17 Mart 2019, 10:34

Dha Yurt Bülteni -3

Dha Yurt Bülteni -3

Bombardıman, İdlib'i viraneye çevirdiRusya destekli Esad rejiminin havadan ve karadan ateş altına aldığı muhaliflerin son kalesi olarak adlandırılan Türkiye sınırındaki İdlib kırsalında bulunan ilçe ve köyler, yoğun bombardımanın ardından viraneye döndü.

Bombardıman, İdlib'i viraneye çevirdi

Rusya destekli Esad rejiminin havadan ve karadan ateş altına aldığı muhaliflerin son kalesi olarak adlandırılan Türkiye sınırındaki İdlib kırsalında bulunan ilçe ve köyler, yoğun bombardımanın ardından viraneye döndü. Buradaki yerleşim yerlerinde yaşayan binlerce kişi, göç etmek zorunda kaldı.

Orta Doğu ülkelerinde başlayan ve kamuoyunda 'Arap Baharı' olarak adlandırılan süreçte Türkiye'nin sınır komşusu olan Suriye'de 2011 yılının Mart ayında gösteriler başladı. Diğer ülkelerde olduğu gibi sokaklara çıkan Suriyeliler, daha fazla demokrasi ve özgürlük talebinde bulundu. Suriye'nin Deraa kentinde 15 Mart 2011 günü, rejim güçleri sivillerin bu isteğine ateşle karşılık verdi. Sivillerin yaşamını yitirmesiyle başlayan olaylar, kısa sürede tüm ülke geneline yayıldı. Rejimin demokrasi ve özgürlük talebiyle sokağa çıkanları üzerlerine ateş açarak önlemeye çalışmasına yönelik tepkilere, siviller de ordudan ayrılarak yanlarında yer alan askerlerin de desteğini alarak silahlanma ile karşılık verdi. Kısa sürede silahlanan ve bu oluşuma 'Özgür Suriye Ordusu' ismini veren yapı, birçok noktada rejimle çatışmaya başladı. Rejim karşıtlarının ortak noktası olan ve mevcut Suriye bayrağına üçüncü yıldızı ekleyerek yeni bayraklarını da belirleyen ÖSO güçleri, süreç içerisinde ülkenin her köşesinde organize bir yapıya bürünerek verdiği mücadele ile birçok yerleşim alanında kontrolü sağlamayı başardı. Ancak zaman içerisinde ÖSO içerisindeki fikir ayrılıkları ile yaşanan parçalanma, DEAŞ ve PKK/PYD gibi terör örgütlerinin Suriye'deki aktörler arasında aktif rol almasıyla rejim karşıtlarının birbirleriyle savaşmasına zemin hazırladı. Ülkenin birçok noktasında muhalif grupların, rejim yerine kendi aralarında çatışmaya başlaması, Beşar Esad yönetiminin de daha rahat hareket etmesine olanak sağladı. Esad'a bağlı rejim güçleri, başta Rusya olmak üzere aldığı dış destekler ile ülke içinde muhaliflerin elindeki bölgeleri bir bir geri almaya başladı.

REJİM KARŞITLARI İDLİB'E SÜRGÜN EDİLDİ

Rejim, bazı bölgelerde kimyasal silahlar kullanarak ya da su ve gıda gibi ihtiyaçlara ulaşılmasını engelleyip, sivillerin yaşamlarını tehdit ederek Özgür Suriye Ordusu bünyesinde yer alan muhalif grupları silah bırakmaya zorladı.

Birçok noktada muhalifler, sivillerin zarar görmemesi için bölgeleri gönüllü veya zorunlu olarak rejime bırakmayı kabul etti. Rejim güçleri de bu bölgelerdeki siviller ile silahlarını bırakan muhaliflerin İdlib'e tahliyesine onay verdi. Böylece, son birkaç yıllık süreçte ülkenin farklı bölgelerinden tahliye edilen yüz binlerce kişi, zorunlu olarak Türkiye sınırında Heyeti Tahriri Şam kontrolündeki İdlib'e yerleşti. Tahliyeler ile nüfusu 4 milyonu bulan İdlib, her kentten gelen rejim karşıtlarından dolayı 'Küçük Suriye' olarak anılmaya başlandı.

