Dha Yurt Bülteni-16

Giresun'da Eren Bülbül'ü şehit eden PKK'lı terörist yakalandı GİRESUN'un Dereli İlçesi Kulakkaya Yaylası'nda 'Aram' kod adlı PKK'lı terörist Mustafa Tolucan güvenlik güçlerinin operasyonuyla yakalandı.

24.10.2017 20:12 | Son Güncelleme: 24.10.2017 20:12Dha Yurt Bülteni-16
'da Eren Bülbül'ü şehit eden PKK'lı terörist yakalandı



GİRESUN'un İlçesi Kulakkaya Yaylası'nda 'Aram' kod adlı PKK'lı terörist Mustafa Tolucan güvenlik güçlerinin operasyonuyla yakalandı. PKK'lı teröristin, Trabzon'un Maçka İlçesi'nde 15 yaşındaki Eren Bülbül ile jandarma Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik'i şehit eden terörist grup içinde yer aldığı belirlendi.

Dereli İlçesi'nde, dün saat 15.25 sıralarında bir ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Kulakkaya Yaylası'nda terör örgütü PKK'ya yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 'Aram' kod adlı PKK'lı terörist Mustafa Tolucan yakalandı. Yapılan araştırmada, PKK'lı terörist Mustafa Tolucan'ın, geçen 11 Ağustos'ta Trabzon'un Maçka İlçesi'nde teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösteren Eren Bülbül ile beraberindeki Jandarma Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik'in şehit olduğu saldırıya karıştığı belirlendi. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Yakalanan şahsın PKK terör örgütü Karadeniz yapılanmasına mensup 'Aram' kod adlı Mustafa Tolucan adlı bölücü terör örgütü mensubu olduğu, başsavcılığımızca ilgili terör örgütü mensubu hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, hakkında açılan adli soruşturma devam etmektedirö denildi. nBölgede, 4-5 kişilik bir grup oldukları tahmin edilen, teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla operasyonlar sürüyor.

Görüntü Dökümü (ARŞİV)

---------------------------

-Saldırının yaşandığı ev

-Eren'in fotoğrafı

Haber: Hakan KABAHASANOĞLU/DERELİ (Giresun),

==========================================

'da mühimmat deposu patlaması davası yeniden başladı

Afyonkarahisar'da 5 yıl önce 25 askerin şehit olduğu mühimmat deposu patlamasına ilişkin dava, askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından Afyonkarahisar'da yeniden görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan 3 sanık katılmazken, şehit aileleri ve avukatları sanıkların tutuklu yargılanmasını, olay yerinin yeniden incelenmesini ve keşif yapılmasını istedi. Mahkeme heyeti sanıkların tutuklanma talebi başta olmak üzere diğer talepleri reddetti.

Afyonkarahisar'da 5 Eylül 2012 tarihinde 25 askerin şehit olduğu mühimmat deposu patlamasının, askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından ilk duruşması, Afyonkarahisar 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan olay tarihinde Afyonkarahisar 500'üncü İstikam Ana Depo Komutanlığı 4'üncü Mühimmat Bölge Komutanı Kıdemli Albay Veysel Özbay, Bölük Komutanı Binbaşı Ali Duran ve Üsteğmen Tarık Aydın katılmazken, şehit aileleri, yakınları ve avukatları hazır bulundu. CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal ve Baro Başkanı Turgay Şahin'in de gözlemci olarak katıldığı duruşma, kimlik tespitiyle başladı. Mahkeme başkanı kimlik tespitinin ardından şehit ailelerine tek tek şikayetçi olup olmadıklarını sordu.

