de değerlendiren Murathan, "Bingöl'de olan deprem, Kuzey Anadolu fayıyla, Güney Anadolu fayının kesişim noktasında meydana geldi. Yerleşim yerinde olan köylerde depremin yıkıcı etkisi oldu. Bu tür yerleşim yerlerinde bulunan fayların yıkıcı olmaması için tampon bölgelerle önlem alınabilir" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alimhan Murathan'la röportaj

-Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alimhan Murathan'ın deprem haritası üzerinde İzmir'i gösterdiği görüntüler

-Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alimhan Murathan'ın İzmir'i gösterirken, İzmir'in riskli olduğunu anlattığı görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Gökçe ADAR- Kamera: Hande NAYMAN-/İZMİR,

=======================

Tunceli'de 400 kişinin istihdam edileceği tekstil fabrikasının temeli atıldı

İSTANBUL'da yaşayan iş insanı Zülfü Emre Can, memleketi Tunceli'de 400 kişinin istihdam edileceği ve dünyaca ünlü markaların ürünlerinin üretileceği tekstil fabrikasının temeli, törenle atıldı.

İstanbul'da tekstil sektöründe faaliyet yürüten iş insanı Zülfü Emre Can, oluşan huzur ve güven ortamının ardından memleketi Tunceli'ye destek sağlamak için dünyaca ünlü markaların üretileceği 400 kişinin istihdam edileceği tekstil fabrikası kurmaya karar verdi. Tunceli Organize Sanayi Bölgesi'ne yapılacak fabrikanın temel atma töreni Vali Tuncay Sonel'in katımıyla yapıldı.

Törende konuşan Vali Tuncay Sonel, Tunceli'de oluşun huzur ve güven ortamının ardından kente yatırımların arttığına dikkat çekti. Birkaç yıl öncesine kadar terörle anılan Tunceli'nin artık yatırımlarla anıldığın söyleyen Vali Sonel, şöyle konuştu:

"Birkaç yıl öncesine kadar terörle anılan Tunceli, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın göstermiş olduğu ufukla ve destekle, kahraman güvenlik güçlerimizin teröristle mücadelesiyle adeta huzur şehri haline geldi. Geldiğimizde ilimiz istihdamda sonuncuydu. Tabi açılan tekstil fabrikaları ve özel işletmeleriyle Türkiye genelinde istihdamda ilk 5 il arasına girdik. Kadın ve engelli istihdamında da Türkiye birincisiyiz. Tuncelili Emre Can kardeşimiz baba topraklarına geldi. Organize Sanayi Bölgesi'nde 400 vatandaşımıza iş ve AŞ sağlayacağı tekstli fabrikasının temelini attı, inşallah inşaatı da bitecek. Yöre ve ülke ekonomisine katkı sağlayacak. Emre kardeşimize Tunceli adına teşekkür ediyorum. Tunceli Organize Sanayi sitemiz 3 yıl öncesine kadar bütün iş yerleri boş, hiçbir yatırımın olmadığı bir yer durumundaydı. Şimdi ise bütün iş yerleri çalışıyor ve yeni arsalar üzerinde yeni fabrikalar kuruluyor. Huzur gelince yatırım da geldi" dedi.

'DÜNYACA ÜNLÜ MARKALARI TUNCELİ'DE ÜRETECEGİZ'

İş insanı Zülfü Emre Can ise, memleketinde kuracağı tekstil fabrikasında dünyaca ünlü markaların ürünlerini üreteceklerini söyledi. Can, "Tunceliliyim. Buralar bizim kendi topraklarımız. Her yere yatırımlar yapabiliriz, fakat burada istihdam sıkıntısı olduğu için önceliğimiz burası, yani kendi memleketimiz olan Tunceli oldu. Kendi topraklarımızda işsizliği çözmede katkımız olsun diye düşündük. Biz İstanbul merkezli bir firmayız. Son zamanlarda üretime girme planı yaptık. Elazığ'da bin 100 kişilik bir fabrika kurduk. Pandemi döneminden dolayı yavaşlattık. Tunceli Valimizle geçen yıldan beri çok sıkı görüşüyoruz. Burada da yüzde yüz ihracatla çalışacağız. Burada ürettiğimiz bütün tekstil ürünlerini yurt dışına ihraç edeceğiz. Biz ünlü tasarımcılarımızla yurt dışına model satıyoruz. O modellerle Armani ve Versace gibi markalarla üretim yapacağız. Amacımız bölgeyi turizm anlamında geliştirmek yatırım yapmak ve işsizliği önlemek" diye konuştu.

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT BÜLTENİ - 11 - Haberler