DHA YURT BÜLTENİ - 2

Bolu'yu ayağa kaldıran kedi ölümlerini cinayet büro çözdüCİNAYET MASASININ EN TECRÜBELİ 4 EKİBİ OLAYI TÜM BOYUTLARIYLA TAKİP ETTİ, ARAŞTIRDI75 SAAT KAMERA KAYIDI İZLENDİ, KEDİLERE OTOPSİ YAPILDIBolu'da, son günlerde gündeme oturan bacakları kopuk haldeki kedi ölümlerinin köpek kaynaklı...

09.11.2019 09:49 | Son Güncelleme: 09.11.2019 09:49DHA YURT BÜLTENİ - 2

Bolu'yu ayağa kaldıran kedi ölümlerini cinayet büro çözdü

CİNAYET MASASININ EN TECRÜBELİ 4 EKİBİ OLAYI TÜM BOYUTLARIYLA TAKİP ETTİ, ARAŞTIRDI

75 SAAT KAMERA KAYIDI İZLENDİ, KEDİLERE OTOPSİ YAPILDI

Bolu'da, son günlerde gündeme oturan bacakları kopuk haldeki kedi ölümlerinin köpek kaynaklı olduğu ortaya çıktı. Bolu'yu ayağa kaldıran olayda, Cinayet Büro Amirliği 4 ekip halinde toplam 75 saat güvenlik kamerası görüntüsü izleyerek olayın köpekler tarafından gerçekleştirildiğini tespit etti.

Bolu'da 28 Ekim tarihinden 6 Kasım'a kadar geçen sürede birbirine yakın 4 mahallede toplam 6 kedi ayakları kopmuş halde bulundu. Olayların arka arkaya gerçekleşmesi şehirde infiale yol açtı. Kentte yaşayan vatandaşlar olayın insan kaynaklı olduğunu düşündü. Yerel medyada kedilerin 'kara büyü' için ayaklarının kesilmiş olduğu iddia edildi. Gizemli kedi ölümlerini kentte hemen hemen herkes konuşur oldu. Bunun üzerine Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, konuyu araştırması için görevlendirildi. Ekipler, büyük bir ciddiyetle soruşturma yaptı.

75 SAATLİK GÖRÜNTÜ TARAMASI YAPILDI

Kedi ölümlerinin yaşandığı bölgelerde çalışma yapan ekipler, güvenlik kamerası görüntülerini taradı. 4 ekipte bulunan toplam 8 cinayet büro personeli, 75 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü izledi. Yapılan izleme çalışmalarında kedi ölümlerinin 4 adet sokak köpeği tarafından gerçekleştirildiği tespit edildi. Olayı gerçekleştiren köpekleri, renklerinden tespit eden ekipler, başka bir vakitte söz konusu köpekleri fotoğraflayarak soruşturma dosyasına delil olarak koydu. Deliller büyük ölçüde olayın köpekler tarafından gerçekleştirildiğini işaret etti.

KEDİLERE ÖN OTOPSİ YAPILDI

Ayrıca Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, telef olan kedilere ön otopsi uyguladı. Yapılan ilk incelemede kedilerde kesici alet yarası olmadığı ve diş izleri ve köpek salyası kalıntıları olduğu tespit edildi. Kediler daha sonra kesin telef olma nedenlerinin belirlenmesi için Ankara'da özel bir araştırma merkezine gönderildi. Buradan gelecek sonuç bekleniyor.

VALİLİK BELEDİYEYE TALİMAT VERDİ

Olayın köpekler tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkmasıyla birlikte Bolu Valiliği tarafından, Bolu Belediyesi'ne sokak köpekleriyle ilgili gerekli önlemlerin alınması yönünde talimat verildi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Asayiş Şube Müdürlüğü'nden detaylar

