Haber, Son Dakika, Haberler

DHA YURT BÜLTENİ - 3

Gümüşhane'de cadde ve sokaklar dezenfekte ediliyorGÜMÜŞHANE'de koronavirüs tedbirleri kapsamında cadde ve sokaklar yıkanarak temizleniyor.

21.03.2020 10:31 | Son Güncelleme: 21.03.2020 10:31
DHA YURT BÜLTENİ - 3

Gümüşhane 'de cadde ve sokaklar dezenfekte ediliyor

GÜMÜŞHANE'de koronavirüs tedbirleri kapsamında cadde ve sokaklar yıkanarak temizleniyor.

Gümüşhane Belediyesi temizlik işleri ekipleri koronavirüs tedbirleri kapsamında dezenfekte çalışmas başlattı. Ekipler, PTT önünden başlayarak Atatürk Caddesini baştan sona deterjanlı köpüklü su ile yıkadı.

Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen vatandaşların sağlığının her şeyden önce geldiğini belirterek,  "Koronavirüs salgınına karşı dezenfeksiyon çalışmalarını artırdığımız şu günlerde cadde yıkamalarına başladık. Vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı caddeleri köpüklü su ve deterjanla yıkıyoruz. Ardından ilaçla dezenfekte ediyoruz. Cadde, sokak ve meydanları tam bir hijyen sağlayarak salgın hastalıklara karşı tedbir almaya devam edeceğiz. Yaşadıkları şehri ve yerleri temiz tutmaları konusunda şimdiye kadar hassas davranan hemşehrilerimizden bu hassasiyetlerinin devamını beklemekteyizö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Dezenfekte Çalışma Görüntüleri

Haber/Kamera: Sinan UÇAR,

===========================

Kanser hastası çocuklarının ilaçlarının SGK tarafından karşılanmasını istediler

İZMİR'de bir araya gelen kanser hastası çocukların aileleri, sıklıkla erken çocukluk çağında görülen ve sinir sisteminden kaynaklanan kötü huylu tümörün tedavisi için bir umut olabilecek ilacın, sağlık uygulama tebliğine dahil edilmesini bekliyor. Genellikle böbrek üstü bezine tutulum gösteren tümörün çok sinsi ilerlediğine dikkat çeken aileler, birçok çocuğun kemoterapilere yanıt vermediğini söyleyerek zamanla yarıştıklarını ifade etti.

Erken çocukluk döneminde böbrek üstü bezine tutulum gösteren ve sinsi bir tümör olan nöroblastom hastası çocuklar, hayata tutunmak için zamanla yarışıyor. Aileler de çocuklarının günden güne yayılan tümörden kurtulmasını ümit ediyor. Hastalık için ilaç olduğunu, ancak bunun çok pahalı olduğunu belirten aileler, çocukların bu ilaçtan mahrum kaldığını anlattı. Aileler, Avrupa ülkelerinde kullanılan ilacın Türkiye'de de devlet tarafından karşılanması için yetkililere seslendi.

1 yıl önce İstanbul'da teşhis konulan 6,5 yaşındaki Mert Ali Atakan'ın annesi Sevda Atakan (39) yaklaşık 10 kür kemoterapiye karşın tedaviye yanıt alamadıklarını dile getirdi. Anaokulu öğretmeniyken oğlunun tedavi sürecinde işini bıraktığını anlatan Atakan, tedaviye devam edebilmek için İzmir'e taşındıklarını söyledi. Kanserin 4'üncü evresinde olduklarını belirten Atakan, "Bu hastalık genellikle böbrek üstü bezine tutulum gösterse de bizde kemik iliğinde çıktı ve vücuda yayıldı. Böbrek üstü beziyle ilgili operasyon geçirdik. Son olarak vücuda yüksek dozda radyoaktif madde verildi. Bu madde hücrelere saldırıyor. Ancak verilen doz çok yeterli gelmedi. Minimal düzeyde bir ilerleme olsa da bize yapılacak bir şey olmadığı söylendi. Yani hastanede yatışı sona erdi. Belli aralıklarla sadece ilaç almak için hastaneye gidip geliyoruz" dedi.