SON KALE İDLİB

Esad rejimine bağlı birlikler, geçen yıl Temmuz ayında iç savaşın fitilinin ateşlendiği kent olan Deraa'da kontrolü sağladı. Muhaliflerin kaybettiği Deraa'da da rejim karşıtı binlerce kişi, farklı bölgelerde olduğu gibi İdlib'in yolunu tuttu. Deraa'nın da kaybedilmesiyle muhaliflerin elinde kalan son kent merkezi olma özelliğini taşıyan İdlib ise yeni süreçte Esad rejiminin hedefine girdi. İdlib, geçen yıl Ağustos ayından itibaren rejimin karadan ve havadan bombardımanı ile gündeme geldi.

TÜRKİYE'NİN ÇABASI İLE OLASI KATLİAM ÖNLENDİ

Ağustos ayından itibaren Suriye rejim birlikleri, Rus savaş uçaklarının da desteğiyle İdlib'in güneyi ile Hama'nın kuzeyinde kalan kırsal bölgeleri karadan ve havadan yoğun bombardıman altına aldı. Saldırılarda yüzlerce kişi ölürken, binlerce kişi evlerini terk ederek İdlib kent merkezi ile Türkiye sınırına yöneldi. Askeri bir operasyonun binlerce sivilin ölümü ile katliama dönüşebileceği endişesi üzerine bölgede 12 üssü bulunan ve 'Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü' görevi de yürüten Türkiye harekete geçti. Türkiye'nin diplomatik çabasıyla Türkiye, Rusya ve İran arasındaki üçlü zirveler ile önemli aşamalar kaydedildi. Soçi'de geçen yıl Eylül ayında yapılan zirvede varılan mutabakat ile rejim ile silahlı muhalifler arasında 15 kilometrelik çatışmasızlık bölgesi oluşturulması kararlaştırıldı. Varılan mutabakatın ardından hava saldırıları son bulurken, karadan saldırılar azaldı ve göç eden binlerce kişi yeniden evlerine döndü.

SALDIRILAR YENİDEN BAŞLADI

Ancak, 9 Şubat'tan itibaren rejim birlikleri, Rusya'nın desteği ile İdlib kırsalındaki bölgeler ile kent merkezini yeniden hedef almaya başladı. Havadan ve karadan ateş altına alınan İdlib kırsalındaki birçok köy, kasaba ve ilçede yaşayanlar zorunlu olarak göç etti. Bu bölgelere karadan ve havadan saldırılar, göçün ardından da sürdü. İdlib'in özellikle Cisr Şugur, Maaret Annuman, Han Şeyhun ilçeleri ile bu ilçelere bağlı kasaba ve köyler, bombardımanlarla harabeye döndü. Nadiren insanların gözüktüğü mahalle ve sokaklarda geriye enkaz yığınları kaldı.

TEK UMUT TÜRKİYE

Bu bölgelerden göç edenlerin büyük bölümü Türkiye sınırındaki kamplar veya yakınlarındaki zeytinlik alanlarda kendi kurdukları çadırlarda yaşamaya başladı. Saldırıların son bularak evlerine dönme hayali kuran Suriyeli sivillerin bu konuda en büyük umudu ise Türkiye. Türkiye'nin devreye girmesini isteyen siviller, rejimin varılan tüm mutabakatları Rusya ile birlikte ihlal ettiğini ifade ediyor. Rejimin geçmişte uyguladığı baskıcı anlayışın, günümüzde bombardımana dönüştüğünü ve hayatlarının risk altında olduğunu vurgulayan siviller, seslerini Türkiye dışında duyan hiçbir ülkenin olmadığını söyledi. Siviller, doğdukları topraklarda, evlerinde yaşamlarını sürdürmek istediklerini kaydetti, bunun için tüm dünyayı, Esad zulmüne son vermeye davet etti.

