DHA YURT BÜLTENİ - 12

DHA MUHABİRİNE CANLI YAYINDA SALDIRIYA TEPKİKonya'da 2 katlı kerpiç ev çöktü: Babaanne ve 2 torunu öldü (ek)Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, canlı yayın yapan DHA muhabiri Hasan Dönmez'in, saldırıya uğramasına tepki gösterdi.

10.12.2019 13:44 | Son Güncelleme: 10.12.2019 13:44DHA YURT BÜLTENİ - 12

DHA MUHABİRİNE CANLI YAYINDA SALDIRIYA TEPKİ

'da 2 katlı kerpiç ev çöktü: Babaanne ve 2 torunu öldü (ek)

Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, canlı yayın yapan DHA muhabiri Hasan Dönmez'in, saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Gözlüğü kırılan Dönmez, olay yerinde görevini yapmaya devam etti. Çöken 2 katlı kerpiç binanın ise Konya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'ndan tescilli olduğu ortaya çıktı.

DHA MUHABİRİNE CANLI YAYINDA TEPKİ

Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, olay yerinde ulusal bir televizyon kanalı için canlı yayın yapan DHA muhabiri Hasan Dönmez'in, sözlü ve fiziki saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Özdemir, şunları söyledi:

"Meslektaşımız Hasan Dönmez'e görevi sırasında yapılan saldırıyı esefle kınıyoruz. Evin çökmesi sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği olayı canlı yayında anlattığı sırada muhabir arkadaşımız Hasan Dönmez'e yapılan sözlü ve fiziksel saldırı asla kabul edilemez. Zor şartlar altında görevini yerine getirmeye çalışan gazetecilere yönelik bu tür saldırıların son bulmasını istiyoruz. Saldırganlarla ilgili gerekli adli ve yasal işlemlerin bir an önce başlatılmasını istiyoruz. DHA muhabiri Hasan Dönmez'e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, Konya Gazeteciler Cemiyeti olarak bu süreçte yanında olacağımızı bildiriyoruz."

Gözlüğü kırılan DHA muhabiri Hasan Dönmez, yaşadığı saldırıya rağmen, olay yerinde görevini yapmaya devam etti.

BİNA, KÜLTÜR VARLIKLARI KORUMA KURULU'NDAN TESCİLLİ ÇIKTI

Konya'nın Karatay ilçesinde çöken 2 katlı kerpiç binanın, Konya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'ndan tescilli olduğu ortaya çıktı. Çökme sonrası bölgede incelemelerde bulunan kurul yetkilileri, tescilli binaların mülkiyetinin sahiplerine ait olduğu ve oturmaya engel olmadığını, risk durumunda ise sahiplerin belediyeye müracaatları sonucu, kurulunda incelemesinin ardından yıkılabileceğini belirtti.

Olay yerinde incelemede bulunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da   itfaiye ekiplerine saat 09.11 sıralarında ihbar geldiğini belirterek "Sabah 09.11'de gelen ihbar üzerine itfaiye ekiplerimiz, AFAD, Karatay, Selçuklu ve Meram Belediyesi ekipleri ile sağlık ekipleri 09.16'da olay yerine intikal etti. Maalesef Sultan Dakım ile torunları Muhammet Dakım ve Bektaş Dakım'ın cansız bedenleri ile karşılaşıldı. Yapılan incelemede bu eski binanın sabaha karşı çöktüğü ama duvarları çok yüksek olduğu için komşular tarafından sabah saatlerinde fark edildiği ortaya çıktı" diye konuştu.

Binanın Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından tescille olduğunu ifade eden Altay, şunları söyledi:

"Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 05/07/2013 tarih ve 73 sayılı kararı ile kültür varlığı olarak tescil edilen binanın mülk sahipleri tarafından kullanılmadığı, bir süre şehrimizde bulunan mültecilerin oturduğu belirlendi. Son olarak burada ikamet eden Sultan Dakım, Belediyemizin sosyal yardım kapsamında bulunan bir hemşehrimizdi. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüz ve Belediyemiz binada ve çevrede inceleme yapıyor. Bu binadan etkilenebilecek binalar varsa boşaltılacak."

KURTARILAN KÖPEK KORUMAYA ALINDI

Enkaz altında canlı olarak kurtarılan yavru köpek ise Konya Büyükşehir Belediyesi'ne ait hayvan barınağına götürülerek tedavi altına alındı.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber- Kamera: KONYA

=============================

Ruhsatsız maden ocağında ölen Afgan genç, ülkeye kaçak giriş yapmış

ZONGULDAK'ın Kilimli ilçesinde, ruhsatsız işletilen maden ocağında meydana gelen iş kazasında yaşamını yitiren Afgan gencin üzerinden kimlik çıkmadığı ve adının 'Abbas' olduğunu söylediği öğrenildi. Cenazeyi teslim alacak yakını çıkmayan gencin, Türkiye'ye yasa dışı yollardan girdiği belirlendi.

