DHA YURT BÜLTENİ - 11

Yüzlerce tatilciyi dolandıran şirket ofisi boşaltılmışANTALYA'nın Çağlayan Mahallesi'nde, ofis kiralayarak bir yıldan fazla faaliyet gösteren ve yüzlerce kişiye tatil satarak dolandırdığı iddia edilen Arel Organizasyon Danışmanlık Turizm ve Ticaret LTD Şti.

DHA YURT BÜLTENİ - 11
10.07.2020 14:49 | Son Güncelleme: 10.07.2020 15:30

Yüzlerce tatilciyi dolandıran şirket ofisi boşaltılmış

ANTALYA'nın Çağlayan Mahallesi'nde, ofis kiralayarak bir yıldan fazla faaliyet gösteren ve yüzlerce kişiye tatil satarak dolandırdığı iddia edilen Arel Organizasyon Danışmanlık Turizm ve Ticaret LTD Şti.'nin sahibi Taner Aydın ve çalışanlarının 3- 4 ay önce kaçtığı öğrenildi. Mülk sahibinin de iki ay önce, şirketin yeni sahibi görünen Kasım Cesaretli'ye ofisi boşalttırdığı belirlendi.

Bodrum ve Seferihisar'daki iki otelde yüzlerce aileye tatil satan ve Ankara'da köçeklik yapan Kasım Cesaretli isimli şahsa şirketi devrettikten sonra ortadan kaybolan Taner Aydın'ın, mülk sahibine kira borçlarını ödemediği belirlendi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği üyesi de olan Antalya merkezli Çağlayan Mahallesi'ndeki Arel Organizasyon Danışmanlık Turizm ve Ticaret Ltd. Şti'nin ilk önce Alanya merkezli kurulduğu ve ardından Antalya merkeze taşındığı öğrenildi. Taner Aydın'ın, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre 7 Mayıs 2020'de şirketin yüzde 100 hissesini Ankara'da köçeklik yapan Kasım Cesaretli'ye devrettiği belirlendi.

Firmaya ait Bodrum'daki muhafazakar otel konseptindeki Qasr Bodrum ve Seferihisar'daki Teos Village'de, yerli ve yabancı yüzlerce aileye yine aynı şirket ait tatilal.com ve islamitatilal.com internet siteleri üzerinden 40 bin lirayı bulan tatil satışları yapıldı. Ancak yüzlerce aile tatil yapma hayalleri kurarken dolandırıldı. Firma sahibi Taner Aydın ve şirket yetkilisi olarak görünen Abdulkadir Cumali isimli kişilerin cep telefonları ise servis dışı olduğu için ulaşılamıyor. Dolandırıldığını belirten vatandaşlar savcılığa, şikayetçi oldu.

MÜLK SAHİBİ KİRA ALAMADI

Boşatılan ofis binasının kapısında ise 'Arel Tatilal Seyahat Acentesi' yazılı tabela duruyor. Kapıda ise 'tatil.com' yazısı da bulunan ofis kapısında ve posta kutusunda muhtemelen dolandırılan kişilere ait icra takibine yönelik tebligatlar dikkati çekti. Çağlayan Mahallesi'ndeki ofisin mülk sahibi ise bir yılın üzerinde bir süre kiracı olan Arel firmasının 3-4 ay önce kiralarını da ödemeden kaçtığını, daha sonra şirketin devredildiği kişi olan köçek Kasım Cesaretli'ye ulaştığını ve iki ay önce ofisi boşalttırdığını söyledi. Mülk sahibi, Taner Aydın ve çalışanları için, "3- 4 ay önce kaçmışlar" dedi.

İNTERNET ÜZERİNDEN ŞİKAYETLER

Arel Organizasyon firmasına ilişkin internet üzerinde ise çok sayıda şikayet bulunuyor. İnternet üzerinden şikayetlerini dile getiren bazı kişiler ve mesajları şöyle:

"Kemal: 3 Mart'ta 21- 28 Haziran'da kullanılmak üzere 1 haftalık tatil satın aldık. Hiçbir tatil sitesi, acente ya da farklı bir şirket olmaksızın doğrudan otelle görüştük ve ücretini Arel Org. diye bir acentanın hesabına yatırmamızı istediler. Belirtilen ücreti yatırdıktan bir süre sonra istediğimiz tarihlerde otelin açık olmayacağı ve dilersek başka bir tarih dilersek de iptal seçeneği kullanabileceğimiz söylendi. İptal istedik ve temmuz başında ödediğimiz ücretin iadesinin yapılacağı belirtildi. Temmuz başına geldiğimizde ise hiç muhatap olmadığımız Arel isimli acenteden iflas ettiğine dair bir SMS aldım. Yaklaşık 1 haftadan beri otelin ödediğim ücreti iade etmesi için yüzlerce dakikalık telefon görüşmelerim hep sonuçsuz kaldı.