SANIKLARIN TUTUKLANMASINI İSTEDİLER

Şehit yakınları Vildan Tokgöz, Zekine Taştan, Ali Taştan, Arif Uluer, Faruk Çokgöz, Halise Öztürk, Necdet Öztürk, Hasan Kaya, Emine Kaya, Esra Kapan, Sami Serkan Eriç, Nuri Selahattin Eriç, Güllü Eriç, Satı Ergenç, Bekir Ergenç, Seçil Karakoç, Fidan Düger, Zekai Fırat Düger, Döndü Düger, Ali Fatih Düger, Nermin Düger, Haydar Düger, İhsan Aydın, Meryem Aydın, Hüseyin Aydın, Hasan Akkuş, Aysel Özer, Yunus Özer, Eyüp Özel, Yiğit Naim Şahin, daha önceki ifadelerine katıldıklarını, sanıklardan şikayetçi olarak tutuklanmalarını ve mahkemeye katılmalarını istedi.

SORULARIMIZA CEVAP BEKLİYORUZ

2012 yılından bu yana acılarının devam ettiğini söyleyen Şehit Tolga Taştan'ın babası Ali Taştan, sivil mahkemeye güvendiklerini söyledi. Taştan, "Olayın üzerinden 5 yıl geçti. Acımız halen taze. 5 yıldır sorularımıza askeri mahkemede cevap bulamadık. İnşallah burada cevap buluruz. Ben buraya sabah 04.00'te geldim. Fakat sanıklar yok. Tutuksuz yargılandıkları için katılmıyorlar. Ben sanıkların tutuklanmasını ve burada bizler gibi mahkemeye getirilmesini istiyorum" dedi.

FETÖ İLE İLGİSİ OLMADIĞI GÖRÜLDÜ

Patlamanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ilişkisinin olup olmadığı konusunda şehit aileleri ve yakınlarının sorusuna cevap veren mahkeme başkanı, "FETÖ terör örgütüyle ilişkisi olup olmadığı konusunda gerekli istihbarat raporları geldi. Gelen raporda FETÖ ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı görüldü. İstihbarat raporları bu yönde" şeklinde açıklama yaptı.

"KEDİ KAYBETMEDİK, EVLAT KAYBETTİK"

Mahkeme öncesi dışarıda 1.5 saattir beklediklerini söyleyen Şehit Onbaşı Onur Fikret Düger'in babası Zekai Fırat Düger, mahkeme heyetine tepki göstererek, duruşmanın zamanında başlaması talebinde bulundu. Düger, "Hala evlatlarımızın acısını yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. 1.5 saattir dışarıda mahkemeye girmek için bekliyoruz. Bizim gibi sanıkların da gelip mahkemede bulunmasını istiyoruz. Ayrıca sanıkların halen maaş almalarını da kabul etmiyoruz. Biz kedi kaybetmedik, evlat kaybettik. Lütfen bu konuda daha duyarlı olmanızı istiyoruz. Ayrıca askeri mahkemenin almış olduğu kararları da kabul etmiyoruz" diye konuştu.

"3 GÜNLÜK ASKERİN MÜHİMMAT DEPOSUNDA NE İŞİ VAR"

Oğlu Şehit Onbaşı Mehmet Emre Özer'in olaydan 3 gün önce mühimmat deposunda göreve başladığını anlatan Aysel Özer, "3 günlük askerin ne işi var depoda" diye sordu. Askerlik yaptığı depoyu bile tam anlamıyla bilmeyen evladının acısıyla yanıp kavrulduğunu belirten Aysel Özer, "Evladımı patlamadan üç gün önce askerlik vazifesini yapmak için gönderdim. Benim evladım 3 günlük askerken ne işi var mühimmat deposunda" diyerek gözyaşı döktü.

