Dha yurt bülteni-13

HDP önündeki eylemde 18'inci gün (2) AİLELERE ZİYARETÇİ AKINIÇocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığı iddiasıyla 43 ailenin Diyarbakır'da HDP il binası önündeki oturma eylemi devam ederken, ailelere Türkiye'nin birçok yerinden destek ziyaretleri de sürüyor.

20.09.2019 14:34Dha yurt bülteni-13

HDP önündeki eylemde 18'inci gün (2)

AİLELERE ZİYARETÇİ AKINI
Çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığı iddiasıyla 43 ailenin Diyarbakır'da HDP il binası önündeki oturma eylemi devam ederken, ailelere Türkiye'nin birçok yerinden destek ziyaretleri de sürüyor. 15 Temmuz şehit aileleri, gazileri ve Şırnak'tan aşiret liderlerinin de içinde olduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ailelere destek ziyaretinde bulundu.

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADILAR
Ziyaretçiler arasında yer alan din adamları Mustafa Duman ve Selman Okumuş, HDP il binası önündeki ailelerle beraber dua edip Kuran-ı Kerim ve ilahi okudu. Dualar okunurken annelerin gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

'ŞER ODAKLARINI, NİFAK TOHUMLARINI BERTARAF EDELİM'
15 Temmuz şehit aileleri ve gazilerinin de ziyaret ettiği annelere, Şırnak'tan gelen ve içinde aşiret liderleri ve kanaat önderlerinin de olduğu 15 kişilik sivil toplum kuruluşu temsilcisi, destek ziyaretinde bulundu. Şırnak heyeti adına açıklama yapan Tatar aşireti lideri Aslan Tatar, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Tatar, "Annelerimizin acılarını paylaşmaya geldik, onların yanında olduklarımızı beyan ettik. Artık bu saatten sonra kimse ölmesin, huzur gelsin, barış gelsin, kardeşlik gelsin. Benim Kürt kardeşlerime bir mesajım olacak, bundan sonra hep birlikte ülkemize sahip çıkalım, şer odaklarını, nifak tohumlarını bertaraf edelim, bu güzel coğrafyada insanca yaşamayı Allah bizlere nasip etsin. Bundan sonra çocuklarımızın eğitimiyle uğraşalım. Bu kanın gelmesine sebep olanları Allah Kahhar ismiyle kahır etsin. Bu coğrafyada çok çektik, anneler ağlamasın" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
Mustafa Duman'ın ilahi söylemesi
Yapılan dua
Ailelerle görüşmeleri
Aşiret temsilcilerinin gelişi
Aslan Tatar'ın konuşması
Genel ve detay
Haber-Kamera: Emrah KIZIL, Mehmet Mucahit CEYLAN/DİYARBAKIR,

=============================

9 aylıkken yüzü yanan Firdevs'in hayali, vali ya da polis olmak

Antalya'da, henüz 9 aylıkken yüzü yanan, 15 yılda 80 ameliyat geçiren Firdevs Tatar (15), hiç okula gitmeden ve kimseden yardım almadan okuma yazmayı öğrendi. Tatar'ın hayali, vali ya da özel harekat polisi olmak.

Şırnak'ta Firdevs Tatar'ın ailesiyle oturduğu ev, küçük kız henüz 9 aylıkken çıkan yangında kül oldu. 7 çocuklu ailenin beşinci çocuğu olan Firdevs'in yüzü ve vücudunun büyük bölümü yangında yandı. Çukurova Üniversitesi Hastanesi ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde bugüne kadar yaklaşık 80 ameliyat olan Firdevs Tatar, gözlerinin daha iyi görebilmesi ve yüzünün normal görünüme kavuşabilmesi için geçirdiği operasyonların devam edeceğini söyledi.

VALİ, ÖZEL HOCA GÖNDERECEK
Şırnak Valisiyle görüştüğünü, eğitim hayatına başlama isteğini ilettiğini söyleyen Firdevs Tatar, "Ben hiç okula gitmedim. Okumayı ve yazmayı kendi kendime öğrendim. Telefona adımı yazarak başladım, şu anda her şeyi yazabiliyorum. Telefonda mesaj yazıyorum, bilgisayar kullanıyorum. Öğretmen ve eğitim konusunda sayın Şırnak valimizle konuştum. Okula hiç gitmediğimi söyledim. 'Senin ameliyatların olsun, ben sana özel öğretmen göndereceğim' dedi. Biz 7 kardeşiz, onların bir kısmı okuyor. Beni de şu an özlemle bekliyorlar" diye konuştu.

