Dha Yurt Bülteni-2

1)5 GÜVENLİK KORUCUSU YARALANDIMuş merkez Sağlık köyü kırsalında güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada 5 güvenlik korucusu yaralandı.

04.06.2017 10:07 | Son Güncelleme: 04.06.2017 10:07Dha Yurt Bülteni-2
1)5 GÜVENLİK KORUCUSU YARALANDI

Muş merkez Sağlık köyü kırsalında güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada 5 güvenlik korucusu yaralandı. Sağlık Köyü kırsalında güvenlik güçlerinin dün yürüttüğü operasyon sırasında teröristlerin açtığı ateşe güvenlik güçlerince anında karşılık verildi. Çıkan çatışmada 5 güvenlik korucusu yaralanırken, bölgede çok kapsamlı operasyon başlatıldığı belirtildi. Yaralılar ambulanslarla Muş Devlet Hastanesi'ne getirildi. Burada tedavi altına alınan korucuların hayati tehlikelerinin olmadığı belirtildi. Olayın yaşandığı bölgede Muş Valiliği sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. Vali Seddar Yavuz, hastaneye gelerek yaralılar hakkında bilgi aldı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Yaralıların acil servise getirilmesinden detaylar

-Yaralılardan detaylar

-Acil girişinden detaylar

(Haber-Kamera: Eser AYDIN/ MUŞ,

==============================================

2)KARS'TA 8 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

'ın Kağızman ilçesinde jandarmanın sürdürdüğü operasyonda 8 terörist ölü olarak ele geçirildi. Bölgede operasyonlar devam ediyor. Kars Valiliğinden yapılan yazı açıklamada Kağızman ilçesinin Çemçe kırsalında jandarmanın hava destekli operasyonunda 8 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirilidiğini belirtti. Valilik, Kars'ta 2016 yılından bugüne kadar 35 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

KARS/DHA

==================================================

3)DENİZDE MAHSUR KALAN TURİSTLERİ KURTARMAYA GİTTİLER BAŞLARINA GELMEYEN KALMADI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde denizin ortasında mahsur kalan 38 turisti kurtarmaya giden tur teknesi, kaptanı ve gemicisi darp, rehin alındıktan sonra  Yunanistan'ın İstanköy Adası'na kaçırılmak istendi. 6'sı turist 8 kişinin yaralandığı olayda tekne uluslararası sularda sahil güvenlik tarafından havaya ateş açılarak durdurulurken, rehin alınan 2 kişi kurtarıldı. Olaya karıştıkları ileri sürülen 14 kişi gözaltına alındı.Bodrum'daki bir diskoda eğlenen 16'sı İranlı, 22'si Türk toplam 38 turist, saat 03.00 sıralarında Gümbet Mahallesi'ndeki otellerine götürmek üzere yola çıkan 10 metrelik, polyester servis teknesi Haremtan Koyu açıklarında bozuldu. Teknenin kaptanı Sahil Güvenlik ekiplerinden yardım istedi. Sahil Güvenlik, Halikarnas Gezi Tekneleri Kooperatifi yöneticisi 40 yaşındaki Enver Kantarmış'tan tekne göndererek turistleri kurtarması için yardım istedi. Kantarmış kendisine ait Kumbahçe Limanı'ndaki 45 kişi kapasiteli "First Angel" isimli gulet tekneyi, kardeşi 30 yaşındaki Veli Kantarmış ve gemici 22 yaşındaki Recep Olgun ile bölgeye gönderdi. Mahsur kalanlar kurtarılırken, iddiaya göre, Türk turistlerden bazıları, kendilerini kurtarmaya geç gelindiğini ileri sürüp Kantarmış ve Olgun ile tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede tekme, tokat kavgaya dönüştü. Darp edilen Kantarmış ve Olgun, turistler tarafından rehin alınıp, kamaraya kilitlendi. Aralarında Bodrumlu gemicilerin de bulunduğu turistler, teknenin rotasını Yunanistan'ın İstanköy (Kos) Adası yönüne çevirdi. Kantarmış, kilitli tutuldukları kamaradan ağabeyi Enver Kantarmış'ı arayıp, yardım istedi. Kantarmış, kendisine ait sürat teknesiyle, peşlerine düşerken, bir yandan da durumu Sahil Güvenlik'e bildirdi. Kaçırılan tekne uluslararası sularda farkedilip, 'dur' ihtarında bulunuldu. Ancak, tekne uyarıya aldırış etmeyip, seyrine devam etmek istedi. Bunun üzerine Sahil Güvenlik ekipleri, havaya ateş ederek durdurdukları tekneye çıkarak Kantarmış ve Olgun'u kurtardı. Kantarmış ve Olgun ile teknede çıkan olayda yaralanan 6 turist Bodrum Devlet Hastanesi'ne kaldırılıp, tedaviye alındı. Tekne Bodrum Limanı'na çekilirken, gözaltına alınan 14 kişi işlemleri için Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Enver Kantarmış, Sahil Güvenlik'ten gelen talep üzerine mahsur kalan turistleri kurtarmak isterken başlarına gelmeyenin kalmadığını belirtip, "Teknedeki alkollü bir grup, kardeşim ve tekne çalışanımızı rehin aldı. Ardından da tekneyi Yunan karasularına kaçırmaya çalıştı. Ancak tekneyi kaçıran bu kişiler diğer turistlerin de hayatını tehlikeye attı. Kardeşim ve çalışanımız için hastaneden darp raporu alıp, suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin hakettikleri cezayı almasını istiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Bozulan servis teknesinden görüntü

-Kaçırılmak istenen teknenin görüntüsü

-Sahil güvenlikten görüntü

-Rehin alınıp darp edilen Veli Kantarmış ve Recep Olgun ile röp.

