DHA YURT BÜLTENİ-2

Ceren'in kabri çiçek bahçesine dönüştü Ordu'da evinin önünde cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülen Ceren Özdemir'in (20) yakınları, arkadaşları ve sevenleri, mezarını ziyaret edip çiçek bırakarak, dua ediyor.

08.12.2019 10:19 | Son Güncelleme: 08.12.2019 10:19DHA YURT BÜLTENİ-2

Ceren'in kabri çiçek bahçesine dönüştü

'da evinin önünde cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülen Ceren Özdemir'in (20) yakınları, arkadaşları ve sevenleri, mezarını ziyaret edip çiçek bırakarak, dua ediyor.

Ordu'da, 3 Aralık'ta evinin bulunduğu apartmanın girişinde cezaevi firarisi Özgür Arduç tarafından bıçaklanarak öldürülen balerin Ceren Özdemir'in Ulubey ilçesi Kumanlar Mahallesi'ndeki kabri, ziyaretçi akınına uğruyor. Ölümüyle Türkiye'yi hüzne boğan Ceren'in kabrine gelen arkadaşları, yakınları ve sevenleri dua ediyor, mezara not ve çiçekler bırakıyor. Ziyaret sırasında arkadaşları, duygu dolu anlar yaşıyor. Kent dışından genç kızın kabrini ziyarete gelenler ise, Özdemir ailesine taziye dileklerinde bulunup acısını paylaşıyor.

'ÇOK POZİTİF İNSANDI'

Ceren Özdemir'in mezarına çiçek bırakıp, dua eden arkadaşı Hakan Gedik, "Ceren bizim çok sevdiğimiz bir arkadaşımızdı. Bir gecede arkadaşımızın canına kıydılar. Çok üzgünüz. En son iki hafta önce görüşmüştük. Ceren çok pozitif bir insandı ve hep neşeli olurdu. Arkadaşlarıyla hep uyum içerisinde olan bir insandı. Bugün mezarını ziyaret etmek için gelip çiçek bırakıp, dua ettik, keşke böyle bir şey hiç yaşanmasaydı. Olayı duyunca hepimiz şok olduk, çok üzüldük" dedi.

'ARKADAŞIMIZI ÇOK ÖZLÜYORUZ'

Ceren'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını söyleyen Yücel Köken de "Ceren ile en son iki üç hafta önce görüşmüştük. Ceren çok iyi bir insandı, sürekli pozitifti. Hayata bakış açısı çok farklıydı. Hiç kimsenin zarar görmemesini isteyen bir kızdı. Arkadaşımızı katlettiler. Duygularımızı anlatamıyoruz, çok üzgünüz. Bütün arkadaşları şok oldu. Bugün elimizden sadece dua etmek geliyor. Şimdiden arkadaşımızı çok özlüyoruz. Keşke bizimle olsaydı" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Ceren Özdemir'in mezarından detay

-Arkadaşlarının dua edip çiçek bırakması

-Bırakılan not ve fotoğraflardan detay

-Röportajlar

-Muhabir anonsu

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/ULUBEY(Ordu),

===========================

İki kardeşin yargılandığı cinayet kamerada

Erzurum'da cadde ortasında çıkan kavgada, İbrahim Hakkı Turgut'u (23) kalbinden bıçaklayarak öldüren Zafer Çınar (29) ve kavgaya karışan ağabeyi Sadri Çınar (31) hakkında Erzurum 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İki kardeşin 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istendi. Mobese kameralarına yansıyan görüntüler ise dosyada delil oldu.