-Güvenlik kamerası görüntüleri

Süre: 04.03-Boyut: 454 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

======================

Arkadaşı sobaya tiner dökünce yüzü ve eli yandı

Erzurum'da köz haline gelen ateşi canlandırmak için arkadaşının sobaya döktüğü tinerle yanan Muhammet Haktan Turgut (17) hastanelik oldu. Tedavi altına alınan Turgut'un sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Olay, merkez Yakutiye ilçesine bağlı Dadaşköyde meydana geldi. Muhammet Haktan Turgut, köz haline gelen ateşi canlandırmak için arkadaşının sobaya döktüğü tinerle yandı. Turgut, Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yüzü ve sağ elinin tamamen yanması sonucu mumya gibi sarılan Turgut'un Yanık Merkezi'nde tedavisi sürüyor. Kendisi ile birlikte 5 arkadaşının da hafif şekilde yaralandığını belirten Muhammet Haktan Turgut, "Köyde gençlerin oturacağı küçük bir yer yaptık. Hava soğuk olduğu için akşamları sobayı yakıyorduk. Sobanın daha gür yanması için arkadaşlardan biri tiner dökünce parlayan alevlerin arasında kaldık. Sobaya yakın olduğum için benim yüzüm ve elim yandı. Diğer 4 arkadaşımın sadece saçı ve kirpikleri zarar gördü. Çok korktuk. Tinerin parlaması ile birlikte oturduğumuz yer alevlerle kaplandı" diye konuştu.

Kimseden davacı olmadığını ifade eden Muhammet Haktan Turgut'un bir süre daha hastanede tedavi görmesi gerektiği belirtildi.

Görüntü Dökümü

-----------

-Muhammet Haktan Turgut ile hastanede röp

-Servisin tebelası

(Süre: 1.26 Dk)

Haber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,

===================

İşinin hamalı oldu ve sektöründeki erkek egemen algıyı yıktı

Manisa'nın inşaat malzemeleri satışı yapan dükkan işleten 39 yaşındaki Ayşen Sönmez Oğuzhan, kilolarca ağırlıktaki malzemeleri her gün tek başına taşıyor. Bazı günler 1 ton ile 3 ton arasında yük taşımak zorunda kaldığını belirten Oğuzhan, kadınların da erkekler gibi her işi yapabileceğini belirtip, hemcinslerinin girişimci olmasından yana olduğunu söyledi.

Aslen Denizlili olan Ayşen Sönmez Oğuzhan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnşaat Bölümü'nden mezun olduktan sonra evlenip, bu şehre yerleşti.

Bir çocuk annesi olan Oğuzhan, uzun yıllar inşaat malzemeleri satışı sektöründe çalıştıktan sonra 5 yıl önce hayalini kurduğu kendi iş yerini Yeni Mahalle, Horozköy Caddesi'nde açtı. 320 metrekarelik dükkanında boya, su-ısı yalıtım malzemeleri, inşaat malzemeleri, ev dekorasyonu, banyo-tuvalet tadilatı malzemeleri, asma tavan sistemleri satışı  yapan Oğuzhan, bu sektörde egemen olan erkek mesleği algısını kırdı. Dükkanının hem çalışanı hem de patronu olan Oğuzhan, bir ekibi ile de montaj ve onarım, tadilat hizmeti de veriyor. 16 yaşındaki kızını okula götürdükten sonra dükkanını açan Oğuzhan, her gün kilolarca ağırlığındaki çimento ve alçı çuvalları, boya galonlarını ve kiremitleri kendisi taşıyor. Gelen siparişleri tek başına kamyonetine yükleyip, yine teslimat adresine kendisi indiren Oğuzhan'ı görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Manisa'da inşaat malzeleleri satışı sektöründeki tek kadın işletmeci olan Oğuzhan, akşam eve döndüğünde yemek, ütü, çamaşır, bulaşık, temizlik gibi işlerle de kendisi ilgileniyor.

Sürekli yoğun bir tempoda çalıştığı için zor bir işi olduğunu belirten Ayşen Sönmez Oğuzhan, bir hamal gibi çalıştığını vurguladı ve şöyle dedi:

"İşimi seveverek yapıyorum. Zaten sevmesem yapılmaz. Genelde inşaatlara hizmet veriyoruz. İnşaat malzemeleri satışı yanında ev dekorasyonu ve tadilatı yapıyoruz. Yaptığım işin bir kadın için zor olması nedeniyle farklı tepkilerle karşılaştığım oluyor. Günde 1 ile 3 ton arasında yük taşımak zorunda olduğum zamanlar oluyor. Bir hamal gibi çalışıyorum. Hem beyin olarak hem de beden olarak çok yorucu bir iş. Dükkana malzeme satın alıyorum.Tüm bunların hesapları var. Satışı var. Satılan ürünlerin kamyonete yüklenip, yerlerine teslim edilmesi var. Kızım için çalışıyorum, ekmeğimin peşindeyim. Böyle olunca da çalışırken, yorgunluğumu unutuyorum. Kadınlar, istedikten sonra erkekler gibi her işi yapar. Kadınların girişimci olmasından yanayım."