-Teknesini yardıma gönderen Enver Kantarmış ile röp.

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Yaşar ANTER - Nilüfer DEMİR/ BODRUM (Muğla),

========================================================

4)YAĞMURUN ARDINDAN 5 KÖYE ULAŞIM ENGELİ

AYDIN'ın Karpuzlu ve Çine ilçelerindeki 5 kırsal mahalleyi birbirine bağlayan yol, şiddetli yağmurun ardından kullanılamaz hale geldi. Mıcırların ve toprağın taşınıp kayaların yüzeye çıkması nedeniyle köylere ulaşımı sağlayan yol kapandı.

Çine'de Kirazderesi, Taşoluk, Bahçearası, Çöğürlük mahalleleri ile Karpuzlu ilçesinin Abak mahallesini birbirine bağlayan yol, yağmur nedeniyle mıcırların ve toprağın taşınıp kayalık yüzeyin ortaya çıkmasıyla bir haftadır ulaşıma kapandı. Çine'deki Kirazderesi Mahallesi Muhtarı İsmail Aydoğdu, ilçe merkezine ulaşımlarını uzun süredir bu 15 kilometrelik yoldan sağladıklarını belirterek geçen 29 Mayıs'taki şiddetli yağışın ardından ne otomobille ne de yaya olarak yolu kullanamadıklarını ifade etti. Kirazderesi'ne daha yakın olan Karpuzlu'ya gitmek için 45 kilometre uzunluğundaki alternatif yolu kullanmak zorunda kaldıklarını vurgulayan Aydoğdu, "Kirazderesi Mahallesi'ni Karpuzlu ilçesine bağlayan 15 kilometrelik yolun 200 metrelik bir bölümü ne yazıkki kullanılamıyor. Yağmur yolun üzerindeki mıcırları sürükledi ve altındaki kayalar yüzeye çıktı. Eskiden herkes bu yolu kullanıyordu. Yetkilileri aradık bilgi verdik ancak 1 hafta geçmesine karşın henüz gelen giden yok. 1 Haziran'da Çine Belediyesi ve Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne dilekçe verdim. Vatandaşlarımız beni telefonla her gün arayarak yolun ne zaman yapılacağını soruyor" dedi.

Muhtar Aydoğdu, ziftin üzerine mıcır dökülerek yapılmış olan yolun eski haline getirilmesi sırasında bir daha aynı sorun yaşanması için yağmur sularının akacağı bir kanalın yapılması gerektiğini savundu. Aydoğdu, "Bizim mahallemiz Çine'ye bağlı ama Karpuzlu daha yakın olduğundan tüm ihtiyaçlarımızı buradan görüyoruz. Karpuzlu'ya gitmeye çalışan vatandaşlar yarı yoldan geriye dönmek zorunda kalıyor. Büyük sıkıntı içindeyiz. Bu yoldan bırakın arabayla gitmeyi yaya yürümek bile cesaret istiyor. Yolumuzun bir an önce yapılmasını istiyoruz" dedi.





Görüntü Dökümü

---------------------

-Yağmurda bozulan yoldan görüntü,

-Kirazderesi mahallesinden görüntü,

-Muhtar İsmail Aydoğdu'nun konuşması.

Haber - Kamera: Burhan CEYHAN/ ÇİNE(Aydın),

=========================================================

5)BAKAN AHMET ARSLAN KARS'TA HEMŞEHRİLERİYLE İFTARDA BULUŞTU

ULAŞTIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kars ve Ardahan'da devam eden yatırım projelerini yerince incelemek ve hemşehrileriyle iftar programında buluşmak üzere Kars'a geldi.

Bakan Arslan'ı, Harakani Havalimanı'nda Vali Rahmi Doğan, AK Parti Milletvekili Dr. Yusuf Selahattin Beyribey, AK Parti İl Başkanı Adem Çalkın, prootok üyeleri, belediye başkanları, AK Parti ilçe başkanları ve parti yönetimi tarafından karşılandı. Buradan Valiliğe geçen Bakan Arslan,

Vali Rahmi Doğan'dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Arslan, konuşmasında ilk olarak Şırnak'taki helikopter kazasına değinerek, "Zaman zaman şehitlerimiz oluyor, üzüntülerimiz oluyor. Bu mücadele devam ettiği sürece, şehitlerimizin de olabileceğini biliyoruz. Ancak helikopter kazasıyla 13 şehidimiz, gerek bizleri gerek ülkemizi ziyadesiyle üzdü. Bu anlamda bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Ailelerine ve ülkemiz insanına özellikle başsağlığı ve sabır diliyoruz" diye konuştu.