Olay, 21 Mayıs günü saat 14.00 sıralarında merkez Yakutiye ilçesi Cumhuriyet Caddesi'nde meydana geldi. Sadri Çınar ve Zafer Çınar ile babaları Sefa Çınar, bıçaklı yaralama olayıyla ilgili Erzurum 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına katılmak için adliyeye geldi. Baba dışarıda beklerken, iki kardeş duruşma salonuna çıktı. Çınar kardeşler, duruşma salonu önünde İbrahim Hakkı Turgut ve yanında gelen arkadaşı M.D.Y. ile karşılaştı. İbrahim Hakkı Turgut ile Zafer Çınar arasında burada tartışma çıktı. Bu sırada İbrahim Hakkı Turgut, Zafer Çınar'a elindeki çakmağı fırlattı. Polis tarafından sakinleştirilen taraflar, duruşma sonrası adliyeden ayrıldı.

'KALBİMDEN VURULDUM'

Dava sonrası babalarından ayrılan Sadri ve Zafer Çınar kardeşler, Kızılay İş Merkezi önünde İbrahim Hakkı Turgut ve arkadaşı M.D.Y. ile karşılaşınca bıçaklı kavga çıktı. Kavga sırasında Zafer Çınar, İbrahim Hakkı Turgut'u göğsünden yaraladı. Yere çökerek elindeki bıçağı atan İbrahim Hakkı Turgut, görgü tanıklarının ifadesine göre "Kalbimden vuruldum" dedi.

KAÇARKEN YAKALANDI

M.D.Y. ile Zafer Çınar, ellerinde bıçaklarla kavga etmeye devam etti. Zafer Çınar'ı kovalayan M.D.Y. yakalayıp sırt kol alt kısmından yaraladı. Sadri Çınar da tekrar olay yerine gelip M.D.Y.'ye kemerle vurdu. Kaçmaya çalışan Zafer Çınar'ı olay yerinden geçen polis memuru, yaklaşık 50 metre ileride vatandaşların yardımıyla yakaladı. Tüm olup bitenler mobese kameralarına yansıdı.

'KADER Mİ, ECEL Mİ DİYELİM?'

Hastaneye kaldırılan İbrahim Hakkı Turgut'un bıçak darbesi nedeniyle kalp damarının parçalandığı belirlendi. 34 ünite kan verilen Turgut, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Turgut, Aziziye ilçesine bağlı Süngeriş köyünde toprağa verilirken, Zafer Çınar, 'kasten adam öldürme' suçundan tutuklanarak cezaevine kondu. Zafer Çınar ilk ifadesinde, "Kader mi, ecel mi diyelim? Benim de hayatım bitti, ben de cezaevine gireceğim şimdi" dedi.

MÜEBBET İSTENDİ

Cinayet ile ilgili soruşturma tamamlandı ve dava açıldı. Mobese görüntüleri ise dosyada delil olarak girdi. Sadri Çınar hakkında verilen takipsizlik kararı, Erzurum 2'nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve şüpheli Sadri Çınar'ın da maktul İbrahim Hakkı Turgut'un ölümüyle sonuçlanan kavga olayına karıştığı, taraflar arasında daha önceden bulunan husumet nedeniyle diğer şüpheli kardeşi Zafer Çınar ile birlikte maktulün öldürülmesi eylemine iştirak ederek atılı suçu işlediğine vurgu yapıldı. 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edilen iddianamede, "Her iki şüphelinin aralarında husumet bulunan maktul ile yolda karşılaşmaları üzerine çıkan karşılıklı bıçaklı kavgada şüpheli Zafer Çınar'ın elinde bulunan beyaz saplı bıçak ile maktulün göğüs kısmına vurarak onu kasten öldürdüğü, kardeşi olan diğer şüpheli Sadri Çınar'ın da kavgaya karışıp bu suça iştirak ettiği tüm dosya kapsamında anlaşılmıştır" denildi.