Bölüm Mahallesi'ndeki kaçak maden ocağında çalışan Afganistan uyruklu genç, dün akşam, meyilli bölgede düştü. Ocak sahibi K.B.'nin vermesiyle bölgeye polis, sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Türkiye Taşkömürü Kurumu kurtarma ekipleri, 2,5 saat süren çalışmanın ardından gencin cesedine ulaştı. İşçinin cansız bedeni, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Afgan gencin, Türkiye'ye yasa dışı yollardan giriş yaptığı tespit edildi. Kaydı olmadığı için bilgilerine ulaşılamayan ve üzerinden kimlik çıkmayan Afganistan uyruklunun, adını 'Abbas' olarak söylediği öğrenildi. Yapılan otopsinin ardından cenazesi teslim alınmayan Afgan gençle ilgili işlemler için Afganistan Büyükelçiliği ile irtibata geçileceği belirtildi.

Öte yandan gözaltına alınan ocak sahibi K.B.'nin, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

-Morgdan detaylar

-Cesedin hastaneye getirilmesi

-Ocaktan fotoğraflar

Süre: (2: 18) Boyut: (258 mb)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

===============================

Isınmak için girdiği kamyonette çıkan yangında can verdi

ANTALYA'da, uzun süredir park halindeki hurda kamyonete ısınmak için girdiği değerlendirilen kimliği belirsiz erkek, sabah saatlerinde çıkan yangında yaşamını yitirdi.

Kepez ilçesinde Altınova Menderes Mahallesi Akın Sokak'taki olay, saat 10.00 sıralarında meydana geldi. Aynı sokaktaki boş alanda yaklaşık 2 yıldır park halinde bulunan 32 AE 975 plakalı kamyonetin yandığını gören mahalle sakinleri, bahçe hortumlarıyla alevlere müdahale etti. Vatandaşlar yaklaşık 10 dakika süren çaba sonunda aracı söndürdü. Aracın iç kısmını kontrol eden vatandaşlar, yanmış erkek cesediyle karşılaştı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kamyonetin etrafında güvenlik şeridi çekerek önlem alınmasından sonra Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri ceset üzerinde inceleme yaptı. Üzerinde kimlik çıkmayan ceset, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi. Polis, yangının çıkış nedenini ve cesedin kimliğini belirlemek için inceleme başlattı.

'SİLAH SESİ ZANNETTİK'

Görgü tanıklarından ve yanan kamyonete müdahale eden Cavit Pınar, patlama sesiyle kendilerini dışarı attığını, yanan aracı görünce hemen müdahale ettiklerini söyledi. Diğer vatandaşların da yardımıyla yangını söndürdüklerini anlatan Pınar, "Yangını söndürdükten sonra aracın motor kısmını açmaya çalışırken cesedi gördüm. Ondan sonra araçtan uzaklaşarak polise haber verdik. Kim olduğunu bilmiyoruz. Isınmak ve yağmurdan korunmak için araca bindiğini düşünüyoruz" dedi.

Bir başka mahalleli ise yangından dolayı aracın camlarının patladığını, olaydan bu şekilde haberdar olup dışarı çıktıklarını söyledi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Görüntü dökümü

Kamyonetin görüntüsü

Polislerin olay yerinde görüntüsü

Polislerin inceleme yaparken görüntüsü

Olay yeri inceleme ekibinin çalışması

Vatandaşların görüntüsü

Röp: Cahit Pınar

Röp vatandaş

230 MB. 2.04

HABER: Hasan DEMİRBAŞ-KAMERA: Yılmaz KILIÇKAYA/ANTALYA,

===========================

Öldürdüğü eşini kıyma makinesinde parçalayan sanığa verilen ceza istinafa taşındı

MERSİN'de kendisinden boşanmak isteyen Cemile Ertürkoğlu'nu (34) öldüren Mustafa Ertürkoğlu'na (36), yerel mahkemenin 'Eşi kasten öldürme suçundan' verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını yetersiz bulan avukatlar, eşini kıyma makinesinde parçalayan zanlının 'canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürmek' ve 'ölünün hatırasına saygısızlık' suçlarından da ceza alması istemiyle kararı İstinaf mahkemesine taşıdı.

