DHA YURT BÜLTENİ - 16

Türkücü Alişan içinde eşi, oğlu ve oğlunun bakıcısının bulunduğu ciple kaza yaptıMANİSA'nın Saruhanlı ilçesinde, 'Alişan' olarak tanınan ünlü türkücü Serkan Burak Tektaş'ın kullandığı cip, takla attı.

DHA YURT BÜLTENİ - 16
24.06.2020 16:45 | Son Güncelleme: 24.06.2020 18:02

Türkücü Alişan içinde eşi, oğlu ve oğlunun bakıcısının bulunduğu ciple kaza yaptı

MANİSA'nın Saruhanlı ilçesinde, 'Alişan' olarak tanınan ünlü türkücü Serkan Burak Tektaş'ın kullandığı cip, takla attı. Türkücü Alişan, eşi Buse Varol ve 2 yaşındaki oğulları Burak Tektaş kazayı yara almadan atlattı. Küçük Burak'ın yabancı uyruklu bakıcısı ise hastaneye kaldırıldı.

Kaza İstanbul-İzmir Otoyolu'nun Saruhanlı ilçesi Çerkez Osmaniye Mahallesi yakınlarında, bugün saat 15.00 sıralarda meydana geldi. İstanbul'dan ailesi ve çocuğunun bakıcısı ile birlikte İzmir yönüne giden ünlü türkücü Alişan'ın kullandığı 34 BAB 35 plakalı cipin, iddiaya göre, sağ ön aksı kırıldı. Tekeri yerinden çıkan cip, kontrolden çıkıp, takla attı. Cipi kullanan Alişan, eşi Buse Varol ve 2 yaşındaki oğulları Burak Tektaş kazayı yara almadan atlattı. Küçük Burak'ın yabancı uyruklu bakıcısı ise yaralandı. Yoldan geçen diğer araç sürücülerinin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı bakıcı, ambulansla Saruhanlı Devlet Hastanesi'ne kaldırılıp, tedaviye alındı. Bakıcının sağlık durumunun iyi olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Kazanın şokunu uzun süre üzerinden atamayan Alişan da eşi ve oğlu ile aynı hastaneye giderek tedbir amacıyla sağlık kontrolünden geçti. Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Kaza yapan cipin görüntüsü

-Saruhanlı Devlet Hastanesi'nden görüntü

Haber-Kamera: Cemil SEVAL/ MANİSA,

=======================

Çekim yaparken balon balığı parmağını koparıyordu

 

ANTALYA'da dalgıç Çağdaş Özsarı, tekne turunda su altı kamerasıyla çekim yaptığı sırada, balon balığının parmağını ısırmasından son anda kurtuldu.

Asıl yaşam alanları Hint ve Pasifik okyanuslarıyla Kızıldeniz olan, iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışının etkisiyle Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'e de yayılan balon balığı, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında da çokça görülmeye başlandı. Keskin dişleriyle balıkçı ağlarına zarar veren ve misinaları rahatça koparabilen benekli balon balığı, aynı zamanda zehirli bir tür olduğu için tüketilemiyor. Akdeniz'in diğer canlılarıyla beslendiği için balıkçılığa da olumsuz etkisi olan balon balığı, geçen yıl Mersin'in Anamur ilçesinde 8 yaşındaki E.B.D.'nin sol el yüzük parmağının son boğumunu ısırarak kopartmıştı.

PARMAĞINI ISIRMAYA ÇALIŞTI

İki gün önce Antalya'nın Kaş ilçesinden arkadaşlarıyla tekneyle deniz turuna çıkan dalgıç Çağdaş Özsarı da benzer bir tehlike atlattı. Kaş-Kekova arasında açıkta tekneyle turladıkları sırada, su altı kamerasıyla balon balıklarını görüntülemek isteyen Özsarı'nın denize attığı yemlere, 15'e yakın balon balığı geldi. Balon balıklarını daha yakından çekmek için kamerasını denize sokan Özsarı'nın parmağını, bir balon balığı ısırmaya çalıştı. Özsarı, reflekse çektiğini parmağını, kopartılmaktan kurtardı.