Tutuklu Zafer Çınar ve tutuksuz yargılanan ağabeyi Sadri Çınar'ın 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle önümüzdeki günlerde yargılanmasına başlanacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Mobese'nin kaydettiği görüntüler

-Birbirlerine saldırmaları

-Bıçakları sallamaları

-Hümeyra Pardeli'nin anonsu

-Olay yeri

-Yerde yatan İbrahim Hakkı Turgut

-Sağlık ekiplerinin gelişi

-Toplanan kalabalık

-Erzurum adliyesi

(KJ: Haber: Hümeyra PARDELİ-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

===========================

Cezaevi çıkışında gelinlikle karşıladığı eşi elinde sigara söndürdü

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde 5 aylık hamile Hacer Atik, 11 gün önce cezaevinden çıkarken gelinlik giyerek kapıda karşıladığı dini nikahlı eşi Muhsin Culfacı tarafından dövüldü. Atik'in elinde sigara da söndüren Culfacı'nın yakalanması için polis çalışma başlattı.

Gölcük'te yaşayan ve 5 aylık hamile olan Hacer Atik, 11 gün önce cezaevinden çıkan dini nikahlı eşi Muhsin Culfacı'yı gelinlikle kapıda karşıladı. Geçen günlerde Muhsin Culfacı, iddiaya göre 5 aylık hamile eşi Hacer Atik'e sabah namazı kılmasını söyledi. Ancak Atik, reddetti. Bunun üzerine Culfacı, evdeki elektrikli sobayı Hacer Atik'in üzerine attı, ardından da döverek sağ elinde sigara söndürdü. Hastaneye giderek darp raporu alan Hacer Atik, şikayetçi oldu. Polis, Muhsin Culfacı'yı bulmak için çalışma başlatırken, Atik ise barınma evine götürüldü.

'BENİ YAKMAYA ÇALIŞTI'

Güvenlik görevlisi olarak çalışan, ayrıca taksi şoförlüğü yapan Hacer Atik, yaşadığı dehşet dolu anları şöyle anlattı:

"Gece 00.30'da işten geldim. Çok yorgundum. Geldiğimde evde tiner içmişti ve yatakta yatıyordu. Acı çekiyor gibi görünüyordu. Fakat ben inanmadım. 'Bana süt ver' diye yalvarıyordu. Süt içirdim. Biraz zaman geçtikten sonra kendine geldi ve 'Sana azap çektireceğim. Sana cehennem azabını yaşatacağım' diyerek odanın ışığını söndürdü. Elektrikli sobayı üzerime tutarak beni yakmaya çalıştı. Daha sonra, dışında serum yazan ama içerisinde kimyasal bir madde olduğunu düşündüğüm şişeyi alıp, 'Şimdi bu kimyasalı senin üzerine dökerek sana azap çektireceğim' diyerek o maddeyi üzerime döktü. Sonra elindeki çakmağı yakarak, 'Şimdi seni yakacağım. Cehennem ateşinde yanacaksın' dedi. Konuşarak onu vazgeçirdim.ö

'YAPTIĞININ GÜNAH OLDUĞUNU SÖYLEYEREK VAZGEÇİRDİM'

Dini nikahlı eşinin kendisine namaz kılmadığı için işkence ettiğini söyleyen Hacer Atik, "O her gün sadece sabah namazını kılıyordu. Ben namaz kılmadım. Onun namaz kıldığı seccadeyi kaldırmışım. Daha önce biri benim, biri de kendi için olan 2 tane seccade sermiş. Ben onunla birlikte namaz kılacakmışım. Ben kılmadığım için cehennem azabı çekecekmiş. Cehennem azabında yanmamak için benim de namaz kılmam gerekiyormuş. Bana bunları söyleyerek, zorbalıkla ibadet ettirmek istedi. Ben de yaptığı şeyin günah olduğunu ve benim isteyerek ibadet etmem gerektiğini söyledim" diye konuştu.

