DHA YURT BÜLTENİ - 3

Balıkçı barınağında patlama: 1 yaralıZonguldak'ın Kilimli ilçesinde sahildeki balıkçı barınağında meydana gelen patlamada 1 kişi yaralandı.

22.06.2019 09:47DHA YURT BÜLTENİ - 3

Balıkçı barınağında patlama: 1 yaralı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde sahildeki balıkçı barınağında meydana gelen patlamada 1 kişi yaralandı.
İlçe sahilindeki balıkçı barınağında saat 07.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlama sesini duyan vatandaşlar durumu itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye, yangına müdahale etti. Barakanın içinde bulunan Fatih Aksu (65), çevredekiler tarafından dışarı çıkartıldı. Ağır yaralanan Fatih Aksu sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinden sonra ambulansla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Aksu'nun vücudunda yanıklar oluştuğu ve hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Yangın ise itfaiyenin bir saatlik çalışması sonucu söndürüldü. Polis ekipleri, içeride başka bir kişinin olup olmadığını kontrol etti.
Kilimli Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Seyit Sami Velioğlu, kahvaltı için kalktıktan sonra patlama sesi duyduğunu anlatarak, "Sesi duyar duymaz geldik. Sanki bomba patlamış. Yaralı arkadaşmızı Ankara'ya sevk edeceklermiş. İnşallah bir şey olmaz arkadaşımıza. Burada insanlar spora geliyor. İyi ki geçen olmamış o sırada" dedi. Patlamanın şiddetiyle evinin sallandığını ifade eden Coşkun Şengün ise, "Patlamanın şiddetiyle ev sallandı. Önce trafo patladı sandım. Sonra dumanlar çıkınca barakada olduğunu anladımö diye konuştu. Yangının çıkış sebebi araştırılıyor.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/KİLİMLİ(Zonguldak),-

=================

Doğa harikası şelaledeki kayalar yazı tahtasına çevirildi

Muğla'nın Marmaris ilçesindeki doğa harikası Turgut Şelalesi'nde kayaların üstüne kazınan isimler ve sözler, tepki topladı.
Turgut Şelalesi, ormanın içindeki muhteşem görünümüyle yaz- kış doğa tutkunlarını ağırlıyor. Yaz aylarında şehrin sıcağından bunalanlar soluğu Turgut Şelalesi'nde alırken, kış aylarında ise sığla, çam ve bazılarının 800 yıllık olduğu belirtilen dev çınar ağaçları arasında yürüyüş tercih ediliyor. Sararan ve kızıla dönüşen yapraklara bürünen çınar ağaçları, güneşin yansımasıyla renkten renge giren sığla ağaçlarının yaprakları, görsel şölen sunuyor. Bu nedenle de şelale görsel güzellik arayan fotoğraf tutkunlarının en önemli uğrak yerlerinin başında geliyor. Doğa harikası şelale bu denli ilgi çekerken, bazıları gerekli saygıyı göstermiyor. Şelaleyi ziyaret eden bazı kişiler, su kenarındaki kayaların üzerine kesici aletlerle sevdiklerinin adını kazıyor. Türkçe isimlerin dışında yabancı isimlerin de kazındığı görülürken, doğa güzelliği bölgenin bu şekilde tahrip edilmesi tepki topladı.
Şelale girişinde 26 yıldır büfe işleten Hasan Hüseyin Özdemir, "Yazın serinlemek kışın ise doğanın sunduğu görsel şöleni yaşamak için günde binlerce kişi buraya geliyor. Vatandaşlarımız her yere kazıyarak yazı yazmış. Bunları gören yabancı turistler de yazmaya başlamış. Böyle bir doğal güzelliğe sahip çıkılması gerekirken, her yer yazı tahtasına çevrilmiş" dedi. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri ise, "Şelalede, sorumluluk alanlarımızda turistlerin güvenli gezmeleri için ahşap korkuluklar yapıldı. Her gün ekiplerimiz düzenli kontrollerini yapıyor ve alanın korunması için hassas davranıyorlar. Ne yazık ki bazı kişi ve kişiler, kayalara kazıma yapmışlar. Herkesin başında nöbetçi tutamıyorsunuz. Bu toplumsal bir sorumluluk. Toplum olarak çevre bilinci sağlandığında doğaya zarar verilmesinin önüne geçeriz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------
Turgut Şelalesi yönlendirme levhalarından görüntü
Turgut Şelalesi girişine asılmış yerin tarihçesi görüntüsü
Turgut Şelalesi'nde tatilci ve turistlerin yoğun kalabalık görüntüsü
Şelaleden akan derenin zemini ile duvarları kazınarak yapılan yazılar görüntü
Büfe işleten Hasan Hüseyin Özdemir röp.