SANIKLAR 2 İLE 4 AY TUTUKLU KALDILAR

Duruşmada tek tek söz alan şehit ailelerinin avukatları, dosyada gerekli bütün delillerin toplandığını, karar verilmesi gerektiğini söyledi. Tutuksuz yargılanan sanıkların sadece 2 ile 4 ay tutuklu kaldıklarını belirten avukatlar, şehit ailelerinin tepkilerinin de bu yönde olduğu ve sanıkların tutuklanması gerektiğini dile getirdi. Patlamanın FETÖ/PDY ile ilgili olmadığı yönündeki raporları incelemek istediklerini aktaran avukatlar, bununla ilgili itirazda bulunacaklarını, sanıkların delilleri karartma şüphesi için tutuklanmalarını talep etti. KHK ile kapatılan Eskişehir askeri mahkeme heyetinin patlamanın meydana geldiği yeri turistik gezi yapar gibi incelediğini iddia eden avukatlar, olay yerinin yeniden incelenmesini ve keşif yapılmasını istedi.

"DELİLLERİ KARATMA SÖZ KONUSU DEĞİL"

Mahkeme başkanı şehit yakınlarının avukatlarının ardından sanık Veysel Özbay'ın avukatına söz verdi. Sanık avukatı dosyayla ilgili bilirkişi raporunun düzenlendiğini, çeşitli tarihlerde keşif yapıldığını söyledi. 5 yıl sonra keşif yapılmasının doğru olmayacağını aktaran sanık avukatı, taleplerle ilgili takdiri mahkeme heyetine bıraktığını, müvekkilinin delilleri karartma şüphesinin bulunmadığını belirtti. Sanık avukatı, müvekkilinin tutuklanması için herhangi bir delil bulunmadığını, tutuklama talebinin reddedilmesini istedi.

Mahkeme heyeti sanıkların tutuklanma talebi başta olmak üzere diğer taleplerini reddederek duruşmayı erteledi.

"KEŞKE İSTEKLERİMİZ KABUL EDİLSEYDİ"

Afyonkarahisar 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın ardından şehit ailesi avukatlarından Mustafa Sait Aksu, ilk duruşmada elde edilen sonuçların kendileri için hayal kırıklığı olduğunu söyledi. Aksu, "Ailelerimiz erken saatten beri adliyede hazır beklediler. 1.5 saat gecikmeyle duruşmamız başladı. Devam etmekte olan bir yargı süreci olduğu için çok derinlemesine yorum yapmamız da kanunen yasak. Ancak sadece şunu belirteyim, dava askeri mahkemeden sivil mahkemeye devredildikten sonra bizim sivil mahkememizden beklentilerimiz çok büyüktü. Özellikle gerçeğin aydınlatılması, orada malumunuz 25 şehidimiz var ve bu şehitlerimizin şahadetlerinin gerçek sebeplerinin ortaya çıkarılması, askeri mahkemede gördüğümüz, yaşadığımız ve hepimizi vicdanen rahatsız eden bir takım şeylerin sonlanması için ama şu an için elde ettiğimiz sonuçlar bizler açısından hayal kırıklığı oldu. Çünkü tüm taleplerimiz reddedildi ve askeri mahkemenin kaldığı noktadan devam etmeyi takdir etti sayın mahkeme, elbette mahkemenin taktiridir. Kanunen de itiraz yolları olacaktır, biz de bu yollara gideceğiz. Ancak gönül isterdi ki o askeri mahkemeleri kaldırıp sivil mahkemelere bu işi devreden milli irade burada da keşke tecelli edebilmiş olsaydı. Keşke isteklerimiz kabul edilseydi" dedi.

"ADALET TECELLİ ETSİN İSTİYORUZ"