Elif: Arel Organizasyon, iptal ettirdiğimiz rezervasyonların iptal ücretlerinin iadelerini gerçekleştirmiyor. Sözleşmemde açıkça yazdığı gibi pandemi nedeniyle iptal hakkımı kullandım ve zamanında ilettim bana yazılı olarak iademin 1/15 Haziran arası yapılacağı mail atıldı ancak bu tarihte iadem yapılmadı. Daha sonra Arel Organizasyon telefonuma iflas ettikleri yalanını mesaj attılar şu an bu acenteye hiçbir şekilde ulaşabiliyorum.

İsmail: Arel'den aldığımız tatili, Nisan ayından iptal ettik, haziran ayında ödeyeceklerini söylediler. Ödeme yok, muhatap yok. Bu oteli arıyoruz bir numara veriyorlar, açan yok. Paramı geri iade edin, bu kadar insanı mağdur etmeye hakkınız yok. Allah yanınıza bırakmaz bunu. En kısa sürede yasal haklarımı kullanacağım, kimsenin yanına bırakmayacağım bunu.

Murat: 10.10.2019 tarihinde erken rezervasyon yaptırdım. Otel el değiştirmiş. Sözleşme imzaladığımız firma Arel, haziran ayında ödemeler yapılacak demişti. Sözüm ona oteli mahkemeye vermişler, mahkeme de pandemiden dolayı haziranda karar verecekmiş. Haziran sonu geldi arayan soran yok. Kısacası ben Hakem Heyeti'ne ve TÜRSAB'a şikayette bulundum. Bekliyorum.

Yunus: Qasr Bodrum Otel adı altındaki işletmeye 29.11.2019 tarihinde erken rezervasyon yaptım iki aile olarak beşinci ayda pandemi dolayısıyla rezervasyonumu iptal etmek istedim, tamam dediler paranızı ağustosta alırsınız dediler. Arel Org ve Qasr Bodrum Otel birlikte hareket ediyorlar. Davamı açtım. Çocuklarımın haklarını bir yıllık birikimimi bunlara bırakmayacağım.

Fatma: Şikayette bulunacağız, dava da açacağız ama bu nasıl bir hak yemek, nasıl insanları kandırmaktır anlamış değilim. Allah yanlarına bırakmasın o sıkıntıda parayı ödedik. Şimdi iademizi alamıyoruz.

Süleyman: Otel konsept ve isim değişikliği yapmış. Ödemeyi temmuz ayında yapacağız dediler, şimdi ne ses var ne soluk, telefonları meşgul. Paramı geri iade edin, bu kadar insanı mağdur etmeye hakkınız yok. Allah yanınıza bırakmaz bunu. En kısa sürede yasal haklarımı kullanacağım kimsenin yanına bırakmayacağım bunu.

Birol: 2018 yılında The Qasr Bodrum'da, Arel Organizasyon ile 35 gece 5 yıl 'her şey dahil' tatil sözleşmesi yaptık, paramızı ödedik, şimdi otel ve Arel Organizasyon tek taraflı sözleşmeyi feshetti. Sundukları seçenek sabah oda kahvaltı diğer öğünler ücretli olarak ve İslami konsepte hizmet değişikliği yaptı. Önceden alınmış bütün haklarımızı tek taraflı hiçe saydı. Sanırım kandırıldık.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------

Merkezin dış plan görüntüsü

Binadan detay

DHA Muhabiri Aslı Duran'ın anonsu

HABER: Mehmet ÇINAR -KAMERA: Emrah GÜL/ ANTALYA

========================

Yolun karşısına geçmek isterken canından oldu

İZMİR"in Güzelbahçe ilçesinde, yolun karşısına geçmek isterken otomobil çarpan 54 yaşındaki Kubilay Gürler, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kaza anının bir işyerinin güvenlik kameraları tarafından görüntülendiği oraya çıktı.