Görüntü Dökümü

----------

-Ayşen Sönmez Oğuzhan'ın ev işleri yapmasından görüntü

-Ayşen Sönmez Oğuzhan'ın iş yerinde masa başında çalışmasından detaylar

-Ayşen Sönmez Oğuzhan'ın inşaat malzemeleri taşımasından görüntü

-Ayşen Sönmez Oğuzhan İLE röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Cemil SEVAL/ MANİSA,

=====================

Türk hekimi Ukrayna'ya örnek oldu

İZMİR Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Servisi ekibi, prostat kanseri ameliyatında geliştirdikleri yeni yöntemle Ukraynalı meslektaşlarına örnek oldu. Ürolog Doç. Dr. Yiğit Akın'ın kapalı ameliyat yönteminde 3 delik kullanarak yaptığı 100'üncü ameliyatı izleyen Ukraynalı doktor Dmytri Borysenko, aynı yöntemi kendi ülkesinde de uygulamaya çalışacağını belirtti.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan ürolog Doç. Dr. Yiğit Akın ve ekibi prostat kanseri ameliyatında geliştirdikleri yeni yöntemle bir ilke imza attı. Kapalı ameliyatla ( Laparoskopik) 6 yerine 3 trokar, yani boru kullanarak yaptıkları prostat kanseri ameliyatlarının ses getirdiğini belirten ürolog Doç. Dr. Yiğit Akın, bu yöntemle ameliyat edilen 100'üncü hastalarını Ukraynalı doktor Dmytri Borysenko'nun da izlediğini kaydetti.

Yeni cerrahi tekniğin ses getirdiğini ve sonuçların gayet başarılı olduğunu anlatan Doç. Dr. Yiğit Akın, "Hastalarımız da biz de ameliyattan gayet memnunuz. 100'üncü hastamızın durumu gayet iyi. Tekniğimizi yurt dışında duyurmuştuk. Bu yöntemi geniş çevrelere yaymayı ve bütün dünyada kabul edilebilir hale getirmeyi planlıyoruz. Ukrayna'dan bir doktor sadece prostat kanseri üzerine yaptığımız bu yöntemi öğrenmeye geldi. O da yapılan ameliyatı görünce hayran kaldı. Kendi ülkesinde de uygulamaya çalışacağını belirtti. Biz de kendisine yardımcı olacağız" dedi. Yeni yöntemle hastaların ameliyatın ardından daha kısa sürede iyileşebildiğine dikkat çeken Dr. Akın, daha az ağrı çektiklerini söyleyerek "Bu ameliyatı karın içerisine girmeden yaptığımız için hastanın damarlarını ve sinirlerini kolayca koruyoruz. Aynı zamanda prostat kanserinin gözle görülebilir şekilde olacak yayılımını gözlemleyebiliyoruz" diye konuştu.

İKİ GÜNDE TABURCU OLDU

Teşhisin konulmasının ardından 2 aylık bir sürede ameliyat edilmenin ve sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan, evli ve 3 çocuk sahibi Mehmet Candoğan (66) ise, hastalığın tekrar nüksetmemesi için kontrollere devam edeceğini söyleyerek, kendisini çok iyi hissettiğini ifade etti. Ameliyatın ardından ertesi gün taburcu edildiğini dile getiren Candoğan şunları söyledi:

"Geceleri  sık tuvalete kalkıyordum. Kan tahlili yapıldı ve prostatta 10 santimetreye yakın bir kitle çıktı. Kanserli hücre hiçbir yere sıçramadan teşhis konuldu. Dün ameliyat oldum bugün ayaktayım. Ameliyattan sonraki ağrım yok denecek kadar azdı. Bu kadar kolay atlatabileceğimi hiç düşünmemiştim. Çünkü başka hastanelerde gözüm korktu. Sondanın 3-4 ay kalabileceği, açık ameliyat olabileceği, enfeksiyon riskinin bulunduğunu, ameliyattan sonra ışın tedavisi yani kemoterapi görebileceğim, buna bağlı olarak da kalın bağırsakta incelme yada delinme yaşanabileceği söylenmişti. Bu risklerin hiçbirini yaşamıyorum. Bu kadar kısa sürede çıkabileceğim için şaşkınım. Prostat kanserisiniz, ameliyat oluyor ve şifa buluyorsunuz, üstüne ayağa kalkıp yürüyorsunuz. Emeği geçenlere teşekkür ederim."