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, 5 yıldır şehit ailelerinin her mahkemede, her duruşmada evlatlarının acısını yaşadıklarını belirterek, kimsenin bunu yaşatmaya hakkının olmadığını kaydetti. Şehit ailelerine son günlerde farklı davranıldığını ileri süren Köksal, "Bunu bugün mahkeme salonunda da yaşadık. Lütfen herkes davranışlarına dikkat etsin. Bugün bu topraklar üzerinde rahatça yaşıyorsak, Cumhurbaşkanı da olsanız, Başbakan da olsanız, milletvekili de olsanız, hakim, savcı da olsanız bunu şehit ve gazilere borçlusunuz. Bunu hiç kimse unutmasın. Herkesin bulunduğu mevki ve makamlar gelip geçicidir. Ama bu ülkede bu makamlara gelebiliyorsa bir insan, bu ülkede birlik ve beraberlik içinde rahatça yaşayabiliyorsa, bunu şehitlere borçlu. Onun için şehitlerimizin bize emaneti olan ailelerine, yakınlarına karşı daha nezaketli, daha hoşgörülü, daha insanca davranılması gerekiyor. Biraz önce bir şehit yakınına mahkeme salonunda azarlar gibi bir konuşma yapılmıştır. Bunu da bundan sonra görmek, duymak ve yaşamak istemiyorum. Herkes şehit ailelerine hak ettiği gibi davransın. Bundan sonra da adalet tecelli etsin istiyoruz. Biz hak hukuk mücadelesini Türkiye'de herkes için istiyoruz" diye konuştu.

"YAZIKLAR OLSUN"

Şehit babası Zekai Fırat Düger, salondan azarlanarak çıkarıldıklarını iddia ederek, "Şehit anne ve babasına 'çıkartın bunları' diye bağırmalarına hiçbir hakları yok. Çünkü biz evlatlarımızı verdik burada, parça parça oldu yavrularımız. 20 kilometre öteden topladılar yavrularımızın parçalarını. Bunu mu hak ediyoruz biz? Yazıklar olsun" dedi.

"BU SAVCI HAKKINDA ŞİKAYETÇİYİM"

Kendilerinin salondan bir savcının "defolun çıkın" söylemiyle çıkarıldıklarını iddia eden şehit babası Ali Taştan da duruma tepki gösterdi. Taştan, şöyle dedi:

"Biz hiçbir mahkemeden terslenerek çıkmadık. Bizler bedel ödedik, bedel öderken savcılarımız, hakimlerimiz, milletvekilimizin söylediği gibi Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, muhalefet partilerimiz yerlerinde bir görev yapabiliyorlarsa bizim çocuklarımız ve bundan sonra gelecek şehit ve gazilerimizin sayesinde yerlerine gelmişlerdir. Ama bir savcımızın beni bugün ilk defa 6 senedir hiçbir savcının, hakimimizin, polisimizin, askerimizin bugüne kadar bize rest çekmediğini bugün savcımızın şehit ailelerine 'defolun çıkın' gibi bir kelimesi beni üzmüştür. Ben bu savcım hakkında şikayetçiyim. Şehit anne ve babalarına hiçbir suçları olmadan bağırması beni acıtmıştır. Ama 5 yıl geçti biz askeri mahkemede bunların, bu zorlukların hiç birini görmedik. Tamam ufak tefek hatalarımız olmuştur ama sivil mahkemede bu işin çözüleceğini görmüştüm ama maalesef hepimizin başı sağ olsun."

Görüntü Dökümü

---------------------------------------

Afyonkarahisar Adliyesi dış görüntü

Adliye önünde bekleyenler

RÖP 1: Mustafa Sait Aksu (Şehit Aileleri Avukatı)

RÖP 2: Burcu Köksal (CHP Afyonkarahisar Milletvekili)

RÖP 3: Zekai Düger (Şehit Babası)

-Şehit ailelerinin tepkileri

-RÖP: Ali Taştan (Şehit Babası)