Kaza, bugün saat 10.00 sıralarında Mithatpaşa Caddesi'nde meydana geldi. Otomobilini park edip, yolun karşısına geçmek isteyen Kubilay Gürler'e, Önder B.'nin (21) kullandığı 27 AB 205 plakalı otomobil çarptı. Gürler, ağır yaralandı. Kontrolden çıkan otomobil ise kaldırıma çıkıp, park halindeki bir otomobil ile bir ATV'ye çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine  olay yerine polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Gürler, ambulansla Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Gürler, burada doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Soruşturma başlatan polis, otomobil sürücüsü Önder B.'yi gözaltına aldı.

Öte yandan kazanın yakındaki bir işyerini güvenlik kameraları tarafından görüntülendiği ortaya çıktı. Görüntülerde, otomobilinden inen Gürler'e yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarpması ve çevredekilerin yardıma koşmaları yer alıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Kaza yapan otomobilin görüntüsü

-Kaza anı güvenlik kamerası görüntüsü

-Hastaneden görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Tolga TAHÇI/ İZMİR,

========================

Dipsiz Göl, eski haline döndü

GÜMÜŞHANE'nin Taşköprü Yaylası'nda define kazısı sonucu yok olan Dipsiz Göl, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile valiliğin yürüttüğü Eylem Planı kapsamındaki çalışmalarla yeniden eski haline döndü.

Kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2 bin 140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası'ndaki Dipsiz Göl'de, 'define' söylentisi üzerine 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü'nce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Bölgede, geçen yıl 6 Kasım'da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarma ekipleri, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de, 4 gün sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı. Buzul Çağı'ndan kalma, 12 bin yıllık Dipsiz Göl'de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Yol seviyesi ile birleştirilen göl alanı taş ve toprak yığını haline döndü.

EYLEM PLANI HAZIRLANDI

Kazı sonrası toprak doldurularak kapatılan Dipsiz Göl'ün eski haline döndürülmesi için çalışma başlatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve valilik tarafından hazırlanan 4 maddelik Eylem Planı kapsamında göl için alana dökülen, dayanıksız toprak çıkarıldı. Yerine ise suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döküldü. Silindirle tabanı hazırlanan göl alanına, yandaki dereden boru hatlarıyla doğal kaynak suyu verilmeye başlandı. Çalışmalar, Gümüşhane Valiliği'nin koordinesinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce akademisyen ve jeologların nezaretinde yürütüldü. Göl çevresinin flora ve endemik türlerinin korunmasına yönelik de çalışma gerçekleştirildi.

SU TUTMAYA BAŞLADI

Göle yakındaki doğal kaynaktan su verildi. 1 ay boyunca su verilen göl doldu, su tutmaya başaldı. Gölün çevresi çocukların düşmemesi ve hayvanların girmemesi için çitle çevrildi, etrafı ise taşla çevrildi. Yaz ayı ile birlikte göl kıyısındaki bitki örtüsü de yeşerdi. Dipsiz Göl böylece yeniden eski haline dönmüş oldu. 

'ESKİ DURUMUNDAN ÇOK DAHA İYİ OLDU'             

Yayla sakinlerinden Süleyman Dervişoğlu, Dipsiz Göl'ün eski haline kavuştuğunu belirtti. Dervişoğlu, "Eski durumundan çok daha iyi oldu. Devletimizden Allah razı olsun. Çok büyük bir çalışma yaparak bu duruma getirdiler. Eskiden burada yaşayan büyüklerimiz, çok büyük sıkıntılar çekiyorlardı. Göle düşen inekleri ölüyordu. Cenazeye ağlar gibi ineklerine ağlıyorlardı. İnsanlarımız burada öldü. Anne, baba yürekleri yandı burada. Devletimiz sağ olsun gölün etrafını sararak yayla halkına çok büyük hizmet yaptı. Eski halinden de çok daha güzel bir hale geldi. Eskiden atıl bir göldü, burası çok da temiz bir göl değildi. İneklerimizin de su içmesi için valimiz yerler yaptı. Yayla halkı devletimize büyük dua ediyor. Suda hiç azalma olmadı. Yağmurlardan dolayı 5-10 cm kadar yükselme oldu. Bu gölde artık su kaybı yaşanmıyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Dipsiz Göl'den görüntüler