Görüntü Dökümü

-----------

-Doç. Dr. Yiğit Akın ve hasta Mehmet Candoğan'dan detay görüntü,

-Ukraynalı doktor Dmytri Borysenko ile birlikte görüntü,

-Dr. Yiğit Akın ile röp,

-Mehmet Candoğan ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

====================

Depremde evi hasar gören aile yardım bekliyor

Muğla'da 23 Şubat'ta meydana gelen Richter Ölçeği'ne göre 3.6 büyüklüğündeki depremde evleri hasar gören Orhan ailesi, yardım çağrısında bulundu. Leyla Orhan (38), "Kışta kıyamette evin her yeri akıyor. Perişan durumdayız" dedi.

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı'nın verilerine göre Muğla'nın Menteşe ilçesinde 23 Şubat günü saat 03.24'te 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 6 kilometre derinliğinde olan depremde can ve mal kaybı yaşanmadı. Depremde ilçenin kırsal Dokuzçam Mahallesi'nde yaşayan 1 çocuk babası işsiz Hüseyin Orhan (45) ve eşi Leyla Orhan'ın yaşadığı tek katlı evin duvarlarında çatlaklar oluştu, tuvaleti ve lavabosu yıkıldı. Derme çatma evde yaşayan Orhan çifti, kış mevsiminde zor durumda kalmamak için yetkililere seslendi. Mağdur olduklarını söyleyen ve yardım talebinde bulunan Leyla Orhan şunları söyledi:

"Depremin şokunu 1 ay atlatamadık. Eşime sarılarak kendimizi dışarıya attık. Muğla Valiliği'ne yardım için başvurdum. 3 bin lira vereceklerini söylediler. Bu parayla hiçbir şey yaptıramayacağım için kabul etmedim. 'Evden çıkın kiranızı ödeyelim' teklifinde bulundular. Kış mevsiminde köy yerinde kiralık ev bulamayacağımı kendilerine söyledim. Yardım edecekleri parayı almadan oradan ayrıldım. Menteşe Belediyesi 1 kamyon çakıl, 50 torba çimento, 1 ton demir yardımında bulundu. İlgilendikleri için kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak, tuvaleti ve lavabonun inşaatının bir kısmını yaptırdık. Duvarlarımız çatlak ve çatımız akıyor. Gündelik işlerde çalışan eşim bu aralar iş bulamadığı için çalışmıyor. Ben ise bir okulda hizmetli olarak çalışmaya başlayalı 1 ay oldu. Para, pul istemiyorum. Hayırseverlerin ve yetkililerin evimi yaptırmalarını istiyorum. Kışta kıyamette evin her yeri akıyor. Maddi imkansızlardan elektriğimiz kesildi ve açtıralı 10 gün oldu. Perişan durumdayız."

Görüntü Dökümü

------------

-Hasar gören evin duvarlarından görüntü

-Evin bahçesindeki inşaat aşamasındaki lavabodan görüntü

-Hüseyin Orhan ve eşi Leyla Orhan'ın görüntüsü

-Leyla Orhan ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Cavit AKGÜN - Kamera: : Aykut KURT/ MUĞLA,

=====================

Kadavradan nakille 38 böbrek ve karaciğer hastasına hayat verdiler

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi, 2017 yılı Aralık ayında başlayan böbrek ve karaciğer naklinde 38 hastaya organ nakli ile yeniden hayat verdi. Kadavradan yapılan nakillerin ilerleyen zamanda canlıdan yapılması hedeflenirken ADÜ, böbrek ve karaciğer nakillerinde, 52 organ nakil merkezi arasında 10'uncu sırada yer aldı.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde, böbrek ve karaciğer nakli yapılmaya başlanması ay sonu itibariyle 2'nci yılını dolduracak. Türkiye'de binlerce hasta böbrek ve karaciğer nakli beklerken, ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde bugüne kadar 16 hastaya karaciğer, 22 hastaya da böbrek nakli yapıldı. Kadavradan yapılan bu nakillerle 38 hastaya, yeniden yaşam verildi. Hastanede hedef sadece kadavradan değil canlıdan da nakil yapılması olduğu bildirildi. ADÜ Organ Nakli Mesul Müdürü Yardımcı Doç Dr. Erdem Barış Cartı, 3- 9 Kasım tarihlerinin Organ Bağışı Haftası olduğunu hatırlatıp, herkesi organ bağışında bulunmaya davet etti. Türkiye'de 2 bin 800 civarında karaciğer yetmezliği hastası bulunduğuna dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Cartı, "Organ bağışının artması, bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Biz de Aydın ve yöresindeki illerimizden gelen hastalara kadavradan yaptığımız karaciğer nakillerle şifa vermeye çalışıyoruz. Sadece kadavradan nakil yapan bir merkeziz. 16 karaciğer yetmezliği olan hastaya ikinci bir yaşam şansı verdik. Bu hızlı işleyen bir süreç. Önce beyin ölümü gerçekleşen hastanın bulunduğu hastaneye ulaşıyoruz. Koordinasyonu sağlayarak organ çıkarma işlemini gerçekleştiriyoruz. Sonra o alınan organı hastanemize getiriyor, ameliyata hazırlanan hastamıza naklediliyoruz. Bu, bizim 24 saatimizi alan bir süreç oluyor. Özverili güçlü bir ekibimiz var. İleriye dönük hepimizin ortak bir hayali canlıdan da nakil yapıp, ilimizdeki tüm hastaları burada tedavi edebilmek" dedi.