(Toplam: 4 dakika 22 saniye-315 MB HD görüntü)

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

==================

Öğretmenlerden oluşan AKUB timi eğitimde

Burdur'da gönüllü öğretmenlerden oluşan 24 kişilik MEB Arama Kurtarma Birliği (MEB-AKUB) itfaiye ve AFAD ekipleriyle tatbikat yaptı.
Burdur'da Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okullar ve kurumlarda yer alan öğretmenlerden oluşan 24 kişilik MEB-AKUB oluşturuldu. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik gereğince Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okul ve kurumlardaki acil durum ekiplerinde yer alan personele 10 saatlik seminer düzenlendi. Seminere katılanlardan gönüllü 24 kişi seçilerek de MEB Arama Kurtarma Birliği oluşturuldu ve 32 saatlik arama kurtarma kursu verildi.
Arama Kurtarma Birliği (AKUB) üyeleri son eğitimlerini İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü personeliyle senaryo gereği kaza yapmış ve içerisinde sıkışmış yaralılar bulunan otomobildekileri kurtarma ve Burdur Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleriyle de yangın söndürme tatbikatı gerçekleştirdi.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş sağlığı güvenliği uzmanı İlhami Dal, "Milli Eğitim Bakanlığı ile AFAD arasında 2018 yılı kasım ayında protokol imzalandı. Bu protokol çerçevesinde bütün okul ve kurumlarımıza arama kurtarma ekiplerimize 10'ar saat farkındalık eğitimi, sonrasında bu eğitimi alan arkadaşlarımız arasından gönüllü olarak 24 kişilik tim oluşturuldu. Bu 24 kişi AFAD, Burdur Belediyesi İtfaiyesi'nin de desteğini alarak bugün eğitimi bitiriyoruz. Arkadaşlarımız aldıkları eğitimi şu anda uyguluyorlar. Amacımız karşılaşılabilecek bir doğal afette temel eğitim alan bu 24 arkadaşımız önce aile ve kendi güvenliklerini sağladıktan sonra Milli Eğitimde buluşup AFAD'a destek olacaklar" dedi.
İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram eğitime katılan öğretmenlere teşekkür ederken, "Şu anda Türkiye'nin her yerinde bu eğitimler veriliyor ama eğitimlere yönelik tatbikat şeklinde bir eğitim ilk defa Burdur'da yapılıyor. Bu eğitimin verilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Gönüllü olarak bu eğitime talip olan sizlere de teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum. İnşallah bu ekibin ilçelerdeki uzantılarına da eğitim vereceğiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
Kaza yapan araca müdahale
Yangın tatbikatı
İlhami Dal ile röp.
Detay
Mahmut Bayram'ın kursiyerlere konuşması
Detay