15 YILDA 80 AMELİYAT
Bugüne kadar 80 ameliyat geçirdiğini ve şu anki durumuna şükrettiğini ifade eden Tatar, "Adana'da ve Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde ameliyat oldum. Hayatımın tamamı hastanelerde, ameliyatlarla geçti. Fakat buna da şükrediyorum. Benim gibi olanlar var, daha ağır durumda olanlar var, hepsi nakil bekliyor. İnşallah onlara da bağış yapıp şifa olurlar. Tek dileğim onlara yardım edebilmek ve onların da sağlığına kavuşmaları. Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Buradaki hastalara ve tüm hastalara bağış yapıp cana can katsınlar, umut olsunlar." dedi.

VALİ YA DA ÖZEL HAREKATÇI OLMAK İSTİYOR
En büyük hayalinin sağlığına kavuşup meslek sahibi olmak olduğunu ifade eden Firdevs Tatar, Prof. Dr. Ömer Özkan'ın tedavisi sonucu iyileşince okuyup vali ya da özel harekatçı olmak istediğini, onlar olmadığı takdirde hemşire, doktor olup hastalara yardım etmek istediğini söyledi.
Firdevs Tatar, yanlış bilinen bir konuya açıklık getirmek istediğini de belirterek, yüz nakli değil, deri nakli olacağını söyledi. Tatar, "Vücudumdan alınan derileri yüzüme nakledecekler. Şu anda omzumu şişiriyorlar. Oradan deriyi alıp yüzüme nakledecekler. İnşallah sağlığıma kavuşurum ve evimize gideriz. Doktorum Prof. Dr. Ömer Özkan bu operasyondan sonra bir süre beklememiz gerektiğini, sonuca göre hareket edeceğimizi söyledi. Buna göre başka ameliyatlara karar verilecek" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
Organ nakil merkezi dış plan görüntü
Hastane dış plan görüntü
RÖP: Firdevs Tatar
Firdevs Tatar bilgisayarda eski haberlerini izlerken görüntüsü
Haber-Kamera: Erol AKKIR/ANTALYA,

=============================

Batman'dan Diyarbakır'daki ailelere destek mesajı

Batman'da bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yaptıkları basın açıklamasıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan, çocukları terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan ailelere destek verdi.

Bahçelievler Mahallesi'ndeki Kudret Camisi'nde kılınan Cuma namazı sonrası bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, düzenledikleri basın açıklamasıyla, HDP önünde 18 gündür oturma eylemi yapan çocukları dağa kaçırılan ailelere destek verdiklerini açıkladı. Sivil toplum kuruluşlarınca hazırlanan basın açıklamasını okuyan Kadın ve Demokrasi Derneği Batman İl Temsilcisi Avukat Adile Gürbüz, ailelere her zaman destek olacaklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Annelerin ve ailelerin çocuklarına kavuşmak için cesur yürekleriyle başlattığı bu eyleme kayıtsız kalamayız. 18 yaşından küçük çocukların dahi, türlü hilelerle terör örgütü PKK'ya katılmasına sebep olan yolları görüyoruz. Hak ile batılın mücadelesinde Batman halkımızdan aldığımız güçle Batman'daki sivil toplum kuruluşları olarak barışın, kardeşliğin ve yarınlarımızın inşası için meydanlarda olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz. Ailesinden koparılan her bir çocuk ve genç, evine dönünceye kadar, terörle daha fazla insanımızı yitirmemek için bu sürecin doğrudan takipçisi olacağımızı Batman'dan tüm Türkiye ve dünya kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

Görüntü Dökümü
--------
Batman'da STK tepsilcilerinin cami önünde toplanması
Basın açıklamasının okunması
Basın açıklamasından görüntü
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN,

=============================

Baraj suları çekilince tarihi köprü ortaya çıktı

Gümüşhane'nin Torul ilçesinde, 2008'de inşa edilen Torul Barajı'nın sularına gömülen tarihi Torul Köprüsü, barajdaki su seviyesinin düşmesiyle gün yüzüne çıktı.  Yöre sakinleri, yıllar sonra yeniden görme imkanı buldukları tarihi kemer köprüye bakarak eski anıları yad etti.

