DHA YURT BÜLTENİ-21

Çorum'da kız öğrenci yurdunda zehirlenme: 105 kişi hastaneye kaldırıldı (5)'İHMAL' İDDİALARINA ÇOK YÖNLÜ SORUŞTURMAÇorum'un Osmancık ilçesinde, kız öğrenci yurdunda 2 öğretmen ve 103 öğrencinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılması üzerine, olayda 'ihmal' iddialarına ilişkin Çorum...

12.12.2019 18:28 | Son Güncelleme: 12.12.2019 18:28DHA YURT BÜLTENİ-21

'da kız öğrenci yurdunda zehirlenme: 105 kişi hastaneye kaldırıldı (5)

'İHMAL' İDDİALARINA ÇOK YÖNLÜ SORUŞTURMA

Çorum'un ilçesinde, kız öğrenci yurdunda 2 öğretmen ve 103 öğrencinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılması üzerine, olayda 'ihmal' iddialarına ilişkin Çorum Valiliği tarafından açılan idari soruşturmanın yanı sıra Çorum Başsavcılığı'nca da çok yönlü adli soruşturma başlatıldığı belirtildi. Yürütülen soruşturma kapsamında; polis ve jandarma ekiplerince olay yeri incelemelerinin yapıldığını, gazdan etkilenen kişiler ve yurt görevlilerinin ifadelerine başvurulduğu bildirildi.

Yusuf ÇINAR/ÇORUM, -

=================

Kaymakama suikast hazırlığındaki teröristle irtibatlı 6 kişiye gözaltı

ŞANLIURFA'da, Suruç Belediyesi Başkan Vekili olarak atanan Kaymakam Kemal Aktaş'a 10 bin dolar karşılığında suikast düzenlemeye hazırlandığı sırada yakalanan terörist Mazlum Muhammed Ali ile irtibatlı olduğu belirlenen 6 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince Suriye'de PKK/KCK/PYD/YPG terör örgütü içinde faaliyet gösteren, Suriye uyruklu terörist Mazlum Muhammed Ali'nin Ayn el Arab'dan yasa dışı yollarla Türkiye'ye geçtiği belirlendi. Polis ekipleri, İçişleri Bakanlığı'nca Suruç Belediyesi Başkan Vekilliği'ne görevlendirilen Kaymakam Kemal Aktaş'a 10 bin dolar karşılığında suikast düzenleyeceği tespit edilen terörist ile ona yardım eden 3 kişiyi yakalayarak, gözaltına aldı.

Terörle Mücadele Müdürlüğü'nde sorgusu devam eden Mazlum Muhammed Ali ile irtibatlı olduğu belirlenen 6 kişi de polisin kent merkezinde düzenlediği operasyonla bugün gözaltına alındı. Terörist Mazlum Muhammed Ali'nin de aralarında bulunduğu 10 kişinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------------

Şubeden çıkarılan şüpheliler

Polis ekipleri evlere yaptığı baskın

Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: ŞANLIURFA

=====================

Edirne Emniyet Müdürü: Uyuşturucu satanlara hesabını soracağım

EDİRNE Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, kentteki asayiş toplantıları kapsamında Roman vatandaşların yoğunlukta olduğu Menzilahir Mahallesi'ne gitti. Mahalleliyle konuşan Kurt, uyuşturucu konusunda uyarıda bulunup, "Ne pahasına olursa olsun bunları satanlara hesabını soracağım. İnsanın geleceğini zehirleyenlerin hesabını adalet önünde soracağız. Ama bu konuda sizlerden de yardım ve destek bekliyorum" dedi.

Edirne Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, kentte her ay yaptığı asayiş toplantılarına bu ay Roman vatandaşların yoğunlukla oturduğu Menzilahir Mahallesi'nde devam etti. Emniyet Müdür Yardımcıları ve Aile ve Sosyal Politikalar yetkilileriyle mahalle kahvesinde gerçekleştirilen toplantıda Emniyet Müdürü Kurt'u Mahalle Muhtarı Ergin Karabayır karşıladı. Kurt, mahalleliyle yaptığı toplantıda özellikle uyuşturucu kullanımı, kadına şiddet ve silahlanma konusunda uyarılarda bulundu.

