Dha yurt bülteni-2

3 kişiyi öldüren eski astsubayın evi iki kez kundaklandı Adana'da, 3 kişiyi tabancayla vurarak öldüren ve psikolojik sorunları olduğu iddia edilen eski astsubay Güçlü Doğan Tabur'un (50) üç katlı evi, iki kez kundaklandı.

16.09.2019 10:10Dha yurt bülteni-2

3 kişiyi öldüren eski astsubayın evi iki kez kundaklandı

Adana'da, 3 kişiyi tabancayla vurarak öldüren ve psikolojik sorunları olduğu iddia edilen eski astsubay Güçlü Doğan Tabur'un (50) üç katlı evi, iki kez kundaklandı. Evin boş olması nedeniyle ölen ya da yaralanan olmadı, itfaiye ekipleri alevleri söndürdü.

22 Ağustos'ta, merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi'nde, Hayati Özkaya, Necmettin Şahinoğlu ve Okan Develi'yi tabancayla vurarak öldüren, olayın ardından da yakalanıp, tutuklanan Güçlü Doğan Tabur'a ait 3 katlı ev, kimliği belirsiz kişilerce iki kez kundaklandı. Tabur'un anne ve babasının da yaşadığı ancak geçen hafta boşalttıkları 3 katlı binadan saat 03.00 sıralarında alevlerin yükseldiğini görenler, durumu itfaiyeye bildirdi. Evin ikinci katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. İtfaiye erlerinin yaptığı incelemede, evin yanıcı madde atılarak yakıldığı tespit edildi.

Polis ve itfaiye erlerinin çalışmalarını tamamlayıp, olay yerinden ayrılmasının ardından, saat 06.30 sıralarında bu kez binanın 3'üncü katından alevler yükselmeye başladı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, alevleri yaklaşık yarım saatte söndürdü. Soğutma çalışmasının ardından evde inceleme yapan itfaiye ekipleri, 3'üncü katın da yanıcı madde atılarak yakıldığı tespit etti.
Evi kundaklayan kişi ya da kişileri yakalamak için harekete geçen polis, soruşturmaya devam ediyor.

Görüntü Dökümü
--------------
Yanan evin dış görüntüsü
İtfaiye aracı
Evin içinde soğutma çalışması
Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA,

===============================

Zeynep'ten buzağılarına duygulu veda

Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Melikköy Yaylası'na ailesiyle birlikte çıkan Zeynep Bana (10), burada yeni doğan buzağılarla vakit geçirdi. Okul için köyüne dönerken buzağılarına sarılarak vedalaşan Zeynep, "Onlardan ayrılmak zor oldu ama okulumu da özledim" dedi.

Arpaçay ilçesine bağlı Meylikköy'de yaşayan Yasin-Gülizar Bana çifti, 3 kız 2 erkek çocuklarıyla birlirkte yaz aylarında süt ve peynir üretimi için yaylanın yolunu tuttu. Okulların tatil olmasından sonra ailesiyle birlikte yaylaya çıkan Zeynep burada kümes hayvanları ve yeni doğan buzağılarla vakit geçirdi. Bahar, Sevgi ve Nazar ismini verdiği buzağılarla yaylada 2,5 ay geçiren Zeynep, geri dönüş vakti geldiğinde duygusal anlar yaşadı. Yaylada son gönünü buzağılarla oyun oynayarak geçiren Zeynep, veda anında gözyaşlarını tutamadı. "Onlardan ayrılmak zor oldu ama okulumu da özledim" diyen Zeynep, "Yaylada olmak çok güzeldi. Hele yeni doğan buzağılarla oyunlar oynamak eğlenceliydi. Şimdi biz köydeki evimize geri dönüyoruz. Ben bir hafta geç de olsa okuluma başlayacağım. Okulumu, öğretmenlerimi, arkadaşlarımı özledim" diye konuştu. Buzağıların bir süre daha yaylada kalacağını belirten Zeynep, köye döndükleri zaman onların bakımıyla yine kendisinin ilgileneceğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Zeynep'in buzağılarla oyun oynaması
-Genel ve detaylar
-Yayladan genel ve detay
Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

===============================

Devrilen motosikletin sürücüsü hayatını kaybetti

Adıyaman'da, kontrolden çıkarak devrilen motosikletin sürücüsü Yusuf Gürbüz, hayatını kaybetti.