-Şehit ailelerinin tepkileri

-Şehit Ailelerinin patlamanın olduğu kışlaya girişleri

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

292 MB/// 09.11"

HABER-KAMERA: Sait KARADUMAN/AFYONKARAHİSAR,

============================================

Şehit Eren Bülbül'ün 'kara lastik' ayakkabısı müzede

TRABZON'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerle girilen çatışmada şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün 'kara lastik' ayakkabıları, Bolu'nun Gerede İlçesi'ndeki Yaşayan Ayakkabı Müzesi'nde sergilenmeye başladı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Gerede Meslek Yüksekokulu bünyesinde 2012 yılında kurulan müzede, başta sanat ve camiası olmak üzere birçok alanda ün yapmış kişilerin ayakkabıları sergileniyor. Merhum gazeteci Mehmet Ali Birand, eski milli kaleci Rüştü Reçber, merhum ses sanatçısı Ahmet Kaya, eski milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu, merhum Oya Aydoğan, cinayete kurban giden Vatan Şaşmaz, şarkıcı Atiye, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman gibi birçok ünlü ismin yanı sıra şarkıcı, sanatçı ve önemli iş adamlarının ayakkabılarının bulunduğu müzede, bazı ünlü isimlerin yazdığı notlar da yer alıyor.

Müzeye son olarak, geçen Ağustos ayında jandarma ekiplerine teröristlerin yerini gösterirken çıkan çatışmada şehit olan Eren Bülbül'ün 'kara lastik' ayakkabıları konuldu. Ağabeyi Arif Bülbül tarafından bağışlanan şehit Bülbül'ün ayakkabıları, müzede camekan bölüme konularak sergileniyor. AİBÜ Gerede Meslek Yüksekokulu Tekstil, Giyim, Ayakkabı ve Deri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nurettin Akçakale, şehit Eren Bülbül'ün ayakkabılarını da müzeye kazandırdıklarını ifade ederek şöyle dedi: "Sosyal medyada müze adına bir sayfa vardı. Ben oraya 'Acaba rahmetli Eren Bülbül'ün de ayakkabısını müzeye koyabilir miyiz?' diye yazmıştım. O sırada liseden bir arkadaşım Trabzon'da tatildeymiş. 'Hocam ben elimden geleni yapmaya çalışırım, ayakkabıyı size temin etmeye çalışırım' dedi. 15 gün sonra da Eren Bülbül'ün ağabeyi ile görüşerek elden teslim aldı. Bana da kargo yoluyla gönderdi. Biz Türkiye'de ve dünyada topluma mal olmuş sanatçı, sporcu, şair, yazar veya şehitlerimizin ve devlet adamlarımızın ayakkabılarını bir araya getirmek için bu işe başladık. Şu an müzede 180 çiftin üzerinde ayakkabı var. Amerika'dan dahi bize zaman zaman ayakkabılar geliyor."

Görüntü dökümü:

------------------------

-Müzeden görüntüler

-Şehit Eren Bülbül'ün kara lastikleri

-Ünlülerin ayakkabıları

-Nurettin Akçakale ile röportaj

-Detaylar

Süre: 05.46 Boyut: 645 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/GEREDE(Bolu),

============================================

15 askerin şehit edildiği terör saldırısı ile ilgili dava başladı (3)



TUTUKLU SANIK OTOBÜS ŞOFÖRÜ, SAVUNMASINI YAPTI

Davanın öğleden sonraki bölümünde askerlerin şehit olduğu otobüsün şoförü tutuklu sanık Hamit Eroğlu'nun savunması alındı. Eroğlu savunmasında, "3 yıldır özel halk otobüsü şoförü olarak 38 AB 180 plakalı otobüsü kullanmaktaydım. 17 Aralık günü Danişmengazi Osmanlı Mahallesi seferimi yaptım. Merkez Hareket Amirliği'ne girdim, hareket amirliği yetkilisi Tamer Öztürk'e işimin bittiğini söyledim. Ben o gün yedek araçtım. Hareket merkezinde günlük 70-80 adet yedek araç bulunur. Bana Zincidere'deki kışlaya giderek asker getirmemi söyledi. Körük arızası nedeniyle ilk olarak bu teklifi kabul etmedim. Hareket amiri Tamer Bey bana, 'idare et, git' dedi. Tamer Bey'i kıramadım ve emrini yerine getirdim. Şehirdeki birçok otobüs şoförü yedek araç iken, uzun mesafelerde çok mazot gider diye gitmek istemezler. Oysa ki ben bu teklifi kabul ettim. Saat 08.10'da hareket amirliğinden askerleri almak için hareket ettim. Zincidere'ye Komando Caddesi'nden gittim. Bu sırada hangi güzergahtan dönmem gerektiğini sormak için Merkez Hareket Amirliği'ni aradım. Kimse cevap vermeyince Yoğunburç Merkez Hareket Amirliği'ni aradım. Hüseyin Özdin ismindeki hareket amirime 'hangi güzergahı kullanayım' diye sordum. 'Sen bilirsin' dedi. Saat 08.25'te Zincidere Komando Tugayı'na girdim. Benden başka belediyenin resmi plakalı ve doğalgazlı bir başka otobüs daha vardı. Onlar yolcularını alıp hareket etti. Ben de askerleri aldım" dedi.