Görüntü Dökümü

---------

Bombardımanın bıraktığı izler

Savaş uçaklarının vurduğu binalar

Sokaklardaki enkazlar

Boş sokaklar ve yıkıntılar

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ – Uğur CAN – SURİYE -DHA)

===================

'FETÖ borsası'nın çete lideri yeniden tutuklandı

Bursa'da kurduğu çete aracılığıyla terör örgütü FETÖ/PYD sanıklarına para karşılığı tahliye sözü vermek suçundan 9 aydır tutuklu bulunan ve bir hafta önce tahliye edilen Eyüp Ensar Ç., savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklandı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geçen yıl Temmuz ayında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma ile davalarda şüphelilerin lehine karar verilmesi için hakim ve savcılar üzerinde çeşitli yollarla baskı kurduğu iddia edilen çeteye yönelik operasyon yaptı. 9 çete üyesi gözaltına alındı.

Adliyeye sevk edilen ve tutuklanan şüpheliler hakkında Bursa 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde  'suç örgütü kurmak' ve 'dolandırıcılık' suçlarından dava açıldı. Sanıklardan 8'i farklı tarihlerde görülen duruşmalarda tahliye edilirken, tek tutuklu sanık olarak çete lideri Eyüp Ensar Ç. kaldı. Eyüp Ensar Ç. de 8 Mart günü görülen duruşmada tahliye edildi.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tahliye kararına itiraz etti. Bunun üzerine Eyüp Ensar Ç. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 

Cezaevi çıkışında arkadaşları tarafından karşılanan Eyüp Ensar Ç., dün akşam polis tarafından yakalandı. Önce Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne ardından Bursa Adliyesi'ne çıkarılan Eyüp Ensar Ç. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanarak, H Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Görüntü Dökümü

-----------

ARŞİV

Bursa Adliyesinden arşiv görüntü

Haber: Halil ÖZÇOBAN/BURSA, - 

==================

Adına türkü yazılan Kerimoğlu Eyüp'ün evi kadınlara fayda sağlayacak

MUĞLA'da 1901 yılında yaşanmış bir olayı konu alan 'Kerimoğlu' türküsünün kahramanı Kerimoğlu Eyüp'ün yaşadığı ev, kırsal mahalledeki kadınların el emeği yöresel ürünlerini satabilecekleri ve bir araya gelerek sosyalleşebilecekleri bir mekan haline getirildi. Güneş anlamına gelen 'Çoveş' adı verilen evde, kadınlar hem ürettiklerini satıyor hem de bir araya gelerek neler yapabileceklerini planlıyor.

Uğradığı silahlı saldırıda 19 yaşında ölen ve türkülere konu olan Kerimoğlu Eyüp'ün yaşadığı Menteşe ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'ndeki evi, torunu İlker Altınsoy'un eşi Akile Tonbak Altınsoy tarafından aslına uygun olarak restore edildi. Kadınların hem bir araya gelebilecekleri hem de ürettiklerini satabilecekleri bir mekan olarak düzenlendi. 

Uzun yıllar İstanbul'da yaşadıktan sonra yerleştiği Yeşilyurt'taki kadınlar için bir şeyler yapmak istediğini belirten Akile Tonbak Altınsoy, "Burada hep kadınlar çalışıyor, erkekler kahvehanede oturuyor. Ama kadınların gidebileceği, sohbet edip sosyalleşebilecekleri ev ortamı yok. Yeşilyurt'ta yaşayan kadınların kendi yaptıkları yöresel ürünleri satabileceği ve bir araya gelebileceği mekanı oluşturmaya karar verdim. Türkülere konu olan Kerimoğlu Eyüp'ün yaşadığı evi, dokusunu bozmadan düzenledik. Kendi ürettiklerim için raf yaptım. Arkamda 50 kişilik kocaman bir üretim ekibi oldu. Kadınlar ürettiklerini raflara koyuyorlar. Çok az kar marjıyla bu işi takım ruhuyla sürdürmeyi düşünüyoruz. Buranın bir sahibi yok" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------