Olay, geçen yıl 28 Kasım'da merkez Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi'nde meydana geldi. Cemile Ertürkoğlu, boşanmak üzere olduğu eşi lojistik firması çalışanı Mustafa Ertürkoğlu tarafından vahşice öldürüldü. Cinayetin ortaya çıkmasının ardından katil zanlısı Mustafa Ertürkoğlu tutuklandı. Hakkında 'eşi tasarlayarak, canavarca hisle, acı ve eziyet çektirerek öldürmek' suçundan dava açılan Mustafa Ertürkoğlu 6 Aralık'ta hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Cemile Ertürkoğlu'nun boğazını maket bıçağıyla kesen ve cansız bedenini satın aldığı kıyma makinesiyle parçalayarak kentin farklı noktalarına bırakan Mustafa Ertürkoğlu'na, 'Eşi kasten öldürme suçundan' ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanık hakkında iyi hal ve haksız tahrik indirimi uygulamayan mahkeme heyeti, 'tasarlayarak ve canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürme' suçlarından ise ceza vermedi. Mustafa Ertürkoğlu'na sadece 'kasten öldürme' suçundan ceza verilmesine itiraz eden müşteki avukatları dosyayı istinafa taşıdı.

BİRDEN FAZLA SUÇTAN CEZA ALMASI GEREKİRDİ

Davanın seyri ve istinafa taşınması ile ilgili açıklamalarda bulunan avukat Serap Angay, zanlı Mustafa Ertürkoğlu'nun birden fazla suçtan ceza alması gerektiğini söyledi. Yargılama sürecinin kendileri açısından olumlu bir süreç olduğunu, hakimlerin tavrını, dosyaya yaklaşımını doğru bulduklarını dile getiren Angay, "Her zamanki gibi sanığın mağduriyetini yaşadık. Öldürdüğü eşine yönelik ahlaki boyutları aşacak ithamlarda bulundu. İlk iddianamede tasarlama suçundan da ceza istendi ancak sonuç olarak eşe karşı işlenmiş suçtan ağırlaştırılmış müebbet verildi. Bizim ilk aşamadan beri mahkemede söylediğimiz Cemile'yi diğer dosyalardan ayıran parçalara ayrıldıktan sonra kıyma haline getirilmesiydi. Ancak mahkeme bunu cezanın hiçbir yerinde geçirmedi. Bu eziyet çektirerek olmalıydı ya da en azından 'ölünün hatırasına saygısızlık' suçu olmalıydı. Bu yönde ceza verilmeliydi. Dosyanın iyi ilerlemesine rağmen yerel mahkemenin verdiği ceza yetersizdi. Biz de bu aşamada istinafa başvuruyoruz, Adana Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurduk. Dosyamız duruşmalı bir şekilde olacak. Orada da aynı hususları ifade edeceğiz. Umarım bizi orada anlarlar ve cezanın tam olarak karşılığını verirler" dedi.

ALDATMA İDDİASI, İNDİRİM SEBEBİ OLMAMALI

Zanlının mahkemede 'aldatma' konusunda savunma yapmasını da değerlendiren Angay, şunları söyledi:

"Kadın cinayetleri politiktir dediğimiz yanlardan biri de bu. Kurulan bir eril yapı var ve kadının aldatmış olması bu cinayete hak vermiş gibi oluyor. Geçmişte verilen yargı kararları da bunda etkili oluyor. En nihayetinde yargıçlar da toplumun bir parçası. Bu tabuların yıkılması için de aslında mücadele ediyoruz. Çünkü ne olursa olsun bunun arkasına sığınılıyor. Ölümde de, yaralamada da, tacizde de. ya eteğinin boyundan dolayı taciz ettiği söyleniyor ya tavrından dolayı tecavüz ettiği söyleniyor. 'Onun o saatte dışarı da ne işi var'a kadar süreç en nihayetinde ölümle sonuçlanıyor. Yargıtay'ın ve istinafın kararlarının buna yönelik olması lazım. Bunun bir 'haksız tahrik' hükmü olmaması gerekli. Yoksa bu süreç bu şekilde devam edecek."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Avukat Serap Angay dosyaları incelerken

-Avukat Serap Angay açıklama yaparken

-Avukat Serap Angay masada çalışırken

SÜRE: 03'55" BOYUT: 439 MB

Haber-Kamera: Soner AYDIN/MERSIN,

---------------------------------------------------------

Niğde'de gerçeği aratmayan deprem tatbikatı

NİĞDE'de 8 ilin katılımı ile Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında gerçekleştirilen 'Seviye 2 Afet ve Bölgesel Tatbikatı' gerçeğini aratmadı.

Bor ilçesine bağlı Kaynarca köyündeki tatbikata, Niğde İl Afet Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), Türk Kızılayı, 112 Acil Servis ekibi, AFAD gönüllüleri, Niğde Belediyesi itfaiye ekibi, çeşitli kuruluşlar ile polis ve jandarma ekibinden oluşan 239 personel ve 55 araç katıldı. Tatbikata Aksaray, Mersin, Nevşehir, Konya, Yozgat, Kayseri, Karaman ve Kırşehir AFAD ekipleri de destek verdi. Senaryo gereği AFAD ekiplerine, merkez üssü Kaynarca köyü olan 5,8 büyüklüğündeki depremde, okul, lojman ve evlerde göçük meydana geldiği ve enkaz altında çok sayıda kişinin olduğu ihbarı yapıldı. Olası afet bölgesine sevk edilen çok sayıda ekip, göçük altında kalan yaralıları kurtarmak için saniyelerle yarıştı.