Qarziba adlı ilacın bir an önce temin edilmesini isteyen Atakan, "Tüm hasta aileleri olarak mağduriyet yaşıyoruz. Bu ilaç Avrupa ülkelerinde kullanılıyor ama bizim protokollerimizde yok. Biz zamanla yarışıyoruz, bir an önce temin edilmeli. Türkiye'de kullanılmaya başlandı olumlu sonuçlar alınıyor. Bizim de ihtiyacımız var" diye konuştu.

KEMAL BÖBREĞİNİ KAYBETTİ

Kemal Balıkçı'nın (4) annesi İlknur Balıkçı (46) da hemşire olmasının, hastalığın teşhisinde etkili olduğunu söyleyerek "Hastalık hiç belirti vermedi. Oğlum oldukça sağlıklı ve çok hareketli bir çocuktu. 2,5 yaşındaydı. Talasemi minör taşıyıcısıydı. Kan değerlerindeki düşüklük ve demir eksikliği dikkatimi çekti. İleri tetkik yaptırmak istedim. Basit bir ultrasonla sol böbrek üstünde 7 cm çapında bir kitle olduğunu gördük" dedi.

Yılda 2 bin 500 kanserli çocuğun yüzde 10'unun nöroblastom hastası olduğunu anlatan Balıkçı, şöyle devam etti:

"Süt çağına geçen çocuklarda hastalık ileri evredeyse tedaviye yanıt vermiyor. Benim oğlum yüksek risk grubunda ve 1,5 yıla yakındır tedavisi sürüyor. Aldığı ilaçlar karaciğer fonksiyonlarını bozduğu için uzun zamandır değerlerinin düşmesini bekliyoruz. Ne yazık ki sol böbrek üstündeki kitleyi alırken, cerrahi işlem sonrasında böbrek kaybına uğradık. İlik nakli de tedavilerden biri. Ama iliğin temiz olması lazım. Bu ilaç çocukların yaşam sürelerini ve kalitesini etkilediği gibi hastalığı yenme sürecinde de fayda sağlıyor."

'BİR KUTUSU 9 BİN 650 EURO'

Arabasını satarak Almanya'dan ilaç temin ettiğini anlatan Mehmet Emin Yeter'in (5) babası optisyen Onur Yeter (43) de eczacılar birliğinin yurt dışı ilaç temin etme bürosuna sipariş vererek ilacı getirdiğini vurguladı. Oğluna 1 sene önce teşhis konulduğunu ve 4'üncü evrede olduklarını ifade eden Yeter, "Biz ilacı parayla sipariş verdik. Bir kutusu 9 bin 650 Euro, yani yaklaşık 70 bin TL. Yaş ve kiloya göre ihtiyaç değişiyor. Mehmet Emin 19 kilo olduğu için bir kürde maksimum 3 ampul ilaç alabilir. Bu da 220 bin TL'ye tekabül ediyor. Biz de 1 kürlük sipariş verebildik" dedi.

İlacı almak için arabasını sattığını ve bankadan kredi çektiğini dile getiren Yeter, "10 TL'lik malınızı hemen ihtiyacınız olduğunda 7 TL'ye satabiliyorsunuz. Bunun için zarar edilebiliyor ama bir evlat söz konusu. Evimiz de satılık. Kürün devamını doktorumuz isteyebilir. Artık tedaviye başladık. Gerisi gelmek zorunda. Neyim varsa satmaya hazırım" diye konuştu.