'ISIRINCA KOPARTABİLECEK GÜCÜ VAR'

Tekneyle gezerken balıkların videosunu çekmek için denize yem attığını söyleyen Özsarı, "Attığım yem nedeniyle deniz yüzeyine 15'e yakın balon balığı geldi. Balon balıklarını çekmeye başladım. Biraz daha yakından çekmek için kameramı suya sokmak istedim. O sırada biri elimi ısırmaya çalıştı. Dişlerini parmağımda hissettim. Refleksle geri çektim ve kurtuldum. Ağızları vakumlu olduğu için ısırmak istedikleri nesneyi önce ağızlarına çekip sonra dişleyen bir tür. Isırınca kemiği bile kırıp, kopartabilecek gücü var. Birçok videoda tenekeyi bile kolayca kopartabildiğini gördük" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------

(AKSİYON KAMERASI)

Denizden görüntü

Çağdaş Özsarı, kamerayı sualtına eliyle indirirken

Balon balığının elini ısırması ve refleks ile sudan çıkarması

Denizdeki balon balıkları

Zıpkın ile balon balığını vurması

Deniz içindeki balon balıklarına diğer balon balıklarının saldırması

Çağdaş Özsarı'nın açıklamaları

HABER -KAMERA: Mehmet ÇINAR/ANTALYA,

==============================

Annesini hastaneye götürdü, koronavirüs olduğu ortaya çıktı

 

KÜTAHYA'nın Emet ilçesinde, Mehmet Hamamcı'ya (62), annesini götürdüğü hastanede, ateşi yüksek çıkması üzerine yapılan Covid-19 testi pozitif çıktı. Eşi ve annesine yapılan testler de pozitif çıkan Hamamcı, "Sağlıkçıların belirttiği kurallara uymanın ne kadar önemli olduğunu anladım. Annesinin sözünü dinlemeyen çocuklar gibi olmayalım. Verilen kurallara uyalım, ne kaybederiz'ö dedi.

Saadet Partisi Emet İlçe Başkanı Mehmet Hamamcı, annesi Ayşe Hamamcı'yı (87)  rahatsızlanması üzerine hastaneye götürdü. Girişte yapılan ateş kontrolünde hem annesinin hem de kendisinin ateşi yüksek çıktı. Hamamcı ile annesine yapılan Covid-19 testileri pozitif çıktı. Eşi Güler Hamamcı'nın (57) da yapılan test ile viürs taşıdığı saptandı. Mehmet Hamamcı ve eşi, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, annesi ise Tavşanlı Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı.

'HİÇBİR BELİRTİ YOKTU, TESTİM POZİTİF ÇIKTI'

Yaklaşık 1 haftadır pandemi servisinde tedavi gören Hamamcı, herhangi bir belirti görülmeden normal hayatına devam ettiğini ancak hastanedeki ateş kontrolü sonrasında koronavirüs olduğunu öğrendiğini söyledi. Hamamcı, "Annem rahatsızlandığı için gittiğimiz hastanenin girişinde ateş ölçerle kontrol edildik. Ateşlerimiz yüksek çıktı. Önce tahlil için kan alındı ardından sonra akciğer filmi çekildi.  20 saat sonra sonuçlar pozitif geldi. Eşimin testi de pozitif çıktı. Eşimin, 'Dikkat et'  uyarılarını 'Bir şey olmaz, sen korkma' diyerek, geçiştirirdim. Şimdi eşimle hastanede yatıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve sağlıkçıların belirttiği kurallara uymanın ne kadar önemli olduğunu anladım" dedi.

