DHA YURT BÜLTENİ - 16

Koronavirüs sonrası evde kalanların kaygı bozukluğu ve normalleşmeye uyumu araştırıldı KORONAVİRÜS salgını sonrası evde uzun süre kalan insanların kaygı bozukluğu ve yeni normalleşme sürecine uyum sorunları hakkında araştırmalar yapan ALKÜ Eğitim Fakültesi Dr.

DHA YURT BÜLTENİ - 16
04.06.2020 17:58 | Son Güncelleme: 04.06.2020 17:58

Koronavirüs sonrası evde kalanların kaygı bozukluğu ve normalleşmeye uyumu araştırıldı

 

KORONAVİRÜS salgını sonrası evde uzun süre kalan insanların kaygı bozukluğu ve yeni normalleşme sürecine uyum sorunları hakkında araştırmalar yapan ALKÜ Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Sibel Demirtaş, "Türkiye'nin her bölgesinden 674 kişinin katıldığı araştırmanın amacı, kaygıya yönelik koruyucu faktörleri ve risk faktörlerini açığa çıkarmaktı. Araştırma sonucunda kaygı düzeyi beklendiği gibi ortalamanın üstünde çıktı" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün pandemi ilan ettiği koronavirüs salgını sonrası insanların koronavirüs kaygısı ve yeni normal hayata uyum sorunları hakkında araştırmalar yapan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Sibel Demirtaş, pandeminin yarattığı bu belirsizliğin pek çok insan için oldukça stres verici olduğunu söyledi. Demirtaş, "1 Haziran itibarıyla yeni normal hayata geçmeye başladık. Ancak salgın henüz bitmiş değil ve geleceğimizi nasıl şekillendireceğini bilmiyoruz. Akıllardaki en belirgin soru 'Salgın ne zaman bitecek?' ve 'Salgın ortaya çıkmadan önceki hayat koşullarımıza ne zaman dönebileceğiz?' Pandeminin yarattığı bu belirsizlik pek çok insan için oldukça stres verici. Bu bakımdan koronavirüs yalnızca ölümcül bir hastalık değil, aynı zamanda toplumun ruh sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Nitekim yeni yayımlanan araştırmalar pandemiye bağlı ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkmaya başladığını göstermektedir. Bu sorunların başında kaygı bozuklukları geliyor" dedi.

'KAYGI KORUYUCU BİR ROLE SAHİPTİR'

Kaygının bir düzeyde insan yaşamına olumlu etkileri olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Sibel Demirtaş, "Uyum sağlayıcı işlev açısından kaygı, koruyucu bir role sahiptir çünkü olumsuz deneyimleri önleme amacıyla kişiye tehlike sinyali gönderir, harekete geçmesi için onu motive eder. Normal düzeyde kaygı bizim tehlikelere karşı uyanık olmamızı ve kaçınma davranışı sergilememizi sağlar. Böylece hayatta kalma şansımız artar. Örneğin, virüse yakalanmamak ya da salgının artmasını önlemek için aldığımız önlemler; maske takmak, fiziksel mesafe ve hijyen kurallarına uymak yaşadığımız kaygı sonucunda aldığımız önlemlerdir" diye konuştu.

'OLUMSUZ DÜŞÜNCELER YOĞUN KAYGIYA NEDEN OLUR'

Hiçbir şekilde kaygı ya da endişe duyulmamasının, gerekli tedbirlerin alınmasını engelleyeceğini söyleyen Demirtaş, "Bir miktar kaygının uyumlu ve gerekli olduğunu söyleyebiliriz. Diğer taraftan uyumlu olmayan kaygı gerçekçi olmayan korkulara tepki olarak gelişir ve bireyin uygun şekilde davranma becerisini önemli ölçüde etkiler. Dolayısıyla kişinin ruh sağlığı bozulur. Yoğun kaygı yaşayan kişiler önyargılı ve olumsuz düşünürler, güvenli durumlarda bile olumsuz sonuçları vurgular. Bu kişiler çevrelerindeki her şeyi tehdit olarak görürler. 'Pandemi tekrar artarsa, ya virüs bana bulaşırsa, aileme bulaştırırsam' gibi yoğun, önyargılı ve olumsuz düşünceler yoğun kaygının ortaya çıkmasına neden olur" dedi.