Oğlu Muhammet Ertaş'ın (11) tedavisi için Mardin'den İzmir'e taşındıklarını söyleyen otobüs şoförü Ömer Ertaş (40) da şunları söyledi:

"Oğlum 2.5 yaşında bu hastalığa yakalandı. 2012 yılından beri hastalıkla mücadele ediyoruz. 4 kez nüksetti. Protokoldeki tüm ilaçları kullandık. Kullanmadığımız ilaç kalmadı. Sadece bu ilaca bağlıyız. Kullanan ve faydasını görenler oldu. Bizim için 25 kutu lazım."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Ailelerden detay görüntü,

-Kemal Balıkçı'nın annesi İlknur Balıkçı'nın reçeteyi göstermesinden görüntü,

-Ailelerle röportaj

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,

=================================

Korona yasağı, İranlı çift ile çocuklarını ayırdı

ANTALYA'nın Alanya ilçesinde yerleşik yaşayan İranlı Pahram ve Melihe Koştinetikhoşa çifti, kan hastalığı olan 8 yaşındaki kızları Soruşa'yı Alanya'daki piyano hocasına bırakıp, gayrimenkullerini satmak için ülkelerine gitti. Ancak İran'da tedbir amaçlı 14 gün karantinaya alınan çift, Türkiye, 2 ülke arasındaki sınır kapılarını kapatınca, geri dönemedi. Çift, 1.5 aydır ayrı kaldıkları kızlarına kavuşmayı istiyor.

İnşaat malzemeleri üreticisi İranlı Pahram ve Melihe Koştinetikhoşa çifti, 1,5 yıl önce Alanya'ya yerleşti. Yerleşik yabancılara verilen oturma izninde, İran vatandaşlarına mülk edinme zorunluluğu getirilince, çift, İran'daki mülklerini satıp, Alanya'dan ev almaya karar verdi. Karı-koca, İran'daki gayrimenkulerine alıcı çıkınca da 9 Şubat günü, kan hastalığı olan kızları Soruşa'yı, piyano hocası İranlı müzisyen Siyaveş Shahani ile eşi Esin İpekoğlu Shahani'ye emanet edip, 3 günlüğüne ülkelerine gitti.

TÜRKİYE'YE GİREMEDİLER

Ancak 12 Şubat günü geri dönmeyi planlayan çift, İran'da, 'yurt dışından geldikleri' gerekçesiyle 14 gün karantinaya alındı. Karanti sürelerinin dolmasının ardından da Türkiye, 2 ülke arasındaki sınır kapılarını kapattı. Karı-kocanın Türkiye'ye girişlerine izin verilmedi.

ÇAĞRIDA BULUNDULAR

Soruşa Koştinetikhoşa'nın aylık tedavisi ise anne-babanın izin belgesi olmadığı için yapılamadı. Küçük kızın tedavisi için tüm kapıları çalan Shahani çifti, Soruşa'nın ya ailesinin yanına gönderilmesini ya da anne-babanın yurda alınması için yetkililerden yardım istedi.

ANNESİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU

Cep telefonu aracılığıyla kızıyla görüntülü konuşan Melihe Koştinetikhoşa, gözyaşlarını tutamazken, 1.5 aydır ailesinden ayrı olan Soruşa Koştinetikhoşa şunları söyledi:

"Annem Türkiye'ye gelmek ve beni yeniden görmek için çok telaşlanmış. Yapabileceği en iyi şeyleri yapmış ama gelememişler. Onlar karantinada olmayı kabul ediyor. İran onları kabul etmiş, sınırdan geçebilirler demiş ama Türkiye onların gelmesine izin vermemiş. Önceden benim ağabeyim vardı, ağabeyim öldüğü için benim de ölmemden korkuyor. Sadece onlar buraya geri dönmek istiyor. Hiç kimseye kötülük etmek istemiyorlar."

'TAYYİP AMCA, MEVLÜT AMCA LÜTFEN BENİ AİLEME KAVUŞTURUN'

Küçük Soruşa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na seslenerek, "Tayyip Amca, Mevlüt Amca, lütfen beni aileme kavuşturun. Ailemi çok özledim. Akşamları onlar için ağlıyorum. Ailem çok üzgün. Benim daha önce ağabeyim öldü, benim de rahatsızlığım var. Lütfen ailemi bana getirin ya da beni oraya gönderin" dedi.

