DHA YURT BÜLTENİ - 13

Bakan Turhan, Trabzon'da tartışılan bulvar projesini inceledi (3)BAKAN TURHAN, YOLCU TAŞIMACILIĞI HİZMETLERİNİN ERİŞEBİLİRLİĞİ ÇALIŞTAY'INDA KONUŞTUTürkiye'de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi Çalıştayının 4'üncüsü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın...

01.08.2019 16:19 | Son Güncelleme: 01.08.2019 16:19DHA YURT BÜLTENİ - 13

Bakan Turhan, 'da tartışılan bulvar projesini inceledi (3)
BAKAN TURHAN, YOLCU TAŞIMACILIĞI HİZMETLERİNİN ERİŞEBİLİRLİĞİ ÇALIŞTAY'INDA KONUŞTU

Türkiye'de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi Çalıştayının 4'üncüsü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın katılımı ile Trabzon'da Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezinde gerçekleşti.
Burada konuşan Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Ağustos ayında başlatılan 'Türkiye'de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi'ni anlattı. 2 yıllık süre zarfında Ulusal Erişilebilirlik Strateji Belgesi ve Eylem Planları için gerekli bilgi ve dokümanların toplandığını kaydeden Bakan Turhan, "Ülkemizin her tarafının ulaşılabilir ve erişilebilir olması için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 17 yıldır gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Ulaşılabilir ve erişilebilir Türkiye için 20 bin 639 km bölünmüş yol, tüneller ve köprüler yaptık. Bugün toplam 26 bin 740 kilometre bölünmüş yol ile ülkenin her köşesine güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat edebiliyoruz. Tüneller sayesinde mesafeler kısaldı, seyahat hızlandı, hemşerilerim Ovit Tüneli sayesinde kışın Erzurum'a gitmeyi dert etmiyor kendine. Ulaşılabilir ve erişilebilir Türkiye için 26 olan havalimanı sayımızı 57'ye çıkardık. Dünyanın en büyük havalimanını hizmete verdik. Havayolu ile seyahat eden vatandaşlarımızın sayısı 34.5 milyondan 210 milyona ulaştıö dedi.
"KENDİ UYDUMUZU ÜRETEN BİR ÜLKE KONUMUNA GELDİK"
2022 yılında yerli ve milli uydunun uzaya fırlatılacağını da anlatan Bakan Turhan, "Ulaşılabilir ve Erişilebilir Türkiye için ülkemizin, insanımızın hizmetine Yüksek Hızlı Treni sunduk. Nüfusun yüzde 40'ının yaşadığı 11 şehir bu hizmetten yararlanıyor. Şimdiye kadar yaklaşık 49 milyon insanımız yüksek hızlı konforda seyahat etti 1.889 kilometrenin yapımı ise hala devam ediyor. Ulaşılabilir ve Erişilebilir Türkiye için haberleşmenin hızına hız kattık. Fiber kablo uzunluğumuz 81 bin 304 kilometreden 360 bin kilometreye ulaştı. 2 G, 3 G ve 4.5 G derken 5 G için hummalı bir çalışma yürütüyoruz. Kendi uydumuzu üreten bir ülke konumuna geldik. Dün kendi yerli milli uydumuzun yapım çalışmalarına nezaret ettim. 2022 yılında kendi yaptığımız milli uydumuzu uzaya fırlatacağız. Ulaşılabilir ve Erişilebilir bir Türkiye için insanımızın yüzünün tekrar denize dönmesini sağladık. Projeler başlattık. Karasu, Filyos, Kuzey Ege Çandarlı gibi önemli liman tesislerinin yanında 1 milyon amatör denizci projesini her geçen gün artan bir ilgiyle yürütüyoruzö diye konuştu.
"KALİTELİ HİZMET HER KULLANICIYA EŞİT MESAFEDE OLMAK ZORUNDADIR"
Bütün vatandaşların hizmetlerden eşit olarak yararlanma hakkını teslim etmek için çalıştıklarını kaydeden Bakan Turhan, "Türkiye'de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi ise bahsetmiş olduğum bütün bu çalışmaları ve ulaşım türlerini de kapsayacak şekilde bütün vatandaşlarımıza erişilebilir ulaşım hakkının tam anlamıyla teslim edilmesi noktasında çok büyük önem taşıyor. Bugün bireysel işlev kısıtlılığı ile sosyal çevre arasında bağlantı olduğu kabul edilmiş bir gerçek. Bir başka deyişle çoğu engelli bireyin kısıtlılık halleri yaşadıkları çevreye de bağlı. Kamuda veya özelde her kurum sunduğu hizmetlerden insanların eşit şekilde yararlanmasını sağlamaktan sorumlu. Ancak,  Bu sorumluluk göstermelik olmadıkça, sözde kalmadıkça, süreklilik arz ettikçe, belli standartlara uydukça amacına ulaşabilir. Hizmeti sunmak konusunda hiçbir zaman kötü niyet olamayacağını düşünüyorum. Evet, kötü niyet yok ama ihmal olabiliyor. Eksik düşünme olabiliyor. Çoğunluğun hareket kabiliyeti göz önüne alınabiliyor ve çoğunluğun ulaşabildiği bir hizmet 'tamam' kabul edilebiliyor. İşte burada en başta bahsettiğim şeye tekrar dönmek istiyorum. Kaliteli bir hizmet görev bilincini ve özeni barındırmak ve mutlaka her kullanıcıya eşit mesafede olmak zorundadırö dedi.