'ŞİKAYETÇİ OLURSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM, DEDİ'

Dini nikahlı eşinin elinde ve yüzünde sigara söndürdüğünü ifade eden Hacer Atik, "Sağ elimin içinde içtiği sigarayı bastırarak söndürdü. Daha sonra çığlık atmamam için ağzımı ve burnumu kapatarak sigara izmaritini alnıma bastırdı. Dilimin ucuna da sigara izmariti bastırdı. Beni saçımdan çekerek yerde sürükledi. Daha sonra ağzımı ve burnumu yine kapatarak sol yanağımı ısırdı. Ben şikayetçiyim. Bana, 'Şikayetçi olursan seni öldürürüm' demişti. Ama öldürürse de öldürsün. Kaderim neyse onu yaşarım. İyilikten maraz görürsem, Allah yolunda ölmüş olurum. Bu benim imtihanım. Benim mutfağa götürüp ocağın büyük gözünü yakarak sağ elimi yakmaya çalıştı. Ben, 'Hayır, ne olur yapma. Bu elimle seni seveceğim, bebeğimize bakacağım' diyerek onun duygularını değiştirdim. Daha sonra yakmaktan vazgeçti" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Hacer Atik'in karakol önünde görüntüsü

Sigara söndürülen yaralı eli ve alnından yakın görüntü

Hacer Atik ile röp.

11 gün önce gelinlik ile adliye ve cezaevine gitmesi (04: 12 - Arşiv)

Gelinlikle Gölcük sokaklarında gezmeleri

Gelinlikle karşılamadan röp.

HABER: Soner GÜLEZER-KAMERA: Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),

===========================

Aralık ayında denize girdiler

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde yaşayan 2 arkadaş soğuk havaya aldırış etmeden denize girdi. Montla dolaşan vatandaşlar denizde yüzen iki arkadaşı şaşkınlıkla izledi.

Gölcük'te yaşayan Tuncay Fakçı ve Mert Yiğit Yaman, işten çıktıktan sonra denize girdi. Şehirlerarası otobüslerde muavinlik yapan 2 arkadaş denizde yüzerken, havanın 10 derece olduğu Değirmendere'de mont ve berelerle dolaşan vatandaşlar, denizdeki ikiliyi şaşkınlıkla izledi. Bazı vatandaşlar cep telefonları ile 2 arkadaşın fotoğrafını çekerken, bazıları ise "Sizi görünce ben üşüdümö dedi.

İşten çıktıktan sonra stres atmak için denize geldiklerini söyleyen Tayfun Fakçı, "Arkadaşımla beraber şehirlerarası otobüslerde çalışıyoruz. Haliyle çok yoruluyoruz. Şimdi de yoldan geldik. Yatacaktık ama ikimiz de suyu sevdiğimiz için 'Hadi gidip denize girelim' dedik. Amacımız stres atmak. Aklımıza esti, geldik. Su da güzel. İnsanların tepkisini yoldan geçerken fotoğrafımızı çektiklerinde fark ettik.ö dedi.

İnsanların kendilerini cep telefonlarıyla görüntülediğini ve esprili tepkiler verdiğini belirten Mert Yiğit Yaman ise, "Bir abla çekiyordu. Gülerek bize el salladı. Bir abimiz ise gelip, 'Sizi görünce ben üşüdüm' dedi. O öyle söyleyince biz de suya tekrar daldık." diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

2 arkadaşın denizin içinde görüntüsü

Montlarıyla denizdeki ikiliyi izleyen vatandaşlar

Arkadaşlarla röp.

Cep telefonlarıyla fotoğraf çeken vatandaşlar

Detay

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),

===========================

Kadın futbolcular deplasmana gitmek için destek bekliyor

İZMİR'in Karabağlar ilçesinde, 4 yıl önce kurulan ve bu yıl ilk kez 3'üncü ligde oynamaya hak kazanan Yeşilyurt Kadın Futbol Takımı, maddi imkansızlıklar nedeniyle deplasmandaki maçlara gidemiyor. İlk hafta kaymakamlığın desteğiyle Antalya'da sahaya çıktıklarını anlatan kulüp başkanı Davut Katar "Futbol federasyonunun kararına göre 3'üncü ligde oynayan takımlar yol ve konaklama masraflarını kendileri karşılamak zorunda. İlk deplasman maçımıza kaymakamlık desteğiyle gittik. Kendi evimizde iki maç yaptık. Bu hafta Afyon maçımız var. Henüz hiçbir destek alamadık. Kara kara nasıl gideceğimizi düşünüyoruz" dedi.