'ARAŞTIRMALARIN SONUCU KAYGI DÜZEYİ YÜKSEK ÇIKTI'

Pandemi sürecinde ortaya çıkan ruhsal sıkıntıların uzun vadede başka ve kalıcı sorunlara dönüşmemesi açısından koruyucu ruh sağlığı programlarının büyük önem taşıdığını ifade eden Demirtaş, şöyle konuştu:

"Koruyucu ruh sağlığı programları risk faktörlerinin ve koruyucu faktörlerin ele alınıp belirlenmesini sağlar. Benim de pandemi sürecinde yürütmüş olduğum bir araştırmam oldu. Türkiye'nin her bölgesinden 674 kişinin katıldığı araştırmanın amacı kaygıya yönelik koruyucu faktörleri ve risk faktörlerini açığa çıkarmaktı. Araştırma sonucunda kaygı düzeyi beklendiği gibi ortalamanın üstünde çıktı. Araştırmada yer alan sorulardan bir tanesi 'Koronavirüs salgınının ruh sağlığınızı olumsuz etkilediğini düşünüyor musunuz' sorusuydu. Katılımcıların yüzde 35'i evet, yüzde 48'i kısmen, yüzde 17'si de hayır seçeneğini işaretlemişti. Buna paralel olarak kaygı puanları evet diyenlerin en yüksek, kısmen diyenlerin ortada, hayır diyenlerin de en düşük şeklindeydi."

KADINLAR DAHA KAYGILI

Araştırmada ortaya çıkan diğer bir bulgunun kaygı düzeyinin kadınlarda daha yüksek çıkması olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Sibel Demirtaş, "Yapılan birçok araştırmada kadınların erkeklere oranla daha kaygılı olduğunu söylüyor. Bu durumun hormonal farklılıklardan ve sosyal beklentilerden kaynaklanabileceği vurgulanıyor. Bu araştırmadaki amaç iki önemli pozitif kişilik özelliği olan bilişsel kontrol ve esneklikle umudun kaygı üzerindeki koruyucu etkilerini ortaya çıkarmaktı. Beklendiği gibi bilişsel kontrol ve esneklik düzeyiyle umut düzeyi yüksek olan kişilerin kaygı puanları diğerlerine göre daha düşük çıktı. Araştırma sonucundan yola çıkarak umut ile bilişsel kontrol ve esnekliğin kaygıya yönelik önemli kişilik özellikleri olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

'YENİ NORMAL HAYATIMIZA UYUM SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR'

Dünyayı sarsan yeni gerçeklik karşısında var olan durumu kabullenip bununla başa çıkmaya çalışılması gerektiğini ifade eden Demirtaş, "Öncelikle gerçeği olduğu gibi kabullenmeliyiz. Pandemi henüz bitmiş değil. Eski normal hayatımıza dönemesek de virüs tehdidiyle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu bakımdan virüse yönelik tehlikeyi abartmadan, önyargılı ve olumsuz düşüncelerimizin farkına varmalı ve uzmanlar tarafından önerilen maske, hijyen ve fiziksel ve sosyal mesafe kurallarına uyarak yeni normal hayatımıza uyum sağlamaya çalışmamız gerekiyor. Sonuç olarak hep beraber umutlu düşünmeyi sürdürelim, gerekli tedbirleri alalım ve var olan durum içerisinde nelere yapabileceğimize odaklanalım" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Ayşe Sibel Demirtaş'ın üniversitedeki odasında genel ve detay görüntüler

-ALKÜ Eğitim Fakültesi'nden genel görüntüler

-Ayşe Sibel Demirtaş RÖP.