'KAN HASTALIĞI VAR'

Kendisinin de bir anne olduğunu belirten Esin İpekoğlu Shahani ise şöyle dedi:

"Bizim yanımızda 8 yaşında bir kız çocuğu var. Sadece 2-3 gün için emaneten gönüllendik bakmaya. Annesi-babası Türkiye'de kalabilmek adına İran'daki evlerini satmak için 3 günlüğüne yola çıktı. Fakat virüs kaynaklı sınırların kapatılmasıyla maalesef dönüş yapamadılar. Bu kızımız pırlanta gibi, gözümüzün nuru gibi bakıyoruz ama 8 yaşında bir kız çocuğu, anne-baba istiyor. Karantina süreçlerini de tamamladılar, sonuçları da negatif çıktı ama onları bırakmadılar. Çünkü Türkiye'den karayolları ve uçuşlar yasaklandığı için buraya bir türlü gelemiyorlar. Dolayısıyla anne baba orada, çocuk burada perişan oluyor. Devlet büyüklerinden isteğimiz, bu kızın ailesine kavuşması. Soruşa'nın genetik olarak bir rahatsızlığı var. Daha önce aile olarak çok kötü badireler atlatmışlar, vefatlar gerçekleşmiş. Kızın kan hastalığı var. Biz bu şartlarda onu hastaneye götüremiyoruz, her ay kan alması, bazı ilaçları alması gerekiyor ancak biz bunları yapamıyoruz."

'ÇOCUĞUN VARLIĞINI İSPAT EDEMİYORUZ'

Müzisyen Siyaveş Shahani de "Biz Alanya Kaymakamlığı'na ve Göç İdaresi'ne başvurduk. Onlar yardım etmek istiyor ama bürokraside tıkandık. Çocuğun buradaki varlığını ispat edemiyoruz. Alanya'da yaşadığını, burada olduğunu ispat edemiyoruz. Göç İdaresi ve kaymakamlıktan yazı istedik ama çocuğun resmi olarak vasisi değiliz. Avukat tutmaya çalıştık ama 8 yaşında bir çocuk noterden avukata yetki veremiyor. İran'ın bürokrasisi tam durduğu için yollar kapandı. Sayın Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı'mızdan bu çocuğun anne-babasına kavuşturulmasını istiyorum. Çocuğu Hakkari sınırına götürmeyi bile göze aldım, anne babası orada sınırda, orada teslim etmeyi göze aldım. Ama yolda bir çevirme olsa, jandarma durdursa 'Bu çocukla ne alakan var' diye sorsa benim hiçbir yetkim yok. Sadece üç gün emanet kalacaktı ama 1,5 aydır burada. Lütfen bunu çocuğumuz için bir an evvel çözün" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Siyaveş Shahani ile Soruşa'nın piyano çalışmasından görüntü

Shahani ailesiyle Soruşa'nın görüntüsü

Soruşa ile annenin görüntü konuşmasından görüntüler

Annenin konuşması ve Soruşa'nın çevirisi

Soruşa Koştinetikhoşa RÖP.

Esin İpekoğlu Shahani RÖP.

Siyaveş Shahani RÖP.

HABER: Burcu MUTLU- KAMERA: Engin ANAK/ALANYA (Antalya),

=================================

Van'daki İran Çarşısı, koronavirüs nedeniyle boş kaldı

Van'daki İran Çarşısı, koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında vatandaşların sokağa çıkmaması nedeniyle sessizliğe büründü. İran'dan gelen turistler başta olmak üzere yüzlerce kişinin alışveriş için geldiği pasaj boş kalırken, zor günler geçiren esnaf da iş yerlerini dezenfekte edip, gelen müşterilerine kolonya vererek, önlem alıyor.

Çin'den dünyaya yayılan koronavirüsün Türkiye'de de görülmesinin ardından alınan tedbirler kapsamında, uzmanların da önerisiyle halk, kalabalık ortamlardan uzak durmak için sokağa çıkmamaya başladı. Vatandaşların evlerinde kalmasıyla birlikte ülke genelinde olduğu gibi Van'da da birçok yer sessizliğe büründü. Özellikle daha önce İranlı turistler başta olmak üzere, yüzlerce kişinin alışveriş yapmak için geldiği, İpekyolu ilçesindeki İran Çarşısı'nda ziyaretçi sayısında oldukça azalma olduğu görüldü. Sıkıntılı günler yaşayan esnaf da alışveriş için iş yerlerine gelen müşterilerine kolonya vererek ve dükkanlarını sürekli temizleyerek önlem alıyor.