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

======================

Evlerin duvarlarına çizdiği resimlerle köyünü dünyaya tanıttı

İzmir'in Çeşme ilçesindeki Germiyan Köyü'nde 2015 yılında evlerin beyaz duvarlarına yaptığı resimlerle köyünün adını dünyaya tanıtan Nuran Erden (57) çizgileriyle bir köyün hayatını değiştirdi. Duvar resimlerinin ve yazdığı mesajların önünde milyonlarca fotoğraf çektirildi, bloglara yazı yazıldı. Yerli ve yabancı turistler özellikle onun çizgilerini görmek için köye gidiyor.
İzmir'in Çeşme ilçesinin tek Türkmen köyü olan 1260 nüfuslu Germiyan Köyü'nde doğup büyüyen Nuran Erden (57), küçüklüğünden beri çobanlık ve tarımla uğraştı. 1992 yılında Trakya Üniversitesi'nde iki yıllık Halıcılık okuyan Erden, burada öğrendikleri ile Ovacık Köyü'nün halk eğitim merkezinin nakış kursunda 3 yıl boyunca usta eğiticilik yaptı. Daha sonra köyüne dönüp tarımla uğraşmaya devam eden Erden, 2015 yılında köyü turizme açma amacıyla köy evlerinin bembeyaz duvarlarını çoğunlukla çiçek desenleri ile süsleyerek, boya fırçası ile iç dünyasını dışa vurmaya başladı. En başta sadece mavi renkle başlayıp daha sonra duvarları rengarenk çiçekler, salyangozlar, kuşlar ve kelebekler ile boyamaya başlayan Erden, duvar boyalarını bu küçük köyün simgesi haline getirdi. Bazı desenlere 'Kadına şiddete hayır', 'Öğretmenler Günü kutlu olsun', 'Köylü milletin efendisidir' gibi yazılar da ekleyen Erden, huzurlu köy hayatına sanatını da katarak kendisi ve köyü için bir şeyler yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyor. Erden, boyaları kendi parasıyla alıyor ve çizimlerin ardından da ücret kabul etmiyor. Yurt içi ve yurt dışından bireysel gezilerin yanı sıra turlar ile de köye ziyarete gelen turistlerin çoğu artık Nuran Erden'in sanatını görmek ve onunla tanışmak için geliyor. Gelen ziyaretçiler, Nuran Erden'in samimiyetine ve onun doğadaki çiçeklerin eşsiz güzelliğini yansıttığı duvarlarına hayran kalıyor. Öte yandan Germiyan Köyü, 2016 yılında bir ürünün yetişmeye başladığı andan tüketildiği ana kadar her şeyinin şu anki temposundan çok daha yavaş ilerlemesi gerektiğini savunan bir hareket anlamına gelen Türkiye'nin ilk Slow Food (Yavaş Gıda) köyü olmaya hak kazanarak bir turizm merkezi haline gelmeye başladı.
'ÇİÇEĞİ, SANATI SEVMEYEN ÇOK AZ İNSAN VARDIR'
Köy evlerinin duvarlarına çizdiği resimlerle bir köyün hayatını değiştiren Nuran Erden, duvarlardan önce önce sandalye ve masaları boyadı. Erden, evleri boyamaya başladığında kendisine 'deli misin' diyen köy halkının şimdi rengi solan deseninin yenilenmesi için sıra beklediğini belirterek, şöyle dedi:
"Duvarları boyarken mutlaka bu köye giren çıkanın fark edeceğini düşündüm. İlk başta sadece mavi renkle bir iki duvara desenler çizdim. Boyacılardan artan renkli boyaları istedim, getirdiler ve o gün bugündür devam ediyoruz boyamaya. Bir başörtüsünde, bir su bardağında, bir yemek tabağında, bir masa örtüsünde gördüğüm desenlerden ilham alıyorum. Yaptığım desenler çinide ve halılarda kullanılan desenlere benziyor. Bu nedenle halk tarafından daha çok benimsendiğine inanıyorum. Senelerce çobanlık yaptım, ailecek de çiçeği çok severiz. Babam anneme sürekli çiçek getirirdi. Komşularımız yaz geldi mi kulağına ya fesleğen ya karanfil takardı. İnsanlara ne verirseniz verin mutlaka ona bir kulp bulur, bir çiçek verdiğiniz zamansa hoşlanmayan çıkmaz. Çünkü evrensel bir dil, çiçeği, sanatı sevmeyen çok az insan vardır. Önceleri çok yadırgadılar, bana 'Deli misin, ne uğraşıyorsun?' dediler. Daha sonra 'Deli misin?' diyenler 'Bana da yap' demeye başladı. Hala bekleyenler var. Kiminin ki güneşten solunca gidip boyasını yeniliyorum. İstanbul'a Mural Festivali'ne çizim yapmaya gittim, konuşmacı olarak Bursa'ya gittim. Seferihisar'ın bir köyünü de benden görerek boyamaya başlamışlar. İnsanlara örnek olmak, onları teşvik etmek çok gurur verici bir şey. Evinin duvarını badana etmeyene desen yapmıyorum. Biraz destek görür de köyün bütün evlerini beyaz yaparsak, tüm evleri boyayabilirim. Ege evleri zaten beyaz olması ile ünlüdür. Gençlerin köyüne dönmesini ve burayı daha fazla turizme açmak istiyoruz. Gençler gittiği için buradaki evler boş kalıyor, biz de insansız kalıyoruz."
'KÖYÜMÜZÜN GURUR KAYNAĞI'
Ağabeyi ile birlikte yaşayan geçimini bamya ve kavun yetiştirerek sağlayan Nuran Erden'i ortaokul arkadaşı Dilek Algur, şu sözlerle övdü:
"Nuran, köyümüze renk kattı. Birçok yere davet ediliyor, gidiyor oralarda konuşmalar yapıyor. Bir kadının böyle güzel şeyler yaptığını görmek çok hoş. O çok sevecen ve çalışkan bir insan. Vefat etmiş olan öğretmen babama, Öğretmenler Günü'nde bir anı kalsın diye, benim evimin duvarına bir çiçek deseni çizip yazı yazdı. Beni çok duygulandırdı. O bizim köyümüzün gurur kaynağı."
Germiyan'ın yerlisi 76 yaşındaki Şadiye Çırak ise, "Nuran'ın annesi ile arkadaştık. Benim kızım kedi deseni istedi, gitti ona kedi yaptı. Nuran köyümüzü renklendirdi, neşelendirdi. Her gün turlarla görmeye geliyorlar" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Germiyan Köyü'den genel ve detay görüntüler
-Nuran Erden'in duvar boyalarından görüntüler
-Nuran Erden ve köylü halktan detay görüntüler
-Nuran Erden ile röp.
-Köy halkı ile röp.

Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/İZMİR,

=====================

Klimanın dış ünitesindeki güvercin yuvasını itfaiye taşıdı

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, bir evin klimasının motorunun bulunduğu dış ünitesine bir güvercinin yaptığı, içinde 2 yumurta ve 2 yavru bulunan yuva, itfaiye ekipleri tarafından bulunduğu yerden alınıp, binanın terasında uygun bir yere taşındı. Böylelikle hem yuvadaki yavru ve yumurtaların zarar görmesinin önüne geçilirken hem de  klimayı kullanamayan ev sahibinin mağduriyeti giderilmiş oldu.
Altay Mahallesi, Tınaztepe Sokak'taki bir apartmanın üçüncü katının dış duvarındaki klimanın motor ünitesine 3 ay önce bir güvercin yuva yaptı. Ev sahibi 38 yaşındaki Ramazan Soygür, güvercin yuvasının zarar görmemesi için klimasını çalıştıramayınca, çareyi itfaiyeden yardım istemekte buldu. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, merdiven aracı ile klimanın dış ünitesine ulaşıp, içerisinde 2 yumurta ve 2 yavrunun bulunduğu güvercin yuvasını bulunduğu yerden aldı. Yuva binanın terasında uygun bir yere yerleştirildi. Böylelikle Soygür, klimasını çalıştırabilirken yuvadaki yavrular ve yumurtalar da zarar görmedi. Ev sahibi Ramazan Soygür, "Duvarda asılı bulunan klimamızın motorunun pervane koruyucu kapağı düşmüştü. Klimanın motor kısmının bulunduğu dış üniteye bir güvercin yuva yapmış. Komşular durumu görüp, bizi uyardı. 3 ay sabrettik, yuvaya dokunmadık. Ancak, sıcakların bastırmasıyla birlikte klimayı kullanamadığımız için mağduriyetimiz arttı. Oğlumuz Nazif, bizim ev sıcak olduğu için ara sıra anneannesinin evinde kalmaya başladı. Biz de bunun üzerine çareyi itfaiyeyi aramakta bulduk. Sağ olsunlar, gelip, yuvayı başka bir yere taşıyarak, sorunumuzu çözdüler. Güvercinin yuvası da artık daha güvenli bir yerde" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-İtfaiyenin merdiven aracı ile yuvası başka bir yere nakletmesinden görüntü

Haber: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),



Kilimli, Güncel

Kaynak: DHA

16.10.2019 16:03:22