'UYUŞTURUCU İNSANLIK DÜŞMANI, EN BÜYÜK TEHLİKE'

En büyük sorunlardan biri olan uyuşturucu kullanımı konusuna geniş yer ayıran ve mahalleliye çağrıda bulunan Emniyet Müdürü Kurt, "Çağımızın ve ülkemizin en büyük belası uyuşturucu madde. Benim şahsi kanaatim bu diğer ülkelerin aile yapısını, Türk gencini, Türk milletini tahrip etmek, yıkmak için bilinçli olarak gönderdiklerini düşünüyorum. Madde yakalıyoruz, 7- 8 ülke geçiyor ama hiçbirisi yakalamıyor. Sadece Türkiye bütün Avrupa'nın yakaladığından fazla uyuşturucu yakalıyor. Biz ne diyoruz Türkiye olarak? Evet bu insanlık düşmanı, çok büyük bir tehlike. Kime giderse gitsin önlememiz lazım. Türk gencine de, Alman gencine de gitse mutlaka bu insanlık düşmanı şeyi önleyelim diye canla başla çalışıyoruz" diye konuştu.

'NE PAHASINA OLURSA OLSUN SATANLARA HESABINI SORACAĞIM'

Uyuşturucu konusunda anne, baba, kardeş veya akraba herkesin emniyete yardım etmesi gerektiğinin altını çizen Kurt; "Bunu aynı zamanda sizlerin de anne, baba, arkadaş, kanka olarak bizlere destek çıkmanız lazım. Bunlar yiyip bitiriyor insanları, hiç karşılaşmadığım olaylarla karşılaştım. Bunlarla ilgili çalışıyoruz ve bunun peşini hiç bırakmayacağım. Bunu şimdiden söylüyorum. Ne pahasına olursa olsun bunları satanlara hesabını soracağım. İnsanın geleceğini zehirleyenlerin hesabını adalet önünde soracağız. Ama bu konuda sizlerden de yardım ve destek bekliyorum. Amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Siz bana yol gösterin, nerede kötülük var bana gösterin ben de o kötülüğü yakalayayım" dedi.

'ŞİDDET HİÇBİR ZAMAN ÇÖZÜM OLAMAZ'

Mahallelileri kadına şiddet konusunda da uyaran Kurt, "Burada pek karşılaşmıyorum ama kadına şiddet konusu çok yanlış. Edirne'de bu konuda iyi durumdayız. Edirne daha medeni bir şehir, insanlar daha görgülü. Kendini bilen, kendine güvenen bir insan, bir insanı döver mi? Yakışmaz. Bizim Türk milletinin kanında, genlerinde var. Biz yere düşmüş bir insana, savaşta bile yendiğimiz bir insan bizden aman diliyorsa öldürüyor muyuz? Yapmayız. Türk milletine bu yakışmaz. O nedenle kadına şiddet olayına dikkat edeceğiz. Kadın bütün bizi yetiştiren, toplumun temelidir. O bir annedir. Güçle, kuvvetle, dövmeyle, kırmayla insan sonuç alamaz. Şiddet hiçbir zaman çözüm olamaz" diye konuştu.

BABANIN TALEBİ YÜREK BURKTU

Toplantıda Selahattin Bakır bir babanın madde bağımlısı oğluyla ilgili yardım talebiyse yürek burktu. Oğlunun madde bağımlısı olduğunu ve evlerini yaktığını belirten baba Bakır, "Oğlum evimi yaktı, dışarıda kaldım, yardım bekliyorum. Benim çocuğum madde bağımlısı ve şikayetçiyim. Bana yardım edin" dedi.

Görüntü Dökümü:

Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt'un mahallede karşılanması

Emniyet Müdürünün kahvehanede gençlere ve mahalleliye konuşma yapması

Emniyet Müdürünün uyuşturucuyla ilgili uyarıları

Vatandaşlardan detaylar

Mahalleden detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY - Olgay GÜLER/ EDİRNE,

====================

Mühendisin öldüğü cami inşaatı ile ilgili suç duyurusu

GAZİANTEP Akademik Meslek Odaları Birliği (GAMOB), inşaat mühendisi Korkut Küçükcan'ın cami inşaatına beton dökmek için kurulan iskelenin çökmesi sonucu enkaz altında kalarak hayatını kaybetmesiyle ilgili suç duyurusunda bulundu.

Akkent Mahallesi'nde 14 Kasım perşembe günü Türkiye'nin en büyük 2'nci camisi olması planlanan cami inşaatında kubbeye beton dökmek için kurulan iskele çöktü. Güçlendirme projesi kapsamında ölçü almak için inşaatta bulunan mühendis Korkut Küçükcan, enkaz altında kaldı. Kurtarma ekiplerinin 33 saat süren çalışması sonucu, Küçükcan'ın cansız bedenine ulaşıldı.