Kerimoğlu Eyüp'ün evinin dış görüntüsü

Kerimoğlu Eyüp'ün evindeki satışa sunulan ürünlerin görüntüsü

Kerimoğlu Eyüp'ün evindeki mahalleli kadınların görüntüsü

Akile Tonbak Altınsoy röp. 

Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

==============

15 yıldır dağlarda taş arıyor

Gaziantep'te farklı taşları toplayarak koleksiyon yapan emekli öğretim görevlisi Mehmet Kara (72), 15 yıldır dağlarda gezerek taş arıyor.

Emekli eğitim görevlisi Mehmet Kara, yaklaşık 15 yıldır dağlarda gezerek fosil taşları arıyor. Hava koşulları uygun olduğu zaman kendisi gibi taş meraklısı arkadaşları ile haftada 3 gün doğaya çıkan Kara, topladığı taşları kendisine ait butik bir müzede sergiliyor. Kara'nın koleksiyonunda ise çeşitli büyüklükte ve şekillerde yaklaşık 3 bin taş bulunuyor. Topladığı taşların fosil olduğunu söyleyen Kara, bunların profesyonel anlamda incelenmesini istiyor.

Taş tutkusundan dolayı Gaziantep'in kırsalında adım adım gezen, bazen ise eli boş döndüğünü söyleyen Kara, "15 senedir arazide taş arıyoruz. Taş yığınları bulduğumuz zaman ise adım adım gezmekten kurtuluyor, bunların arasında arıyoruz. Normalde taş bulamadan döndüğümüz zamanlar da oluyor. Bugün ise günlerce arayıp bulamayacağımız midye fosili buldum" dedi.

'ANNEM OT TOPLARDI BEN TAŞ TOPLARDIM'

Taş merakının çocuk yaşlarda başladığını belirten Kara," Ben küçükken annem dağlarda ot toplardı. Ben de taş toplardım. İlk midye türü taşları o zamanlar gördüm. Bu taşları kimse bilmediği için ezilip yok edilmeden toplanması gerektiğini düşündüm" diye konuştu.

'TAŞLAR İÇİN İNCELEME YAPTIRMAK İSTİYORUM'

Mehmet Kara, taşlar için inceleme yaptırmak istediğini belirterek, "TUBİTAK kayıtlarını incelediğimde benim elimde bulunan bir taşın benzerinin 3 yüz milyon yıllık olduğunu öğrendikten sonra burada bir müze oluşturmayı, hatta en azından kendim için görsel bir doku oluşturmayı hedefledim. Taşların sırrını çözebilmek için inceleme yaptırmak istiyorum. Bazı taşlar uzun yıllar önce yaşayan hayvanların kendi kalıplarını oluşturduğu taşlaşmış şekillerdir" şeklinde konuştu.

Yaklaşık 6 yıldır Mehmet Kara'ya eşlik ettiğini söyleyen Mehmet Erdal Kaya ise, engelli olduğu halde doğaya çıkıp taş aramaktan keyif aldığını söyledi. Kaya, "Bu konuda engelli olmam herhangi bir sıkıntı değil. Büyük bir azim ve keyif alarak dere tepe geziyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Mehmet Kara'nın dağlarda taş araması

Müzeye çevirdiği iş yerinden görüntüler

Taşlardan görüntüler

Mehmet Kara röportaj

Arkadaşı Mehmet Erdal Kaya'dan röportaj

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 621 MB

Haber-Kamera: Mustafa KANLI-DHA)

===================

Çaycı başkan adayı çay dağıtıp, oy istedi

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde çay ocağını işleten Bağımsız Belediye Başkan adayı Ezgin Aydın, çay içmeye gelen müşterilerine seçim broşürü de verip oy istiyor.