Kaza, akşam saatlerinde Karapınar Mahallesi'nde meydana geldi. Yusuf  Gürbüz yönetimindeki plakasız motosiklet kontrolden çıkarak devrildi. Motosikletten yola savrulan Gürbüz'ü görenler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı sürücüyü özel bir hastaneye götürdü. Tedaviye alınan Gürbüz doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. Yusuf Gürbüz'ün cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
-Hastaneden görüntü

-Kalabalıktan görüntü

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)
===============================

Kadın arıcının azmi, çevresine örnek oldu

İzmir'in Bayındır ilçesinde yaşayan Hafize Ağartır (35), bir hastanede 7 yıl yardımcı personel olarak çalıştıktan sonra, kızı Elif'in doğumuyla farklı alana yönelmeye kadar verdi. Daha önce hiç bilmediği arıcılık sektörüne girmeye karar veren Hafize Ağartır, çevresinden gelen "Arıcılık kim, siz kim" eleştirilerine aldırmadı, 4 yıl önce 5 kovanla çalışmalara başladı. Şimdi 35 kovanla arıcılık yapan Ağartır, daha önce 'Yapamazsın' diyenlerin şimdi bilgi almak için kendisine başvurduğunu söyledi.

Bayındır ilçesinde yaşayan Hafize Ağartır, 7 yıl boyunca bir hastanede yardımcı personel olarak görev yaptı. Daha sonra hamile kalan ve kızı Elif'i (5) dünyaya getiren Hafize Ağartır, işine dönmedi. Ancak ev ekonomisine katkı sunmak isteyen, bu nedenle farklı arayışlar içerisine giren Ağartır, eşi Serkan Ağartır'ın (37) arıcılık fikrine sıcak baktı. 4 yıl önce 5 kovanla arıcılık yapmaya başlayan Ağartır, önce büyük zorluklar yaşadı. Arıcılık yapmaya başladığı zaman, bazı kişilerin kendisine güldüğünü, "Arıcılık kim siz kim" sözleriyle dalga geçtiklerini, ilk zamanlar arı sokmaları nedeniyle de zor günler yaşadığını söyleyen Hafize Ağartır, zamanla mesleğe alıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin arıcılık ile ilgili projelerinden destek alan Ağartır, şimdi arılardan çeşitli ürünler elde ediyor. Bal alırken tezek yerine doğal olduğu için çam talaşı ile yaktığı ateşten çıkan dumanları kovanlara sıkarak arıların sakinleşmesini sağlayan Ağartır, "Ben daha önce böyle bir iş yapmadım. Arıcılıkla ilgili geçmişim yoktu. İşi bıraktıktan sonra 'Ne yapabilirim, evime nasıl katkı sunabilirim, nasıl sağlıklı ürünler üretebilirim' diye düşündüm. Bu iş 'Kendi evimize sağlıklı arı ürünlerini nasıl getirebilirim' sorusu ile başladı. Daha sonra bu alanda attığım adımlar, beni Ege Üniversitesi'nden bu işe teşvik eden bilim insanlarımızla buluşturdu. Bilim insanları bu işin nasıl yapıldığına dair bana çok faydalı bilgiler verdi. Onların sayesinde arı ürünlerini üretmeyi öğrendim" dedi.

'İLK ZAMANLAR ÇOK FAZLA ARI SOKUYORDU'
İlk zamanlar arı çıtasını bile kaldırmadığına dikkat çeken Hafize Ağartır, "İlk başladığım zaman çok zorlandım. Bilmediğim bir hayvanla çalışıyorum. İlk zamanlar arılar beni çok sık sokuyordu. Arı ısırmalarının da şifa olduğunu öğrendikten sonra daha çok bu işe sarıldım. Önceleri ısırıldığımda çok korkuyordum. Birden fazla arının ısırdığı zamanlar oldu ama zamanla bu duruma alışıyorsunuz. Tepki vermemeye başlıyorsunuz. Çünkü arı öyle bir canlı ki sizin korktuğunu anlayabiliyor" dedi.

Özellikle hafta sonları Bayındır'daki evinden 23 kilometre uzakta bulunan Olcak mevkisinde bulunan arı kovanlarının bakımını yapan Ağartır, hemcinslerinden de bu işe girmelerini isteyerek, "Bir kadın olarak hemcinslerimin eşlerinin destek vermesi halinde bu işe girmelerini destekliyorum. Mevcut arıcılar, eşlerinden destek almalı ki daha kaliteli ürünler ortaya çıksın. Biliyorsunuz ki erkekler biraz daha derme çatma yapabiliyor ama bir işe kadın eli değdiği zaman daha güzel sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Benim ailem bana çok destek verdi" diye konuştu.