'7 GÜN 24 SAAT ORGAN NAKLİ KABUL EDİYORUZ'

ADÜ Organ Nakli Birimi Karaciğer Nakil Koordinatörü Necla Olçum, "Organ bağışlarını arttırarak nakil sürecimizi ilerlettirebiliyoruz. Haftanın 7 günü 24 saat boyunca organ bağışlarını hastanemizde kabul etmekteyiz. Karaciğer sirozu ve tümörü nedeniyle nakil bekleyen çok fazla hasta var. Bu hastaların yaşama tutunabilmeleri nakil yapılabilecek uyumlu organın bulunmasına bağlı. Bu da organ bağışının önemli kılıyor. Organ bağışını arttırmak için yoğun çalışmalar yapıp, çeşitli etkinlikler düzenliyoruz" dedi.

'HEDEFİMİZ EN KISA SÜREDE CANLIDAN BÖBREK NAKLİ'

Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Erdem Demirkıran ise, "Yaklaşık 2 yıllık bir zaman diliminde 22 böbrek nakli gerçekleştirdik. Ağırlıklı olarak kadavradan böbrek naklini yapıyoruz. En kısa sürede de canlıdan böbrek naklini yapmayı hedefliyoruz. Hastalarımız için oluşturduğumuz bir havuzumuz var. Bu bölgeden gelen hastalar. Gereken organ bulunduğu zaman Sağlık Bakanlığı'nın gösterdiği isimler arasından en uygun hastayı belirleyip, nakli yapıyoruz. Zamanla yarışıyoruz. Uygun organ için sıra beklerken ne yazık ki yaşamını kaybeden hastalar oluyor. Bu nedenle zamanla yarışıyoruz. Bağışlanan her organın bir can olduğu unutulmamalı" diye konuştu.

KARACİĞER NAKLİYLE YENİDEN YAŞAMA TUTUNDULAR

Kara sarılık hastalığı nedeniyle 3 yıl boyunca Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde tedavi gören ve 9 ay önce ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan nakille sağlığına kavuşan Hadi Çal, "Adeta yeniden doğdum. Şu an çok iyiyim ve hiçbir şikayetim yok. Nakil bekleyen hastalar umutlarını yitirmesinler" dedi.

Alkole kullanımına bağlı karaciğer sirozu hastası olan ve yapılan nakille sağlığına kavuşan Murat Çörek de "Hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi olurken, doktorlar acil olarak beni ameliyata alıp, nakil yapmış. O süreçle ilgili bir çok şeyi hatırlamıyor olsam da şu an sağlıma kavuşmuş durumdayım. Doktorlarımdan Allah razı olsun bana ikinci bir yaşam verdiler" dedi.

Geçen 13 Ekim'de yapılan karaciğer nakli ile sağlığına kavuşan Ramazan Serce de doktorlarına teşekkür etti.

ADÜ, böbrek ve karaciğer nakillerinde 52 organ nakli merkezi arasında 10'uncu sırada yer aldı.

Görüntü Dökümü

----------

-Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden görüntü

-ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi böbrek ve karaciğer nakli ekibinden görüntü

-ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Mesul Müdürü Yrd. Doç Dr. Erdem Barış Cartı röp.

-ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Birimi Karaciğer Nakil Koordinatörü Necla Olçum ile röp.

-ADÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Erdem Demirkıran ile röp.

-Karaciğer nakli olan Hadi Çal, Murat Çörek ve Ramazan Serce ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Buhan CEYHAN/ AYDIN, DHA)

=======================



Güncel

Kaynak: DHA

21.11.2019 03:54:11