Olay ile ilgili soruşturma devam ederken GAMOB üyeleri bugün Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Bir açıklama yapan GAMOB dönem sözcüsü Dr. Ramazan Sürücü, olayın iş güvenliği tedbirinin alınmaması nedeniyle oluşan ihmaller zinciri sonucu meydana geldiğini söyledi.

'SORUMLULARIN GEREKLİ CEZAYI ALMASINI İSTİYORUZ'

Bir daha iş kazalarının yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini kaydeden Sürücü, şöyle konuştu:

'Bütün bu ihmaller zinciri, meydana gelen vahim olayın göz göre göre geldiğini ortaya koymaktadır. Adeta, 'Kaza geliyorum' demiştir. Gaziantep Akademik Meslek Odaları Birliği olarak, tüm bu nedenlerden dolayı, en verimli çağında aramızdan ayrılan İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan'ın ölümünü bir iş kazası olmaktan çok, bir iş cinayeti olarak değerlendiriliyoruz ve bu olayda sorumluluğu bulunanların gerekli cezaya çarptırılması için de Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyoruz. Ortada ihmaller zinciri var. İhmaller zinciri sonucu hayatını kaybeden bir canımız, Korkut Küçükcan var. Bu olayda, sorumluluğu bulunan herkesin yüce Türk adaleti önünde hesap vermesini istiyoruz. Yapılan yanlışların kimsenin yanına kar kalmaması, suçluların cezasını çekmesi kamu vicdanını rahatlatacaktır."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Basın açıklaması

Ramazan Sürücü'nün konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir GÜNEŞ GAZİANTEP

=========================

Sahte sanılarak el konulan içki ve sigaralarını 1 yıl sonra geri aldı

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde, market işleten Serkan Alataş, jandarmanın ev ve işyerine düzenlediği operasyonla 'sahte' olduğu gerekçeyle el konulan ancak yapılan laboratuvar incelemesinde orijinal olduğu belirlenmesine rağmen iade edilmeyen toplam 200 bin lira değerindeki içki ve sigarasını 1 yıl sonra mahkeme kararıyla geri aldı. Yaşanan süreçte, büyük sıkıntı çektiğini iflasın eşiğine geldiğini belirten Alataş, en çok da adının temize çıkmasına sevindiğini söyledi.

Bir ihbarı değerlendiren Nazilli İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, sahte içki ve sigara sattığı ileri sürülen Serkan Alataş'ın İsabeyli Mahallesi'ndeki evi ve marketine 28 Aralık 2018 tarihinde, operasyon düzenledi. Yapılan aramada çeşitli büyüklükteki şişelerde toplam 246 litre rakı, 462 litre votka ile 130 paket çeşitli markalarda sigaraya el konuldu. Alataş, hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre tutanak tutuldu. El konulan içki ve sigaralar imha edilmek üzere Nazilli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne teslim edildi. Tahlil için laboratuvara gönderilen içkilerin Tekel tarafından üretilen orijinal ürün olduğu belirlendi. Toplam 200 bin lira değerindeki içki ve sigarasına el konulması nedeniyle neredeyse iflasın eşiğine geldiğini belirten Serkan Alataş, yaşanan süreci şöyle aktardı:

"İki marketim var. Yapılan bir ihbar üzerine jandarmanın ev ve iş yerime düzenlediği operasyonda bulunan içkiler barkod cihazında kontrol edildi. Ancak içkiler barkod cihazından geçemedi. Cihazın arızalı olabileceğini söyleyip, içki ve sigaraların faturalarını gösterdim. Ancak, yine de incelenmek üzere el konuldu. Tahlil sonuçları 1 ay sonra geldi. İçki ve sigaraların sahte olmadığı anlaşıldı. Nazilli Cumhuriyet Savcılığı, konuyla ilgili 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararını verdi. Ancak tüm bunlara rağmen Kaymakamlık, içkilerin kamuya geçirilmesine karar verdi. Tüm belgeleri toplayıp, geçen 15 Mart'ta Aydın Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurup, itirazda bulunup, dava açtım."