GELECEK YIL İLK DEFA ARI ZEHRİ ÜRETECEK
Hafize Ağartır, organik arıcılık belgesi alacağını belirterek, "Örneğin eğitimlere gittiğimde, katılımcıların genelde erkek olduğunu görüyordum. Kadın olarak bu işi yaptığımı söylediğimde, buna ilk zamanlar çok fazla inanmıyorlardı ama beni tanıdıkça bu işi yaptığıma inandılar. Bundan sonraki hedef arının daha kaliteli olan ürünlerini, doğal ve organik olarak üretmek. Organik arıcılık belgelerini almak istiyorum. Zaten organik yapıyoruz, bunu belgelendirmek istiyoruz" dedi.

Yalnızca bal değil, kısırlık ve alzheimer gibi hastalıklara şifa olan apilarnil (erkek arı larvası) ürettiklerini de anlatan Ağartır, gelecek yıl ilk defa arı zehri üreteceklerini belirtti. Hafize Ağartır, arıdan bal, polen, propolis, bal sirkesi, bal sabunu, propolisli diş macunu, bal sirkesi de üretiyor. Çam balının bir kilogramı 50 TL'ye, propolisli diş macunu 7,5 TL'ye, 250 mililitrelik bal sirkesi 30 TL'ye,  20 mililitrelik propolis damla ise 50 TL'ye satılıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
İzmirli kadın arıcı Hafize Ağartır, kovanlara bakarken
Kovanlarda arıları sakinleştirirken
Çerçeve çıkarırken
Hafize Ağartır ile röp.
Anonslar
Genel ve detay görüntü
Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR,
===============================

Ana sınıfı öğretmenine, öğrencisinin babaannesinden yumruk iddiası

Denizli'nin Tavas ilçesinde ana sınıfı öğretmeni Ümmühan Erdoğan (38), okula kaydı olmadığı için çağırdığı bir öğrencinin babaannesi Mevlüde T.'nin (70) saldırısına uğradı. Yüzüne yumruk darbesi alan ve hastaneden 1 günlük 'iş göremezlik' raporu verilen Erdoğan, yaşadıkları nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ileri sürüp, jandarmaya şikayetçi oldu.

12 Eylül Perşembe günü Tavas ilçesinin kırsal Ulukent Mahallesi'ndeki Şehit Öğretmen Ayşe Konakçı İlkokulu Ana Sınıfı Öğretmeni Ümmühan Erdoğan, sınıfındaki öğrencilerden birinin okula kaydının olmadığını fark etti. Erdoğan, bunun üzerine öğrencinin velisini arayıp ya çocuğun kaydını yaptırmalarını ya da okuldan almalarını söyledi. Bunun üzerine okula gelen öğrencinin babası Rıza T. (39) ve babaannesi Mevlüde T. ile öğretmen Erdoğan arasında tartışma çıktı. İddiaya göre, babaanne Mevlüde T., öğretmen Erdoğan'a öğrencilerin gözü önünde yumruk attı ve itti. Olayı, araya giren diğer öğretmenler yatıştırdı. Darbedilen öğretmen Erdoğan, Tavas Devlet Hastanesi'nden 1 günlük 'iş göremezlik' raporu alıp, jandarmaya şikayetçi oldu.

'JANDARMAYI ARADIĞIM SIRADA DARBEDİLDİM'
Yaşadığı olayın mesleğinin en kötü anlarından biri olduğunu belirten ana sınıfı öğretmeni Ümmühan Erdoğan, "Kayıt yaptırılmadan okula bırakılan öğrencinin babası ve babaannesi, olay günü kapıyı çalmadan, bir hışımla sınıfa girdi.  'Çocuğumuza biz bakarız. Sana ihtiyacımız yok. Sen kimsin' diyerek, bana hakaretlerde bulundu. Hakaretlerine devam ettikleri için jandarmayı arayacağımı söyledim. Tam telefon edeceğim sırada, öğrencinin babaannesi Mevlüde T., üzerime yüklenip, elimden telefonu almaya çalıştı. Alamayınca da öğrencilerimin önünde sırtıma yumruk atıp, beni iterek darbetti. Bir öğretmen için yaşanabilecek, en kötü olayı yaşadım" dedi.