'EMEKLEYEREK 3 ASKERİ OTOBÜSTEN ÇIKARDIM'

Saldırı sırasında emekleyerek, otobüsteki en az 3 askeri çıkardığını söyleyen Eroğlu, şunları söyledi: "Otobüste 65'e yakın asker vardı. Çarşı otobüsüne binen askerlerden birisi evci çıktığını ve Talas 6'ncı Etap'ta yakınlarının olduğunu, oraya gideceğini, tek biletinin olduğunu söyleyerek yardımcı olmamı istedi. Ben de askeri biletsiz olarak otobüse bindirdim. Rektörlük kavşağına gelene kadar bizi takip eden herhangi bir araç olup olmadığını bilmiyorum. Talas'a gidecek asker, Rektörlük kavşağı ışıklarına geldiğimde otobüsün duracak düğmesine basarak durak dışı indirmemi rica etti. Ben de o askere durak dışı indiremeyeceğimi söyledim. Askeri indirmek için otobüs durağında durdum, asker iniyordu. Ben araç içi kameradan askerin inip inmediğini kontrol ediyordum. Askeri indirirken karşı yönden gelen bir TIR'ın çarptığını düşündüm. Patlama olmuş. Ben patlamanın şiddeti ile önce tavana, sonra da ön yolcu kapısında dışarı fırladım. 3-4 dakika kendime gelemedim. Gözlüğüm kırılmıştı. Ortalık sis, duman ve bağırış sesi geliyordu. Kendime geldikten sonra emekleyerek otobüse bindim ve en az 3 askeri çıkardım. Bir askeri daha çıkarmak istedim, ancak sıkışmış idi. Birkaç dakika sonra kolumda sancı hissetim. Emekleyerek üniversitenin duvarına yaslandım. Bir vatandaş doktor olduğunu söyleyerek yanıma geldi ve kendime gelmem için tokat attı. Doktor, bana bakarak sende birşey yok ambulansı çağırdım."

'PATLAMAYLA ALAKAM VARSA, BENİ İDAM EDİN'

Patlama nedeniyle işitme kaybı oluştuğunu söyleyen Eroğlu, "Eğer benim bu olayda şahsımın uzaktan yakından bir alakası var ise, mahkeme heyetinizden idamımı istiyorum. Hiçbir asker, seyir halinde iken bana, bizi takip eden biri var demedi. Çok neşeli ve mutlu bir insanım. Patlamadan önce 'bugün çok neşeliyim', 'yaralı kabul etmiyorum, hepsi ölecek' şeklinde hakkımda tanıklık edenlerin ifadeleri yalandır. Belediyede otobüs şoförleri arasında sohbetimizde PKK ve HDP'den övgü ile söz etmedim. Benim bayramlarda otobüsüme bayrak takmadığım iddiaları da asılsızdır. Diyarbakırlı olmam sebebi ile hakkımda böyle şeyler konuşulmuş. Ben adalete güveniyorum" diye konuştu.