Görüntü Dökümü
--------
-Bakan Tuhan'ın konuşması
-Bakan Turhan'a süpriz yapılarak gelen ilkokul öğretmenlerinin ellerini öpmesi
-Çalıştaya katılan engelliler ve davetlilerle fotoğraf çekiminden detay
-Trabzon meydanında topluca fotoğraf çekimi
-Bakan Turhan'ın belediye otobüsünde yolculuk esnasında görüntü

Haber: Selçuk - Kamera: Aleyna KESKİN/TRABZON,

====================

Bolu Belediyesi'nde işten çıkarılanların eylemi 100'üncü gününde

Bolu'da, işten çıkarılan belediye işçilerinin oturma eylemi 100'üncü gününde devam etti.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın adaylığı döneminde, başkan olması halinde hiçbir belediye işçisini işten çıkarmayacağı yönündeki noter tasdikli taahhüt imzaladığı 19 Aralık'tan sonra taşeron olarak istihdam edilen 127 işçiden 97'sinin görevlerine, Nisan ayında son verildi. İşten çıkarılanlar arasında bulunan bazı işçilerin başlattığı oturma eylemi 100'üncü gününde sürdü. Hizmet-İş Sendikası'nın da destek verdiği eylemde işçiler, işe geri dönmeyi talep etti. Demokrasi Meydanı'nda süren oturma eyleminde basın açıklaması yapan Hizmet-İş Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Remzi Karataş, işçilerin mağduriyetlerinin 100 gündür devam ettiğini belirterek, "Bolu Belediyesi'nde haksız ve hukuksuz olarak işten çıkarılan işçilerin işe iadelerini sağlamak amacıyla başlayan oturma eylemimiz 100'üncü gününe ulaşmıştır. Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atılan ve işyerleri değiştirilen emekçi kardeşlerimizin mağduriyeti 100 gündür devam etmektedir. CHP'li Başkan Tanju Özcan'ın, noter huzurunda yazılı taahhütname ile verdiği söz, maalesef boş çıkmıştır. Aradan geçen 100 günde görülmüştür ki, işçilerin işten atılmalarının belediyenin bütçesiyle ilgisi yoktur" dedi.
Karataş, işçilerin işe geri dönene kadar eylemlerinin devam edeceğini ifade ederek, "Emekçi kardeşlerimizin, Kurban Bayramı'na da hüzünle girmesini istemiyoruz. Söz namustur. Tutulmayınca huzursuzluğa ve tedirginliğe sebep olur. Sayın Özcan'a bugün eylemimizin 100. gününde tekrar çağrı yapıyoruz. Biz arkadaşlarımızın işini, aşını, ekmeğini geri istiyoruz. Bizim beklentimiz ve arzumuz budur. Aksi durumda bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Buradaki arkadaşlarımız işlerine tekrar dönene kadar, Hak-İş/Hizmet-İş olarak bu mücadelenin peşini bırakmayacağız" diye konuştu.
Bolu Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışırken işten çıkarılan Adil Alagöz ise, "Bugün 100 gün oldu. Çadırımızda eylem yapıyoruz. Şu anda Tanju Bey'den hiçbir sonuç alamadık. Benim evimde benden başka çalışan yok. 2 çocuk okutuyorum, evim kira. Başka bir gelirim yok. İşimi geri istiyorum. Tanju Özcan'dan işe dönmemizi istiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
-İşten çıkarılan işçi ile röportaj
-Eylemden görüntüler
-Basın açıklaması
-Detaylar