İzmir'deki 3 kadın futbol takımından biri olan ve 4 yıl önce kurulan Yeşilyurtspor Kadın Futbol Takımı, alt yapıdan yetişen sporcularla bu yıl 3'üncü ligde oynamaya hak kazandı. 500 bin nüfusa sahip Karabağlar ilçesinde 'kadınlar futbol oynayamaz' mantığını yıktıklarını söyleyen Yeşilyurtspor Kulüp Başkanı Davut Katar, 30'u lisanslı 50 kadın futbolcuyla başarıya koştuklarını dile getirdi. Kısıtlı koşullarda sporcuların azimle kendilerini geliştirdiğini ifade eden Katar, maddi zorluklar yaşadıklarını belirterek "3 yıl önce Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) aldığı karara göre 3'üncü ligde oynayan takımların yol ve konaklama masrafları kısıtlandı. 1 ve 2'nci ligde oynayan kadın futbol takımlarının yol ve konaklama masrafları TFF tarafından karşılanıyor. 3'üncü ligde ise ilk 3 sıradaki takımlara destek veriliyor. Biz ise yeni kurulan bir takım olarak köklü kulüpler içinde zorlanıyoruz" dedi. Yeşilyurtspor Kulübü olarak spora gönül vermiş çocuklardan kesinlikle ücret talep etmediklerini ifade eden Katar, "Amatör spor kulüpleri olarak gönüllü çalışıyoruz. Sosyal medyanın aktif kullanıldığı bir dönemde çocukları bilgisayarın başından kaldırmak zorken buraya gelip antrenmanlara katılıyorlar" diye konuştu.

AFYON MAÇINA SPONSOR YOK

Ligde 4'üncü hafta maçına hazırlandıklarını anlatan Başkan Katar, ilk maçı Antalya'da yaptıklarını söyleyerek şöyle devam etti:

"Futbol federasyonunun kararına göre 3'üncü ligde oynayan takımlar yol ve konaklama masraflarını kendileri karşılamak zorunda. ya ligden çekilecektik ya da lige devam edip sponsor bulacaktık. Belediye, kaymakamlık, gençlik spor il müdürlüğünden destek istedik. Herkesin kapısını tek tek çaldık ama sponsor bulamadık. İlk haftaki giderlerimizi bir kereye mahsus olmak üzere kaymakamlık karşıladı. Diğer iki maçı kendi sahamızda yaptık. Bu hafta Afyon maçımız var. Ama henüz hiçbir destek alamadık. Kara kara nasıl gideceğimizi düşünüyoruz. İzmir'de 3 kadın futbol takımı var. Biri 1'inci ligde oynayan Konak Belediyespor. Onların arkasında belediyenin bütün imkanları var. İkincisi Besemspor. Onlar da bizim gibi 3'üncü ligde ve benzer sorunları yaşıyorlar. 500 bin nüfuslu bir ilçenin futbol takımı bu sorunları yaşamamalı."

'GİDEMEZSEK HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAYACAĞIZ'