VATANDAŞLARA, 'EVDEN ÇIKMAYIN' UYARISI

Van'da 20 yıldır esnaflık yaptığını söyleyen Mesut Borak, koronavirüsten dolayı herkesin büyük mağduriyet yaşadığına dikkat çekerek, "Rabbim herkese yardımcı olsun. Van halkından tek isteğimiz, esnafa karşı duyarlı olsunlar. Biz her türlü tedbirimizi alıyoruz. İpekyolu Belediyesi ekipleri, İran Çarşısı'nı dezenfekte ilacı ile ilaçladılar. İş yerlerimizi de ilaçlıyoruz. Gelen müşterilerimize kolonya ikramında bulunuyoruz. Bütün işlerimizi eldiven takarak yapıyoruz. Gelen müşterilerimize 1 metre arayla sohbet ve muhabbetimizi ediyoruz. Halkımızın evden çıkmaması konusunda hak veriyoruz, haklılar. Evden çıkmamalarını da tavsiye ediyoruz. İnşallah bu virüs kısa zamanda dünyayı terk eder. Her şey eskisi gibi olur" dedi.

ESNAFIN GERİYE DÖNÜK BORÇLARI ERTELENSİN

Esnafın geriye dönük olan borçlarının ertelenmesi için devlet yetkililerinden yardım bekleyen Borak, "Devlet büyüklerimizden ricamız, esnafın borçlarının dikkate alınması. İki gündür daha siftah yapamadık. Yanımda çalışan 3 kadın arkadaşı mecburen işten çıkardım" diye konuştu.

Esnaf Mesut Beyter ise koronavirüsten dolayı yanında çalışan 6 kişiden 5'inin işine son vermek zorunda kaldığını ifade ederek, "Esnaf olarak koronavirüse karşı önlemlerimizi aldık, iş yerimizi her gün dezenfekte ediyoruz. Ama şu an çok zor durumdayız. Çünkü mağduruz. Evimize götürecek bir şeyimiz yoktur. Bunlar için devletimizin ve iş yeri sahiplerinin adım atmasını bekliyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------

-Boş kalan İran pasajı

-İşyerlerini temizleyen esnaf

-Gelen müşteriye kolonya veren esnaf

-Müşteri ile ilgilenen Mesut Borak

-Muhabir anonsu

-Detaylar

-Esnaf Borak ile röportaj

-Kozmetik dükkanını dezenfekte eden Mesut Beyter

-Detaylar

-İşyerine geleğ müşteriye kolonya vermesi

-Kolonya alan müşteri

-Beyter ile röportaj

-Pasajın içinde dolaşan maskeli vatandaş

-Genel ve detaylar

Behçet DALMAZ-Orhan AŞAN/VAN, -

=====================================

Rizeli genç, koronavirüse karşı yaptığı ağaç evde yaşıyor

RİZE'nin Güneysu ilçesinde, Tahsin Öztürk (23) koronavirüsten korunmak için 8 metre yüksekliğindeki kiraz ağacının tepesine yaptığı 8 metrekarelik evde yaşamaya başladı.

Tahsin Öztürk, Merkez mahallesindeki evinin yanında bulunan 8 metre yüksekliğindeki kiraz ağacının tepesine, 8 metrekarelik ağaç ev yaptı. Koronavirüse karşı yaptığı tek odalı evde yaşamaya başlayan Öztürk, sokağa da çıkmıyor. Misafirlerini ise kolonya ile karşılıyor.

Koronavirüs tehlikesi geçinceye kadar ağaç evde kalacağını söyleyen Öztürk, "Koronavirüse karşı kendime güvenli bir yer oluşturdum. Burada kalıyorum. Tek başıma insanlardan uzak kafamı da dinliyorum. Bol bol çay içip, manzaranın tadını çıkıyorum. Bu virüsü insan taşıyor. Önlem almamız lazım. Çok ziyaretçi almıyorum gelen olursa ilk işim kolonya tutmak oluyor" dedi.