Süre: 02.59-Boyut: 200 MB

Haber: Murat KÜÇÜK/BOLU,

===================

Kök hücre nakliyle sağlığına kavuşan lösemi hastası Afra Eylül, taburcu edildi

İzmir'de, Ege Üniversitesi Hastanesi'ndeki kök hücre nakliyle hayata tutunan down sendromlu 3 yaşındaki Afra Eylül Arabacı, tedavisinin tamamlanmasıyla taburcu edildi. Hastaneden çıkan küçük Afra Eylül, çevresindekilere eliyle öpücük gönderdi. Bundan sonra tedavisine evinde devam edilecek olan küçük kızın büyük mutluluk yaşayan annesi Altun Arabacı, Afra Eylül'e hayat veren donöre minnet duyduklarını ve onu tanımak istediklerini söyledi.
İzmir'de yaşayan Altun ve Recep Arabacı çiftinin tek çocuğu olan down sendromlu Afra Eylül Arabacı'ya iki yıl önce lösemi tanısı konuldu. İki yıldır Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde tedavisi süren minik Afra, kemoterapi tedavisi görmesine rağmen hastalığı atlatamadı. Doktorların ilik nakli gerektiğini bildirmesi üzerine, Türkiye başta olmak üzere Avrupa'da da donör taraması başlatıldı. Minik Afra Eylül'ün durumunu öğrenen binlerce kişi de donör olmak için başvurdu. Tam uyumlu üç farklı donörün tespit edilmesinin ardından, Afra için en uygun donör seçildi. Geçen 28 Haziran'da, Ege Üniversitesi Hastanesi'nde akut myeloid lösemi tedavisi gören Afra Eylül Arabacı'ya kök hücre nakli yapıldı. Nakilin üzerinden geçen sürede Afra Eylül'ün sağlığının iyiye gitmesi ve nakilin tutması üzerine, taburcu edilmesine karar verildi.
ÇEVRESİNDEKİ HERKESİ ÖPÜCÜKLE SELAMLADI
Hastaneden annesi Altun Arabacı ve babası Recep Arabacı'nın kucağında çıkan Afra Eylül, yeni yaşamına da 'merhaba' dedi. Çevresindekileri eliyle öpücük gönderip selamlayan, herkesi sevince boğan Afra Eylül için en çok mutlu olanlardan biri de annesi Altun Arabacı oldu. Altun Arabacı kızına hayat veren, 22 yaşında olduğunu bildikleri kadın donöre minnet duyduklarını ve onu tanımak istediklerini söyledi. Aile daha sonra Afra Eylül'ün sağlığında yepyeni bir süreç için hastaneden ayrıldı. Küçük kızın tedavisine bundan sonra evinde devam edileceği belirtildi.