Yeşilyurtspor'un ikinci aileleri olduğunu söyleyen genç sporcular, futbola devam etmek için seslerini duyurmak istiyor. 4 yıldır bu takımda top koşturduğunu anlatan 17 yaşındaki Rabia Öncü, "Futbol benim için bir zevk. Çalışmalarımız güzel gidiyor. Burası ikinci ailemiz. Futbolu hobi olarak yapıyorum. Ama üniversitede beden eğitimi ya da antrenörlük düşünüyorum. Amcam futbolcuydu. Onun sayesinde başladım. Çevreden olumlu tepkiler aldım. Ama daha fazla destek bekliyoruz. Maçlara gitmek istiyoruz. 3'üncü ligin atmosferi çok güzel. Maça çıkarken çok heyecanlanıyorum" dedi. Kadın futboluyla ilgili ön yargılara tepki gösteren Eylül Selçuk (11), "Ben arkadaşımın yardımıyla futbola başladım. Ondan duydum ve katıldım. Birkaç ay önce geldim. Kızların futbolla ilgili yargıları var. Futbol erkek işidir, deniyor. Ama bence isteyen herkes futbolu başarabilir. Ben her bölümde oynayabiliyorum. Forvet, orta saha, sağ bek, sol bek hepsini oynuyorum" diye konuştu. Futbola babasının yardımıyla başladığını söyleyen Aleyna Esen (12) de, "Ben babamın maçına gidiyordum. Davut hoca benim şutlarımı gördü ve başladım. İki gün buraya geliyorum. Bazen yoruluyorum ama çok keyif alıyorum. İleride de futbol oynamak istiyorum" dedi. 10'uncu sınıf öğrencisi Sude Erdem (15) deplasman maçlarına gitmek istediklerini belirterek "İlk hafta kaymakamlığın desteğiyle deplasmana gidebildik. Ama bir dahakine gidebilecek miyiz bilmiyorum. Gidemezsek hayal kırıklığına uğrayacağız. Bu kadar emek veriyor imkansızlıklar içinde iyi olmaya çalışıyoruz. Gidemezsek yazık olur" diye konuştu. A takımı oyuncusu Deniz Demir (17) ise şunları söyledi:

"Mahallede top oynuyordum. 4 yıldır bu takımdayım. Deplasmana gitmek bizim için zor. Sahamız yok, destek istiyoruz. Oyuncular elinden geleni yapıyor. Hocamız bize emek veriyor. Bunun karşılığını almak istiyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Takımın antrenmanından görüntü

-Davut Katar ile röportaj

-Toplu sloganlarından görüntü

-Sporcularla röportaj

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

===========================

Deniz manzaralı Hayvan Mezarlığı

Mersin'de Mezitli Belediyesi tarafından hayvansever vatandaşların yaşamını yitiren can dostlarını gömeceği ve ziyaret edeceği bir Hayvan Mezarlığı yaptırdı. Deniz kenarında Eski Mezitli Mahallesi'nde hayata geçirilen mezarlık tamamen ücretsiz hizmet veriyor. Mezarlıkta yaşamını yitirmiş dostlarını ziyaret eden hayvanseverler duygu dolu anlar yaşıyor.

Hayvan Mezarlığı projesini hayata geçiren Belediye Başkan Neşet Tarhan, görevlerinden birinin de yaşamını yitiren hayvanlar için çalışma yapmak olduğunu söyledi. İlçede yaşayan kedi köpek sahibi vatandaşların böyle bir talebi olduğunu dile getiren Başkan Tarhan, "Biz de bu talebe duyarsız kalmadık. Orman Bakanlığı'ndan aldığımız bir yerde Hayvan Mezarlığı yapmaya karar verdik. Hayvansever vatandaşlarımızla acılarını paylaşmak  adına böyle bir adım attık. Hayvanlarının mezarlarını ziyaret edebiliyorlar. Artık rastgele bir yerde kalmayacaklar. Orada belediyemizin desteği ile ücretsiz bir şekilde defin işlemleri gerçekleşiyor. Canlının her türlüsüne dokunan hizmet kutsal bir hizmettir" dedi.

'BÜTÜN BELEDİYELERDEN AYNI DUYARLILIĞI BEKLİYORUZ'

Hayvan Mezarlığı'nı ziyaret eden Mezitli sakini hayvansever Sevil Kumaş, "Burada hayvanlar bir mal olarak değil de bir birey olarak görülüyor. Bu Mezitli'de bir ilk. Bir hayvansever olarak beni çok duygulandırdı burası. Bazı mezarlara çiçek ektik, temizledik. Bundan sonra da sık sık gelmeyi düşünüyorum. Eskiden hayvanlarımızı gömerken insanlar bize bakıyordu ne yapıyoruz diye. Ama şimdi gönül rahatlığı ile buraya gelip hayvanlarımızı gömebileceğiz. Mezarlarını yaptırıyoruz. Ziyaret ediyoruz. Bu konuda belediyeye teşekkür ediyoruz. Bunun bütün belediyelere örnek olmasını istiyorum. Bazı şehirlerde köpekler çöp konteynerlerine konulup pres yapılıyor. Bırakın mezarlarını ölüleri bile yok. Ama burada hayvanlara değer veriliyor. Onlar için ayrılmış özel bir alan var. Bizim için çok büyük bir hizmet. Bütün  belediyelerden aynı duyarlılığı bekliyoruz" diye konuştu.