-Röportaj

-Muhabir (Selay Saykal) anonsları

-Genel detaylar

HABER: SELÇUK BAŞAR, KAMERA: SELAY SAYKAL/DHA

=========================

HDP önündeki eylemde 312'nci gün

DİYARBAKIR'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 136 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini koronavirüs nedeniyle sosyal mesafeye uyarak, 312'inci günde de sürdürdü. İstanbul Arnavutköy'deki evinden 2014 yılında 14 yaşındayken kaçırılan oğlu Tuncay için oturma eylemini sürdüren Şevket Bingöl, "11 aydır burada bekliyoruz. HDP'den herhangi bir çağrı gelmedi. Gelip burada bize bir açıklama yapmadılar. Şimdi diyorlar ki 'biz Kürt halkı için boykot yapacağız' Siz neyin boykotunu yapacaksınız?" dedi.

Diyarbakır'da oturan Mehmet Akar, geçen yıl 21 Ağustos'ta ortadan kayboldu. Akar'ın annesi Hacire Akar, bir gün sonra HDP Diyarbakır binası önüne geldi. Oğlunun HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen anne Akar, oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Eylemine son veren Hatice Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Hacire Akar'ın oğluna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'de HDP il binası önünde oturma eylemine başladı.

14 AİLE, EVLADINA KAVUŞTU

Hacire Akar'ın oğlu Mehmet'in yanı sıra eyleme katılanlardan Hatice Ceylan'ın oğlu Cafer, Hüsniye-Hüseyin Kaya çiftinin kızları Mekiye, Halime Kadran'ın torunu Halil İbrahim Kadran, Necla-Metin Açan çiftinin oğlu Harun Açan, Nizamettin-Aslıhan Eşrefoğlu çiftinin oğlu Hüseyin, Gevriye Ayhan'ın kızı Pelda, Melik Aslan'ın oğlu Volkan, Muhteber Birlik'in oğlu Veysi Birlik, Cahide Alkan'ın oğlu Mehmet Emin, Şahize Altınkaynak'ın kızı Halise Alptekin, Naime Dalmış'ın kızı Tekoşin Açar,Sait Açar'ın oğlu Haşim ve Cemal Ertaş'ın oğlu Ramazan Ertaş terör örgütünden kaçarak, güvenlik güçlerine teslim oldu. Böylece oturma eylemi yapan ailelerden 14'ü evlatlarına kavuşmuş oldu. Hacire Akar dışındaki 13 aile, diğer ailelere destek olmak için oturma eylemine devam ediyor. Aileler, eylem sırasında, koronavirüs salgınına yönelik tedbirlere de uyuyor.

'OĞLUM KAÇ GEL, ASKERE, POLİSE TESLİM OL'

İstanbul Arnavutköy'deki evinden 2014 yılında kaçırılan oğlu Tuncay için oturma eylemini sürdüren Şevket Bingöl, "Ben buradan HDP'ye sesleniyorum. Biz 11 aydır burada bekliyoruz. HDP, gelip burada bize bir açıklama yapmadı. Şimdi diyorlar ki 'biz Kürt halkı için boykot yapacağız' Siz neyin boykotunu yapacaksınız? 'Demokrasi partisiyiz' diyorlar. Ne demokrasisi? 14 yaşındaki çocuğu kaçırıp dağa götürüyorsun. Sen Kürtlerin kanı üstünde rant yapıyorsun. Diyorsun ki 'ben Kürtlerin hakkını savunuyorum'. Hangi Kürdün hakkı? O Kürt hakkı diye savunanların hiçbiri ölüyor mu? Çocuğu dağda olan var mı? Hiçbiri dağda ölüyor mu? Sadece bu garibanların çocukları dağda ölüyor. Ben Cumhurbaşkanına, İçişleri Bakanına sesleniyorum. Bu işe bir el atsınlar. Bizim kendi paramızla maaş alıyorlar. O para kurşun oluyor, bize geri geliyor. Bizim çocuklarımızı kaçırıyorlar. Onların maaşlarını kessinler. O parayla bizim üstümüzde rant yapmasınlar. Oğlum Tuncay, senin bizi seyrettiğini biliyorum. Kaç, nerede Türk askeri, Türk polisi görürsen kaç teslim ol. Onları da bulamıyorsan kaç, Peşmergelere teslim ol. Burada işkence yok. Ceza yok. Hiçbir şey yok. Kaç gel teslim ol. Seni alıp eve gideceğim. Senin oradaki arkadaşların geldi teslim oldu. Dün yine bir tane geldi teslim oldu. Kaç gel, korkma, onlar sizi korkutuyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------