KARANTİNA ÇALIŞMALARI

Yaralılar, UMKE ve 112 Acil Servis ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Deprem sonrası bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Halaç köy yolu üzerindeki bir depoda, zirai ilaç bidonlarının devrilmesi sonucu bölge, Adana AFAD 'Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer' tehditler ekibi tarafından karantina altına alındı. Öte yandan Türk Kızılayı, afetzedelere gıda ve battaniye yardımında bulundu.

DEPREMLE YAŞAMAYI ÖĞRENMEK ZORUNDAYIZ

Niğde Vali Yardımcısı Cemil Kılınç, Türkiye'nin deprem kuşağında bir ülke olduğunu belirtti. Depremle yaşamayı öğrenmek zorunda olduklarını bildiklerini kaydeden Kılınç, şunları kaydetti: "Her an depreme hazır bir şekilde hazırlıklarımızı gözden geçirmek zorundayız. Bu kapsamda, AFAD Başkanlığımız Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında deprem senaryoları üzerinde çalışmalar yapıyor. Bugün de senaryo gereği, Kaynarca köyümüzde, deprem olmuş gibi hazırlıklarımızı yaptık ve müdahale ediyoruz. 26 destek grubumuzla 259 personelimiz ve 55 aracımız, destek illerimizle birlikte buradayız. Depremin tatbikatı bile acı. İnşallah ülkemiz, coğrafyamız, ilimiz bu tür acı tecrübelerle yüzleşmez. Ama böyle bir şey olması durumunda da tüm ekiplerimiz hazır bir şekilde bulunmak durumunda. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu bilinci tüm topluma yayarız, böyle bir şey olması durumunda da bu acıyı en az hasarla kayıpla atlatırız."

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Tatbikat alanından görüntü

-Enkaz altında kalan vatandaşlardan görüntü

-Feryat eden vatandaşlardan görüntü

-Olay yerine gelen ekiplerden görüntü

-Yangın söndürülmesi

-Yaralıların kurtarılması, ambulans taşınması

-Ekiplerden detay görüntü

-Vali Yardımcısı Cemil Kılınç'ın açıklaması

Süre: 05'36" Boyut: 627 MB

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

------------------------------------------------------

Türkiye- Libya anlaşması balıkçıyı umutlandırdı

HATAY Su Ürünleri Koopatifleri Birlik Başkanı Celal Bilen, Türkiye ile Libya arasında yapılan Akdeniz'de münhasır ekonomik alan anlaşmasının, Türk balıkçısı açısından çok faydalı olacağını söyledi.

Libya ve Türkiye arasındaki mutabakatın 12 milin dışındaki alanı daha da genişletmek amacıyla yapıldığını anımsatan Su Ürünleri Kooperatifleri Birlik Başkanı Celal Bilen, balıkçılık alanında detayların henüz netlik kazanmadığını ancak faydalı olacağını düşündüklerini anlattı. İçerik açıklandığında balıkçılıkla ilgili, daha geniş kapsamda balıkçıların lehine olacakları kamuoyuyla paylaşabileceklerini ifade eden Bilen, "Bu anlaşma kapsamında balıkçılarla ilgili kararlar alınacaktır. Belki bizim balıkçımız Moritanya'ya gittiğimiz gibi Libya'ya da gidecekler. Bunu balıkçılık adına olumlu görüyorum. Balıkçılık açısından çok iyi olacak. Bekleyip göreceğiz, içeriği, kapsamı daha anlaşılır bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldığı zaman balıkçılığın da iyi tarafını da görmüş olacağızö dedi.

KARİDES STOKLARI

İskenderun Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi öğretim üyesi Aydın Demirci ise, Akdeniz'de Libya ile Türkiye arasındaki anlaşmadan doğacak iki ülkenin kontrolüne geçecek olan sahada derin deniz kırmızı karides stokları ile Mersin Körfezi açığındaki sığ sulardaki balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilir bir balıkçılığa imkan olacağına işaret etti. Demirci, yıllardır Türkiye'nin yakınlarındaki su kaynaklarında Mısır, Suriye ve İtalyan bandıralı Rum balıkçı gemilerinin avlandığına da dikkat çekti.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Balıkçı barınağında Celal Bilen ile röp.

-Balıkçıların avlanacağı alanın işaretli harita görüntüsü

SÜRE: 01'18"  BOYUT: 57 mb

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN,(Hatay),



Konya, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

28.02.2020 00:33:29