Haber: KAYSERİ,

=============================================

Cinayet zanlısı, saklandığı evin sahibinin parasını gasp edip, kaçtı



BURSA'da bir süre önce kendisini yakalamak isteyen 2 polisi yaralayıp, kaçan cinayet zanlısı Burak Örekli, 2 arkadaşıyla birlikte 10 gün boyunca saklandığı evde, evsahibini silahla tehdit edip, bir miktar parasını gasp ederek kaçtı.

Yaklaşık bir ay önce, Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 5 aydır peşinde olduğu, 30 farklı hırsızlık suçundan aranan Burak Örekli ile 2 arkadaşının içinde bulunduğu otomobil, merkez Yıldırım İlçesi Samanlı Mahallesi'nde jandarma tarafından durdurulmak istendi. Ancak şüpheliler, jandarmaya ateş açıp, kaçtı. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri teyakkuza geçti. Bir süre sonra polis ekipleri, şüphelilerin otomobilini fark edip, durdurmak istedi. Ancak, Burak Örekli yanındaki pompalı tüfekle polise de ateş açınca çatışma çıktı. Çatışmada saçmaların isabet ettiği 2 polis yaralanırken, Örekli ormanlık alana kaçarak izini kaybettirdi. Burak Örekli'nin polisleri yaraladıktan 4 gün önce merkez Yıldırım İlçesinde arkadaşı 20 yaşındaki Yusuf Türker'i çıkan tartışmada tabancayla öldürdüğü ortaya çıktı.

SAKLANDIKLARI EVİN SAHİBİNİN PARASINI GASP ETTİ

Burak Örekli ve 2 arkadaşı, bir arkadaşları vasıtasıyla buldukları Demirtaş Mahallesi'ndeki bir evde 10 gün boyunca saklandı. Eve gelen evsahibini tehdit eden Örekli ve arkadaşları, bir miktar para aldıktan sonra kaçtı. Evsahibinin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen polisler, silahlı 3 kişinin ormanlık alana kaçtığını tespit etti. Bölgeye, Polis Özel Harekat, Jandarma Özel Harekat, zırhlı araçlar ve bursa emniyetine bağlı 50 polis memuru sevk edildi. Ormanlık alanı ablukaya alan polis ekipleri, Burak Örekli'nin arkadaşlarından birini gözaltına aldı. Diğer iki şüpheliyi yakalamak için çalışmalar sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

-Ekiplerin koşturmasından görüntüler

-Evlere girmesinden görüntüler

-Uzun namlulu silahlar ile önlem alınması

-Ormanlık alanda arama yapılması

SÜRE: 1 dakika 25 saniye BOYUT: 88 MB

Haber: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,

=============================================

Bir kişinin yaralandığı kaza, güvenlik kameralarında



BURSA'nın İnegöl İlçesi'nde otomobilin arkadan çarptığı hafif ticari araç, takla atıp bir köfteci restoranının bahçesine uçtu. 1 kişinin yaralandığı kaza anı, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, İnegöl İlçesi Kalburt mevkiinde meydana geldi. Bursa'dan İnegöl yönüne giden henüz plakası ve sürücüsü öğrenilemeyen otomobil, önünde giden Mehmet B. yönetimindeki 26 UK 663 plakalı ticari araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan ticari araç, taklalar atıp, yol kenarındaki köfteci restoranının bahçesine uçtu. Otomobil sürücüsü kaçarken, hafif ticari aracın sürücüsü Mehmet B. hafif yaralandı. Mehmet B., çağırılan ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Bu arada kaza anı, yakındaki bir akaryakıt istasyonunun güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, görüntülerden plakasını tespit ettiği otomobilin sürücüsünü yakalamak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

-Kaza yeri genel görüntü

-Kaza anı güvenlik kamera görüntüleri

-Detaylar

Haber: Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL (Bursa),

Afyonkarahisar, Giresun, Dereli, PKK, Politika, Güncel

Kaynak: DHA

24.02.2020 18:38:39