HDP İl binasından görüntüler

Çadırın içindeki ailelerin görüntüleri

Şevket Bingöl'ün konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Selim KAYA, Mehmet Mucahit CEYLAN/DİYARBAKIR,

=========================

Dr. Ümit Çelik: Koronavirüsü dünyada ilk defa 3 boyutlu olarak görüntüledik

ELAZIĞ'da, Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ümit Çelik, koronavirüsü dünyada ilk defa 3 boyutlu olarak görüntülediklerini belirterek, "Koronavirüs şimdiye kadar elektron mikroskobu tekniğiyle görüntülenmişti. Atomik kuvvet mikroskobu ile 3 boyutlu olarak ilk defa görüntülenmiş oldu. Bildiğimiz kadarıyla dünyada da atomik kuvvet mikroskobu ile koronavirüsü ilk görüntüleyen grup olduk. Bu çalışmayla geliştirilen aşı çalışmaları kapsamında antikorların veya ilaçların virüslere etkisinin görüntülenmesi ve dinamik olayların izlenmesini sağlayabiliriz" dedi.

Fırat Üniversitesi Sivil Havacılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Dr. Ümit Çelik, küresel tehdit olmaya devam eden koronavirüsü hem izole ettiklerini hem de yerli üretim olan atomik kuvvet mikroskobu ile 3 boyutlu olarak görüntülediklerini söyledi. 3 boyutlu görüntülenmenin özellikle aşı çalışmalarında büyük yardımı olacağını ifade eden Dr. Çelik, "Koronavirüse karşı bilimsel açıdan nasıl bir katkıda bulunabiliriz diye düşünüyorduk. Fırat Üniversitesi'nde yürütülen çalışmalar ile koronavirüs hem izole edildi hem de 3 boyut olarak yerli üretim olan atomik kuvvet mikroskobu kullanılarak görüntülendi. Mikroskop ODTÜ'de Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda hocam Prof. Dr. Ahmet Oral tarafından SANTEZ ve TÜBİTAK projeleri ile geliştirildi. Geliştirilme aşamalarında ben de aktif olarak yer aldım. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarımda biyomolekülleri kendi ortamlarında görüntülenebilmesine olanak sağlayan atomik kuvvet mikroskobunu geliştirdim. Bu tecrübeyi koronavirüsü görüntülemek için kullanmak istedik ancak virüse ulaşmamız zor oldu. Görüntüleyebilmek için ilk aşamada virüsün izole edilmiş olması ve BSL 3 sınıfı yüksek güvenlikli laboratuvarlar gerekiyor. Sonrasında Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ ile görüştüğümde üniversitede bu virüsün izole edildiğini öğrendim. Prof. Dr. Şükrü Tonbak ve ekibi tarafından izole edilen koronavirüsü görüntülemeyi hedefledik ve bunu başardık" diye konuştu.

'DÜNYADA BİR İLK'

Dr. Ümit Çelik, virüsün ilk olarak Rusya'da elektron mikroskobu kullanılarak görüntülendiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Koronavirüsü elektron mikroskobu ile görüntüleyebilmek için bunu boyama, dondurma ve kesit alma gibi işlemler gerekiyor. Bu da virüsün ana yapısının bozulmasına sebep oluyor. Dolayısıyla bozulmuş bir yapıyı görüntülüyorsunuz. Koronavirüs şimdiye kadar elektron mikroskobu tekniğiyle görüntülenmişti. Atomik kuvvet mikroskobu ile üç boyutlu olarak ilk defa görüntülenmiş oldu. Bildiğimiz kadarıyla dünyada da atomik kuvvet mikroskobu ile koronavirüsü ilk görüntüleyen grup olduk. Bu çalışmayla, virüs morfolojisi, büyüklüğünü elde etmeye olasılığı, virüs partiküllerinin yüzeydeki durumları ve virüsün değişik ortamlara karşı tepkisi incelenebilir. Örneğin PH ve değişik sıcaklıklar için olabilir. Geliştirilen aşı çalışmaları kapsamında antikorların veya ilaçların virüslere etkisinin görüntülenmesi ve dinamik olayların izlenmesini sağlayabiliriz."

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT BÜLTENİ - 11 - Haberler