Bakanı Arslan Valilikten ayrıldıktan yıkım çalışmaları tamamlan Osmanlı Mahallesi projesinin yer aldığı Kaleiçi Mahallesi'nde incelemelerde bulundu ve çalışmalar hakkında bilgi aldı. Osmanlı Mahallesi Projesi'nin Kars turizmine artı değer katacağını söyleyen Bakan Arslan The Kars Park Otel'de düzenlenen AK Parti Divan toplantısına katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Bakan Ahmet Arslan, Bakü-Tiflis-Kars Projesinin önemine vurgu yaparak, "Bakü-Tiflis-Kars Projesi Türkiyemiz için önemli, Kars'ımız için önemli. Bundan 10-15 gün önce Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Çin'deydim. Gerçekten o cografyadaki bütün ülkeler BTK'yı çok önemsiyor. 'bin an önce bitsin, uluslararası taşımaya hizmet ektsin. Uluslarası taşımacılık korridorları BTK ile tamamlansın' diye. Dün ve evvelsi gün Almanya'daydım. 57 ülkenin ulaştırma bakanlarının katıldığı Uluslararası Ulaştırma Formu'ndaydım. Ağzımızdan çıkan her kelimeyi ama her kelimeyi hür dikkat dinliyorlar. Niye? Çünkü Türkiye'nin çok işler yaptığını biliyorlar ve Türkiye'nin bundan sonra yapacaklarını da bizim ağzımızdan dinlemek adına pür dikkat dinliyorlar. Bu tip büyük uluslararası organizasyonlarda bir veya iki proje anlatılır. Türkiye'nin yaptığı hepimizin gurur duyduğu İstanbul'daki üçüncü havalimanı iki kez anlatıldı. Bu çok önemliydi. Onun için BTK bir dünya projesi, uluslararası proje ve biz inşallah onu bitiriyoruz. Daha önce benim 'Haziran sonu' diye bir açıklamam vardı. Ancak Gürcirsatn tarafının sanki 2-3 ay daha işleri var bunun anlamı Ağustos sonu Eylül gibi olabilir. Ama artık bu noktaya gelmiş olması önemli" dedi.

Sık sık birlik ve beraberliğinin önemine vurgu yaparak ülkemizde ve bölgede yapılan yatırımların bazı dış ve iç düşmanlar tarafından hazmedilmediğini söyleyen Bakan Arslan şunları söyledi:

"Şehitlerimizin vatan olarak, yurt olarak bıraktıkları bu topraklar çok kıymetli, çok değerli. Bizim için kıymetli, bizim için değerli de dünya içinde böyle. İşte dünyada hepsinin gözü bu topraklar üzerinde. Türkiye'nin büyümesini isteyenlerin de gözü burada. Diyorlar ki 'Türkiye çok daha büyüsün, çok daha güçlensin, dünyada her yerde bizim sıkıntılarımıza çare olsun, derman olsun. Dünyadaki mazlumlar ve mağdurlarda aynı şeyi söylüyor. Diyor ki 'elimizden tutan aman dediğimizde kapısına gidebileceğimiz tek ülke var o da Türkiye. Onun lideri var Recep Tayyip Erdoğan. İşte Türkiye güçlü olsun Recep Tayyip Erdoğan güçlü olsun yine kapısına gidelim, yine kapısını bize açsın, yine bize yardımcı olsun.'  Bunu diyenler var ama Türkiye'nin büyümesini istemeyen, Türkiye'nin güçlenmnesini istemeyen, türkiye'nin bu bölgede söz sahibi olmasını istemeyen ve eskiden olduğu gibi istedikleri gibi at oynatmak isteyenlerde hiç boş durmuyorlar. Onlarda 'Türkiye zayıf düşsün, Türkiye güçsüz olsun, Türkiye perişan olsun' diye uğraşıyorlar. İşte onun için bu toprak çok önemli, bu vatan çok önemli. Şehit Ebu-l Hasan Harakani başkta olmak üzere evdat şehit olmuş. Gözünü kırpmadan donmaya gitmiş Sarıkamış'ta. Bufün de aynı şekilde 15 Temmuz'da tanklara karşı gitti, uçaklara karşı gitti, tüfeklere karşı gitti, toplara karşı gitti. Allah onların hepsinden razı olsun.ö

Bakan Arslan son olarak AK Parti Kars İl Başkanlığının aynı otelde düzenlediği Geleneksel Vefa İftar Yemeğine katıldı. İftar programına; Vali Rahmi Doğan, AK Parti Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey, AK Parti Kars İl Başkanı Adem Çalkın, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Albay Serdar Güngör, Sivil toplum Kuruluşlarının temsilcileri ve yönetim kurulu üyeleri, kanaat önderleri ve çok sayıda partili katıldı.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Bakan Arslan'ın uçaktan inmesi ve karşılanması