VATANDAŞLARIN TAKDİRİNİ TOPLADI

Marmaris'ten Mersin'e ziyarete gelen Ayşen Öner isimli hayvansever ise,"Arkadaşlarım hayvan mezarlığından bahsetti. Ben de merak edip geldim, görmek istedim. Çünkü her şehirde olmasını arzu ettiğimiz şey. Belediye çok güzel bir şey düşünerek can dostlarımız için mezarlık tahsis etmiş. Havyanseverler buraya gelip dostlarını gömebilecek. Umarım her yerde bir hayvan mezarlığı olur" ifadesini kullandı.

Proje için belediye yetkililerine teşekkür eden Levent Kumaş ise şunları söyledi:

"Burada her şey düşünülmüş. Mezar yerleri açılmış. Kedimiz, köpeğimiz öldüğü zaman 'ne yapacağız' diye düşünme derdimiz olmayacak. Onları ziyaret edeceğiz, onlarla birlikte zaman geçirebileceğimiz bir alanımız oldu. Normal bir mezarlığa gitmişiz havası var. Emeği geçen herkese teşekkür ederim."

Görüntü Dökümü

------------------------

Mezarlığın dron çekimleri

Mezarlık girişi

Mezarlardan görüntü

Belediye Başkan Neşet Tarhan ile röp

Mezarlığı gezen hayvan severler

Mezarları temizleyen hayvan severler

Sevil Kumaş, mezarla ilgilenirken

Sevil Kumaş ile röp

Ayşen Öner, mezarla ilgilenirken

Ayşen Öner ile röp

Levent Kumaş mezarla ilgilenirken

Levent Kumaş ile röp

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN-Soner AYDIN/MERSİN,

===========================

Kartepe hafta sonunda tatilcilerin tercihi oldu

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde kayak merkezi hafta sonu günübirlik tatilcilerin tercihi oldu. Çocuklarıyla birlikte karın keyfini çıkarmaya gelen aileler doyasıya eğlendi.

Kış turizmi açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olan Kartepe, hafta sonunda günübirlik tatilcilerin tercihi oldu. Kar kalınlığının 27 santimetre olduğu Kartepe'ye çocukları ile birlikte gelen aileler, karda eğlenmenin keyfini yaşadı. Kartopu oynayan ve kızakla kayan çocuklar gönüllerince eğlendi. Kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen orman ise eşsiz görüntüler oluşturdu.

Ailesi ile birlikte İstanbul'dan geldiklerini söyleyen Kenan Şahin, "İstanbul'dan geliyoruz. Harika bir hava var. Bu havanın eşliğinde kaçırmamamız gereken de bir manzara var burada. Kar eşliğinde çocuklarımızla beraber tatil yapıyoruz.ö dedi.

Yılın ilk karını görmek için ailecek geldiklerini söyleyen Sadık Aşkın, "Biz İzmit'ten geldik. Yılın ilk karını görmeye geldik. Kar keyfi yapıyoruz. Herkesi Kartepe'ye bekliyoruz. Kartepe çok güzel. İnsanları güzel, doğası güzel, her yeri güzel." diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Karla kaplı ormanlardan drone görüntüsü