Hastane odasında çektiği video ile uyarılarda bulunan ve koronavirüs tedavisi sırasında çok uykusuz kaldığını ifade eden Mehmet Hamamcı, maske ve sosyal mesafe kuralına uyulması gerektiğini söyledi. Ateş ve öksürük şikayetlerinin hafife alınmaması gerektiğini, hayati önem taşıdığını belirten Hamamcı, "Uykusuz gecelerin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ağrıların ne kadar dayanılmaz olduğunu biliyorum. Onun için dikkat edilmesi gerekiyor.  Hafife almamak lazım, kurallara uymak lazım. Çareye bakıp, ihmal etmemek lazım. İnanın kemiklerimden etlerimin döküldüğünü hissediyorum. Grip olsa da başımızın üstüne koysak. Hastane odasında geceleri hiç uyumadan sabaha kadar gezdiğim günler oldu. Allahtan doktorlar ağrı kesicilerle uyumamızı sağlıyorlar. Bunlara rağmen yine çok iyiyim. Nefes darlığı çekmiyorum. Baş ağrım, öksürüğüm yok. Ama vücudum dökülüyor. Eşimin astım rahatsızlığı dolayısıyla zorlu geçiyor. Allah'ın izniyle hepimiz iyi olacağız. Kurallara uyalım, maskemizi takalım. Annesinin sözünü dinlemeyen çocuklar gibi olmayalım. Verilen kurallara uyalım, ne kaybederiz? Uymazsak işte böyle sağlığımızı kaybederiz. Ben gibi çile çekmemeleri için halkımızı tedbirli olmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------

-Kütahya hastanesi

-Mehmet Hamamcı'nın açıklaması

-Pandemi servisi fotoğrafı

-Hamamcı'nın hastalığı anlatması

-Hastanedeki fotoğrafı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Ercan KOLKU/EMET(Kütahya),-

==================================

11 yıl sonra gizli tanık ifadesiyle cinayetten tutuklandı

 

KARS'ta, 11 yıl önce yaşamını yitiren 5 çocuk annesi Hatice Özkaçak'ın (61) şüpheli bulunan ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada, gizli tanığın ifadeleri doğrultusunda eşinin yeğeni Kenan Özkaçak (40) cinayet şüphelisi olarak tutuklandı. 

Olay, 24 Nisan 2009 günü merkeze bağlı Hasçiftlik Köyü'nde meydana geldi. Başını taşa vurmuş kanlar içinde yatan Hatice Özkaçak, yakınlarınca ölü olarak bulundu. Olayla ilgili inceleme yapan ekipler ölümü şüpheli bulurken, savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bir gizli tanık ifadesi üzerine inşaat işçisi evli 4 çocuk babası Kenan Özkaçak, gözaltına alındı. Bugün Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Kenan Özkaçak cinayet şüphelisi olarak tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan Kenan Özkaçak'ın avukatlarından Fettah Çapkurt şunları söyledi:

"11 yıl önce Hasçiftlik köyünde gerçekleştirilen kadın cinayeti ile ilgili bir soruşturma var. Bu soruşturma hala devam etmektedir. Gizli olarak yürütülüyor. Daha önce müvekkilimiz aynı suçla gözaltına alınıp, tutuklanmış daha sonrasında 1 ay sonra tutukluluk değerlendirmede tahliye edilmiştir. Bugün karşı karşıya kaldığımız husus, 11 yıl sonra ortaya çıkan gizli tanık var. Gizli tanık beyanında, müvekkilimizin olay günü saat 05.00'te köyden çıktığına ilişkin maktulenin evine girip, ondan sonra Kars'a geldiğine ilişkin bir değerlendirmesi oldu. Şimdi biz bu beyanı hayatın olağan akışına, oluş biçimine aykırı olarak görüyoruz. Fakat gerek ifade kısmında, gerekse sorgu aşamasındaki anladığımız hususlar şu; sadece müvekkilimiz açısından beyanlar var. 2-3 aya kadar, hakkında Kars Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'kasten öldürme' suçundan dolayı bir dava açılacaktır. Bekleyip, göreceğiz. Biz müvekkilimizin suçsuz olduğunu düşünüyoruz. 11 yıl aradan sonra ortaya çıkıp müvekkilimiz aleyhinde beyanlarda bulunan gizli tanık en başta 'suçu bildirmeme yani 5237 sayılı TCK'nın 278'inci maddesini ihlal etmiştir."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

-Kars Adliye binası 

-Jandarma ekiplerinin önlem alması 

-Cinayet Zanlısının adliye binasından çıkarılması 

-Cinayet zanlısının Jandarma ekiplerinin aracına bindirilmesi

-Avukat Fettah Çapkurt'un konuşması 

Haber-Kamera:/ KARS,

===================================

Yanlış yerde inince araç bekleyen engelli ve ailesine polis yardım etti

 

MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, yolcu otobüsünün yanlış yerde indirdiği işitme engelli Yusuf Aydın (69) ve iki yakını, uzun süre yol kenarında beklemelerine rağmen kendilerini alan minibüs olmayınca polisten yardım istedi. Gelen trafik polisleri, Aydın ailesini kendi araçlarıyla otogara kadar götürdü. 

Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki akrabalarını ziyaretten dönen işitme engelli Yusuf Aydın, eşi Tazegül Aydın (65) ve torunları Serpil Aydın (12), bindikleri yolcu otobüsünden yanlış yerde indi. Manisa'ya gitmek isteyen ancak İzmir - Ankara Karayolu Jandarma Kavşağı Bülent Ecevit Parkı önünde inen Aydın ailesi, çevrede durak olmaması nedeniyle saatlerce güneş altında bekledi. Hiçbir minibüs şoforü aileyi almayınca Yusuf Aydın, polisi arayıp, engelli olduğunu belirterek yardım istedi. Bunun üzerine gelen polis ekipleri, bekledikleri yerde durak olmadığını belirtip Yusuf Aydın ve beraberindekileri kendi araçlarına bindirip, otogara bırakmayı teklif etti. Polis, güneş altında saatlerce beklemekten bitkin düşen Yusuf Aydın'ın bavul ve çuvallarını ekip otosuna kadar taşıyarak, daha sonra aileyi otogara bıraktı.

Polislere örnek davranışları nedeniyle teşekkür eden Yusuf Aydın, "Sarıkamış'tan geliyoruz. Otobüs bizi yanlış yerde indirdi. Eşyamız da fazla olduğu için minibüs beklemeye başladık. Uzun süre el kaldırmamıza rağmen duran minibüs olmadı. Polisten yardım istedik. Hemen geldiler. Bizi otogara kadar götürdüler. Bu durumu görünce, kendime 'Demek ki halen insanlık ölmemiş' dedim" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

-Polis ekiplerinin işitme engelli Yusuf Aydın ve iki yakının valizlerini taşıması

-Polisin Yusuf Aydın ve beraberindekileri ekip otosuna bindirip, otogara bırakması

-Aydınh ve beraberindekilerin otogarda minibüse binmelerinden görüntü

Haber  - Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),  

=================================

İdlib'te 5 bin kişilik sıcak yemek dağıtılıyor

SURİYE'nin İdlib kenti  kırsalında işletilen aşevinde pişirilen 5 bin kişilik sıcak yemek, her gün sığınmacı kamplarında yaşayan sivillere dağıtılıyor.

İdlib kırsalında yaşayan savaş mağduru sivillere yönelik sıcak yemek desteği amacıyla Katar Charity ve İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından aşevi işletilmeye başlandı. İdlib'te işletilen aşevinde pişirilen 5 bin kişilik sıcak yemek, her gün sığınmacı kamplarında yaşayan sivillere dağıtılıyor. İHH Suriye Çalışmaları Medya Sorumlusu Selim Tosun, İdlib'te sıcak yemek ihtiyacını gidermek amacıyla dağıtımların sürdüğünü söyledi. Bölgede birçok ailenin yemek pişirmek için gerekli gıda ve mutfak malzemesine sahip olmadığını belirten Tosun, şunları söyedi:

"Kamplarda yaşayan ailelere kendi yemeklerini pişirebilmeleri için gıda ve mutfak malzemesi desteği veriyoruz. Lakin bu yardımları alana kadar da onları yalnız bırakmıyor ve sıcak yemek dağıtımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Katar Charity ve İHH işbirliğiyle işletilen aşevinde günlük 5 bin kişilik sıcak yemek çıkartılıyor. Yemekleri her gün vakit kaybetmeden ailelere dağıtıyoruz. Desteklerinden ötürü Katar Charity kurumuna teşekkür ediyoruzö dedi.

İHH, Suriye'de iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana ülke içerisinde gıda, barınma, eğitim ve sağlık alanlarında çalışma yürütüyor.

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT BÜLTENİ - 16 - Haberler