-Valilikteki konuşması

-Osmanlı Mahallesi projesi çalışmalarını incelemesi

-AK Parti Divan Toplantısına katılması

-Saygı duruşu ve istiklal marşının okunması

-Bakan Arslan'ın konuşması

-İftar programından genel ve detaylar

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

Kaset DV. 457 MB – 7 DK 55 SN

======================================================

6)HONAZLI KİRAZ ÜRETİCİSİNİ YAĞMUR VURDU

DENİZLİ'nin kiraz deposu Honaz İlçesi'nde, hasadının başlamasına iki hafta kala yaşanan rüzgar, dolu ve yağmur nedeniyle Avrupa'nın birçok ülkesine ihraç edilen Napolyon kirazında rekolte yarı yarıya düştü. Bazı bahçelerde ise ürünler yüzde 80 oranında zarar gördü.

İzmir Kemalpaşa'dan hemen sonra kiraz hasadına başlanan ikinci merkez olan Denizli'nin Honaz İlçesi'nde bu yıl kiraz üreticisi, yağmurlar nedeniyle hüsrana uğradı. İlçede yaklaşık 10 bin dekar alanda yapılan Napolyon kirazı olarak bilinen A900 cinsi kiraz üretiminde bu yıl hasada iki hafta kala iklim şartlarının olumsuz gitmesi nedeniyle rekoltede yüzde 50 oranında kayıp yaşandı. Büyük bölümü Avrupa, İskandinav ve Arap ülkelerine ihraç edilen Napolyon kirazı rekoltesi yarı yarıya düştü. Kemalpaşa'nın ardından kiraz hasadının başladığı ikinci merkez olması nedeniyle her yıl ürünlerini yüksek fiyatlara satan kiraz üreticileri, bu yıl verilen fiyattan memnun olduklarını, ancak ihraç edecek kiraz olmadığını söyledi. İlçede her yıl yaklaşık 8-9 bin ton kiraz ihracatı yapılırken, bu yıl bu rakamın 4-5 bin tona düşmesi bekleniyor.

Honoz'da Napolyon cinsi ihraç kiraz üretimi yapan çiftçi Mehmet Ali Bayrak, bu yıl ağaçlarının veriminin iyi olduğunu, ancak hasattan iki hafta önce yaşanan olumsuz hava koşullarının kendilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Bayrak, "Önce rüzgar kirazları döktü, dalları ayırdı, söktü. Ardından dolu, sonrasında hiç durmayan yağış bizi olumsuz yönde vurdu. Altın yılımızı yaşayacakken, en kötü yılımızı yaşıyoruz. Dört beş senedir önce bir soğuk oldu, en az üç sene Honaz'ı etkiledi. Ağaçlar tam kendini toparladı, tam verime yatacakken bir de yağmurla karşılaştık. Çok zor durumdayız. Büyüklerimizden yardım bekliyoruz" dedi.

İhracata ayrılan ürünün kilo fiyatının bu sene 12 liradan başladığı belirten Bayrak, "Yağmur yağdıkça düştü. Şu an 9-9.5 lira civarında. Ama ihracata gidecek kiraz bulamıyoruz. Bazı bahçelerde yüzde 80 zarar var, çok büyük bir zararımız var" diye konuştu.

Honaz Belediye Başkanı AK Partili Turgut Devecioğlu ise, bu yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle yüzde 50 rekolte eksikliği olduğunu belirtti. Devecioğlu, "Ürettiğimiz kirazların çoğu Avrupa ülkelerine, İskandinav ülkelerine ihraç ediliyor. Rekolte yüzde 50 civarında düşük. Hasat devam ediyor. Honaz'da 7-8 bin ton civarında kiraz üretimi oluyor ama bu yıl bunun yarı yarıya düşeceğini tahmin ediyorum" dedi.

Honaz'da kiraz hasadı sürerken, üniversiteli kız öğrenciler de çalışıyor. Pamukkale Üniversitesi'nde okuyan Emine Kumral, okullar kapandıktan sonra eğitimlerine katkı sağlamak için kiraz bahçelerinde kiraz topladıklarını, bunun zevkli bir iş olduğunu söyledi.