HABER- KAMERA: Engin ANAK-Burcu MUTLU/ALANYA (Antalya),

============================

Tavşanlı'da karantinadan çıkan berberler hizmete başladı

KÜTAHYA'nın Tavşanlı ilçesinde denetime giden ekipte yer alan doktorun Kovid-19 testi pozitif çıkması üzerine karantinaya alınan 50 berber, sürelerinin dolması ve 2 kez uygulanan testlerinin negatif çıkması üzerine yeniden işyerlerini açarak hizmet vermeye başladı.

Tavşanlı ilçesinde, koronavirüs salgını nedeniyle bir süreliğine kapatılan berber ve kuaförler geçen Mayıs ayında yeniden açılarak hizmet vermeye başlamıştı. Ancak ilçedeki berberleri denetleyen ekipte yer alan doktorda, belirtiler görülmesi üzerine yapılan Covid-19 testi pozitif çıkınca, denetime gittiği 50 berber İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararınca 14 günlük ev karantinasına alınarak test yapıldı. İki kez uygulanan testlerin negatif çıkması ve karantina sürelerinin bitmesinin ardından 50 berber işyerlerini yeniden açarak hizmet vermeye başladı.

Tavşanlı Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Onur Düvenli meslektaşları ile birlikte 14 gün karantinadan sonra tekrar faaliyete geçtiklerini söyledi. Yayınlanan genelgelerle beraber tedbirlerin alındığını anlatan Düvenli, "Şimdi tekrar sağlıklı bir şekilde gereken tedbirleri de alarak çalışmaya başladık. Hiçbir şekilde üstüne basarak söylemek istiyorum ki berber ve kuaförlerimizde virüs söz konusu değildir. Şu anda gündelik yaşantımızda en hijyenik yerlerden olanın en başında salonlarımız gelmektedir. Belediyemiz ve kaymakamlığımız tarafından bizlere sağlanan dezenfektasyonlar ile her müşteriden sonra koltuklarımız, tezgahlarımız, kullanmış olduğumuz araç ve gereçlerimiz itina ile dezenfekte edilmektedir. Her müşterimiz için tek kullanımlık havlu ve önlükler de kullanmaktayız. Hiçbir şekilde salonlarımızda sıkıntılarımız yoktur. Bugünlerde gidilebilecek ortamlar berberler ve kuaförlerdirö dedi.

Yeniden hizmete başlayan berberlerden Ercan Öz ise iki kez test yapıldığını ve sonuçların negatif olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

"Tavşanlımızda denetimler yapıldığı sırada tedbir amaçlı 14 gün karantina altına alındık. Fakat bu süreçte karantina altına alınan tüm meslektaşlarımız da negatif sonuç aldı. Bu süreç sonunda tekrar işyerlerimizi açtık ve en iyi şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Halkımız gönül rahatlığı ile traş olabilirö

Müşterilerden Mustafa Nuri Özer da herhangi bir endişe taşımadan berbere geldiğini söyleyerek, "Berberlerimiz karantina sürecinden çıktı. Uzun zamandan bu yana traş olamıyordum. Şimdi çok mutluyum. Gelirken de herhangi bir endişe taşımadımö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Berber ve kuaför tek kullanımlık önlük kullanımı

-Traş detaylar

-Onur Düvenli ile röp.

-Ercan öz ile röp.

-Mustafa Nuri Özer ile röp.

-Kuaför salonları

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Tuna İŞLEYEN/TAVŞANLI(Kütahya),

========================

Kırklareli Valiliği: Teke Deresi'ni, belde belediyesinin arıtma tesisi kirletiyor (2)

'ZAMAN ZAMAN ARITMANIN KAPASİTESİ AŞILIYOR'