'TEDBİRİ ELDEN BIRAKMIYOR'

Arkadaşını ziyarete gelen Ethem Günay de, "Koronavirüsten sonra burada kalmaya başladı. Müzik dinliyor. Sosyal medya ile vakit geçiyor. Sosyal ortamlarda durmuyor, kendince tedbir almış. Herkesi içeri almıyor. Gelenlerinde bir saat kalmasına izin veriyor. Tedbiri elden bırakmıyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Ahşap evin detayları

-Ahşap evin içinden detay

-Rizeli gencin ahşap evde kalması

-Muhabir anonsu (Mehmet Can PEÇE)

-Tahsin Öztürk ile röp.

-Ziyaretçi röp

HABER- KAMERA: Mehmet Can PEÇE GÜNEYSU/RİZE DHA

=========================

Polis, koronavirüs dolandırıcılarına karşı vatandaşı uyardı

ADANA'da polis, vatandaşları, kendilerini Sağlık Bakanlığı görevlisi olarak tanıtıp, 'koronavirüs testi uygulayacağız' diyerek dolandırıcılık ve hırsızlık yapan kişilere karşı uyardı.

İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde vatandaşlara broşür dağıtarak, "Kendilerini sağlık görevlisi tanıtıp, vatandaşlara korona testi yapıyoruz diyerek dolandıran kişilere inanmayın. Hiçbir kamu görevlisi vatandaştan para almaz. Bu dolandırıcılara karşı dikkatli olun. Bu kişiler aynı zamanda girdikleri evlerden hırsızlık yapıyorlar" uyarısında bulundu.

Vatandaşların teşekkür ettiği polislerin, broşür dağıtımı sırasında maske ve eldiven taktıkları görüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Maske takan polis ekiplerinin ellerinde broşürlerle görüntüsü

Apartmana girmeleri

Bir ev sahibine broşür verip bilgilendirme yapılması

Ev sahibi kadının konuşması

Apartmanın posta kutularına broşür bırakılması

Esnafa broşür verip bilgilendirme yapılması

Sokaktaki mahalle sakinine broşür verip bilgilendirme yapılması

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ ADANA

===========================

Gümüşhane'de özel ekipler, yurt dışından dönenleri takibe aldı (TEKRAR)

GÜMÜŞHANE'de koronavirüs önlemleri kapsamında oluşturulan özel ekipler, umre ve yurt dışından döndükten sonra, 14 gün kuralına göre izole edilen vatandaşları, evlerinde kontrol ediyor.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında Gümüşhane'de özel ekip oluşturuldu. Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek'in talimatıyla her ilçede oluşturulan ekipler, umre ve yurt dışından döndükten sonra 14 gün kuralına göre izole edilen vatandaşları, evlerinde kontrol ediyor. Kent merkezinde polis, köylerde ise jandarmadan oluşan ekipler, sağlık çalışanlarıyla birlikte çat kapı evlerde kontrollerde bulunuyor.

Maske ve eldiven takarak önlem alan ekipler, gittikleri evlerde güvenli mesafede durarak bilgilendirme yapıyor. Ekipler, evlerinde izole olan vatandaşları dışarı çıkmamaları, çıkmaları halinde Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince haklarında yasal işlem yapılacağı, evlerinde alması gereken tedbirler, misafir kabul etmemeleri yönünde bilgilendiriyor. Özel ekipler, yurt dışından geldiği tespit edilen vatandaşları da evlerinde denetliyor.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Özel ekipten detaylar

-Vatandaşlara uyarı yapan ekiplerden detaylar

-Detaylar

Haber-Kamera: Sinan  UÇAR/GÜMÜŞHANE,


Kaynak: DHA

Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş!
Twitter'da Paylaş!
Whatsapp'da Paylaş!
Haberler ›› Güncel ››DHA YURT BÜLTENİ - 3 - Haberler