Karda fotoğraf çeken vatandaşlar

Karla oynayan çocuklar

Vatandaşlarla röpler

Detay

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/KARTEPE(Kocaeli),

===========================

Oğlunun tedavisi için ördüğü ürünleri satan anneden yardım talebi

İzmir'in Çiğli ilçesinde, epilepsi hastası olan yüzde 90 engelli 10 yaşındaki oğlu Oğuzhan'ın tedavi masraflarını karşılayabilmek için evde ördüğü ürünleri internet üzerinden satan Şaile Alatürk (32), yardım çağrısında bulunarak, "Maddi durumumuz yeterli olmadığı için oğlumuzun tedavi masrafını karşılayamıyoruz. Ben de ördüğüm patik, atkı, yelek ve oyuncak bebeklerle oğlumun tedavi masrafını çıkarmaya çalışıyorum. Lütfen oğluma yardım edin" dedi.

Çiğli'de yaşayan Şaile Alatürk, ikiz çocuklara hamileyken, Oğuzhan'ın iç havale geçirmesi sebebiyle 7'nci ayda doğum yapmak zorunda kaldı. Doğumun ardından yapılan tetkiklerde, Oğuzhan'ın epilepsi hastası olduğu belirlendi. Hastalığı ilerleyen Oğuzhan'ın, beyninde de daralma olduğu ortaya çıktı. Konuşamayan ve annesinin bakımına muhtaç olan yüzde 90 engelli Oğuzhan'ın tedavisinin özel bir muayenede yapılması gerektiğini söyleyen Şaile Alatürk, eşinin inşaatlarda çalıştığını ve maddi durumlarının iyi olmamasından dolayı çocuklarını tedavi ettiremediklerini belirtti. Oğlunu tedavi ettirmek için evde patik, atkı, yelek ve oyuncak bebek yapan Alatürk, elişi ürünlerini internette satarak, oğlunun tedavi masraflarını çıkarmaya çalışıyor.

'TEDAVİ MASRAFLARINI KARŞILAYAMIYORUZ'

Maddi imkansızlıklar sebebiyle oğlunun tedavilerini yaptıramadıklarını belirten Şaile Alatürk, "Oğuzhan ve ikizi Kardelen, 7'nci ayda prematüre olarak doğdu. Ardından doktorlar Oğuzhan'ın epilepsi hastası olduğunu söylediler. Yıllar içerisinde oğlumun hastalığı çok ilerledi ve sürekli havaleler geçiriyor. Birçok hastaneye gittik ancak çaresini bulamadılar. Konak'ta bulunan özel bir muayenede tedavisi olduğunu öğrendik. Ancak seanslar çok pahalı ve bizim de bunu karşılayacak gücümüz yok. Eşim inşaatlarda iş bulursa çalışıyor. Oğuzhan, bana bağımlı ve onu yalnız bırakamadığım için bende çalışamıyorum. Oğlumun tedavisi için, evde bebek yelekleri, havlu, patik, oyuncak bebek yapıp internetten satarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum" dedi.

'BİZ NEREYE GİDELİM?'

Oğuzhan'ın engeli sebebiyle sosyal hayatta dışlandığını, ev sahiplerinin de kendilerini evden çıkarmak istediğini ileri süren, Alatürk, "Oğlum, sosyal hayatta sürekli dışlanıyor. Toplu taşıma araçlarında diğer insanlar Oğuzhan'a farklı bakıyorlar. Ev sahipleri de oğlum kriz geçirirken bağırdığı için bizi istemiyor. Şimdiki ev sahibimiz de Oğuzhan'ın bağırmasından dolayı rahatsız oldukları gerekçesiyle evden çıkmamızı söyledi. Çocuğum bunu isteyerek yapmıyor ve kendine de zarar veriyor. Kriz geçirirken kendini kaybediyor ve bağırıyor. Biz nereye gidelim? Lütfen oğluma yardım edin" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Şaile Alatürk ile röportaj

Oğuzhan'dan görüntü

Şaile Alatürk örgü örmesi

Genel ve detay görüntü

Haber: Tolga TAHÇI -Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR,



Ceren Özdemir, Ordu, Güncel

Kaynak: DHA

29.01.2020 15:43:00