Torul ilçesinin Köprübaşı Mahallesi'nde, 2008 yılında kurulan, 500 milyon metreküp su geçişi, 160 milyon metreküp depolama hacmiyle yıllık ortalama 300 bin megavat elektrik üretimi gerçekleştirilen Torul Barajı'nın suları altında kalan tarihi Torul Köprüsü, su seviyesinin azalması sonucu yeniden ortaya çıktı. Barajın faaliyete girmesiyle 17'nci yüzyılın son çeyreğinde yapıldığı tahmin edilen Torul Köprüsü'nün yanı sıra bir ev de, su seviyesinin düşmesi ve mevcut suyun elektrik üretimi için tutulmasının ardından gün yüzüne çıktı. Eski Gümüşhane-Trabzon kara yolu üzerinde, 14 metre yüksekliğe sahip tarihi taş kemer köprü, yöre sakinlerinin yanı sıra yoldan geçen vatandaşların ilgi odağı oluyor. Yöre sakinleri, yıllar sonra yeniden görme imkanı buldukları tarihi kemer köprüye bakarak eski anıları yad ederken, bazıları da tarihi köprüyle anı fotoğrafı çektiriyor.

'ZİYARETE BİLE GELİYORUZ'
Tarihi köprünün eskiden çok işlek olarak kullanıldığını belirten Yusuf Zorlu, suların çekilmesiyle köprüyü ziyarete geldiklerini söyledi. Zorlu, "Bu köprü suyun altında kaldıktan sonra başka yollar yaptılar. Baraj dolduğu zaman köprü kapanıyor. Köprü suların çekilmesiyle meydana çıkınca ziyarete bile geliyoruzö dedi.

'ANILARI YAD ETTİK'
Yöre sakini Yusuf Yılmaz ise, köprünün gün yüzüne çıkmasıyla eski anılarını yad ettiğini belirterek, "İstanbul'dan iş nedeniyle geldim. Bu eski hatırayı görmek bizi çok sevindirdi. İlerleyen zamanda baraj suları yine yükselecek, köprü yeniden kapanacak. Bu bize ayrıcı bir üzüntü verecek. Memleketimize geldiğimizde bu köprüyü gördüğümüz zaman eskiyi hatırlıyoruz, anıları yad ediyoruz. Onu görmediğimiz zaman da üzülüyoruzö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Tarihi köprüden görüntüler

-Çekilen barar sularının ardından dere yatağından detaylar

-Genel deteylar

-Röportajlar

HABER KAMERA: SELÇUK BAŞAR/DHA-TRABZON

=============================

Çorumlu leblebi ustalarından Serinhisar'a tepki

Çorumlu leblebi üreticileri, Denizli Serinhisar İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Cemal Kobaş'ın, "Çorum'a bile leblebi gönderiyoruz. Biz işin imalat kısmındayız Çorum ise işin vitrin kısmında" sözlerine tepki gösterdi. Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür, Çorum leblebisinin tescilli ürünleri olduğunu belirterek, "Çorum leblebisi bizimdir, bizim kalacak" dedi.

'Leblebi Denizli'nin mi, Çorum'un mu?' tartışmalarıyla ilgili Denizli Serinhisar Leblebi İmalatçıları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Cemal Kobaş'ın geçen gün yaptığı "39 çeşit leblebi üretiyoruz. 40'a yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorum'a bile biz gönderiyoruz. Biz işin imalat kısmındayız Çorum ise işin vitrin kısmında. Serinhisar leblebisi, yöresel bir üründür ve coğrafi işaretlidir. Katkı maddesi yoktur" açıklaması Çorumlu leblebi ustaları ve satıcılarının tepkisini topladı.