Görüntü Dökümü

-----------------:

Kiraz bahçesinden görüntü

Kiraz toplayan işçilerden görüntü

Kiraz toplayan üniversiteli kızlardan görüntü

Üretici Mehmet Bayrak ile röp,

Kiraz toplayan üniversiteli Emine Kumral ile  röp,

Honaz Belediye Başkanı Turgut Devecioğlu ile röp

(Haber: Osman Nuri BOYACI, Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,

======================================================

7)GÜNEYDOĞU'DA SIFIR MALİYETLİ MEYVE BAHÇELERİ

TARIM Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın hazırladığı proje ile Güneydoğu'da, enerjisi güneşten, suyu kuyudan, fidanı devletten olan ve üreticinin sadece bakımını yapıp ürünü topladığı örnek meyve bahçeleri kurulmaya başlandı. Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında bölgede kaysı, vişne, nar, erik, badem ve ceviz üretimi yapılıyor ve geçmişte hububat tarımı ile yoksulluk içinde yaşayan çiftçilerin yüzü artık gülüyor. Proje kapsamında devletin verdiği yüzde yüz hibe ile 9 dönümlük alana kaysı bahçesi kuran Erganili çiftçi Nihat Önal, geçmişte buğday ekerek kazandığından daha fazla bir kazanç sağladığını belirterek, "Ben de yıllarca burada meyve yetişmeyeceğini biliyordum. Ama bugün kendim kayısı yetiştiriyorum" dedi. Gıda, Tarım hayvancılık il müdürü Mustafa Ertan Atalar ise, meyveciliğin tarla ziraatına göre 8 ila 10 kat daha fazla getirisi olan bir alan olduğunu belirterek, "Diyarbakır'ın kuzey ilçelerinde tarım alanlarının biraz daha kısıtlı ve parçalı arazilerin çok olduğu kısımları meyve bahçeleri ile donatmak suretiyle oradaki çiftçimizin daha yüksek gelir elde etmesi amaçladık. ve bunda da başarılı olduk" dedi.

Bakanlık tarafından meyve yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi için 2008 yılında Diyarbakır-Batman-Siirt için hazırlanan kırsal kalkınma projesi meyvelerini vermeye başladı. Projenin Diyarbakır ayağında yüzde yüz ve yüzde 70 devlet hibesi verilen proje ile enerjisi güneşten, suyu kuyudan, fidanı devletten olan örnek meyve bahçeleri kuruldu ve vatandaşlara ise sadece bakımını yapmak ve ürünü toplamak kaldı. Proje kapsamında Ergani ilçesi Bademli köyünde 2012 yılında 9 dönümlük arazisine örnek kaysı bahçesi yapılan Nihat Önal, 3 yıldır kaysı üretimi yapmaya başladı. Önal, projenin 2012 yılında başladığını, Devlet tarafından 9 dönümlük arazisine kıyısı fidanı dikildiğini, bahçenin etrafının çitlerle kapatıldığını, su kuyusu açılarak güneş enerjisi sistemi kurulduğunu ve damla sulama sisteminin de yine bakanlık tarafından kurulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"DAHA ÖNCE KURAK TARLIYDI, ŞİMDİ MEYVE BAHÇESİ OLDU"

"Bize sadece bakımı kaldı. Onarımını, ilaçlamasını yapıyoruz. 9 dönüm üzerinde 300 tane kayısı ağacı var. Sulamasını damlama sistemiyle yapıyoruz. Güneş enerjisiyle kuyuda su çekiyoruz, damlama sistemiyle suluyoruz. Güneş enerjisinin sayesinde elektrik faturasından kurtulmuşsuz. İlk verim 2014 yılında başladı. Bu seneki verim iyiydi aslında. Dolu vurdu ağaçlarımızı biraz zarar gördü. Ondan dolayı biraz verim eksildi. Yoksa bu sene verimler iyiydi. Görmeden inanmıyorduk. Bize proje çıktı gelip baktılar daha halen inancımız yoktu. Gelip her şeyi yaptılar. Daha önceden kurak tarlaydı. Buğday, arpa bu tür şeyleri yapıyorduk. Onlarında bir verimi yoktu. Ama çok şükür meyve ağaçları örnek oldu insanımıza. Millet görüyor özeniyor, istekli oluyor. Tabi maddi durumu olmadığı için yapamıyor. Keşke bunu daha geliştirlerse hepimize yapsalar. Nar, vişne bahçeleri var. Bu projeden çok memnunuz emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Daha önce Malatya'yı görüyorduk diyordular kayısı meşhur ama şuanda bizim kayısılarda meşhur olmaya başladı."

"PROJENİN MEYVELERİNİ DE HASAT ETMEYE BAŞLADIK"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Diyarbakır il müdürü Mustafa Ertan Atar ise, Diyarbakır bölgesinin hububat tarımının oldukça fazla yapıldığı ve bu yönüyle anılan bir bölge olduğunu belirterek, "Ama ilimizde bunu dışında meyveciliğin de yapılabileceğini ve bununda çok büyük bir getirisi olduğunu anlattık. Yaptığımız projelerle ile de meyvesini aldık. En son yaptığımız projelerde Diyarbakır, Batman, Siirt kırsal kalkınma projesi kapsamında yaptığımız 5 bin 700 dekar meyve bahçesiyle tam donanımlı tabi bunlar. İçerisinde damla sulaması olan, güneş enerjisi ile elektrik üretip oradan elde edilen enerji ile kuyulardan suyu çekmek suretiyle damla sulama sistemleri kurulmuştur. Etraflarını ihatası yapılmış ve sertifikalı fidanlarla tesis edilmiş bu bahçelerde üretime geçilmiştir. 2008 yılından bu yana uygulanmakta olan bu proje ile birlikte meyveleri de artık hasat etmeye başladık" dedi. Meyveciliğin tarla ziraatına göre 8 ila 10 kat daha fazla getirisi olan bir alan olduğunu söyleyen İl Müdürü Atar, konuşmasına şöyle devam etti:

"ÇİFTÇİLERE ANAHTAR TESLİMİ BAHÇE VERİYORUZ, BÜTÜN GELİRİ KENDİSİ ALIYOR"

"Bu nedenle özellikle Diyarbakır'ın kuzey ilçelerinde tarım alanlarının biraz daha kısıtlı olduğu biraz daha yüksek bölgelerde parçalı arazilerin çok olduğu kısımları meyve bahçeleri ile donatmak suretiyle oradaki çiftçimizin daha yüksek gelir elde etmesi amaçladık. ve bunda da başarılı olduk. Bu başarılarının neticesinde de çiftçilerin memnuniyetlerini görmekteyiz. En son yaptığımız çalışmalarla GAP idaresinden sağladığımız finansmanla ceviz ve badem bahçelerine ağırlık verdik o bölgelerde. Yaklaşık olarak geçen yıl bin 500 dekar ceviz, bin 500 dekar badem bahçesi tesis ettik. Bu yıl yine 300 dekar civarında ilave bahçe daha tesis ettik. Bizim dışımızdan çiftçilerde kendi meyve bahçelerini oluşturacaklar. Amaçladığımız konuda buydu. Biz örnek olan bahçelerinin gelirinin fazla olduğunu gösterdikten sonra çiftçinin bu ilgi ve alaka göstermesi ve kendi üretimini artık kendisi yapmaya başlamasıydı. Kayısı bahçesinin sahibi sadece bize yerini gösterdi. Biz arazisinin üzerine yüzde 100 hibeyle oradaki bahçenin etrafını ihata ile çevirdik, içerisine kuyu suyu açıldı, ona güneş enerjisi ile çalışan damla sulama sistemi monte edildi. Orada kurulan damla sulama sistemi ile birlikte bütün bahçe döşendi. Sertifikalı fidanlarla kayısı bahçesi tesis edildi. Anahtar teslim bahçesi verildi. Çiftçimize de düşen oradan yapılan tesisin çalıştırılması, bakımının yapılması ve elde edilen geliri de kullanması. Bunun dışında çiftçimize herhangi bir şey kalmadı. Bütün gelir ona kalıyor. Çok ciddi bir gelir elde edecek inşallah. Verim bu sene iyi. Kayısılar ortalama dekar üzerine konuşacak olursa 3 ton civarında bir kayısı verimi söz konusu. Kaliteli fidanlar tesis edilmiş olduğu için bu 5 tonun üzerine verimlere çıkacak. Önümüzdeki yıllarda. Buğday ile arasında en az 20 katı daha fazla gelir söz konusu. Biz bunları anlatamaya çalışıyoruz. Çiftçide bunu gördüğü zaman inanıyor. Artık herkesin gördüğü şekilde bir üretim başladı."

Görüntü Dökümü:

----------------------------

-Kayısı bahçesinden görüntü

-Bahçe sahibi çift Önal'ın bahçeyi gezmesi

-Kayısıları inceleyen bahçe sahibi

-Güneş enerjisinden görüntü

-Çiftçi Önal'ın konuşması

-Muhabir anons

-Tarım hayvancılık il müdürü Atalar'ın konuşması

-Genel ve detay

Haber-Kamera: Ferit ASLAN- Serdar SUNAR/DİYARBAKIR,

==========================================================

8)KARAPINAR'DA 293 OBRUKLU HARİTA

KONYA'da Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nin Harita Mühendisliği Bölümü tarafından obruk oluşumunda risk altında bulunan çevresinde oluşabilecek obruk alanlarını tespit etmek ve web tabanlı haritasını çıkartmak için çalışma başlatıldı. Proje çerçevesinde bölgedeki 40 kilometrelik alanda  293 obruk tespit edildi.

Proje Koordinatörü Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü araştırma görevlisi Osman Orhan,  projenin Karapınar ve çevresinde muhtemel obruk alanlarını tespit etmek üzere yapılan bir çalışma olduğunu söyledi. Aralarında öğretim üyelerinin de bulunduğu ve 2016 yılının ikinci ayında başlatılan projenin halen devam ettiğini ifade eden Orhan, "Proje çerçevesinde yaptığımız arazi çalışmasında Karapınar ve çevresindeki 40 kilometrekarelik alanda 293'ın üzerinde obruk tespit ettik. Bunları güncel obruklar ve eski oluşan obruklar olarak ikiye ayırdık. Yeni obrukların ilçeye 10 kilometre uzaklıktaki yer yer yerleşim birimlerinin bulunduğu Seyithacılar Yaylası ve Hotamış Mahallesi'nin yaylalarında oluştuğunu tespit ettik." dedi.