'OKULA GİTMEYE KORKUYORUM'
Yaşanan olayın sınıfındaki öğrencileri olumsuz etkilendiğini kaydeden Erdoğan, "Darbedilmem nedeniyle psikolojim bozuldu. Can güvenliğim yok. Olayın ardından beni darbeden Mevlüde T., 'Koskoca öğretmensin utanmadan ağlıyorsun' diyerek, benimle bir de dalga geçti. Bana zarar verip, beni rencide edecekler korkusuyla artık okula gidemiyorum. Benim başıma gelen diğer öğretmenlerin de başına gelmesin. Bizler bakıcı değil, öğretmeniz. Önlem alınsın, okullarda güvenliğimiz yok. Öğretmenlerin değeri yok. Öğretmenlere kalkan eller kırılsın" diye konuştu.
Türk Eğitim- Sen Denizli Şubesi ise yaşanan olayı kınayıp, olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Anasınıfı öğretmeni Ümmühan Erdoğan'dan görüntü
-Ümmühan Erdoğan ile röp.
Haber: Ramazan ÇETİN - Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

=========================

Vali Akbıyık'tan drone tasarlayan Bedran'a ziyaret

Hakkari Valisi İdris Akbıyık, Yüksekova ilçesinde yaşayan, 4 kilo ağırlığında ve 30 dakika havada kalabilen drone tasarlayan Bedran Tüner'i (19) evinde ziyaret ederek, cumhuriyet altını hediye etti. Akbıyık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu da telefonla arayarak, Tüner ile görüştürdü.

Yüksekova'nın Güngör Mahallesi'nde oturan Bedran Tüner'in demir hurdalarla yaptığı drone, bazı basın yayın organlarında haber olarak yer alınca Hakkari Valisi İdris Akbıyık'ın dikkatini çekti. Vali Akbıyık, beraberindeki İl Emniyet Müdürü Süleyman Suvat Dilberoğlu ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Servet Canlı ile birlikte 4 kilogram ağırlığı olan, 30 dakika havada kalabilen, 5 kilometrelik menzile sahip drone tasarlayan Tüner'i evinde ziyaret etti. Akbıyık, Tüner'den drone ile ilgili bilgi aldı. Vali Akbıyık, daha sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu telefonla arayarak, Bedran Tüner ile görüştürdü. Bakan Soylu, telefonla görüştüğü Tüner'i tebrik etti.

Vali Akbıyık, öğrencinin kendi imkanlarıyla demir hurdalardan drone tasarlamasının yetenek isteyen iş olduğunu belirterek, "Bir öğrencimiz kendi imkanlarıyla bir drone yapmış, öncelikle onu ziyaret ettik. Daha sonra esnafımızı ve plastik fabrikasını ziyaret ettik. Hakkari'mizin ilk ve tek plastik fabrikamız. Otel inşaatımız devam ediyor. Hastane yapma girişimleri var. Devletimiz alt ve üst yapı imkanlarını en iyi şekle getirmek için her türlü gayreti sarf ediyor. TOKİ konutlarının bir kısmında sona gelinmiş durumda. 1063 konut yakın zamanda hizmete girecektir. 700 polis lojmanlarımız da yüzde 80 oranında bitmiş durumda. İnşallah önümüzdeki süreçte hizmete girdiğinde Yüksekova'da konut sıkıntısı bitmiş olacak. Bunların yanında birçok okul inşaatımız var. Bir kısmını teslim aldık bir kısmı da devam ediyor. Yüksekova'da ticaret, ekonomi, kültürel, sportif her anlamda gelişme ve istek var. İnşallah bu da devletimizin, halkımızın iş birliğiyle bizim desteğimizle en iyi şekilde Yüksekova'yı daha ileri götürecektir" dedi.
Hakkari Valisi Akbıyık, beraberindeki yetkililerle birlikte daha sonra ilçedeki plastik fabrikasını ziyaret etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
-Hakkari Valisi İdrsi Akbıyık'ın Tüner'in evine gelmesi
-Bedran Tüner ve ailesi, Valiyi karşılaması
-Vali Akbıyık Droneyi incelemesi
-Dronenin havalanması
-Vali İçişleri Bakanı Süleyman Soyluile telefonlar görüşmesi ve ardından Bedran'la konuşup teprik etmesi
-Vali Akbıyık Tüner'e altın hediye etmesi
-Esnaf ve İlçenin tek plastik fabrikasını ziyaret etmesi
-Vali Akbıyık'ın açıklaması
-Genel  vedetaylar
Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari),



Adana, Güncel

Kaynak: DHA

20.10.2019 07:10:56