İş yerinde yeteri kadar yer olmaması ve hırsızlık olayına karşı fazla olan içki ve sigaraları evde depoladığını anlatan Alataş, "Ancak, evde depolamak yasakmış. Bunu bilmiyordum. Başkalarının da bildiğini zannetmiyorum. Bu işi yapan birçok kişi, fazlasını evinde saklar. Yapılan incelemelerin ardından mahkeme, geçen Kasım ayında, el konulan içki ve sigaraların iadesine karar verdi. Bir ay itiraz süresi beklendi. Bu sürenin ardından dün el konulan içki ve sigaralarımı geri aldım. Ancak 1 yıl boyunca tüm sermayem depolarda kaldığı için mağdur edildim. Ekonomik sıkıntı yaşayıp, iflasın eşiğine kadar geldim.  Tüm bu sıkıntılı sürece rağmen adımın temize  çıkmasına sevindim. Sahte içki satan kişi olarak anılmak istemem" dedi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Burhan CEYHAN/AYDIN, -

=================================

Vali Bektaş'tan kaçak ocakta ölen Afgan gençle ilgili açıklama

ZONGULDAK'ın Kilimli ilçesinde, ruhsatsız işletilen maden ocağında meydana gelen iş kazasında yaşamını yitiren Afgan gençle ilgili açıklama yapan Vali Erdoğan Bektaş, "Kapatılmış, patlatılmış ocak. Daha önce fark edilmiş işlem yapılmış ocağı yeniden faaliyete geçirmeye çalışıyorlar. Kaçak işçi yani göçmen işçilerle bu işi yapıyorlar" dedi.

Bölüm Mahallesi'ndeki kaçak maden ocağında çalışan Afganistan uyruklu genç, geçen perşembe ocakta düşerek hayatını kaybetti. Gözaltına alınan ocak sahibi K.B., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Düştüğü bölgedeki metan gazından zehirlenmiş olabileceği düşünülen ve üzerinden kimlik çıkmayan gencin kimlik bilgilerinin tespiti için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Kendini 'Abbas' olarak tanıtan Afgan gencin Türkiye'ye yasa dışı yollardan giriş yaptığı tespit edildi. Gencin cesedi, kimlik tespiti için Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morgunda bekletiliyor. Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, Afgan gencin kimliğinin araştırıldığını söyledi. Kaçak ve göçmenlerin kaçak ocaklarda çalıştırıldığını söyleyen Vali Bektaş, şöyle dedi:

"Kapatılmış, patlatılmış ocak. Daha önce fark edilmiş işlem yapılmış ocağı yeniden faaliyete geçirmeye çalışıyorlar. Kaçak işçi yani göçmen işçilerle bu işi yapıyorlar. Çalışıyorsak kayıtlı sigortalı ocaklarda çalışacağız. Çalışıyorsak, çalışma güvenliğinin gerekli tedbirlerinin alınmış olduğu ocaklarda çalışacağız. Devlet düşünmüş iki asgari ücret demiş, ruhsat demiş, güvenlik tedbirleri demiş. Bunlar olmadan efendim 'çalışacak yer bulamıyoruz.' Böyle bir şey yok. Ruhsatlı ocaklarda işçi bulma zorluğu yaşanıyor ama kaçak ocaklarda neyin kaçağı bu bir de ben söyleyeyim size kuralların kaçağı. Kurallar kim içindir devlet için değil bu kurallar. Devlet vatandaşı için bu kuralları koyuyor. Niye kaçak ocakları devlet önlemeye çalışıyor? 'Ben istediğim gibi kendimi öldürebilirim.' Hayır öyle bir şeyi kabul etmiyoruz biz. Senin istediğin gibi kendini öldürmene devlet müsaade etmek istemiyor. Biz de istemiyoruz. Kurallara uyalım istediğimiz gibi yaşayalım."

Ölen Afganlı gencin üzerinden sahte kimlik çıktığı iddialarıyla ilgili olarak konunun araştırıldığını ifade eden Vali Bektaş, "Afganistan'dan çıkmış gelmiş adam. Sana 150-200 lira yevmiye verirsem şurada çalışırsın demiş. Kendiliğinden ocağa girmemiş. Birileri oraya sokmuş. Oda ona tamah etmiş canından olmuş. Yerli ve yabancı o ayrı bir tarafı. Türkiye'de kayıtlı ya da kayıtsız yabancı unsur olduğunu herkes biliyor. Biz mücadele etmeye çalışıyoruz, kayıt altına almaya çalışıyoruz." dedi.

Görüntü Dökümü

-Vali açıklama

-Ölen gencin hastane morguna getirilmesi

-Hastaneden detay arşiv

Haber-Kamera: Aytaç ÖZTÜRK/ZONGULDAK,



Osmancık, Çorum, Güncel

Kaynak: DHA

28.02.2020 00:43:29