Gölcük'te 1996 yılından beri çay ocağı işleten Ezgin Aydın, son 2 yıldır belediye başkanlığı için hazırlık yapıyor. 'Önce partisini ve partilileri düşünen değil, sadece Gölcük'ü düşünen tek aday' sloganıyla bağımsız belediye başkan adayı olan Ezgin Aydın, gündüzleri mahalle mahalle gezerek seçim çalışması yaparken, akşamları ise kendisine ait çay ocağında çalışmaya devam ederek takım elbisesi ile çay dağıtıyor. Müşterilerine çay ile birlikte seçim broşürünü de vererek oy isteyen Ezgin Aydın'ın, Gölcük'teki otopark sorununu 4 bin araçlık otopark ile gidermek, güvenlik amacıyla Mobese kameralarının artırılması ve Gölcük'te akıllı kent altyapısı kurulması gibi projeleri var.

Uzun yıllardır yaşadığı Gölcük'te işletmeciliğin yanında siyasetle de her zaman iç içe olduğunu anlatan Ezgin Aydın, "10 senelik süreçte siyasi partilerin sadece kendi bünyelerine hükmettiğini anladık. Halkı temsil etmediklerini anladım. Biz de buna bir refleks olarak, Gölcük halkının da bir çoğunun böyle düşündüğüne inanarak böyle bir yola çıktık. Sadece, 'Siyasi partiler değil, önce Gölcük' sloganımızla böyle bir yola çıktık. Sağolsunlar, bir çok yerden de teveccüh aldık. Eşimiz, dostumuz, arkadaşımız, bizi tanıyan, tanımayan herkes bize yardımcı oldu. Bize destek verdi. Biz de bu yolda 2 yıldan beri bu yoldayız. Allah'ın izniyle de 31 Mart akşamına kadar bu böyle sürecek. Gerisine nasip diyoruz." dedi.

Gölcük'teki sıkıntıları halkla iç içe olarak öğrendiğini belirten Aydın, "Mahallelerin sorunlarının en çok konuşulduğu yerler kahvehaneler, çay bahçeleri, kafeteryalardır. Biz de oradan geliyoruz. Biz de o halkın içerisindeyiz. Halktan olduğumuza inanıyoruz. Diğer adaylara da bakıyorum, içlerinde halkla en açık şekilde görüşen, onlarla konuşup, muhabbet eden adayın ben olduğuma inanıyorum. O yüzden böyle bir yola çıktık. Şu anda zaten ben gündüzleri siyaset yapıyorum. Akşam 5'ten sonra gece saat 01.00'a kadar çalıştığım çay bahçesindeyim. Eğer başkan olursam, çayları ben yapmasam dahi halkımıza çay ikramımız devam edecek. Tüm halkımızı da seçimden sonra inşallah belediyemize çay içmeye bekleriz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------

-Ezgin Aydın'ın sokaktaki vatandaşlara broşür dağıtması

-Kendisine ait kahvede çay ile birlikte broşür dağıtması

-Vatandaşların hayırlı olsun dilekleri

-Ezgin Aydın ile röp.

-Detay

Haber: Dinçer AKBİR-Kamera: Alişan KOYUNCU/GÖLCÜK(Kocaeli),

===================

Kılıçdaroğlu ve Akşener'den ortak miting

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 19 Mart Salı günü Antalya'da ortak miting yapacak.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 19 Mart Salı günü Antalya'ya gelecek. Millet İttifakı kapsamında daha önce farklı illerde bir araya gelen iki lider, Kepez Turgut Özal Spor Salonu yanındaki miting alanında vatandaşlara seslenecek. Miting saat 13.00'te başlayacak.

Haber: Hasan DEMİRBAŞ/ANTALYA, - Eyüp, İdlib, Türkiye, Güncel
Kaynak: DHA