Görüntü Dökümü
-----------
Afra Eylül'ün görüntüsü
Anneyle yapılan röportaj

Haber: Taylan YILDIRIM - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

====================

Manavgat'ta kaçak içki operasyonu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde yapılan operasyonda çok miktarda gümrük kaçağı alkollü içecek ve bunun yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan Ö.İ. tutuklandı.
Manavgat Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri gümrük kaçağı alkol satışı yapan şüphelilere yönelik çalışma yaptı. 30 Temmuz'da Ö.İ.'nin ikametinde, aracında ve depolarına baskın yapan ekipler, 5003 adet orijinal olduğu değerlendirilen TAPDK bandrolü, 167 bin 646 çeşitli markalara ait alkollü içecek etiketi, 3742 adet boş alkollü içki şişesi, 3956 adet bilyeli alkol şişe kapağı, 99 adet kapaksız boş alkol şişesi, 56 adet TAPDK bandrolü bulunmayan alkollü içki, 66 adet 5 litrelik bidonlar içerisinde toplam 330 litre etil alkol olduğu değerlendirilen tam dolu sıvı, 12 adet 30 litrelik bidonlar içerisinde toplam 360 litre etil alkol olduğu değerlendirilen tam dolu sıvı, 4 adet sahte TAPDK bandrollü olduğu değerlendirilen alkollü içki, 35 cl'lik sahte TAPDK bandrollü olduğu değerlendirilen yarım dolu alkollü içki, üzerinde çeşme bulunan 200 litrelik boş tank, üzerinde çeşme bulunan 200 litrelik tank içerisinde 20 litre alkollü içki olduğu değerlendirilen sıvı, 2 adet 5 litrelik bidon içerisinde alkollü içki olduğu değerlendirilen tam dolu sıvı, 1 adet 5 litrelik bidon içerisinde alkollü içki olduğu değerlendirilen yarım dolu sıvı, 1 adet 5 litrelik bidon içerisinde alkollü içki olduğu değerlendirilen yarım dolu sıvı, 3 adet beyaz renkli plastik kutu içerisinde alkollü içki aroması olduğu değerlendirilen yarım dolu sıvı, 3 adet post makinesi, 1 litrelik şişe içerisinde bulunan alkollü içki olduğu değerlendirilen tam dolu sıvı, 2 adet TAPDK bandrolü bulunmayan yarım dolu alkollü içki ele geçirildi.
Malzemelere el konulurken hakkında 'Gümrük kaçağı alkol satışı' suçundan adli işlem yapılan Ö.İ., Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Ö.İ. Manavgat sulh ceza hakimliğinde tutuklandı.

Görüntü Dökümü
--------------
Ele geçirilen sahte içkiler
02.20"
GÖRÜNTÜ DURUMU: Link geçiliyor.