Konuyla ilgili konuşan Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür, Denizli ve Çorum arasındaki leblebi tartışmalarıyla ilgili açıklama yaparak, "Çorum leblebisi bizimdir bizim kalacaktır. 'Leblebinin başkenti Denizli'nin Serinhisar ilçesidir' denilmekte. Aslına bakansanız durum hiç de öyle değildir. Çorum leblebisi bizimdir. Çorum Ticaret Borsası yıllar önce bunu zaten tescilletmiştir. Ayrıca leblebinin ilk yapım yeri de Çorum'dur. Leblebi bizim yöresel ürünümüzdür" dedi.

'ÇORUM'UN ÜNVANINI ELDE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR'
Çorumlu leblebi üreticiliği ve satışını yapan Yaşar Bodur, leblebi üretmenin imkansızı başarmak olmadığını belirterek, "50 yıldır aynı dükkanda nohudu leblebiye dönüştürerek müşterilerime sunuyorum. Denizlililer ya da Serinhisarlılar, bu unvanı elde etmek için bu kadar çaba göstermelerine bir anlam veremiyoruz. Leblebi imal etmek; bir imkansızı başarmak demek değildir. Halkın beğeneceği leblebiyi imalat etmek önemli olan. İyi bir ürünü imal etmek içinde zamana ve süreye ihtiyaç vardır. 'Çorum'a leblebiyi biz veriyoruz' derken geneline leblebi veriyorum diye de iddia edilemez" diye konuştu.

'LEBLEBİ TABİİ Kİ BİZİM'
Çorum'da leblebi üreticisi Volkan Koçak da, "Leblebi tabii ki bizim. Biz Çorum olarak Türkiye'nin pek çok ilinden nohut satın alıp çeşit çeşit leblebi yapıyoruz. Biz nohudu ham alıp leblebiyi işleyip çeşit olarak halka sunuyoruz. Biz bu konuyu daha önce Denizlilere açık açık söyledik. Eğer ustalıklarına güveniyorlarsa bir ortamda buluşalım hünerlerimizi sergileyelim. Sizde çıkarın leblebinizi bizde çıkaralım. Leblebiyi bizde işleyelim onlarda işlesinler ve insanların damak zevkine sunalım. Kim birinci olacak onu halk belirlesin" dedi.

'LEBLEBİNİN DİYARI ÇORUMDUR'
Leblebinin belgesinin de kendilerinde olduğunu söyleyen Sefa Yıldırım ise, "İyi bilinmeli ki, leblebi denildiğinde ilk akla gelen il Çorumdur. Leblebi dün bizimdi bugün de bizimdir. Öyle kuytu yerlerde yaparak leblebiye sahip çıkmak doğru değildir. Leblebinin diyarı Çorum'dur. Konuşup dursunlar leblebinin belgesi zaten bizde" şeklinde konuştu.

ÇORUM LEBLEBİSİ
Çorum'un sarı leblebisi kuru nohuttan yapılır. Nohutun leblebiye dönüşmesi bir buçuk ayı bulur. Tarihi dükkanlarda, tek kavrumluk leblebiler çuvallardan tenekelere, oradan leğenlere doldurulur. Odun ateşi ile yeterli sıcaklığa ulaşan fırına aktarılan leblebiler son kavurmadan sonra tekrar çuvallara doldurularak dumanı üstünde satışa sunulur. Çorum leblebisi, kuşaktan kuşağa aktarılarak bugüne ulaşan kavurma işlemiyle ünlüdür. Nohuta ayrı bir lezzet ve altın sarısı rengini kazandıran geleneksel leblebi üretimi bir yandan devam ederken, bir yandan modern yöntemler de uygulanmaya başlamıştır. Leblebi yapmak için öncelikle ateş tuğlası, kerpiç, tava ve karıştırıcıdan oluşan kavurma ocağı gerekir. Kullanılacak odunların iz yapmayan cinsten olması ise önemlidir. Eleme işleminden geçirilen nohutlar önce boylarına göre ayrılır. Birinci kavurma işleminden sonra sıcak olarak çuvallara doldurulup 2 gün dinlendirilir. İkinci kavurmadan sonra da 2 gün dinlendirilen nohutlar, kuru bir yere serilerek 15- 20 gün bekletilir. Nohutlar, 3'üncü kavurmadan önce nemlendirilip bir kez daha bir gün süreyle çuvallarda bırakılıp, kabukları ayrılır. Leblebinin acılı, tuzlu, karanfilli ve diğer çeşitlere dönüşmesi bu son kavurma işleminden sonra gerçekleşir. Yörede bilinen 40'a yakın leblebi çeşidi bulunmaktadır.