UYDU GÖRÜNTÜLERİNDEN TESPİT

Uydu görüntülerini de kullanarak yeni tespitler yaptıklarını anlatan Orhan, şunları söyledi:

"Karapınar ve çevresinde obrukların tamamını içerisine alacak bir çerçeve seçtik. Avrupa Uzay Ajansı üzerinden projemizi bildirerek İtalyan Uzay Ajansı'nın uydusundan Karapınar'ın 50 kilometrekarelik bir alanı kapsayan uydu görüntüsünü aldık. Bu bölgede 2016 yılının ikinci ayından başlayarak bugüne kadar 28 adet uydu görüntüsü temin ettik. Elde ettiğimiz uydu görüntülerinde belli bölgelerde deformasyonlar tespit ettik. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda deformasyon gördüğümüz yerlerde yıllık 5 santimetrelik oturmaların olduğunu belirledik."

SEYİTHACILAR VE HOTAMIŞ

Şu ana kadar yaptıkları çalışmalarda merkeze yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Seyithacılar yaylasında obruk oluşumlarının yoğun olduğunu belirlediklerini ifade eden Orhan, "Geçtiğimiz sene bu bölgede 4 obruk oluştu. Ayrıca bu sene Hotamış civarında obruklar meydana geldi. Bu alanlar Karapınar'ın güneybatısı ve kuzeyinde yer alan bölgeler. Bölgede yıllık ortalama 6-7 adet büyüklü, küçüklü obruk oluşuyor. Yaptığımız tespit sonucu Karapınar şehir merkezinde herhangi bir hareketlilik gözlemlemedik." dedi.

YENİ OBRUK OLUŞABİLECEK YERLER GÖRÜLEBİLECEK

2017 yılının sonunda hangi bölgelerde deformasyon olduğunu gösteren sonuç haritasını üreteceklerini belirten Orhan şöyle dedi:

"Web tabanlı sonuç haritamız obruk duyarlılık haritası olacak. Kendi kişisel web sayfamızdan bir link ile obruk duyarlılık haritasını yayınlayacağız. İlgili kişi ya da kurumlar girdiği zaman obrukların nerede olduğunu bölgede deformasyonların nedene oluştuğunu, muhtemel obruk oluşabilecek alanları ve hangi bölgelerin tehlike altında olduğunu görebilecek. Ürettiğimiz harita ile bölgede yeni oluşacak obrukların nerede olduğunu tahmin edebileceğiz. Bu alanlar tarım arazisinin içerisinde veya yerleşim yerlerinin içerisinde kalabilir. Biz ürettiğimiz bu haritayı ve elde ettiğimiz verileri belediye ve Afad ekipleri ile de paylaşacağız. Bu aşamadan sonra ne tür önlemler alınabileceğini konuşulacak. İdarecilere önümüzdeki süreçte yardımcı olacak bir harita hazırlamış olacağız."

OBRUK OLUŞUMU

Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık ise Konya'nın Karapınar Bölgesi'nde oluşan obrukların temel nedeninin tabanında suyla karşılaştığı zaman eriyebilecek nitelikte bir tabakanın olması olduğunu söyledi. Yer altı suyu hareketleriyle birlikte bu erime oranlarının arttığına dikkat çeken Arık, "Bazı bölgelerde oluşan deformasyona bağlı olarak yer altındaki boşluklar büyüyor. Sonuçta üzerindeki örtü tabakasını taşıyamayarak aniden çöküyor. Böylece obruklar oluşuyor. Ayrıca kaçak yollarla bölgede açılan kaçak kuyular yer altı su seviyesinin düşmesinde etkili oluyor." dedi.

KARAPINAR KENT MERKEZİNDE RİSK GÖRÜLMÜYOR

Karapınar kent merkezinin tabanının volkanik kayalarla kaplı olduğunu ve yer altı suyuyla karşılaştığı zaman eriyen nitelikte olmadığını anlatan Arık, "Bunun için obruk oluşumu noktasında Karapınar kent merkezinde bir risk görülmüyor. Ancak Karapınar'ın kuzeyinde ve batısındaki bölgelerde daha önce birçok obruk oluşmuş ve oluşmaya da devam ediyor." dedi.

ÇALIŞMA RİSKLERİ ÖNLEYEBİLİR

Bölge ile ilgili yapılan harita çalışmalarının faydalı olduğunu belirten Arık, şunları söyledi:

"Bu yapılan çalışmanın en önemli özelliği oluşacak obrukların takip edilebiliyor olması ve kullanıcıların bölgedeki hareketliliğin izlenebilirliliğinin sağlanmasıdır. Bu çalışma ile daha önceden 200 ile 210 civarında obruk olduğu biliniyordu. Ancak bu sayısının 293 olduğunun tespit edilmesi de gözden kaçan bir gelişme. Bu hazırlanan harita sayesinde yerleşim yerlerindeki insanların oluşacak obruklar karşısında karşılaşacağı riskler göz önüne alınırsa çok daha verimli ve yararlı olacak."