Kırklareli'nin İnece Belde Belediye Başkanı CHP'li Şahabettin Vardar, valiliğin Teke Deresi'ni kendilerinin arıtma tesisinin kirlettiği açıklamasını doğru bulmadıklarını söyledi. Başkan Vardar, "Zaman zaman arıtmanın kapasitesini aştığı oluyor ama biz onu çözdük. Köylerin arıtmaları çok ve bu köylerde hayvan çiftliklerinin de pislikleri dereye gidiyor. Beldemizde bulunan süt ve et üretimi yapan fabrikalarımız var. Bu fabrikalar da birkaç ay içinde tesislerini kurup faaliyete geçirecekler ve sorunu çözmüş olacağız" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Teke Deresi'nden detaylar

-Kirli akan dereden detaylar

-Muhabir Ali Can Zeray anons

-Arıtma tesisinden detaylar

-Başkan Vardar'ın tesisten çıkan suyu göstermesi

-Başkan Vardar'ın açıklaması

-İnece Beldesi

-Detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Resul ORUÇOĞLU/KIRKLARELİ,

==========================

Niğde'de özel ekip, 12 yıl önceki faili meçhul cinayeti çözdü

NİĞDE'de 12 yıl önce evinin önünde tabancayla vurularak öldürülen Harun Ünlüsoy'un (60) cinayetinin çözülmesi için özel ekip kuruldu. 9 aylık çalışmanın ardından 3 ilde 6 adrese düzenlenen operasyonla gözaltına alnına 9 kişiden Onur Bircan ile Yakup Bircan, 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı.

Ulukışla ilçesi Darboğaz köyünde, 10 Ekim 2008'de Harun Ünlüsoy evinin önünde tabancayla vurularak öldürüldü. 12 yılın ardından aydınlatılamayan 'kasten öldürme' olayının açığa kavuşması için Ulukışla Cumhuriyet Savcısı Erdem Asıl'ın talimatıyla, İl Jandarma Komutanlığı'nca özel ekip kuruldu. 9 ay boyunca faili meçhul dosyayı araştıran özel ekip, bütün delilleri gözden geçirerek failleri tespit etti. Olaya karıştığı öne sürülen 9 kişi, 1 Haziran'da Niğde, Adana ve Antalya'da bulunan 6 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Onur Bircan ve Yakup Bircan, çıkarıldığı mahmece 'kasten öldürme' suçundan tutuklanarak Niğde Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

-Şüphelilerin asker eşliğinde adliyeden çıkarılması

-Jandarma aracına bindirilmesi

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

========================

Sivas'ta sağanak etkili oldu

SİVAS'ta aniden bastıran ve kısa süreli etkili olan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi.

Sivas'ta saat 16.45 sıralarında başlayan sağanak, günlük yaşamı felç etti. Yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar zor anlar yaşadı. Sağanak sonrası bazı bölgelerde oluşan su birikintileri nedeniyle ulaşımda aksaklık yaşandı. Sivas Belediyesi ekipleri su birikintisi olan bölgelerde çalışma yaptı. Sularbaşı Mahallesi Kepenek Caddesi'nde biriken sular civardaki esnafa zor anlar yaşattı. Cadde üzerindeki esnaflar iş yerlerine su girmemesi için çaba sarfetti. Bazı vatandaşlar ise su birikintilerini göstermek için sosyal medya hesabından canlı yayın yaptı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Kent merkezinden görüntüler

-Oluşan su birikintileri

-Esnafların çalışmaları

-Detaylar

Haber-Kamera:  Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,  

========================

Tokat dolu yağışı etkili oldu

TOKAT'ta sağanak ve dolu yağışı hayatı olumsuz etkiledi.

Tokat'ta saat 16.00 sıralarında başlayan sağanak, bir süre sonra doluya dönüştü. Dereköy ve Söngüt köylerinde yağış nedeniyle ekili tarım arazileri zarar gördü. Yaklaşık 15 dakika saat süren yağış sonrasında arazilerin tamamen suyla kaplandığı gördü. Ayrıca kent merkezinde ise yağmurla birlikte yağan dolu bazı caddelerde su birikintilerine neden oldu. Yağışın etkisini yitirmesiyle hayat normale döndü. 

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT BÜLTENİ - 16 - Haberler