Görüntü Dökümü
Leblebi ustaları röp.
-Muhabir anonsu
-Leblebi yapımı
-Detaylar
Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR/ÇORUM,

==============================

Şırnak'ta 'Teröre karşı tek ses, tek yürek' eylemi

Şırnak'ta bir araya gelen yüzlerce kişi düzenledikleri 'Teröre karşı tek ses, tek yürek' eylemiyle Diyarbakır'da HDP önünde oturma eylemi yapan ailelere destek, terör saldırılarına ise tepki mesajı verdi.

Şırnak'ta Şehr-i Nuh Şehit Platformu adı altında bir araya gelen 24 sivil toplum kuruluşu, 'Teröre karşı tek ses, tek yürek' eylemi düzenledi. Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde PKK'lı teröristlerin tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesiyle 7 sivilin şehit olduğu saldırıya tepki gösteren katılımcılar, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi yapan ailelere desteklerini bildirdi.

Şehr-i Nuh Şehir Platformu adına basın açıklamasını okuyan Memur Sen İl Başkanı Abdullah Çatı, "Diyarbakır'ın Kulp ilçesi kırsalında orman işçisi olan vatandaşların bulunduğu araca PKK'lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırıda 7 kişi şehit oldu, 10 kişi de ağır yaralandı. PKK terör örgütünün emekçi ve sivil katliamlarını lanetliyoruz. Diyarbakır'da analarımızın, yürekleri dağlayan feryatlarını dindirmek, yeni bir tarih yazmak ve safları sıklaştırmak için omuz omuzayız. Yaşama hakkımızı haykırmak insanlık onurunu korumak için buradayız. Diyarbakır'da evlat nöbeti tutan annelerimiz sizlerin gözyaşları bizim gözyaşlarımızdır. Bu eylem, zulme başkaldırıdır. Yıllardır sessiz bir çığlık vardı, o çığlık artık patlama noktasına geldi. Anneler artık seslerini duyurmak istiyor. Biz de onların yanındayız, o acıyı hissediyoruz ve mücadelelerine ortak olduğumuzu buradan haykırıyoruzö dedi.

Görüntü Dökümü
------------
Basın açıklamasına katılanlar
Memur Sen İl Başkanı Abdullah Çatı'nın konuşması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK,

==============================

İş kadınının üzerine siyah sıvı döktüğü iddia edilen kafe sahibi itiraz üzerine tutuklandı

Adana'da, iş kadını Ebru Berköz Karaca'yı (47) darbedip üzerine kimyasal madde döktüğü iddiasıyla ev hapsi cezasına çarptırılan Levent Göl (38), savcının itirazı üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi. Göl, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek asıl mağdurun kendisi olduğunu söyleyip, "Ben kesinlikle arabayla önünü kesmedim. Kafenin çitlerini boyamak için boya aldık. Boyanın kapağı açıktı. Karaca ile tartışırken arbede çıktı. Boya bu sırada hem benim hem onun üzerine döküldü. Kesinlikle darbetmedim, aksine o benim kollarımı tırnakladı" dedi.

Olay, 17 Eylül Salı günü saat 21.00 sıralarında, Adnan Menderes Bulvarı'nda meydana geldi. Göl Kenarı Yolu'nda kafe işleten Ebru Berköz Karaca'nın, iddiaya göre, daha önce mekanın işletmesi konusunda mahkemelik olduğu Levent Göl ve O.G. tarafından otomobille önü kesildi. 2 kişi tarafından tehdit edilen ardından dövülen Karaca'nın üzerine siyah sıvı döküldü. Hastaneye kaldırılan Karaca, tedavisi tamamlandıktan sonra taburcu edildi.