Haber-Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT,

===================

Hadrianapolis antik kentinde cam atölyesi bulundu

Karabük'ün Eskipazar ilçesinde Hadrianapolis antik kentinde ortaya çıkarılan, Hristiyanlık dünyası için büyük önem arz eden figürlerin yer aldığı 1500 yıllık kilisede devam eden çalışmalarda cam atölyesi ve nekropolde yer alan kaya mezarında ise 1800 yıl öncesine ait 3 adet Roma sikkesi, kemik toka, kemik çuvaldız ve unguentarium bulundu. Bulunan eserlerin paha biçilemez olduğu belirtilirken, cam atölyesinin ise bir üretim merkezi olabileceği yönünde ipucu verdi.
Eskipazar Budaklar köyünde M.Ö. 1'inci yüzyılda kurulduğu ve M.S. 8'inci yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen Hadrianaupolis antik kentinde geçen yıl başlatılan 45 günlük kazı çalışmaları sırasında, Anadolu'nun en eski kiliselerinden biri olduğu değerlendirilen, 1500 yıllık bir yapı bulundu. Yapıda ise bir tane boğa figürü, bir tane aslan figürü, iki tane de tavus kuşunun olduğu mozaiklere rastlanıldı. Mozaikler üzerindeki boğa Lucas'ı, aslan ise Marcos'u temsil ederken, kilisenin Hristiyanlık dünyasında çok büyük öneme sahip olan Marcos ve Lucas'a ithafen yapıldığı anlaşıldı. Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Ersin Çelikbaş, 30 kişilik ekiple ara verilen çalışmalara yeniden başladı. 1500 yıllık kilisede devam eden çalışmalarda cam atölyesi ve nekropolde yer alan kaya mezarında ise 1800 yıl öncesine ait 3 adet Roma sikkesi, kemik toka, kemik çuvaldız ve unguentarium bulundu. Bulunan eserler Hadrianapolis antik kenti içerisinde yer alan Arkeoloji labarotuvarında incelemeye alındı.
Çelikbaş, kilisede geçen yıl yaptıkları çalışmalarla ilgili olarak, "Bizden önceki kazı sezonlarında yapılan çalışmalarda ortaya çıkan camlar var. Bu camların büyük bir çoğunluğu mavimsi, yeşilimsi bir renk tonuna sahip. Bu kadar aynı renkte camın ortaya çıkması acaba bir yerel üretimi akıllara getirir mi diye düşünüyorduk. Bu yıl ise kilise C'nin bitişiğine yapışık yapıda bir atölye olduğunu tahmin ettiğimiz bir yapıyla karşılaştık ve bunun içerisinde bir ocak kalıntısı var. Duvarlarda çok büyük is izleri var. Zeminde bütün şeklinde kömürlerle karşılaştık. Numuneler aldık, analize göndereceğiz. Hangi tür odunların yakıt olarak kullanıldığı tespit edilecek. Binlerce parça aynı renkte cam eser parçalarıyla karşılaştık. Bunların içerisinde erimiş camlar vardı. Cam külçeleri vardı. Dolayısıyla biz burada bir atölye olduğunu tahmin ediyoruz. Tabii şu anda ki verilerimiz kısıtlı. Çünkü atölye olarak düşündüğümüz yerin sadece 3'te 1'lik kısmını kazabildik. Gelecek yıl orada çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kilisenin 2 evresi var. Birinci evresi milattan sonra 5'inci yüzyıl. 2'nci evresi 6'ncı yüzyıl. Dolayısıyla bu cam atölyesi kilisenin bir bölümü kullanılarak yapılmış olmasından dolayı, kilise fonksiyonunu kaybettikten sonra buraya yapılmış olması gerekiyor. Dolayısıyla biz bu cam atölyesinin milattan sonra 6'ncı yüzyılın sonlar, 7'nci yüzyılın ortalarına kadar faaliyet gösterdiğini düşünüyoruz. Diğer bir nokta ise yine kiliseye bitişik ve şu anda henüz fonksiyonunu tanımlayamadığımız bir Roma dönemi yapısıyla karşılaşmamız oldu. Daire plana sahip. Bunun ne olduğuyla ilgili tabii farklı yorumlar yapabiliyoruz. Fakat çok daha başındayız. Yuvarlak daire plana benziyor. Bunun bir Roma yapısı olduğunu söyleyebilirim. Kilise yapısı gibi Geç Roma-Erken Bizans yapısı değil. Daha erken dönemlere ait bir yapı. Bu yapıyla ilgili gelecek yılda çalışmalara devam edeceğiz. Bölümlerini açmaya çalışacağız. Bölümlerini açtıkça bu yapının fonksiyonu, işlevi hakkında daha net bilgilere ulaşacağımızı düşünüyorum" dedi.
Bir diğer kazı çalışmalarının ise kiliseye yakın nekropolde sürdürdüklerini belirten Çelikbaş, şöyle konuştu:
"2017 yılında başladık, 2018 yılında bir kazı yaptık ve 2019'da çalışmalara devam ettik. Nekropolde bugüne kadar 33 adet mezar ortaya çıkardık. Bu 33 adet mezarın içerisinde çeşitli mezar tipleri var. Özellikle basit kaya mezarları Hristiyanlık dönemine ait. Kayaya oyulmuş mezarlar. Biz bu nekropolun geç dönem mezarlığı olduğunu tahmin ediyorduk. Fakat bu yıl bir kaya mezarı bize çok önemli buluntular verdi. Mezarın içerisinden 3 adet sikke çıktı.Bir adet kemik toka ve bir adette Unguentarium ortaya çıktı. Bu sikkelerle birlikte ortaya çıkan buluntular, mezarın milattan sonra 2'nci yüzyıla ait olduğunu gösterdi. Bizim milattan sonra 4'üncü, 5'inci yüzyıl diye tahmin ettiğimiz nekropolun yaklaşık 300 yıl daha öncesinden beri kullanıldığını net bir şekilde ispatlamış oldu. Bu bizim çok önemli bir arkeolojik veri. Çünkü bölge tarihi açısından ve Paflagonya açısından tarihi somut verilerle henüz çok bilinmeyen durumda. Dolayısıyla biz burada yaptığımız çalışmalarla aslında bölgenin hem tarihini hem de arkeolojik verilerini ortaya çıkararak güzel bir bilgi birikimini sağlıyoruz. Karanlık olan bu dönemleri aydınlatmaya çalışıyoruz. 2003 yılından itibaren yapılan çalışmalarda ortaya çıkan eserlerden en önemlisini bu yıl ortaya çıkardık. Yani burada bir mezarın içerisinden Roma sikkelerinin ortaya çıkması buranın Hadrianapolis'in gerçekten de önemli bir Roma kenti olduğunu net bir şekilde bizlere sunmuş oldu. Bölge tarihi açısından karanlık olan bu dönemi aydınlatması açısından çok mutluyuz."