(Görüntü Dökümü

-----------------

Obruklardan detay

Haritalardan detay

Röportajlar

(Haber- Kamera: Mehmet Kayhan YILDIZ KONYA DHA)

=========================================

9)KEÇİ SÜTÜNDE KENDİ MARKASINI YARATTI

MANİSA'da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan aldığı (TKDK) hibe desteğiyle keçi sütü üretim çiftliği kuran 39 yaşındaki Fatih Çetkin, patentini aldığı 'Sütüm keçiden' markası ile Avrupa'ya ihracat yapmayı hedefliyor.

İstanbul'da Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü bitiren evli ve iki çocuk babası Fatih Çetkin, Manisa Muradiye'de beyaz eşya sektörüne plastik aksesuar üretimi yapan bir fabrikanın sahibiyken 2 yıl önce hayvancılık işine de yöneldi. Doğaya hasret kaldığı için keçi sütü üretim çiftliği kurmayı planlayan Çetkin, hazırladığı proje ile TKDK'nın kapısını çaldı. Başvurusu onaylanan Çetkin, 793 bin 615 lirası hibe olmak üzere 1 milyon 442 bin 937 liraya keçi sütü üretim çiftliği kurdu.

GÜNDE 600 LİTRE SÜT ÜRETİYOR

Yunusemre İlçesi, Osmancalı Mahallesi, Kazalanı Mevkisi'nde 100 dönümlük arazi üzerinde 8 kişiyi istihdam ettiği bir çiftlik kuran Çetkin, beslediği 500 keçiden günde 600 litre süt alıyor. Sütün 2 litresini 11 liraya satışa sunduğunu anlatan Çetkin, 'Sütüm keçiden' markasının patentini aldığını ve İzmir ile Manisa'daki bazı şarküterilerde satıldığını söyledi. Üretim kapasitesini arttırarak yurt dışına açılmayı hedefleyen Çetkin, "Günde 600 litre süt üretiyoruz. Piyasada yeterli ve iyi kalitede keçi sütü yok. Ürettiğimiz sütü yeni çıkan çiğ süt tebliğine göre parakende olarak ambalajında da satmaya başladık. Yurt genelindeki dondurma firmaları ve peynir üreticileri müşterilerimiz arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde üretimi daha da arttırarak Avrupa'ya satış yapmayı düşünüyorum. Bunun için planlamalarımı yaptım. Hayvancılık ve doğa ile uğraşmak çok güzel ve rahatlatıcı" dedi. TKDK'nın Avrupa standartlarında yapılacak olan modern tesislere büyük ölçüde destek verdiğini ifade eden Çetkin, bu destekler sayesinde modern bir tesise sahip olduğunu söyleyerek tüm girişimcilere süt üreticiliğini tavsiye etti.

Tesisi ziyaret eden TKDK Manisa İl Koordinatörü Uğur Uslu ise, girişimcilere çağrıda bulunarak, desteklerin devam ettiğini, faydalanmak isteyen girişimcilerin kuruma başvurması gerektiğini söyledi.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Keçi sütü çiftliğinden görüntü,

-Tesisteki keçilerden görüntü,

-Fatih Çetkin'in keçileri beslemesinden görüntü,

-Fatih Çetkin ile röportaj,

-Manisa Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Uğur Uslu'nun tesisi ziyareti ve röportajı

Haber-Kamera: Ersan ERDOĞAN/MANİSA,

===================================================

10)SICAKLAR ARTTI, SAHİLLER HAREKETLENDİ

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde hava sıcaklığının artması ile yerli ve yabancı turistler bol bol güneşlendi, su sporu yaptı.

Hava sıcaklığının giderek yükseldiği Bodrum'da sahillerde renkli görüntüler oluştu. Hava sıcaklığı 29 dereceye kadar ulaşırken, deniz suyu sıcaklığının ise 20 derece ölçüldüğü ilçede yerli ve yabancı turistler Gümbet, Kumbahçe, Paşatarlası ve Bitez plajlarına akın etti. Bol bol güneşlenen turistler serinlemek için su sporları yaptı ve saatlerce denizden çıkmadı. Bazıları ise sıcak havanın etkisi ile şezlonglarda uyuyakaldı. Hollandalı, İngiliz, Kazak ve Türkmen turistler soluğu denizde aldı. Kazakistan'ın Almaata kentinden gelen fizik öğretmeni 34 yaşındaki Güliyeva Rostok, "Hemen her yıl tatilimizi Bodrum'da geçiririz bu yıl iki ay erken geldik ama Bodrum'un havası çok güzel, biraz daha serin olmasını beklerken sıcak hava ile karşılaştık, çok memnunuz" dedi.

Bodrum'da önümüzdeki bir hafta boyunca havca sıcaklığının 28-29 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 20-21 derece arasında seyredeceği belirtildi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Plajdan kalabalık görüntüler,

-Güneşlenenler, güneşte uyuyakalanlardan görüntü,

-Çocuklarıyla oynayan ve su sporu yapanlardan genel detay görüntü.

Haber-Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla,

Diyarbakır, Karapınar, Türkiye, Kars, Politika, Güncel

Kaynak: DHA

22.01.2020 03:08:22