Olayın ardından Ebru Berköz Karaca, polise gidip  Levent Göl ve O.G.'den şikayetçi oldu. Daha sonra basın açıklaması yapan Ebru Berköz Karaca, hazine arazisi üstünde olan ancak yapı kayıt belgesi olan mekanını 5 yıldır işlettiğini ve buranın aynı zamanda dernek ve inşaat firması bürosu olarak kullandığını, komşusu Levent Göl ve O.G.'nin mekanına el koymak istediğini, iki kişiyi yaklaşık 2.5 ay önce Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet ettiğini ve bu nedenle olayın yaşandığını öne sürdü. Gözaltına alınan Levent Göl çıkarıldığı mahkemece ev hapsi cezasına çarptırılırken, O.G. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

'ASIL MAĞDUR BENİM, KAFEMİ ALIP PARAMI VERMEDİ'
Levent Göl ve O.G.'nin, ifadelerinde haklarındaki tüm suçlamaları reddederek esas mağdurun kendileri olduğunu söylediği öğrenildi. Konuyla ilgili konuşan Levent Göl, Ebru Berköz Karaca'nın işlettiği kafenin yan tarafındaki kafeyi işlettiğini söyleyerek, geçen yıl kafesini 500 bin TL'ye satışa çıkarttığını ve Karaca'nın, "Bu satış komşuya yakışır" diyerek dükkanına talip olduğunu anlattı. 10 yıldır tanıdığı Karaca'ya güvendiğini ve bu nedenle kafesini devrettiğini aktaran Göl, aylarca oyalanarak parasının tahsil edilmediğini kaydetti. Karaca'nın kafede tadilat başlattığını ve kullanılamaz hale getirdiğini belirten Göl, "Daha sonra kendisine 'Ya bana paramı ver ya da kafemi eski haline getir' dedim. Kendisi de bana 'O zaman ben sana kendi yerimi vereyim, sen burayı işlet ve kendi kafeni yaptır' dedi. Daha sonra notere giderek kafeyi bana devretti. Ondan sonra işletme belgesi ve vergi levhamı çıkartarak kafeyi işletmeye başladım. Tam çalışmaya başlamışken CİMER'e 19 defa asılsız suçlamalarla şikayette bulundu" diye konuştu.

'BOYAYI ÇİTLER İÇİN ALMIŞTIK, BENİM DE ÜZERİME DÖKÜLDÜ'
Olay günü yaşananları da anlatan Levent Göl, "Hakkımdaki asılsız şikayetleri nedeniyle kendisiyle defalarca görüşmeye çalıştım ama kabul etmedi. Olay gününde de Adnan Menderes Bulvarı'nda karşılaştık. Kendisi park halinde otomobilde bir arkadaşıyla oturuyordu. Ben kesinlikle arabayla önünü kesmedim. Kafenin çitlerini boyamak için boya aldıktan sonra O.G. ile yolda giderken Karaca'yı görünce konuşmak istedim. Boyanın kapağı açıktı, otomobile dökülmesin diye boyayla birlikte aşağıya indim. Bu sırada Karaca ile tartışırken arbede çıktı, üzerime atladı. Boya bu sırada hem benim hem onun üzerine döküldü. Kesinlikle darbetmedim, aksine o benim kollarımı tırnakladı. İddia edildiği gibi sopayla darbetmedim. Olay sırasında Karaca'nın yanında bulunan kişi de tanık olarak verdiği ifadesinde tüm bunları doğruluyor zaten. Esas mağdur benim" dedi.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, ev hapsi cezasına çarptırılan Levent Göl, savcının itirazı üzerine dün akşam tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
Levent Göl ile röp
Evraklar
Detay görüntüler

Haber: Nuri PİR-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

==============================

AK Parti'li Dağ, aşure dağıttı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, İzmir'in Konak ilçesine bağlı Zeytinlik Mahallesi'ndeki Hacı Bayram Camii'nde aşure dağıttı. Dağ, Türkiye'de birlik ve beraberliği bozmak için terör faaliyetinde bulunanlara fırsat vermeyeceklerini söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, muharrem ayı dolayısıyla AK Parti Konak İlçe Teşkilatı ve İzmir Kuşulular Derneği tarafından düzenlenen aşure etkinliğine katıldı. Kazanlarda pişirilen aşurenin üzerine nar taneleriyle ay- yıldız yapıldı. Zeytinlik Mahallesi'ndeki Hacı Bayram Camii önündeki etkinlikte Dağ, kazanın başına geçti ve ardından aşure dağıttı. Aşure dağıtırken dua da eden Dağ, daha sonra muharrem ayının önemine değindi. Bu tür etkinliklerin her yıl yapıldığını belirten AK Parti'li Dağ, şunları söyledi:

"Siyasi partiler, milletimizin temsilcileri olarak milletimizin yaptığı bu etkinliklere katılmaya gayret ediyoruz, katılıyoruz. Aşure aslında bize çok güzel şeyler anlatıyor. İçerisinde her çeşit meyve ve sebzenin yer aldığı yemek bir araya geldiğinde çok güzel bir birliktelik sağlıyor. Ülkemiz de birçok mezhepsel ve etnik olarak değişik kimliklere sahip insanlardan oluşuyor. Siyasi görüş olarak da değişik kesimlerden oluşuyor. Biz ülkemizin bu şekilde bir arada olduğunda çok daha güçlü olacağını düşünüyoruz. Bu birlikteliği, beraberliği bozmak için terör faaliyeti içerisinde bulunanların cuma vaktinde bu beladan kurtulması için dua ettik. Aşure gibi ülkemizde yaşayanların beraber, güzel işler yapması için hep beraber dua ettik. İnşallah birlik ve beraberliğimizin daimine vesile olsun."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Aşure kazanı hazırlanırken
-Vatandaşlara aşure dağıtımı yapılırken
-AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ'ın açıklaması
-Genel ve detay görüntü
Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Melis KARAKUZULU/ İZMİR,
==============================

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: 149 ülkeye kurban eti gönderdik

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Mersin'de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş insanlarıyla yaptığı toplantıda, Türkiye Diyanet Vakfı olarak Vekaletle Kurban Kesim Programı kapsamında, 149 ülkeye kurban eti gönderdiklerini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Mersin'de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Programa Vali Ali İhsan Su, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Akif Pusmaz, İl Müftüsü Şaban Kondi ve STK temsilcisi ile iş insanları katıldı. Suphi Öner Öğretmenevi'ndeki toplantıda konuşan Erbaş, Türkiye'de birçok sivil toplum kuruluşunun hizmet verdiğini belirterek, "Hepiniz esasında hayır işlerinin bir ucundan tutmuşsunuz. Küçücük niyetlerle ne kadar büyük sonuçların alındığını vakıf faaliyetlerini dinlediğimiz zaman görüyoruz" dedi.

Başkan Erbaş, vakıf geleneğinin temelini Hz. Muhammed'in, Medine'de Fedek arazisini bağışlayarak, attığını ve bugüne kadar geleneğin sürdürüldüğünü kaydetti. Türkiye Diyanet Vakfı olarak yurt içinde ve dışında 20 binin üzerinde öğrenciye ulaştıklarını belirten Erbaş, "Bu yıl 149 ülkeye kurban eti gönderdik. Bu; sadece bir parça eti o insanların sofrasına ulaştırmak değil Türkiye sevgisini ulaştırmak, Türk bayrağını 149 ülkede tanıtmak demektir. Hem hayri yardımlarda hem de eğitim yardımlarında elhamdülillah, vakıflarımızın çok büyük katkısı oluyor. Büyük devlet, millet olmak böyle oluyor" diye konuştu.

Toplantının önemli yanının da katılımcıların tecrübelerini paylaşması olduğunu belirten Erbaş, "İllerimizde ne kadar ileri derecede hayır işleri yapılırsa hem toplum hem ülke olarak kazanırız. Biliyorum ki sizlerin de bu konuda çalışmalarınız, tecrübeleriniz var. Hayır işleri ve orada oluşan tecrübeler paylaşıldıkça artar" dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın konuşmasının ardından katılımcılar, söz alarak yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgiler paylaştı. Programda ayrıca Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü Mehmet Savaş Polat, Türkiye Diyanet Vakfı'nın yurt içinde ve dışında yürüttüğü hizmetler ile projeler hakkında bilgi verdi.

Görüntü Dökümü
------------------------
Kur'an okunması
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ın açıklaması
Genel ve detaylar

Haber: Mustafa ERCAN-Kamera: MERSİN,



Diyarbakır, Türkiye, Çorum, Güncel

Kaynak: DHA

23.10.2019 06:05:48