Görüntü Dökümü
------------
-Kilise kazı çalışmalarından detay
-Nekropol kazı çalışmaları detay
-Ortaya çıkarılan eserler
Arkeoloji labarotuvarından çalışmalar
-Ersin Çelikbaş açıklaması

Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/ESKİPAZAR(Karabük),

=====================

Caretta sahilinde drift yapan sürücüye 60 bin lira ceza

Antalya'nın Kumluca ilçesinde geçen ay caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının üreme alanında drift yaparak,10 yuvaya zarar verdiği belirlenen sürücü E.Y.'ye, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından 60 bin 563 TL ceza kesildi.
Nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altına alınan caretta caretta kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı Kumluca ilçesindeki Obalar sahiline 20 Temmuz gecesi  07 FGC 18 plakalı arazi aracıyla gelen E.Y. drift attı. Gürültü üzerine çevre sakinleri, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı. Beraberinde İ.T. ve R.N. isimli arkadaşları da olan E.Y.  drift sırasında caretta caretta yuvalarının yerini belirlemek için konulan demir kafesleri kırıp, üzerinden geçti. E.Y. ve arkadaşları, kendilerini uyaran Şehabettin Yaşar'ı (75) ise hakaret edip, dövdü.
E.Y. ve beraberindekiler, mahalle sakinlerinin toplanması, araçlarının kuma saplanması üzerine olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine gelen ekipler, görgü tanıklarının ifadesine başvurup, aracın çekilen fotoğraf ve plakasını aldı.
ALKOLLÜ ÇIKTI
Polis, 10 yuvaya zarar verdiği belirlenen sürücü E.Y. ile İ.T. ve R.N.'yi olay yerine yaklaşık 3 kilometre mesafede yakaladı. Yapılan kontrolde E.A. 1.59 promil, R.N. 1.02 promil alkollü çıktı.
Polis merkezine götürülen E.Y., İ.T. ve R.N. hakkında 'kasten yaralama', '5199 Sayılı Kanun'a muhalefet etmek(Hayvanları Koruma Kanunu)' ile 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçlarından işlem yapıldı. Sürücü E.Y. hakkında ayrıca '47/1-C trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak' ile '48/5 alkollü içki alarak araç kullanmak' maddelerinden işlem yapıldı. Ehliyetine el konulan sürücüye 2 bin 110 TL ceza kesildi.
DOĞA KORUMA'DAN DA CEZA
Olaydan sonra Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme yaparak, rapor hazırladı. Rapor doğrultusunda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü sürücü E.Y. hakkında 'Çevrenin korunması amacıyla doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır' maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 60 bin 163 TL, 4 yuvayı bozduğu gerekçesiyle de 400 TL para cezası uyguladı.

Haber: Hakan ÖZGENÇ/KUMLUCA (Antalya), -



Trabzon, Güncel

Kaynak: DHA

17.11.2019 05:03:06